Yazılar

175 yıllık efsane Türkiye’ye geliyor

175 yıllık köklü geçmişiyle dünyanın en prestijli bale topluluklarından Gürcistan Devlet Balesi, Pyotr Tchaikovsky’nin ölümsüz eseri The Nutcracker (Fındıkkıran)’ı Ocak ayında PIU Entertainment organizasyonu ile Türkiye’de sanatseverlerle buluşacak. Efsanevi sanatçı Nina Ananiashvili’nin sanat yönetimi ve koreografisi ile sahnelenecek olan gösteri, 17 Ocak’ta Zorlu PSM, 18 Ocak’ta ise ATO Congresium sahnesinde izleyiciyle buluşacak.

Karlar altındaki büyülü sahneler, rengarenk kostümler, görkemli dekorlar ve Tchaikovsky’nin zamansız müzikleriyle The Nutcracker (Fındıkkıran), 1892’deki prömiyerinden bu yana dünyanın en sevilen klasik bale eserlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Biletler: Biletinial, Biletix, Bubilet ve Passo’da satışta.

Baharın geçici ama büyüleyici güzelliğinden ilham aldı

Rolls-Royce Motor Cars, baharın geçici ama büyüleyici güzelliğinden ilham alan özel serisi “Spectre Inspired by Primavera”yı tanıtıyor.

Açan çiçekten ilham alan yeni 23 inçlik jant tasarımının olduğu seri 3 ayrı yorum içeriyor.

Rolls-Royce Motor Cars, baharın zarafetini yansıtan ve her biri tamamen kişiselleştirilmiş tasarımlardan oluşan bir seri olan Spectre Inspired by Primavera’yı gururla tanıtıyor. İtalyanca “bahar” anlamına gelen adı taşıyan Spectre Inspired by Primavera, mevsimin büyüsünü yansıtan özenle tasarlanmış özel detaylarıyla öne çıkıyor; zarif, ruhu canlandıran ve umut dolu.

Rolls-Royce, Spectre Inspired by Primavera

Spectre Inspired by Primavera Bespoke serisi, mevsimin farklı yönlerini temsil eden üç farklı yorumu içeriyor; Evanescent, Reverie ve Blossom. Her biri mevsimi farklı şekilde yorumlayan bu modeller, gelecek yılın başına kadar sipariş edilebilecek ve teslimatlar 2026 baharından önce başlayacak.

“Spectre Inspired by Primavera” adını taşıyan aydınlatmalı eşik kapılarında ve başlıklarda, kiraz çiçeği detayı devam ediyor. Başlıklarda kullanılan heykelsi, silüet temelli nakış tekniği, yaprakların zarif görünümünü ustalıkla yansıtıyor.

Rolls-Royce, Spectre Inspired by Primavera

Kuzey Yarımküre’de bahar aylarında gökyüzünde beliren ve “bahar üçgeni” olarak anılan Boötes, Leo ve Virgo takımyıldızlarından esinlenen her araç, 4796 adet el işçiliğiyle yerleştirilmiş ışıkla donatılmış Starlight Doors’a ve 5500’den fazla yıldızdan oluşan soyut bir kümeyi Spectre logosu eşliğinde yansıtan aydınlatmalı ön panel ile donatıldı.

Aracın Crystal over Arctic White dış rengi, coachline kiraz çiçeği deseni, ince çizgili jant detayları ve Turchese tonundaki fren kaliperleriyle tamamlanıyor. Bu canlı dokunuş, iç mekanda Grace White deriyle uyum içinde devam ediyor.

Rolls-Royce, Spectre Inspired by Primavera

Doğanın yeniden doğuşu

Aracın dış tasarımı, fren kaliperleri ve jant göbeklerindeki ince çizgilerle uyumlu olarak Forge Yellow ile el boyaması yapılmış coachline ve kiraz çiçeği motifleriyle Duck Egg Blue rengine sahip. İç tasarım, Grace White ve Charles Blue derilerin Forge Yellow’un canlı detaylarıyla buluştuğu saf bir estetik sunuyor.

Rolls-Royce, Spectre Inspired by Primavera

Yenilenme mevsimi

Spectre Inspired by Primavera “Blossom”, Velvet Orchid Metallic dış rengiyle bu ruhu yansıtıyor; derin ve etkileyici tonu, erken açan çiçeklerin zenginliğini ve nadirliğini hissettiriyor. Spectre’ın omuz hizasında yer alan coachline ve çiçek motifi ile fren kaliperleri ve jant göbeklerindeki Forge Yellow detayları, zarif bir güneş ışığı ve enerji vurgusu yaratıyor.

İç mekanda Grace White deri, derin Peony Pink tonlarıyla bütünleşiyor; Forge Yellow dikiş detayları ise mevsimin canlılığını zarif bir şekilde vurguluyor.

Rolls-Royce, Spectre Inspired by Primavera

Teknik Bilgiler

Spectre: WLTP: Güç tüketimi: 2,6–2,8 mil/kWh / 23,6–22,2 kWh/100 km.

Elektrikli menzil: 329 mil / 530 km.

CO₂ emisyonu: 0 g/km.

Daha fazla detaylı bilgi için: https://bit.ly/3XtQW7q

Rolls-Royce, Spectre Inspired by Primavera

Zygmunt Bauman “Yaşam Sanatı”

Bauman, bu kitabında, bireyin kendi özgücüne dayanarak hayatını sürdürme çabasını “yaşam sanatı” olarak adlandırır. “Akışkan modern toplumlarda” yaşamak zorunda olan bireyin, yaşam sanatı performansının, ne anlama geldiği tartışmalı da olsa, “mutluluk”la, “mutlu olmak” isteğiyle doğrudan bağlantısı var. Kişi bu dünyada mutlu olmak istemektedir, ama toplum halinde yaşamak da sorumluluk gerektirmektedir, kişi yalnızca kendisini değil, hemcinslerini de gözetmek zorundadır fakat “tüketim toplumu” mekanizmaları içine çekilmiş modern insan, mutluluk arayışında toplumsal gerçekliği bir kenara bırakıp kendini merkeze alarak hareket etmektedir. Sorun da buradadır: Mutluluk arayışında tek başına olduğunu düşünmesinden ve buna inanmasından ötürü çoğunlukla mutsuzlukla cebelleşmek zorundadır modern insan.

Amaç ve araçların birbirine karıştırıldığı, gelgeç zevklerin baş köşeye oturtulduğu tüketim toplumu insanını mercek altına alan Bauman, bu parlak çalışmasında, insanın kendini gerçekleştirme serüveninin aydınlık olduğu kadar karanlık noktalarına da bakıyor. Okuru kendi gerçekliğiyle yüzleşmeye davet eden Bauman, yaşam sanatının inceliklerini ustalıkla gözler önüne seriyor, daha iyi bir yaşam düşünü de elden bırakmayarak…

Fotoğrafları sosyal medyayı salladı!

Yeni albümünü müzikseverlerle buluşturmak için gün sayan Simge, hafta sonu konser maratonuna çıktı. Güzel şarkıcı, ilk olarak Bodrum’da ardından da Karadeniz’in incisi Arhavi’de sahne aldı.

Konser öncesinde Arhavi’nin serin sularında keyifli bir mola veren Simge, “Canım Arhavi’de, adeta cennetteyim şu an.” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.

Sahne performansıyla büyüleyen Simge, dünden bugüne hit olmuş şarkılarını kendisini izlemeye gelen binlerce hayranıyla hep bir ağızdan seslendirdi. Işıl ışıl enerjisi, güzelliği ve güçlü repertuvarıyla dinleyenlere unutulmaz bir gece yaşatan sanatçı, uzun süre alkışlandı.

Simge, yeni albümü öncesi verdiği bu konserlerle müzikseverlerin heyecanını daha da artırdı.

Simge’nin hem sahne enerjisi hem de tatil pozları magazin gündeminin zirvesine oturdu.

Demet Akalın Kemer’de unutulmaz bir geceye imza attı

Bu yazın en çok konuşulan ismi Demet Akalın, Antalya Kemer’de sahne aldı. Enerjisi ve güçlü performansıyla hayranlarına unutulmaz anlar yaşatan Akalın, hit şarkılarını mekanı dolduran dinleyicilerle hep bir ağızdan söyledi. Yaz boyunca gündemden düşmeyen Demet Akalın, Kemer konserindeki coşkulu kalabalıkla bir kez daha farkını ortaya koydu.

Fettah Can’dan “Ne Güzel”

Besteleri ve yorumuyla Türk pop müziğinin yıldız ismi Fettah Can, Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanan yeni şarkısı ‘Ne Güzel’ ile müzikseverlerle buluştu. Şarkının adından yola çıkarak sorulan “Bu dönemde hayatta ‘Ne güzel’ dediğiniz şeyler nedir?” sorusuna Can, “Ailem, çalışmak ve yazdığım şarkılara herkesin bağıra bağıra eşlik etmesi en büyük motivasyonum.” yanıtını verdi. Söz ve müziğini Fettah Can ve eşi Cansu Kurtcu’nun birlikte hazırladığı şarkının düzenlemesi yine Fettah Can’a ait.  Projenin klibini yöneten ve fotoğraflarını çeken isim ise Safa Gülsoy oldu. Klip çekimleri İstanbul’da gerçekleştirildi. ‘Ne Güzel’, 22 Ağustos Cuma gününden itibaren klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayında!

Hyundai i30 yeniden yola çıkmaya hazır!

Hyundai’nin sevilen modeli i30, Eylül ayında Türkiye’de yeniden satışa sunulacak. i30, Türkiye pazarına Prime ve Comfort olarak iki paket seçeneğiyle geliyor.

Hyundai Motor Türkiye, C HB segmentinin en beğenilen modellerinden biri olan i30’u yeniden satışa sunmaya hazırlanıyor. Yenilenen tasarımı ve fonksiyonel özellikleriyle öne çıkan i30, modern çizgileriyle kullanıcıların beklentilerine cevap verecek.

Türkiye’de iki farklı donanım seçeneğiyle satışa sunulacak olan i30, Prime ve Comfort donanımlarıyla kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına cevap verecek. Otomobilde 1.5T MHEV benzinli bir motor ve performans ve yakıt verimliliği sunan 7 ileri DCT şanzıman yer alıyor. 140 PS güç ve 253 Nm tork üreten bu kombinasyon, i30’a hem verimlilik hem de güçlü bir sürüş karakteri kazandırıyor. Hyundai’nin global tasarım anlayışını yansıtan i30, markanın kalite ve güvenlik yaklaşımını da bir üst seviyeye taşıyor. Güçlü duruşu, modern teknolojileri ve kullanıcı odaklı donanımlarıyla i30, yeniden Türkiye yollarına çıkarken, Hyundai Motor Türkiye için de önemli bir geri dönüşü simgeliyor.

“Seninle yola çıkmak için hazır!” mottosu ile Eylül ayında satışa çıkacak Hyundai i30’un tüm detayları ilerleyen günlerde paylaşılacak.

Gripin’den “Tek Buzlu”

Türk rock müziğinin en başarılı gruplarından Gripin bir yandan yeni albümünden şarkılar yayınlamaya devam ederken; bir yandan da çok yakında müzikseverlerle buluşacak olan sürpriz bir albümün ilk şarkısıyla karşımızda.

Çok sevilen Gripin şarkılarından özenle seçerek, tek enstrüman eşliğinde yeniden yorumlayarak hazırladıkları “Tek Buzlu” isimli albümü dinleyicilerine sunacak olmanın heyecanını yaşayan grup; albümün ilk teklisi “Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar”ı yalnız piyano eşliğinde, solist Birol Namoğlu’nun benzersiz yorumuyla yeniden müzikseverlerle buluşturdu.

Sözleri Birol Namoglu, Murat Başdoğan, Haluk Kurosman’a müziği Murat Başdoğan’a ve düzenlemesi Gripin’e ait olan “Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar (Tek Buzlu)”, piyano eşliğindeki sakin yorumuyla Avrupa Müzik ve Gripin Yapım iş birliğiyle tüm dijital platformlarda!

Ars Longa’dan yeni şarkı “Ağır Ağır”

Alternatif müziğin başarılı temsilcilerinden Ars Longa, yeni single’ı “Ağır Ağır” ile dinleyicilerin karşısına çıktı.

Sanatçı, geçtiğimiz aralık ayında yayımladığı “Anılara Tutunmak” şarkısının ardından yeni çalışmasıyla geri döndü. Derin sözleri ve sade melodisiyle öne çıkan Ağır Ağır, arka planda yaz sonu hissiyatını veren imgeler eşliğinde, ağır ağır ya da bağır çağır da olsa konuşmanın her zaman daha fazla olumlu sonuç doğuracağını söylüyor.

Şarkının söz, müzik ve prodüksiyonu Ali Sinan Çulhaoğlu’na ait. Mix çalışmasını Mert Berkay Saraç, mastering sürecini ise Deniz Ünlü üstlendi.

Dean Rickles, Hayat Kısa: Daha Anlamlı Bir Hayat İçin Kısa Bir Rehber

Dean Rickles, bu kısa ve öz kitabında, her nefesimizin bizi kendi sonluluğumuzla yüzleştirmesine rağmen hâlâ nasıl devam etmeye değer bir yaşam inşa edebileceğimizin izlerini sürüyor. Yaşamın bütün geçiciliğiyle kucaklanabilmesinin yolunun ölüm fikrini ondan ayırmamakla mümkün olduğunu ileri süren Rickles, hepimizin kaygılandığı hayatın anlamı sorusunu, tam da onun sınırlılığı ve sonluluğuyla cevaplıyor. Hayat Kısa, otantik bir anlamın ise buradan doğacak bir zaman kavrayışıyla nasıl şekilleneceğinin anahtarını sunuyor okuruna.

Kendi ölümlülüğünün farkında canlılar olarak yaşadığımız kaygıların, modern dünyanın hızıyla iyice ivme kazandığı bir zamanın kitabıdır Hayat Kısa. Yazar, seçim yapmanın da tıpkı ölmek gibi, yaşayacağımız başka senaryoların ortadan kaldırılması sırasında deneyimlediğimiz kararsızlık olduğuna odaklanıyor. Ölüm korkusuna benzer bir kaygıyla hiçbir seçenekten vazgeçmeyerek söz konusu olanakları bütün hayatlarına yayabilmek için sürekli bir kararsızlık içerisinde yaşama eğilimi karşısında, nasıl bu tuzaklara düşmeden anlamlı bir hayat inşa edebileceğimizin yollarını arıyor. Rickles bu tuzaklardan kaçarken yer yer Stoa felsefesinin kavramlarından ve düşünme biçimlerinden de yararlanıyor.