Yazılar

Hasan Sever “Çocukluğun Gölgesi”

Yazar Hasan Sever’in çocukluk anılarını ve yaşadığı coğrafyanın kültürel dokusunu kaleme aldığı üç ciltlik romanı Çocukluğun Gölgesi’nin, Ayaz ve Çığ alt başlıklı ikinci cildi Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı! Edebiyat açısından henüz bakir sayılabilecek bir coğrafyada, Elbistan-Malatya bozkırında geçen Çocukluğun Gölgesi, yine Türkçe edebiyatta yeterince işlenmemiş olan, bozkır insanlarının kültürel birikimlerini kendi çabalarıyla hayatta tutma mücadelesini anlatıyor. Samimi anlatımıyla okurları derin bir içsel yolculuğa çıkaran ve birbirine paralel iki hikâye üzerinden ilerleyen roman, 12 Eylül öncesi yaşanan toplumsal ve siyasal çalkantılarla 78 Kuşağı’nı da ele alıyor.

Gregory J. Gbur “Düşen Kedigiller ve Temel Fizik”

Kediler her zaman dört ayak üzerine düşer—peki ama nasıl? Amerikalı yazar ve fizikçi Gregory J. Gbur, Düşen Kedigiller ve Temel Fizik adlı kitabında, fizik tarihinin en ilginç bilmecelerinden biri olan bu sorunun peşine düşüyor. Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan kitap, kedilerin akrobatik hareketlerinin temel fizik yasalarıyla olan bağlantısını keşfe çıkıyor. 19. yüzyıldan günümüze kadar bilim insanlarının kedilerin düşme mekanizmasını anlamak için yaptıkları çalışmaları ele alan Düşen Kedigiller ve Temel Fizik, kedi refleksinin dönme dinamiği, momentum korunumu ve hatta uzay araştırmalarıyla olan şaşırtıcı bağlantılarını ustalıkla işliyor.

Erhan Bilgin “Kayıp Mühendis”

Çalışmalarını edebiyat, antropoloji ve kültür alanında sürdüren Erhan Bilgin’in ilk romanı Kayıp Mühendis, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı!
Ülkenin en yüksek kademelerinde dönen devasa bürokrasi çarkının içinde kaybolan bir mühendisin ve onun izini süren bir avukatın hikâyesini anlatan roman, korku ve dehşetin tuzakları arasında kaybolan gerçeklerin izini sürüyor. Devleti yöneten güçlerin yüzleşilmez sırları ve adaletin çiğnendiği, insan haklarının görmezden gelindiği karanlık bir dünya açığa çıkarken Kayıp Mühendis, 2003 Irak Savaşı’nın perde arkasında şekillenen entrikaları, gölgeler arasında kaybolan idealleri ve devlete meydan okuyanların cesaretini anlatıyor.

Ori Schwarz “Dijital Toplumun Sosyolojik Teorisi”

Araştırmacı Ori Schwarz’ın Dijital Toplumun Sosyolojik Teorisi: Bizi Birbirimize Bağlayan Kodlar adlı çalışması Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı. Modern sosyolojinin en temel kuramlarını dijital dünyanın dinamikleriyle harmanlayan Schwarz, okurlara eleştirel ve teorik bir perspektif sunuyor. Dijitalleşmenin sosyal dokuyu nasıl şekillendirdiğini mercek altına alan kitap, dijital toplumun yapı taşlarını, sosyal ilişkilerin kodlarla nasıl düzenlendiğini ve bireylerin bu yeni ekosistemde nasıl konumlandığını derinlemesine inceliyor. Dijital Toplumun Sosyolojik Teorisi, günümüz dünyasında bireyler arasındaki bağları, normları ve toplumsal düzeni belirleyen görünmez kodları keşfetmek isteyen herkes için önemli bir kaynak.

Seyfettin Araç “Zamanı Tanrı Yaşar”

Modern Çağ Edebiyatının son temsilcilerinden Yazar Seyfettin Araç’ın “Kırmızı Yayınları” etiketiyle çıkan “Zamanı Tanrı Yaşar” adlı eseri raflardaki yerini aldı.

Türk edebiyatında yine bir ilke imza atan yazar, altı roman kahramanını altı farklı anlatıcı olarak okuyucuya sunuyor.  Yarattığı bu yeni tarz ile Çağdaş Türk Edebiyatına da yeni bir soluk getiriyor.  Kapadokya’nın şiirsel atmosferinden Fransız Riviera’sına uzanan bir aşk yolculuğu okuyucuyu bekliyor. Gerçek karakterlerden, gerçek olaylardan esinlenen yazar, yine bir gerçek aşk hikayesi ile okuyucularını selamlıyor. 680 sayfalık modern bir klasik tadında eserini okuyucuya sunuyor. Eser, önümüzdeki aylarda Fransızca ve İngilizce çevirileriyle de okuyucularla buluşacak.

Todd May “Özen, Olduğumuz Kişi Üzerine Düşünceler”

Siyaset felsefecisi ve yazar Todd May’in Özen: Olduğumuz Kişi Üzerine Düşünceler adlı kitabı, Ayrıntı Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.

Kitap, insan yaşamının temel yapı taşlarından biri olan “özen”in tam olarak ne olduğu ve neden bu kadar önem taşıdığı sorularını odağına alıyor. Bu sorulara felsefi bir derinlikle yaklaşan May, konuyu herkesin anlayabileceği bir açıklıkla, akıcı üslubu ve eğlenceli örneklerle ele alıyor. Özenin ahlak, politika, kırılganlık ve doğayla ilişkisini sorgulayan yazar, modern dünyada neden ve nasıl önemsemek gerektiği konusunda okurlara rehberlik ediyor.

Bengt-Erik Engholm “Maymundan İnsana – İnsanlık Tarihi”

İsveçli yazar Bengt-Erik Engholm’un kolay anlaşılır ve eğlenceli bir dille kaleme aldığı Maymundan İnsana – İnsanlık Tarihi adlı kitabı, Dinozor Genç’ten çıktı!

Bugüne kadar 10’dan fazla dile çevrilen kitap hem Homo sapiens’in gelişimini hem de medeniyetlerin oluşması, keşifler, icatlar, din, sanat gibi konular üzerinden insanlığın kültürel evrimini de ele alıyor. Jonna Björnstjerna imzalı illüstrasyonlarıyla daha da ilgi çekici hale gelen Maymundan İnsana, gençlere olduğu kadar yetişkin okurlara da hitap ediyor. Kitabın sonunda ayrıca, insanlık tarihinin dönüm noktalarını çizimlerle anlatan kronolojik bir takvim de yer alıyor.

Michael Wildenhain “Yapay Zekânın Kısa Tarihi”

Bilgisayar bilimcisi ve yazar Michael Wildenhain’ın ilgi çekici kitabı Yapay Zekânın Kısa Tarihi, yapay zekânın tarihsel gelişimi ve insanlıkla ilişkisine dair disiplinlerarası bir özet sunuyor.

Yapay zekâ fikrinin edebiyattan doğduğunu savunan Wildenhain, Düşbaz Kitaplar’dan çıkan Yapay Zekânın Kısa Tarihi’nde yapay zekânın teknik gelişiminden ziyade kültürel bir okuma sunuyor. Yazar, Goethe’nin Homunculus’u, Mary Shelley’nin Frankenstein’ı gibi edebi eserlerden yola çıkarak insanın kendi benzerini yaratma arzusunu, buradan doğan etik ve felsefi sorularla birlikte ele alıyor. Alan Turing, Gottlob Frege gibi birçok öncü ismin çalışmalarını da irdeleyen kitap, yapay zekânın evrimini ve insan zekâsıyla karşılaştırılmasını tartışıyor.

HMPV, ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir

HMPV’nin yeni bir salgın endişesine yol açtığını belirten uzmanlar, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla benzer belirtiler gösterdiğini söylüyor.

HMPV’nin özellikle bağışıklığı zayıf bireylerde ciddi hastalıklara yol açabilen bir virüs olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Son zamanlarda artan vakalar nedeniyle bir endişe kaynağı olsa da, yeni bir salgın olarak değerlendirilmiyor.” dedi. COVID-19 sonrası solunum yolu enfeksiyonlarında artış gözlendiğini vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, durumun hijyen ve mesafe önlemlerinin gevşetilmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi. HMPV için spesifik bir tedavi veya aşı bulunmadığını da aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu,  bağışıklık sistemi zayıf bireylerin erken belirtileri fark ettiklerinde doktora başvurmaları gerektiğinin altını çizdi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, dünyada yeni bir salgın endişesine yol açan HMPV virüsü hakkında bilgi verdi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu

Dr. Dilek Leyla Mamçu

HMPV, diğer solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilir

HMPV’nin (İnsan Metapnömovirüsü) yeni bir virüs olmadığını ve aslında 2001 yılında keşfedildiğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu “Son zamanlarda artan vakalar nedeniyle bir endişe kaynağı olsa da, yeni bir salgın olarak değerlendirilmiyor.” dedi.

Bu virüsün, her yaşta görülebildiğine ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Özellikle kış ve ilkbahar aylarında daha sık rastlanan HMPV, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilen belirtiler gösterir. HMPV enfeksiyonu genellikle hafif seyreder ve soğuk algınlığı veya grip benzeri belirtilere neden olur.” şeklinde konuştu.

HMPV, ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir!

En sık görülen belirtilerinin, burun akıntısı veya tıkanıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş halsizlik kas ağrıları ve baş ağrısı olduğunu ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bazı durumlarda HMPV, bronşit, zatürre, larenjit, astım alevlenmeleri gibi daha ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da yol açabilir.” dedi.

HMPV’nin diğer solunum yolu virüslerinden farkına değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu şunları söyledi:

“Virüs, Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ile genetik olarak yakından ilişkilidir ve her iki virüs de bronşiolit ve zatürre gibi ciddi durumlara yol açar. Moleküler tanı testlerinin daha yaygın kullanımı, HMPV’nin üst ve alt solunum yolu enfeksiyonunun önemli bir nedeni olarak tanımlanması farkındalığını artırmıştır.”

COVID-19 sonrası solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşandı…

COVID-19 pandemisi sonrasında solunum yolu ile bulaşan virüs enfeksiyonlarında bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ancak bu artışın pandemi ile doğrudan ilintili olmayıp, kişiden kişiye bulaşmayı önleyen maske, mesafe, kişisel hijyen gibi önlemlerin gevşetilmesiyle ilişkili olduğu düşünülmektedir.” açıklamasını yaptı.

HMPV için spesifik bir tedavi bulunmuyor

HMPV tanısının genellikle klinik belirtiler ve laboratuvar testleri ile konduğunu aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Solunum yolu patojenlerinin belirlenmesi için örnekler toplanır ve  HMPV enfeksiyonu genellikle nükleik asit amplifikasyon testi (NAAT) ile viral genomun doğrudan tespiti veya immünofloresan ya da enzim immünoassay kullanılarak solunum salgılarında viral antijenlerin tespitiyle doğrulanır.” dedi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu ayrıca, tedavinin belirtilere yönelik ve destekleyici olduğunu, şu anda HMPV için spesifik bir antiviral tedavi veya aşı bulunmadığını söyledi.

Bağışıklığı zayıf kişiler dikkatli olmalı!

HMPV’nin de diğer solunum yolu enfeksiyonları gibi damlacık yoluyla bulaştığını hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “HMPV özellikle kalabalık ortamlarda hızla yayılır. HMPV enfeksiyonu riskini azaltmak için el hijyenine dikkat edilmesi, hasta bireylerden uzak durulması ve kapalı alanların düzenli olarak havalandırılması önemlidir.” dedi.

Bağışıklığı zayıf bireylerin, hastalığın erken belirtilerini fark ettiğinde muhakkak doktora başvurmaları gerektiğine vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:

“HMPV ve diğer solunum yolu virüslerinin yayılmasını önlemek için eller sık sık sabun ve suyla en az 20 saniye yıkanmalı. Yıkanmamış ellerle gözlere, buruna veya ağza dokunulmamalı. Hasta olan kişilerle yakın temastan kaçınılmalı. Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalı. Hasta olan kişi evde kalmalı. Kapı kolları, oyuncaklar gibi kontamine yüzeyler temizlenmeli. Ayrıca kalabalık veya havalandırması yetersiz alanlarda maske takılmalı ve risk grubundaki kişilere uzman tavsiyelerine göre önerilen aşılar yaptırılmalı.”

Kerem Ilgar “Ben Sadece Kuşları Severim”

 Kerem Ilgar, Düşbaz Kitaplar’dan çıkan yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim’de saf kötülüğün çarpıcı hikâyesini son derece sert ve gerçekçi bir anlatımla kaleme alıyor.

Karanlık ve içsel bir yolculuğun kapılarını aralayan bu sarsıcı roman, başkarakterin acımasız dürüstlüğüyle okurları, insanın içindeki şeytanla yüzleşmeye davet ediyor. Adalet, kötülük, suç, ceza gibi yaşama ve insana dair temel kavramları odağına alan Ben Sadece Kuşları Severim’in sonunda ise okurları bir sır bekliyor.

Ayrıntı Yayınları’nın edebiyatta yeni yollar keşfetme heyecanı ve arzusuyla yola çıkan markası Düşbaz Kitaplar, Kerem Ilgar’ın yeni romanı Ben Sadece Kuşları Severim’i okurlarla buluşturdu.