Yazılar

Elif Dürüst “International Women’s Day message”

Elif Dürüst “International Women’s Day message”

Kültür Sanat Danışmanı Ve Sanat Program Yapımcısı

Kadınlar günün sizdeki anlam ve önemi nedir? Sosyal ve iş yaşantınızda başarıyı yakalamış bir kadın olarak yanıtınız ne olur?

Dünya Kadınlar Günü 100 yılı aşkın süredir var. Her yıl gündem farklı. Başarıları kutlama günü mü? Eşitsizlikleri haksızlıkları protesto günü mü iyi anlamak gerektiğini düşünüyorum.  Kadınlar toplumların şekillenmesinde, ülkelerin gelişiminde en fazla emeği geçen, anahtar rolde olan karakterlerdir. Kadının yaşam akışı üzerinde etkisi böyle ciddi iken; halen fırsat eşitliğinin olmaması, kadına şiddette alınan tedbirlerin yetersiz kalması, yaşanan olumsuz olaylar sonucunda verilen cezaların indirim alması, cinsiyet ayrımcılığının görünen taraflarıdır.. Her gün kadınların uğradığı haksızlıklara, şiddete dair haberleri dinliyor, neler duyuyoruz. Sekiz Mart 1857’de tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına önerilmiş bir gün olsa da bence oradaki yangın bütün dünya kadınları için halen devam ediyor. Dolayısıyla günün bendeki anlamı yukarıda belirttiğim konularda, karar mercilerinin olumlu yönde çözüm odaklı paylaşımlarını beklediğim bir gündür.

Size ilham veren kadın ya da kadınlar var mıdır?

Elbette var… Bana annelik duygusunu yaşatan, hayatta zorlukların üstesinden gelebilmek için ihtiyaç duyduğum gücü her daim aldığım canım kızım, hep yanımda olan, varlığı ile gücüme güç katan canım kardeşim Şirin, annem ve ailem elbette ki ilham kaynaklarım. Bunun dışında Clara Zetkin gibi mücadeleden vaz geçmeyen isimler, felsefe alanında düşünürler de var…

İlham veren isimlerden biri olarak; sizi beğenen örnek alanlara rol modelisiniz… Bu anlamda Kadın-erkek tüm Pause dergi okurlarımız için, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajınız olarak neler söylemek istersiniz?

Farkındalıklarını sürekli arttırsınlar derim. Kendilerini geliştirecek çalışmalar içinde olmaya gayret göstersinler. Sürekli öğrenmeyi alışkanlık haline getirsinler. İyi bir şeyler yapmayı bir yaşam biçimi haline dönüştürüp kişisel gelişim yönünde kazanım sağlasınlar… Bu kazanımlarla çevrelerinde veya toplumda etkileşimde bulundukları ortamlarda örnek olsunlar. Geçen yıl, benimde Stratejik Danışma Kurulu’nda olduğum İnsani Gelişme Vakfı İngev tarafından yayınlanan “Toplumsal Cinsiyet Araştırması’ndan birkaç bulguyu hatırlatmak istiyorum; Türkiye’de her 4 kişiden 1’i cinsiyet eşitsizliğinin farkında… Toplumda her 10 kişiden7’si aile içinde kadının ve erkeğin adil bir rol paylaşımı olmadığını kabul ediyor. Toplum cinsiyet eşitsizliğinin farkında olsa da bu eşitsizliği “doğal” algılama yüksek riski taşıyor.   Hayatım boyunca insanların gelişimini pozitif yönde destekleyecek çalışmalar yapmak, projeler üretmek ve bunları hayata geçirebilecek işlere vesile olmak için çalıştım. Bu konularda çok emek ve zaman harcadım. Amacım özellikle kadınlara ve çocuklara destek olmaktı. Pause dergi okuyucularınızın bu gibi konularda ellerinden gelen bireysel çalışmayı yapmalarını, bir kez bile olsa bu konulara bir katkı sağlamalarını öneririm.

Sizce başarının sırrı nedir?

Disiplinli çalışmak ve sürekli gelişime, öğrenime açık olmak…