Yazılar

Anne adaylarına uyarı: “Uzman tavsiyesinden uzaklaşmayın”

“Sen iki canlısın, çok ye”, “Aman çay kahve içme”, “Hamileyken cinsel ilişki olmaz” … Her ne kadar iyi niyetli olsa da bu ve benzeri sözler anne adaylarına hamilelik sürecinde toplum tarafından yüklenen, doğru sanılan yanlış bilgiler. Ne yazık ki yaygın olarak karşılaşılan bu iddialar anne adaylarında gereksiz kaygı ve endişelere yol açarken bebekler için de potansiyel riskler oluşturabiliyor. Günümüzde hem dijital ortamdan hem de çevrelerinden duydukları yanlış önerilere göre hareket eden anne adaylarının, uzman tavsiyelerinden uzaklaşarak sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığının altını çizen Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Aktoz, “Hamilelik boyunca anne adaylarının kafasını karıştıran pek çok soru var. Örneğin; vajinal muayenenin riskli olduğu söyleniyor, ancak bu doğru değil. Vajinal muayene hem rahim boyutunu, rahim ağzının durumunu ve diğer organların sağlığını değerlendirmeyi sağlar hem de vajinal enfeksiyonların veya diğer komplikasyonların erken teşhis edilmesine yardımcı olur. Doktor önerisi ve yönlendirmesi doğrultusunda yapılmasında sakınca yoktur. Anne adayları hamilelik sürecinde hekimleriyle düzenli iletişimde olmalı ve kulaktan dolma bilgiler yerine hekimden bilgi almalıdır” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, hamilelik dönemine dair doğru bilinen yanlışları sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Doç. Dr. Fatih Aktoz

Doç. Dr. Fatih Aktoz

Hamilelik belirtileri her kadında aynıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Her kadın hamilelik sürecini farklı yaşıyor. Bazı kadınlar hamilelikte tipik belirtiler olan sabah bulantısı, meme hassasiyeti ve yorgunluk yaşarken diğerleri bu belirtileri hafif yaşıyor veya hiç yaşamıyor. Belirtiler kişiden kişiye ve hamilelik dönemine göre değiştiği için bireysel deneyimlere dayanarak genellemelerden kaçınmak gerekiyor.

Görünüşe bakarak cinsiyet tahmin edilebilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumumuzda anne adaylarının geçirdikleri fiziksel değişimlere dayanarak bebeğin cinsiyetini tahmin etme eğiliminin bulunduğuna değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Aktoz şunları söylüyor: “Halk arasında yaygın bir alışkanlık olsa da bilimsel olmadığı için bu yöntemi ciddiye almamak gerekir. Göbek şekli, bulantı şiddeti, anne adayının cilt durumu gibi belirtiler ve hamilelik sürecinde yaşanan her türlü fiziksel değişim, bebeğin sağlığı ve gelişimiyle ilgili olsa da cinsiyete dair bir yanıt vermez. Bebeğin cinsiyeti ancak ultrason veya genetik testler gibi bilimsel olarak doğrulanmış tetkikler sonucu öğrenilebilir.”

Hamilelikte cinsel ilişki zararlıdır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Hamilelikte cinsel ilişki normal şartlarda güvenli kabul ediliyor ve bebeğe zarar vermiyor. Bebek rahim içindeki sıvı ve rahim kasları tarafından iyi bir şekilde korunduğu için cinsel ilişki hamileliğin normal seyrine zarar vermiyor. Ancak düşük riski ya da plasenta previa (bebeğin eşinin önde olması) gibi bazı istisnai durumlarda hekimin tavsiyesine kulak vermek ve anne adayının sağlık durumuna uygun hareket etmek gerekiyor.

Bu dönemde cinsel istek yok olur. YANLIŞ!

 DOĞRUSU: Hamilelik sürecinde cinsel istek seviyesi kişiden kişiye değişse de yok olmuyor. Bazı kadınlar hamilelikleri boyunca artan hormon seviyeleri nedeniyle daha fazla cinsel istek duyarken, bazılarının ise fiziksel değişiklikler veya diğer faktörlerden dolayı cinsel isteği azalıyor. Bu durum, her kadının bireysel deneyimlerine ve fiziksel rahatlığına bağlı olarak değişiyor. Ancak bu süreçte cinsel isteği desteklemenin ve sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürmenin yolu partnerler arasında açık ve anlayışlı iletişimden geçiyor.

Egzersiz yapılmamalıdır. YANLIŞ!
DOĞRUSU:
Hamilelik sürecinde düzenli hafif egzersizin anne adayının genel sağlığı için faydalı olduğu biliniyor. Özellikle yürüyüş, yüzme, yoga veya hamilelik egzersiz programları gibi düşük etkili aktiviteler kasları güçlendiriyor, esnekliği artırıyor ve bağışıklığı yükseltiyor. Bu tür egzersizler, kan dolaşımını iyileştirerek ve ruh halini dengeleyerek hamilelik sürecini daha rahat geçirmeye yardımcı oluyor. Ancak her kadının sağlık durumu farklı olduğundan, egzersiz programını doktor gözetiminde uygulamak; riskli sporlardan kaçınmak ve herhangi bir sorun veya rahatsızlık hissi durumunda doktora danışmak gerekiyor.

Yüzmek tehlikelidir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Aktoz, “Deniz veya havuz suyu, hamilelik sırasında cildin serinlemesine ve rahatlamasına yardımcı olabilir. Ancak aşırı sıcak suya maruz kalmaktan kaçınmak ve güneşin zararlı UV ışınlarından korunmak için güneş kremi kullanmak gibi bazı önlemler alınmalıdır. Yüzme havuzlarının hijyenik olduğundan emin olunmalıdır. Havuzlarda kullanılan klor, doğru miktarda kullanıldığında zararlı değildir. Ancak havuzdan çıktıktan sonra kimyasalları ciltten uzaklaştırabilmek adına mutlaka duş alınmalıdır. Sıcak su yerine serin ve ılık su tercih edilmelidir” diyor.

 Hamilelikte iki kişilik yemek gerekir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumumuzda anne adaylarını beslemek gibi yaygın bir alışkanlık olsa da “iki kişilik yemek” doğru değil. Aşırı yemek, hem anne ve bebeğin sağlığına zarar verebileceği hem de gereksiz kilo alımına neden olabileceği için porsiyon kontrolüne dikkat etmek gerekiyor. Çünkü anne adayları bu süreçte sadece kendi beslenme ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda bebeğin de sağlıklı bir şekilde gelişimini destekliyor. Kaliteli proteinler, vitaminler ve mineraller açısından zengin besinleri tercih etmek gerekse de sağlıklı ve dengeli beslenmek önem taşıyor.

Balık, çay ve kahve yasaktır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Balık, çay ve kahve tüketimi konusunda kesin yasaklar bulunmasa da dikkatli olmak gerekiyor. Omega-3 yağ asitleri ve protein açısından önemli bir besin kaynağı olan balığı haftada iki-üç porsiyon tüketmek ancak mezgit, levrek, somon ve hamsi gibi cıva düzeyi düşük olan türleri seçmek gerekiyor. Kafein tüketimi risk oluşturabileceği için çay ve kahve gibi kafein içeren içecekler sınırlı tüketilmeli, günde iki-üç fincandan fazla kahve ya da dört-beş çaydan fazla tüketmemeye özen gösterilmeli.

Hamilelikte ilaç kullanılmaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Aktoz, “Bazı durumlarda anne adayının sağlığını korumak veya tedavi etmek için ilaç tedavisi gerekir. Örneğin, bazı kronik hastalıkların yönetimi veya hamilelik sırasında ortaya çıkan enfeksiyonlar için ilaç kullanımı gerekebilir. Doktor, anne adayının sağlık durumunu değerlendirir, potansiyel riskleri ve faydaları tartar ve en uygun tedavi seçeneğini belirler. Ancak herhangi bir şüphe olduğunda, mutlaka doktora danışılmalı ve kendi başına ilaç kullanımından kaçınılmalıdır” diyor.

Vajinal muayene yapılmaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Hamilelik sürecinde anne adayının ve bebeğin sağlığını değerlendirmek için önemli bir araç olduğundan dolayı vajinal muayene güvenli yapılabilir. Vajinal muayene hem rahim boyutunu, rahim ağzının durumunu ve diğer organların sağlığını değerlendirmeyi sağlıyor hem de vajinal enfeksiyonların veya diğer komplikasyonların erken teşhis edilmesine yardımcı oluyor. Ancak vajinal muayenenin, doktor önerisi ve yönlendirmesi doğrultusunda ve her zaman steril bir ortamda ve dikkatli bir şekilde yapılması gerekiyor.

Hamilelikte yazın sık yapılan hatalara dikkat!

Hamilelikte yazın sık yapılan hatalara dikkat!

Anne adayları hamilelik sürecinde ‘bebeğimin iyi gelişmesi için çok yemeliyim’, ‘artık iki canlı olduğum için iki kişilik beslenmem gerekiyor’ gibi düşüncelerle beslenmede aşırıya kaçabiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Eda Honca yaz aylarında buna bir de mevsimsel faktörlerin eklenmesinin gerek kilo alımı gerekse besin zehirlenmesi açısından riski artırabildiğini söylüyor. Peki anne adayları yazın beslenmede nelere dikkat etmeli, hangi yanlışlardan kaçınmalı? Beslenme ve Diyet Uzmanı Eda Honca yaz hamileleri için 10 beslenme önerisini sıraladı, önemli uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Eda Honca

Soğuk zincire dikkat edin!

Yazın seyahat sırasında yiyecek ve içeceklerin araçta taşınması gerektiğinde ürünün kendine özel koşullarına uymaya dikkat edin. Soğuk ortam sağlanmazsa özelikle süt ve et gibi ürünlerde meydana gelebilecek bozulma gıda zehirlenmesine yol açabilir. Otel ve restoranlarda zeytinyağlı, salata, sütlü tatlı ve pasta gibi soğuk tüketilen gıdalar eğer soğuk hatta muhafaza edilmiyorsa tüketmeyin.

Dondurulmuş ürünleri en son alın

Et, tavuk ve balık gibi çabuk bozulabilen gıdalar başta olmak üzere dondurulmuş ürünleri alışverişinizin sonunda alın. Eğer hemen tüketilmeyecekse dondurulmuş ürünleri çözülmeden eve ulaştırarak buzluğa yerleştirin. Çözdürdüğünüz ürünü bir daha dondurmayın. Donmuş ürünleri buzdolabında ya da mikrodalga fırında çözdürün.

Bu besinleri mutlaka sıcak tüketin!

Yüksek protein içeren önceden pişirilmiş olan et, tavuk ve balık yemeklerinin servis öncesinde sıcak tutuluyor olmasına dikkat edin. Sıcak olmayan gıdalardan kesinlikle uzak durun.

Hamur işinin cazibesine aldanmayın

Yazın gerek tatil kahvaltılarında gerekse pikniklerde simit, börek, poğaça ve kek gibi hamur işleri ile beyaz ekmek iştah açan lezzetleriyle öne çıkıyor ancak dikkat! Bu tür karbonhidrat içerikli besinlerin aşırı tüketimi hem sağlığa zarar veriyor hem de gereksiz kilo alımına neden oluyor.

Öğün atlamayın

Hamilelikte kan şekeri seviyesinin çoğunlukla düşmeye meyilli olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Eda Honca “Kan şekerinizin normal düzeyde olması bebeğiniz için yeterli enerji olduğunun göstergesidir. Eğer hamilelikte beslenme sürecinde öğün atlarsanız kan şekeriniz düşer ve bebeğiniz ihtiyacı olan enerjiyi alamaz. Bu nedenle yazın ana ve ara öğünlerinizi ihmal etmeyin” diyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi

Mutlaka kahvaltınızı yapın

Hamilelikte beslenme sürecinin ilk ve en önemli adımlarından birini kahvaltı oluşturuyor.  Gece uzun süren açlıktan sonra kritik önem taşıyan kahvaltı gün içinde kan şekerinde ani iniş çıkışları önlerken, bebeğin yeterli enerji almasını, anne adayının da kendini zinde hissetmesini sağlıyor. Kahvaltıyı geçiştirmeyin ve özellikle yumurta, peynir ve yeşillik tüketmeye özen gösterin.

Yeterli su için ancak!…

Yaşamsal öneme sahip olan ve hamilelikte sık görülen kabızlık sorununa karşı fayda sağlayan su tüketimi, aşırı sıcakların hakim olduğu yaz aylarında çok daha kritik bir rol oynuyor. Hamilelikte her gün 2-3 litre arasında sıvı alımına dikkat edin. Sıvı ihtiyacınızı çoğunlukla su içerek karşılamaya çalışın. Suyun yanı sıra çorba, ayran, şekersiz komposto gibi içecekler tüketebilirsiniz. Ancak su tüketirken dikkat! Molalarda, otel/restoran vb yerlerde açık ve menşei belirsiz suları kesinlikle içmeyin, şişelenmiş suları tercih edin.

Kahve tüketimini abartmayın

Hamilelik döneminde en sık yapılan hatalardan birinin aşırı kahve tüketimi olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Eda Honca “Oysa yapılan çalışmalar; kafeinin plasenta aracılığıyla bebeğe geçtiğini ve anne karnında fazla miktarda kafeine maruz kalan bebeklerin beyin gelişiminin olumsuz etkilendiğini gösteriyor. Kahve, kolalı-gazlı içecekler, siyah çay, yeşil çay, kakao, çikolata ve enerji içecekleri yüksek oranda kafein içerirler. Eğer kahveden vazgeçemiyorsanız günde bir fincan ile sınırlandırmaya çalışın” diyor.

Bu besinlerden uzak durun

Hamilelikte sık karşılaşılan reflüden korunmak için; reflüyü tetikleyen acı ve baskın tadı olan baharatlar, çay, kahve, gazlı içecekler, kızartmalar, çok yağlı yemekler, yüksek asitli sebze-meyveler, çikolata, kakao, lüfer, levrek, barbun ve ton balığı gibi dip balıkları ile katkı maddeli gıdalardan uzak durun. Ayrıca yemekleri çok iyi çiğneyip yavaş yemek ve yemek arasında su ya da başka bir içecek içmemek gerekiyor.

İki kişilik yemeyin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Eda Honca hamilelikte anne adayının ‘bebeğim yeterince beslenemez, gelişimi olumsuz etkilenir’ diye düşünerek iki kişilik yemek yiyebildiğini ayrıca yaz aylarında kurabiye, hamur işi, tatlı, kraker ve bisküvi gibi atıştırmalıkların da sık tüketilebildiğini belirterek “Hamilelikte sağlıklı ve dengeli beslendiğiniz taktirde bebeğinizin gelişimi sağlıklı bir şekilde devam eder. Gereğinden fazla yiyip içtikleriniz hem bebeğinize hem de size fayda yerine zarar verebilir. Üstelik alacağınız aşırı kilları doğum sonrası uzun süre veremeyebilirsiniz” diyor. Eda Honca hamilelikte ideal kilo alımının; az kilolular için 12,5-18 kg; normal kilodakiler için 11,5-16 kg, fazla kilolular için 7-11,5 ve aşırı kilolular için 5-9 kg arası olması gerektiğini söylüyor.

Hamilelik için 35 yaş uyarısı!

Hamilelik için 35 yaş uyarısı!

Hamile kalmak her zaman düşündüğümüz kadar kolay olmayabiliyor. Zira, pek çok faktör üreme sağlığını olumsuz etkileyerek ‘infertilite’ sorununa yol açabiliyor. Yaşa bağlı olarak değişmekle birlikte, her 100 kadından 15-20’si, günümüzde infertilite tanısı alıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Ganime Aygün, günümüzde kadınlarda en sık görülen infertilite nedenlerinin başında ileri anne yaşı olduğunu ve devamında sırayı stres ile kötü alışkanlıkların aldığını söylüyor. Yine stresli yaşamın bir uzantısı olarak sigara ile alkol gibi zararlı maddelere karşı da yatkınlık olduğu görülüyor. Bu faktörler hem yumurta hem sperm kalitesi üzerinde etkili oluyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Ganime Aygün, kadınlarda üreme sağlığını olumsuz yönde etkileyen 10 nedeni anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Dergi

Dr. Elif Ganime Aygün

İleri yaş

İleri yaş hamilelik oluşumunu önleyen en önemli kriterler arasında yer alıyor. Özellikle kadınlarda 25-35 yaş arasında hamile kalma oranı yüzde 60 iken bu oran 35 yaş üstünde yüzde 30’lara, 40 yaş üstünde ise 15-20’lere kadar düşüyor. Dr. Elif Ganime Aygün, bu nedenle anne adaylarının yaş periyodunu mutlaka dikkate almaları gerektiğine işaret ederek, “Zira yumurtanın enerjisini sağlayan temel organel mitokondri ilerleyen yaşla birlikte hızla azalıyor. Bu azalma da embriyonun kaliteli ilerlemesini ve genetik olarak sağlıklı olmasını engelleyen bir durumu oluşturuyor.” diyor.

Sigara ve alkol kullanımı

Kötü alışkanlıkların vücudumuzdaki her sisteme zararı olduğu aşikar. “Üreme sistemi de sigara ve alkole oldukça hassastır” uyarısında bulunan Dr. Elif Ganime Aygün, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kadın genital sistemi mikrodamar sistemiyle besleniyor ve silier yapılar dediğimiz ince hareketli tüysü tabakalarla kaplı bir yüzeyden oluşuyor. Sigara gibi tütün ürünleri, bu tüysü silier tabakaların hem hareketini azaltıyor hem toksik maddelerin yoğun bir şekilde üzerlerine yapışmalarına neden oluyor. Ayrıca sigara küçük damarları tıkayarak rahim duvarının beslenmesinde sorun oluşturuyor ve yumurta kanlanmasını bozarak yumurta rezervinin erken tükenmesine yol açıyor. Alkol de aynı oranda yumurtlamayı, döllenmeyi ve rahim duvarına embriyonun tutunmasını bozarak üreme sağlığı üzerine olumsuz etki ediyor”

Kötü beslenme alışkanlıkları

Kötü beslenme alışkanlığı pek çok hastalığın yanı sıra üreme sağlığında da ön planda oluyor. Dr. Elif Ganime Aygün, “Yetersiz rezervi olan bir beden yeni bir canlı büyütmek için de kafi gelmeyecektir. İlaveten diyabet ve tansiyon gibi problemlere sebep olarak üreme fonksiyonunu bozacaktır.” diyor.

Kronik hastalıklar

Diyabet ve hipotiroidi gibi kronik hastalıklarda hamile kalmak daha zor oluyor. Ayrıca annelerin yüzde 63.8’inin hastalıklarından ve kullandıkları ilaçlardan dolayı emzirme sürelerinin kısaldığı, yüzde 13.8’inin hastalık tanısı konulduktan sonra perinatal kayıp yaşadıkları yapılan çalışmalarda tespit edilmiş.

Genital yol enfeksiyonları

Genital yolla bulaşan enfeksiyonlar rahim duvarı ve tüplerde kalıcı hasarlar oluşturarak hamile kalmayı önleyebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Elif Ganime Aygün, bu nedenle hamilelik planlaması öncesinde vajinal kültür ve HPV taramasının mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kemoterapi ve radyoterapi almış olmak

Kanser sebepli radyoterapi ve kemoterapi tedavisi gören hastalarda yumurtalık rezervi ciddi oranda etkileniyor. Öyle ki kanser tedavisinde yumurtaların yüzde 90’ı ölüyor. Dr. Elif Ganime Aygün, “Bu hastaların yüzde 10’u 45 yaşın altında oluyor ve kanserden kurtulan hasta için birinci derecede önemli olan konu, çocuğunun olmasıdır. Bu nedenle kemoterapi ve radyoterapi alacak olan hastalar evli ise embriyo bekar ise yumurta ya da spermler dondurulmalıdır. Gonad hücreleri ve embriyo 5 yıl süreyle saklanabiliyor” diye konuşuyor.

 

Pause Dergi

Daha önce geçirilmiş yumurtalık cerrahisi

Yumurtalıkta gelişen iyi veya kötü huylu tümörlerin cerrahisinde bazen yumurtanın tamamı veya bir kısmı çıkarılıyor. Bu durum yumurtlayan kaliteli kısmının da çıkmasına yol açıyor. Bu nedenle cerrahi öncesinde yumurtalık rezervinin değerlendirilmesi ve doğurganlık koruyucu önlemlerin mümkünse alınması gerekiyor.

Doğumsal genital yol anomalileri

Kadınların yüzde 5’inde doğumsal olarak genital yolda anomaliler olabiliyor. Hamile kalamayan kadınlarda yapılan fizik muayene, histerosalpingografi (HSG) ve ultrason ile bu anomalileri tespit etmek ve sonrasında da cerrahi olarak çözmek mümkün oluyor.

Miyomlar, polipler ve çikolata kistleri

Kadın genital sisteminde miyom, polip, basit ya da komplike kist ve çikolata kisti gibi hastalıklar hamilelik oluşumunu önleyebiliyor. Dr. Elif Ganime Aygün, kadınların yüzde 80 gibi yüksek bir oranının hayatlarında bir kez bu hastalıklara yakalanabildiğine işaret ederek, “Cerrahi müdahale ile bu tür hastalıkların tedavisi mümkündür. Bazı kistlerde medikal tedavi de yeterli gelebiliyor.” diyor.

Rahim şekil bozuklukları

Rahimde olan doğumsal defektler, örneğin septum (perde), çift rahim ve T veya Y şeklindeki rahimler de hamile kalmada engel olan tabloları oluşturuyor. Bu tip problemlerin çözümünün ertelenmemesi son derece önem taşıyor. Septumların kısmi olanları ya da T şekilli rahim yapısında, cerrahi yönteme başvurmadan önce, hastaya bir miktar süre tanınabiliyor.

Hamilelikte mide bulantısı ve sırt ağrısına dikkat

Hamilelikte mide bulantısı ve sırt ağrısına dikkat

Sırt ağrısı, bulantı ve kusma, mide ekşimesi, hazımsızlık, gaz sancıları, sık idrara çıkma…  Hamilelik anne adaylarında büyük bir heyecan yaratsa da bazı problemleri de beraberinde getiriyor. Ağırlık artışının yanı sıra vücut kimyasında ve işlevlerinde oluşan değişimler nedeniyle; kalp daha fazla çalışıyor, vücut ısısı yükseliyor ve salgılar artıyor, eklemler ile bağlar daha esnek hale geliyor. Anne adayı bir yandan bu ‘yeni normal’ sürece alışmaya çalışırken, diğer yandan hormonal etkiler sonucu artan yorgunluğun yanı sıra fiziksel değişimler ve ebeveynlik konusundaki kaygılarla da mücadele ediyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, anne adaylarının alacakları bazı önlemlerle hamilelik sürecinde yaşanan ve yaşam kalitesini düşürebilecek boyutlara ulaşabilen sorunlarla daha kolay baş edilebileceklerine dikkat  çekerek, “Ancak aldığınız önlemlere rağmen sorunlarınız hafiflemiyorsa, hem sizin hem bebeğinizin bu süreci daha rahat ve sağlıklı geçirmeniz için doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Semavi Ulusoy

Bulantı ve kusma

Hormonal etkiler nedeniyle hamileliğin başlangıcında kokulara hassasiyet yüksek oluyor. “Sabah bulantısı” olarak bilinen bu tablo, hamileliğin ilerlemesiyle birlikte genellikle azalıyor. Bulantı ve kusma sorunu çoğunlukla zararsız olsa da, kilo kaybına yol açıyor ve sıvı alımında ciddi kısıtlanmaya sebep oluyorsa, sağlık kuruluşuna başvurmanızı gerektiriyor.

Ne yapmalı?

  • Susuz kalmamak için bol sıvı almaya çalışın. Soda ve maden suyu gibi içecekler elektrolit içerikleri nedeniyle kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olacaklardır.
  • Az yağlı ve kolay sindirilebilir besinler tüketin. Midenizi boş tutmamak adına az ve sık yemek yemeye çalışın.
  • Uyandığınızda mideniz bulanıyorsa, kalkmadan önce atıştırmak için yatağınızın başucunda kraker bulundurun. Tansiyonunuzun dengelenmesi için yatakta 15 saniye oturun, sonra ayağa kalkın.
  • Temiz hava almak, bulantı ve kusma sorunlarında her zaman yardımcı oluyor.
  • Kısa yürüyüşler yapmanız veya pencere açıkken uyumanız da fayda sağlayabiliyor.

 Sırt ağrısı

Hamilelikte en sık yaşanan sorunlardan biri, sırt ağrısı oluyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, alınan ekstra kiloların vücudun ağırlık merkezinin değişmesine ve alt sırt kaslarında gerginliğe neden olabildiğini belirterek, “Bu tablo da kasların sertleşmesi ve ağrımasıyla sonuçlanabiliyor” diyor.

 

  • Sırtınızı desteklemek için bacaklarınızın arasına bir yastık koyarak yan yatın.
  • Sert yatakta uyumak, yumuşak yatakta uyumaktan daha iyi gelecektir.
  • Yüksek topuklu ayakkabılar sırtınızda daha fazla yük oluşturduğu için alçak topuklu ayakkabıları tercih edin.
  • Bel seviyesinin altındaki nesneleri kaldırırken dizlerinizi bükün ve sırtınız yerine bacaklarınızı kullanın. Çevrenizden yardım istemekten de çekinmeyin.
  • Düzenli yapacağınız egzersizler, kasları güçlendirmeye ve doğru postürü sağlamaya destek olacaktır.

 Mide ekşimesi ve hazımsızlık

Hamilelik hormonlarının etkisiyle mide duvarında bulunan düz kasların gevşemesi sonucu mide içeriği bağırsaklara normalden daha uzun sürede iletiliyor. Midenin asitli içeriğe daha uzun süre maruz kalması nedeniyle de sıklıkla; midede yanma, kaynama, ekşime, şişkinlik, gaz oluşumu ve hazımsızlık gibi sorunlar gelişiyor.

  • Günde üç büyük öğün yemek yerine, daha küçük porsiyonlar halinde daha sık yiyin.
  • Yemeğinizi iyice çiğneyerek, acele etmeden yavaşça tüketin
  • Hamilelikten önce midenizi rahatsız eden besinlerin hamilelikte çok daha fazla rahatsız edeceğini aklınızdan çıkarmayın. Dolayısıyla hamile kalmadan önce bu sorununuzla ilgili mutlaka tedavi olun.
  • Aşırı yağlı yiyecekler ve kızartmalardan kaçının.
  • Tatlı, gazlı ve meyveli içeceklerden (portakal suyu, nar suyu gibi) uzak durun.
  • Hazmı kolaylaştıracağı için sodayı yemek sonrasında tüketebilirsiniz. Ancak dikkat! Yüksek oranda tuz içermeleri nedeniyle 20. haftadan sonra günde en fazla bir kez içebilirsiniz.
  • Yemek ile yatma vakti arasında en az 2 saat olmasına dikkat edin.
  • Yastığınızı yükseltmek, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını azaltacağı için hayatınızı oldukça kolaylaştıracaktır.

Pause Sağlık, Pause Dergi

 Kabızlık, gaz sancıları, hemoroit

Kabızlık, gaz sancıları ve hemoroit sorunları; hormonal değişimlere ve reçete edilen demir ile vitamin ilaçlarına bağlı olarak hamilelikte sıkça yaşanabiliyor. Hamileliğin ilerlemesiyle birlikte ağırlaşan ve büyüyen rahmin kalın bağırsak ile pelviste bulunan toplardamarlara baskı yapması da bu problemlerin oluşmasında önemli bir rol oynuyor.

 

  • Bol sıvı ve lifli besinler tüketmeyi alışkanlık haline getirin. Mevsim sebzeleri, tam tahıllı ekmek ve kepekli tahıllar, bağırsak hareketlerinin azalmasına karşı koruyucu olacaktır.
  • Bağırsak hareketlerinin azalmasına, dolayısıyla kabızlık ve hemoroit oluşumuna yol açabilmesi nedeniyle fazla kilo almamaya dikkat edin.
  • Büyük tuvalet ihtiyacınızı gidermek için tuvalette kalış süreniz en fazla 3-4 dakika olmalı. Zira uzun süre ıkınmak ve zorlamak basur riskini artırıyor.
  • Sıcak suda oturma banyosu veya soğuk uygulama, basura bağlı ağrıyı hafifletiyor.
  • Kefir gibi probiyotikleri tüketmek şikayetlerinizi hafifletecektir.
  • Düzenli egzersiz yapmanız sindirim sisteminizin rahat çalışmasına yardımcı oluyor.

 Sık idrara çıkma, idrar kaçırma

Hamilelik sırasında sık idrara çıkma sorunu pek çok nedenden kaynaklanabiliyor. Rahim büyüdükçe mesaneye baskı yapmaya başlıyor, bunun sonucunda mesane boş olsa dahi tuvalete gitme ihtiyacı hissettiriyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, sık idrara çıkma probleminin hamileliğin 2. trimesterinde bir miktar azalabildiğini vurgulayarak, “Çünkü bu süreçte rahim artık mesaneye dayanmıyor. Ancak hamileliğin sonlarında rahmin boyutunun artmasıyla birlikte sorun tekrar başlayabiliyor. Yine bu süreçte hapşırmak veya öksürmek mesaneye baskı yaratabileceği için idrar kaçırma problemi de yaşanabiliyor” diyor.

  • Kafein daha fazla idrara çıkmanıza neden olacağı için asitli içecekleri, kahve ve çayı diyetinizden çıkarın.
  • Sizin ve bebeğinizin hayati sıvılardan mahrum kalmamanız için her gün yeterince sıvı tüketmeyi asla ihmal etmeyin.
  • Pelvik tabanını güçlendirme etkisi nedeniyle Kegel egzersizlerini her gün, sabah yataktan çıkmadan önce, 5-10 dakika uygulamaya özen gösterin.
  • İdrar kaçırma probleminiz varsa mesane eğitimi almanızda fayda var. Zira, belirli periyotlarla düzenli idrara gitmek mesaneyi boş tutması sayesinde hayatınızı kolaylaştırıyor.

Göğüslerde büyüme ve hassasiyet

Emzirme dönemine hazırlık nedeniyle östrojen ve progesteron salınımındaki artışa bağlı olarak, hamilelik sürecinde göğüsler giderek büyüyor ve hassaslaşıyorlar. Bu süreçte alacağınız önlemler hassasiyet ve sarkma problemlerine karşı etkili olacaktır.

  • Vücudunuza iyi oturan ve iyi desteğe sahip sütyen kullanın.
  • Ekstra geniş omuz askılı hamile sütyenleri doğru seçim olacaktır.
  • Uyurken size destek olması için destekleyici uyku sütyeni tercih edin.