Yazılar

Lerzan Mutlu “Aşık olduğum adam çocuk yaptıracak”

Lerzan Mutlu “Aşık olduğum adam çocuk yaptıracak”

Ünlü sanatçı Lerzan Mutlu, yoğun bir şekilde konserlerine devam ediyor… Almanya Köln’de konser veren Lerzan Mutlu, sahnede şok açıklamalar yaptı.

Lerzan Mutlu, Almanya’nın Köln kentinde verdiği konser ile sevenleriyle buluştu. Lerzan Mutlu, geçtiğimiz hafta ‘Kusura Bakma’ adlı single ile müzikseverlerle buluşturmuş ve fotoğraflarıyla da olay olmuştu. Mutlu, Almanya’daki konserinde şarkıları kadar açıklamalarıyla da gündeme damga vuracak. Lerzan Mutlu, ‘Kusura Bakma’ isimli şarkım çok sevildiğini. Mutlu, “Ayrıldığım adam şarkı yaptırdı. Aşık olduğum adam çocuk yaptıracak” dedi.

Lerzan Mutlu, sahneden son günlerin tartışma konusu Tayt olayına da son noktayı koydu. Mutlu, “Bende erkeklerde slip mayo hiç sevmiyorum. O zaman erkeklerde slip mayo giymesin mi? diyelim çok saçma bir polemik isteyen istediğini giyer” diye konuştu.

Ebubekir Ceylan “Modern Irak’ın Osmanlı Kökenleri”

Ebubekir Ceylan “Modern Irak’ın Osmanlı Kökenleri”

VakıfBank Kültür Yayınları’nın yayımladığı “Modern Irak’ın Osmanlı Kökenleri”, Bağdat’taki reformları mercek altına alarak Irak’ın modernleşen Osmanlı merkezine yönelik bağına ışık tutuyor. Ebubekir Ceylan, İngiliz ve Osmanlı arşiv belgelerinden faydalanarak yazdığı kitabında, Tanzimat dönemi Osmanlı Irak’ı odağında yüzlerce yıllık süreci analiz ediyor.

Tuna Kiremitçi “İkimizden Konuşalım” 

Tuna Kiremitçi “İkimizden Konuşalım” 

“Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları III” albümünün yedinci şarkısı Su Soley düeti “İkimizden Konuşalım”  tüm dijital platformlarda

Tuna Kiremitçi, “Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları” serisine bir halkayı da alternatif pop müziğin usta yorumcularından Su Soley ile ekledi. Pasaj&Garaj Müzik etiketiyle yayımlanan, Sözü ve müziği Tuna Kiremitçi’ye ait “İkimizden Konuşalım” şarkısında, yabancılaşmış bir çiftin birbirini yeniden keşfetme tutkusu ve ikinci bir şansa davet var. Pop-rock tarzındaki şarkı güçlü gitar melodisi ve şiirsel sözleriyle öne çıkıyor. Şarkının video klibi Tayfun Çetinkaya yönetmenliğinde çekildi.

Barış Demirel’den yeni şarkı geldi

Barış Demirel’den yeni şarkı geldi

Barış Demirel’in yeni şarkısı “Yok ki (ISLANDMAN REMIX)”, Universal Music Türkiye etiketiyle yayımlandı. Trompet sanatçısı, şarkıcı ve prodüktör kimliğiyle birçok projeye ve albüme imza atmış Barış Demirel’in yeni şarkısı, elektronik müziğin önemli temsilcisi islandman dokunuşuyla mükemmel bir iş birliğini dinleyiciyle buluşturuyor

Alaca’nın yeni şarkısı “Soğuk savaş”

Alaca’nın yeni şarkısı “Soğuk savaş”

Alaca’nın yeni şarkısı “Soğuk savaş ”, Universal Music Türkiye etiketiyle yayımlandı. Geçtiğimiz aylarda paylaştıkları “BYE” ve “ESMER” isimli şarkılarıyla alternatif sahnede önemli bir çıkış yakalayan ikilinin yeni şarkısı “SOĞUK SAVAŞ”, içinde barındırdığı türler arası soundlarla özgün bir çalışmayı dinleyicinin beğenisine sunuyor.

Şarkı üretimiyle birlikte prodüktörlüğe de devam eden yetenekli ikili, Mabel Matiz’in ardından Ege Çubukçu ve Kenan Doğulu’nun ortak projesi “What’s Love” isimli şarkının da prodüktörlük görevini üstlendi.

Derya Bedavacı şov

Derya Bedavacı şov

Türk arabesk müziğinin güçlü kadın seslerinden Derya Bedavacı, Ataşehir’deki Watergarden İstanbul’daki Muamma Plus’da sahne aldı.

Sevenlerinin karşısına siyah bir elbise ile çıkan Derya Bedavacı, sevenleri tarafından kendisine gösterilen yoğun ilgiden dolayı teşekkür etti. Her programı Sold Out geçen Derya Bedavacı’nın muhteşem sahne performansıyla yine hayranlarını büyüledi.

Yaklaşık iki saat boyunca sahnede kalarak, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşatan güzel sanatçı, programını “Bana Bunu Yapma” şarkısıyla noktaladı.

Buray Madagaskar yolcusu

Buray Madagaskar yolcusu

Başarılı sanatçı Buray Madagaskar ve Mauritius tatili öncesinde İstanbullu sevenlerine eşsiz bir müzik ziyafeti çekti.

Performansının ilk bölümünde ilk albümünden seslendirdiği şarkılarlarla sevenlerini selamlayan Buray ”Çocukluğumu saymazsak hayatımda ilk kez saçlarıma kuaför eli değdi. Normalde kendi saçlarımı kendim kesmeyi tercih ederim ancak bu sefer böyle olması gerekiyordu. Muhtemelen siz fark etmeyeceksiniz ama insanlık için küçük benim için büyük bir adım.” sözleriyle herkesi tebessüm ettirdi.

Performansının ikinci yarısına elektrogitar ve zilli tefi ile yaptığı şovla başlayan genç sanatçı, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle herkesi kendine hayran bıraktı.

Finalde yaz aylarına damgasını vuran Girdap şarkısını müzikseverlerle birlikte koro halinde seslendiren Buray sahneden alkış ve tezahüratlar eşliğinde ayrıldı.

4 kat daha güçlü güneş koruması sağlar…

4 kat daha güçlü güneş koruması sağlar…

Her mevsim cildinizi güneşten korumayı hedefleyen Sinoz Kozmetik’in yeni ürünü Pink Touch, anında daha canlı, parlak ve sağlıklı görünen bir cilde sahip olmanızı sağlıyor.

Nemlendirme, güneşten koruma ve makyaj bazı olmak üzere tek ürünle birçok ihtiyacınıza yanıt verebilen pembe güneş kremi Sinoz Pink Touch, anında daha canlı ve sağlıklı bir cilde kavuşmak isteyenlerin favorisi oluyor!

Formülünde bulunan %2 kalamin, cilde pembelik vererek makyaj bazı oluşturuyor, aynı zamanda ipeksi ve daha ışıltılı bir cilde kavuşmanıza yardımcı oluyor. SPF 50+ güneş koruma faktörüyle 4 kata kadar cildinizi güneşin zararlı etkilerinden koruyabilen ürün, içeriğindeki Provitamin B5, Shea yağı, zerdeçal özü ve E vitamini ile cildinizi besliyor.

Kalıcı görme kaybının en önemli 3. nedeni!

Kalıcı görme kaybının en önemli 3. nedeni!

Toplumda ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen ve gelişmekte olan ülkelerde kalıcı görme kaybının en önemli 3. nedeni olan glokom, görme sinirinin ilerleyici hasarıyla karakterize bir hastalık. Dünyada yaklaşık 70 milyon glokom hastası olduğu belirtiliyor. Ülkemizde 500 bin kişiye glokom tanısı konulsa da, aslında bu sayının 2 milyon civarında olduğu ifade ediliyor. Yani, ülkemizde her 4 hastadan sadece 1’ine tanı konulabiliyor. Bunun nedeni ise glokomun çoğunlukla kalıcı görme kaybı gelişinceye dek belirti vermemesi sonucu hekime başvurulmaması ve rutin muayenelerin ihmal edilmesi. Genellikle 40 yaş üzerindeki kişilerde görülse de yenidoğan döneminden itibaren her yaş grubunu etkileyebilen glokom başlıca açık açılı ve kapalı açılı olmak üzere iki tipte gelişiyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, glokomun en sık görülen tipi olan açık açılı glokomun çoğunlukla görme alanında belirgin bir hasar gelişinceye dek sinsice ilerlediğine dikkat çekerek, “Bu nedenle hastalar hekime ancak görme kaybı ileri boyutlara ulaştığında başvuruyorlar. Ne yazık ki kaybedilen görme alanı ve sinir hücreleri geri döndürülemiyor. Bu nedenle hiçbir yakınması olmasa dahi herkesin yılda bir kez göz muayenesi olması, erken tanı için çok önemli.” diyor.

Pause Dergi

Doç. Dr. Muhsin Eraslan 

Bu etkenler riski artırıyor!

Glokom teşhis edilen hastaların yüzde 90 gibi oldukça yüksek bir oranında hiçbir neden tespit edilemiyor. Ailesinde göz tansiyonu hikayesi olan kişilerde glokom riskinin 7-10 kat arttığı biliniyor. Bunun yanı sıra 40 yaş üzerinde olmak, herhangi bir hastalık nedeniyle kortizon kullanımı ve göze gelen travmalar gibi gözün anatomik yapısını bozan etkenler, göz içi darlıkları, katarakt nedeniyle göz içindeki akım yollarının daralması, geçirilen göz ameliyatları ve tansiyon yükselmesi gibi faktörler glokom riskini artırıyor.

Son aşamaya kadar belirti vermiyor

Açık açılı glokom, hastaların yüzde 90 gibi oldukça yüksek bir oranında, son aşamaya kadar belirti vermiyor. Görme alanında daralma ise en tipik belirtisini oluşturuyor. Ancak görme alanı çevreden merkeze doğru yavaş yavaş daraldığı için hasta tarafından ancak geç dönemde fark ediliyor. Daha çok semptom veren kapalı açılı tipteki glokomda ise gözde ağrı, kızarıklık, bulanık görme ve ışığa karşı hassasiyet, en önemli bulgulardan. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, bu belirtiler erken dönemde görülmese de, zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmanın görme kaybının daha fazla ilerlememesi açısından büyük önem taşıdığına işaret ediyor.

Göz içi sıvısının dengesi bozulunca…

Glokom, gözün içerisinde üretilen ve küçük kanalcıklar aracılığıyla gözü terk eden aköz sıvısının dengesinin bozulması soncu gelişiyor. Gözümüzde göz yapılarını besleyen ve rutin olarak dakikada 0.2 mikrolitre kadar üretilen aköz sıvısı yer alıyor. Bu sıvı normal şartlarda eş zamanlı olarak gözden dışarı atılıyor. Glokom hastalığında ise göz içi sıvısının dışa akım yollarında doğumsal veya sonradan gelişen bazı sebeplerden dolayı tıkanıklık oluşuyor. Dolayısıyla üretilen sıvı ile dışarı atılan sıvıda hacim farkı gelişiyor. Bu tablo da gözün içindeki sıvı hacminin artması, bunun sonucunda da gözün içindeki basıncın yükselmesiyle sonuçlanıyor. Gözlerde yükselen basınç da göz sinirlerinin geri dönüşümsüz hasar görmesine yol açabiliyor.

Hedef göz tansiyonu çok önemli!

Glokom tanısı detaylı bir göz muayenesiyle konuyor. Muayenede görme keskinliği ile gözün anatomik durumu kontrol edildikten sonra tonometre cihazıyla göz tansiyonu ölçülüyor. Ardından OCT testi ile gözün içindeki sinir yapısının kayba uğrayıp uğramadığı tespit ediliyor. Glokom teşhisi konulduysa erken-orta –ileri evre olarak sınıflandırılıp hedef göz tansiyonu belirleniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, tedaviden etkin sonuç alınmasında her hasta için ayrı bir hedef göz tansiyonu oluşturmanın son derece önemli olduğunu belirterek, “Zira her hastaya rutin olarak aynı hedef rakam belirlemek glokom bulgularında kötüleşmeye yol açabiliyor. Bu nedenle, örneğin erken evre hasta için hedef tansiyonu 18 mmHg olarak belirlerken, ileri evre bir glokom için 12 mmHg’nin altını hedefliyoruz.” diyor. Pause Dergi

Her yıl göz muayenesi şart!

Glokom hastalığında görme sinirindeki hasarı geriye döndürmek mümkün olmuyor. Dolayısıyla glokom nedeniyle gelişen kalıcı görme kaybını önlemenin tek yolu, hastalığa erken tanı konulması! Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, erken teşhis için yenidoğan döneminden itibaren rutin göz muayenelerinin asla aksatılmaması gerektiğine dikkat çekerek, bu süreci şöyle anlatıyor: “Glokom sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebiliyor. Dolayısıyla doğumun ardından 1. ve 6. ayların yanı sıra 1.5 ile 3 yaşlarında rutin göz muayenesi mutlaka yapılmalı. 3 yaşından itibaren yetişkinlik dönemine dek muayenelere her yıl devam edilmeli. Özellikle 40 yaş üzerindeki kişilerde her yapılan göz içi basıncı yüksekliğine ve glokomun yarattığı görme alanı defektlerine yönelik testlerin yapılması da erken teşhis açısından büyük avantaj sağlıyor.”

Hasarın ilerlemesi önlenebiliyor!

Glokom tedavisi tam iyileşme sağlayamasa da, görme sinirinde gelişecek olan hasar durdurulabiliyor, böylelikle gözün mevcut durumu korunabiliyor. Tedavide göz içi basıncının belirli bir seviyenin altında tutulması hedefleniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Muhsin Eraslan, ilk aşamada başvurulan göz içi damlalarının hastaların çoğunda etkili olduklarını belirterek, “Ancak bazı hastalarda damla tedavisiyle göz içi basıncında yeterince düşüş elde edilemiyor ve görme alanı kaybı artıyor. Bu tür durumlarda seçenek lazer girişimi, bu yöntemin etkili olmadığı durumlarda ise cerrahi yöntemler oluyor.” diyor.

‘Minimal temaslı’ ameliyat!

Günümüzde erken ve orta evre glokomlarda, sağladığı önemli avantajlar nedeniyle, ‘minimal temaslı’ cerrahiler uygulandığını belirten Doç. Dr. Muhsin Eraslan, şöyle devam ediyor: “Cerrahi girişimlerle fazla sıvının tahliye edilmesi sayesinde göz içindeki basınç düşürülüyor. Böylece basıncın görme siniri üzerinde hasar veren etkisi ortadan kaldırılıyor. Minimal invaziv glokom cerrahisi göz içi basıncını yüzde 25-35 oranında düşürse de bazı hastalarda bu yeterli olmuyor. Böyle durumlarda trabekülektomi veya glokom drenaj implantı cerrahilerine başvuruluyor. Günümüzde lazer ve cerrahi yöntemlerden oldukça başarılı sonuçlar alınıyor; hastalar yaşam boyu kullanmaları gereken göz damlalarından kurtulabiliyor. Yeter ki tedavi için geç kalınmasın.”

Mutsuz kalabalıkların şarkısı

Mutsuz kalabalıkların şarkısı

Anıl Bayraktar dördüncü single’ı “Bedenimden De Ağır” ile yaklaşık bir yıllık suskunluğuna son veriyor. “Bedenimden de Ağır” 11 Kasım’da Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanıyor.

Sözü ve müziği Bayraktar’a ait olan şarkının düzenlemesinde ise Çağahan Öztürk ve Mete Han Tokuşoğlu imzası bulunuyor. Indie müzik alanında kendine bir yer oluşturmaya başlayan Bayraktar yeni şarkısında şehir hayatının ve ilişkilerinin kaosu üzerine tespitlerde bulunuyor.

Bayraktar şarkıyı şu sözlerle anlatıyor: “Modern dünyanın duygusuzluğu içerisinde sıkılan, kendini yalnız ve yorgun hisseden, söyleyecek çok sözü olan ama asla ‘duyulmayan’ ve sonucunda da sessizliğe bürünen mutsuz kalabalıkların şarkısını yapmak istedim.”

Anıl Bayraktar’ın yeni şarkısı  ‘’Bedenimden De Ağır’’ Sony Music Türkiye etiketiyle 11 Kasım’da tüm müzik platformlarında yayında.