Yazılar

Eklem ağrısının altında ciddi bir hastalık yatabilir!

Eklem ağrısının altında ciddi bir hastalık yatabilir!

Çocuklar günlük aktivitelerini etkilemedikçe bazı fiziksel sıkıntılarını aileleriyle paylaşmayabiliyor. Bu da bazı hastalıkların çok daha karmaşık ve içinden çıkılması zor hale gelmesine neden olabiliyor. İşte, eklem romatizması da bu hastalıklardan biri! Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, çocuklarda eklem romatizmasının teşhisinde ilk görevin ebeveynlere düştüğünü belirterek “Anne babalar bazen çocuklarındaki eklem ağrılarını ‘büyüme ağrısı’ olarak düşünüp çocuğun gelişiminin doğal bir süreci olarak görebiliyor. Ancak her eklem ağrısına ‘büyüme ağrısıdır’ demek doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü eklem romatizmasında erken teşhis, hastalığın tedavisinde çok büyük önem taşımaktadır” diyor. Doç. Dr. Ferhat Demir, 12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında yaptığı açıklamada, çocuklarda eklem romatizmasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Çocuğunuzun yürüyüşünde aksama ya da bozulma, eklemlerinin simetrik görünümünde farklılık, şişlik ve kızarıklık görüyorsanız bu sorunun altında eklem romatizmasının olabileceği ihtimalini göz ardı etmemelisiniz. Zira ‘çocuklarda eklem romatizması’ gerek dünyada gerekse ülkemizde toplumsal farkındalığın az olduğu hastalıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle, eklem iltihabına (artrit) yönelik farkındalığı artırmak amacıyla tüm dünyada 12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında etkinlikler gerçekleştiriliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, eklem romatizmasının, eklem aralığında ortaya çıkan, mikrobik olmayan iltihabi durumlara denildiğini belirterek “Hastalığın tıbbi literatürdeki adı; “jüvenil idiopatik artrit”’tir. İltihaplı eklem romatizmasını erişkin hastalar gibi, maalesef çocuklarda da görebilmekteyiz.” diyor.

Pause Dergi

Doç. Dr. Ferhat Demir

İlk bulgu genellikle eklem ağrısı oluyor!

İltihabi eklem romatizmasında ilk bulgunun genellikle eklem ağrısı olduğunu ve günlerce sürebileceğini belirten Doç. Dr. Ferhat Demir şöyle konuşuyor: “Eklem ağrısından başka diğer tipik bulgular; eklem şişliği ve o eklemin hareketlerinde kısıtlılık yaşanmasıdır. Özellikle küçük çocuklarda, eklem ağrısı olmadan da topallama ve hareket kısıtlılığı fark edilebilir. Bir çocukta eklem romatizması varlığından söz edebilmek için, bu durumun en az 6 haftadır devam ediyor olması ve bu iltihaba neden olabilecek enfeksiyon, travma ve kan hastalıkları gibi diğer nedenlerin olmadığını göstermemiz gerekmektedir.” İltihabi eklem romatizmasının, otoimmün bir hastalık olduğunu, otoimmün hastalıkların, bağışıklık sisteminin kendi dokularına karşı reaksiyon göstermesi ve ilgili dokuda iltihabi bir yanıta neden olması sonucunda ortaya çıkan hastalıklar olduğunu belirten Doç. Dr. Ferhat Demir “Bu hastalıkta, bağışıklık sistemi hücrelerimiz stress-travma ya da enfeksiyon gibi bir tetikleyici ile aktifleşmekte, eklemlerimizi saran sinovya adını verdiğimiz zara saldırarak sıvı üretimi ve iltihabi bir tabloya sebep olabilmektedir.” diyor.

Erken tanı ve tedavi kritik önem taşıyor!

Çocuklarda iltihabi eklem romatizması, ülkemizde yaklaşık her 1500 çocuktan birinde görülüyor. Doç. Dr. Ferhat Demir tedavi ile ilgili şu bilgileri veriyor: “Hastalığın erken tanınması, izleminde etkin ve yerinde tedavi ile; eklemdeki ödemin-iltihabın hızlı bir şekilde yok edilerek ilgili ekleme zarar vermesi  engellenebilir. Hastalığı hızlı ve etkin bir şekilde kontrol altına alınmış çocuklarda, hastalığa bağlı riskler azalmakta, ilerki dönemlerde tedaviler daha kolay kesilebilmektedir.” Doç. Dr. Ferhat Demir, hastalığa bağlı gelişebilecek en önemli riskin; tedavisiz kalmış ya da tedavisi gecikmiş çocuklarda uzun dönemde ilgili eklemde hareket kısıtlılığı ve o eklemin hareket kabiliyetini kaybetmesi olduğunu vurguluyor.

Pause Dergi

Bu belirtilere dikkat!

Çocukların genellikle, eklem ağrısı ve şişliği belirgin artıp günlük aktivitelerini engelleyecek düzeye çıkmadıkça ailelere şikayetlerini söylemeyebildiklerine dikkat çeken Doç. Dr. Ferhat Demir “Ailelerin gözlemi, bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Çocuklarımızın yürüyüşünde bozulma, aksama; eklemlerin simetrik görünümünde farklılık, şişlik, kızarıklık gibi  bulgular ailelerimizi alarma geçirmelidir. Eklem ağrısından yakınan her çocuğa “büyüme ağrısıdır” demek de çok doğru bir yaklaşım değildir. Eklemlerde şişlik, tutukluk ve ağrı şikayetleri olan çocukların ilk başvuru noktası ortopedi poliklinikleri olabilmektedir. Ortopedik bir neden düşünülmediği takdirde, bu çocukların erken dönemde çocuk romatolojisi poliklinik değerlendirmelerinin yapılması, tanı ve tedavide gecikmeyi engelleyebilir” diyor. Hastalığı tanımada, ailelere ve birinci basamak hekimlerine büyük görev düştüğünü kaydeden Doç. Dr. Ferhat Demir, çocuklarda iltihabi eklem romatizmasının belirtilerini şu şekilde sıralıyor:

  • Eklemde gözle görülür bir şişlik
  • Eklem yüzeyinde kızarıklık ve ısı artışı
  • Eklemde kısa süreli olup gerilemeyen, günlerce sürebilen ağrı (özellikle sabah saatleri ve dinlenme sonrası ortaya çıkan ağrılar)
  • İlgili eklemin hareketlerinin kısıtlı olması
  • Yürürken aksama ya da günlük aktivitelerini yaparken ilgili eklemi kullanmak istememe

Çocuğunuzda bu şikayetler sık tekrarlıyorsa!

Çocuğunuzda bu şikayetler sık tekrarlıyorsa!

Romatizma denilince sadece eklemlerin etkilendiği durumlar aklınıza geliyor olabilir, fakat romatizmal hastalıklar eklemler dışında; cilt, bağ dokusu, tendonlar, damarlar ve neredeyse tüm iç organlarda etkilenmelere neden olabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, “Erişkin yaşta gördüğünüz romatizmal hastalıkların birçoğu çocukluk çağında başlangıç gösterebilmektedir. Bunun yanında çocukluk çağına özgü onlarca romatizmal hastalık, maalesef çocukları etkileyebilmektedir” diyor. Bu hastalıkların birçoğunun, bağışıklık sisteminin düzensiz ya da aşırı çalışmasından kaynaklandığını, bilinen en sık tetikleyicilerin ise stres, travma ve enfeksiyonlar olduğunu belirten Doç. Dr. Ferhat Demir “Tetikleyicilerin mümkün olduğunca azaltılması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz tedavide önemli rol oynamaktadır. Tabi ki, tüm bunların, medikal tedaviler eşliğinde bir çocuk romatoloji uzmanı tarafından hasta özelinde düzenlenmesi gerekmektedir” diyor. Tedavide erken teşhisin önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ferhat Demir, çocuklarda romatizmal hastalıkların 8 önemli belirtisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Ferhat Demir

  • Eklem şikayetleri (Ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı, topallama)

Çocuklarda romatizmal hastalıkların en sık bulgusu eklem şikayetleridir. Herhangi bir eklemdeki ağrı, buna eşlik eden hareket ettirmede zorluk, eklem cildi üzerinde kızarıklık-ısı artışı veya eklemde gözle görülür bir şişlik bulgusu, geçici ya da kalıcı bir romatizmal hastalığın ilk bulgusu olabilir. Özellikle bu bulguların kısa süreli olmaması ya da tekrarlaması durumunda, çocuğun vakit kaybedilmeden değerlendirilmesi gerekir.

  • Tekrarlayan ateş

Doç. Dr. Ferhat Demir “Ateş, bağışıklık sisteminin farklı nedenlerle uyarılması sonrası aktifleşmesinin ve vücudumuzun korunmasına yönelik reaksiyonun bir göstergesidir. Eğer bu ateşe neden olabilecek bir enfeksiyon durumu yoksa, romatizmal ateş hastalıklarını da değerlendirmek gerekmektedir” diyor. En sık karşılaşılan romatizmal ateş nedenlerinin, ‘periyodik ateş sendromları’ olarak adlandırılan, tekrarlayan dirençli ateşler ile giden hastalıklar olduğunu belirten Doç. Dr. Ferhat Demir şöyle konuşuyor: “PFAPA sendromu (tekrarlayan ateş) ve Ailevi Akdeniz ateşi (FMF) hastalığı ülkemizdeki en sık sebeplerdir. Bu hastalıklarda, belirli periyotlar ile (1/2 hafta-3/4 ay aralığında) tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı, boğaz enfeksiyonu, döküntü, ishal ve  lenf bezlerinde büyüme gibi bulgulardan biri veya birkaçı görülebilir.”

  • Uzamış ateş

Ateşin enfeksiyondan kaynaklanmadığı tespit edildiğinde, ateşli romatizmal hastalıkların tanıda değerlendirilmesi gerekir. 5 gün ve daha uzun süren ateş tablosunda Kawasaki hastalığı adı verilen bir damar romatizmasını, 2 hafta ve daha uzun süren ateş durumunda ise ateşli eklem romatizmasını tanıda düşünmek gerekmektedir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

  • Tekrarlayan boğaz enfeksiyonu

Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir “Ortalama 3-4 hafta ara ile tekrarlayan dirençli ateş, tonsillit (bademcik iltihabı), farenjit, ağızda aft-yara ve boyun lenf bezlerinde büyüme şikayetleri, PFAPA sendromunun bulgularındandır. Maalesef bu bulgular, sıklıkla boğaz enfeksiyonu ile karıştırılabilmekte ve hastalar gereksiz antibiyotik tedavisi alabilmektedir” diyor.

  • Kas ağrısı – kas güçsüzlüğü

Tekrarlayan ya da uzamış bir kas güçsüzlüğü-kas ağrısı durumunda, çocukların romatizmal  hastalıklar yönünden değerlendirilmesi gerekir.

  • Cilt döküntüleri

Doç. Dr. Ferhat Demir ”Romatizmal hastalıklar, farklı tipte cilt döküntüleri ile karşımıza çıkabilmektedir. En sık görülenlerden biri ürtiker (kurdeşen) olarak adlandırılan, gün içinde solabilen, kaşıntılı cilt döküntüleridir. Bu döküntüler özellikle ateş birlikteliğinde bir romatizmal hastalık işareti olabilir. Ayrıca peteşi ya da purpura adını verdiğimiz, vücudun farklı bölgelerinde tekrarlayabilen, cilt altı farklı büyüklerde kanama odaklarının olması da vaskülit olarak adlandırdığımız romatizmal damar hastalıklarının belirtilerindendir. Livedo reticularis olarak adlandırılan cildin alacalı görünümü de, yine romatizmal bir damar hastalığının ilk bulgusu olabilir” diyor.

  • Tekrarlayan ağız yaraları (oral aft)

Tekrarlayan ağız içi yaraları-aftlar, altta yatan romatizmal bir hastalığın işareti olabileceği gibi, tamamen iyi huylu olarak da gelişebilir. Bunun yanında, kansızlık ve vitamin eksikliklerine bağlı da ağız yaraları ortaya çıkabilir. Behçet hastalığı, PFAPA sendromu, Çölyak ve Crohn hastalığı gibi romatizmal ve/veya bağırsak ilişkili hastalıklar, tekrarlayıcı ağız yaralarına neden olabilir. Yılda 3-4’den fazla ağız yarası çıkan çocuklar, bu yönlerden mutlaka değerlendirilmelidir.

  • Tekrarlayan karın ağrısı ya da göğüs ağrısı atakları

Doç. Dr. Ferhat Demir, “Farklı dönemlerde ortaya çıkan tekrarlayıcı karın veya göğüs ağrısı durumları, periyodik ateş sendromu adını verdiğimiz, ateşli romatizmal hastalıklar zemininde gelişebilir. Ailevi Akdeniz ateşi, bu hastalıkların ülkemizde en sık görüleni olup, nedenin bulunamadığı karın ağrısı durumlarında mutlaka akılda tutulmalıdır” diyor.

Çocuklarda tekrarlayan ateşe dikkat!

Çocuklarda tekrarlayan ateşe dikkat!

Anne babaları telaşlandıran ve genellikle nasıl davranacaklarını bilemedikleri yüksek ateş, doktora en sık başvurulan sorunlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Yüksek ateş şikayetinin belirli aralıklarla sık tekrarlaması, çocuğun ve ailesinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilirken, çocukların okul başarısını da olumsuz etkiliyor. PFAPA sendromu olarak adlandırılan bir romatizmal hastalık ise bu tekrarlayan dirençli ateşlere neden olabiliyor.  Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, bir yaş üzerindeki çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımının ek sık nedenlerinden birisinin PFAPA Sendromu olduğunu söylüyor. Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir, her mevsim görülebilen PFAPA sendromu (tekrarlayan ateş) hakkında bilinmesi gereken 9 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Ferhat Demir

Antibiyotik vermeyin çünkü fayda sağlamıyor!

PFAPA sendromu genelde 3-6 gün arası süren ve kendiliğinden geçen, sık tekrarlayan, dirençli ateş, farenjit, tonsillit (bademcik iltihaplanması), ağız yarası ve lenf bezlerinde büyüme bulguları ile seyir gösteren, çocukluk çağının ek sık görülen romatizmal periyodik ateş hastalığıdır. Doç. Dr. Ferhat Demir “PFAPA sendromu, bir enfeksiyon değildir, antibiyotik verilmesi gereken bir durum ise hiç değildir. Bulaşıcılığı yoktur. Bu hastalık özelinde en sık gördüğümüz yanlış uygulama, çocukların beta mikrobu ya da boğaz enfeksiyonu olduğu düşünülerek, bazen ayda birkaç kez gereksiz nedenle antibiyotik kullanmalarıdır” diyor.

Bu belirtilerle seyrediyor!
Çocuklarda 3-4 hafta ara ile 39-40 dereceyi bulan ateş şikayeti gelişmektedir. Atak aralığı bir haftaya kadar düşebileceği gibi iki-üç ay aralığına da genişleyebilir. Ateşe eşlik eden en sık bulgu ise boğaz içerisinde bademcikler üzerinde beyaz plakların olmasıdır. Boyun lenf bezlerinde büyüme, farenjit-tonsillit, ağız içerisinde yaralar, eklem ağrıları, daha nadiren, döküntü, karın ağrısı ve ishal de eşlik edebilmektedir. Ataklar arasında çocuklar tamamen sağlıklıdır ve hastalığa bağlı büyüme ve gelişmede etkilenme olmaz.

Ailesel geçiş gösterebiliyor

PFAPA Sendromunda (tekrarlayan ateş) ataklar sıklıkla 2-5 yaş arasında başlar ve 7-8 yaşından itibaren kaybolur. Hastaların bir kısmında bu ataklar ergenlikte ve yetişkinlikte de devam edebilir. Araştırmalar; tam olarak genetik bir neden ortaya konulamamakla birlikte, hastalığın ailesel geçiş gösterebildiğini düşündürmektedir. Kendi klinik tecrübelerimizde de anne-baba-amca-hala-teyze-dayı gibi bir yakında çocuklukta benzer bulguların olduğunu, bademcik ameliyatı sonrasında bulguların sonlandığını belirli hastalarda görebilmekteyiz.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Her mevsim görülebiliyor!
Hastalığın özelliklerinden biri de diğer enfeksiyonlardan farklı olarak mevsim gözetmemesidir; kış ve bahar aylarında daha sık olmakla birlikte, her mevsimde PFAPA atakları gelişebilir. Bazı mevsimler daha sık görülmesinin nedeni, muhtemel viral enfeksiyonların bağışıklık sistemini uyararak PFAPA atağını tetikleyebilmesidir. Bu açıdan PFAPA tanılı çocukların aileleri, üst solunum yolu enfeksiyonları konusunda daha koruyucu ve dikkatli olmalıdır. Çocuklar, genel durumları iyi olduğu sürece, okul ve sosyal yaşamlarından kısıtlanmamalıdır.

Ana nedeni; bağışıklık sisteminin yoğun çalışması

Hastalığın temel sebebinin, bağışıklık sisteminin nedensiz bir şekilde yoğun çalışması olduğunu belirten Çocuk Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Demir “PFAPA sendromunda bağışıklık sistemi yoğun çalışırken, enfeksiyon hastalıklarına benzer bulgular gelişebilmekte ve hastaların enfeksiyon varmış gibi gereksiz tedaviler almasına neden olabilmektedir. Güncel bilimsel verilerle, buna neyin neden olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, bazı genetik durumların bu hastalık için risk oluşturabildiğini biliyoruz” diyor.

 Başka hastalıklarla karışabiliyor!

Hastalığın tanısı doktor muayenesi ve hastanın benzer ataklarının görülmesi ile konulur. Laboratuvar testlerinde, sanki vücutta mikrobik bir durum varmış gibi yükseklikler görülür. PFAPA teşhisi koymadan önce benzer bulgulara neden olabilecek diğer hastalıkları dışlamak gerekmektedir. Çünkü başka enfeksiyon hastalıklarının yanı sıra ülkemizde sık görülen Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) hastalığı ve birkaç romatizmal periyodik ateş sendromunun bulguları PFAPA ile karışabilmektedir.

 Tedavide bu noktaya dikkat!

Doç. Dr. Ferhat Demir “Steroid (kortizol) tedavisi atak dönemlerinde sık kullanılıp faydası görülse de steroid uygulamasının istemediğimiz bir yan etkisi, atak aralıklarının kısalmasına neden olmasıdır. Steroid uygulaması sonrası ataklar haftada bire kadar sıklaşabilmektedir. Steroid tedavisi bu açıdan her ay ya da daha sık kullanılmasını önerdiğimiz bir tedavi yöntemi değildir. Bu nedenle, hastalara çocuk romatoloji uzmanı değerlendirmesi ile diğer romatizmal nedenler dışlandıktan sonra, gerekirse atak sıklığını azaltmada yardımcı olabilen ek tedaviler verilebilmektedir. Adeno-tonsillektomi (geniz ve bademcik ameliyatı), hastaların yüzde 85-90’lık kısmında atakların tamamen sonlanmasını sağlayan en etkin tedavi yöntemidir. Bademcik ameliyatına rağmen atak bulguları devam eden ve dirençli seyreden hastalarda daha üst basamak tedavi seçenekleri bulunmaktadır” diyor.

 Sürekli takip gerekli!
PFAPA herhangi bir kalıcı soruna neden olmaz. Büyüme, gelişme geriliği yapmaz ancak havale eşiği düşük olan çocukların yüksek ateşe bağlı ateşli havale geçirmesine neden olabilir. Tanı alan hastaların mutlaka çocuk romatoloji uzmanı takibine de girmesi gerekir. PFAPA hastalığı, temelinde bir romatizmal ateş hastalığı olduğu için, diğer periyodik romatizmal ateş hastalıkları açısından da bu çocukların değerlendirilmeleri mutlaka önerilir.

Erken tanı ve tedavi çok önemli!
Doç. Dr. Ferhat Demir “Hastalığa bağlı yaşadığımız en büyük sıkıntı, hem çocuğun hem de ailenin hayat kalitesinin ciddi anlamda azalmasıdır. Özellikle ayda bir ve daha sık atak geçiren çocuklarda bu daha ön planda gözlenmektedir. Bu nedenle çocukların okul hayatı da kesintilere uğrayabilmektedir. Bu açıdan erken dönemde iyi bir ayırıcı tanı yapılarak, etkin tedavi ile atakların sıklığının ve şiddetinin azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılması asıl amacımız olmalıdır.