Yazılar

Ediz Altun “Denizin Bittiği Yer”

Ediz Altun “Denizin Bittiği Yer”

Ediz Altun’un insanın kendi için bir kimlik seçmesinin doğurabileceği sonuçları, üzerini tozla toprakla örttüğü geçmişi ortaya çıktığında yaşadığı zorlukları ve sevginin en doğalını verebilecekken zihinde açık bir yara bırakanları sürükleyici bir kurguyla harmanladığı kitabı “Denizin Bittiği Yer” hep kitap logosuyla raflarda yerini alacak.

Hayatı pek çok yönü ile sorguladığı kitabında Ediz Altun, hem kendine hem de okurlarına şu soruları sordurtuyor: “Hayat tek başına yaşanamayacak kadar zor be! İnsan, yanında hayat arkadaşı olmadan şu dünyanın engebeli yollarında ilerleyemiyor. En azından yanında birinin olduğunu bilmek bile insana yetiyor. Onun seni sevdiğini hissetmek… Sevdiğini… Sevmek… Sevilmek… Güzel şeyler neden bu kadar ulaşılmaz olmak zorunda? Birini sevebilmek neden bu kadar karmaşık? Sevgi neden sadece sevgi olarak kalamıyor? Neden başka şeyler araya giriyor? Neden seks var? Neden kız olmak ya da erkek olmak var? Ya da neden para var? Neden işin gücün bir önemi var? Neden oturduğun semt, araban, kılığın kıyafetin bu kadar mühim? Cümleler hiç kurulmasa olmuyor mu? Hiç konuşulmasa… Sadece bakışsan ve sevdiğini öylece hissetsen… Olduğu gibi… İçine alsan… Ruhuna soksan… Kalpler değse birbirine… Yetmiyor mu?”

Henning Mankell “Güvenlik Duvarı”

Henning Mankell “Güvenlik Duvarı”

Henning Mankell’in kaleme aldığı “Kurt Wallander” serisinin merakla beklenen sekizinci kitabı “Güvenlik Duvarı”, Ayrıksı Kitap imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Polisiye türünün usta isimlerinden Henning Mankell tarafından kaleme alınan ve olağanüstü kurgusuyla günümüzün en iyi polisiye serilerinden biri kabul edilen “Kurt Wallander” serisinde, Wallander’in yeni maceraları “Güvenlik Duvarı” adıyla yayımlandı. Ayrıksı Kitap tarafından basılan “Kurt Wallander” serisinin sekizinci kitabı olan “Güvenlik Duvarı”, Bige Turan Zourbakis’in çevirisiyle okurlarının beğenisini kazanmayı bekliyor.

Zafer Algöz “Ken Taç Dis”

Zafer Algöz “Ken Taç Dis”

Bazen güldüren, bazen hüzünlendiren birçok anının kaleme alındığı “Ken Taç Dis”, Zafer Algöz’ün üçüncü kitabı olarak raflardaki yerini aldı.

Birbirinden eğlenceli hikâyelere yer veren İnkılâp Kitabevi, bu kez Zafer Algöz’ün keyifli anılarının yer aldığı bir anlatıyı okurlarının beğenisine sunuyor.

Daha önce yayımlanan ve çok sevilen iki kitabının ardından usta tiyatrocu ve oyuncu Zafer Algöz, yeni kitabı “Ken Taç Dis” ile okurlarına yeniden merhaba diyor. İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflarda yerini alan “Ken Taç Dis”, yazarın kendi hayatından kesitleri samimi bir anlatımla aktararak eğlenceli bir anlatı sunuyor. Usta oyuncu Algöz, başından geçen olayları sade ve akıcı bir dille satırlara dökerken, anlatımın yalınlığı ve okurla kurulan içten bağ edebiyatseverlerin beğenisini kazanmaya hazırlanıyor.

“Ken Taç Dis”, içerisinde yer alan çarpıcı hikâyeler ve samimi üslubuyla, yoğun hayat koşturmacasına bir nefeslik mola sunmayı amaçlıyor. Kaleme aldığı anılarıyla, anlatı sanatının zirvesini yakalayan Zafer Algöz, maharetli kalemini ve keskin zekâsını bir kez daha kanıtlıyor. Okurlarının yüzünde tebessüm yaratmak için her satırını ilmek ilmek dokuduğu anılarını ve bu anılarda yer alan tiyatro tarihinin en özel insanlarını tarihe not düşen Algöz, “Ken Taç Dis” ile Türk edebiyatına yeni bir soluk getiriyor.

Harun Özer “Eski Şehir”

Harun Özer “Eski Şehir”

Eskişehir’in, 70’li yıllarından kopup gelen öykülerin derlendiği “Eski Şehir”, Harun Özer’in usta kaleminden İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Şehrin hafızasından insanların hayatlarına uzanan öykülerin yer aldığı “Eski Şehir”, adını aldığı Eskişehir’in 70’li yıllarındaki arka sokaklarından derlenen bir öykü kitabı olarak İnkılâp Kitabevi tarafından edebiyatseverlerin beğenisine sunuluyor. Harun Özer’in kaleme aldığı “Eski Şehir” sıradan insanların acı, komik ve hayret edilesi yaşantılarını konu alırken, okurlarını hem güldürüyor hem de düşündürüyor.

Burcu Kapu “Muaz”

Burcu Kapu “Muaz”

Bu dünyada kendi cehennemini yaratanları ve savaşın yıkıcı etkisini bir çocuğun gözünden anlatan Burcu Kapu’nun “Muaz” isimli yeni kitabı, İnkılâp Kitabevi etiketiyle okurlarıyla buluşmayı bekliyor.

İnsanın yarattığı en büyük felaket olan savaşın ve tek bir sırt çantasıyla yola koyulmak zorunda kalanların romanı “Muaz”, karanlığın en koyu anının aydınlığa en yakın an oluşunuz konu alıyor. Her şeyin bittiği anda başlayan en güzel hikayeler, o zamana kadar yaşanan zorluklarıyla beraber bir çocuğun gözünden aktarılırken, Burcu Kapu özgürlük, eşitlik ve kardeşlik kavramlarının gerçekten istendiğinden duyduğu şüpheleri dile getiriyor.

Muharrem Erbey “Günahkârlar Kalesi”

Muharrem Erbey “Günahkârlar Kalesi”

Batı’dan Doğu’ya yapılan bir medeniyet yolculuğunun, insanın içindeki kapıları açan bir serüvene dönüştüğü “Günahkârlar Kalesi Muharrem Erbey’in kaleminden, İnkılâp Kitabevi imzasıyla okurlarına ulaşıyor.

Eserleri birçok dünya diline çevrilen, PEN üyesi yazar Muharrem Erbey’in kaleme aldığı “Günahkârlar Kalesi”, uzak diyarların birinden Jacob’un eline ulaşan Amina’nın defteriyle Doğu’dan Batı’ya doğru başlayan bir yolculuğu konu alıyor. Medeniyetler arasında gerçekleşen serüvende, gidilen yollar yine kişinin kendisine çıkarken yazar Erbey, anlatımıyla Doğu’nun sözlü kültürünü okurlarına yansıtıyor.

Güneş Altunkaş “O Sokağa Asla Girme”

Güneş Altunkaş “O Sokağa Asla Girme”

Güneş Altunkaş, O Sokağa Asla Girme adlı yeni kitabıyla bilinen klasik polisiye romanı kalıplarının dışına çıkıyor. Farklı tarzıyla yeni bir anlatım dili geliştirerek, iki farklı kurgu ve türde olan romanları fantastik dram türündeki Kapının Ardındaki Ben ve polisiye dram türündeki Hokus Pokus’ u tek bir kurguda ustalıkla birleştirip yeni çıkan romanı O Sokağa Asla Girme ile okurlarıyla buluşuyor. Devam niteliğindeki bu roman, bugüne kadar merak edilen soruların cevaplarını da veriyor.

Görkem Yeltan “Karabiber, Nilü ve Çiçi”

Görkem Yeltan “Karabiber, Nilü ve Çiçi”

Yer aldığı birçok dizi, film ve tiyatro oyununun yanı sıra 2001 yılından beri yazarlığa başlayarak çocuk edebiyatına yönelik eserler üreten Görkem Yeltan’ın yeni kitabı ‘‘Karabiber, Nilü ve ÇiçiOkuryazar Yayınevi etiketiyle yayımlandı.

Kendini bulma hikayesine tanık olduğumuz ‘‘Karabiber, Nilü ve Çiçikitabı, sorunlarının evden kaçarak çözülebileceğini inanan arkadaşların yoldaki macerasını anlatıyor.

Robert P. Waxler “Okumanın Riski”

Robert P. Waxler “Okumanın Riski”

Bir yaşam hikâyesi yaratma amacı güderek kendimizle ve ötekilerle, kendi hikâyelerimizle ve ötekilerin hikâyeleriyle diyaloğa dayalı bir ilişki içinde yaşarız. Alasdair MacIntyre şöyle demiştir: “‘Ne yapacağım?’ sorusuna cevap verebilmem için öncelikle şu soruya cevap vermem gerekir: ‘Kendimi hangi hikâyenin veya hikâyelerin bir parçası olarak görüyorum?’”

Okumanın Riski, edebiyatı derinden, yakından okumanın kendimizi ve çevremizdeki dünyayı anlamamıza yardımcı olabileceği fikrinin bir savunması… Nitelikli eserlerin derinlemesine okunması yoluyla modern yaşamın çoğu açıdan daha anlamlı kılınabileceğini öne süren Waxler, bu kitapla sözde “gerçek yaşam”ımıza anlam vermek için “kurguya” ihtiyacımız olduğunu, kurgu okumanın insancıl ve demokratik bir toplum inşa etmek için önemini vurguluyor.

İnsanların “dilsel varlıklar” olduğunun altını çizen yazar, kutsal metinlerdeki Yaratılış kültünden Frankenstein’a, Dövüş Kulübü’nden Yaşlı Adam ve Deniz’e dek pek çok metni analiz ederken, ölümlülüğümüz üzerine düşünmemizi sağlayacak benzersiz bir kapı aralıyor.

Mebuse Tekay “Annem Gibi Olmadım”

Mebuse Tekay “Annem Gibi Olmadım”

Mebuse Tekay’ın hem mutlu eden hem de hüzünlendiren Annem Gibi Olmadım adlı öykü kitabını ve Robert P. Waxler’ın edebi okumanın insan yaşamı üzerindeki önemine odaklandığı Okumanın Riski adlı kitabını sundu. Kafka Kitap logolu tüm kitaplar, raflarda ve internet satış sitelerinde!

Şüphe yok ki bizler romanlara gönül vermiş nesillerin çocuklarıyız. Hikâyeler uzun uzadıya anlatılsın, bir kitabı okuyabileceğimiz süre boyunca başımızı sokacak başka bir ev ve evren olsun isteriz. Yaşadığımız çağı düşününce okumaya sığınmış hâlimizde hiçbir tuhaflık yok. Tuhaf ve biraz da acı olan, gerçeklikten uzun süreli kopuşları kovalarken öykülerin vaat ettiklerinden ırak düşmemiz. Bu sözler kulağa biraz anlaşılmaz gelirse aldırmayın, kitabın kapağını aralayıp Tekay’ın öyküleriyle tanışan her okurla kırk yıllık dostmuşçasına bağ kuracağız nasılsa…