Yazılar

Jonah Lehrer “Karar Anı”

Bugün insanlık tarihinde ilk kez bu soruya cevap verebiliyoruz. Beynin içine bakıp insanların nasıl düşündüklerini görebiliyoruz: Kapalı kutu artık açılmıştır. Fakat kutudan akılcı varlıklar olmadığımız çıkmıştır. Zihin farklı alanlardan oluşan karmakarışık bir ağa benzer ve bu alanların çoğu duygu üretimi surecinin birer parçasıdır.

Duygular ile düşüncelerin birbirinden kopuk şeyler olarak görülmesi en temel sorunlardan biridir. Bu kitabın amacı bu yapay ikili karşıtlığı aşarak iki soruya cevap vermektir: “İnsan beyni nasıl karar alır?” ve “Bu kararları nasıl daha iyi hale getirebiliriz?”

Kevin J. Wetmore “Ölü Yiyiciler”

Dünya üzerindeki her kültürde, insan yiyen canavarlara dair anlatılara tanık oluruz. Grendel’den ortaçağda bir yamyam olan Sawney Bean’e; antik İran’daki gulyabanilerden Teksas Katliamı’na kadar, bu varlıkların insanları yediği her hikâye, evrensel ve bir o kadar da korkutucu nitelikler taşır. Bu kitapta Kevin J. Wetmore Jr., hortlaklar, yamyamlar, wendigolar ve insan etiyle ziyafet çekmeyi seven diğer varlıklar da dahil olmak üzere ölü yiyen canavarların tamamına yer veriyor. Mitolojiden başlayarak tarihe ve çağdaş popüler kültüre yönelen Wetmore, antik Yunan tanrılarının insanlarla beslenme hikâyelerinden, Tibet’teki gökyüzü cenazelerine; Zerdüştlükten modern toplumlardaki gerçek yamyamlık vakalarına kadar görünüşte insanlık dışı olan bu eylemleri inceleyerek Ölü Yiyiciler’de, ceset yiyenlerin bizlere insan doğası ve en derin korkularımıza dair pek çok şey öğretebileceğini ortaya koyuyor.

Adam Phillips “Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine”

Adam Phillips, insan hayatının her zaman farklı bakış açılarından betimlenebileceğine ve psikanalizin de bu yollardan sadece biri olduğuna inanan mütevazı bir psikanalist. Ona göre psikanaliz, insanların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayan bir hikâye anlatma tarzı. Bir tür sohbet. İnsanlar kendi yaşamları hakkında kendilerine anlattıkları hikâye tükendiği ya da aşırı sancılı bir hâle geldiği için katılıyor bu sohbete…

Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine bizi, psikanaliz teorisinde ihmal edilmiş olan küçük ama son derece önemli konular hakkında ilginç sohbetlere davet eden denemelerden oluşan bir kitap. Endişe, risk, sükûnet, gıdıklanma, öpüşme, yalnızlık, yaratıcılık ve suçluluk duygusu arasındaki ilişki; sıkılma, fobi-teori benzerliği; bir metin değil de deneyim olarak rüya; inanç ve engeller gibi, herkesi ilgilendiren konularda çarpıcı saptamalarda bulunuyor Phillips: “İnsanlar yaşamlarının, olasılıklardan en çok korktukları dönemlerinde âşık olurlar.”

Chuck Palahniuk “Yargı Günü”

Chuck Palahniuk deyince akıllara ilk olarak tartışmasız Dövüş Kulübü geliyor; yazarın bu kült eserde yaptığı ve yapmaya çalıştığı şeyin çok daha kapsamlısını, çok daha başarılısını ve çok daha iyisini sorarsanız da bu hiç kuşkusuz Yargı Günü olacak.

Kendini beğenmiş, bunak siyasetçiler, artan genç erkek nüfus için kötü bir kader planlıyor. İşçi sınıfı erkekleri, soyluları gömmenin hayalini kuruyor. Üniversitelerdeki profesörler öğrencilere yalnızca kasvet ve buhran dolu bir gelecek vadeden teoriler öne sürüyor. Aylardır ülkenin dört bir yanında hareketlenmeye başlayan öfkeli adamlar, bu kişilere ve daha fazlasına karşı örgütleniyor, plan yapıyor ve başa geçmek için benzer düşüncelere sahip yoldaşlarla işe koyuluyor.

Bu adamlar sadece çok güvendikleri kişilere Yargı Günü’nün yaklaştığını haber veriyor. Yabancılarla konuşmuyorlar. Bir de bu uğurda hazırlanan, kılavuz niteliğindeki Yargı Günü adlı kitapta yer alan emirleri ezberliyorlar. Hesaplaşma günü için hazırlanıyorlar. Bir yandan da ölmeyi hak den kişilerin (profesörler, politikacılar, gazeteciler, akademisyenler vs.) bir listesini yapıyorlar.

Hasan Fidan “Amerika Nasıl Küresel Hegemon Güç Oldu?”

Uluslararası ilişkiler, Ortadoğu siyaseti ve hegemonya teorisi alanlarında çalışan araştırmacılar kadar, güncel küresel siyasete ilgi duyan okurlar için de değerli bir eser.

Hasan Fidan’ın Amerika Nasıl Küresel Hegemon Güç Oldu? ABD-Mısır İlişkileri başlıklı çalışması, Mısır’ın dış politikasındaki eksen değişimini ve bunun ABD’nin küresel hegemonya stratejisiyle olan bağını teorik ve tarihsel bir çerçevede ele alması bakımından önemli bir katkı sunuyor.

Fidan’ın çalışması, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa ettiği uluslararası sistemi tarihsel ve kuramsal düzeyde açıklamakta ve Almanya, Japonya, Avrupa, Brezilya, Şili gibi ülkelerden örnekler vermektedir. Çalışmada, teorik ve tarihsel düzeyde ABD’nin küresel hegemonyası açıklandıktan sonra Mısır’ın bu süreçteki konum ve örneklem olarak anlamı tarihsel ve kuramsal perspektiften açıklanmaktadır. Bu bağlamda yazar, tüm dengelimci bir metodu benimsemiştir.

David Lodge “Tebdili Mekân”

Ayrıntı Yayınları, ironik kalemiyle İngiliz edebiyatının en sevilen yazarlarından David Lodge’un eserlerini yayımlamayı sürdürüyor!

Lodge’un kültürel farklılıklar ve akademik yaşam üzerine kahkaha dolu bir hikâyeyi kaleme aldığı ödüllü romanı Tebdili Mekân, üniversiteler arası bir programla yer değiştiren iki akademisyenin, birbirlerinin dünyasında yaşadığı alışılmadık deneyimleri anlatıyor. Tebdili Mekân, mizahi üslubuyla okuru da oyuna katan, metinler arası göndermelerle örülü eğlenceli ve deneysel bir roman.

Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat “Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet”

İnsanlık tarihine yön veren en önemli olgulardan biri olan dinlerin ekonomik, siyasal ve toplumsal sömürü aracı olarak kullanılması son dönemlerde daha çok arttığı görülüyor. Din hakkında yayılan yanlış veya çarpıtılmış haberler, güncellikten ve bilimsellikten uzak yorumlarla birleşerek büyük bir bilgi kirliliğine neden oluyor. Aynı zamanda, bu alana atfedilen korkutmalar ve aşırı kısıtlamalar, insanları inançtan ürkütüp uzaklaştırarak, gerçekliği araştırmaktan soğutuyor. Bu derin çıkmaz karşısında, Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat’ın hurafelere karşı hakikate ışık tutan “Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet” adlı eseri, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.

Zygmunt Bauman, Keith Tester “Bauman ile Sohbetler”

Modernlik, kimlik, göç, etik gibi kavramlar üzerine çalışmalarıyla 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Zygmunt Bauman’ın, İngiliz sosyolog Keith Tester ile yaptığı söyleşilerden oluşan kitabı, Türkçede Bauman ile Sohbetler adı ve Ayrıntı Yayınları logosuyla yayımlandı.

Tester yönelttiği sorularla, çağımızın en önemli sosyologlarından Bauman’ın karmaşık fikirlerini sade ve çarpıcı biçimde ortaya koymasına olanak tanıyor. Bauman’ın yaşamı ve düşünce serüvenini açık, anlaşılır ve samimi bir anlatıyla aktaran Bauman ile Sohbetler, hem onunla ilk kez tanışanlar hem de çalışmalarını başından beri takip edenler için rehber niteliğinde bir çerçeve sunuyor.

Gülçin Kaya Rocheman “Hasarsız Satılık Beden”

Düşbaz Kısa dizisi, Gülçin Kaya Rocheman’ın ilk öykü kitabı Hasarsız Satılık Beden’i okurlarla buluşturdu!

Annelik, travma ve kadınlık üzerine çarpıcı öykülerden oluşan Hasarsız Satılık Beden, Düşbaz Kitaplar’ın yerli ve yabancı kısa metinleri Türkçeye kazandırmayı amaçlayan dizisinin dördüncü kitabı. Kaya Rocheman’ın, kadınları en kırılgan, en karanlık, en sahici halleriyle ortaya koyan sarsıcı öyküleri, annelik mitinin gölgesinde kalmış duygulara cesurca dokunuyor.

Ayrıntı Yayınları’nın edebiyatta yeni keşiflerin izini süren markası Düşbaz Kitaplar’ın yeni dizisi Düşbaz Kısa, “Kısa’nın uzun, az’ın çok olduğuna inananlara” sloganıyla, yerli ve yabancı yazarların öykü kitaplarını, novellalarını ve kurmaca dışı kısa metinlerini okurlara ulaştırmak için Ocak 2025’te yola çıktı. Düşbaz Kısa dizisi, Aslı E. Şeran’ın Öte Yaka Fırtına; Yasemin Olur’un Golgota Sanayi Sitesi ve Anıl Çetinelli Örselli’nin Bizi Yalan Bil adlı öykü kitaplarının ardından Gülçin Kaya Rocheman’ın Hasarsız Satılık Beden’iyle devam ediyor.

Ruth Ware “Gerçeğin İzinde”

7 kez New York Times çok satanlar listesine giren ve dünya genelinde 6 milyondan fazla okura ulaşan Ruth Ware, Gerçeğin İzinde ile psikolojik gerilim türündeki ustalığını bir kez daha kanıtlıyor. Kitap Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan bu sürükleyici roman, teknolojinin karanlık yüzüyle iç içe geçen ölümcül bir gerçeğin peşinde.

Gerçeğin İzinde, ilk sayfasından itibaren okuyucuyu içine çeken, temposunu hiç düşürmeyen, zekice kurgulanmış bir hayatta kalma öyküsünü anlatıyor. Ruth Ware’in karakter derinliği, atmosfer yaratma gücü ve ters köşe kurgusuyla bezeli bu yeni eseri, psikolojik gerilim seven okurlar için kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto