Yazılar

Sosyal medya olmayınca eksik hissediyoruz

Bu sabah çoğu kişi sosyal medya erişim sorunu ile uyandı. Kapatılma ile beraberinde, el yüz yıkamak kadar sabah rutini olan sosyal medyaya bakarak güne başlama durumu alışkanlık mı yoksa bağımlılık mı sorusunu akıllara bir kez daha düşürdü. Sosyal medya doğru kullanılmadığından mı yoksa hayatın içine çok dahil edildiği için mi bugün bu erişim sınırından çoğu kişi etkilendi? Liv Hospital Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş yanıtladı.

Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş

Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş

Bağımlılık sebebi
Sosyal medya bireyin dopamin (mutluluk hormonu) seviyesini yükseltir, beynin dopamin üreten bölgelerini aktifleştirir, fakat bu durum beyin sağlığını olumsuz etkileyerek bağımlılığa neden olur.

Sosyal medya kullanımını arttıran nedenler

  • Görünür olma arzusu,
  • Beğeni alması,
  • Onaylanma ihtiyacı,
  • Sürekli bir akış içinde olup ve
  • O akışın öngörülemez olması kişinin sosyal medya kullanımını arttırır.

Sosyal medya bağımlılığının altında neler yatıyor?

  • Sosyal medyaya aşırı ilgi duyma,
  • Sosyal medya kullanmadan bir günü geçirememe,
  • Sürekli aktif olma arzusu,
  • Yalnızca sosyal medya üzerinden iletişim kurma,
  • Arkadaşlık edinme,
  • Sosyal medyanın olmadığı ortamda kalınca yoksunluk yaşama,
  • Sosyal medyadaki kişiler ile kendini kıyaslama,
  • Özenme ve
  • Kusursuzluk algısına sahip olma gibi durumlar bağımlılık sebeplerinden.

Bağımlılıklarınızı tedavi edebilirsiniz
Eğer kendinizde veya yakınlarınızda sosyal medya bağımlılığından şüpheleniyorsanız mutlaka bir Klinik Psikolog desteği almalı. Destek alınmadığı takdirde kişide depresyon, anksiyete, algı bozuklukları gibi ciddi patolojilere sebep olabilir. Sosyal medya bağımlılığının tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu unutmayın.

Artık konuşmuyor, emojilerle anlaşıyoruz!

Artık konuşmuyor, emojilerle anlaşıyoruz!
 
Akıllı telefonlarla hayatımıza dahil olan mesajlaşma uygulamalarıyla birlikte duygularımızı ifade etme aracı olarak kullandığımız emojilerin gücü tartışılmaz. Peki sizce bu güç her zaman gerçeği mi yansıtıyor? Yani özellikle gençlerin kullandığı yeni nesil dil emojiler, her zaman sağlıklı ve gerçekçi duyguları barındırıyor mu? Liv Hospital Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş yeni nesil dil, emojiler ve psikolojisi hakkında bilgiler verdi.

Liv Hospital

Klinik Psikolog Selenay Yücel Keleş

Emojiler ihtiyacı karşılıyor
Dijital dünyada görsel bir dille iletişim kurmayı sağlayan emojiler, özellikle gençler tarafından sıklıkla kullanılır durumda. Hepimizin bildiği gibi online iletişimde, yüz yüze iletişimden farklı olarak duyguları karşı tarafa göstermek bir hayli zor olabiliyor. İşte tam da bu noktada hayatımızda emojiler devreye giriyor.

Daha hızlı ve daha çabuk olmayı arzuladığının bir göstergesi
Emojiler, kelimelere ihtiyaç duymadan duygularımızı ifade etmemizi kolaylaştırıyor. İletişimin hızlandığı ve sosyal medya kullanımının arttığı bu dönemde gençler tek mesajla birçok şey anlatmak için emojilerin gücünden yararlanıyor. Bu durumun olumlu etkilerinin yanında tabii ki olumsuz etkileri de bulunuyor. İnsan psikolojisinde; uzun bir cümle ile ifade edebileceğimiz duyguyu tek bir emoji ile gösterebilmek insanların giderek sabırsızlaştığının, daha hızlı ve daha çabuk olmayı arzuladığının bir göstergesi olabilir. Fakat biliyoruz ki kullanılan emojiler, her zaman asıl ruh halimizi yansıtmıyor. Aksine bazen asıl ruh halimizi gizlemek, gerçek duygularımızı maskelemek için hissetmediğimiz bir emojiyi kullanabiliyoruz. Bazen karşı tarafın beklentisini karşılamak için duruma uygun bir emoji tercih edebiliyoruz.

Yeni nesil dil
Özellikle gençlerin kullandığı yeni nesil dil emojiler, her zaman sağlıklı ve gerçekçi duyguları yansıtmamaktadır. Özetle emoji kullanmak; karşı tarafa duygu aktarımının sağlaması, duygunun paylaşılması ve karşı tarafın empati kurmasını kolaylaştırması için çok etkili olabilse de kişinin kendi gerçek duygusuyla bağlantısını koparmaması, kendi gerçek duygusunun da farkında olması çok önemli.