Yazılar

“Meme dikleştirme, ciddi bir estetik operasyondur”

“Meme dikleştirme, ciddi bir estetik operasyondur”

Estetik meme dikleştirme operasyonlarının, meme dokusunun şeklini, büyüklüğünü veya pozisyonunu değiştirmek için yapılan cerrahi işlemler olduğunu dile getiren VM Medical Park Mersin Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Necmettin Tütüncü, “Estetik meme dikleştirme operasyonları, büyük cerrahi işlemlerdir ve ciddi sonuçları olabileceği için dikkatli bir şekilde düşünülmelidir. Operasyon öncesi, cerrah ve hasta arasında açık ve dürüst bir konuşma yapılması, hastanın beklentilerinin ve operasyonların risklerinin anlaşılması gereklidir” dedi.

VM Medical Park Mersin Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Necmettin Tütüncü, meme dikleştirme hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Estetik meme operasyonlarının son zamanlarda yaygın olarak tercih edildiğini dile getiren Op. Dr. Tütüncü, “Memeler, kadınların vücutlarındaki en önemli estetik bölgelerinden biridir ve pek çok kadın, memelerinin şekli, büyüklüğü veya pozisyonu nedeniyle memnuniyetsiz olabilir. Bu nedenle, estetik meme dikleştirme operasyonları, günümüzde ciddi bir popülarite kazanmıştır” açıklamasında bulundu.

Op. Dr. Necmettin Tütüncü

Op. Dr. Necmettin Tütüncü

 HAMİLELİK VE EMZİRME MEMELERDE SARKMALARA YOL AÇABİLİR

Hamilelik, kilo alıp verme, emzirme ve yer çekimi gibi etkenlerle memede yıllar içinde sarkmalar oluşabileceğini söyleyen Op. Dr. Tütüncü, “Cildin esnekliğini kaybetmesi de memenin formunu bozabilir. Bu durum için başvurulan yöntem, meme dikleştirme operasyonudur (mastopeksi). Estetik meme dikleştirme operasyonları, meme dokusunun şeklini, büyüklüğünü veya pozisyonunu değiştirmek için yapılan cerrahi işlemlerdir. Bu operasyonda hastanın meme dokusu yeterli değilse; ilave olarak bir silikon protezle desteklenerek meme dikleştirme ameliyatı yapılabilir. Büyük memelerde ise küçültme ameliyatı ile birlikte toparlama ve dikleştirme gerçekleştirilir” dedi.

CİDDİ SONUÇLARI OLABİLİR

Yapılan bu operasyonların, insanların memelerini daha güzel veya daha uyumlu bir görünüme sahip olmasını istemeleri sonucu uygulanabildiğini dile getiren Op. Dr. Tütüncü, “Ancak, estetik meme dikleştirme operasyonları büyük bir cerrahi işlemdir ve ciddi sonuçları olabileceği için dikkatli bir şekilde düşünülmelidir. Operasyon öncesi, cerrah ve hasta arasında açık ve dürüst bir şekilde konuşma yapılması, hastanın beklentilerinin ve risklerinin anlaşılması gereklidir” şeklinde konuştu.

Op. Dr. Necmettin Tütüncü

HAFİF İZLER KALABİLİR

Meme dikleştirmede operasyonunda iz kalıp kalmadığı konusundan bahseden Op. Dr. Tütüncü, “Her cerrahi operasyonda olduğu gibi meme dikleştirme operasyonunda da hafif bir iz kalabilmektedir. İzler hastanın yara iyileşmesine bağlı olarak erken dönemde daha belirgin görülse de gittikçe rengi açılarak hafifler” dedi.

KALICI BİR HİS KAYBI YOKTUR

Meme dikleştirme operasyonunda kalıcı bir his kaybı olmadığını vurgulayan Op. Dr. Tütüncü, “Meme başının farklı bir konuma taşınmasına bağlı olarak düşükte olsa his kaybı ihtimali olabilir. Uygulanan teknik ve hekimin tecrübesi bu noktada oldukça önemlidir. Operasyonun tekniği süt kanallarının kesilmesini gerektirmediği için hastanın emzirme fonksiyonunda bir sıkıntı görülmez” ifadelerini kullandı.

Burun ucu zamanla düşer mi?

Burun ucu zamanla düşer mi?

Günümüzde sosyal medyanın da etkisiyle oluşan ‘güzellik algısı’  estetik ameliyatlarına olan talebi artırıyor. Ülkemizde en sık yapılan estetik ameliyatlarında burun estetiği, bir diğer adıyla Rinoplasti birinci sırada yer alıyor. Acıbadem International Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Dr. Mithat Ulay, Rinoplasti ameliyatının burnun dış görüntüsüne olan etkisinin yanı sıra nefes alma sorununa da çözüm sağladığına dikkat çekerek, “Günümüzde kişinin yüzüne, cildine ve kemik yapısına uygun olan ve estetik işlem yapıldığı anlaşılmayan sonuçlar elde edilebiliyor. Ameliyatlarda hastaların beklentileri de dikkate alınarak en doğal ve fonksiyonlarını yapan bir burun oluşturulabiliyor. Dolayısıyla hastaların Rinoplasti ile ilgili kaygıları varsa bunu hekimleriyle paylaşmaları önem taşıyor” diyor. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Dr. Mithat Ulay, burun estetiği ameliyatı hakkında toplumda doğru sanılan hatalı bilgileri anlattı; önemli önerilerde bulundu!

Acıbadem International Hastanesi

Dr. Mithat Ulay

Burun ameliyatı şiddetli ağrı yapar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ameliyat sonrasında oluşan şişlik ve morluklar nedeniyle burun estetiği ameliyatının şiddetli ağrıya sebep olduğu düşünülüyor. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, son yıllarda medikal ve teknolojik gelişmeler sayesinde Rinoplasti ameliyatından sonra ciddi bir ağrı sorunu yaşanmıyor. Dr. Mithat Ulay, “Ağrı, tamamen kişinin ağrı eşiğine bağlı bir histir. İlk günlerde yaşanabilen sızlama tarzındaki ağrılar basit ağrı kesici ilaçlarla kolayca kontrol altına alınabiliyor” diyor.

Ödem ve morarma uzun süre geçmez. YANLIŞ! 

DOĞRUSU: Burun estetiği ameliyatlarında, gerekli durumlarda kemiğe müdahale yapılıyor. İşlem sonrasında burunda ödem ile gözaltlarında morarma ve şişlik oluşabiliyor. Bu sorunlar kişinin cilt dokusuna bağlı olarak çoğunlukla ilk 1-2 haftada azalıyor. İyileşme sürecini hızlandırmak için özel bir diyet, morluk giderici krem, yüze düzenli olarak uygulanan buz kompresi ve vitamin takviyesi tavsiye ediliyor.

Ameliyat sonrasında burun ucu zamanla düşer. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Aslında kişi ameliyat olsa da olmasa da zamanla yer çekimi nedeniyle burnun ucu doğal olarak düşmeye başlıyor. Dr. Mithat Ulay, “Ameliyatta burnun çatısı dediğimiz kıkırdak ve kemik dokusu aşırı alınırsa zamanla burun ucu düşer. İlk 3-4 haftada ödemden dolayı anlaşılmasa da ödem kaybolunca, yetersiz kıkırdak ve kemik dokusu nedeniyle burun ucunun düştüğü fark ediliyor” diyor.

 Tamponu çıkarmak çok acılı bir işlemdir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Burun estetiği yaptırmak isteyen kişileri en çok korkutan şey, burun içine yerleştirilen tamponlar oluyor. Eskiden yağlı ve gazlı bezlerin burundan çıkarılması acı duyulan bir işlemdi. Son yıllarda ise burun anatomisine uygun olarak geliştirilen ve nefes alınmasını mümkün kılan silikon tamponlar kullanılıyor. Bu tamponlar burnun içinde yaklaşık yedi gün kalıyor ve acıya yol açmadan kolaylıkla çıkarılabiliyorlar.

Acıbadem International Hastanesi

Ameliyat sonrasında burun doğal durmaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Dr. Mithat Ulay, en iyi estetik ameliyatının dışarıdan fark edilmeyecek şekilde gerçekleştirilen ameliyat olduğuna işaret ederek, “Burun yüzümüzün ortasında yer alan bir organımız. Bu nedenle görünümünün doğal olması gerekiyor. Önemli olan, yüze ve cilde uygun bir burun yapılmasıdır” diyor.

 Nefes alma problemi yaşanır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Burunda kemik ve kıkırdak eğriliği ile burun eti, nefes alma probleminin başlıca nedenini oluşturuyor. Dolayısıyla Rinoplasti ameliyatı sadece estetik amaçlı yapılmıyor; deviasyon gibi sorunların düzelmesine ve burun fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde çalışmasına da imkan sağlıyor. Ameliyatın ardından burunda oluşan şişlik sonucu yaşanan nefes alma problemi ise 1-2 hafta sonra azalıyor. Burundaki problemler giderildiği için hasta ameliyat sonrasında eskisinden çok daha rahat nefes alabiliyor. Tam iyileşme ise bir yıl sürüyor.

Burun estetiği ileri yaşlarda yapılamaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Burun estetiği ameliyatı, tıbbi olarak gerekli olması halinde ileri yaşlarda da yapılabiliyor.

Estetikte selfie yanılgısına düşmeyin!

Estetikte selfie yanılgısına düşmeyin!

Son yıllarda estetik operasyonlara ilgi hızla artıyor. Botoks, dolgu, mezoterapi, PRP, kök hücre, radyofrekans uygulamaları ve lazerler derken işlemler her geçen gün çeşitlilik kazanıyor. Bu ve benzeri uygulamalar, iş hayatına kısa sürede dönüşe de imkan sağladığından büyük rağbet görüyor. Güzelleşmenin yolu sadece ameliyatla sınırlı kalmazken, estetik uygulamalara artık erkekler de büyük ilgi gösteriyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör “Yapılan çalışmalar, özellikle sosyal medya kullanımının artması nedeniyle her yaştan ve her kesimden estetiğe karşı olan kişilerin önyargılarını değiştirdiklerini, hatta bazı kişilerin estetik işlemlerin bir ihtiyaç olduğunu düşünmeye başladıklarını gösteriyor” diyor. Estetik uygulamalara ilginin artmasıyla, bu işlemlerin ehil olmayan kişiler tarafından da yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Emel Güngör, bu nedenle estetik yaptırmaya karar verenlerin, sonrasında tatsız bir sürprizle karşılaşmamaları için bazı noktalara dikkat etmeleri gerektiğini vurguluyor. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, estetik yaptırmadan önce mutlaka dikkat etmeniz gereken noktaları ve kendinize sormanız gereken 6 soruyu sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Özellikle son üç yılda tüm dünyada yaşam alışkanlıklarını derinden değişteren Covid-19 pandemisinde iş toplantıları, kongreler ve eğitimlerin online yapılması kişilerin ister istemez kendilerini bilgisayarnında sıkça görerek incelemelerine yol açtı. Bu süreçte bir yandan da sosyal amaçlı ve profesyonel medya kullanımları yaygınlaşırken, pek çok kişi için selfie paylaşımları da günlük hayatın vazgeçilmezlerinden oldu. Acıbadem Fulya Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör “Tüm bu nedenlerle estetik uygulamalara ilgi son yıllarda hızla artıyor. Photoshop, filtreler ve benzer uygulamalarla fotoğraflarında kusursuz görünüme ulaşanlar, bu görünümlerini gerçek fizik dünyalarına da taşımak istiyorlar. Ayrıca sosyal medya sayesinde estetik uygulamaların herkes tarafından ve kolaylıkla ulaşılabilir olduğu algısı da estetik girişimlere talebi artırıyor” diyor.

Prof. Dr. Emel Güngör

Beğeni, takdir almak tetikliyor!

Yapılan çalışmaların; geçmişte estetiğe karşı olanların dahi, sosyal medya kullanımının artması nedeniyle bu önyargılarını değiştirdiklerini, hatta bazı kişilerin estetik işlemlerin bir ihtiyaç olduğunu düşünmeye başladıklarını ortaya koyduğunu vurgulayan Prof. Dr. Emel Güngör, beğeni ve takdir edilmenin de itici kuvvet olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Sosyal medya ile yayılan kusursuz görünüme sahip olma arzusunun yanı sıra, online toplantı ve eğitim amaçlı sosyal medya kullanımları sırasında kendini yeterince güzel ve çekici bulmayarak estetiğe yönelenlerin oranı da arttı. Estetik algısı dönemsel olarak değişim göstermekle birlikte, o dönemde kabul gören ve yaygınlaşan uygulamalarla kişiler diğerlerinden onay, beğeni, takdir almak ve kendini daha genç, daha güzel, daha çekici ve özgüvenli hissetmek için estetik işlemlere başvuruyorlar.”

1.5 metre kuralına dikkat edin!

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, selfie paylaşımlarının da artık hayatımızda çok daha fazla yer aldığını belirterek, kişilerin çektikleri selfie fotoğrafına göre estetik işleme karar verebildiklerini, ancak bu noktada bazı yanılgılara düşebildiklerini söylüyor. Prof. Dr. Emel Güngör “Çektiğiniz selfie fotoğrafınıza göre estetik işleme karar vermeyin. Yapılan çalışmalarda; 1,5 metre karşıdan çekilen fotağraflara kıyasla selfilerde burunlar normalden uzun ve geniş görünürken, çene daha kısa görünüyor ve gerçek yüz görünümü bozuluyor. Bunun tam tersi de yaşanabiliyor. Yani selfilerde çok güzel ve kusursuz görünenler gerçek hayatta öyle gözükmüyorlar. Buna ‘selfie aldatmacısı’ diyebiliriz. Hem kendi selfinize göre karar vermeyin hem de sosyal medya ile ilgili dikkatli olun, bu platformların aslında reklam servisi verdiklerini aklınızda tutun” diyor.

Bu yanlışa düşmeyin!

Bazı kişilerin kozmetik girişimleri hayatlarındaki problemleri çözmek veya hayatlarındaki zor dönemleri iyileştirmek için de yaptırabildiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Emel Güngör şu uyarılarda bulunuyor: “Estetik işlemler hayatınızdaki herşeyi düzeltmez. Nasıl göründüğünüzü sadece dış görünüş değil, yaşam şekliniz, sosyal hayatınız, işiniz, uykunuz ve yeme alışkanlıklarınız da etkiler. Estetik işlem yaptırmak ciddi bir karardır, onun için acele etmeyin. Her girişimin bir riski olduğunu unutmayın, çünkü sonuçtan memnun olmadığınızda bundan fiziki görünüşünüz kadar ruhsal sağlığınız da etkilenecektir. Ruhsal sağlığınızla ilgili tedavi altındaysanız bunu psikolog veya psikiyatristinizle mutlaka konuşun. Ayrıca kozmetik işlemi yapacak hekimle de bu durumu mutlaka paylaşın” uyarısında bulunuyor.

 Prof. Dr. Emel Güngör

Mutlaka profesyonel hekime danışın!

Estetik işlemle neyi değiştirmek istediğinize emin olduktan sonra mutlaka bu işlemi yapan bir veya birkaç profesyonel hekime danışılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Emel Güngör “Uygulanmasını istediğiniz işlemlerin size uygun olup olmadığını, yan etkilerini ve sonucu beğenmezseniz geri dönüş olup olmadığını öğrenin” diyor. Estetik uygulamalarda amacın kişiyi güzelleştirmek, varsa kusurlarını düzeltmek, cildin yaşlanmasını yavaşlatmak veya yaşıtlarına kıyasla daha genç görünmesini sağlamak olduğunu belirten Prof. Dr. Emel Güngör “Ne yazık ki yüz ve vücut hatlarının filtrelerle kolayca değiştirilmesi estetik girişimlerin de bu kadar basit, kolay ve sıradan işlemler olarak algılanmasına yol açtı. Oysa bu girişimlerin bilimsel kuralları olduğunu ve bu konuda eğitim almış ve tecrübe kazanmış kişilerce yapılması gerektiğini, kullanılacak ürünlerin ve aletlerin de çok önemli olduğunu akılda tutmak gerekiyor” diyor.

Güzelliğin tek tipleştirilmemesi gerekir!

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, güzellik ve çekiciliğin kişiye özgü bir durum ve bütünsel olduğunu, tek tipleştirilmemesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Herkesin benzer yüz hatlarının olması bu anlamda hoş değildir. Estetik girişimlerde amaç kişinin kendine özgü güzelliğini ortaya çıkarmak, yaşlanmasını geciktirmek ve yaşının genci olmasını sağlamak olmalıdır. Hiç kırışıklık olmaması, elmacık kemiklerinin ve çenenin belirgin olması, dudakların dolgun görünmesi herkesi çekici ve güzel yapmaz. Ayrıca kişi konuşurken, gülerken yani yüzü hareket halindeyken de hoş ve doğal görünmelidir. Ne yazık ki bazı uygulamalar sonrası kişiler fotoğraflarında çok kusursuz gözükürken, gerçek hayatta mimik yaptıklarında yapay ve kusurlu görünebiliyorlar. Bu nedenlerle yapılacak uygulamayı ayrıntılı olarak düşünmek ve profesyonel hekimiyle konuşmak çok önemli.”

Bu 6 soruyu kendinize mutlaka sorun!

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Güngör, estetik uygulama yaptırmadan önce aşağıdaki soruları mutlaka kendinize sormanızı öneriyor;

  1. Neyi değiştirmek istiyorum ve neden?
  2. Bunu ne kadar zamandır istiyorum?
  3. Bu değişikliği istememe neden olan tetikleyici bir olay var mı?
  4. Yaptıracağım işlem görüntüm yanında hayatımı da değiştirecek mi?
  5. Bu işlemi kendim için mi yoksa başkalarını memnun etmek için mi istiyorum?
  6. Yapılan işlemin ilişkimi, sosyal becerilerimi veya iş olasılıklarımı iyileştireceğini mi düşünüyorum?

Hop hop hop değiş Ceylan

Hop hop hop değiş Ceylan

Bir dönemin çizgi filmin sürekli değişen Tonton slogan olan sözleri vardı “ Hop hop hop değiş Tonton” Ünlü sanatçı Ceylan her yıl olduğu gibi bu yılda değişti.

Sık sık estetik ameliyat yaptıran sanatçı yeni estetikli halini sosyal medyasından paylaştı. Sosyal medyada da yeni halinin beğenilmesi Ceylan’ın çok mutlu etti.

Türkücü olarak müzik piyasasına giriş yapan, Yeşilçam filmlerinde de çocuk oyuncu olarak rol alan Ceylan, imajında yeniliğe gitti.

Yaptırdığı estetik operasyonlarla bambaşka bir görünüme kavuşan ünlü türkücü Ceylan, adeta yıllara meydan okuyor.

Şimdilerde 48 yaşında olan Ceylan’ın son paylaşımı, sosyal medyayı salladı.

Pınar Dilşeker’de çok değişti

Pınar Dilşeker’de çok değişti

Pınar Dilşeker imajında değişikliğe gitti. Geçirdiği estetik operasyonlarla bambaşka birine dönüşen sanatçının yeni hali çok beğenildi.

Pınar Dilşeker, geçirdiği estetik operasyonları sonucu ve yeni imajıyla takipçileri tarafından tanınmakta zorlandı. Adeta o eski halinden eser kalmadı.

Gençlik ipi yaşlanmanın etkilerini siliyor

Gençlik ipi yaşlanmanın etkilerini siliyor

İlerleyen yaş,  genetik ve çevresel faktörler, yanlış beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı, az su tüketimi gibi etkenler cilt yaşlanmasına ve yüzde sarkmalara neden olabiliyor. Ameliyatsız yüz gençleştirme işlemleri arasında son dönemlerde gençlik ipi de olarak bilinen iple yüz germe uygulaması başarılı sonuçları ile öne çıkıyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Mustafa Keleş, iple yüz germe işlemi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

İple yüz germe, özel dikişlerle yüzde gerdirme ve yumuşak dokuda sıkılaştırmayı hedeflemektedir. Bu işlem sarkık yüz hatları olan veya kaş, orta yüz, çene ve boyunda yaşlanma belirtileri olan kişilere uygulanabilmektedir. Geçici bir yüz germe etkisi isteyen hastalarda bu yöntem ile istenilen estetik sonuçlar alınabilmektedir. İple yüz germede kişisel ihtiyaca uygun olarak tek bölgeye uygulama yapmak mümkündür. Kullanılan materyal kısa, çift yönlü, uzun çift yönlü, dikenli sütür veya uzun tek yönlü gibi farklı çeşitlerde olabilir. Farklı özellikleri bulunan bu ipler yüzde çeşitli etkiler elde etmek için kullanılır. Bu işlem klasik yüz germe ameliyatları ile kombine edilerek de uygulanabilir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Op. Dr. Mustafa Keleş

Hastalar işlem sonrası kısa sürede günlük yaşantısına devam edebiliyor

İple ameliyatsız yüz gençleştireme işlemi 30 dakika ila 1 saat arasında yapılabilmektedir. Bu işlemlerin uygulandığı hastalar 1-2 saat gibi kısa sürede günlük yaşantılarına devem edebilir. İple yüz germe gibi işlemler geçici bir yüz germe etkisi elde etmek için uygun tekniklerdir. Sonuçları korumak veya geliştirmek için yeni ipliklerin eklenmesi gerekebilir. Bu süre hastalara göre farklılık göstermekle birlikte, ortalama 1-2 yıl olabilir.

Diğer tekniklerle kombine edilebilir

İple yüz germe işlemi botoks veya geçici dermal dolgu uygulamaları gibi görülmelidir. Çünkü belirli bir süre sonra işlemin etkisi geçer ve bu durumun başarısızlık olarak değerlendirilmemesi gerekir. İple yüz germe, diğer cerrahi olmayan tekniklerle birlikte kombine edilebilir ve daha hedeflenen genç görünüm sağlanabilir.

Deneyimli uzmanlarca steril koşullarda yapılmalı

İple yüz germe işleminden sonra şakaklarda veya kulak arkasında geçici rahatsızlık ve ağrı hissi olabilir. Şişlik ve morluk minimal düzeydedir. Bazı hastalar ağızlarını genişçe açmakta zorluk çekebilirler ve ancak bu durum günlük yaşamı etkilemeyecektir. İşlem yapılan alandaki katlanma görüntüsü iki ila üç hafta içinde kaybolur. İşlemin bu konuda tecrübeli uzmanlara, uygun koşullarda yaptırılması işlem başarısı ile genel sağlığın korunması açısından çok önemlidir.