Yazılar

Toplumun %82’si ülkemizde su sıkıntısı yaşayacağını düşünüyor

Toplumun %82’si ülkemizde su sıkıntısı yaşayacağını düşünüyor

IPSOS ANTİKRİZ MONİTÖRÜ verilerinden derlenen bu haftaki bülten içeriğinde;

Küresel su kıtlığı var. Toplumun bu konudaki düşünceleri nedir? Su sıkıntısının sebebi nedir ? Ülkece bu duruma müşterek çıkarlarımız doğrultusunda nasıl çözümler üretiyoruz? Önümüzdeki günlerde ülkemizde bir su sıkıntısı olacağı düşünülüyor mu? Nasıl bir problem olarak karşımıza çıkıyor olacak? Su sıkıntısı konusunda kurum ve kuruluşlar, bireyler yeteri kadar önlm alıyor mu? İnsanların konudaki düşünceleri ne yönde? gibi sorularla bireylerin bu konuda  görüş, ifade ve bu husutaki tutumları incelenmiştir.

TOPLUMUN %82’Sİ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE ÜLKEMİZDE SU

SIKINTISI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYOR. Suyun, insanlar ve diğer tüm canlılar için önemi, suyun insan ve toplum yaşamındaki yeri, suyun dünyadaki ve Türkiye’deki dağılımı, mevcut su kaynakları, küresel ısınmanın su üzerindeki etkileri, su kaynaklarının yönetimi son 20 yıldır ciddi anlamda insanlığın odağında bulunan konulardan…  Hatta o ülkenin ekonomik gelişmesinin ve kalkınmasının önde gelen anahtar unsurlarından birisidir desek yanlış olmaz. . İnsanların yaşamlarında önemli bir yeri olan ve sektörler açısından üretimde temel girdilerden biri olan suyun, planlı ve akılcı olarak yönetilmesi küresel ve ulusal fayda açısından büyük ihtiyaç olduğunu toplumdaki bireylerin kaygılı yanıtlarından da görmek mümkün.

 

 SİZCE SU SIKINTISININ SEBEPLERİ NELERDİR ?

Mevsimsel değişiklikler / küresel ısınma su sıkıntısının en önemli sebebi olarak belirtiliyor. Ancak tüm nedenlere bakıldığında bireylerin su israfı yapması, devlet kurumlarının yeterli önlem almaması, su kaynaklarının kirlenmesi ve nüfus artışı da öne çıkan diğer sebepler.

SU İSRAFINI ÖNLEMEK İÇİN NASIL ÖNLEMLER ALINIYOR? Bireylerin çoğunluğu su israfını önlemek için önlem aldığını söylüyor. Önlemlerin başında suyu boşa akıtmamak geliyor. Elde yıkama yapmamak gibi tedbirler yer alıyor.

SU SIKINTISI KONUSUNDA YETERLİ ÖNLEM ALINIYOR MU?

Su kıtlığı konusunda bireysel olarak önlem almadığımız toplumdaki genel kanı. Her 10 kişiden 8’i bireyler ve toplum olarak yeterli önlemi almadığımız görüşünde.

Ipsos Türkiye

SU İSRAFINI ÖNLEMEK İÇİN NASIL ÖNLEMLER ALINIYOR?

Bireylerin çoğunluğu su israfını önlemek için önlem aldığını söylüyor. Önlemlerin başında suyu boşa akıtmamak geliyor. Elde yıkama yapmamak gibi tedbirler yer alıyor.

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye İcra Kurulu Üyesi Yasemin ÖZEN GÜRELLİ verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:  “ Su kıtlığı, dünya genelinde giderek artan bir sorun. Uzmanlar bu on yılın sonunda, ihtiyaç duyulan tatlı suyun, bu on yılın sonunda sağlanabilen suyu %40 oranında aşması sonucunda beklendiği bir su krizi yaşanacağını belirtiyor.

Ipsos Türkiye İcra Kurulu Üyesi Yasemin ÖZEN GÜRELLİ

Ülkemizde de mevsimsel değişiklikler ve küresel ısınma gibi etkenlerin yanı sıra bireysel ve kurumsal nedenler su krizine neden olabilecek önemli faktörler arasında. Toplumun %82’si yakın gelecekte Türkiye’de su sıkıntısının belirgin şekilde hissedileceğini düşünürken%78’i önümüzdeki günlerde ve senelerde ülkemizde su krizi yaşanacağına inanıyor. Toplumun %63’ü su kıtlığının en önemli nedenlerinden birinin arasında bireysel su israfı olduğunu belirtiyor ve %84’ü su israfını önlemek için birtakım önlemler aldıklarını belirtiyor. Toplumun su kıtlığı konusundaki farkındalığının yüksek olması ve bireysel sorumluluk hissetmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi için önemli bir başlangıç olarak kabul edilebilir. Bu gerçeği kabul etmiş bir toplumun, olumlu niyeti, su kaynaklarının etkin bir şekilde kullanılmasına yönelik oluşturulacak politikaları, benimsemesi ve davranış değişikliği daha kolaydır. Toplumun %48’ıi Devlet kurumlarının yeterli önlem almamasını su kıtlığının bir diğer önemli nedeni olarak görmektedir. Dolayısıyla yetkili mercilerin, kurumsal ve bireysel su tüketimini denetleme yasaları oluşturmasının yanı sıra, bireysel tasarrufu destekleyici politikaları teşvik eden kampanyalar düzenlemesi, toplumda olumlu bir karşılık bulacaktır. Bu politikalar arasında, suyun tasarruflu kullanımına yönelik kampanyalar düzenlemek, su tasarruflu ürünlerin kullanımını teşvik etmek sayılabilir. Bu kampanyalar, suyu nasıl tasarruflu bir şekilde kullanacakları, su tasarruflu ürünlerin neler olduğu ve atık suyun nasıl arıtılacağı gibi konularda bireylere bilgi vererek, farkındalıklarını artırabilir. Bu önlemler arasında, hali hazırda bireylerin su tasarrufu için en fazla başvurdukları suyu boşa akıtmama, muslukları sıkıca kapatma, daha az su tüketen ürünleri tercih etme ve duş sürelerini kısaltma gibi çeşitli adımlar da sık olarak vurgulanması, kalıcı ve yaygın davranış değişikliği ve toplumsal dönüşüm için kritiktir.

Günlük su ihtiyacınızı bu formülle hesaplayın…

Günlük su ihtiyacınızı bu formülle hesaplayın…

Havaların soğumasıyla birlikte pek çok kişi su içmek için susamayı bekliyor! Bununla da kalmayıp soğuk havalarda ‘içim ısınsın’ diyerek çay ve kahve tüketimini artırıyor. Üstelik çay ve kahvenin suyun yerini tutabildiğini düşünüyor! Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Burcu, tüm bu yanlışlar nedeniyle özellikle kış aylarında vücudun yaşamsal fonksiyonları için kritik öneme sahip olan su tüketiminin azaldığını, oluşan sıvı kaybıyla böbreklerden kalbe bir çok organın zarar gördüğünü vurgulayarak “Gün içerisinde tüketilen kahve ve çay gibi kafein içeren içecekler diüretik (idrar söktürücü) etkiye sahip olduklarından aşırı tüketimleri vücutta sıvı kaybına neden olmaktadır. Bu içecekleri sınırlı tüketmeli, çay ve kahvenin hemen ardından da mutlaka bir bardak su içmeyi ihmal etmemelisiniz” diyor. Suyun az içilmesi kadar fazla tüketilmesinin de zararlı olduğunu, basit bir formülle kişinin günlük su ihtiyacını hesaplayabileceğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Burcu, kışın su tüketimine yönelik çok önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Burcu

Kışın enfeksiyonlar da eklenince!

Vücuttaki yaşamsal fonksiyonların devamlılığı için her gün yeterli miktarda su tüketimi büyük önem taşıyor. Yaz ayları kadar fazla olmasa da kışın da terleme, idrar, fiziksel aktivite, proteinli ve tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmesi hatta nefes almayla dahi vücutta su kaybı oluşuyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Burcu, kış aylarında sık rastlanan ateşli hastalıklarda solunum yoluyla, ishalde ise bağırsak yoluyla sıvı kaybı ortaya çıkabildiğini belirterek, vücuttaki suyun dengesinin yaşamsal önemi olduğunu, günlük yaşam alışkanlıkları arasına mutlaka yeterli su tüketiminin eklenmesi gerektiğini vurguluyor.

Kim, ne kadar su tüketmeli? İşte formülü!

Yetişkin bir insan vücudunun ortalama yüzde 60’ı sudan oluşuyor. Yetersiz su tüketimi sonucu baş ağrısı, halsizlik, bilinç bulanıklığı gibi durumlar görülmesi kaçınılmaz olabiliyor. Yeterli su tüketiminin kalp sağlığı için de kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Ayşe Sena Burcu “Su kaybının fazla olması durumunda kan hacmi azalır, dolaşım yeterli olamaz, besin öğelerinin doku ve organlara ulaştırılmasında doğacak sorunlar bu organların işlevine yansır. İleri seviyede sıvı kaybı (dehidratasyon) meydana gelmesi ise inmeye kadar giden ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir” diyor.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Burcu, su tüketimi ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirterek “Günlük zorunlu ihtiyaç duyulan su tüketimini; vücut ağırlığınızı (kg) 30 ml ile çarparak basitçe hesaplayabilirsiniz. İdrar renginin koyulaşması, günlük su ihtiyacınızı karşılamadığınızın pratik bir göstergesidir” diye konuşuyor.

Bu faydalarını bir bilseniz!

Suyun vücudumuz için sayısız faydası olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Burcu; bu faydaları şöyle özetliyor:  “Atık maddelerin vücuttan uzaklaştırılması, besinlerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınması, kan dolaşımının sağlanması, hücrelerin, doku ve organların sağlıklı çalışması, hücrelere oksijen taşınması, cildin sağlıklı ve esnek görünmesi, metabolizmanın desteklenmesi, vücut ısısının düzenlenmesi gibi pek çok faydası olan su, vücudumuz için yeri doldurulamaz bir öneme sahiptir. Bu nedenle günlük yaşantımıza mutlaka suyu dahil etmeli ve su içmek için kesinlikle susamayı beklememeliyiz” diyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi

Su tüketiminde bu uyarılara dikkat!

Buna karşın su tüketiminin ezbere olmamasını, az su içmek kadar fazla su tüketiminin de çeşitli sorunlara yol açabildiğini belirten Ayşe Sena Burcu “Ezbere su tüketimi böbrek, kalp ve solunum yetmezliği olan hastalarda riskli olabilir. Bu hastalarda tüketilen suyun idrarla atımında problem olabilir. İdrarla atılamayan su vücutta birikebilir. Bu durum nefes darlığı ve ödeme neden olabilir. Bu hastaların günlük su tüketim miktarları hekimler tarafından belirlenmeli, düzenli takip yapılmalıdır. Sadece bazı hastalık durumlarında değil, normal ihtiyacının üzerinde su tüketimi olan bireylerde de fazla su tüketimi sağlık için zarar oluşturabilir. İhtiyacın üzerinde su tüketimi vücuttaki sodyum, potasyum ve diğer minerallerin dengesinin bozulmasına bağlı olarak vücudun işlevsel faaliyetlerinin bozulmasına, böbreklerin aşırı çalışmasına, böbreğin idrarı konsantre etme yeteneğinin bozulmasına neden olabilir” uyarısında bulunuyor.

Çay ve kahveyi abartmayın! Ardından mutlaka 1 bardak su için!

Özellikle soğuk kış günlerinde ‘içim ısınsın’ diyerek çay ve kahve tüketiminde aşırıya kaçılabildiğini belirten  Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Burcu, bu tür kafein içeren içeceklerin diüretik (idrar söktürücü) olması sebebiyle vücutta sıvı kaybına yol açtığı uyarısında bulunarak “Çay ve kahve tüketiminde aşırıya kaçmamaya, çay ve kahve içtikten hemen sonra her seferinde mutlaka 1 bardak su içmeye özen gösterilmelidir” diyor. Su içmekte zorlananların, suyun içerisine ekleyecekleri limon- salatalık, elma dilimleri-tarçın kabuğu, armut dilimleri-nane ve limon-zencefil gibi meyve ve sebze dilimleriyle su tüketimlerini kolaylaştırabileceklerini kaydeden Ayşe Sena Burcu, böylece hem vitamin / mineral alımına katkı sağlanabileceğini hem de su içiminin daha keyifli hale getirilebileceğini söylüyor.