Jolly Tur; Türkiye’nin dünyada da sesi olacaktır.
Markalar tüketicinin aklında yer edinmek için ciddi bir mücadele içindeler. Gündemler piyasalar ne olursa olsun köklü kuruluşlar geçmişteki başarılarının garantörlüğünde yoluna aynı artılarla devam edebilmekteler. Reklam kampanyalarını tüketici iç görülerine hitaben tespitlerle ve doğru nokta atışıyla gerçekleştirip, başarılı yönetsel taktiklerle varlıklarını sürdürmekteler. Bu durumda onların marka değerini arttırıp, tüketici ile kurdukları bağı kuvvetlendirmektedir. Brand Desk bölümümüzün bu ayki marka konuğu Jolly Tur.. Pazarda var olmanın ötesinde global platformlarda ülkemizin sesi olabilecek, yüzü olabilecek bir mücadelenin içinde olan jolly Tur’un Reklam pazarlama stratejilerini, globalleşme yönündeki hareketlerini Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar ve Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu’na sorduk.
–İşimizi yalnızca ticari amaçlı değil aslında sosyal sorumluluk projesi gibi ele alıp; 30 seneyi aşkın süredir bunu yalnızca yönetim biçimi olarak değil tüm çalışanlarımızla benimseyerek misafirlerine de hissettiren bir markayız.
—Türkiye özellikle 2016 yılı gibi, hizmet sektöründe olumsuzlukların yaşandığı bir dönemde, dünyanın en büyük fonlarından bir tanesi olan Goldman Sachs bize ortaklık teklifiyle geldiler ve Jolly Tur’a yatırım yaptılar. 2019’da global anlamda dünyaya açılmış olacağız.
—Türkiye’de rekabet denildiğinde ne yazık ki, ilk akla gelen fiyat politikası oluyor. Fiyatın yanı sıra aslında kalitenin rekabet etmesi çok daha önemli… Biz şirket geneli itibariyle bu anlamda misafirimize fiyat avantajı sunarken, hizmet avantajı da sunuyoruz ve rekabet koşullarının da bu şekilde oluşmasını bekliyoruz.
— Jolly Tur 1.000’e yakın çalışma arkadaşıyla, acentalarıyla birlikte 5.000 kişiye istihdam sağlayan bir şirket haline geldi. Türkiye genelinde turizmin tanıtımına verdiğimiz destekle ve tatilin bir lüks değil, ihtiyaç olduğunu hissettirdiğimiz kampanyalarla büyüdük.
Röportajın devamı PAUSE citys Dergisinde

