Yazılar

Ori Schwarz “Dijital Toplumun Sosyolojik Teorisi”

Araştırmacı Ori Schwarz’ın Dijital Toplumun Sosyolojik Teorisi: Bizi Birbirimize Bağlayan Kodlar adlı çalışması Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı. Modern sosyolojinin en temel kuramlarını dijital dünyanın dinamikleriyle harmanlayan Schwarz, okurlara eleştirel ve teorik bir perspektif sunuyor. Dijitalleşmenin sosyal dokuyu nasıl şekillendirdiğini mercek altına alan kitap, dijital toplumun yapı taşlarını, sosyal ilişkilerin kodlarla nasıl düzenlendiğini ve bireylerin bu yeni ekosistemde nasıl konumlandığını derinlemesine inceliyor. Dijital Toplumun Sosyolojik Teorisi, günümüz dünyasında bireyler arasındaki bağları, normları ve toplumsal düzeni belirleyen görünmez kodları keşfetmek isteyen herkes için önemli bir kaynak.

Seyfettin Araç “Zamanı Tanrı Yaşar”

Modern Çağ Edebiyatının son temsilcilerinden Yazar Seyfettin Araç’ın “Kırmızı Yayınları” etiketiyle çıkan “Zamanı Tanrı Yaşar” adlı eseri raflardaki yerini aldı.

Türk edebiyatında yine bir ilke imza atan yazar, altı roman kahramanını altı farklı anlatıcı olarak okuyucuya sunuyor.  Yarattığı bu yeni tarz ile Çağdaş Türk Edebiyatına da yeni bir soluk getiriyor.  Kapadokya’nın şiirsel atmosferinden Fransız Riviera’sına uzanan bir aşk yolculuğu okuyucuyu bekliyor. Gerçek karakterlerden, gerçek olaylardan esinlenen yazar, yine bir gerçek aşk hikayesi ile okuyucularını selamlıyor. 680 sayfalık modern bir klasik tadında eserini okuyucuya sunuyor. Eser, önümüzdeki aylarda Fransızca ve İngilizce çevirileriyle de okuyucularla buluşacak.

Todd May “Özen, Olduğumuz Kişi Üzerine Düşünceler”

Siyaset felsefecisi ve yazar Todd May’in Özen: Olduğumuz Kişi Üzerine Düşünceler adlı kitabı, Ayrıntı Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.

Kitap, insan yaşamının temel yapı taşlarından biri olan “özen”in tam olarak ne olduğu ve neden bu kadar önem taşıdığı sorularını odağına alıyor. Bu sorulara felsefi bir derinlikle yaklaşan May, konuyu herkesin anlayabileceği bir açıklıkla, akıcı üslubu ve eğlenceli örneklerle ele alıyor. Özenin ahlak, politika, kırılganlık ve doğayla ilişkisini sorgulayan yazar, modern dünyada neden ve nasıl önemsemek gerektiği konusunda okurlara rehberlik ediyor.

Bengt-Erik Engholm “Maymundan İnsana – İnsanlık Tarihi”

İsveçli yazar Bengt-Erik Engholm’un kolay anlaşılır ve eğlenceli bir dille kaleme aldığı Maymundan İnsana – İnsanlık Tarihi adlı kitabı, Dinozor Genç’ten çıktı!

Bugüne kadar 10’dan fazla dile çevrilen kitap hem Homo sapiens’in gelişimini hem de medeniyetlerin oluşması, keşifler, icatlar, din, sanat gibi konular üzerinden insanlığın kültürel evrimini de ele alıyor. Jonna Björnstjerna imzalı illüstrasyonlarıyla daha da ilgi çekici hale gelen Maymundan İnsana, gençlere olduğu kadar yetişkin okurlara da hitap ediyor. Kitabın sonunda ayrıca, insanlık tarihinin dönüm noktalarını çizimlerle anlatan kronolojik bir takvim de yer alıyor.

Michael Wildenhain “Yapay Zekânın Kısa Tarihi”

Bilgisayar bilimcisi ve yazar Michael Wildenhain’ın ilgi çekici kitabı Yapay Zekânın Kısa Tarihi, yapay zekânın tarihsel gelişimi ve insanlıkla ilişkisine dair disiplinlerarası bir özet sunuyor.

Yapay zekâ fikrinin edebiyattan doğduğunu savunan Wildenhain, Düşbaz Kitaplar’dan çıkan Yapay Zekânın Kısa Tarihi’nde yapay zekânın teknik gelişiminden ziyade kültürel bir okuma sunuyor. Yazar, Goethe’nin Homunculus’u, Mary Shelley’nin Frankenstein’ı gibi edebi eserlerden yola çıkarak insanın kendi benzerini yaratma arzusunu, buradan doğan etik ve felsefi sorularla birlikte ele alıyor. Alan Turing, Gottlob Frege gibi birçok öncü ismin çalışmalarını da irdeleyen kitap, yapay zekânın evrimini ve insan zekâsıyla karşılaştırılmasını tartışıyor.

HMPV, ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir

HMPV’nin yeni bir salgın endişesine yol açtığını belirten uzmanlar, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla benzer belirtiler gösterdiğini söylüyor.

HMPV’nin özellikle bağışıklığı zayıf bireylerde ciddi hastalıklara yol açabilen bir virüs olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Son zamanlarda artan vakalar nedeniyle bir endişe kaynağı olsa da, yeni bir salgın olarak değerlendirilmiyor.” dedi. COVID-19 sonrası solunum yolu enfeksiyonlarında artış gözlendiğini vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, durumun hijyen ve mesafe önlemlerinin gevşetilmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi. HMPV için spesifik bir tedavi veya aşı bulunmadığını da aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu,  bağışıklık sistemi zayıf bireylerin erken belirtileri fark ettiklerinde doktora başvurmaları gerektiğinin altını çizdi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, dünyada yeni bir salgın endişesine yol açan HMPV virüsü hakkında bilgi verdi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Dr. Dilek Leyla Mamçu

HMPV, diğer solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilir

HMPV’nin (İnsan Metapnömovirüsü) yeni bir virüs olmadığını ve aslında 2001 yılında keşfedildiğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu “Son zamanlarda artan vakalar nedeniyle bir endişe kaynağı olsa da, yeni bir salgın olarak değerlendirilmiyor.” dedi.

Bu virüsün, her yaşta görülebildiğine ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Özellikle kış ve ilkbahar aylarında daha sık rastlanan HMPV, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilen belirtiler gösterir. HMPV enfeksiyonu genellikle hafif seyreder ve soğuk algınlığı veya grip benzeri belirtilere neden olur.” şeklinde konuştu.

HMPV, ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir!

En sık görülen belirtilerinin, burun akıntısı veya tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş halsizlik kas ağrıları ve baş ağrısı olduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bazı durumlarda HMPV, bronşit, zatürre, larenjit, astım alevlenmeleri gibi daha ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir.” dedi.

HMPV’nin diğer solunum yolu virüslerinden farkına değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu şunları söyledi:

“Virüs, Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ile genetik olarak yakından ilişkilidir ve her iki virüs de bronşiolit ve zatürre gibi ciddi durumlara yol açar. Moleküler tanı testlerinin daha yaygın kullanımı, HMPV’nin üst ve alt solunum yolu enfeksiyonunun önemli bir nedeni olarak tanımlanması farkındalığını artırmıştır.”

COVID-19 sonrası solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşandı…

COVID-19 pandemisi sonrasında solunum yolu ile bulaşan virüs enfeksiyonlarında bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ancak bu artışın pandemi ile doğrudan ilintili olmayıp, kişiden kişiye bulaşmayı önleyen maske, mesafe, kişisel hijyen gibi önlemlerin gevşetilmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir.” açıklamasını yaptı.

HMPV için spesifik bir tedavi bulunmuyor

HMPV tanısının genellikle klinik belirtiler ve laboratuvar testleri ile konduğunu aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Solunum yolu patojenlerinin belirlenmesi için örnekler toplanır ve  HMPV enfeksiyonu genellikle nükleik asit amplifikasyon testi (NAAT) ile viral genomun doğrudan tespiti veya immünofloresan ya da enzim immünoassay kullanılarak solunum salgılarında viral antijenlerin tespitiyle doğrulanır.” dedi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu ayrıca, tedavinin belirtilere yönelik ve destekleyici olduğunu, şu anda HMPV için spesifik bir antiviral tedavi veya aşı bulunmadığını söyledi.

Bağışıklığı zayıf kişiler dikkatli olmalı!

HMPV’nin de diğer solunum yolu enfeksiyonları gibi damlacık yoluyla bulaştığını hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “HMPV özellikle kalabalık ortamlarda hızla yayılır. HMPV enfeksiyonu riskini azaltmak için el hijyenine dikkat edilmesi, hasta bireylerden uzak durulması ve kapalı alanların düzenli olarak havalandırılması önemlidir.” dedi.

Bağışıklığı zayıf bireylerin, hastalığın erken belirtilerini fark ettiğinde muhakkak doktora başvurmaları gerektiğine vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:

“HMPV ve diğer solunum yolu virüslerinin yayılmasını önlemek için eller sık sık sabun ve suyla en az 20 saniye yıkanmalı. Yıkanmamış ellerle gözlere, buruna veya ağza dokunulmamalı. Hasta olan kişilerle yakın temastan kaçınılmalı. Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalı. Hasta olan kişi evde kalmalı. Kapı kolları, oyuncaklar gibi kontamine yüzeyler temizlenmeli. Ayrıca kalabalık veya havalandırması yetersiz alanlarda maske takılmalı ve risk grubundaki kişilere uzman tavsiyelerine göre önerilen aşılar yaptırılmalı.”

Kerem Ilgar “Ben Sadece Kuşları Severim”

 Kerem Ilgar, Düşbaz Kitaplar’dan çıkan yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim’de saf kötülüğün çarpıcı hikâyesini son derece sert ve gerçekçi bir anlatımla kaleme alıyor.

Karanlık ve içsel bir yolculuğun kapılarını aralayan bu sarsıcı roman, başkarakterin acımasız dürüstlüğüyle okurları, insanın içindeki şeytanla yüzleşmeye davet ediyor. Adalet, kötülük, suç, ceza gibi yaşama ve insana dair temel kavramları odağına alan Ben Sadece Kuşları Severim’in sonunda ise okurları bir sır bekliyor.

Ayrıntı Yayınları’nın edebiyatta yeni yollar keşfetme heyecanı ve arzusuyla yola çıkan markası Düşbaz Kitaplar, Kerem Ilgar’ın yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim’i okurlarla buluşturdu.

Ayşen Gürdal “Bozuk Yüzey”

Ayşen Gürdal, “Bozuk Yüzey” isimli ilk kişisel sergisi ile 9 Şubat’ta 8artı1 Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor.

Bozulmuş, parçalanmış, iç içe geçmiş duyguların izleri… Ayşen Gürdal’ın eserlerinde yüzey, kusursuz bir bütünlük değil; hislerin, anıların ve dönüşümlerin taşıyıcısı olarak karşımıza çıkıyor. Renkler, katmanlar ve dokular; dış dünyayı doğrudan resmetmek yerine, onun sanatçıda bıraktığı izlerin soyut bir yansıması olarak yüzeye yerleşiyor.

Açılışı 9 Şubat Pazar günü 16.00’da gerçekleşecek olan “Bozuk Yüzey” sergisi, 20 Şubat tarihine kadar 8artı1 Galeri’de görülebilir.

 Adres: 8+1 Galeri, Zühtüpaşa Mahallesi Rüştiye Sokak Nida Çıkmazı No:2 Kalamış/Kadıköy

Richard Sennett “İnşa Etmek ve Yaşamak: Şehir Etiği”

Sosyoloji profesörü ve yazar Richard Sennett’in İnşa Etmek ve Yaşamak: Şehir Etiği adlı kitabı, Ayrıntı Yayınları tarafından ilk kez Türkçe olarak yayımlandı! Şehir planlaması, mimarlık ve sosyoloji alanlarına özgün bir perspektif sunan kitabında Sennett, modern şehirlerin mimarisiyle bu şehirlerdeki yaşam biçimlerini derinlemesine ele alıyor. Antik Yunan’dan günümüzün küresel metropollerine uzanan örneklerle, şehirlerin yalnızca fiziksel birer yapı değil, aynı zamanda sosyal ve etik birer meydan okuma olduğunu ileri süren Sennett, kontrol edilen “kapalı şehir”lerin dünyaya yayılmasına karşılık “açık şehir”leri savunuyor. Şehirleşmenin geleceği üzerine yeni bir vizyon ortaya koyan İnşa Etmek ve Yaşamak: Şehir Etiği, şehirlerin kapsayıcı, esnek ve insan odaklı tasarlanması gerektiğine dikkat çekiyor.

Barış Mutluay “Ziya Yılmaz: Yaşamı ve Siyasal Mücadelesi”

Barış Mutluay’ın Ziya Yılmaz: Yaşamı ve Siyasal Mücadelesi adlı kitabı, bir devrimcinin hayatı üzerinden Türkiye’nin yakın siyasal tarihine ışık tutuyor.

Ayrıntı Yayınları’nın Yakın Tarih dizisinden çıkan kitap, Türkiye devrimci tarihinin önemli isimlerinden Fatsalı Ziya Yılmaz’ın kendi anlatımlarıyla 1950’lerden 1980’lere uzanıyor. Türkiye İşçi Partisi’nin Karadeniz örgütlenmesinden THKP-C’nin sansasyonel eylemlerine kadar bir dönemi şekillendiren olayları ele alarak devrimci mücadelenin öyküsünü anlatan çalışma, okurlara Ulaş Bardakçı, Mahir Çayan gibi birçok değerli devrimcinin insani yönlerini de aktarıyor.