Yazılar

Ekran karşısında 20 dakikada bir mutlaka…

Okulların tatil olmasıyla birlikte çocuklarda telefon, tablet ve bilgisayar başında geçirilen süre artarken, yaz mevsimine özgü çevresel faktörler de göz sağlığı açısından önemli riskler oluşturuyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Çocukların gözleri gelişim sürecinde olduğu için uzun süreli ekran maruziyeti ve çevresel faktörler nedeniyle yaz döneminde göz kuruluğu, kızarıklık, kaşıntı ve alerjik göz şikayetleri daha sık görülüyor. Ayrıca koyu renk camlı gözlüklerin koruma sağladığı şeklinde toplumda yaygın bir inanış var. Oysa güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmiyor” diyor. Dr. Çolakoğlu, çocuklarda göz sağlığını tehdit eden 6 yaz riskini sıraladı, alınması gereken önlemlere yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Emel Çolakoğlu

Dr. Emel Çolakoğlu

Ekran süresinde artış

Tatilde çocukların telefon, tablet ve bilgisayar kullanım sürelerinin artması göz yorgunluğu, kuruluk, yanma, batma ve odaklanma problemlerine yol açabiliyor. Bu nedenle ekran süresini birlikte planlamanız, ayrıca ekran karşısında her 20 dakikada bir en az 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakarak gözlerini dinlendirmesi konusunda alışkanlık kazandırmanız büyük önem taşıyor.

Havuz ve deniz

Havuzdaki klor ve hijyen sorunlarının yanı sıra deniz suyundaki tuz, kum ve mikroorganizmalar gözlerde tahriş, kızarıklık, yanma ve enfeksiyon riskini artırabiliyor. Özellikle havuzda, mümkünse denizde de gözü tam saran koruyucu yüzme gözlüğü kullanılması gözlerin tahriş edici etkenlerden korunmasına yardımcı oluyor. Havuz veya denizden çıktıktan sonra gözlerin temiz suyla durulanması, kirli ellerle gözlere temas edilmemesi, ortak havlu kullanılmaması ve gözlerin ovuşturulmamasına özen gösterilmesi gerekiyor.

Kontakt lensle deniz ya da havuza girmek

Kontakt lensler, denizde ya da havuzda bulunabilen bakteri, mantar ve diğer mikroorganizmaların lens yüzeyine tutunmasını kolaylaştırarak kornea enfeksiyonu riskini artırabiliyor. Ayrıca klorlu ve tuzlu su, lensin yapısını bozarak gözlerde tahriş, batma ve rahatsızlık hissine yol açabiliyor. Yüzme sırasında kontakt lens kullanılmaması, zorunlu durumlarda ise tek kullanımlık lenslerin tercih edilmesi ve sudan çıktıktan hemen sonra çıkarılarak atılması büyük önem taşıyor.

Güneş ışınları

Dr. Emel Çolakoğlu “Yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre maruz kalmak gözlerde tahriş ve rahatsızlığa yol açarken, korunmasız UV maruziyeti, katarakt başta olmak üzere bazı göz hastalıklarının gelişme riskini artırabiliyor” diyor. Çocuğun dışarı çıkarken UV korumalı güneş gözlüğü kullanması, güneşe çıplak gözle bakmaması ve çok güneşli ortamlarda şapka takmasının göz sağlığını korumada önemli rol oynadığını vurgulayan Dr. Çolakoğlu “Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine güneş gözlüğünün yalnızca koyu renk camlı olması UV koruması sağladığı anlamına gelmez. Bu nedenle UV400 veya yüzde 100 UV koruması sağlayan gözlükler tercih edilmelidir” diye konuşuyor.

Yaz alerjileri

Yaz aylarında polenler, çimenler, toz, küf sporları ve diğer çevresel alerjenler çocuklarda alerjik göz şikayetlerini artırabiliyor. Bu durum gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, batma ve göz kapaklarında şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Çocukların gözlerini ovuşturması, şikayetlerin şiddetlenmesine ve göz yüzeyine zarar verebileceğinden dolayı bundan kaçınmak büyük önem taşıyor.

Klima

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Aşırı sıcakların etkisiyle klimalı ortamlarda uzun süre bulunmak gözyaşı filminin daha hızlı buharlaşmasına neden olup gözlerde kuruluk, batma, yanma, kızarıklık ve yabancı cisim hissi gibi şikayetlere yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüze veya göze üflemesi bu etkileri artırabiliyor. Bu nedenle klimanın hava akımının doğrudan çocukların yüzüne gelmemesine dikkat edilmeli, çok kuru ortamlardan kaçınılmalı ve çocukların gün boyunca yeterli sıvı tüketmeleri sağlanmalıdır” diyor.

 

 

#ÇocukGözSağlığı #YazAlerjisi #UVKoruması #GözKuruluğu #EkranMaruziyeti #GüneşGözlüğü #KontaktLens #HavuzVeDeniz #KlimaEtkisi #SağlıkÖnerileri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Göz seğirmesini ne zaman ciddiye almalı?

Stres, yorgunluk, uykusuzluk gibi nedenlerle çoğu zaman zararsız bir durum olarak görülen göz seğirmesi, bazı durumlarda ise vücudun verdiği önemli bir sinyal olabiliyor. Genellikle birkaç saniye ile birkaç dakika arasında devam edebilen, bazı durumlarda ise aralıklı olarak günlerce sürebilen göz seğirmesine birçok faktör yol açabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Tıbbi ismi ‘miyokimi’ olan göz seğirmesi, göz kapaklarını hareket ettiren kasların istemsiz tekrarlayan kasılmaları (spazm) ile oluşuyor. Kimi zaman dışarıdan fark edilebilirken kimi zaman da sadece kişinin kendisi hissediyor. Hastalar şikayetlerini ‘gözlerimde titreme oluyor’, ‘sanki karşıdan bakan kişi kendisine göz kırptığımı zannediyor’ gibi söylemlerle dile getiriyorlar. Göz seğirmesine toplumumuzda ‘misafir gelecek’ gibi anlamlar yüklenebildiğinden, bu hurafe doktora gidilmesinde ve dolayısıyla tedavide gecikmeye neden olabiliyor” diyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu, göz seğirmesinin az bilinen 3 önemli nedenini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Emel Çolakoğlu,

Dr. Emel Çolakoğlu

  • Yanlış yaşam alışkanlıkları

Göz seğirmesinin nedenleri arasında yanlış yaşam alışkanlıkları büyük rol oynuyor. Alkol ve tütün kullanımı, aşırı kafein tüketimi (çay, kahve, enerji içecekleri vb), yeterince uyumamak, hiç mola vermeden uzun süre bilgisayar ya da telefon ekranına bakmak ve sağlıksız beslenme bu yanlış alışkanlıklardan sadece birkaçını oluşturuyor. Öte yandan stres yönetimini becerememek ve sürekli aşırı stres altında olmak da göz seğirmesinin başlıca etkenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

  • Gizli astigmat

Sağ ya da sol gözün seğirmesi tıbbi olarak tanı için önem teşkil etmiyor. Gözünüzün ya da gözlerinizin sık sık seğirmesi gizli astigmat, miyop ya da hipermetropun da habercisi olabileceğinden mutlaka göz doktoruna gitmekte fayda var. Gözlük kullanıyorsanız gözlerinizin seğirmesi, göz numaranızın arttığının da göstergesi olabilir.

  • Beyin ve sinir sistemi bozukluğu

Dr. Emel Çolakoğlu göz seğirmesinin çok nadir de olsa ciddi bir beyin ya da sinir sistemi bozukluğunun belirtisi olabileceğini belirterek “Bu durumda göz seğirmesine başka semptomlar da eşlik etmektedir. Örneğin; seğirme ile beraber gözün sulanması ve ağzın kayması yüz felcine, ayakta ve bacakta istemsiz kasılmalarla bulanık görme multiple skleroza, konuşma bozukluğu ve yüz mimiklerinden silikleşme Parkinson hastalığına, istemsiz kasılmalara istemsiz konuşmaların eklenmesi Tourette Sendromu’na işaret edebilir” diyor.

Göz seğirmesi 2 haftadan uzun sürüyorsa!

Göz seğirmesinin ne zaman ve hangi koşullarda ortaya çıktığının not edilmesinin, altında yatan etkenlerin belirlenmesinde önemli olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Çolakoğlu “Göz seğirmesi çoğu zaman zararsızdır ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçer ancak 2 haftadan uzun sürerse, göz kapağı kapanıyorsa, gözlerde bulanıklık ya da yüzde kasılmalar eşlik ediyorsa mutlaka doktora başvurarak olası nedenlerin ortaya çıkarılması gerekir” diyor. Göz seğirmesinin altında ciddi bir neden yatmıyorsa ancak kasılmalar kronik bir hal aldıysa günlük yaşam alışkanlıklarının mutlaka gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Çolakoğlu, botoks uygulamasının çok sık başvurulan bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.