Hayata İmza Atan Kadınlar Ödülleriyle Buluştu

Hayata İmza Atan Kadınlar Ödülleriyle Buluştu

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Elele AVON Kadın Ödülleri’nde duruşuyla ve başarılı çalışmalarıyla yılın ses getiren kadınları belirlendi. Ödül alan isimler arasında Sıla, Gonca Vuslateri, Azra Kohen, Gülden Aydın ve Dilek Livaneli gibi kendi alanlarında fark yaratan, başarılı kadınlar yer aldı.

Güzelliğe değer katan AVON ile Türkiye’nin en köklü kadın dergisi Elele dergisi işbirliğiyle dördüncüsüne imza atılan Elele AVON Kadın Ödülleri Fairmont Quasar İstanbul Otel’de gerçekleşen görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Türkiye’nin en başarılı kadınlarının ödüllendirildiği gelenekselleşen organizasyonda ödül alan isimler halk oylaması ve jüri değerlendirmesi sonucunda belirlendi.

Son ana kadar heyecanın dorukta olduğu törenin sunuculuğunu bu yıl da deneyimli gazeteci Mirgün Cabas üstlendi. Dokuz kategoride verilen ödüllerde Yılın Oyuncusu Gonca Vuslateri, Yılın Şarkıcısı Sıla, Yılın Gazetecisi Gülden Aydın ve Yılın Yazarı Azra Kohen oldu. Güzel Sanatlar dalında Nehir Özzengin, Sosyal Sorumluluk kategorisinde Dilek Livaneli ödüle layık görülürken yılın bilim kadını Prof. Dr. Oya Başak, Yılın Sporcusu Zeliha Ağrıs, Yılın Girişimcisi Aslı Elif Tanuğur oldu.

Elele AVON Kadın Ödülleri’nde yıl boyunca gösterdiği performans ve çalışmalarıyla kadınlara ilham kaynağı olan AVON temsilcileri de ödüllendiriliyor. Yıl boyunca gösterdiği üstün başarıları dolayısıyla Yılın AVON Kadını 25 yıldır Avon Temsilciliği yapan Hülya Vardar olurken, AVON’un “meme kanseri ile mücadele ürünleri” satışındaki başarılarıyla AVON Pembe Melek’i geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Arife Nurhan Musellim oldu.

FARUK SABANCI GLOBAL YAPIM ŞİRKETİ HEAVEN İLE ANLAŞTI

 

FARUK SABANCI GLOBAL YAPIM ŞİRKETİ HEAVEN İLE ANLAŞTI

YENİ SİNGLE’ININ GLOBAL DAĞITIM SÖZLEŞMESİNİ ATİNA’DA İMZALADI

Ünü Türkiye sınırlarını aşan, yurt dışında binlerce kişiye verdiği konserle adından sıkça söz ettiren Dj Faruk Sabancı bir kaç gün önce gittiği Atina’da 2018 yılının yaz aylarında çıkaracağı yeni single’ı için global müzik şirketi Heaven ile anlaştı.

Daha önce ‘Spinnin’Records, Sony ve Armada Music gibi şirketlerle çalışarak Avrupa ve dünyada hatırı satılır başarılara imza atan Sabancı, 2018 yılı yaz aylarında çıkaracağı yeni single’ı için ”Heaven’la sözleşme imzaladı. 2017 yılında “Lost On You” şarkısıyla büyük çıkış yakalayan LP’den sonra 2018 yılında Faruk Sabancı ile anlaşan şirket yetkilileri, Faruk Sabancı’nın kısa sürede global müzik listelerini kasıp kavuracak projelere imza atacağını dile getirdikten sonra parçanın bir an önce müzikseverlerle buluşması için düğmeye bastılar.

Öte yandan bütün dünyada eş zamanlı olarak piyasaya çıkacak olan yeni single’ında müzikseverlere çok özel bir de sürpriz hazırlayan Faruk Sabancı, dünyaca ünlü tanınmış bir isimle düet yapacağının müjdesini verdi. Büyük ses getirecek bu ismi şimdilik sır gibi saklayan Faruk Sabancı, atılan imzaların ardından kısa bir Atina turu yapmayı da ihmal etmedi.

Armaggan’la sanatsal hediyeleşme  

Armaggan’la sanatsal hediyeleşme

Türkiye’nin kültürel mirasını lüks ürünlerle günümüze taşıyan Armaggan, özgün tasarımlarla geleneksel teknikleri ustalıkla birleştirerek, el işçiliği ile üretilen seçkin koleksiyonlarını “2018’e Merhaba” kokteyli ile zevk sahibi konuklarının beğenisine sundu.

Türkçe’de hediye anlamına gelen “Armağan” sözcüğünden esinlenerek ortaya çıkan lüks tasarım markası Atmagan’ın Nişantaşı’ndaki Showroom’unda gerçekleşen kokteyle iş, sanat ve cemiyet dünyasının önde gelen isimleri katıldı.  Şık ikramlar eşliğinde gerçekleşen davette konuklar, “hediye vermenin bir sanat olduğuna inanan” vizyonu ile Armaggan atölyelerinde sınırlı sayıda üretilen ve nesilden nesile aktarılabilecek benzersiz koleksiyonlarından seçkileri yakından inceleme fırsatı buldular. Mücevher, sanatsal obje, doğal boya tekstil, eşarp, deri ve ev tekstil ürünlerinden oluşan Armaggan koleksiyonları konuklar tarafından beğeni ile karşılandı.

‘Lethe’ RENKLERDEN UNUTULMUŞLUKLARA….

RENKLERDEN UNUTULMUŞLUKLARA….

 “Lethe!

Güçlü unutkanlığın, sonsuz mutluluğun tatlı suyundan ver bana. Kana kana içmek için. Acılarımdan, beni yakan anılarımdan kurtar. İçimi temizle. Bana sonluluğu değil sonsuzluğu bağışla.

Tercih hakkım yok biliyorum kötü anılarımla birlikte iyi anılarımda gidecek. Hayatımı sorgulayıp, içsel yolculuğuma çıkmaya hazırım.

Senin suyundan içmeye korkmuyorum. Bu sahte dünyada yaşamaktansa sende kendimi unutayım. Boğulmaktan korkarak insanlığımdan olmayacağım. Sonsuzluğun sahtesinden değil  gerçek sonsuzluğa doğru yol alacağım.

 

Beni öyle yarat ki  unuttuğumu fark etmeyecek kadar unutayım, sadece belleğimdekiler değil gönlümdekilerde silinsin ve ben bir daha unutmayı özlemeyeyim. Lethe, beni al sularına, beni sar güçlü kollarınla…”

 

Sanatçı Nilüfer Adam, “ LETHE/UNUTUŞ ” başlıklı sergisinde sanki bu hikayenin tüm sahnelerini bize tek tek anlatır gibi kendi yarattığı tekniği ile okunmuş magazin ve yaşam dergilerinin sayfalarından kolaj ve akrilik boya  ile resmediyor. Bu resmediş, bugünü anlamamız için, insanı anlamamız için hatta geçip gideni hayatı sorgulamamız için bir uyarı. Dikkatle ve incelikle sıcak ve güzel bir dille konuşuyor sanatçı…

Açılış sırasında Nilüfer Adam ; Yıllar geçer, insan hem kendisi hem başkaları ile kısa ya da uzun bir hayat yaşar. Her birimiz farklı koşullarda, farklı yetilerde, farklı durumlarda, farklı duygularda ve farklı bilinçlerle geçer gideriz bu dünyadan ve derler ki her birimizin ardından;…

 

‘’ İster acıları ister sevinçleri bol olsun, sadece ölümsüzlüğe, sonsuzluğa kapalıdır hayat!.. ‘’ demiştir..

Sanatçı Nilüfer Adam, Antik çağ Yunan felsefesine ilgi göstermekte…Sergide yer alan resimlere yukarıda anlatılan hikaye eşlik ediyor. 06 Ocak 2018 tarihinde Pusula Sanat Evinde açılan sergi de 23 adet  eser 25 Ocak 2018 tarihine kadar sanatseverler ile buluşmaya devam edecek..

 

“Bu sergide yer alan resimler, hepimizin ortak duyarlılığı ve karşılaştığımız  söylencelere dairdir.

DenizBank’tan kültür sanatı destek

DenizBank kültür sanatı destek

GaleriDeniz Gl’onze Sergisi ile sanatseverlere merhaba dedi

Toplumun kültür ve sanat hayatını desteklemeyi sosyal sorumluluk olarak gören DenizBank, bünyesinde bulunan ve bugüne dek sadece kendi koleksiyonlarını sergilediği GaleriDeniz’în misafir sanatçılara açılışını; iş, kültür – sanat, spor ve medya dünyasından pek çok ismin katıldığı özel bir davetle gerçekleştirdi.

Açılışa özel olarak, Ayşen Savcı’nın ve Ayşın İşeri Atölyesi sanatçılarının imzasını taşıyan eserlerden oluşan ve GaleriDeniz’in de ilk konuk ağırladığı sergisi olan Gl’onze’da, cam ve bronz sanatının en güzel örnekleri izleyicilerin beğenisine sunuldu.  

Türkiye’nin kültür sanat yaşamına katkı sunmak hedefiyle kurulduğu günden bu yana ‘Sanata Evet’ diyen DenizBank bu alana desteğini sürdürüyor. Bünyesinde 2004 yılında kurduğu DenizKültür ile pek çok değerli çalışmayı hayata geçiren banka, faaliyetlerine yeni bir açılım getirerek, Genel Müdürlük binası Deniz Kule çatısı altında bulunan GaleriDeniz’de, kendi koleksiyonlarından sonra ilk kez Gl’onze sergisiyle sanatçı ve sanatseverleri konuk etti.

Ahu Ayşenaz Çağdaş “Kasım ayında büyüklerden geri kalmadım”

Ahu Ayşenaz Çağdaş/Children’s Gourmet

Kasım ayında büyüklerden geri kalmadım…

Kimlerle tanıştım kimlerle…  Hepsini anlatacağım.

 Brandweek;

Aylar öncesinden duyurusu yapılan  Brandweek’e ben de katıldım. Annem hep katıdığı için Brandweek hakkında ciddi anlamda ile bilgi sahibiyim.  Bu yıl ilk kez ben de katıldım.  “ Adıma hazırlanan” giriş kartıda verdiler. Bana; büyüklere davrandıkları gibi nezaketle hatta daha bile güleryüzle davrandılar.

Daha kapıda ünlü ve başarılı işletmeci İzzet Çapa ile tanıştım. Kratvizitimi verdim. İletişim bilgilerimizi karşılıklı paylaştık. Ülkemizin ilk ve tek çocuk gurme yazarı olduğumu öğrenince benimle çok ilgilendi. Bu tanışmanın uğurlu gelmesini başarılı olmamı diledi.

Buraya katılmaktaki amacım oyuncu arkadaşım; Murat Cemcir ve Ahmet Kural’ı dinlemekti. Yapı Kredi bankası için hazırlanan reklam filmi ile ilgili konuşmacı olarak konferansa katılacaklarından haberdar olunca çok mutlu oldum. Değerli oyuncularla Yapı Kredi standında buluştum. Sonra reklam filminin oluşum hikayesini dinledim. Reklam çekim süreçlerini dev ekrandan izlerken, bu kısacık reklam filminin nasıl detaylı çalışmalarla hazırlandığını öğrenmiş oldum.

Fuayede İnsani Gelişme Vakfı Başkanı (İNGEV)  Vural Çakır ile tanıştım. Vakıf geçen yıl Suriyeli çocuklar resim sergisi ile mülteci çocukları İsmail Acar ile buluşturmuş, ve Sapience kitabının yazarını ülkemize getirmiş.  Birde Sabancı Üniversitesinden Prof. Fuat Keyman ile tanışma imkanı buldum. Vural Çakır ve Fuat Keyman ile kartvizit alış verişinde bulundum. Vural bey kartımı alınca çok keyiflendi. Başarılar diledi. Beni ilgi ile dinlediler ve karşıladılar.

Yazar Eda Albayrak;

Okulumuz bize güzel bir sürpriz yaptı.  Kitaplarını okuduğum bir yazarı Bilfen Koleji’nde misafir etti. “Bidigago” kitaplarının yazarı Eda Albayrak Bilfen Koleji Çamlıca kampüsü öğrencileriyle buluştu. Yazarı; yaptığı sunum sırasında aynı salonda dinleme, tanıma imkanımız oldu. Merak ettiğimiz soruları sorma fırsatını da yakaladım. Çok sevdiğim okulum Bilfen Koleji’nin bu tür sürprizleri çok keyifli… Çok sevdiğim okuluma, müdürüme ve öğretmenlerime sürprizleri için teşekkür ederim.

Butterfly Chocolate;

Daha çok yazacak şey var ama artık sığmıyor. Asıl konuma geçmeliyim. Akmerkez’de Butterfly Chocolate’ı ziyaret ettim. Annemin alışveriş öncesi bana “uslu dur lütfen” ikramı gibi bir şey oldu. Nefis çilekli tartları ve cheezcakeleri var. Organik ürünler kullanarak hazırlanıyormuş. Tadı güzeldi. Sevdim. Çilekler çok yumuşak haşlanmış gibi değildi. Taze yediğim çilek gibiydi.  Sunumlarını da beğendim. Kelebek detaylı minicik bir gümüş tepside Ginger breadman de ikram ettiler. Porselen minik bir kova içinde bal da ikram ettiler. Ginger breadmenleri birer birer bala batırıp yedim. Çok keyifliydi.  Bir kere minik olması kurabiyeyi bitire bilmeme imkan verdi. Yanında bal olması lezzetini arttırdı. Bana güler yüzlü davranıldı. Çocuklara iyi davranan mekanları yazmaya devam edeceğim.

Akmerkez, Vakko Patisserie Kasım ayı içinde uğradığım mekanlardan biri. Orada da çocuklara çok güzel davranıyorlar. Sıcak çikolata getiriyorlar. Pastaları en mini boylardan normal porsiyonlara kadar çeşitli. Pembeler kırmızılar çikolataları biz çocukları ödüllendirmek için anne babalara önerilir. Ayrıca çıkışta bir ikram tabağında şeker var. Çocuklara sen istediğin kadar alabilirsin diyorlar.

Herkes yeni yıldan beklentisi var. Benimde öyle.

Yeni yıldan dileğim minik bir yavru kedi ve köpeğimin olması… Sizinkini de merak ediyorum. Email adresimden bana ulaşın. Mutlu yıllar.

 

ALİŞİR ŞAHİN /Bodrum “Bodrum kışında çok güzel”

ALİŞİR ŞAHİN /Bodrum “Bodrum kışında çok güzel”

Biz Bodrum’ yaz kış keyfini çıkaran şanslı insanlardanız. Yazın ayrı bir keyif ama kışında Bodrum daha relax…  Bu sakinlik bu dinginlik yazın yaşanan kalabalıktan sonra bana çok iyi geliyor.   Bu ay Bodrum en güzel restoranlarından birini sizinle paylaşacağım.

The Club Restaurant ve Bar; Dünya mutfağı, yöresel, uzak doğu, İtalyan ve Osmanlı mutfağı olmak üzere herkese hitap eden lezzetler servis edildiği bir restoran…

Menü çok seçenekli ve zengin… Sushi menüsü de çok renkli. Hepsini tatmak size o şekilde anlatmak isterdim ama bu nerdeyse imkânsız.  Bende şefin tavsiyelerine uyup favori birkaç yemek test ettikten sonra, kendim de merak ettiğim birkaç lezzeti tattım. Sushi menüsünden sashimiler , nigiriler , makimono,roller , Karides tempura , ahtapot köfte , tam yum kung çorbası , noodle ,phat thai , ihai beef  hepsini tadım. Sunum bir harika, sushiler bir harika. Kendimi zor durdurdum. Bodrum’da Uzakdoğu mutfağı seçenekleri fazla yok ama arkadaşlarınızla gideceğiniz farklı bir lezzet durağı.

İsmini çok duyduğumuz ama birçoğumuzun tatmadığı Pekin Ördeğini burada tadın derim.  Ve yeni lezzetlere açık olun. Yeniliklere açık olun derim. Yurtdışına çıkınca Türk restoranı arayan insanlardan hiç olmadım. Yeni lezzetler her zaman açığım. Tekrar konumuza dönersek, sıra neye mi geldi?  Tabi ki tatlılara…   Tatlısız final olmaz.  Size tavsiyem, crem brulle , panacotta , sıcak profiterol , tiramisu muhteşem dörtlü.  Hafif tatlılar tabiî ki.  Bu kadar başarılı lezzetleri yöneten mutfak şefi İbrahim Sarpkaya ve mutfak ekibinde Thai şefi Thong Sook Stimanta, servis müdürü Selçuk Bey ve ekibi olmak üzere hepsini kutlamadan edemeyeceğim.

Not: Restoran haftanın 6 günü açık. Canlı müzik eşliğinde şömine başında şarap yudumlamak isterseniz Cuma günü tavsiye ederim. Çünkü Sinan Erkoç ve piyanoda Cengiz Baltepe müthiş ikiliyi dinleyebilirsiniz. Hafta sonu yorgunluğunuzu burada atabilirsiniz.

 

 

Dünyanın En Favori Şehirleri Hangileri?

Dünyanın En Favori Şehirleri Hangileri?

Dünyadaki en favori şehirlerin belirlendiği Ipsos Top Cities Endeksinin 2017 sonuçları açıklandı. Buna göre New York, en favori şehir olarak değerlendiriliyor. New York bu skoru Araştırmanın başladığı 2013 yılından bu yana koruyor. Avrupa Birliği ülkelerinden vatandaşların değerlendirmelerine göre ise Avrupa’nın en favori şehri Londra…

Ipsos tarafından 26 ülkeyi kapsayan online araştırma ile her yıl dünyanın en favori şehirleri belirleniyor. Araştırma kapsamında katılımcılardan, önceden belirlenen 60 şehri; yaşamak, iş yapmak/çalışmak ve ziyaret etmek kriterleri altında değerlendirmeleri isteniyor. Ve çıkan sonuçlarla Ipsos Top Cities Endeksi oluşturuluyor.

New York ve Londra’nın dışında, araştırmadan çıkan bir diğer çarpıcı sonuç ise Abu Dabi’nin Londra ve Paris’i geride bırakarak ikinci sıraya yükselmesi… Tokyo ise 2013’te yedinci sırada iken bu yıl en favori beş şehir arasına girmeyi başarıyor.

 

En favori 5 şehrin kendine özgü güçlü yönleri var. New York ve Abu Dabi iş hayatı için bir favori olarak görülürken, Paris ise en çok turistik olarak tercih edilen bir şehir olarak değerlendiriliyor. Londra ve Tokyo ise araştırma kapsamında sorgulanan üç kriterde birbirine yakın sonuçlar veriyor.

New York, Abu Dabi, Londra, Paris ve Tokyo’dan sonra en favori 10 şehir listesi şöyle sıralanıyor: Zürih, Sidney, Roma, Amsterdam ve Los Angeles. Bu araştırmada en sonda yer alan üç şehir ise Lagos, Nayrobi ve Tahran.

İstanbul ise değerlendirilen 60 şehir içinde 28. sırada yer buluyor.

Kriterlere göre en favori şehirlere bakıldığında:

İş yapmak/çalışmak için; New York: araştırmaya katılanların %23’ü iş yapmak için New York’u seçiyor, %21 ile Abu Dabi bunu takip ediyor.
Ziyaret etmek için: Paris; araştırmaya katılanların %20’i Paris’i turizm için en iyi şehir olarak değerlendiriyor, bu kriter kapsamında Roma %19’la ikinci sırada geliyor.
Yaşamak için; Zürih: %17 yaşamak için bu şehri seçerken, Sidney ise %16’lık çok yakın bir skorla bu kriterde değerlendirilen en favori ikinci şehir oluyor.

Araştırma Hakkında:
– Araştırma Ipsos Online panel üzerinden, Türkiye dahil 26 ülkeden, 16 – 64 yaş arası toplam 18,557 bireyle gerçekleştirilmiştir.
– Saha tarihleri 21 Nisan – 5 Mayıs 2017’dir. Datada ağırlıklandırma uygulanmıştır.
– Katılımcılara: “bizzat gördükleriniz veya diğerlerinden duyduklarınıza göre yaşamak, ziyaret etmek ve iş yapmak/çalışmak için en favori gördüğünüz 3 şehir hangisidir?” sorusu sorulmuştur.
• Internet penetrasyonunun %60 veya daha üzerinden olduğu ülkeler için sonuçların toplam nüfusu yansıttığı genel olarak söylenebilir.

Siber Zorba Olma

Ezgi Mola’dan “Siber Zorba Olma kampanyasına büyük destek!

 Samsung Electronics Türkiye, Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliğiyle siber zorbalığa karşı “Siber Zorba Olma! #FARKINAVAR” hareketini başlattı. Ünlü oyuncu Ezgi Mola’nın destek verdiği kampanya, çocukların, gençlerin ve ailelerin siber zorbalığa karşı bilinçlendirilmesi amacıyla 1 Aralık tarihinde The Sofa Hotel’de düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Okullarda verilecek eğitimlerin yanı sıra siber zorbalığa dikkat çekmek için 13 Aralık günü Samsung Türkiye sosyal medya hesaplarını karartıp, “Siber Zorba Olma!” sloganını #FARKINAVAR hashtag’i ile paylaşarak herkesi sosyal medyadaki bu hareketin bir parçası olmaya davet ediyor.

“Birlikte İyi Gelecek” vizyonuyla hareket eden Samsung Electronics Türkiye, Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) işbirliği ile siber zorbalık konusunda çocukların, gençlerin, ailelerin ve öğretmenlerin farkındalığını artırmayı hedefleyen “Siber Zorba Olma! #FARKINAVAR hareketi ünlü oyuncu Ezgi Mola moderatörlüğünde düzenlenen bir basın toplantısıyla başladı.

Göksel Arsoy Hayatını Kaleme Aldı

 Göksel Arsoy Hayatını Kaleme Aldı
Sinema izleyicilerinin sevgilisi olarak yıllarca sanat dünyasında zirvede kalan Göksel Arsoy, yeni çıkan kitabı “Altın Çocuk”un imza günde sevenleriyle buluştu.
Remzi Kitabevi’nden “Ünlü Sinema Yıldızının Hatıraları…” tanıtımıyla çıkan kitabın imza günü Bakırköylü Sanatçılar Derneği’nde (BASAD) gerçekleşti. Etkinliğe Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu, BASAD Başkanı A.İlhan Gülek, Cihat Tamer, Arsoy’un sanatçı dostları ve sevenleri katıldı.
Çocukluğu, ailesi, ilk gençliği, sinema ve sahne hayatı, dostları, özel yaşamını kendi kalemiyle okuyucularıyla ve sevenleriyle buluşturan Arsoy, “Son yıllarda gazetelerden ve yayıncılardan kitabımı yazmak için çok teklif geldi. Onlara, benim hikayemi yazamazsınız çünkü siz beni sadece sinemadan tanıyorsunuz dedim. İki yılda tamamladığım bu kitabı yazarken, gazete küpürleri, magazin mecmuaları, fotoğraflar, film afişleri, röportajlar ve dostum İlhan Gülek ile olan sohbetlerimiz hafızamı daha da güçlendirdi. Beni seven, sayan ve unutmayanlara minnettarım.” dedi.
Kadın sinema izleyicilerinin ‘Bize Aşkı Öğreten Adam’ dediği Arsoy’un kitabında okuyucular, film yapımcılığından biniciliğe, tenis oyunculuğundan havacılık tutkusuna kadar renkli geçen bir hayatı okuyacak ve ünlü sinema yıldızını daha yakından tanıyacaklar.
Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu da Türk sinemasının önemli kilometre taşlarından olan Göksel Arsoy’un Bakırköy’de yaşadığı dönemde sinemaya atıldığını hatırlatarak,” Sinemamızın ‘Altın Çocuk’u Göksel Arsoy’un geçmişte oynadığı  filmleri hala milyonlar tarafından beğeni ile izleniyor. Türk sinemasına büyük değer katan Göksel Arsoy’u kutluyorum, hayatını ele aldığı kitabını da okumak için sabırsızlanıyorum”dedi.