Yazılar

G-Serisi gücü ve kabiliyetlerini sergiliyor

Mercedes-Benz’in yaklaşık 45 yıldır ikonik görüntüsünü koruyan “Geländewagen”i, artık elektrikli. Yeni tamamen elektrikli G 580, üstün tırmanma özelliklerini öne çıkaran off-road yeteneklerini İstanbullu hayranlarının beğenisine sunuyor.

Ekim ayında Türkiye lansmanı gerçekleşen yeni elektrikli G-Serisi, maksimum 45°’ye kadar dik eğimlerin üstesinden kolaylıkla gelebiliyor. İkonik modelin yeni lansmanına özel, G-Serisi bu yeteneğini Bağdat Caddesi’nde kurulan özel sergileme alanında 45° dik bir eğimde sergilenerek gösteriyor.

Yeni elektrikli G-Serisi’nin bu etkileyici sergisini 1-10 Kasım tarihleri arasında Bağdat Caddesi’nde keşfedebilirsiniz.

Kırşehir Belediyesi, 6 Citiport teslim aldı

Anadolu Isuzu, Kırşehir Belediyesi’ne 6 Citiport modelini teslim etti.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, Kırşehir Belediyesi’ne şehir içi ulaşımda kullanılmak üzere 6 Citiport modelini, düzenlenen bir törenle teslim etti. Kent Meydan’ında düzenlenen teslimat töreninde, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’na araçların anahtarları, Anadolu Isuzu Yurtiçi Otobüs Satış Müdürü Murat Küçük tarafından teslim edildi. Türkiye’de üretilen ve dünyanın birçok ülkesinde tercih edilen Isuzu otobüsler, Kırşehir halkına rahatlık ve konforun yanında, güvenli yolculuklar sunacak.

Ferrari yarışlarında lojistiği sağlamak için 16 adet IVECO aracı daha teslim aldı

Scuderia Ferrari HP, IVECO model araçlardan oluşan filosuna 15 adet IVECO S-Way kamyon ve bir Daily daha ekledi. Alınan araçlar, Formula 1 takımının yarış arabalarını ve ekipmanlarını dünya şampiyonalarının yapıldığı pistlere taşımak için kullanılacak.

Scuderia Ferrari HP’nin Resmi Ortağı ve Ferrari Challenge Trofeo Pirelli Europe’un Resmi Sponsoru olan IVECO, 15 adet IVECO S-Way çekicinin teslimatını Ferrari’nin Fiorano pistinde düzenlenen törende gerçekleştirdi. Törene IVECO Strateji ve Pazarlama Başkanı Carlotta Mathis, IVECO İtalya Pazarı Ülke Müdürü Massimiliano Perri ve Scuderia Ferrari Sportif Direktörü Diego Loverno katıldı.

15 adet IVECO S-Way çekici ve bir Daily Panelcan- araçların tümü Formula 1 takımının araçlarının renginde özel bir tasarımla giydirildi.- Scuderia Ferrari HP genişlettiği IVECO filosu ile Formula 1 arabalarını ve ekipmanlarını dünya şampiyonası yarış pistlerine taşımak için kullanmaya devam edecek.

Yıl sonuna kadar, Daily’nin elektrikli ikizi olan bir eDaily de Scuderia Ferrari HP’nin IVECO filosuna katılacak ve tesisin lojistik faaliyetleri için kullanılacak.

Hyundai, model yeniliklerine bu kez de farklı bir hidrojen konseptiyle devam ediyor

Hyundai Motor Company, yeni hidrojen yakıt hücreli elektrikli (FCEV) konsept aracı INITIUM’u tanıttı. Markanın hidrojen mobilitesi ve sürdürülebilirliğe olan bakış açısını sergileyen bu yeni konsept, 2025 yılının ilk yarısında satışa sunulacak. İlk olarak Kasım ayında Los Angeles ve ardından Guangzhou Otomobil Fuarı’nda sergilenecek INITIUM, hidrojen enerjisi adına yeni bir dönemin başlangıcını da simgeleyecek.

Konsept, Hyundai’nin 27 yıllık hidrojen teknolojisi gelişimini özetlerken aynı zamanda sürdürülebilir bir hidrojen toplumu yaratmak için büyük önem arz ediyor.Hyundai

INITIUM’un ikonik tasarımı, Hyundai’nin hidrojenle çalışan gelecek vizyonunu da simgelerken aynı zamanda yeni nesil bir aydınlatma imzasıyla beraber markaya farklı bir karakteristik özellik kazandırıyor. Artı (+) işaretinden dan ilham alan grafik tema, tamponlarla harmanlanarak benzersiz bir aydınlatma oluştururken buna ek olarak FCEV araçlara özgü bir tasarım dili yaratıyor.

INITIUM’un en belirgin özelliği, gövdedeki cesur çizgileri ve sağlam yapısı. Böylelikle şehir yaşamını açık hava yani off road kullanım özelliğyle kusursuz bir şekilde birleştiriyor. Off road alanlarda gerekli olan sağlamlık ile sofistikeliği dengeleyen konsept, 21 inç jantlarıyla da oldukça dikkat çekiyor.

Hyundai

INITIUM, hidrojen performansı

INITIUM’un gelişimi üç temel noktaya odaklanıyor. Hidrojenli otomobillerin temel güçlü yönleri olan üstün sürüş menzili ve geliştirilmiş performans en önemli kriter. Bununla beraber aileler için ideal hale getirilen geniş iç mekan ve bagaj alanı da aracın bir diğer önemli özelliği. Hidrojenli otomobillere özgü benzersiz rahatlık ve güvenlik özellikleri de konseptin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.

Bir hidrojenli FCEV’nin en büyük avantajlarından biri de etkileyici sürüş menzili ve bunun getirdiği esneklik. Hyundai, sürüş menzilini en üst düzeye çıkarmak için konsepti daha büyük hidrojen yakıt depolarıyla donatırken böylelikle hidrojenli FCEV’lerin faydalarını artırmış oluyor.

Hyundai ayrıca INITIUM’da 650 km’den fazla bir sürüş menzili hedeflerken bunun için daha düşük yuvarlanma dirençli lastikler ve sürtünmeyi azaltan aerodinamik jantlar kullanıyor. Mükemmel bir hızlanma ve akıcı sürüş kabiliyeti sunan konsept otomobil, 150 kW’a kadar desteklenen bir güç çıkışına sahip.

Hyundai

INITIUM, FCEV kullanıcıların için en büyük sorunlardan biri olarak görülen şarj altyapısı sorununu da farklı bir şekilde ele alıyor. FCEV’ye özgü bir rota planlayıcısı içeren otomobil, bu özellik sayesinde ayrı bir uygulamaya veya telefon yönlendirmesine gerek kalmadan yol boyunca şarj istasyonlarını en hızlı şekilde bularak optimum bir rota çizebiliyor. Kullanıcılar, belirlenen bir şarj istasyonunun konum erişilebilirliğini, çalışma durumunu, ayrıca bekleyen araç sayısını ve şarj olasılığını da kontrol edebiliyor.

INITIUM’un hidrojen yakıt hücresi, diğer elektrikli modellerde olduğu gibi V2L özelliği aracılığıyla çeşitli ev aletlerini ve kişisel cihazları çalıştırabiliyor. Aynı zamanda diğer elektrikli araçları da şarj edebilen INITIUM, doğrudan 220V ev prizine de bağlanabiliyor.

Orta Çağ Masalı Bir Şehirde Sonbahar Kaçamağı “Rothenburg ob der Tauber”

Sonbaharın romantik atmosferini tam anlamıyla yaşayabileceğiniz bir yer arıyorsanız, Almanya’nın en büyüleyici kasabalarından biri olan Rothenburg ob der Tauber‘e yolculuk tam size göre. Orta Çağ’dan kalma surlarla çevrili bu kasaba, zamana meydan okuyan dar sokakları, tarihi evleri ve taş binalarıyla adeta bir masal şehri gibi. Özellikle sonbaharda sararan ağaçlar ve dökülen yapraklar, kasabanın mistik havasını pekiştiriyor.

Hazırlayan: Ferhat Kaan Şahin

Rothenburg ob der Tauber

Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan Rothenburg ob der Tauber’e ulaşmanın en pratik yolu uçakla Frankfurt ya da Nürnberg havalimanlarına uçmaktır. İstanbul’dan Frankfurt’a uçuşlar yaklaşık 3 saat sürer. Frankfurt Havalimanı’ndan Rothenburg’a trenle ulaşabilirsiniz. Tren yolculuğu yaklaşık 2-3 saat sürer ve birkaç aktarma yapmanız gerekebilir (Würzburg ve Steinach’ta). Nürnberg Havalimanı’ndan ise daha kısa bir yolculukla (yaklaşık 1,5 saat) trenle Rothenburg’a varabilirsiniz. Havalimanından toplu taşıma veya araç kiralayarak Rothenburg’a ulaşmak mümkündür.

Rothenburg ob der Tauber

Nerede Konaklanır?

Rothenburg küçük bir kasaba olduğundan her yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Konaklama seçenekleri arasında tarihi binalara dönüştürülmüş oteller, butik pansiyonlar ve geleneksel Alman misafirperverliğini sunan aile işletmeleri bulunur. İşte birkaç öneri:

  • Hotel Reichs-Küchenmeister: Kasabanın kalbinde, tarihi bir yapıda yer alan bu otel, konforlu odaları ve güzel restoranıyla tanınır.
  • Hotel Gotisches Haus: Orta Çağ mimarisinin keyfini sürebileceğiniz bu otel, lüks bir konaklama arayanlar için ideal.
  • Hotel Eisenhut: Tarihi dokuyu hissetmek isteyenler için harika bir seçenek olan bu otel, kasabanın en ünlü otellerinden biridir.

Daha ekonomik seçenekler arıyorsanız, kasabanın biraz dışındaki Gasthof ve B&B seçeneklerine göz atabilirsiniz.

Rothenburg ob der Tauber

Gezilecek Yerler

Rothenburg ob der Tauber, adeta bir açık hava müzesi gibidir. İşte kaçırmamanız gereken bazı yerler:

  • Rothenburg Şehir Surları: Kasabanın etrafını çevreleyen surlarda yürüyüş yapabilir ve kasabanın tarihi manzaralarını yukarıdan izleyebilirsiniz.
  • Plönlein: Rothenburg’un simgesi haline gelen bu köşe, rengarenk Orta Çağ evleri ve dar sokaklarıyla fotoğraf çekmek için mükemmel bir yer.
  • Käthe Wohlfahrt Noel Dünyası: Dünyanın en ünlü Noel dükkanlarından biri olan bu mağaza, yılın her döneminde açık ve özellikle sonbahar-kış sezonunda büyüleyici.
  • Orta Çağ Suç ve Ceza Müzesi: Kasabanın tarihi kadar ilginç ve karanlık bir tarafını keşfetmek isterseniz, bu müze tam size göre.

Rothenburg ob der Tauber

Yeme İçme

Almanya’nın geleneksel lezzetlerini tatmak için kasabadaki yerel restoranlarda mola verebilirsiniz. Bratwurst (Alman sosisi), Schneeballen (kar topu şeklinde bir tatlı) ve Alman biraları denenmeye değer. Gasthaus zur Höll gibi restoranlar, hem otantik atmosferi hem de lezzetli menüsüyle ünlüdür.

Sonbaharda Rothenburg

Sonbahar aylarında Rothenburg, turist kalabalığının azaldığı ve kasabanın renkli yapraklarla kaplandığı en romantik zamanını yaşar. Ayrıca, çevredeki Tauber Nehri boyunca yürüyüş yapabilir, sessiz ve huzurlu bir doğa kaçamağı yapabilirsiniz.

Rothenburg ob der Tauber

Öneriler

  • Sonbahar aylarında gidecekseniz, yanınıza hafif ama sıcak tutacak kıyafetler almayı unutmayın. Sabah ve akşam serin olabilir.
  • Kasabada dolaşırken fotoğraf çekmeyi seviyorsanız, Plönlein ve şehir surları en güzel manzaralar sunar.

Rothenburg ob der Tauber, tarih ve doğa iç içe geçmişken huzur dolu bir sonbahar tatili yapmak isteyenler için mükemmel bir destinasyon.

Makedonya’ya elektrikli otobüs

Anadolu Isuzu’nun tam elektrikli modeli Novociti Volt, Makedonya Strumica Belediyesi’ne teslim edildi.

Anadolu Isuzu, elektrik araç kategorisinde büyük ilgi gören Novociti Volt modeli ile Makedonya’nın ilk elektrikli otobüs filosu oldu.

Anadolu Isuzu’nun bugün birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen modellerinden biri olan Novociti Volt, Makedonya Strumica Belediyesi’nin de tercihi oldu. Modern ulaşım sektörünün güncel talep ve ihtiyaçlarını dikkate alarak, Ar-Ge merkezinde, tasarım ve üretim yetkinlikleriyle, Türkiye’de ürettiği 10 adet NovoCiti VOLT, Strumica Belediye Başkanı’nı Kosta Kostadinov’in de katılımı ile Makedonya Strumica Belediyesi’ne teslim edildi.

Makedonya’nın ilk elektrikli otobüs filosu olan model, aynı zamanda bugüne kadar belediye otobüsü kullanmayan Strumica Belediyesi’nin de ilk belediye otobüsü olma özelliğini taşıyor.

Anadolu Isuzu, yurtdışı pazarlardaki konumunu güçlendirmeye, yeni pazarlara açılmaya ve ihracat rakamlarını artırmaya devam edecek.

Anadolu Isuzu, yeni minibüs ve otobüsleri FIAA Fuarı’nda

Anadolu Isuzu, Madrid’de düzenlenen FIAA Otobüs ve Midibüs Fuarı’na katılarak yenilikçi otobüs ve midibüs modellerini tanıttı. Anadolu Isuzu’nun fuarda sergilediği Novo Volt, Grand Toro ve Visigo modelleri büyük ilgi görürken, tam elektrikli Novociti Volt modeli ise fuarın dış alanında test sürüşü gerçekleştirdi.

İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen fuarda sergilenen Novo Volt, Grand Toro ve Visigo modelleri ve test sürüş olanağı sunulan Novociti Volt katılımcıların büyük beğenisini topladı.

Anadolu Isuzu’nun özelikle turizm taşımacılık ve servis sektörünün ihtiyaçlarına en iyi yanıtları verecek şekilde geliştirdiği yüzde 100 elektrikli modeli Novo Volt, sürdürülebilirlik ve konforu bir araya getiriyor. 7,5 metre uzunluğa sahip olan Novo Volt, standart yerleşim düzeninde 29 + 1 kişilik yolcu kapasitesi, 320 kW motoru 165 kW bataryası ve 225 km’ye varan menzili ile önemli avantajlar sunuyor.

Fuarda sergilenen bir diğer model Grand Toro da donanım ve teknolojik özellikleriyle etkinliğin en ilgi çekici modelleri arasında yerini aldı. 8,5 metrelik uzunluğu ile Grand Toro, 37 koltuğa varan kapasitesi ile kısa ve orta mesafeli servis, turizm ve havaalanı taşımacılığı için ideal bir otobüs olarak dikkat çekiyor.

Yeni dokunuşlarla Isuzu Yeni D-Max

Pick-up kategorisinde en çok tercih edilen modeller arasında olan Isuzu D-Max, iç ve dış tasarım değişiklikleri, güvenlik ve teknolojik donanım ilaveleri ile yenilenerek kullanıcıların beğenisine sunuldu.

Yeni D-Max, iç ve dış görünümün yanı sıra güvenlik ve teknoloji alanında da değişikliklerle meraklılarına yepyeni bir sürüş deneyimi vadediyor.

Yeni dış tasarımıyla da daha modern ve göz alıcı bir görünüme kavuşan yeni

D-Max; yeniden tasarlanmış ön farları, ön sis farı çerçevesi, arka stop lambası ile daha karakteristik ve stil sahibi bir görünüm sergilerken, yenilenmiş bagaj kapağı, aerodinamik entegrasyon ve ön tamponda hava perdesiyle de kullanıcıların dikkatini çekiyor. Renk kartelasına; “Mika Namibu Turuncusu”nu ekleyen D-Max; dış görünüşü ile de iddiasını artırıyor.

İç mekânda da güncellemelere sahip olan D-Max; göz alıcı gösterge paneli, tamamen yenilenmiş multimedya sistemi, iç trimde renk ve tasarım değişikliği, engebeli arazi modu ve kontrol anahtarındaki yeni tasarımlarıyla, modern ve stil sahibi bir arazi aracı olmayı sürdürüyor.

Genel Güvenlik Regülasyonu kapsamında eklenen ileri seviye güvenlik önlemleriyle, zorlu arazi koşullarında kullanımı kolaylaştırmak için geliştirilen

D-Max daha güvenli bir sürüş deneyimi sunuyor. Geliştirilen stereo kamerası, arka çapraz fren sisteminde geliştirilmiş performansı, kör nokta uyarı sistemi ve çoklu çarpışma freni onu daha cazip bir alternatif haline getiriyor.

 

Nissan, otoda üretip eve kullanılan elektrik teknolojisi

Nissan 2026’dan itibaren seçili elektrikli araçlarda uygun fiyatlı araç içi çift yönlü şarjı başlatacağını duyurdu.

Bu girişim, Nissan’ın sürdürülebilir bir enerji ekosistemi yaratma vizyonu doğrultusunda önemli bir adım teşkil ediyor.

Elektrikli araç sahiplerinin araçlarının bataryasında depolanan elektriği evlerine güç sağlamak için kullanmalarına veya elektrik şebeke sağlayacılarına geri satmalarına olanak tanıyan Araçtan Şebekeye (V2G) teknolojisi ilk olarak Birleşik Krallık’ta piyasaya sürülecek ve bunu Avrupa’daki diğer pazarlar izleyecek.

Proje, Nissan’ın son on yılda dünya çapında gerçekleştirdiği yaklaşık 40 pilot proje ile V2G alanındaki kapsamlı deneyimiyle destekleniyor.

Nissan, Birleşik Krallık ulusal enerji tedarikine elektrik sağlamak için gereken AC tabanlı bir çözümle** G99 Şebeke kodu sertifikası alan ilk otomobil şirketi oldu.

Nissan Energy bayrağı altında kurulan şirketin amacı, V2G teknolojisini Avrupa ve ötesindeki pazarlarda yaygınlaştırmak, tüketicileri yerel altyapı ve yasal gerekliliklere uygun olarak AC veya DC tabanlı V2G çözümleriyle güçlendirmek olacak.

Hyundai, tamamen elektrikli yeni modeli INSTER’ın Cross versiyonu

Hyundai, geçtiğimiz aylarda tanıttığı INSTER’ın yeni bir versiyonu olan INSTER Cross’u da gün yüzüne çıkardı.

Yeni crossover model, çok yakında satışa sunulurken aynı zamanda hem outdoor hem de şehir içi kullanımda çok yönlü bir kullanım imkanına sahip olacak.

A ve B segmenti modelleri arasında konumlanan INSTER, geniş iç mekanı ve cömert bagaj kapasitesiyle dikkat çekerken aynı zamanda gelişmiş manevra kabiliyeti, pratiklik ve esneklik sunuyor. INSTER Cross ise normal versiyondan daha belirgin dış ve iç tasarım öğelerine sahip olacak.

INSTER Cross, maceracı karakterini vurgulamak için geniş, dikdörtgen ön ve arka tamponlarla ve ayrıca kabartmalı siyah kaplamalarla fark yaratıyor. Ön ve arka koruma kaplamalar, tamamlayıcı 17 inç alaşım jantlarla birleşerek üstün bir crossover görüntüsü sunuyor. Tavan rayları ise açık hava gezileri veya kamp etkinlikleri için standart olarak sunuluyor. Crossover versiyon, özel bir dış renk olan Mat Amazon Yeşil ve INSTER için sunulan standart beş renk (opsiyonel siyah tavan) seçeneğiyle sunulacak.

INSTER Cross’un iç mekanı da son derece iddialı. INSTER ile benzer şekilde bir düzen sunan otomobil, kendinden daha üst segmentlerdeki modellerde yaygın olarak karşımıza çıkan özellikleri de sunacak. INSTER Cross, 360 kilometreye varan bir menzilin yanı sıra, yaklaşık 30 dakikada yüzde 10 ila yüzde 80 oranında şarj edilebiliyor. INSTER Cross ayrıca, Otoyol Sürüş Asistanı, Akıllı Hız Kontrolü ve İleri Çarpışma Önleme Asistanı 1.5 dahil olmak üzere segment lideri güvenlik donanımlarına da sahip. INSTER Cross’un üretimine bu yılın sonlarına doğru Hyundai’nin Kore’deki üretim tesisinde başlaması planlanıyor.