Yazılar

Ipsos, Malatya Doğanşehir Lisesini yeniledi

Ipsos Araştırma Şirketi ve Payda Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi, Doğanşehir Lisesi’nde başarıyla tamamlandı.

Deprem sonrası yaşanan zorluklara rağmen, eğitim öğretim faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla hayata geçirilen bu proje, bölgedeki gençlerin eğitimine önemli katkılar sağlayacak.

Ipsos Türkiey’nin CEO’su Sidar Gedik, Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin önemine değinerek, “Araştırmada Yenilikler Konferansı, Ipsos’un ülkemizdeki hem kamuya doğru bilgi iletme, yeniliklerden dünya ile eş zamanlı haberdar etme adına akademik olarak, yılda bir kez gerçekleştirdiği bir konferanstır. Burada yol göstermek ufuk açmak araştırma sektöründeki yeniliklerden sektörü, markaları, toplumu haberdar etmek istediğimiz önemli buluşmasıdır. Bu buluşmaya ilgi gösteren tüm katılımcıların bağışlarıyla gerçekleştirdiğimiz sosyal projemiz, on beş yıldır Ipsos’un önde gelen sosyal sorumluluk projesidir. Her yıl özellikle eğitim önceliği ile ayrı ayrı kuruluşların projelerini desteklemek vesilesi ile değerli projelerin hayata geçirilmesi sağlanmıştır. Bu yıl da Payda Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu projeyle Malatya’daki gençlerin eğitimine katkıda bulunarak, geleceğe umutla bakmalarını sağlamayı hedefledik. Bu süreçte Doğanşehir Lisesi Okul Müdürü İbrahim beye bu süreçteki ilgi ve çalışmalarından dolayı ayrıca teşekkür ederim” dedi.

Ipsos CEO’su Sidar Gedik, projeye destek veren medya kuruluşlarına da teşekkür ederek, “Araştırmada Yenilikler Konferansı’nı, Haber Türk TV, BloombergHT Tv, YouTube kanalları, Radyo kanalları, dijital gazete ve sosyal medya tarafı ile medya sponsoru olarak yanımızda olan Ciner Holding Yayın Grubu’na teşekkür ederim. Bu süreçte sponsorumuzun dışında duyurularımızda yanımızda olan tüm basın medya mensuplarına teşekkür etmek isterim. Bu proje, emek işi; emeği geçen herkese teşekkürler” ifadelerini kullandı.

Doğanşehir Lisesi Müdürü İbrahim Başaran, yaptığı açıklamada, Ipsos’un Araştırmada Yenilikler Konferansı bağışlarıyla yenilediği atölyelerimizden sadece Lisemiz öğrencileri değil, Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri ile köyden faydalanmak isteyen gençlerin de yararlanacak. Bundan duyduğum mutluluğu dile getirirken, proje için Ipsos’a, Ipsos bağışçılarına ve vesile olan Payda Derneği’ne teşekkür ederim” dedi.

Gençler üniversiteyi hangi şehirde okumak istiyor?

Dünyanın ve ülkemizin lider araştırma şirketi Ipsos’un GÜNDEME DAİR araştırma verilerinden derlenen bu dosya içeriğinde bulunan başlıklar;

  • Geçen seneye kıyasla bu sene, üniversite öğrencileri kendi şehrinde mi farklı bir şehirde mi okumak istiyor? Oranlar ne? Veriler ne gösteriyor?
  • Her 10 üniversite öğrencisinin % kaçı ortalama burs için farklı kurumlara başvurmuş? En fazla başvurulan kurumlar hangileri?
  • Üniversite öğrencilerinin % kaçı tam zamanlı ya da yarı zamanlı çalışıyor?
  • Başka şehirde üniversiteye gidecek her  öğrenciden % kaçı yurtta kalacağını belirtiyor?
  • Yurtta kalmayı planlayanların tercihi devlet yurdu.
  • Devlet yurdunda yer gelmediği durumda öğrenciler ne yapıyor?
  • Okulunu dondurmayı düşünenlerin oranı da geçtiğimiz seneye kıyasla ne durumda?
  • 2023 yılında olduğu gibi üniversite eğitimi için gerekli olan bütçe öğrencilerin % kaçının bütçelerini zorlamaya devam ediyor.

Ipsos

Ipsos

Ipsos

Ipsos

IPSOS TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK VERİLERİ ŞÖYLE YORUMLADI

Gündeme Dair araştırmamızda, üniversiteye yeni başlayacak öğrencilere yaşadıkları şehirde mi yoksa şehir dışında bir okul mu tercih edeceklerini soruyoruz.  Son 3 yıldır kendi şehirlerindeki üniversiteleri tercih edenlerin oranı giderek arttı. Bu yıl, her iki öğrenciden biri kendi şehrindeki bir üniversiteye gideceğini belirtiyor. Yıllar içinde ülkemizdeki üniversite sayısının artması bu oranın yükselmesinde bir etken olabilir. Ancak ekonomik koşulların da öğrencilerin kendi şehirlerinde bir üniversite tercih etmesinde önemli bir sebep olup olmadığına bakmak lazım. Finansal zorlukların üstesinden gelebilmek için öğrencilerin bir kısmı burs başvurularında bulunuyor ya da çalışıyor. Her on üniversite öğrencisinin dördü ortalama iki farklı kuruma burs için başvurduğunu ya da halihazırda burs aldığını belirtiyor. Belediyeler, vakıf ya da STK’lar öğrencilerin burs için başvurmayı tercih ettikleri kurumların başında geliyor. Her on öğrenciden üçü ise tam zamanlı ya da yarı zamanlı çalışıyor.

Üniversite için başka bir şehre gitmek durumunda olanların oranı yüksek olunca doğal olarak barınma ihtiyacı ortaya çıkıyor. Yaşadığı şehirdeki bir üniversiteye gidecek olanlar içinde bile her on öğrenciden ikisi kendi evinde kalmayacağını belirtiyor. Başka şehre gidenlere baktığımızda, yurt ihtiyacının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Her on öğrenciden yedisi yurtta kalmayı amaçlıyor.

Yurtta kalmayı planlayanların yine tercihi devlet yurdu, her on kişiden dokuzu devlet yurtlarını hedefliyor. Devlet yurdu çıkmadığında, özel yurtlar ilk tercih olmaya devam etse de, bu sene diğer konaklama alternatiflerine yönelenlerin sayısında artış var. Ayrıca, okulunu dondurmayı düşünen öğrencilerin oranı geçen yıla kıyasla %4 yükselmiş durumda. Hemen hemen tüm öğrenciler özel yurtların pahalı olduğu görüşünde. Özel yurtlara karşı düşünce böyleyken, devlet yurtlarının fiyatlarının uygun bulunduğunu düşünebiliriz. Ancak maalesef durum pek de öyle değil. Öğrencilerin yarıdan fazlası, devlet yurtlarının da beklenenden daha pahalı olduğu görüşünde.  Üniversite eğitimi için gereken bütçe, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da öğrencilerin ve ailelerin hemen hemen hepsinin bütçesini, az ya da çok zorluyor. Eğitiminin aile bütçesinin çok zorladığını belirtenlerin oranı %38.

Her iki yılda bir gerçekleştirdiğimiz Türkiye’yi Anlama Kılavuzu çalışmamızda, 18-24 yaş arasındaki gençlere yurt dışında çalışma arzularını soruyoruz. 2020 yılında yurt dışına gitmek isteyen gençlerin oranı %29 iken 2024 yılında bu oran %38’e yükseldi. Görüyoruz ki, gençlerin üniversite hayatlarını daha iyi koşullarda geçirmeleri ve yetişmiş iş gücünü ülkede tutabilmek açısında gerekli önlemlerin alınması çok kritik.

Araştırma Sektörü %86 büyüdü !!!

TÜAD’ın Türkiye araştırma sektörü büyüklüğü raporuna göre araştırma sektörü 2023 Yılında %86 büyüdü.

  • Araştırma şirketlerinin araştırma yöntemine göre ciro dağılımları incelendiğinde, paneller ve kantitatif araştırmalar ön plana çıkıyor.
  • 2023 yılı için ciro dağılımında kantitatif araştırmaların oranı %44.9 iken, panellerin oranı %39.5, kalitatif araştırmaların ise %9.2 oldu.
  • 2018 yılından bu yana benzer seviyede devam eden panel araştırmalarının cirosu ,
  • 2022 yılında %45’in üzerine çıkmıştı, 2023 yılında daha önceki yıllarda sahip olduğu seviyeye geri döndü.
  • araştırma yöntemi kırılımında incelendiğinde, yüz yüze ve online/mobil araştırmalar başı çekiyor.
  • 2018 yılına kadar online/mobil araştırmalar payı yavaş bir şekilde artış gösterirken, pandeminin de etkisi ile 2019 ve 2020 yıllarında her yıl bir önceki yıla göre payını yaklaşık iki katına çıkardı.
  • Bu esnada yüz yüze araştırmaların payı 2020 yılında ciddi bir düşüş gösterdi ve sonraki yıllarda benzer seviyelerde kaldı.
  • 2023 yılında online/mobil araştırmalar %45 oran ile ilk sıradayken yüz yüze araştırmalar %38 oran ile ikinci sırada…
  • Araştırma Sektöründe Çalışan Sayısı Artmıyor
  • Tam zamanlı çalışan kişi sayısına ise çalışmada raporda 1.398 kişi olarak raporlanıyor.

Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) 2023 yılı için Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu tamamlandı.

Avrupa Kamuoyu ve Pazar Araştırmaları Birliği ESOMAR, her yıl tüm ülkelerin temsilcileri ile dünya araştırma pazarı büyüklüğünü hesaplamak için “Global Market Research” çalışmasını yürütüyor. Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu soru formu ise, ESOMAR’ın soru formundan yola çıkılarak TÜAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan düzenlemelerle oluşturuluyor. Derneğin liderliğinde hazırlanan rapor, Türkiye’de araştırma sektöründe faaliyet gösteren, rapor çalışmasına katılmaya gönüllü araştırma ve veri toplama şirketlerinden alınan veriler sonucu ortaya çıkıyor.

2023 yılı için Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu için 26 araştırma şirketi ve 7 veri toplama şirketi katılım gösterdi. 33 şirkete varan bu katılım sayısı, geçen yıla göre dörtte bir oranında daha yüksek. Oluşturulan raporda toplam sektör büyüklüğü, TÜAD Yönetim Kurulu tarafından sektörün bilgi paylaşmayan bölümü için yapılan tahminlerle son haline getirildi. Raporun sonuçlarına göre, Türkiye’de araştırma sektörü 2023 yılında TL bazında % 86 büyüdü, bu oran TÜİK tarafından açıklanan reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri üretici fiyat endeksinin gerisinde kaldı. (28 Şubat 2024’te yayınlanan Ocak 2023 istatistiklerine göre üretici fiyat endeksinin en çok yükseldiği sektör %130,22’ lik artışla reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleridir.)

2023 Yılı, Kantitatif Araştırmalar ile Panel Araştırmaları için Dengeye Dönüş Senesi Oldu

Araştırma şirketlerinin araştırma yöntemine göre ciro dağılımları incelendiğinde, paneller ve kantitatif araştırmalar ön plana çıkıyor. 2023 yılı için ciro dağılımında kantitatif araştırmaların oranı %44.9 iken, panellerin oranı %39.5, kalitatif araştırmaların ise %9.2 oldu. 2018 yılından bu yana benzer seviyede devam eden panel araştırmalarının cirosu 2022 yılında %45’in üzerine çıkmıştı, 2023 yılında daha önceki yıllarda sahip olduğu seviyeye geri döndü.

Kantitatif araştırmaların ciro dağılımı, araştırma yöntemi kırılımında incelendiğinde, yüz yüze ve online/mobil araştırmalar başı çekiyor.  2018 yılına kadar online/mobil araştırmalar payı yavaş bir şekilde artış gösterirken, pandeminin de etkisi ile 2019 ve 2020 yıllarında her yıl bir önceki yıla göre payını yaklaşık iki katına çıkardı. Bu esnada yüz yüze araştırmaların payı 2020 yılında ciddi bir düşüş gösterdi ve sonraki yıllarda benzer seviyelerde kaldı. 2023 yılında online/mobil araştırmalar %45 oran ile ilk sıradayken yüz yüze araştırmalar %38 oran ile ikinci sırada yer aldı.

Araştırma Sektöründe Çalışan Sayısı Artmıyor

Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu sonuçlarına göre sektörde 2023 yılında toplam çalışan sayısı 2021 yılına göre %20 daha az. Raporlama çalışmasına düzenli olarak katılan 18 araştırma firmasından elde edilen verilere göre 2023 yılında araştırma sektöründe toplam çalışan sayısı 1.573 kişi. Bu rakam, yarı zamanlı çalışanlar, anketörler, freelance ve sözleşmeli çalışan kişileri de kapsıyor. Tam zamanlı çalışan kişi sayısına ise çalışmada raporda 1.398 kişi olarak raporlanıyor.

TÜAD Başkanı ve Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik rapora ilişkin değerlendirmelerini şu şekilde ifade etti: “Türkiye Araştırma Sektörü Büyüklüğü Raporu, TÜAD’ın sektörümüze en önemli katkılarından bir tanesidir. Yıllardır sektörün gelişimini ve konjonktürün sektörümüze etkilerini bu rapor sonuçlarına göre takip ediyor, şirketlerimizin ve sektörümüzün yol haritasını oluşturuyoruz. Bu sebeple raporun ortaya çıkmasına katkı sağlayan tüm şirketlere ve TÜAD gönüllülerine çok teşekkür ediyorum.

Hacmi itibarıyla ülke ekonomisinden çok daha büyük bir hızla büyümesi gereken sektörümüz, enflasyon seviyesini göz önüne aldığımızda 2023 yılında yeterli seviyede büyüyemedi. Durumu daha net ortaya koymak için sektörün dolar cinsinden performansına da bakabiliriz. 2011 yılında cirosu 196 milyon USD olan araştırma sektörünün 2023 yılındaki büyüklüğü 118.7 milyon USD.  Türkiye ekonomisi 2011 yılından bu yana USD bazında %33 büyüyerek 1 trilyon doları aşarken, araştırma sektörü küçüldü. Bu durum da bizim toplam ekonomideki payımızın giderek küçüldüğünü gösteriyor.

Sektörümüzdeki tüm şirketler ve meslek örgütü olarak hep birlikte sektörün büyümesine odaklanmamız şart.  Araştırmanın markalar için bir yatırım kalemi olduğu anlayışını hep birlikte yerleştirmemiz çok önemli. Çünkü araştırma yapmadan öngörüde bulunmak, başarılı olabilmek çok zor. Ülke sektörünün oyuncuları olarak en yeni yaklaşımlar, teknolojiler ve yetkin insan kaynağı ile markaların araştırma yatırımlarını artırmalarını sağlamalıyız.

Sektörümüzün teknolojisini güçlendirmesi, üretken yapay zekâ ile teknoloji ve dijital devrimin yaşandığı bir dönemde dönüşmesi, bu alanlarda yeni yatırımlar yapması ve yeni yetenekleri kendisine çekmesi de kritik öneme sahip. 2023 yılında çalışan sayımız bir önceki yıla göre artmış olsa da 2021 yılının altındayız. Sektörümüzün geleceği için karar vericiler olarak bu konuya odaklanmalı ve araştırma dünyasının sahip olduğu insan kaynağını artırmalıyız. Genç yetenekler için devamlı öğrenip kendilerini geliştirecekleri, araştırma yaparken üretken yapay zekâ ile kendi sınırlarını zorlayacakları ve zamanın ruhunu yakalayacakları bir sektör olmalıyız.”

Merrakla beklenen konferans Araştırmalarda Yenilikler yapıldı

Merrakla beklenen konferans Araştırmalarda Yenilikler yapıldı

Araştırma sektörünün dünyada ve ülkemizdeki lider kuruluşu Ipsos’un düzenlediği; ​Araştırmada Yenilikler Konferansı​, on beşinci yılında yüksek ilgi ve izleyici katılımıyla​ DasDas İstanbul’da gerçekleştir​ildi.

Pazarlama sektörlerindeki global yeniliklerin dünya ile eş zamanlı ülkemizde anlatıldığı, Araştırmada Yenilikler Konferansı’nda bu yılın ana teması « rağmen » oldu.

İklim krizine, ekonomik göstergelere, siyasal belirsizliklere ve yapay zekânın getirdiği tüm soru işaretleri konusunda uzman isimler ve bilimsel verilerle konuşuldu.  Konferans katılımcıları; Türkiye’nin en geniş kapsamlı yaşam tarzları araştırmalarından biri olan Türkiye’yi Anlama Kılavuzu’ndan ve Türkiye’nin sıcak gündemini yakından takip eden Gündeme Dair araştırmalarından sorularla toplantı sırasında salonda mobil ankete de katıldı. Bu yönüyle de Ipsos, araştırma sektörünün büyümesi, gelişmesi ve yenilikleri yakalayabilmesi için bu tür platformlarda buluşulmasına öncülük etti.

Konferans başkanlığını Ipsos CEO’su Sidar Gedik’in yaptığı bu değerli buluşmanın içeriği; birbirinden değerli başlıklar, veriler ve konuşmacıların anlatımları üzerinden ilerledi.  ​Ayrıca bu yıl ​konferans ; Ipsos’un imza araştırmalarından biri ​olan “Türkiye’yi Anlama Kılavuzu 2024 Raporu” nun önemli bir bölümün​ün lansmanına ev sahipliği yaptı.  Ülkemizin en geniş kapsamlı yaşam tarzı araştırmalarından biri ola​n Türkiye’yi Anlama Kılavuzu; Ipsos Kilit Müşteri Yönetimi Kıdemli Direktörü Gülin Eraydın’ın aktarımı, Sosyolog, Yazar Can Kozanoğlu yorumuyla, Mirgün Cabas moderatörlüğünde ele alın​dı. Bu bölüm; insana dair en temel özelliklerden birisi “değişim” kelimesi altında detaylandırıldı.  İnsan değişiyor, toplum değişiyor ve topluma dair en temel yapı taşlarından birisi olan aile kavramı değişiyor. Ailenin içerisindeki roller, kadının iş hayatına katılımı ve ekonomik etkenlerle yeniden şekilleniyor. Toplumsal kümeler, yenilenen segmentler değişen sosyal hayatı, kültürel dönüşümü, tüketimi anlamaya verlerle bilimsel açıdan ışık tuttu.

 

Araştırmada yenilikler konferansı 5 Haziran’da yapılacak

Araştırmada yenilikler konferansı 5 Haziran’da yapılacak

 Her yıl araştırma ve pazarlama sektörlerindeki global yeniliklerin dünya ile eş zamanlı paylaşıldığı Araştırmada Yenilikler Konferansı bu yıl 5 Haziran 2024 Çarşamba, DasDas İstanbul’da gerçekleştirilecek.

İklim krizine, ekonomik göstergelere, siyasal belirsizliklere ve yapay zekânın getirdiği tüm soru işaretlerine « rağmen » dönmeye devam eden dünyamızda « rağmenler »  aslında bir turnusol kâğıdı görevini üstleniyor. Dolayısıyla sadece dünyanın olumlu ya da olumsuz yönlerini derecelendirmemizde, anlamamızda insanlara yardımcı olmakla kalmıyor; doğru soruları sorarak dengeyi korumamızı da sağlıyor. ​ Bu yıl ki konferansımızda « rağmen » turnusol kağıtlarını, her biri kendi alanında uzman yerli/yabancı konuşmacı isimlerle birlikte, farklı olaylara/konulara daldıracağız ve “her şeye rağmen” devam eden hayatın dengeleri üzerine konuşulacak.

Konferans başkanlığını Ipsos CEO’su Sidar Gedik’in yapacağı bu değerli buluşmanın içeriği kadar kıymetli bir diğer yanı da sosyal sorumluluk Proje tarafının olmasıdır. Araştırmada Yenilikler  Konferans’ından elde edilen gelirin tamamı, her yıl eğitim alanında bir projeyi desteklemek üzere bir kuruluşa bağışlanmaktadır. Geçtiğimiz sene Kahramanmaraş depremlerinden en çok zarar gören şehirlerden biri olan Hatay’da İhtiyaç Haritası’nın gerçekleştirdiği konteyner kentte yer alan topluluk merkezinin oluşumuna destek olmak için bağışlanmıştır.

Bu sene yolumuz Payda Derneği ve zorlu koşullara rağmen hayal etmekten ve hayallerini gerçekleştirmek için çalışmaktan asla vazgeçmeyen “Doğanşehir Fen Lisesi” ile kesişti. Konferansımıza katılımdan elde edilen gelir ile depremden zarar gören bilim & teknoloji, müzik ve resim sınıflarının ihtiyaçlarını karşılayacağız. Bu okulun liderliğinde bölgedeki diğer köy okullarına ulaşarak oradaki öğrencilerin de bu olanaklardan faydalanmasını sağlayacağız.

Araştırmada yenilikler konferansı

Türkiye ekonomisinden memnun olanların oranı % 3

Türkiye ekonomisinden memnun olanların oranı % 3

Ipsos Araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen üç ayrı araştırma dosyasından derlenen « Ipsos Ağustos Ekonomi Dosyası 2023 » dosya içeriğinde; ülkemizin de içinde bulunduğu iki global araştırma ve Türkiye’de yapılan Gündeme Dair araştırmasından veriler yer almaktadır. Tüketici endeksinde son bir ayda neler oldu? Son bir ayda dünyanın endişl​Eeri nelerdi ? Ülkeler arası enflasyon ortalaması ne gösteriyor? Ağustos 2022’den bu yıl Ağustos ayına kadar olan süreçte Türkiye’nin önemli sorunu nedir ? Ülkemiz ekonomisinde memnuniyet nedir ? en önemli sorunu nedir ? Döviz kuru beklentileri nedir ? Enflasyon beklentileri nelere işaret ediyor ? Yaşam standardına yönelik beklenti nasıl ? Bu yılın geri kalan aylarında bireylerin kendi yaşam standardının nasıl olacağı hakkında düşünceleri nedir ? Bu konudaki beklentiler nasıl belirtiliyor ? Ve kişisel harcamalara yönelik beklentiler nelerdir ? Gibi sorulara bireylerin verdiği İfade, tutum ve davranışlar içeren bilgiler bu dosyada sunulmaktadır.

 Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Ekonomi dosyamızın Haziran ayı sonuçlarını değerlendirirken negatiften daha negatife doğru bir trend olup olmayacağını göreceğiz notunu düşmüştüm. Bu notu düşmemin nedeni seçim öncesinde esen görece olumlu rüzgârın Haziran’da yeniden olumsuz yöne dönmesiydi. Temmuz’da ise bu olumsuzluk iyice belirginleşti ve endişelendiğim üzere negatiften daha negatife doğru bir seyir başladı. Haziran’da ülke ekonomisinden memnun olmayanların oranı %66 iken, Temmuz’da %77, Ağustos’ta ise %81 oldu. Türkiye ekonomisinden memnun olanların oranı %3’e kadar geriledi, ki zaten bizim araştırmamızın istatistiki payı %3,5, yani Ağustos ayı itibarıyla ülke ekonomisinden memnun olan kimse kalmadı desek yanılmamış olabiliriz.

Bu sonucun sağlamasını yapmak için TÜİK Tüketici Güven Endeksi’nin Ağustos ayındaki gidişatına bakabiliriz, endeks 12 puanlık gerileme ile son 12 ayın en düşük değerine düştü. Ipsos’un 29 ülkede ölçtüğü tüketici güveni değerinde de Türkiye endeksi Ağustos’ta 7 puandan fazla geriledi ve tüm bu ülkeler arasında tüketici güveni açısından en son sıraya düştük. Ipsos tüketici güven endeksinin 29 ülke ortalamasında ise bir değişim yok, Haziran’da bulunduğu seviyeyi korudu. Yani son 2 ay içinde bu ülkeler ortalamasında bir değişim olmazken ülkemizdeki tüketici güveni kayda değer şekilde geriledi.

Ipsos’un Dünya’nın Endişeleri Araştırması katılanların ülkesi için en çok endişelendiği 3 konu içinde enflasyon hala ilk sırada. Ancak enflasyondan endişelenenlerin oranında Ağustos’ta Temmuz’a göre 1 puanlık bir azalma var. Bu değişimin bir trendin ilk işareti olup olmadığını görebilmek için Eylül sonuçlarını beklememiz gerekiyor. Çünkü enflasyonda olumlu bir kıpırdanma varken işsizlikten endişe duyanların oranında bir artış görüyoruz. Alınan önlemler ile birçok ülkede soğutulan ekonomilerde enflasyonun düşüş işaretlerinin bir işsizlik artışı riski de barındırdığı malum, bu endişe araştırmamıza da yansımış gibi.

Türkiye’de yaptığımız Gündeme Dair araştırmamızda ülkemizin en önemli sorunu ekonomidir diyenler ezici şekilde baskın, hala her on kişiden dokuzu bu şekilde düşünüyor. Enflasyonun yükselmeye devam edeceği düşüncesi yerleşmiş durumda. Merkez Bankası’nın bu konuya dair açıklamaları da enflasyonun düşme eğilimine geçmesinin 2024 yılı içinde olacağı yönünde. Dolayısıyla vatandaşların enflasyonun izleyeceği seyre dair tahminleri ekonomi yönetimi ile paralel. Döviz kurlarındaki yükselişin devam edeceği düşüncesi de hâkim olmaya devam ediyor, kurlar düşer diyenlerin oranı da azaldı.

Gündeme Dair araştırmamızdaki tüm bu olumsuz değerlendirmelere ek olarak dikkat çekici olan bir diğer tespit ise işsizlik endişesindeki yükseliş. Vatandaşların büyük çoğunluğu enflasyonun yükselmeye devam etmesine paralel olarak aynı süreçte işsizliğin de artacağını düşünüyorlar. İşsizlik artar diyenlerin oranı %66’dan %73’e yükseldi. Yüksek enflasyona eşlik edecek bir ekonomik durgunluk endişesi var.  Bunun doğal sonucu olarak da her on kişiden altısı yılın geri kalan aylarında yaşam standardının düşeceğini belirtiyor.

Tüketici güveninde dikkat çekici aşınma devam ediyor. Açıklanan son büyüme oranında iç tüketimin ne kadar önemli rol oynadığını gördük, bu yüzden tüketici güveni çok önemli. İç tüketimin yavaşlaması, gerçekten de vatandaşların endişesini duydukları durgunluk, işsizlik artışı gibi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle de ekonomi yönetiminin enflasyon ile mücadeleye yönelik aldığı kararların güven tesis edici sonuçlar üretmesi de çok kritik.

Ipsos Türkiye

Ipsos araştırması; İlaç firmaları güven sıralamasında geride kaldı!

Ipsos araştırması; İlaç firmaları güven sıralamasında geride kaldı!

İÇİNDE GÜVENİ EN ÇOK ETKİLEYEN 2 KONUDA TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİ FİRMALARI TÜRKİYE’DE EN ÇOK GÜVEN DUYULAN SEKTÖR. Dünya’da da olduğu gibi Teknoloji firmaları Türkiye’de de en çok güvenilen sektör olarak ilk sırada belirtilen sektör. Türkiye’de bu sektöre duyulan güven Dünya ortalamasının üzerinde olsa da bu sektöre en yüksek güven Çin ve Hindistan’da.

Ipsos Türkiye

 TEKNOLOJİ FİRMALARI DÜNYA GENELİNE GÖRE DAHA İYİ DEĞERLENDİRİLİYOR. Türkiye’deki teknoloji firmalarının “güvenilir / sözünü yerine getirmesi” ve “açık ve şeffaf olması” konularına katıldığını belirten bireylerin oranı Dünya genelinde bu sektördeki firmalara verilen skorlardan daha yüksek. Yine bu konularda en yüksek katılım skorunu veren ülkeler Hindistan ve Çin.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye

 HEM DÜNYADA HEM DE TÜRKİYE TEKNOLOJİ SEKTÖRÜNDEKİ FİRMALARIN İŞLERİNİ İYİ YAPTIĞI VE İYİ YÖNETİLİYOR OLMASI, ÜLKEMİZDE BİREYLERİN EN ÇOK KATILDIĞI 2 KONU BAŞLIĞI: Teknoloji sektöründeki firmaların yaptığı işi iyi yaptığı konusunda katılım hem Dünyada hem de Türkiye’de %50’nin üzerinde. Bu sektördeki firmaların iyi yönetildiği konusu da 2. sırada katılımın yüksek olduğu diğer bir konu.

Ipsos Türkiye

ŞEFFAF OLMAK VE VERİLEN SÖZLERİN YERİNE GETİRİLMESİ GÜVENİ ETKİLEYEN EN ÖNEMLİ 2 UNSUR.  Bir sektöre / kuruma güvenmeyi etkileyen en önemli unsurlar %36 ile sözlerini yerine getirmesi, %35 ile de açık ve şeffaf olması. Türkiye’de de aynı konular daha yüksek skorla yine ilk 2 sırada belirtilen unsurlar. Dünya genelinden farklı olarak çevresel olarak sürdürülebilir politikalar izliyor olması Türkiye’deki bireyler için daha önemli bir konu olarak öne çıkarken ürün fiyat / değer ilişkisi dünya geneline göre daha az önem verilen bir konu.

Ipsos Türkiye

DÜNYADA KURUMLARA YA DA SEKTÖRLERE DUYULAN GÜVEN OLDUKÇA DÜŞÜK.  TÜRKİYE’DE EN ÇOK GÜVEN DUYULAN SEKTÖR TEKNOLOJİ.  İlaç şirketleri dünya genelinde %34 ile en çok güven duyulan sektör olarak öne çıkıyor. Ancak genel olarak sektörlere olan güvenin çok yüksek olmadığı görülüyor. Teknoloji firmaları ve yiyecek içecek firmaları ilaç şirketlerinden sonra %33 ile 2. sırada güven duyulan sektörler. Türkiye’de ise sıralama daha farklı. Türkiye’de bireylerin en çok güven duyduğu sektör %40 ile teknoloji firmaları. 2. ve 3. sırada ise Bankacılık ve Enerji sektörü geliyor (%36). Sosyal Medya şirketleri ise hem Dünyada hem de Türkiye’de güvenin en düşük olduğu sektör.

Ipsos Türkiye

 Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:  Yakın zamanda Türkiye’de yaptığımız bir araştırma sonuçlarına göre mutluluk duygusunun bileşenleri içinde güvende hissetmek var.  Karşı karşıya olduğumuz birey, kurum, durum ile ilgili güven hissi içinde olmadığımızda mutlu olmak zorlaşıyor. Güven işte bu kadar kritik.  Ipsos’un 2022 Ağustos-Eylül döneminde 14 ülkede yaptığı Güvenilirlik Araştırması sonuçlarına bu bilgi ile baktığımızda daha büyük önem kazanıyor.

Dünyada da Türkiye’de de insanlar güvenebilmek için karşısındaki kurumun söz verdiğini yerine getirmesini ve bunu yaparken şeffaf olmasını bekliyor.

Ipsos Türkiye

En etkili iki kriter bunlar. Salgın dönemindeki hayatta kalma mücadelesinde önemli rol oynayan ilaç firmalarının ülkeler ortalamasında en çok güven duyulan firmalar olmasını anlayabiliyoruz. Ancak yine de Türkiye’de ilk sırada değiller, ülkemizde güven sıralamasında ilk sırada teknoloji firmaları var. Türkiye ile birlikte Çin, Hindistan, Güney Afrika Cumhuriyeti, Suudi Arabistan ve Brezilya teknoloji firmalarına en çok güven duyulan ülkeler.

Türkiye’de teknoloji firmalarının işlerini iyi yaptıkları ve bunu yaparken de iyi yönetildiklerini düşünenlerin oranı ülkeler ortalamasının üzerinde. Ayrıca Avrupa ülkeleri ile kıyasladığımızda hepsinden yüksek. Güven duygusunun iki önemli parametresi sözünü tutma ve şeffaflık konusunda da araştırmaya Türkiye’den katılanlar teknoloji firmaları için ülkeler ortalamasına göre daha olumlu fikir beyan ediyorlar. Benim ilgimi çeken noktalardan biri ise Çin ve Hindistan’dan araştırmaya katılan her on kişiden yedisinin teknoloji firmalarını sözünün eri ve şeffaf olarak değerlendirmeleri. Dünyanın en hızlı gelişen ekonomilerini oluşturan bu iki dev ülkede milyarlarca insanın teknoloji şirketlerine yönelik bu kadar güçlü bir güven duygusu içinde olmaları gelecekte neler getirecek acaba?

Elektrikten sonra doğal gazında aynı oranda artacağını düşünüyor   

Elektrikten sonra doğal gazında aynı oranda artacağını düşünüyor   

Ipsos tarafından gerçekleştirilen ANTİKRİZ MONİTÖRÜ araştırma verilerinden derlenen bu haftaki bülten içeriğinde; hanelerin temel enerji ihtiyaçlar içinden ısınma tercihleri nedir nasıldır, bu tercihleri ile ilgili kullanım durumları, fiyatları değerlendirmeleri, geçen sene bu konudaki fiyatlarla, bu yılki maliyetleri karşılaştırdıklarında beklentilerinin ne yönde olduğu, dezavantajlı olduklarını düşündükleri durumlar olup /olmadığı, böyle bir durum varsa nasıl bir aksiyon  aldıklarına dair bireylerin ifade,  tutum ve davranışları incelenmiştir.

DOĞALGAZ EN TEMEL ISINMA SİSTEMİ Hanelerin temel enerji ihtiyaçları arasındaki en önemli kaynaklardan biri dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal gazdır. Isınma, sıcak su ve pişirme özelliklerini hanelere sunan kolay kullanım yapısı ile toplum tarafından ağırlıkla tercih edilmektedir.  

Türkiye’de hanelerin yarısı doğalgaz kombi sistemi ile ısınırken, %14’ü yine doğalgaz kullanılan merkezi sistem ile ısınıyor. Doğalgaz soba ile ısınanlarla birlikte hanelerin %70’inde doğalgaz kullanılıyor.

Ipsos

 HER 10 KİŞİDEN 9’U ISINMA VE ELEKTRİK FİYATLARININ ARTTIĞI GÖRÜŞÜNDE. Bireylerin %80’inden daha fazlası hem elektrik hem de doğalgaz fiyatlarının çok arttığını düşünüyor. Artan doğal gaz ve elektrik fiyatları karşısında enerji ihtiyacını karşılamak için ortaya çıkan bir seçenek olan Odun/ Kömür atları konusunda da görüşleri benzer.

Ipsos

HER 4 KİŞİDEN 1’İ ELEKTRİK GİDERLERİNİN GEÇEN SENEYE GÖRE %100’DEN DAHA FAZLA ARTTIĞINI, HER 10 KİŞİDEN 3’Ü DE DOĞALGAZ GİDERLERİNİN DE BU ORANDA ARTACAĞINI DÜŞÜNÜYOR. Kesintisiz enerjiye bağımlılığımız her geçen gün daha da artarken hanelerin %23’ünün elektrik giderleri geçen senenin aynı ayına göre %100 artmış durumda. Elektrik giderlerinin %75 üzerinde artan hanelerin toplamı ise %43. Bu sene kış aylarında doğalgaz giderleri konusunda da yine hanelerin %43’ü %75’in üzerinde artacağı görüşünde.

Ipsos Türkiye

ISINMA VE ELEKTRİK GİDERLERİNDEKİ ARTIŞLARIN HANE BÜTÇELERİNİ ZORLAYACAĞINI DÜŞÜNEN BİREYLERİN ORANI OLDUKÇA YÜKSEK.  Hanelerin ¾’ü bu sene elektrik fiyatlarındaki artışın, %66’sı da doğalgaz fiyatlarındaki, %22’si de diğer tür ısınma giderlerindeki artışların bu sene bütçelerini en fazla zorlayacağını düşündükleri kategoriler.

Ipsos Türkiye

 BU FİYAT ARTIŞLARI KARŞINDA HANELER FARKLI ÖNLEMLER ALARAK BU GİDERLERİ KISMAYA ÇALIŞACAĞINI SÖYLÜYOR. Hanelerin %76’sı elektrik giderlerini kıstıklarını ve bunun için ütü, çamaşır makinesi vb. aletleri daha az kullandıklarını, ailecek bir odada oturup diğer odalarda elektrik yakmamak gibi önlemler aldıklarını belirtiyor. Hanelerin %67’si de bu kış doğalgaz giderlerini kısacağını, bunun için %41’i evde yokken doğalgazı açmamaya ya da minimumda yakmaya çalıştıklarını, %14’lük bir kesim de doğalgaz yerine kömür veya oduna geçmek, kaloriferi kapatıp soba kurmayı düşündüklerini ifade ediyor.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:  2021 sonundan beri vatandaşların yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ile başa çıkmak üzere nasıl önlemler aldığını araştırıyoruz. Yaz ayları boyunca okul ve ısınma masraflarının olmaması önemliydi. Ayrıca giyim ve gıda gibi kalemlerde de yaz mevsiminin avantajları söz konusuydu. Sonbahar ile birlikte bu tablo değişti, okul masrafları konusunu gündeme getirmiştik, kış mevsiminin etkisini göstermeye başlaması ile de ısınma ve elektrik giderleri yük oluşturmaya başlayacak.  Rusya-Ukrayna savaşı doğalgazı gündemin en önemli maddelerinden biri yaptı. Gerek Avrupa ülkeleri için gerekse ülkemiz için ısınma amaçlı kullanılan bir numaralı yakıt doğalgaz. Ülkemizde yaptığımız bu araştırmaya katılanların %70 konutlarının doğalgaz ile ısındığını belirtiyor.

Katılımcıların %85’i doğalgaz fiyatının yükseldiğini ifade ediyor. Peki bu harcamaların ne kadar yükseleceğini tahmin ediyoruz? Araştırmamıza katılanların yarısına yakını elektrik ve ısınma masraflarının en az %75 artacağını düşünüyor. Bu ciddi bir yük. Her dört kişiden üçü bu kış bütçelerinde en çok yük oluşturacak kalemler için de elektrik ve ısınma masraflarını işaret ediyor.

Bu koşullar altında büyük bir çoğunluk her iki kalemde de tasarruf etmeye çalışacak. Elektrik harcamasında tasarruf eğilimi ısınmaya kıyasla biraz daha güçlü. Vazgeçilebilecek veya azaltılabilecek uygulamalar olduğu düşünülüyor. Ancak tabi ısınma tarafında da tasarruf önemleri alınacak, ısıtılacak oda sayısını azaltmak, kalorifer yerine soba kullanmak gibi önlemler gündemde.

Geçen hafta da sözünü ettiğim ısınma-enerji desteğinin uygulama esasları ve ne derecede yaygın şekilde uygulanacağı kritik.

Toplumun 4’te 3’ü kadın-erkek eşitliğine inanıyor

Toplumun 4’te 3’ü kadın-erkek eşitliğine inanıyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Ipsos Global Advisor Araştırması Türkiye dahil 28 ülkede, Türkiye Barometresi Araştırması da Türkiye özelinde Kadın – Erkek Eşitliği konusunda hem küresel hem de ulusal kamuoyunun neler düşündüğüne ışık tuttu.

Ipsos Türkiye Barometresi Araştırmasına göre Türkiye’de toplumun %75’i Kadın ve erkeklerin hayatın her alanında eşit olması gerektiğine inanıyor.

Ipsos Global Advisor araştırmasına göre küresel ortalama olarak her 10 bireyden sadece 1’i kadın olmanın daha avantajlı olduğunu düşünüyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan bireylerin %57’si toplumda erkek olmanın daha avantajlı olduğuna inanıyor, %27’si ise bir fark olmadığını düşünüyor.

 

Küresel kamuoyunun hemen hemen yarısı evde çocuk bakımı konusunda kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olması konusunda yeterli aksiyonun alınmadığını düşünüyor.

Ayrımcılığın biteceği konusunda iyimseriz.

 

Ipsos Global Advisor Araştırmasına Türkiye’den katılan bireyler ülkede kadın-erkek eşitliğini sağlamak için yapılması gerekenler konusunda özellikle kadına yönelik şiddeti önleyecek yasalar ve eğitim konusuna vurgu yaptığı görülüyor.

 

Ipsos Sosyal Araştırmalar Birim Lideri ve İcra Kurulu Üyesi Özlem Bora şu değerlendirmelerde bulundu:

“Cinsiyet ayrımcılığı ve eşitsizlik global sorunlar içerisinde ilk sırada yer alan; toplumdan topluma geçerek günümüze farklılık gösteren boyutlarda taşınmıştır. Ipsos olarak toplum, pazarlar ve insanlarla ilgili tam bir anlayış sunma misyonumuz çerçevesinde kadın-erkek eşitliği konusunda da gerek küresel gerekse Türkiye özelinde araştırmalar gerçekleştirmekteyiz. Türkiye dahil 28 ülkede gerçekleştirdiğimiz Ipsos Global Advisor Araştırması kapsamında kadın-erkek eşitliği konusunda küresel tutumlara ve Türkiye Barometresi Araştırmamızla da bu konu Türkiye’nin ne düşündüğüne ışık tutan araştırmalarımızdan bir özet 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle kamuoyuyla paylaşmak istedik.

Cinsiyet eşitsizliğine karşı küresel tutumlara bilimsel veriler ışığında bakıldığında; uluslararası düzenlenen güncel politikaların bu konuda çözümüne yönelik yeterli bir kanal açamadığı görülmektedir. Bugün dünyadaki insanların yarısı; toplumda erkek olmanın daha avantajlı bir durum olduğuna inanıyor.

Tüm dünyada; anne olarak kadın, iş hayatında çalışan kadın, aile içinde kadın, toplum içinde kadının karşılaştığı ortak sorunlardan en önemlisi, çocuklara ve eve bakmak konusunda eşit haklara sahip olmak…  Bu konuda yapılanların yeterli olup olmadığı sorulduğunda; her ne kadar global ölçekte devlet politikaları arasında en çok konuşulan konulardan biri olsa da yeterli görülmüyor.  Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde; dünyanın farklı sayısız noktasında küresel ortak bir anlatımla gündeme getirilen sorunların başında; kadına şiddet, cinayetler, adalet konusunda yetersizlikler geliyor. Araştırmalara verilen yanıtlara bakıldığında; bu konularda düzenlenen hükümet politikalarının beklentileri karşılamadığı görülüyor.

Araştırma verilerimiz kadın-erkek eşitliği konusunda her ne kadar olumsuz bir tablo çizse de Türkiye dahil küresel kamuoyu bu konuda umutsuz değil.  Dünyadaki insanların yarısı eğitimde kadınlara yönelik ayrımcılığın yirmi yıl içinde sona ereceğine inanıyor.

Ayrıca Türkiye Barometresi Araştırmamıza göre Türkiye’de toplumun dörtte üçü “kadın ve erkeklerin hayatın her alanında eşit olması gerektiğine inanıyor.

Bütün bu nedenlerden dolayı kadının güçlendirilmesi ve konumunun geliştirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısının politika, strateji ve uygulamalara yansıtılması büyük önem taşımaktadır.”

 

Araştırma Künyesi – Ipsos Global Advisor

Araştırma 21 Aralık 2018 – 4 Ocak 2019 tarihleri arasında toplam 18,800 bireyle 27 ülkede gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında sorular, Ipsos Online Paneli üzerinden toplam 27 ülkeden bireylere iletilmiştir. Araştırma kapsamındaki ülkeler: Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kanada, Kolombiya, Şili, Fransa, Almanya, Macaristan, Hindistan, İtalya, Japonya, Malezya, Meksika, Peru, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Sırbistan, Güney Afrika, Güney Kore, İspanya, İsveç, Türkiye, İngiltere ve ABD.

Araştırmanın gerçekleştirildiği 16 ülkede veriler genel nüfus profiline ve temsiliyetine dönük olarak ağırlıklandırılmıştır. Brezilya, Şili, Çin, Kolombiya, Hindistan, Malezya, Meksika, Peru, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye’de ise örneklem genelden ziyade orta ve üst gelir grubu ve internet erişimi olan nüfusu temsil etmektedir. Her hâlükârda bu sosyal gruplar önemli ve büyüyen bir orta sınıf olduğu için sonuçlar bu ülkelerin nabzını anlamak için önemli göstergelerdir.

Araştırma Künyesi – Türkiye Barometresi

Her iki ayda bir yürütülen Türkiye Barometresi Araştırması Ipsos’un finansmanında Ipsos’un Sosyal Araştırmalar hizmet birimi tarafından gerçekleştirilmektedir. 2019’un ilk Barometre Araştırmasının sahası 24 Ocak – 14 Şubat tarihlerinde yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirildi. 12 IBBS bölgesinden seçilen 12 ilde gerçekleştirilen çalışmanın örneklem sayısı 1320 ve araştırmanın hata payı %95 güven aralığında +/- 2,5’tur.

 

 

Türkiye’nin 2019 televizyon yıldızları belli oldu

Türkiye’nin 2019 televizyon yıldızları belli oldu

 

Ipsos tarafından her yıl tekrarlanan Türkiye Barometresi Yeni yıl Özel Araştırması kapsamında Türkiye’nin en beğenilen TV Dizileri, Oyuncuları ve Televizyoncuları belirlendi. Bu sene ayrıca en beğenilen Sosyal Medya Fenomenleri de araştırma kapsamında kamuoyuna soruldu.

 

Ipsos Türkiye Barometresi’ne göre Türkiye’nin en beğendiği TV Dizisi “Çukur” (%11) olarak belirtilirken, bu diziyi “Avlu” ve “Arka Sokaklar” (%7) dizileri takip etti.

 

Ipsos’un Türkiye İcra Kurulu Üyesi ve Sosyal Araştırmalar Hizmet Birimi Lideri Özlem Bora şu değerlendirmeleri iletti:  “Türkiye’de yerli dizi seyretme oranı %90’a yakın. Diğer bir deyişle hepimiz en az bir yerli dizi seyrediyoruz. Öne çıkan dizilere baktığımızda ise aksiyon ve polisiye ağırlıklı dizileri görüyoruz.

Çukur başladığı ilk günden beri oldukça sadık bir izleyici kitlesine sahip ve karakterleri ile öne çıkan ve anılan bir dizi haline geldi. 2 senedir yayında olan bu dizi  özellikle erkekler ve  millenials kitlesi tarafından ilgiyle izleniyor. Dizide mahalle kavramı, dayanışma ve dışarıdan gelen tehditlere karşı birlikte durulması dizinin çekim noktalarının başında gelmekte.

 

13 senedir yayında olan Arka sokaklar ise Türk izleyicileri için fenomen bir dizi olmuştur.

 

Son dönemlerde kadınların başrolde olduğu dizilerin sayısında artış görüyoruz. Çoğunluğu kadın karakterlerden oluştuğu Avlu dizisi bu yıla damgasını vuran dizilerden birisi oldu. Hapishanede geçen dizi, kadın mahkumların hapishane öncesi  yaşadıkları şiddete ve hapishanedeki kadınlar arasındaki güç savaşlarına dair hikayesi ile ilgi çekiyor.”

Türkiye Barometresi Araştırmasına göre Türkiye’nin en beğendiği kadın dizi oyuncusu Avlu dizisindeki rolüyle Demet Evgar (%7) olurken en beğenilen erkek dizi oyuncusu ise Çukur dizisinde rol alan Aras Bulut İynemli (%14) oldu.

Ipsos Türkiye Barometresi’ne göre; Türkiye’nin En Beğendiği Televizyoncu ise %17’lik bir oranla Acun Ilıcalı olarak belirtildi. Ilıcalı, aynı araştırmanın bir önceki yılında da yine Türkiye’nin en beğenilen televizyoncusu olarak belirtiliyordu.

Ipsos Türkiye Barometresi’nin bu yılki özel raporunda Türkiye’nin en sevdiği sosyal medya fenomenleri de araştırıldı. Buna göre Aykut Elmas, en beğenilen sosyal medya fenomeni olarak belirtildi.

 

Araştırma Künyesi

Her iki ayda bir yürütülen Türkiye Barometresi Araştırması Ipsos’un finansmanında Ipsos’un Sosyal Araştırmalar hizmet birimi tarafından gerçekleştirilmektedir. 2018’in Barometre Araştırmasının sahası 24 Kasım – 13 Aralık tarihlerinde yüz yüze görüşme yöntemi ile gerçekleştirildi. 12 IBBS bölgesinden seçilen 15 ilde gerçekleştirilen çalışmanın örneklem sayısı 1320 ve araştırmanın hata payı %95 güven aralığında +/- 2,5’tur.

Ipsos Hakkında:

Ipsos, dünyanın lider araştırma şirketlerinden Ipsos Grubunun bir parçası olarak reklam, müşteri ve çalışan memnuniyeti, pazarlama, medya, kamuoyu araştırmaları ve geleceği tahmin, modelleme ve danışmanlık uzmanlıkları sunan global bir pazar araştırma şirketidir. 500’e yakın çalışanı ile Türkiye’nin en büyük araştırma şirketidir.

Kendisini tutkulu araştırmacıların ve araştırmanın evi olarak tanımlayan Ipsos, TÜİK’den sonra ülkemizin en fazla araştırmacıya sahip olan kuruluşudur. Deneyimli araştırmacıları ile müşterilerinin işlerini geliştirmeleri için, ilk yaratıcı aşamadan,  marka / hizmet / ürün gelişme evrelerine kadar olan tüm süreçte ileri araştırma araçlarıyla, yüksek kalitede çözüm üretir. Ipsos, hızlı tüketim, perakende, dayanıklı tüketim, sağlık, teknoloji, finans, otomotiv, medya, turizm ve daha pek çok alanda müşterileri ile çözüm ortağı olarak çalışır.