Alişan nişanlandı

Ünlü sanatçı Alişan sevgilisi Buse Varol ile nişanladı.  Müzmin bekar olarak bilinen Alişan her röportajında evlilik hakkında gelen sorular olumlu yanıt verse de, evlilik konusunda çokta hızlı hareket etmedi. Kenan Doğulu, Tarkan  gibi müzmin bekarların evlenmesinin ardından Alişan’da evlilik yolunda ilk adımını attı. Kısa bir süredir arkadaşlık yaptığı Buse Varol ile şimdi Sürmeli Otel’de nişan yüzüklerini taktı. Merasim törenin ardından eline davulu alan genç sanatçı bu kez şarkılarını nişanlısı Buse Hanım için söyledi.

Hülya Botasun’la Sanat Günleri başlıyor…

 

Ressam Hülya Botasun’un büyük ilgi gören Sanat Günleri, Kadıköy yakasında da başlıyor. Moda Deniz Kulübü, dört hafta sürecek bu sanat şölenine ev sahipliği yapıyor. 28Nisan Cumartesi öğleden sonra başlayacak “Hülya Botasun’la Sanat Günleri”, plastik sanatların renkli dünyasını aralayacak.

28 Nisan- 19Mayıs tarihleri arasında kulübün özel salonunda Cumartesi’leriyapılacak Sanat Günleri, didaktik bir sanat kursu olmak yerine konuklara sanat eserlerinden haz almanın sırlarınıkeşfettirecek.

15.00-18.00 saatleri arasında gerçekleşecek Sanat Günleri’nde ilk hafta, “Plastik sanatlardan haz almak, anlamak ve eleştirmek… Bakmanın ve görmenin sırları” teması üzerinde durulacak. İkinci hafta “Güzellik algısı ve dünya sanatının şaheserleri” başlıklı, üçüncü hafta da “Modern sanatı nasıl değerlendirmeli, kavramsal sanattan ne anlamalı?” temalı. Son haftanın başlığı ise “Bienallerden müzelere, sergilerden müzayedelere sanatın bugününde bir “ufuk turu”…

Farklı kuşaklardan sanatçıların da konuk olacağı sanat günlerinde renkli söyleşiler gerçekleşirken sanatçının eşi Mehmet Yalçın’ın seçtiği Türk, Fransız ve İtalyan şarapları şarküteri ve peynirler eşliğinde yudumlanacak. Sanat Günleri’ne katılanlara kültürel temalı sürpriz armağanlar da sunulacak, finalde sertifika da verilecek.

Dileyen konuklarla, her seansın sonunda kulübün Moda Koyu manzaralı restoranında fiks menülü bir yemek yenilecek, usta şef Feyyaz Doğan’ın lezzetleri ve butik şaraplar eşliğinde sanat söyleşileri yemekte de sürecek.

20 kişilik bir kontenjanın bulunduğu Hülya Botasun’la Sanat Günleri’nekatılımın bedeli, 600 TL. Katılmak isteyenler 0212.237 01 12 – 17 ve 0545.353 96 70’den Sezgin Bolat’a rezervasyon yaptırabilecek. Sanatçının özgeçmişi ve eserleri,www.hulyabotasun.com adresinden görülebilecek.

Hülya Botasun’laSanat Günleri’ninprogramı şöyle:

1. Hafta (28 Nisan Cumartesi, 15.00 – 18.00)
Plastik sanatlardan haz almak, anlamak ve eleştirmek… Bakmanın ve görmenin, sanat eserinden tad almanın sırları… Sanat dünyasından ve eleştirmenlerden örnekler eşliğinde.

2. Hafta (5 Mayıs Cumartesi, 15.00 – 18.00)
Güzellik algısı ve dünya sanatının şaheserleri… “Güzel” dönemlere ve kültürlere göre nasıl değişir, sanata nasıl yansır? Tarihe damga vurmuş büyük eserler üzerinden güzelliğin evrimi.

3. Hafta (12 Mayıs Cumartesi, 15.00 – 18.00)
Modern sanatı nasıl değerlendirmeli, kavramsal sanattan ne anlamalı? Resimden heykele, enstalasyondan video-art’a günümüz modern sanatının ve “güncel sanat”ın dünyasında bir gezinti…
4. Hafta (19 Mayıs Cumartesi, 15.00 – 18.00)
Bienallerden müzelere, popüler sergilerden müzayedelere sanatın bugününde bir “ufuk turu”… Hayata artistik bir gözle bakmanın iş dünyasında yaratacağı açılımlar ve yaratıcı yaklaşımlar… Bir mutluluk enstrümanı olarak sanat.

İstMarina’da Murat Boz rüzgarı

Kartal sahilde denize nazır konumda, açık alan ferahlığı ile kapalı alan konforunu bir arada sunan yeni nesil alışveriş merkezi İstMarina, Türk pop müziğinin sevilen ismi Murat Boz’u ağırladı. Moda, eğlence ve lezzeti Adalar manzarası eşliğinde sunan İstMarina Alışveriş Merkezi açılış konserleri kapsamında şarkıcı Murat Boz’u ağırladı. Murat Boz’u izlemeye gelen on binlerce hayranı şarkılara coşkuyla eşlik etti.

Altın Kalpler, Louie İstanbul’da bir arada

Sosyal sorumluluk projelerinde önemli bir yeri olan Altın Kalpler Yardım Derneği’nin İcra Komitesi ve Gönüllü dostları, UKA LİFE Şirketler Grubu’nun yeni mekanı Louie İstanbul’da öğle yemeğinde toplandı. Kurucu Başkanlığını Şenay Dağlı’nın yaptığı Altın Kalpler Yardım Derneği’nin İcra Komitesi ve Gönüllüleri, Louie’de öğle yemeğinde buluşup, şehit ailelerine yardım amacıyla 24 Nisan’da yapılacak Gala Gecesi’nin son hazırlıklarını konuştu. Akdeniz mutfağının ön planda olduğu özel lezzetlerin sunulduğu yemekte hasret gideren ekip, Ramazan programlarını da yaptı..

Navette ile İstanbul trafiğine çözüm

 

 Navette üyeleri önceden rezervasyon yaparak İstanbul’da hızlı ve konforlu deniz ulaşımından faydalanırken, dileyen herkes Navette teknelerini günlük, yarım günlük ya da saatlik kiralayabiliyor.

Navette üyeleri, İstanbul’da tekne sahibi olmadan deniz ulaşımından özgürce yararlanıp, lüks ve konforun keyfini çıkarırken, gittikleri mekana da prestijli bir giriş yapıyor. Özellikle iş adamları ve ünlülerin tercih ettiği Navette, 8 kişilik gruplar için de keyifli bir ulaşım alternatifi oluşturuyor.

Turistler için İstanbul’un denizlerini keşfetme fırsatı yaratan Navette’le sahil hattında transfer yapmak, yoğun trafikte havaalanına denizden gidip gelmek ve adalarda keyifli bir gün geçirmek mümkün.

Evlilik teklifleri için eşsiz bir atmosfer oluşturan ya da gelinle damadı düğün alanına taşıyan Navette’le yapılan sürprizler unutulmaz anılara dönüşüyor. Ayrıca kişiye özel mil satın alımları yaparak sevdiklerinize Navette üyeliği hediye edebilirsiniz.

Türkiye’nin önde gelen yat distribütörlerinden Tezmarin kuruluşu olarak 2012 yılında hizmet vermeye başlayan Navette, dünyanın en iyi yat üreticisi olan Beneteau marka tekneler ile boğazda 44 farklı hatta hizmet veriyor. Rezervasyonla çalışan Navette’te yüksek hızda internet hizmeti, sunumlar için LCD ekran, sıcak içecek ikramları ve seyahatiniz süresince geçerli sigorta güvencesi de sizleri daha fazla özel hissettiren ayrıcalıklardan bazıları.

23 NİSAN’I KLASİK OTOMOBİLLER İLE EŞLİĞİNDE KUTLADILAR…

Güçlü Türkiye’nin geleceği minikler, ulusal birlik coşkusunu eğlence, nostalji ve sanat ile içiçe bir günde tamamladılar.

Pergel Grup Ralli Takımı P+M Team’in her yıl klasik otomobil sevenleri bir araya topladığı P+M Tur’un 10. su 8 Nisan Pazar günü minik misafirlerinin de katılımı ile gerçekleşti.

Pergel Grup Ralli Ekibi P+M Team’in dışında, klasik otomobil dünyasından tanınmış isimlerinin kullandığı yaklaşık 40 aracın katıldığı organizasyonun kutlama töreni Molla Fenari Köyü’nün doğal ortamında gerçekleşti. Bu yıl 23 Nisan Çocuk Bayramı dolayısıyla minik misafirler için özel olarak tasarlanan yemek ve kutlama töreninde, çocuklar klasik otomobil sevgisini 2013 Akbank Sanat Birincilik ödülünün sahibi Kıvılcım Harika Seydim liderliğinde kurulan resim ve sanat atölyesinde yaratıcı bir platforma taşıyarak keyifli vakit geçirdiler.

120 kilometre ve 10 özel etaptan oluşan zorlu parkurun ardından, P+M Tur’da ödül alan klasik otomobil severler ise şu şekilde:

P+M Tur 2018 1. si pilot Murat Şakar, copilot Kaan Şakar; P+M Tur 2018 2. si pilot Saydun Gökşin, copilot Elçin Önder, P+M Tur 2018 3.sü pilot Mustafa Çelenk, copilot Sevgi Çelenk

 

P+M Tur’a katılan minik klasikseverler ise ödüllerini 2017 Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) şampiyon Co-pilot’u, tüm zamanların en genç yarışçılarından Kaan Şakar’ın elinden aldılar.

 

Ipsos, “Dünyayı Şekillendiren Global Trendler ve Türkiye’deki Yansımaları”

“Trend” kelime olarak; telaffuz edildiğinde söylenirken, yazıldığında kapladığı hacim veya harflere bakıldığında “kibar, sade ve cool” bir kelime olsa da; kelimenin algı ve etki alanına bakıldığında ne kadar geniş bir frekansa sahip olduğu ortadadır. Bu demek oluyor ki; dünyada trendler belirlenirken öyle akşamdan sabaha kurulan anket şirketleri gibi bir gecede oluşturulmuyor… Global ciddi araştırma şirketlerinin, ciddi emek ve yatırımları ile ortaya çıkıyor. Araştırmacılar; yaşam başlığı altında konuşulabilecek her alanı, incelikli detaylarda sorguluyor.  Ortaya çıkacak sonuçlar etki, tepki, kapsama gibi sayısız çeşitlilikte inceleniyor. Derinlikli iç görüler, güne ve geleceğe ışık tutan ön görüler rakamlarla buluşuyor. Yaşam tarzları, kültürel, toplumsal, yöresel çeşitlilikte, siyasi ekonomik gelişmeler, kültür sanat akımları, tüketici durumsal – dönemsel tutumlar, beklentiler su yüzüne çıkıyor.  Dünyanın önde gelen başarılı araştırma şirketi “ Ipsos” yıllar boyunca uluslararası trendler üzerinde küresel araştırma çalışmalarını başarı ile yürütüyor. Bu bağlamda araştırma şirketi; dünya çapındaki tüketicilerin ve vatandaşların, tutum – davranışlarını analiz etti. Ipsos Global Trends araştırması 23 ülkeden 18 bin kişiyle gerçekleştirildi. Elde edilen verilerinden geçen yıldan bu güne akımı devam eden “Dünyayı şekillendiren 8 temel trendi” i belirledi…

Dünyayı şekillendiren bu trendler şöyle sıralanıyor:

  1. Elitlerin Krizi
  2. Gelenekselciliğin Önlenemeyen Yükselişi
  3. Optimizmin İkiye Ayrılması
  4. Dikkat Çekme Savaşı
  5. Yalınlık ve Kontrol Arayışı
  6. Daha Sağlıklı Bir Dünya
  7. Jenerasyonlar Arası Gerginlikler
  8. Belirsizlik Artık Yeni Normalimiz

1.Elitlerin Krizi…

Araştırmanın global sonuçlarına bakıldığında, katılımcıların %71’i “Devletim benim gibi insanların beklentilerini önceliklendirmiyor” diyor. %76’sı ise “Ekonomi zengin ve güçlülerin lehine yapılandırılmış” diyor. Katılımcıların %46’sı ise “Kendi ülkemde bir yabancı gibi hissediyorum” diyor. Türkiye’de de hemen hemen benzer oranlar görülüyor.

Uluslararası kuruluşlara olan güven %38, bankalara olan güven %36 olarak görülürken, siyasi partilere olan güven %16, medyaya olan güven ise %7 olarak araştırma kapsamında ortaya çıkan global sonuçlar arasında yer alıyor.

  1. Belirsizlik Yeni Normalimiz

Araştırma kapsamında görüşülen dünya çapındaki 18 bin kişinin %82’si gittikçe daha tehlikeli hale gelen bir dünyada yaşadıklarını düşünüyor. Türkiye’den katılımcıların %87’si bu konuda hem fikir… Her geçen gün yeni endişelerin gündeme geldiği görülüyor. Teknik ilerlemelerin hayatlarımızı mahvedeceğini düşünenlere baktığımızda Milenyum ya da Y Kuşağı olarak adlandırdığımız jenerasyonun bir tık daha endişeli olduğunu görüyoruz. Y Kuşağının %53’ü, X Kuşağının %49’u ve Baby Boomers diye adlandırılan 1946- 64 arası doğumluların %46’sı teknik ilerlemelerin hayatımıza zarar verdiği konusunda hem fikir.

  1. Dikkat Çekme Savaşı

1980’lere baktığımızda tüketicilerle buluşulan mecralar bir elin parmaklarını geçmezken günümüzde tüketiciler onlarca kanaldan mesajlar almaktadır. Mesaj alınan kanalların artışı dikkat çekme savaşını da beraberinde getirmiştir.

Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt konuyla ilgili şunu söylüyor: “dikkat dağıtma seviyesi, bilginin ezici derecedeki hızı aslında bilincimizi de etkiliyor.” Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %66’sı bugünlerde sürekli ekranlara baktıklarını söylüyorlar.

Öte yandan reklamlara baktığımızda ise araştırmaya katılan global tüketicilerin %75’i maruz kaldıkları reklamların kendileriyle ilgili olmadığını belirtiyor. Yine global katılımcıların %57’si Reklam Engelleyici (Ad Blocker) kullandıklarını söylüyor. Türkiye’de de bu oran aynı.

 Yalınlık ve Kontrol Arayışı

Araştırmaya katılanların %66’sı “Keşke daha sade bir hayatım olsa” diyor. Türkiye’nin % 60’ı da bu konuda hem fikir.

  1. Gelenekselciliğin Önlenemeyen Yükselişi

Türkiye’de “Geçmişe Özlem Duymak”, Türkiye’yi Anlama Kılavuzu Araştırmalarında da ortaya çıkan güçlü bir trend. Bu global çalışmada da benzer sonuçlarla karşılaşıyoruz. Global Trends Araştırmasına katılan global katılımcıların %50’si “ülkemin geçmişte olduğu gibi olmasını isterdim” diyor, Türkiye’den katılanların %58’i de aynı dilekleri paylaşıyor.

Global katılımcıların %80’i “Gelenekler toplumun önemli bir parçasıdır” söylemine katıldığını belirtiyor.

Kadın konusunda ise gelenekselci düşüncelerden bir nebze olsa uzaklaşıldığı görülüyor. Global katılımcıların sadece %37’si “kadının toplumdaki rolü iyi anne ve eş olmaktır” söylemine katılıyor. Bu söyleme katılanların oranı Türkiye’de %47, %50 ise buna katılmıyor.

Yine global katılımcıların %57’si “kadınlar devlet ve şirketlerde daha çok sorumluluk alan konumlarda yer alırlarsa bazı şeyler daha iyi işler” konusuna katılıyor. Bu konuya Türkiye %72 ile daha çok destek veriyor.

  1. Jenerasyonlar Arası Gerginlikler

Araştırma kapsamında global katılımcılara “Günümüz gençliği gelecekte ailelerinden daha iyi mi yoksa daha kötü bir hayata mı sahip olacak?” diye sorulduğunda Türkiye’den katılımcıların sadece %37’sinin daha iyimser bir bakış açısına sahip olduğu görülüyor. Bir sonraki jenerasyonun daha iyi bir yaşamları olacağına dair inanç diğer ülkelerde de genel olarak düşük görülmekle birlikte, Çin (%78), Peru (%66), Hindistan (%65), Endonezya (%63) ve Brezilya (%56) bu konuda en optimist ülkeler olarak görülüyor.

 

  1. Daha Sağlıklı Bir Dünya

Ipsos Global Trends araştırmasına göre insanlar sağlıklı yaşam konusunda git gide daha hassas düşünür hale geldiler. Sağlıklı yaşamın ise sağlıklı yemek yemekten geldiğini dünya artık benimsemiş durumda gözüküyor. Araştırma kapsamında “Sağlığımı iyi tutmak için en önemli şey doğru yemek yemektir” konusunda hem fikir olanların oranı global katılımcı nezdinde %80 olurken, Türkiye ise %84 ile sağlıklı yemek yemenin önemli olduğu konusunda hem fikir olduğunu belirtiyor. Katılımcılara kilonuzdan memnun musunuz diye sorulduğunda ise Türkiye’den katılımcıların %43’ü memnun olduklarını beliren %40’ı ise memnun olmadıklarını belirtiyor.

 

 

 

 

 

 

Ipsos; “Dünyada ve ülkemizde varlıklı kesim mercek altına alındı”

Dünyada ve ülkemizde varlıklı kesim mercek altına alındı “…
Nasıl yaşıyorlar, ne kadar televizyon izliyorlar, teknolojinin neresindeler, kitap okuyorlar mı, eğitim seviyelerinin genel oranları, kendi işlerinde mi çalışıyorlar? Seyahat ve gastronomi konusunda eğilimleri nedir? Türkiye Dahil 21 Ülkede Avrupalı Varlıklı Kesim Mercek Altına Alındı.. Bakın sonuçlar nasıl?

Araştırmaya Türkiye’nin de bulunduğu 21 Avrupa ülkesindeki nüfusun toplam %13’ünü varlıklı kesim oluşturuyor, varlıklı kesimin nüfusu yaklaşık 52 milyon. Günümüzde her markanın odaklanması gereken, sağlam bir “müşteri balılığında yaşam boyu değer” oluşturabilmesi açısından büyük fırsatlar barındırıyor.

Avrupalı varlıklı kesimin “bon viveur” olarak nitelendirmek mümkün
İster gastronomik bir restoranda yeni lezzetlerin keşfi olsun ya da evde yemek pişirmek olsun, Avrupalı varlıklı kesimin hayatı güzel yaşamak yönünde eğilimlerinin ağırlığını görmezden gelemeyeceğimizi kesinlikle söyleyebiliriz. Zevk için evde yemek pişirmeyi Avrupalı üst düzeyler için tercih edilebilir değil diye düşünebilirsiniz fakat yanılıyorsunuz.
C düzeyindeki tüketiciler yani CEO; CFO tarzı üst düzey görevleri olan varlıklı kesimin hemen hemen yarısı kendileri için “evde yemek pişirmekten” keyif alıyorlar. Keyif için evde yemek pişiren Avrupalı varlıklı kesime ülke bazlı baktığımızda en çok İrlandalıların bu konuda zevk aldığını görüyoruz. Türkiye’nin varlıklı kesimi ise %48 oranında kendim için yemek pişirmekten zevk alırım diyor.

Avrupalı Varlıklı Tüketiciler Dört Kümeye Ayrıldı
Araştırma kapsamında Avrupa’daki varlıklı kesim dört kümede incelendi;
• Mileniyaller (Millenials)– 8.8 milyon kişi
• Baby Boomer kuşaktakiler – 18.2 milyon kişi
• Internette 15 dk veya üstünde zaman geçirmiş ve herhangi bir içerik üretmiş olan kişilerden oluşan İçerik Yükleyenler – 8.6 milyon
• 6 ya da daha fazla kez yurtdışı seyahatine çıkanlar Gezginler – 6.6 milyon kişi

Mileniyaller (Millenials) grubunun ortalama yaşı 29,
ortalama kişisel gelirleri 44,384 Euro, %67’si üniversite veya yüksek lisans mezunu, haftada ortalama 45 saat çalışıyorlar, %16’sı kendi işini yapıyor, %81’i ise başka bir iş yerinde çalışıyor. %36’sının ikinci bir evi var.
Baby Boomer kuşaktakilerin ortalama yaşı 59, ortalama kişisel gelirleri 52,994 Euro, %34’ünün ikinci bir evi var. Eğitime bakıldığında %49’u üniversite veya yüksek lisans mezunu, haftada ortalama 37 saat çalışıyorlar, %19’u kendi işini yapıyor, %57’si ise başka bir iş yerinde çalışıyor.
İçerik Yükleyenler grubunun ortalama yaşı 42, ortalama kişisel gelirleri 51,558 Euro, %64’ü üniversite veya yüksek lisans mezunu, haftada ortalama 45 saat çalışıyorlar, %23’ü kendi işini yapıyor, %67’si ise başka bir iş yerinde çalışıyor. %51’inin ikinci bir evi var. Bu nesil Internette 15 dk veya üstünde zaman geçirmiş ve herhangi bir içerik üretmiş olan kişilerden oluşuyor.
Gezginler grubunun ortalama yaşı 45… Ortalama kişisel gelirleri 79,027 Euro,
6 ya da daha fazla kez yurtdışı seyahatine çıkan bu grupta %68’i üniversite veya yüksek lisans mezunu, haftada ortalama 48 saat çalışıyorlar. %25’i kendi işini yapıyor, %67’si ise başka bir iş yerinde çalışıyor. %48’inin ikinci bir evi var

Basılı Medya Sevenler 21 – 34 Yaş aralığındaki Mileniyal Varlıklı Kesimden öne çıkıyor.
Varlıklı kesimin Mileniyal grubu günde 53 dakika kitap, gazete vb okurken, Baby boomer grubu ise 51 dakika okuyarak Mileniyallerin gerisinde kalıyor. İçerik Yükleyenler ve Gezginler grupları ise günde 1 saatlerini okumaya ayırarak bu anlamda liste başına yerleşiyorlar.

Gezginler grubundaki varlıklı kesim diğer gruplara göre daha az TV izliyor fakat uluslararası TV kanallarını izlemede öne çıkıyorlar. Mileniyal grubundaki Varlıklı kesim günde 132 dakika TV seyrediyor, Baby boomer’lar 128 dakika, İçerik Yükleyenler 133 dakika, Gezginler ise 126 dakika TV izliyor.

Gezginler grubundaki varlıklı tüketiciler aynı zamanda uluslararası dijital medyayı da en çok tüketen grup olarak karşımıza çıkıyorlar. Mileniyal grubundaki varlıklı tüketiciler günde 157 dakika ile online olarak en fazla vakti geçiren grup oluyorlar fakat en pasif kalan grup da yine Mileniyal’ler olarak Ipsos Affluent Survey’de karşımıza çıkıyor.

Günlük Online vakit geçirme sayısı diğer gruplarda ise şöyle; Baby boomer’lar 87 dakika, İçerik Yükleyenler 147 dakika, Gezginler 134 dakika.

Sosyal medyada en çok vakit geçiren varlıklı tüketici grubu ise İçerik Yükleyenler; Akıllı telefon sahipliği ise tüm gruplarda %80’lerde..
Mileniyal gruptaki varlıklı tüketicilerin %57’si, mobil teknolojilerin günlük hayattaki aktivitelerinde merkezde olduğunu belirtiyor.

Tablet sahipliğine baktığımızda ise tüm gruplarda %50’nin üzerinde olduğu görülüyor: Avrupa’daki varlıklı kesimin %5’i giyilebilen teknolojilere sahipken, bu ortalamayı Baby boomer grubunun düşürdüğü gözlemleniyor: Varlıklı kesimin ortalama %38’i ürün ve hizmetlerle ilgili bilgi araştırmak için tablet veya mobil telefonunu kullandığını iletiyor.

Varlıklı kesim ortalama olarak en az 5 kez tatile çıkıyor; Tatillerde lüks mutlaka öncelik olarak görülüyor.

Sosyal konularda ise; Avrupa’daki varlıklı kesim genel olarak Avrupa Birliği konusunda daha pozitif düşünüyor. Türkiye’deki varlıklı tüketiciler Avrupa Birliğine katılmak konusunda istekli gözüküyor. Avrupalı varlıklı kesimin, Avrupa Futbol Şampiyonasındaki favori ülkeleri Almanya.

Ipsos Affluent Survey Hakkında
Avrupa’daki varlıklı kesimi mercek altına alan bu araştırma, 52.2 milyon Avrupalıyı temsil ediyor. Araştırmanın evreni 18 yaş üstü bireylerin %13’ünü oluşturuyor. Araştırma 21 ülkede gerçekleştirildi ve her bir ülkedeki hanelerin %20’si hane gelirini bizzat sağlayan kişilerden oluşuyor. Yönetim Kurulu Başkanı, CEO, CFO veya diğer üst yönetim ünvanlarında veya yönetim kurulu üyeliklerinde çalışan bireyler çalışan varlıklı kesim olarak tanımladı, diğerleri ise kendi işinin sahibi olan bireylerden oluşturuldu.

İstanbul Kuyumcular Odası başkanı Mustafa Atayık oldu

İstanbul Kuyumcular Odası başkanı Mustafa Atayık oldu

İstanbul Kuyumcular Odası Genel Kurulu’nda 536 oy alan Mustafa Atayık yeni genel başkan seçildi. Sektörde birlik mesajları veren Atayık İKO’ya hizmeti geçen tüm başkanlara teşekkür ederek yeni dönemde sektörün her anlamda birlik içinde hareket ederek sorunlara çözüm üreteceğini açıkladı.

Beyaz liste ile seçime katılan eski başkan Ahmet Karbeyaz 83 oy alırken, eski başkan Norayr İşler 307 oy aldı. Turuncu liste ile yarışan Mustafa Atayık ise iki adayın oylarının toplamından daha fazla oy alarak 536 oyla İstanbul Kuyumcular Odası’nın yeni başkanı oldu.

“Perakendede Kadının Gücü”nü gösterecek

BMD markaları 2000 kadın yöneticiyle

“Perakendede Kadının Gücü”nü gösterecek

 

Kadın CEO’lar, yönetim kurulu başkanları ile kadın derneklerinin başkanlarının yer alacağı etkinliğe Emine Erdoğan’ın yanı sıra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya da katılacak.

 

Türkiye’nin önde gelen markalarını çatısı altında buluşturan Birleşmiş Markalar Derneği (BMD), ilk defa düzenlediği etkinlik ile “Perakendede Kadının Gücünü” tüm yönleriyle masaya yatırıyor.

 

En fazla kadın istihdam eden meslek grupları arasında ilk sırada yer alan perakende sektörü, etkinlik ile endüstride kadınların yarattığı değere ve yarattıkları farklara dikkat çekmeyi hedefliyor.

Etkinliğin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, BMD Başkanı Sinan Öncel ile Perakendede Kadının Gücü Etkinlik Lideri Suzan Toplusoy  yapacak.

 

SİNAN ÖNCEL: KADINLAR DA EN AZ ERKEKLER KADAR BAŞARILI İŞLERE İMZA ATIYORLAR

Etkinlik hakkında bilgi veren BMD Başkanı Sinan Öncel, Türkiye’de kadınların tüm sektörlerde en az erkekler kadar, hatta onlardan da daha iyi işlere imza attıklarının altını çizdi. Özellikle perakende dünyasının ve markaların kadınların etkisini ve gücünü her kademede hissettiğini vurgulayan Öncel, şunları söyledi:

“Perakende ve marka dünyası olarak biz kadın dokunuşunun işlerimizde nasıl farklar yarattığına çok yakından tanık oluyoruz. Yarattıkları bu fark nedeniyle kadınlarımıza teşekkür borcumuzu yerine getirmek hedefiyle planladığımız etkinlik için yaklaşık 1,5 yıldır hazırlanıyoruz. Geri sayımda sona yaklaşmış olmaktan dolayı çok mutluyuz. Etkinliğimizin diğer sektörlere de ilham vermesini umuyoruz.”

 

Perakendede Kadının Gücü etkinliğinde “Biz Daha İyi Yaparız”, “Her Yerde Biz Varız”,  “Perakendenin Yükü Bizde” ve “Yüzde 100 Kadın” başlıkları altında dört oturum düzenlenecek.

Oturumlara Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, Gürmen Group Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Doğan, Vakko CEO’su Jaklin Güner ile Fiba Perakende Grup Başkanı Oya Sener’in de aralarında bulunduğu Türk perakende sektörüne yön veren kadınlar konuşmacı olarak katılacaklar.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Ekonomist ve Elle dergilerinin desteklediği etkinlik 20 Nisan 2018 Cuma günü saat 09.00-16.00 arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.