Yazılar

Dikkat! Akciğer hastalıkları ve kalp krizine yol açabiliyor!

Günlük yaşamın koşuşturmacasında çoğu kişinin önemsemediği hatta adeta kanıksadığı kronik burun tıkanıklığı hemen her yaşta karşımıza çıkan ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir sorun. Ancak çok daha fazlası var! Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış “Ülkemizde yaklaşık her 3 kişiden birinde burun tıkanıklığı izlenmektedir. Alerjik rinite bağlı burun tıkanıklığı yüzde 10-30 arasındadır. Ancak bu sorunu kesinlikle hafife almamalı, mutlaka KBB uzmanına başvurulmalı ve tedavi olunmalıdır. Çünkü burun tıkanıklığı kısa dönemde yaşam kalitesini olumsuz etkilerken, uzun yıllar süren tıkanıklıklar akciğer ve kalp hastalıklarına hatta kalp krizine,  uyku bozuklukları ve çocuklarda ortodontik diş bozuklukları gibi ciddi hastalıklara neden olabilmektedir” diyor. KBB Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış burun tıkanıklığına yol açan etkenleri ve alınabilecek önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Esin Özlem Atmış

Dr. Esin Özlem Atmış

Hayati sonuçlar doğurabiliyor!

Sürekli yorgun hissediyor, dikkatinizi toplayamıyor, ağzınız kuruyor, sık sık başınız ağrıyor ya da uyku bozukluğu yaşıyorsanız bu ve benzeri sorunlarınızın burun tıkanıklığından da kaynaklanabileceğini bilmenizde fayda var. Günümüzde hemen her yaşta karşılaşılan kronik burun tıkanıklığı günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkilerken, çocuklarda gelişme geriliği, dikkat dağınıklığı ve hiperaktiviteye de neden olabiliyor. Hastaların çoğunun burun tıkanıklığı sorununu önemsemediklerini hatta kanıksadıklarını, oysa tedavi edilmediğinde hayati riske dahi yol açabildiğini belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış “Burun tıkanıklığı nedeniyle solunum ağız yoluyla gerçekleştiğinden bu da diş ve diş eti hastalıklarını tetiklemektedir. Ayrıca akciğer filtrelenmiş hava alamayacağından dolayı astım ve alerjik bronşit gibi akciğer hastalıkları gelişebilir. Burun nefesinin sağlıklı şekilde yapılamaması kalp ve akciğerleri de basınç altına soktuğundan yüksek tansiyon riski oluşturmaktadır. Uyku apnesinin nedenleri arasında da başı çeken burun tıkanıklığı, geceleri uykuda solunumun durmasına ve kalp krizine varan ciddi tehlikelere yol açmaktadır” diyor.

Burun tıkanıklığına yol açan etkenler!

Burun tıkanıklığına yol açabilen etkenleri; üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, alerjik reaksiyonlar, burun eğriliği (Septum Deviasyonu), burun eti şişliği (Konka Hipertrofisi), geniz eti (Adenoid Vejatasyon) ve hormonal değişiklikler olarak sıralayan Dr. Esin Özlem Atmış, tedavinin, tıkanıklığa yol açan sebep veya sebeplere göre değiştiğini vurguluyor. KBB Uzmanı Dr. Atmış şöyle konuşuyor: “Burun tıkanıklığı olan hastanın öncelikle KBB hekimi tarafından muayene edilmesi ve tıkanıklığın nedeninin anlaşılması gerekir. Solunum yolu enfeksiyonu,  alerjik rinit veya hormonal durumlarda öncelikle medikal tedaviler tercih edilirken; burun eğriliği, burun etinde büyüme, geniz eti büyümesi ve burun polipleri gibi hastalıklarda cerrahi tedaviler ön plana çıkmaktadır. Özellikle burun eti büyümesinde cerrahi yöntemler radyofrekans uygulamaları ve lazer ile burun eti küçültülmesi tercih edilebilir. Oldukça kolay uygulanan, güvenli ve etkin yöntemlerdendir. Kanser şüphesi olan bir hastada ise öncelikle çeşitli görüntülemelerin yapılması, takiben biyopsi alınması ve sonrasında çıkan sonuca göre tedavinin düzenlenmesi gerekir.”

Burun tıkanıklığına iyi gelebilen yöntemler

Burun tıkanıklığı olan bir kişinin doktor önermediği sürece, arkadaş çevresi ya da internetten öğrendikleriyle burun spreyi kullanmaması gerektiğini vurgulayan KBB Uzmanı Dr. Atmış, gelişigüzel kullanılan burun spreylerinin uzun vadede burun dokularını bozarak ciddi tehlikelere neden olabileceğini söylüyor. Dr. Atmış, buna karşın burun tıkanıklığına iyi gelen bazı basit ama etkili yöntemleri şöyle sıralıyor; bulunulan ortamın çok kuru olmaması için nemin sağlanması, açık havada burundan derin nefes almak, deniz suyu veya okyanus suyu olarak adlandırılan ve tuzlu su içeren spreylerle burun yıkaması yapılması. Eğer evde hazırlanacak ise; 1 bardak suya 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı karbonat eklenip aşırıya kaçmadan uygulanabilir. Ayrıca burun sıvılarının akışkanlığını artırmak için mutlaka gün içerisinde 2 litre su tüketmek gerekiyor.

Kulaklarınızı saç kurutma makinesiyle kurutun!

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte serinlemek amacıyla kendimizi sık sık deniz ve havuzun serin sularına bırakıyoruz. Ancak gerekli önlemleri almadığımız takdirde sağlık sorunları gelişebiliyor, örneğin dış kulak yolu enfeksiyonu gibi! Bu hastalık nedeniyle oluşan kulak kepçesinde ağrı, kulakta tıkanma ve işitme kaybı yaşam kalitesini düşürürken, tedavide gecikildiğinde kemik iltihabı, yüz felci, beyin zarı iltihabi (menenjit) veya beyin apsesi gibi ciddi tablolar da gelişebiliyor. Ayrıca özellikle mantar enfeksiyonları inatçı enfeksiyonlar olabildikleri için tekrar tekrar kulak temizliği gerekebiliyor. Oysa erken müdahale sayesinde dış kulak yolu enfeksiyonu kolayca tedavi edilebiliyor. Çok daha önemlisi alınabilecek bazı basit önlemlerle enfeksiyonun oluşumu önlenebiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, “Yaz mevsiminin vazgeçilmezi elbette denizler ve havuzlardır. Ancak dış kulak yolu ıslak kalması nedeniyle enfeksiyonlara açık hale gelir. Dolayısıyla kulağın kuru kalması çok önemlidir. Bunun için dikkat edilmesi gereken en önemli kural ise yüzdükten veya banyodan sonra kulakta oluşan ıslaklığı dışarıdan yumuşak bir havlu veya bez ile kurutmaktır. Ayrıca gerekirse 30 santim uzakta tutulan düşük ayarlı saç kurutma makinesiyle de kulağı kurutmaya destek olunabilir” diyor.

Dr. Esin Özlem Atmış

Dr. Esin Özlem Atmış

En önemli 3 belirtisine dikkat!

Kulak enfeksiyonları dış ve orta kulak enfeksiyonları olarak ayrı ayrı ele alınıyor. Kulak zarından kulak kepçesine doğru uzanan alanda oluşan enfeksiyonlar dış kulak yolu enfeksiyonları olarak nitelendiriliyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, yaz aylarında daha yaygın görülen bu hastalığın dış kulak yolunda ve kulak kepçesinde yerleşen zararlı mantar veya bakteriler nedeniyle oluştuğuna işaret ederek, “Özellikle hijyeni iyi sağlanamamış havuz veya kirli deniz sularında bu mikroorganizmalara daha çok rastlanır. Bu nedenle hastalık yaz mevsiminde oldukça sık görülür. Tedavi edilmeyen dış kulak yolu enfeksiyonları; kemik iltihabı, yüz felci, beyin zarı iltihabı, beyin apsesi gibi beyin ile ilişkili ciddi sorunlar oluşturabilir. Dolayısıyla kulak kepçesinde dokunulmayla oluşan ağrı, kulakta tıkanıklık ve işitmede azalma gibi şikayetler başladığında gecikmeden hekime başvurmak çok önemlidir” diye konuşuyor.

Sert bir cisimle asla temizlemeyin, çünkü…

Dış kulak yolunda kulağın nemlenmesi ile korunmasını sağlayan ve serumen adı verilen bir salgı bulunuyor. Bu kulak salgısı bakteri ve mantarlara karşı da koruma sağlıyor. Kulak yolunu sık sık kulak çöpüyle ya da sert bir cisimle temizlemek bu kulak salgısını azaltıyor, kulak kanalına hasar veriyor ve bunların sonucunda enfeksiyona açık hale getiriyor.  Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, bazen kulak serumeninin bazı hastalarda çok fazla üretildiğine işaret ederek,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu durumda kulakta buşon denilen ve halk arasında kulak kiri olarak adlandırılan kulak tıkaçları oluşur. Bu tıkaç bazı kulak yapılarının darlığına bağlı gelişebildiği gibi, dış kulak yolundaki tüylerin hareketinde bozulma sonucu da gelişebilir. Buşonlar ıslandığında şişerek dış kulak yolunda ağrı, basınç hissi ve işitme kaybına neden olabilir. Bu hastalarda özellikle deniz ve havuz sezonu öncesinde kulak temizlemesi yapılması fayda sağlar.”

Kulak enfeksiyonuna karşı 6 etkili önlem! 

Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonundan korunmanız için almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor:

  • Kirli veya temizliğinden şüphe duyduğunuz sularda yüzmeyin
  • Doktorunuz önerdiyse, yüzerken su geçirmeyen kulak tıpalarından faydalanın.
  • Yüzdükten sonra mutlaka duş alın
  • Duş sonrasında kulaklarınızı iyi kurutmanız gerekiyor. Dış kulağınızı asla kulak pamuğu gibi materyaller ile temizlemeye çalışmayın. Dışarıdan yumuşak bir havlu veya bez ile kurutun. Gerekirse, kulağınızdan 30 santim uzakta tuttuğunuz düşük ayardaki saç kurutma makinesiyle kurutmaya destek olabilirsiniz.
  • Buşon (kulak kiri) probleminiz varsa tatil öncesinde kulak temizliği için kulak, burun ve boğaz uzmanı bir hekime başvurun.
  • Kulağınız kaşındığı zaman tırnaklarınızı dış kulağınız ile temas ettirmeyin. Zira yabancı sert bir cisimle kaşımak da kulağı enfeksiyona açık hale getiriyor. Çok kaşıntı olması durumunda parmağınızı dış kulak kıkırdağına bastırarak kaşımanız daha güvenli olacaktır.

Erken müdahale tedaviyi kolaylaştırıyor

Dış kulak yolu enfeksiyonunda erken müdahale hastalığın kolaylıkla  tedavi edilebilmesini sağlıyor. Dr. Esin Özlem Atmış, enfeksiyona genellikle kulak, burun ve boğaz uzmanı hekiminin yaptığı muayene ile tanı konulduğunu belirterek, tedavi sürecini şöyle anlatıyor: “Tedavinin şekli hastanın durumuna göre belirlenir. Özellikle dış kulakta kir varsa aspiratörlerle kulak temizlenir. Ayrıca kulakta akıntı görüldüyse yine temizleme işlemi yapılır.  Mantar enfeksiyonlarında mantar hifaları tek tek temizlenir ve bu bölgeye çeşitli ilaçlar sürülebilir. Hastalığın durumuna göre, tedaviye ağızdan alınan antibiyotikler ve kulaktan damlalar ile devam edilebilir. Mantar enfeksiyonları inatçı özellik sergileyebildikleri için kulak temizliğini birkaç kez yenilemek gerekebilir.”

Bu belirtiler varsa zaman kaybetmeyin!  

  • Kulak kepçesine dokunulduğunda oluşan ağrı
  • Kulakta ısı artışı veya kızarıklık
  • Kulak kanalından akıntı
  • Kulakta tıkanıklık ve işitme kaybı
  • Kulak arkasında hassasiyet
  • Ateş
  • İlerleyen durumlarda çevresindeki lenf bezlerinin şişmesine bağlı olarak boyunda ağrı ve şişlik

Kulak mantarını önlemek için ne yapmalı!

Kulak mantarını önlemek için ne yapmalı!

Tıp dünyasında ‘otomikoz’ olarak adlandırılan kulak mantarı; dış kulak yolu cildinin mantar enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Dış kulak yolu cildinde gelişen mantarlar özellikle nemli ve sıcak ortamları seviyorlar. Bu nedenle deniz ve havuz aktivitelerinden veya hamam gibi nemli buharlı uygulamalardan sonra, çok terleyen kişilerde daha sık görülüyorlar. Genellikle tek kulakta oluşan kaşıntıyla kendini belli eden kulak mantarı hafife alınsa da, tedavisinde geç kalındığında kulak zarında delinmeye ve geçici işitme kaybına neden olabiliyor, dahası lenf bezlerine de yayılabiliyor Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış bu nedenle kulakta kaşıntı gibi sorunlarda mutlaka bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına başvurmak gerektiğini belirterek “Erken teşhis sayesinde mantar enfeksiyonları ağızdan ilaç kullanmaya bile gerek kalmadan sadece lokal uygulamalarla tedavi edilebiliyor. Geç kalındığında ise oluşan ciddi tablolar nedeniyle tedavi süresi oldukça uzayabiliyor” diyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış

Dr. Esin Özlem Atmış

İlk belirtisi kulakta kaşıntı!

Genellikle aspergillus ve candida mantarlarının sorumlu oldukları dış kulak yolu cildinde gelişen mantar enfeksiyonları sıklıkla kulakta oluşan kaşıntıyla kendilerini belli ediyorlar. Bazı tablolarda kaşıntı o kadar şiddetli oluyor ki hastalar kulaklarını sürekli kaşıdıkları için kanama yakınmasıyla hekime başvurabiliyorlar. Tablo ilerledikçe kulakta ağrı, kızarıklık, şişlik, akıntı ile pul pul cilt döküntüleri gibi yakınmalar da görülebiliyor. Bazı hastalarda kulak kepçesinde ve boyundaki lenf bezlerinde şişmeler de oluşabiliyor.

Mantar enfeksiyonuna zemin hazırlıyor!

Dış kulak yolunun cildi oldukça ince olduğu için kolaylıkla travmatize olabiliyor.  Dış kulak yolundan salgılanan ve halk arasında kulak kiri olarak bilinen serumen salgıları hem dış kulak yolunu nemlendiriyor hem de asidik bir ortam sağlayarak kulağı enfeksiyonlara karşı koruyorlar. Ayrıca nemli ve sulu ortamlarda dış kulak yolunun incelmesini ve yumuşamasını önlüyorlar. Dr. Esin Özlem Atmış, dış kulak yolu travmatize olduğunda veya uzun süre ıslak kaldığında bu koruyucu mekanizmaların bozulduğuna işaret ederek, “Örneğin, kulak çubuğuyla kulakları sık sık temizlemek, deniz veya havuzdan sonra kulağı nemli bırakmak dış kulak yolunun doğal mekanizmasını bozarak mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlayabiliyor. Bazen hastalarda dış kulak salgısı normalden çok daha fazla salgılanıyor ve kulak kendi kendine bu kiri temizleyemiyor. Bu durum da kulakta tıkanıklığa yol açarak bakteri ve mantar enfeksiyonunu kolaylaştırıyor. Böyle tablolarda kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı hekimler tarafından düzenli kulak temizleme işlemi yapılıyor” diye konuşuyor.

Kulak mantarına karşı 6 önlem!

Dr. Esin Özlem Atmış, kulakta mantar oluşumunu önlemek için almanız gereken önlemleri şöyle sıralıyor:

  • Suyla temastan sonra yumuşak bir havlu, pamuk veya ince bir peçeteyle dış kulak kepçesini iyice kurutun.
  • Sivri ya da sert materyaller ile dış kulak yolunu tahrip etmeyin.
  • Dış kulak yolu salgısını (serumen) sık temizlemekten kaçının.
  • Kan şekeri seviyenizin düzenli olarak normal sınırlarda kaldığından emin olun.
  • İşitme cihazı veya kulak içi kulaklık kullanıyorsanız, cihazlarınızı sık sık temizleyin.
  • Mantar enfeksiyonu sık tekrarlıyorsa, koruyucu önlem olarak, doktorunuzun bilgisi dahilinde, suyla temastan 15-20 dakika önce, dış kulak yolu cildinin asit miktarını arttırabilen yüzde 2’lik alkol borik solüsyonu kullanabilirsiniz.

Acıbadem Fulya Hastanesi

Kimler risk altında?

  • Nemli ve sıcak bölgelerde yaşayanlar
  • Egzama benzeri cilt hastalıkları olanlar
  • Su sporlarıyla ilgilenenler
  • Kronik kulak enfeksiyonu veya kulak zarı delik olan hastalar
  • Diyabet hastalığı olanlar
  • Bağışıklık sistemi zayıflamış hastalar (kanser tedavisi görenler, kronik hastalıkları olan hastalar)

Uzun süreli tedavi gerekebiliyor!

Kulak mantarlarının tedavisinde, hekim tarafından öncelikle dış kulak yoluna ayrıntılı ve özenli bir temizlik yapılıyor. Mantarlar hızla çoğalabildikleri için temizlerken hiçbir mantar hifasının, yani ipliksi görünümde mantar kümelerinin kalmamasına özen gösteriliyor. Sonrasında bu bölgeye damla veya krem formlarında ilaçlarla tedaviye devam ediliyor. Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, ciltte çok belirgin tutulum varsa ağızdan mantar ilaçlarının da tedaviye eklenebildiğini belirterek, “Kulak mantarları lokal enfeksiyonlardır ve bulaşıcı değildirler. Ancak inatçı olabiliyor ve uzun süreli tedavi gerektirebiliyorlar. Öyle ki erken dönem müdahale edilmezse tedavi 3 haftaya kadar uzayabiliyor” diyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı etkili önlem!

Üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı etkili önlem!

Sonbahar ile birlikte havaların soğuması, kapalı ortamlarda geçirilen zamanın artması ve okulların da açılmasıyla özellikle nezle, grip, farenjit ve bademcik enfeksiyonları sık görülmeye başlandı. Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış “Son günlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarına sıkça rastlamaktayız. Havaların soğuması nedeniyle üşütme, toplu taşıma araçları ve okul servislerinde maskesiz yolculuk, kapalı ortamlarda geçirilen zamanın artması ve teneffüslerde koşup terledikten sonra terin soğuması derken nezle, grip ve boğaz enfeksiyonları giderek artıyor. Doğru şekilde ve yeterli miktarda havalandırılmayan sınıflar da mikropların kolayca bulaş imkanı bulmasına yol açıyor” diyor. KBB Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış, sonbaharla birlikte çocuklarda en sık görülen hastalıkları ve alınması gereken 10 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Dergi

Dr. Esin Özlem Atmış

Boğaz enfeksiyonlarına dikkat!

Son dönemde çocuklarda sık rastlanan boğaz enfeksiyonları yüzde 90 virüslerden, yüzde 10 oranında ise halk arasında beta mikrobu olarak da bilinen A grubu beta hemolitik streptokoklar sınıfından bir bakteriden kaynaklanıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Özlem Atmış yüksek ateş, boğaz ağrısı ve halsizlik şikayeti yapabilen boğaz enfeksiyonlarına basit bir sürüntü testi ile tanı konulabildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Özellikle mevsimn geçişlerinde artan boğaz enfeksiyonlarına dikkat edilmelidir. Antibiyotik tedavisiyle kolaylıkla tedavi edilebilen boğaz enfeksiyonu, eğer gözden kaçırılır ve doğru tedavi uygulanmazsa kalp romatizması, böbrek iltihabı, eklem iltihabı gibi kronik problemlere yol açabilmektedir.”

Orta kulak enfeksiyonu sinsice ilerleyebiliyor!

Özellikle sonbahar ve kış aylarında çocuklarda sık görülen orta kulak enfeksiyonunun, doğrudan kulak ile ilgili bulgularla başlayabildiği gibi, boğaz enfeksiyonu veya üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında bakteri ve virüslerin östaki kanalı aracılığı ile orta kulağa taşınması sonucu oluşabildiğini de belirten Dr. Esin Özlem Atmış “Kulak enfeksiyonlarında şiddetli ağrı olabileceği gibi, hastalık sinsice ilerleyip işitmede azlığa neden olabilecek orta kulakta sıvı birikimi ile de izlenebilir” diyor. Geniz eti büyük olan çocuklarda orta kulak iltihabının daha sık görüldüğünü söyleyen Dr. Esin Özlem Atmış, yılda bir iki kez geçirilen orta kulak enfeksiyonunun normal kabul edilebileceğini, ancak daha fazla görülüyorsa geniz eti açısından da araştırılması gerektiğini belirtiyor.

Pause Dergi

Nezle, grip ve alerji birbirine karışabiliyor!

Sonbaharda alerjik şikayetlerin şeffaf burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma ve kızarıklık gibi belirtilerle ortaya çıktığını, beraberinde sık hapşırma, halsizlik ve yorgunluk da olabildiğini belirten Dr. Esin Özlem Atmış, özellikle okul döneminin başlamasıyla besin alerjileri, solunum yolu alerjileri veya astım hastalarında tetiklenmeler yaşanabildiğine dikkat çekiyor. Alerjinin çoğunlukla nezle (soğuk algınlığı) ve grip gibi okul çağı çocuklarında bu mevsimde sık görülen hastalıklarla karıştırılabildiğini belirten Dr. Esin Özlem Atmış şöyle konuşuyor: “Nezle; basit üşütmeye bağlı gelişen şeffaf burun akıntısı, hafif ateş ve öksürük gibi semptomlarla giden viral enfeksiyonlara bağlı gelişen soğuk algınlığıdır. En sık görülen okul çağı enfeksiyonudur ve genelde basit önlemlerle düzelir. Grip ise İnfluenza virüsünün neden olduğu yüksek ateş, yaygın kas ağrıları, burun tıkanıklığı, belirgin halsizlik yapan daha ağır seyirli üst solunum yolu enfeksiyonudur. Gripte genellikle tedavi desteği gerekmektedir. Alerjik şikayetler kimi zaman nezle ve grip denilerek tedavi edilmediğinde ve önlem alınmadığında alerji hastalarında bağışıklık sisteminin zayıflayıp hastalıklara meyil artacağından bu hastalar riskli grupta sayılabilmektedir” diyor.

Çocukları hastalıklardan korumak için 10 önlem!

  • Sağlıklı ve dengeli beslenmesine özen gösterin, paketli gıdalardan uzak tutun.
  • Gün içerisinde mutlaka yeterince su tüketmesini sağlayın.
  • Gece uykusunun yeterli ve düzenli olmasına özen gösterin.
  • Hekim önerisiyle D vitaminini ve demirini kontrol ettirerek, hekimin gerekli görmesi ve önerisi doğrultusunda takviye kullandırın. Gelişigüzel vitamin vermekten kaçının.
  • Güçlü bağışıklık sistemine sahip olması için, doğal probiyotik desteğinden faydalanarak bağırsaklarının sağlıklı çalışması için kefir, yoğurt tükettirin.
  • Sık sık el yıkama alışkanlığı kazandırın. Ellerini gün içerisinde özellikle gözlerine, ağzına götürmemesi konusunda eğitin.
  • Maske kullanımı ile ilgili özen göstermesini sağlayın.
  • Bulunduğu ortamın düzenli aralıklarla havalandırılması ve soğuk algınlığı belirtileri olan çocukların okula gönderilmemesine özen gösterin.
  • Astım, kronik bronşit ve kronik kalp hastalığı gibi kronik hastalığı olan çocukların grip mevsimi başlamadan grip aşı yaptırması da büyük fayda sağlıyor.
  • Alerjisi olan çocukların mümkün olduğunca alerjenlerden (klor içerikli temizlik malzemeleri, dezenfektanlar vb) uzak kalmasına, temizlik sonrası ortamın mutlaka havalandırılmasına dikkat edin.