Yazılar

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Rolls-Royce, özel olarak tasarlanmış Phantom “Cherry Blossom” siparişini tanıtıyor. Japonya’nın baharda kiraz çiçeklerini izleme geleneği olan “Hanami”den ilham alınarak tasarlanan model, 250.000 dikiş ve 6 aylık geliştirme süreciyle hayata geçirildi. İlk kez heykelsi 3D nakış kullanıldı.

Rolls-Royce Motor Cars, dünyanın çeşitli bölgelerini pembe yapraklarla kaplayan Sakura mevsimi yaklaşırken, Phantom Cherry Blossom’ı tanıtıyor.

Phantom Cherry Blossom, vizyonunun tam olarak anlaşılması için, üç yıl önce Rolls-Royce zanaatkarlarının müşteriyle Japonya’da bir araya gelmesiyle tasarlandı. Artık Japonya’da müşterisine teslim edilen bu zarif araç, yalnızca müşterinin kişisel tutkusunu değil, Bespoke Kolektifi’nin eşsiz beceri ve bağlılığını da yansıtan muazzam bir tasarım örneği oldu.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek tapınağı: Genişletilebilir 250.000 dikişli nakış

Aracın iç kısmında, müşterinin hayal ettiği gibi, Hanami sırasında çiçek açan bir ağacın altında oturmanın verdiği hissiyatı, ince işçilikle işlenmiş nakışlar yansıtıyor. Bespoke (özel tasarım) Starlight tavan döşemesi, zarif beyaz çiçeklerle serpilmiş nakışlı bir kiraz dalıyla süslendi. Düşen yaprak işlemeleri, arka kapı panelleri ve ön ve arka yolcu bölmeleri arasındaki ‘Privacy Suite’ bölmesinde yer alıyor. Çağdaş el sanatlarının bu olağanüstü ifadesinin tasarımı ve geliştirilmesi altı aydan uzun sürerken, sadece tavan döşemesi üç hafta sürdü ve 250.000’den fazla dikiş atıldı.

Kiraz ağacının işlemesinin zengin iplik dokusu, antik Japon dokuma tekniğinden esinlenerek ofset tatami dikişi kullanılarak elde edildi.

İşlenmiş dallar sanki iç içe geçerek, birbirinin altından ve üstünden büyüyormuş gibi görünüyor. Bu etkileyici görünümü elde etmek için, tek bir zanaatkar, her biri ayrı ayrı nakışla işlenmiş on bir çerçeve bölümünü titizlikle hizalayarak, aracın arkasından başlayıp arka yolcuların üzerine doğru uzanan tek ve kusursuz grafik oluşturdu.

Son olarak, tavan döşemesi, ışığı farklı açılardan mücevher benzeri bir kalitede yakalayacak şekilde tasarlanarak, tek tek saten dikişli yapraklardan oluşan kiraz çiçeği çiçekleriyle işlendi.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Rolls-Royce’da ilk: Heykelsi 3D Nakış

Rolls-Royce’da bir ilk olarak, aracın iç mekanı, üç boyutlu kiraz yaprağı işlemeleriyle tamamlandı. Bu dokunsal, heykelsi detaylar bölme duvarını süsleyerek, kapılardaki düşen kiraz yapraklarının klasik dikişiyle çarpıcı bir kontrast yaratıyor.

Bu 3 boyutlu nakışların yaratılması, uzmanların, ipliğin kendi üzerine katmanlar halinde yerleştirilerek kendi kendini destekleyen bir yapı oluşturulmasını sağlayan yeni bir teknik geliştirmelerini sağladı. Daha sonra her bir yaprak elle şekillendirilip son haline getiriliyor ve yerine dikilerek, iç aydınlatmayı tamamlayacak ve yumuşak gölge efektleri yaratacak şekilde ayrı ayrı konumlandırılıyor.

Rolls-Royce Phantom “Cherry Blossom”

Çiçek ilhamı: zarif bir Bespoke ifadesi

Hanami temasını devam ettiren Bespoke (özel tasarım) şemsiyelerin iç astarında, aracın kapılarının içine gizlenmiş düşen bir yaprak motifi yer alıyor. Dış tasarımda da temaya ince bir gönderme yapılıyor; Arctic White üzeri kristal gövde, arka yolcu kapısının ortasına doğru zarifçe incelen, elle boyanmış Coachline desenine ve zarif bir kiraz çiçeği motifine sahip.

Kiraz çiçeklerinin Japonya’da hayatın geçici doğasını ve geçiciliğin güzelliğini simgeleyen bir sembol olarak değer gördüğünü belirten Martina Starke (Head of Bespoke Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “Bu muhteşem siparişle, uluslararası üne sahip bir anı, 250.000’den fazla dikişten oluşan zarif nakışlarla zirve aracımız Phantom’a taşıdık. İlk kez, düşen çiçek yapraklarına dokunsal, heykelsi bir netlik kazandıran üç boyutlu işlemeler uyguladık. Bu araç, müşteri için kişisel bir anıyı temsil ederken, Bespoke’un bireysel anlamı, miras işçiliğini ve modern sanatçılığı birleştirmedeki gücünü gösteriyor.”

Daha Rafine ve daha modern Hyundai yeni IONIQ 6

Hyundai Motor Company, Kore’deki Seul Mobilite Fuarı’nda Yeni IONIQ 6 ve IONIQ 6 N Line’ı modellerini tanıttı.

Elektrikli otomobillerdeki aerodinamizm adına standartları yeniden belirleyen IONIQ 6, şimdi daha şık ve daha modern bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Rafine bir siluet ile öne çıkan otomobil, aynı zamanda geliştirilmiş oranlar sunuyor. Agresif ve sportif bir tasarım anlayışı ile hazırlanan otomobilin N Line versiyonu ise geçtiğimiz yıllarda tanıtılan RN22e konsept modelden ilham alıyor ve IONIQ 6 N modeline de göz kırpmış oluyor.

Hyundai IONIQ 6

‘Saf Akış ve Rafine’ tasarım konsepti

Hyundai, Yeni IONIQ 6 ile elektrikli aerodinamizmin farklı bir kimliğini vurguluyor. ‘Saf Akış ve Rafine’ kavramına göre gövde, hava akışını daha hassas ve doğal bir şekilde aktarmaya odaklanıyor.

Yeni aracın yükseltilmiş motor kapağı ve uzatılmış şekli, köpekbalığı burnu tasarımıyla birleşince, agresif ve aynı zamanda oldukça şık bir profil yaratıyor. Alt gövdedeki siyah eklentiler ise kapılara kadar uzanıyor ve IONIQ 6’nın aerodinamik gövdesini vurguluyor. Yerini aldığı ilk modeldeki spoyler makyajlı versiyonda kaldırılmış ve böylece Yeni IONIQ 6, daha pürüzsüz ve daha rafine bir silüet elde etmiş. Bununla beraber aerodinamik performansı korumak için de uzatılmış yeni bir spoylere kavuşmuş.

Hyundai IONIQ 6

Aracın ön ve arka tasarım detayları arasında yeni tip ince bir gündüz farları yer alıyor. Aydınlatma grubu içerisindeki diğer lambalar da daha modern ve daha yüksek teknolojili bir görünüm için yeniden tasarlanmış. Yatay tasarım öğeleriyle daha geniş bir duruş elde edilirken, arka tampon tasarımı da krom eklentilerle tamamlanmış.

Yeni IONIQ 6’nın iç tasarımı, daha konforlu bir sürüş ve daha sezgisel bir kullanıcı deneyimi için geliştirilmiş. Sürüş hissiyatını artıran yeniden tasarlanmış bir direksiyon simidi ile kullanıcısını karşılayan iç mekan, yeni tip kapı döşemelerine de sahip. Orta konsol düzeni de gelişmiş yolculuk deneyimi için rafine edilmiş. Yeni tip klima kontrol ekranı, kullanım kolaylığını artırmak için genişletilmiş.

Hyundai IONIQ 6

N Line ile daha cesur ve daha agresif bir stil

Yeni IONIQ 6 ile birlikte tanıtılan IONIQ 6 N Line versiyonu, 2022’de tanıtılan RN22e konsept modelin tasarım DNA’sını miras alıyor. N Line modelinin dinamik ve agresif tasarımını vurgulamak için ön ve arka tarafta geniş hava girişli tamponlara, geliştirilmiş detaylara ve daha heykelsi bir forma yer verilmiş. Ayrıca, RN22e’nin tasarımından alınan arkadaki siyah rengin kullanımı ise, IONIQ 6 N Line’ın sportif oranlarına katkıda bulunuyor. İki boyutlu Parametrik Piksel lamba tasarımı da dijital estetiği zirveye taşıyor.

Hyundai IONIQ 6

Birleşik Krallık otonom sürüşe hazırlıyor

Nissan’ın öncülük ettiği ve beş ortaktan oluşan konsorsiyum, Birleşik Krallık’ın en son otonom sürüş (AD) araştırma projesi olan “evolvAD’i” başarıyla tamamladı.

Ülkenin otoyollarında, şehir merkezlerinde, yerleşim yerlerinde ve kırsal kesimlerinde sıfır kaza ile 16.000’den fazla otonom sürüş gerçekleştirildi.

Nissan AMIEO (Afrika, Orta Doğu, Hindistan, Avrupa ve Okyanusya) Bölgesi Araştırma ve Geliştirme Kıdemli Başkan Yardımcısı David Moss şunları söyledi: “Her üç araştırma projesi de AD teknolojisinin zorlu sürüş ortamlarında nasıl performans gösterdiğine dair bilgi ve anlayışımızı artırma konusunda son derece başarılı oldu.

“AD mobiliteyi geliştirmek için özel ortaklarımızla birlikte çalışmak bir ayrıcalıktı. Bu teknoloji, insan hatalarını azaltarak sürüşü daha güvenli ve verimliliği artırarak daha temiz hale getirmenin yanı sıra, konum, yaş veya engellilik nedeniyle bugün buna sahip olamayan çok daha fazla insana mobiliteye erişim sağlayabilir. Cranfield’daki Nissan Avrupa Teknik Merkezi’ndeki(NTCE) Birleşik Krallık ekibimiz bu teknolojiyi geliştirmeye devam edecek ve önümüzdeki yıllarda müşterilerimize AD mobilite hizmetlerini sunacak olmaktan heyecan duyuyoruz.”

Vespa’dan koleksiyonerlere özel: Vespa 946 Snake

Vespa, her yıl Çin Takvimi’ne göre tasarladığı sınırlı sayıda koleksiyon modelleriyle farkını ortaya koymaya devam ediyor.

2024 yılında Çin Takvimi’nde “Ejderha Yılı” özel tasarım modelini piyasaya sunan Vespa, 946 Dragon modelinden dünya genelinde sınırlı sayıda üretimiyle koleksiyoncular tarafından büyük ilgi görmüştü. 2025 yılında ise Çin Takvimi’nde yapraklar “Yılan Yılı”nı gösteriyor. Çin Takvimi’ne atfen sınırlı sayıda üretilecek “Vespa 946 Snake” özel tasarım modele ait model koleksiyonu tüm dünyada Vespa tutkunlarıyla buluşuyor.

Vespa Snake 946 özel tasarım modelinde tek silindirli, 4 zamanlı, 3 valfli elektronik enjeksiyonlu motor görev yapıyor. 155 cc motor hacmine sahip Vespa Snake 946 12,7 beygir güç üretiyor. Otomatik şanzımana sahip motorda çift kanal ABS ve ASR çekiş kontrol güvenlik sistemleri yer alıyor. Vespa’nın tasarım çizgisinden ödün vermeden, stil ve ikonik çizgilere sahip Vespa 946 Snake yılan derisi dokusunu andıran özel sele tasarımı ve elcikler, yakıt kapağı ve çamurlukta 3D krom yılan motifleri, ışığa göre değişen iridyum mavi renk tonlarında gövde tasarımı dikkat çekiyor.

CROSSWAY Serisi Türkiye pazarında

IVECO BUS, Avrupa intercity segmentinin lider modeli CROSSWAY’i Antalya’da düzenlediği özel bir lansman etkinliğiyle Antalyalı sektör profesyonellerinin beğenisine sundu.

Avrupa’da yüzde 50’nin üzerinde pazar payına sahip olan IVECO BUS, CROSSWAY Serisi Türkiye pazarına girişinden itibaren önemli bir ivme kazandı. IVECO BUS, Crossway modeli ile şimdiden Balıkesir, Kocaeli, Muğla ve Manisa Belediyeleri tarafından havaalanı transferleri ve kültür gezileri gibi alanlarda aktif bir şekilde kullanılıyor.

Dünya genelinde yaklaşık 70.000 adet satılan CROSSWAY, her türlü görev ve zorlu hava koşulunda müşterilerin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için tasarlanmıştır. Kendi segmentinde güvenilirlik, yakıt tasarrufu, düşük işletme maliyetleri, sürüş güvenliği ve yolcu konforu konularında liderliğini kanıtlayan CROSSWAY, FPT Industrial tarafından üretilen ve HVO ile uyumlu olan TECTOR motoruyla donatılmıştır. Bu motor, üstün performansı ve uzun servis aralıkları ile dikkat çeker. Türkiye pazarında satışa sunulan araçların her biri, 55 yolcu kapasitesine uygun olarak tasarlanmış ve son teknoloji ADAS güvenlik sistemleri ile donatılmıştır.

Nissan araştırması ne çıktı?

Nissan tarafından Economist Impact’e gerçekleştirilen küresel gençlik araştırması, elektrikli araçların tercih edilen mobilite olduğunu ortaya koyuyor.

Dünya çapında 15 şehirde 3.750 katılımcıdan alınan yanıtlara dayanan bulgular, genç nesillerin elektrikli araçları tercih ettiğini ortaya koyarak Nissan’ın elektrifikasyon alanında devam eden çabalarını ve gelişen ihtiyaçları karşılamak için sürdürülebilir çözümlere olan bağlılığını güçlendiriyor.

Araştırma katılımcılarının temel bulguları şöyle sıralanıyor:

  • Genç şehir sakinlerinin çoğunluğu (%57) karbon ayak izini azaltmak için seyahat alışkanlıklarını değiştirmeye istekli; gelişmekte olan şehirlerde yaşayanlar ise çevresel kaygıları mobilite tercihleri için bir aciliyet olarak görüyor.
  • Elektrikli araçlar (EV’ler) tercih edilen mobilite şekli olarak ortaya çıkıyor; katılımcılar arasında EV sahipliğinin bugün %23’ten önümüzdeki on yıl içinde %35’in üzerine çıkması bekleniyor.
  • Gelişmekte olan şehirlerdeki elektrikli araç sahipliği arzusu daha  güçlü; gelişmiş şehirlerdeki %31’e kıyasla %44’ü önümüzdeki beş yıl içinde elektrikli araç kullanmayı öngörüyor; kirlilik gerçekleri onları sürdürülebilirliği düşünmeye .
  • Daha genç şehirliler enerji depolama, alternatif yakıtlar ve araçtan her şeye (V-to-X) gibi yeniliklere yoğun ilgi göstermekte ve yaklaşık yarısı (%40’tan fazlası) bu teknolojilerin mobilite tercihlerini etkileyeceğini belirtiyor.

Economist Impact Asya-Pasifik Sürdürülebilirlik Lideri Ritu Bhandari, “Bu araştırma, genç nesillerin mobilitenin geleceğini nasıl tasavvur ettiklerini araştırıyor; onların seçimleri gelişen mobilite ortamını doğrudan şekillendireceği için önemli bir bakış açısı” dedi. “Bulgularımız, sürdürülebilir mobilitenin başarıya ulaşması için şehirlerin çevresel hedefleri, uygun fiyat, kolaylık ve kapsayıcılık gibi gerçek yolcu öncelikleriyle dengelemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bunu başarmak için toplu taşıma, elektrikli araçlar, ortak hareketlilik ve aktif ulaşımı, farklı ihtiyaçları olan tüm sakinler için bağlantılı, erişilebilir bir ağa sorunsuz bir şekilde entegre eden esnek, çok modlu çözümler gerekiyor.”

 

Çorbadan sonra 15 dakika bekleyin!

Fırından yeni çıkmış sıcak pide yemek… Bolca şerbetli tatlılar tüketmek… İftar yemeğini hızlıca bitirmek… Kimi zaman uzun saatler aç kalmamız kimi zamansa cezbedici lezzetleri nedeniyle veya daha enerjik olmamızı sağladığını düşündüğümüz için Ramazan’da bu tür beslenme hatalarına sıkça düşebiliyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da yaptığımız beslenme hataları nedeniyle kilo alımının yanı sıra halsizlik, hazımsızlık, hipoglisemi, uyuklama hali, baş ağrısı ve vücutta sıvı kaybı gibi yaşam kalitemizi düşüren pek çok sağlık problemiyle karşılaşabiliyoruz. Dolayısıyla Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için beslenmemizde bazı kurallara dikkat etmemiz çok önemli. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, vücudun yorulmaması, kan basıncı ile kan şekeri gibi parametlerde ani değişimler oluşmaması için bazı kurallara özen göstermemiz gerektiğini belirterek, “Ramazan’ı sağlıklı geçirmek için yeterli miktarda su içmek, iftarda çok hızlı ve büyük porsiyonlarda yemek yememek, iftar sonrasında tatlılardan uzak durmak üç temel kuraldır” diyor.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, oruç tutarken atlanmaması gereken 8 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik

Bol bol su için!

İftar ve sahur arasında mümkün olduğunca bol su içmeniz çok  önemli. Zira susuz kalmak; baş ağrısı, huzursuzluk ve açlığı çok daha şiddetli hissetmemize sebep olabiliyor. Bu nedenle iftar ile sahur arasında ortalama 2 litre su içmeye özen gösterin.  Ayrıca susuzluğu artırabilecek olan çok tuzlu, çok şekerli ve kafein içeren içecekleri tüketmemeye dikkat etmeniz gerekiyor. Sıvı ihtiyacını karşılayabilmek için bol miktarda suyun yanı sıra iftar sonrasında açık çay içebilirsiniz.

Çorbadan sonra 15 dakika bekleyin

İftar sofralarında sıklıkla yapılan önemli hatalardan biri,  tüm yemekleri aynı anda ve hızlıca yemek oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, gün boyunca boş olan midenin  aniden fazla çalışmaya zorlanmasının hazımsızlık ve gaz gibi sindirim bozukluklarına ve kalp atışının hızlanmasına yol açabileceği uyarısında bulunarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hatta bu durum kalp krizine varacak derecede ciddi sonuçlar oluşturabileceği için iftarda mümkün olduğunca yavaş yemeye özen gösterilmesi gerekiyor” Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, orucunuzu hurma veya zeytinle açmanızın kan şekeri regülasyonuna yardımcı olacağını belirterek, “Ardından, yemeğe çorba ve salatayla devam ederek, mümkünse 15 dakika kadar ara verip, sonra ana yemeğe geçmek iştah kontrolünü sağlayacaktır” diyor.

Sahura mutlaka kalkın

Ertesi gün uyku problemi yaşamamak için sahura kalkmadan oruç tutmak isteyebilirsiniz, ancak iftarda dolan mide henüz sindirimini tamamlamadan gece yemek yiyip yatmak sindirim sistemini zorlayabiliyor. Bunun sonucunda; gaz, şişkinlik, ağza acı su ve/veya gıdaların geri gelmesi gibi problemler yaşanabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, bu nedenle oruç tutarken mutlaka sahura kalkmak gerektiğini belirterek, “Sahurda uzun sürecek olan açlık nedeniyle protein ağırlıklı kahvaltı şeklinde sindirimi kolay yiyecekleri tercih etmek gün boyu tok kalmaya yardım edeceği gibi sindirim problemini de önleyecektir. Eğer sahura kalkmadan oruç tutulacaksa; iftar yemeği sonrasında yoğurt, ayran, peynir ve tuzsuz kuru yemiş gibi yiyeceklerle ara öğün yapılması daha sağlıklı olacaktır” diye konuşuyor.

İftar yemeğinizde eksik olmasın!

Oruç tutarken su tüketiminin, hareketin ve öğün sayısının azalması  kabızlığa neden olabiliyor. Bolca su içmeye özen göstermek, iftar yemeğinde mutlaka çorba, salata ve sebzeye yer vermek kabızlığın önlenmesinde büyük bir önem taşıyor.

Tatlı yerine meyve tercih edin

Genel olarak iftar sonralarının vazgeçilmezi olan tatlıları mümkün olduğu kadar az tercih etmeniz gerekiyor.  Zira, yemek sonrasında tüketilen tatlı fazla kalori ve şeker içerdiği için kilo artışına ve karaciğer yağlanmasına sebep olabiliyor.   Tatlı yerine iftardan 1-2 saat sonra tüketeceğiniz bir porsiyon meyve vitamin desteği sağlayarak  bağışıklığın güçlenmesine yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra sebze ve meyvelerin içeriğindeki posa kabızlığın önlenmesinde ve tokluk süresinin uzamasında da büyük rol oynuyor.

Pideyi bir avuç içi kadar tüketin!

Beyaz undan yapılan ekmek ve pide gibi karbonhidrat içeren besinler kan şekerinde ani yükselmeye ve ardından ani düşüşlere sebep olacağı için daha erken  acıkmanıza yol açabiliyor.  Dolayısıyla sahurda pide yerine tam tahıllı ekmekleri tercih etmeniz gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, “İftar yemeğinde ise pideyi bir avuç içi ile sınırlamak gereksiz karbonhidrat ve kalori alımının önüne geçecektir. Ayrıca hazımsızlığa neden olabileceği için pideyi sıcak yemekten de mutlaka kaçınmak gerekiyor” diyor.

Hurmayı 1-2 adetle sınırlayın!

Hurma lif oranı yüksek olması sayesinde tokluk hissi sağlamayı kolaylaştıran  bir meyve.  Ancak tüm meyveler gibi fazla tüketildiğinde meyve şekerinin tüketiminin artmasıyla birlikte kan şekeri yüksekliğine sebep olabiliyor. Bu nedenle hurmayı iftar yemeğinde 1-2 adetle sınırlamaya dikkat etmenizde fayda var.

Sahurda tokluk süresini bu besinlerle uzatın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, tokluk süresini uzatan besinleri şöyle sıralıyor:

Yumurta: İçeriğindeki yüksek kaliteli protein ve yağ asitleri sayesinde hem tok tutan hem de sindirimi kolay besinlerin başında geliyor.

Mevsim sebzeleri: Yüksek miktarda posa içeriğiyle mide ve bağırsak sağlığını destekleyerek tokluk süresini uzatıyor.

Tam tahıllı karbonhidratlar: Tam buğday ekmeği, bulgur, yulaf, çavdar ekmeği, karabuğday ve esmer pirinç gibi tam tahıllı karbonhidratları tüketmek kan şekeri regülasyonu sağlayacağından daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor.

Çiğ kuruyemişler: Ceviz, badem ve fındık gibi çiğ kuruyemişler içeriğindeki sağlıklı yağlar veya lif oranıyla tokluk süresini uzatabilecek bir diğer besin grubu. Tuz oranının yüksek olması ve susuzluğu artırabilmesi nedeniyle kavrulmuş kuruyemişlerden Ramazan’da uzak durmanız gerekiyor.

Süt ürünleri: Yoğurt, kefir ve tuzsuz peynir gibi protein açısından oldukça zengin olan süt ürünleri hem tokluk süresini uzatıyor hem de bağırsak sağlığına oldukça fayda sağlıyor.

Hyundai Motor Türkiye elektrikli araç üretimine hazırlanıyor

Hyundai Motor Türkiye, ünvan değişikliğinden sonra şimdi de elektrikli araç üretimiyle dikkatleri çekmeye devam ediyor.

Türkiye’deki İzmit fabrikasında üretilecek olan EV model, Hyundai’nin büyüyen elektrikli ürün gamına katkıda bulunacak ve Avrupa pazarının sürdürülebilir mobilite çözümlerine yönelik artan talebini destekleyecek. Hyundai Motor Türkiye, elektrikli modelin yanı sıra içten yanmalı motorlu modeller üretmeye de devam edecek.

Buna ek olarak; Hyundai Motor Türkiye, geçtiğimiz günlerde, global otomotiv dünyasındaki rolünü daha iyi vurgulamak için “Hyundai Assan Otomotiv Sanayi” olan ticari ünvanını da “Hyundai Motor Türkiye” olarak değiştirmişti.

Markanın yeniden yapılanma çabaları, Hyundai Motor Grubu’nun Kore dışındaki ilk ve en uzun süredir hizmet veren yurtdışı üretim merkezi konumunu da vurguluyor. 28 yılda üç milyondan fazla araç üreten Hyundai Motor Türkiye, istihdama, ihracata ve ulusal ekonomiye önemli ölçüde katkıda bulunmaya da devam ediyor. Hyundai Motor Türkiye, mevcut üretim genişlemesine ek olarak yerel tedariğe de öncelik veriyor. Bu sayede araç bileşenlerinin yüzde 55’inden fazlası 50’den fazla tedarikçiden oluşan bir ağ aracılığıyla yerli olarak üretiyor. İzmit’te üretilecek EV’ler de bu oranı sürdürme hedefinde olacak.

Hyundai Motor Türkiye, tüm bu gelişmelerin ışığında elektrikli araç üretimini hızlandırarak hem rekabetçi konumunu hem de çevre dostu mobiliteye olan bağlılığını güçlendiriyor. Bu stratejik hamle, markanın 2035 yılına kadar Avrupa’da yalnızca sıfır egzoz emisyonlu araçlar sunma planlarını sağlamlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin marka adına Avrupa’daki önemli rolünü de güçlendiriyor.

IVECO, inovasyonlarla dolu güçlü tarihini kutluyor

Marka 50 yıllık köklü geçmişini kutlarken ileriye dönük vizyonunu sergileyen bir yıllık etkinlik ve faaliyetlerle bunu gerçekleştirecek.

‘’50xBeyond’’ teması ile Torino’da dört günlük bir Iveco Group etkinlikleriyle 50. yaşgünü kutlanacak. IVECO, 50. yıldönümünü, özel olarak tasarlanmış bir görünüme sahip Sınırlı Üretim Ağır ve Hafif Ticari Araçlarla da taçlandıracak.

IVECO, Avrupa, Asya, Afrika, Okyanusya ve Latin Amerika’da 7 üretim tesisi ile faaliyetlerini sürdürüyor. Sekiz AR-GE merkezini içeren bir üretim yapılanması, 160’tan fazla ülkede müşterileri destekleyen 3.500 satış ve servis noktasıyla yaygın bir bayii ağıyla küresel varlığını sürdürüyor.

Iveco Group Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra konuya ilişkin verdiği demeçte: “Geçtiğimiz 50 yıl boyunca IVECO, işbirliği ve inovasyonlarla büyüdü, gelişti. Başarımız, bu yolculuğun bir parçası olan herkesin, çalışanlarımız, bayilerimiz, müşterilerimiz ve ortaklarımızın müşterek çabasının bir kanıtıdır. Hep beraber, geleceğin zorluklarıyla yüzleşmeye hazır bir marka inşa ettik. Ticari mobilite tarihini şekillendirmede katkılarımız oldu. Mirasımız ve inşa ettiğimiz güçlü temellerle daha da güçlendiğimizi hissediyoruz” yorumunu yaptı.

Tarihindeki en güçlü Rolls-Royce

Black Badge Spectre, Rolls-Royce tarihinde ilk kez dört basamaklı bir tork değeri (1075 Nm) ve 485 kW (659 hp) güç üreterek rekor kırdı. Ayrıca, markanın güçlü ve cesur kimliğini temsil ederek, geleneksel lüks anlayışının ötesine geçmek isteyen seçkin müşteriler için özel olarak tasarlandı.

Cesur dış renk seçenekleri, canlı iç mekan detayları ve Bespoke (özel tasarım) için yenilikçi fırsatlar sunmanın yanı sıra, Black Badge Spectre, dört basamaklı bir tork (1075 Nm) çıkışı üretebiliyor ve 485 kW (659 hp) güçle rekor kırıyor. Bu özelliği Black Badge Spectre’ı tarihindeki en güçlü Rolls-Royce yapıyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Benzersiz Infinity Modu ve Spirited Modu

Black Badge Spectre, iki yeni tahrik sistemi özelliğiyle güçlü hızlanma deneyimini ileri bir seviyeye taşıyor: Infinity Modu ve Spirited Modu.

Infinity Modu: Black Badge kimliğini simgeleyen sonsuzluk sembolünden esinlenerek tasarlandı. Direksiyon simidindeki Infinity butonuna ∞ basılarak açılan bu mod, tam 485 kW (659 hp) güç sağlayarak sürücüye daha hızlı ve doğrudan bir gaz tepkisi sunuyor. Infinity mod aktif hale geldiğinde, araç göstergeleri daha canlı bir görünüm alarak aracın sportif karakterini vurguluyor.

Spirited Modu: Spirited modu, sürücüye yoğun ve anlık bir hızlanma deneyimi yaşatıyor. Bu fonksiyon, sürücünün frene ve gaza aynı anda basmasıyla etkinleşiyor. Aracın hazır olduğunu belirten dokunsal ve görsel yanıt alındıktan sonra fren bırakılıyor. Böylece tork, geçici olarak 1075 Nm’ye yükselerek güçlü bir hızlanma dalgası yaratıyor ve aracı sadece 4.3 saniyede 0’dan 100 km/saat hızına çıkarıyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Black Badge şasi mühendisliği

Rolls-Royce şasi uzmanları, müşterilerin Black Badge Spectre’ın benzersiz gücünü güvenle kullanmalarını sağlamak için bir dizi değişiklik yaptı. Direksiyon sertliği artırıldı ve virajlarda gövde sallantısını azaltarak direksiyon hareketlerinden daha fazla geri bildirim almak için savrulma stabilizasyonu ayarlandı. Yükseltilmiş amortisörler, gövde kontrolünü artırarak hızlanma veya yavaşlama sırasında alçalmayı azaltıyor. Bu revizyonlar, Rolls-Royce araçlarıyla ilişkilendirilen zahmetsiz kullanım ve ünlü “Magic Carpet Ride” (sihirli halı sürüşü) deneyimi ile geliştirilmiş bir sürüş etkileşimi hissini mükemmel bir şekilde dengeliyor.

Karanlık bir estetik

Black Badge Spectre, 1980’ler ve 1990’ların kulüp kültürünün neon atmosferinden ilham alarak, derin siyah – mor tonlarına sahip yeni Vapour Violet boya rengiyle dünya çapında tanıtıldı. Bu dikkat çekici renk, markanın markanın 44.000’lik renk seçeneği içeren “hazır” renk paletiyle cesur bir kontrast oluşturuyor. Ayrıca, Iced Black kaput seçeneğiyle güçlü ve sofistike bir görünüm sağlıyor. Alternatif olarak, müşteriler Rolls-Royce Bespoke tasarımcılarıyla işbirliği yaparak, yalnızca kendilerine özel bir Bespoke renk tonu oluşturma imkanına da sahip.

Mevcut Coachline (yan gövde çizgisi) ve çamurluk çizgisi seçeneklerine ek olarak, müşteriler, artık süper coupe’nin alt kısmına zarif bir estetik katan “waft” (yumuşak ve akıcı) şeridini de sipariş edebilecekler.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

23 inçlik beş kollu dövme alüminyum jant

Black Badge Spectre, cesur bir tasarıma sahip, 23 inçlik beş kollu dövme alüminyum jantlarıyla dikkat çekiyor. Yarı cilalı veya tamamen siyah kaplama seçenekleriyle sunulan bu karmaşık geometrik tasarım, aracın teknik ustalığını ve gücünü estetik bir şekilde yansıtıyor. Ayrıca, farklı iklim koşullarına uygun kış lastiği seçenekleri, bu yeni jant setiyle birlikte lansmanla eş zamanlı olarak müşterilere sunuluyor.

Daha önceki tüm Black Badge modellerinde olduğu gibi, Black Badge Spectre’ın ayna parlaklığındaki koyu ton detayları, aracın güçlü ve karanlık karakterini ön plana çıkarıyor. Bu detaylar arasında, markanın imzası olan Pantheon ızgara çerçevesi, Spirit of Ecstasy heykelciği, çift “R” onur rozetleri, kapı kolları, geniş yan cam çerçeveleri ve tampon detayları yer alıyor.

Canlı aydınlatmalar

Rolls-Royce, çağdaş zanaatkarlık anlayışını yansıtarak Black Badge Spectre için ışıklı ızgarasını güçlendiren ve yoğunlaştıran benzersiz bir ışıklandırma sistemi geliştirdi.

Tanıtılan yeni ışıklı ızgara arka plakası Tailored Purple, Charles Blue, Chastreuse, Forge Yellow ve Turchese gibi renk seçenekleriyle sunuluyor. Bu sayede müşteriler, seçtikleri dış renkleri ızgara detaylarına taşıyarak dış görünümde bütünlük sağlayabiliyor ve iç tasarım ile uyumlu özel bir renk aksanı yaratabiliyor.

Bu renkli aydınlatma konsepti, iç mekânda da devam ediyor. Yeni geliştirilen ışıklı eşik plakaları, on farklı tamamlayıcı renk seçeneğiyle sunularak iç tasarımda özgün bir ambiyans oluşturuyor.

Black Badge Spectre, Rolls-Royce

Canlı iç mekân tasarımı

Black Badge Spectre’ın iç mekânı, cesur tasarımı ve detaylardaki ustalığıyla aracın asi karakterini yansıtıyor.

Işıklı ön konsol ve sonsuzluk sembolü: Ön konsolda, Spirit of Ecstasy’nin soyut bir ifadesi olarak tasarlanan, Black Badge serisinin imzası haline gelen sonsuzluk sembolünü de içeren ışıklı bir desen yer alıyor.  Konsol yüzeyinde, Piano Black (piyano siyahı) kaplama üzerinde farklı yoğunluklarda dağıtılmış 5.500’den fazla yıldız ile gökyüzü görünümü yaratılıyor.

Teknik fiber elyaf kaplama: İç mekândaki zanaatkarlık, teknik fiber elyaf kaplamayla ön plana çıkıyor. Elmas desenli bu yüzey, siyah Bolivar ahşap tabanın üzerine karbon ve ince metal iplikler işlenerek yapıldı. Elyaflar, karbon fiber katmanları arasına el ile yerleştirilerek üç boyutlu bir doku yaratıyor. Kaplamaya, altı kat vernik uygulanırken kusursuz bir yüzey elde edilene kadar elle cilalanarak derinlik ve parlaklık kazandırılıyor.

İç mekânda sonsuzluk sembolü: Sonsuzluk sembolü, arka koltukları ayıran deri “Waterfall” (Şelale) bölümüne işlenerek iç tasarımda da vurgulanıyor.

Gösterge kadranları ve dijital sistemler: Gösterge kadranları, Vivid Grellow (yeşil-sarı), Neon Nights, Cyan Fire, Ultraviolet ve Synth Wave olmak üzere beş renk temasıyla özelleştirilebiliyor ve müşterilerin SPIRIT işletim sistemi aracılığıyla araçlarındaki fiziksel ve dijital yüzeyleri uyumlu hale getirmelerini sağlıyor. Ayrıca, bu dijital mimari üzerinden, araç şarj durumu gibi uzaktan erişim özellikleri ile markanın özel dijital üyeler kulübü Whispers’a da bağlanılıyor.

Tasarımıyla çarpıcı Black Badge Spectre

Black Badge Spectre, etkileyici güç çıkışı, ileri şasi teknolojileri ve genişletilmiş Bespoke (özel üretim) seçenekleriyle, Rolls-Royce’un alter ego kimliğinde yeni ve çarpıcı bir bölüm açıyor.*