Yazılar

Destek konserleri devam ediyor

Destek konserleri devam ediyor

Yaşanılan zor günleri aşabilme umuduyla müziğin birleştirici ve iyileştirici gücünü önemseyen kurum, Mart ayındaki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası konseri ve Borusan Müzik Evi’nde gerçekleşecek tüm konserlerinin gelirini, afet bölgesindeki ihtiyaçlar doğrultusunda bağışlayacak.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın 2 Mart Perşembe günü saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde vereceği konserde, incelikle seçilmiş eserlerden oluşan bir program izleyiciyle buluşuyor.

İlyas Yalçıntaş, İstanbul’daki hayranları ile buluşacak

İlyas Yalçıntaş, İstanbul’daki hayranları ile buluşacak

Türk pop müziğinin sevilen seslerinden İlyas Yalçıntaş, mart ayında sevenleriyle buluşuyor.

2015 yılında ilk single çalışması “İncir”, ikinci single çalışması “Olmazsa Olmazımsın” ve ilk albümü “Aşk Adam Seçiyor” ile geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Yalçıntaş, 3 Mart’ta İstanbul Mask Beach’de ve 21 Mart Salı günü ise İstanbul Dorock XL Venue’de sahne alacak.

İlyas Yalçıntaş’ın performanslarının biletleri Biletinial üzerinden satışa sunuldu.

Ayşe Betil “Mixing Identities”

Ayşe Betil “Mixing Identities”

Türk ressamlar Anadolu’nun kültürünü dünyaya taşımaya devam ediyor. Son olarak Ressam Ayşe Betil, Urfa’da emekçi bir kadını resmettiği yağlı boya tablosuyla 3 -21 Mart tarihlerinde Venedik’te gerçekleştirilecek Canvas International Art Fair 2023’te “Mixing Identities” isimli sergide sanatseverlerle buluşacak.

Ressam eserde, Urfa’da yaşayan bir kadını konu ediyor ve kıyafetten aksesuarlara, arka plandan kullandığı renklere kadar Anadolu topraklarının yöresel kimliğini yansıtıyor.

Yılın en büyük partisi “Thomas Karnavalı”

Yılın en büyük partisi “Thomas Karnavalı”

Thomas Carnival – 23 Nisan Pazar – 30 Nisan Pazar

Thomas Karnavalı, St. Thomas Adası’ndaki yılın en büyük partisidir.

Etkinlik, St. Thomas’ın benzersiz geleneklerinin ve tarihinin müzik, eğlence ve şenliklerle tipik Karayip tarzında büyük bir kutlaması ve herkesin zevk alacağı geleneksel mutfak lezzetleriyle birleşiyor.

FeteBookit.com sorunsuz bir şekilde tatmin edici ve eğlenceli bir deneyim yaşamanızı sağlayacaktır.

Louise Erdrich “Gece Bekçisi”

Louise Erdrich “Gece Bekçisi”

Louise Erdrich’in 2021 Pulitzer Kurgu Ödülü’ne layık görülen romanı Gece Bekçisi, Kafka Kitap logosuyla edebiyatseverlerle buluştu!

Kendisi de Kaplumbağa Dağı Chippewa Grubu’nun Kızılderilileri üyesi olan Erdrich, Gece Bekçisi’nde büyükbabasının olağanüstü yaşamına dayanan benzersiz bir hikâye anlatıyor. Gece Bekçisi, idealler uğruna verilen mücadelelerin fark yaratabileceğini gözler önüne seren, titizlikle araştırılıp kaleme alınmış, karanlık bir mizahla bezenip okuruna ilham aşılayan bir roman…

Kafka Kitap logosuyla raflarda yerini alan Louise Erdrich imzalı Gece Bekçisi’ni İngilizce aslından dilimize Püren Özgören çevirdi.

Karayipler’in en renkli karnavalı “Jamaika Karnavalı”

Karayipler’in en renkli karnavalı “Jamaika Karnavalı”

(Jamaica Carnival) 12 Nisan –18 Nisan 2023

Karayipler’deki doğal güzelliğinin yanı sıra karnavalları ile de çok ünlü. Jamaika Karnavalı yerel halk tarafından çok önem verilen bir etkinliktir.

Pek çok ziyaretçi, güzel kostümler, danslar ve büyük bir maskeli balo ile sonuçlanan bir etkinliğin parçası olarak kültür ve özgürlüğü serbest bıraktıkları ve kutladıkları şenliklerin bir parçası olmak için Jamaika’ya gider.

Jamaika Karnavalı, Karayipler’de bulunabilecek en büyük partilerden biridir ve 100.000’den fazla ziyaretçi, Jamaika’daki Karnavalı kutlamak için yerlilere katılır. Jamaika Karnavalı, adanın ruhunun otantik bir ifadesini temsil eder.

Jamaika’daki karnaval kutlamaları, Byron Lee adlı bir müzisyen sayesinde 1990’larda başladı. Byron Lee’nin grubu ‘Byron Lee and the Dragonaires’, Jamaika’da ska, calypso ve soca müziğinin profilini yükseltmesiyle tanınır. Jamaika’daki karnavalın kökleri, Yunanlılar, Romalılar ve daha sonra Avrupa’daki Roma Katolik Kilisesi tarafından benimsenen Mısır’daki eski bir pagan festivaliyle ilgilidir.

Jamaika’daki karnaval kutlamaları geleneksel olarak Paskalya’dan hemen sonra başlasa da, adanın karnaval takvimi çok daha önce tüm hızıyla devam ediyor.

Deprem sonrası güven sıkıntısı

Deprem sonrası güven sıkıntısı

IPSOS DEPREM ARAŞTIRMASI ve IPSOS 2023 BEKLENTİLER verilerinden derlenen bu haftaki bülten içeriğinde; deprem felaketinin ülkemizin geri kalan şehirlerinde yaşayan vatandaşlarda nasıl bir ilk etki yarattığı, 2023 yılına girerken ülkemizdeki bireylerin yüzde kaçı bu sene yaşadığı şehrin bir doğal felakete uğrayacağını düşündüğü, oturulan konutların depreme karşı dayanıklılığı hakkında vatandaşın ne kadar bilgi sahibi olup, olmadığı?…

Kendi yaşadığı ilde böyle bir afetin yaşanabileceği endişesi taşıyıp / taşımadığı, evinde deprem çantası olan hanelerin oranı?… Bu kadar geniş bir bölgeyi kapsayan bu depremde; diğer illerde yaşayan bireylerin yüzde kaçının depremin etkilediği bu bölgede yaşayan akraba ya da  arkadaşının olup olmadığı, depremlerin ardından başlayan arama-kurtarma-destek çalışmalarının ilk 24 saat ve genel olarak performansını nasıl değerlendirdiği, hangi kurum ve kuruluşları ne kadar başarılı bulduğu?… Bireylerin, depremlerden sonra bölgelere yönelik yardım kampanyalarına katılım gösterebildi mi, nasıl destekledi? Hangi resmi kurum, sivil toplum kuruluşları vasıtası ile nakdi yada ayni yardımda bulunulduğuna dair başlıklarda bireylerin ifade, tutum ve davranışlarına yer verilmiştir.Deprem sonrası güven sıkıntısı

ÜLKEMİZ NE YAZIK Kİ DEPREM KUŞAKLARI ÜZERİNDE BULUNAN BİR COĞRAFYADA BULUNMAKTADIR. Deprem kuşakları üzerinde bulunan bir coğrafyada bulunmaktadır. Geçmişten günümüze kadar da pek çok deprem sonrası; yaşadıklarımız sonrasında insanlar can ve mal kaybına uğramıştır. Vatandaşlar; “Ülkemde büyük bir şehri doğal bir afet vuracak”  ifadesi konusunda ne düşündüğünüzü belirtir misiniz? Sorusunu şöyle yanıtladı;  2023 senesine girerken Türkiye’deki her 3 bireyden 2’si ülkemizde büyük bir doğal afet olacağını düşünüyordu.

Yaşanan deprem sonrasında ise depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin %43’ü böyle bir afetin kendi ilinde yaşanmasının çok büyük ihtimal olduğunu, %42’si de böyle bir ihtimalin olduğunu düşünüyor. Toplamda bireylerin %85’i kendi ilinde böyle bir afetin yaşanabileceği endişesini taşıyor. Deprem sonrası güven sıkıntısı

 TÜRKİYE’DE YAŞAYAN BİREYLERİN ÇOĞUNLUĞU KENDİ İLİNDE DE BÖYLE BİR AFETİN OLACAĞINI DÜŞÜNSE DE TOPLUMUN SADECE %24 Ü kONUTUNUN DEPREME DAYANIKLI OLUP OLMADI KONUSUNDA BİR ARAŞTIRMA YAPTIRMIŞ. Diğer dikkat çekici bir husus ise bireylerin %27’si oturdukları konutun depreme dayanıklı olmadığını, %36’sı da dayanıklı olup olmadığı konusunda emin olmadığını belirtiyor.

Ipsos Türkiye

EVİNİZDE DEPREM ÇANTASI VAR MI? HAZIRLAMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ? Bugün evinde deprem çantası olan hanelerin oranı %31. Ancak bu depremden sonra evinde deprem çantası olmayan bireylerin %73’ü deprem çantası hazırlamayı düşünüyor.

Ipsos Türkiye

ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINDA EN BAŞARILI BULUNAN KURUM VE KURULUŞLAR… Depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin arama kurtarma çalışmalarında en başarılı bulduğu kurum ve kuruluşlar Madenciler, AFAD ve AHBAP.

Ipsos Türkiye

 GENİŞ ÇAPLI BÜYÜK AFETLERDE BİR ANDA ZARAR GÖREN HER BİR ALANA YARDIM ULAŞTIRMAK ZAMANLA YARIŞMAYI GEREKTİRİR… Depremin vurduğu 10 il dışında yaşayan bireylerin %51’i, arama kurtarma çalışmalarının ilk 24 saatindeki performansının başarılı olmadığını düşünüyor. Ancak tüm süreç göz önünde bulundurulduğunda her 3 kişiden 2’si arama kurtarma çalışmalarını başarılı olarak değerlendirirken her 3 kişiden 1’i ise başarılı olmadığı görüşünde.

Ipsos Türkiye

 ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARINA MADENCİLER DAMGA VURDU… Depremin vurduğu 10 İl Dışında yaşayan bireylerin, arama kurtarma çalışmalarında en başarılı bulduğu kurum ve kuruluşlar; Madenciler, AFAD ve AHBAP.  Yüz civarında ülkeden gelen arama kurtarma ekipleri, AFAD, İtfaiyeciler, gönüllüler ile birlikte çalışamaya başlayan madenciler, girilemeyecek enkaz alanlarına girmeyi başardı. Yer altında ve göçük anında çalışma tecrübesi olan madenciler, kendilerine özgü “Domuz damı” denilen tahkimat şekliyle enkazlara girip, hem kendilerinin hem de diğer kurtarma ekiplerine sağlam ve güvenli çalışma alanı yaptı. Onlarca canın kurtarılmasında varlık gösterdi.

Ipsos Türkiye

 

Ipsos Türkiye

Ipss’un Türkiye CEO’su Sidar GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:  2000’lerin üçüncü on yılı başlarken hepimiz çeşitli umutlar besliyorduk. Ancak bundan sonraki nesillerde de anlatılacak çok acı bir döneme girdiğimizi maalesef bilmiyorduk. Henüz iki ay geçmişti ki Covid-19 salgını hayatlarımızı alt üst etti. Tüm Dünya’daki alt üst oluş hala tam olarak sona ermiş değil. Bu kısa değerlendirmeyi hazırlamak için Sağlık Bakanlığı’nın ilgili web sayfasına baktığımda yaklaşık 2.5 yıl içinde 101 bin canı Covid-19 yüzünden yitirdiğimizi gördüm. İnsanın en önemli özelliklerinden biri, unutuyoruz. Yaşadığımız 6 Şubat Kahramanmaraş Depremleri o kadar korkunç bir felaket ki, bir anda yitirdiğimiz insan sayısının Covid-19 nedeni ile 2.5 yılda yitirdiklerimize yakın olmasının endişesi içindeyiz.

Ipsos Türkiye

Objektif araştırmalar, toplumda hakim düşünce ve duyguları anlamak için çok önemli çalışmalar. Ancak depremlerin vurduğu 10 şehrimizde şu dönemde çok hayati konular varken araştırma yapmayı doğru bulmadık. Deprem felaketinin ülkemizin geri kalan şehirlerinde yaşayan vatandaşlarda nasıl bir ilk etki yarattığını araştırdık. Şunu not etmek önemli; deprem ülkemizin gerçeği olduğu kadar çelişkisi de. Deprem, beklemediğimiz, farkında olmadığımız bir tehlike asla değil, ancak buna rağmen hazırlık yapmadığımız bir olay. 2023 yılına girerken ülkemizdeki her üç kişiden ikisi bu sene yaşadığı şehrin bir doğal felakete uğrayacağını düşünüyordu. Bu oran araştırmanın yapıldığı 36 ülke arasında Endonezya’dan sonra en yüksek ikinci orandı. Kahramanmaraş Depremlerinden sonra deprem bölgesi dışında yaşayan her on kişiden yaklaşık dokuzu kendi şehrinde de bir deprem yaşanması ihtimali olduğunu düşünüyor. Yani artan bir şekilde bu tehlikenin farkındayız. Ama? Ama dört kişiden üçü oturduğu konutun depreme karşı dayanıklılığını ölçmemiş. Üstelik her üç kişiden ikisi depreme dayanıklı bir konutta yaşadığından emin olmadığı halde, On kişiden yedisinin deprem çantası olmaması bir yana, bu gruptaki dört kişiden biri bundan sonra da bir deprem çantası hazırlamayı düşünmüyor bile.

Bu insanlar deprem bölgesinde değiller, evet çok yakından izlediler ama yine de tam olarak konunun ciddiyetine vakıf olmayabilirler diyebilirsiniz. Ben de durum pek öyle değil derim, çünkü kendisi deprem bölgesinde yaşamasa da her on kişiden altısının o bölgede bir yakını var, ve bu gruptakilerin yarısından fazlasının yakınları hayatlarını kaybettiler veya yaralandılar. Bahsettiğim yaman çelişki de bu. Bunun üstesinden gelmeye mecburuz.

Deprem sonrasındaki gelişmeleri uzaktan takip eden kitle içinde ilk 24 saatteki arama-kurtarma-destek çalışmalarının performansından memnun olmayanların oranı daha yüksek. Öte yandan bu kitlenin izlenimleri ilerleyen günlerde bu çalışmaların daha başarılı yürütüldüğü yönünde. En başarılı bulunan kurum-kuruluşlar madenciler, AFAD ve AHBAP ekipleri. Araştırmamızı yaptığımız dönem 14-16 Şubat günleri, o günler itibarı ile en başarısız bulunan kurum ise hükümet.
Toplumun deprem bölgesi ile dayanışma-yardım kampanyalarına nasıl bir büyük bir katılım gösterdiğini çevremizden gördük. Araştırmamız da bunu doğruluyor, her on kişiden dokuzu bu kampanyalarda yer almış. Nakdi yardımda bulunanların önde gelen tercihleri AFAD ve AHBAP olmuş. Ayni yardımlarda ise belediyeler öne çıkıyor.

Mucize kurtuluşlar uzun zaman devam etti. Gerek ülkemizin gerekse Dünyanın dört bir köşesinden yardıma koşan diğer ülke ekipleri gece-gündüz demeden çalıştılar. Yardım kampanyalarına katılan her yüz kişiden dördü bizzat bölgeye giderek arama-kurtarma-destek çalışmalarında bulunmuşlar. Ancak ben bu değerlendirme için çalışırken artık enkaz kaldırma çalışmaları başlamış halde. Bir yandan da geçici barınma için çadır kentler, konteyner kentler için çalışmalar sürüyor. Aldığımız büyük yara kanamaya devam ediyor, daha çok uzun yıllar bu yaradan kan sızacak. Diğer illerde yaşayan her üç kişiden ikisi önümüzdeki aylarda bölgede hayatın yeniden kurulması için para yardımı yaparak veya çalışmalara katılarak katkı vermek istiyor.

Bu olağanüstü değerli bir dayanışma refleksi. Bu refleksin yanına şu yaman çelişkimizden kurtulmayı da eklesek? Hangi şehirde yaşıyor olursak olalım, bireyler ve kurumlar olarak bulunduğumuz yerde binalarımızı depreme hazırlıklı hale getirelim. Deprem felaketi ile mücadelede en önemli tepkimiz bu olmalı. Tekrar edeyim, buna mecburuz, bu bizim gelecek nesillere borcumuz.

 “Anılarda” ile geliyor

 “Anılarda” ile geliyor

Ahmet Tiryakioğlu, Mine Çayıroğlu ve Gözde Öney ile yaptığı ortak yapımlardan sonra bu sefer de karşımıza Deniz Arcak ile beraber çıkıyor.

Ahmet Tiryakioğlu’nun bestelediği, Deniz Arcak’ın sımsıcacık sesiyle hayat verdiği şarkıya; bas gitarda Erkan Oğur’un fusion grubu Telvin’den tanıdığımız İlkin Deniz, tuşlu çalgılarda ise yerli ve yabancı sayısız prodüksiyonda ismine rastladığımız Can Çankaya eşlik ediyor. Gitar kayıtları ve davul programlamaları yine Ahmet Tiryakioğlu tarafından tamamlanmış.

“Anılarda” Single albümü, şarkının orijinal versiyonunun yanında, enstrümantal ve alternatif versiyonlarıyla toplamda 3 şarkı olarak sunuluyor.

Mix’leri Ertan Keser (Orijinal ve Enstrümantal versiyon) ve Ahmet Tiryakioğlu (Alternatif Versiyon), Mastering’leri Erdem Helvacıoğlu tarafından tamamlanan “Anılarda”, 10 Şubat 2023 itibariyle tüm dijital platformlarda, yayında!

Çift süspansiyon sistemine sahip ilk scooter

Çift süspansiyon sistemine sahip ilk scooter

Xiaomi’nin çift süspansiyon sistemine sahip ilk scooter’ı olan Xiaomi Elektrikli Scooter 4 Ultra, zorlu arazilerde bile inanılmaz derecede yumuşak ve güvenli bir sürüş sunuyor.

Gelişmiş çift süspansiyon sistemi ile şasi yüksekliğinin artırılması sayesinde sürücüler, engebeli yüzeylerde seyahat ederken bile daha iyi görüş ve denge elde ediyor. Lastik patlaması riskini azaltmak için Xiaomi Elektrikli Scooter 4 Ultra, sürücülerin güvenliğini sağlayan ve kullanıcıların sürüş deneyimini geliştiren daha büyük delinmez ve sızmayı engelleyen 10 inç Xiaomi DuraGel lastiklerle donatıldı.

Xiaomi Elektrikli Scooter 4 Ultra, saatte 25 km11 hıza ulaşmasını ve %25’e kadar eğimli yokuşları kolaylıkla tırmanabilmesini sağlayan etkileyici, üst düzey özellikleriyle öne çıkıyor.

Hyundai i10 modeli makyajlandı

Hyundai i10 modeli makyajlandı

Yeni i10, makyaj operasyonundan sonra hem içeride hem de dışarıda bir kaç tasarım güncellemesine tabi tutuldu.

Hyundai i10 modeli makyajlandı

Artık daha sportif bir duruş sergileyen Hyundai i10, alçak tavanı ve uzun dingil mesafesi sayesinde daha cesur bir izlemim uyandırıyor. Hyundai, bazı pazarların satış stratejisine göre N Line versiyonunu da sunuyor. Hyundai i10 N Line, daha fazla sportiflik isteyen müşteriler için farklı bir alternatif olarak dikkat çekiyor. İkisi yeni toplam dokuz gövde rengiyle satışa sunulacak olan i10, inci kaplamalı parlak ve açık gri “Lumen Grey” ve mavi-mor karışımı “Meta Blue” gibi özel renklerle dikkat çekecek.

Hyundai i10 modeli makyajlandı

Otomobilin ön kısmındaki farlar ve gündüz sürüş lambaları yenilendi. Ayrıca, daha farklı bir ızgaraya kavuşan i10, arkada da yeni bir LED stoplarla geliyor. Bu arka LED kombine farlar, yatay bagaj kapağı çizgisinde bir “H” simgesi oluşturuyor.

Hyundai i10 modeli makyajlandı

Avrupa’nın en popüler şehir otomobillerinden biri olarak beğeniyle karşılanan i10, standart 4,2 inç LCD gösterge, önde ve arkada USB tip-C bağlantılar, 4G ağına dayalı ikinci nesil eCall ve pazarlara bağlı olarak Over The Air (OTA) harita güncellemeleriyle dikkat çekiyor.

Hyundai i10 modeli makyajlandı

Hyundai i10, 8 inç multimedya ekranı, Sesli Video Navigasyon (AVN), kablosuz Apple CarPlay, Android Auto, kablosuz şarj cihazı ve en son Bluelink telematik güncellemesi ile üst segmentteki otomobilleri aratmamış oluyor. Daha fazla güvenlik için Hyundai Smart Sense donanımlarını da standart olarak sunuyor. Önden Çarpışma Önleme Asistanı (FCA) da bisikletçileri içerecek şekilde genişletilmiş. FCA, ön trafikteki olası kazaları tespit etmeye ve bunlardan kaçınmaya yardımcı oluyor. Şerit Takip Asistanı (LFA) ise, aracın mevcut şeritte kalmasına yardımcı olmak için direksiyon kontrolünü kullanıyor. Arka Yolcu Uyarısı (ROA) da arka koltuktaki herhangi birinin veya herhangi bir şeyin araçta unutulmasını önlemek için yolculuk sırasında arka kapının açılıp açılmadığını gösterge panelindeki bir mesajla sürücüye hatırlatıyor.

Hyundai i10 modeli makyajlandı

A segmentinde belirleyici özelliklere sahip olan model, elektrikli katlanır aynalarla donatılmış. Selefiyle aynı şekilde koltuklar açıkken 252 litre, koltuklar katlıyken de 1.050 litre bagaj kapasitesi sunan i10, iki kademeli bagaj paneli, tek elle arka koltuk katlama ve arka görüş kamerası da sunuyor. Yeni i10’un üretimi, Nisan ayında Hyundai’nin İzmit’teki fabrikasında başlayacak.