Yazılar

Ulaş Bager Aldemir, Melisa Yıldırım “Geçmiş Gelecektir”

Ulaş Bager Aldemir ve Melisa Yıldırım’ın hafıza, nostalji ve ütopya kavramlarını irdeleyen kültürel bellek projesi Geçmiş Gelecektir’in kitabı, Ayrıntı Yayınları’nın İnceleme dizisinde okurlarla buluşuyor.

Geçmiş Gelecektir adlı çalışma, Michael Löwy, Jacques Rancière, Franco “Bifo” Berardi, Gretchen Dutschke-Klotz ve Savvas Michael-Matsas gibi dünyayı sorgulamak ve yorumlamakla kalmayıp dönüştürmeyi de deneyen önemli düşünürlerle yapılan yazılı söyleşilerden oluşuyor. Ernst Bloch, Herbert Marcuse, Jean-Paul Sartre, Rudi Dutschke ve Nicos Poulantzas gibi figürlerin anılarının yad edildiği söyleşilerde, bellek mekânlarının önemi, nostaljinin olanakları ve 68 Kuşağı’nın mirası ele alınıyor. Geçmişin bugüne ve geleceğe ışık tutması hedefiyle hayata geçirilen Geçmiş Gelecektir projesi, hafıza çalışmasının ve hatırlamanın, kurucu bir siyasal eylem olduğu gerçeğini etkileyici bir biçimde ortaya koyuyor.

Rebecca Roache “Yok Ebesinin Örekesi”

Rebecca Roache’un, küfrün gücünü ve toplumsal etkilerini derinlemesine inceleyen eğlenceli ve düşündürücü kitabı Yok Ebesinin Örekesi: Küfrün Kısa Tarihi, Düşbaz Kitaplar’dan çıktı!

Kraliçe II. Elizabeth’in bir konuşma esnasında ağzından kaçırdığı küfürle konuya giriş yapan Roache, küfreden kişiye göre verilen tepkinin değişmesinden yola çıkıyor ve şahıslar arasındaki hiyerarşiden kaynaklanan ayrımcılığı, küfrün insanlık tarihindeki etkin rolünü, üzerine atfedilen olumsuzlukları incelikle gösteriyor. Küfür etmenin şok edici, saygısız ve aynı zamanda eğlenceli olmasının nedenlerini masaya yatıran Yok Ebesinin Örekesi, küfrü her yönüyle ele alıyor. Küfrün yeri geldiğinde gerekli ve faydalı olabildiğine de değinen Yok Ebesinin Örekesi, küfür etmenin diller, insanlar, ilişkiler, cinsiyetler, kültürler, hukuklar arası ve ötesi farkını, benzerliklerini hem akademik hem de kültürel referanslar ve eğlenceli örneklerle anlatıyor.

Shion Miura “Seyrüsefer”

Ödüllü Japon yazar Shion Miura’nın, tüm dünyada 1,3 milyondan fazla satan ve 2012’de Japan Booksellers’ Ödülü’ne değer görülen romanı Seyrüsefer, Düşbaz Kitaplar’dan çıktı!

Aşka, dostluğa ve aileye odaklanan roman, bir grup sözlük editörünün yeni bir sözlük oluşturma sürecindeki titiz çalışmalarını, kelimelere duydukları tutkuyu ve bu süreçte kurdukları insanî bağları anlatıyor. Sakin ama derin bir anlatımla ilerleyen Seyrüsefer, dilin gücünü ve kelimelerin hayatımızdaki yerini keşfetmek isteyenler için ilham verici bir yolculuk sunuyor. Japonların insan ilişkilerine, alışkanlıklarına ve geleneklerine de değinen roman, yayıncılığın zor taraflarına, editörlerin maddi-manevi sıkıntılarına ve okurdan beklentilerine, başta sözlük editörlüğü olmak üzere genel anlamda editörlüğün uğraş alanlarına ve nasıl çalıştığına dair meselelere de ışık tutuyor.

Hafize Çınar Güner “Park Canavarı”

Hafize Çınar Güner’in çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir hikâye sunan kitabı Park Canavarı, Sevtap Sarıca imzalı yeni resimleri ve yeni formatıyla Dinozor Çocuk’tan* çıktı!

Parkta geçen macera dolu bu öykünün renkli karakterleri, ilk kez karşılaştıkları ve “park canavarı” olduğunu düşündükleri temizlik aracından kurtulmanın yollarını arar ancak sonunda ne kadar yanıldıklarını anlarlar. Dostluk, cesaret ve hayal gücünün önemini vurgulayan Park Canavarı, bilgisizliğin korkuyu nasıl beslediğini anlatıyor. Kitabın sonunda öyküyle bağlantılı etkinlik sayfalarının yer aldığı bir karekod da olurları bekliyor.

Karabey Aydoğan “Köy Enstitülülerin Ardından”

Karabey Aydoğan’ın büyük bir titizlikle hazırladığı yeni çalışması Köy Enstitülülerin Ardından, Ayrıntı Yayınları’nın Yakın Tarih dizisinde yerini aldı.

Cumhuriyet tarihimizin en parlak eğitim atılımlarından biri olan Köy Enstitüleri’ni birebir tanıklıkla ve gerçek öykülerle okurlara aktaran kitap, zengin bir arşiv taramasını ve kişisel anlatıları bir araya getiriyor. Köy Enstitülülerin Ardından, her biri toplumun sessiz kahramanları olan isimlerin ilham veren hikâyelerini geçmişten bugüne ve geleceğe taşıyor.

Rafik Schami “Sen Anlatınca, Çöllerde Çiçekler Açıyor”

Suriye kökenli ünlü yazar Rafik Schami’nin Sen Anlatınca, Çöllerde Çiçekler Açıyor adlı kitabı, yazarın doğup büyüdüğü Şam sokaklarından ilham alarak yarattığı masalsı öyküleri, bir hikâye içinde buluşturuyor. Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan roman, Schami’nin şiirsel dili ve zengin anlatımıyla okurları büyüleyici bir dünyanın içine çekiyor. Kadim Doğu kültürünün derinliklerinden gelen öyküler sevgi, umut, hüzün ve insan ruhunun direnci gibi evrensel temalara dokunuyor. Hikâye anlatmanın iyileştirici gücüne ve kültürel mirasın önemine vurgu yapan Sen Anlatınca, Çöllerde Çiçekler Açıyor, aynı zamanda okuru uzak diyarlara doğru duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.

Nancy Fraser “Feminizmin Yazgıları”

Amerikalı feminist kuramcı Nancy Fraser’ın Feminizmin Yazgıları: Devlet Güdümlü Kapitalizmden Neoliberal Krize adlı kitabı, Ayrıntı Yayınları’nın Kadın dizisinden çıktı!
Feminizmin Yazgıları, Fraser’ın feminist hareketin geçirdiği dönüşümü ve tarihsel yolculuğunu eleştirel bir bakış açısıyla ele aldığı yazılarından oluşuyor. Kitap, 20. yüzyılın sonlarından itibaren “İkinci Dalga” feminizmin neoliberal politikalarla iç içe geçişini ve başlangıçtaki toplumsal adalet arayışının, piyasa odaklı bir yapıya evrilişini gözler önüne seriyor. Fraser, sosyal refah devleti döneminden neoliberal krize kadar uzanan süreçte feminizmin kazançlarını ve kayıplarını sorgularken, kapitalizmle kurulan karmaşık ilişkileri açığa çıkarıyor.

John Kelly “Canavar Doktoru”

John Kelly’nin yazdığı ve resimlediği Canavar Doktoru serisinin yeni kitabı Nahoş Kurtarış, Dinozor Genç’ten çıktı!

Sıradan bir çocuk olan Ozzy, soğukkanlılığı sayesinde bir canavar doktorunun asistanı olarak çalışmaya başlar ve bu sıra dışı yaratıkların dünyasında komik ve heyecan verici maceralara atılır. Canavar Doktoru: Nahoş Kurtarış, bir kez da okurlarını hayal gücünü besleyen, esprili ve eğlenceli bir hikâyeye davet ediyor.

Hervé Le Tellier “Çok Kolay Bağlanırım”

Fransız edebiyatının öncü ve ödüllü ismi Hervé Le Tellier’nin Çok Kolay Bağlanırım adlı romanı, Düşbaz Kitaplar’dan çıktı!

Yenildiğini bile bile karşılıksız bir aşk için yollara düşen bir adamın üç günlük İskoçya macerasını anlatan roman, Le Tellier’nin zekice kurgulanmış anlatımı ve incelikli gözlemleriyle aşk, kimlik ve insan ilişkileri üzerine düşünmeye davet ediyor. Mizah ve melankoliyi ustalıkla harmanlayan yazar, modern dünyada bağlanmanın ve kaçmanın paradoksunu hem sürükleyici hem de güçlü bir anlatıyla işliyor. İskoçya’nın coğrafyasını ve kültürünü etkileyici şekilde yansıtan Çok Kolay Bağlanırım, okurları aynı zamanda bu büyüleyici atmosferde bir yolcuğa çıkarıyor.

Frank McLynn “Cengiz Han”

Cengiz Han hiç kuşkusuz tarihin gördüğü en büyük fatihti. İmparatorluğu, en parlak döneminde, Pasifik Okyanusu’ndan Orta Avrupa’ya kadar uzanıyor, Çin, Rusya ve Ortadoğu bu imparatorluğun toprakları arasında yer alıyordu.

Orta Asya steplerinden çıkan bu göçebe komutan nasıl olmuş da böylesine muazzam bir güce erişmiş, askeri başarıları ve fetihleriyle Büyük İskender, Iulius Caesar ve Napoléon Bonaparte gibi isimleri bile gölgede bırakmıştı? Kimileri tarafından Rönesans’ın yolunu hazırlamıştır diye övülen, kimileri tarafından ise geçtiği topraklarda taş üstünde taş bırakmayan kanlı bir katil olmakla suçlanan Cengiz Han gerçekte kimdi? Soluk kesici muharebe anlatılarını zengin bir kültürel arka plan tasviriyle birleştiren Frank McLynn, Moğolların dünyasını bütün renkleriyle gözümüzde canlandırırken, asıl adı Temuçin olan bu büyük liderin toplum dışına itilmiş bir çocukluktan Cengiz Han olmaya nasıl tırmandığını insanlık tarihindeki en büyük fetihlerin öyküsüyle bir arada anlatıyor.