Yazılar

Mine Ayman’dan yaz şarkısı “Ben kimselere yar olmam”

Mine Ayman’dan yaz şarkısı “Ben kimselere yar olmam”

Başarılı radyo programcısı ve astrolog Mine Ayman, Ferhat Göçer’le düet yaptığı “Reva” şarkısının ardından bu kez “Ben Kimselere Yar Olmam” isimli çalışmasını Grand Müzik etiketiyle müzik severlerle buluşturdu. Yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği çalışmasını İmre Haydaroğlu yönetmenliğinde kliplendiren Mine Ayman, ’Yazın sıcaklığını şimdiden çok hissedeceksiniz. Klipteki renkli kıyafetlerle gözlere şarkımla da kulaklara hitap etmeye hazırım’ dedi.

Nil Karataş, eski şarkıları Z kuşağı ile tanıştırıyor

Nil Karataş, eski şarkıları Z kuşağı ile tanıştırıyor

Nil Karataş, yeni şarkısı ‘Olmadı Gitti’ ile müzikseverlerle buluştu. Şarkı hakkında konuşan Karataş “Olmadı Gitti şarkısını her dinlediğimde beni duygu karmaşasına sürükleyen, kendimden bir şeyler bulduğum bir şarkıydı. Eminim benim sesimden de dinleyenler kendilerinden bir şeyler bulacaktır. Severek dinlediğim şarkıyı, severek okudum. Eski şarkıları Z kuşağına hatırlatmak istiyorum. Umarım dinleyicim de severek dinler.” dedi.

1993 senesinde ilk kez Aşkın Nur Yengi’nin seslendirdiği şarkıyı 33 sene sonra Nil Karataş yeniden yorumladı. Söz ve müziğine Sezen Aksu’nun imza attığı şarkının düzenlenmesini Erhan Bayrak yaptı. Halil Güzel’in yönetmen koltuğuna oturduğu klip de şarkı ile eş zamanlı müzikseverlerle buluştu.

Mantarların gizemli dünyası İstanbul‘da

Mantarların gizemli dünyası İstanbul‘da

Mücevher tasarımcısı Begüm Kıroğlu, ilk kez Miami’de tanıtılan yepyeni “Mushroom” koleksiyonunun yeni üyelerini Nişantaşı showroom mağazasında özel bir davet ile tanıttı.

Begüm Khan

Begüm Khan ailesinin yeni koleksiyonu, “Mushroom”, yer altı ağlarından ilham alan mantarlar, sıradan olmayan formun üzerinde dans eden kristaller ve minyatür işçilikle doğanın en nadide armağanlarını anımsatıyor. Tasarımlarında doğadan ilham alan Begüm Kıroğlu, yeni eşsiz “Mushroom” koleksiyonu için, doğal formları yeniden yorumlayarak, beklenmedik bir zarafet ve sofistike bir vizyonda sunuyor.

Begüm Khan

Lacivertin derinliği, kahverenginin sıcaklığı, gümüşün aydınlığı, siyahın asaleti, turkuazın canlılığı, yakutun romantizmi ve mor opalin zarifliği, parçalarda ustalıkla kullanılarak mücevherlerde hayat buluyor. Koleksiyonun eşsiz parçaları, küpe, kolye, broş, choker ve yüzük olarak tasarlanarak, giyim tarzınıza uygun çok yönlü kullanım imkanı sunuyor. Renklerin ve formların bu eşsiz birleşimi, “Mushroom” koleksiyonunu doğanın estetik zenginliğini kutlayan bir sanat eseri haline getiriyor.

Muça’dan iddialı şarkı “Bi Nedeni Var”

Muça’dan iddialı şarkı “Bi Nedeni Var”

Seslendirdiği pop ve arabesk eserleriyle ciddi bir hayran kitlesine sahip olan Muça, söz ve bestesi Kerim Araz’a ait “Bi Nedeni var” isimli şarkısını müzikseverlerle buluşturdu. Kısa sürede ilgi gören çalışmasıyla ilgili konuşan Muça,” Şarkıyı ilk dinlediğimde nedenini hâlâ bilmediğim bir şekilde büyük heyecan yaşadım. Bir anda şarkıyı müzikseverlerle buluşturma isteği oluştu ve stüdyo çalışmalarına start vererek ortaya çok güzel bir eser çıkardık. Yıllardır sahne dünyasında varım ve bu şarkıda adeta dinleyen herkesin kendisinden bir şeyler bulacağından eminim” diyerek duygularını dile getirdi.

Primavera Ses Festivali

Primavera Ses Festivali

Barselona-İspanya 29 Mayıs-2 Haziran

Primavera Sound Festivali müziğe güçlü bir bağlılığı var ve bunu on yılı aşkın süredir gösteriyor. Avrupa’nın bu bölgesindeki en başarılı festivallerden biridir ve İspanya’nın en başarılı festivallerinden biridir. Primavera ziyaretçileri yıllar boyunca Patti Smith, Arcade Fire, Lou Reed, The White Stripes, Public Enemy, Iggy Pop ve çok daha fazlası gibi dünyanın en iyi müzik sanatçılarının keyfini çıkardı.

Neden psikoloğa gitmeliyim?

Neden psikoloğa gitmeliyim?
Hepimiz zaman zaman arkadaşımıza, eşimize dostumuza “Bence bir Psikolog’a görünmelisin” demişizdir ya da bize denilmiştir. Bu yönlendirme eylemi karşısında gelen “Hayır hiç de gerek yok” cümlesi, günümüzde biraz daha yerini “Aslında haklısın, olabilir, deneyebilirime” evrilmiş durumda. Peki gerçekten ne zaman Psikolog’a gitmeli? Herkesin böyle bir terapiye ihtiyacı var mı? Bir keşif olan; kendini yakından tanıma, farkındalığı arttırma, kaçılan duygu durumları ile yüzleşmeyi sağlayan terapi sonrası kendimizi nasıl hissedeceğimizin yanıtını Liv Hospital Uzmanı Psikolog Belgin Arslantaş’tan aldık.

Psikolog Belgin Arslantaş

Psikolog Belgin Arslantaş

Ne zaman psikoloğa gitmeliyim?
Aslında genel olarak bireylerin; ‘’Ben üstesinden gelirim ya da hallediyorum’’ veya ‘’Kimseye ihtiyacım yok’’ gibi düşünceleri ve etiketlenme korkusu psikoloğa gitmenin, destek aramanın bununla birlikte destek almanın önündeki en büyük engeldir. Duygu, düşünce veya davranış örüntülerinde her zamanki hale göre farklılıklar mevcutsa ya da duygusal açıdan kötü hissediliyorsa, uzun denebilecek bir süredir aynı şikayetler devam ediyorsa psikoloğa gidilmelidir. Bazı durumlarda yaşanılan sıkıntıların kronik bir hal alması ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Kişi kendini bir çıkmazın içinde hissediyorsa bir uzman desteğinin faydalı olabileceğinin farkında olması gerekmektedir.
“Ben iyiyim psikoloğa ihtiyacım yok” derken aslında neyi bastırıyoruz?
Tabi ki başa çıkmakta zorlandığımız duygularımız, korkularımız, sanrılarımız ve kendi gerçekliğimizden kaçıyoruzdur. Bazen yüzleşmek zordur, çünkü şunu biliriz ki körü körüne tutunduğumuz kaygılarımız, acılarımız ya da sorunlarımızla çalışır ve yüzleşirsek o tanıdık olan kabuğu kırmış da olacağızdır bu bazen insanı korkutur. Sorunlarının kendinden alınması hali çıplak ve savunmasız da hissettirebileceği gibi yerine ne koyacağım neyin arkasına saklanacağım ya da neye tutunup yas tutacağım endişesi bazen onunla yüzleşip iyileşmekten daha zordur.
Terapi nedir?
Terapi gerekli eğitimlerini tamamlamış ruh sağlığı profesyonelleri eşliğinde duygularınızı, düşüncelerinizi, hayata bakış açınızı, kendiniz ve diğerleri ile ilgili inançlarınızı, tutumlarınızı, günlük yaşamda sizin bile farkına varmadığınız bilinçdışı itici güçlerinizi fark etmenizi sağlayan bir keşif ve bilimsel tedavi sürecidir. Bu keşif ve iyileşme sürecinin en önemli amacı ise yaşadığınız zorluklara karşı iç görü kazanmanız, düşünce ve duygularınızda değişiklik meydana getirmeniz, bu değişiklikleri hayata geçirebilmek için ihtiyacınız olan motivasyonu ve değişim için uygun yolları belirlemektir.
Terapi sonrası kişi kendini nasıl hisseder?
Bu çalışılan konunun derinliği, kişinin kişilik yapısı ve her sorun ve sürece özgü olarak değişiklikler gösterebilen spesifik bir duygulanım halidir.
Terapi uzunluğu ve bir süresi var mıdır?
Seans süreleri genelde 45/50 dakikadır ancak tedavinin uzunluğu herkes için kişiseldir. Terapi süreci herkes için aynı işlemez, aynı oranda sürmez. Mevcut sorununuz, soruna özgü terapistin belirlediği ve çalıştığı ekol, sizin seanslarınıza düzenli gidiyor olmanız gibi çok hassas alt başlıklar mevcuttur. Ancak ne kadar ihtiyacınız olduğuna da siz ve terapistiniz ortak karar veriyor olacaksınızdır. Bu doğrultuda hedeflerinizin ve isteklerinizin ne olduğunun farkına varmak, onları duyabilmek ve terapilerde bunlar üzerine tartışmak önemli bir parçadır.
Yani, terapilerin ne kadar süreceğine dair net bir süre, zaman veya oturum sayısı vermek yanıltıcı olabilir. Terapi süresi kişinin kendisine ve yaşam öyküsüne özgüdür. Kişiden kişiye sorundan soruna çoğu zaman farklılık gösterir. O yüzden belki de ne kadar süreceğinden ziyade kendimize ait olgulara bakmak onların farkına varmak içsel yolculuğumuza odaklanmak bu sürece fayda sağlayacak olandır.

Anneler brunch’ta buluştular

Anneler brunch’ta buluştular

İyi Ki Vakfı, geçtiğimiz gün Kulis Maslak 42’ de ‘Ahenk İçinde’ adlı kitabın yazarı İlksen Utlu’nun sohbeti ile Anneler Günü’ne özel bir brunch düzenlendi.

İyi Ki Vakfı Kurucu Başkanı Füsun Kuran ve İlkin Kavukçu’nun ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte yazar İlksen Utlu kitabından kesitler ve sohbetlerle güzel bir gün gerçekleştirdiler.

Füsun Kuran “Bugünün özel bir anlamı var çünkü annelerimize olan sevgimizi, saygımızı ve minnetimizi ifade etme fırsatı buluyoruz. Annelerimiz, yaşamlarımızı aydınlatan, sevgi dolu kılavuzlarımızdır. Onların fedakarlıklarını ve sevgilerini unutmamak ve onlara teşekkür etmek için buradayız. Burada bir araya gelerek, annelerimize olan sevgimizi birlikte kutluyoruz. Aynı zamanda, bu özel günü, değerli yazarımız İlksen Utlu’nun “Ahenk İçinde” adlı kitabından esinlenerek düzenlediğimiz sohbetlerle renklendiriyoruz.” dedi.

 

 

 

 

 

Kuzey yakası Festivali

Kuzey yakası Festivali

Aarhus- Danimarka 6-8 Haziran

Dünyanın en büyük müzik gruplarını kendine çeken bu muhteşem festivalde rock, pop ve aradaki her şey. Festival, Danimarka’nın en büyük ikinci şehri Aarhus’taki Eskelunden’de yapılmakta. Yerel eylemlerle bir günlük küçük bir festival olarak başlayan şey, dünya çapında tanınmış sanatçılarla uluslararası bir pop ve rock festivaline dönüştü

 Erhan Özşeker “Türkiye’de 1 Mayıslar”

 Erhan Özşeker “Türkiye’de 1 Mayıslar”

Akademisyen Erhan Özşeker’in, modern Türkiye tarihinde yönetimlerin 1 Mayıslara ilişkin tutumlarını mercek altına aldığı Yasa ve Yasakla Yönetmek: Türkiye’de 1 Mayıslar adlı çalışması, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

Kitap, Türkiye’nin toplantı ve gösteri yürüyüşleri tarihi açısından özel bir önemi olan 1 Mayısların farklı dönemlerde hükümetler, idare amirleri ve emniyet yetkilileri tarafından tanımlanma, anlamlandırılma, düşünülme ve idare edilme biçimlerine odaklanıyor. Türkiye’de 1 Mayıslara genel yaklaşımın, devlet/hükümet otoritesini korumayı ve güçlendirmeyi esas alan egemenlik siyasetine dayandığı iddiasıyla yola çıkan Özşeker çalışmasında, yasağa ve yasağın korunması için uygulanan şiddetin devamlılığına dayalı siyasal rasyonalitenin, özgürlükleri boğan bir ihlal rejimini sürekli yeniden ürettiğini gözler önüne seriyor.

Tollwood Yaz Festivali

Tollwood Yaz Festivali

Münih-Almanya 21 Haziran-21 Temmuz

Tiyatro gösterileri, sanat sergileri, dünya çapında canlı müzik ve renkli “Fikir Pazarı” Tollwood Yaz Festivali ile ilgilidir. Konser sahnesinde Almanya’dan ve diğer ülkelerden müzik efsaneleri ve yeni gelenlerle tanışacaksınız. El sanatları pazarı ve uluslararası gastronomi seçenekleri bu festivalde yer alır.

Festivalin sloganı “Herkes için Kültür” olduğundan gösterilerin %70’ine katılım ücretsizdir. Bir ay süren müzik ve tiyatro kutlaması, işte Tollwood budur! İlk olarak 1988’de düzenlenen Tollwood yılda iki kez gerçekleşir ve “insanlık ve çevre için” festivali olarak bilinir.