Yazılar

Yılın en güzel günü geldi

Yılın en güzel günü geldi

Bir yıl içinde en sevdiğin gün hangisi deseler hiç Tereddüt etmeden “Sevgililer Günü” derim. Çocukluktan gençliğe geçtiğimiz dönemlerde beni harekete geçiren en önemli gündür. Sevgiliniz için yapacağınız organizasyon için günlerce öncesinden hazırlanmak. O gün geldiğinde sevgilinizin sürprizler karşısındaki yüzündeki mutluk ifadesi tarif edilemez. Bende sizler için farklı alternatifler sunayım ve hayatınızı kolaylaştırayım dedim. Aramızda kararsızlar varsa belki onların işine daha çok yarar.  Herkesin Sevgililer Günü’nü kutlarım. Hayattaki en önemli şey sevmek ve sevilmek.  Sıra geldi Sermet Severöz’ün karnesinde bu ay yer alanlara…

Beta Tea’den Aşk Çayı

Beta Tea’den Aşk Çayı

Beta Tea, Sevgililer Günü için alışılmışın dışında bir hediye arayanlar için kalpli drajelerle harmanlanan leziz aromalı aşk çayı koleksiyonu sunuyor.

“Beta Love Story”, “Beta Heart Of Roses”, “Beta Sweet Heart” seçenekleri bulunan koleksiyon müzik kutusu özelliğiyle hem damağa hem kulağa hitap ediyor.

Farklı tat, bitki, meyve ve aromaları ile buluşturan ve çay severlerin kalbini kazanan Beta Tea, özel aşk koleksiyonuyla Sevgililer Günü için sıcacık, anlamlı bir hediye seçeneği sunuyor.

Butterfly Chocolate

14 Şubat’ın en tatlı hali…

Artizan çikolatacısı Butterfly Chocolate, Sevgililer Günü için özel lezzetleriyle bu özel günü renklendiriyor.

El yapımı pastaları, ödüllü bean to bar çikolata kaplı çilekleri ve koleksiyon çikolatalarıyla Butterfly Chocolate, 14 Şubat’ın romantik dünyasına tat katıyor.

Kalp şeklinde tasarlanan, 6-8 kişilik veya özel bir anı paylaşmak isteyen çiftler için 2 kişilik “Praline Feuillete” pastalar, Butterfly’ın özel dokunuşuyla hazırlanıyor. Bu pastalar, dünya çapında tanınmış ve 3 Michelin yıldızlı Guy Savoy Restoranı’nda ödüllü pasta şefliği yapmış olan Hughes Pouget’in özel reçetesiyle hazırlanmaya devam ediyor

Fenz Restaurant

Sevgililer Günü’ne “Fenz Kiss”

Fenz Restaurant, yeni menüsü ve büyüleyici atmosferiyle Sevgililer Günü’nde sizleri bekliyor.

Mutfak şefi Tolga Bozok sevgililer Günü’ne özel lezzetleri ve gurme tatları bir araya getiriyor. Yenilenen menüsünde özel ekmeklerden el yapımı makarnalara, zengin deniz ürünlerinden tatlılara kadar geniş bir yelpaze sunuluyor. Akşamın sürprizi dudak şeklindeki tatlı olarak ikram edilen “Fenz Kiss…

Romantik anlar için Nayu İğneada

Romantik anlar için Nayu İğneada

Nayu İğneada, “Kuzeye Kaç” mottosuyla 14 Şubat Sevgililer Günü için şehrin kaosundan uzakta bir gün vaad ediyor. Doğayı sevenler için iyi bir alternatif. Denizin ve gölün benzersiz Longoz Ormanları ile buluştuğu yerde bulunan Nayu İğneada, yılın en romantik gününde doğayı, lezzeti ve sakinliği bir araya getiriyor.

Nayu İğneada Sevgililer Günü için hazırladığı, akşam yemeği dahil tek gecelik konaklama paketleri sunuyor. Şehrin keşmekeşinden sıkılan salaş bir ortamda Sevgililer Günü kutlamak isteyenlere tavsiye ederim.

Atölye Restaurant

Sevgililer Günü’ne ışıltılı bir dokunuş

The Ritz-Carlton, Istanbul, Sevgililer Günü’nde Atölye Restaurant’ın büyülü atmosferi eşliğinde unutulmaz bir gece sunuyor.

The Ritz-Carlton, Istanbul’un Gault & Millau Türkiye Rehberi’nde ve Michelin listesinde yer alan restoranı Atölye, yılın en romantik gününü özgün menüsü ve piyona resitali ile kusursuz bir deneyime dönüştürüyor.

Şehrin gastronomi mirasına saygı duruşunda bulunan Atölye Restaurant, orijinal reçetelerle hazırlanmış 6 aşamalı menüsünü sunuyor. Taze deniz mahsullerinin ağırlıklı olduğu Atölye seçkisinde; külahta Oscıetre havyarı, istakoz kuyruğu, deniz tarağı tava servisinin ardından rezeneli portakallı sos eşliğinde vanilyalı karnabahar püresi, kum midyesi, bamya turşusu tempura, zencefilli hibiskus sorbe ile devam eden gastronomi deneyimi İngiliz mutfağının eşsiz tatlarından Beef Wellington’ın sunumuyla taçlandırılıyor. Sevgililer Günü’nün olmazsa olması tatlı menüsü ise bitter-beyaz vişneli çikolata köpüğü, fıstıklı bademli Dacquoise ve orman meyveleri ile rüya gibi bir tabağa imza atıyor.

Terrazza Italia

Sevgililer Günü’nde İtalyan lezzetleri

İtalyan mutfağını sevenler, Terrazza Italia, Sevgililer Günü’ne özel tasarladığı menüsüyle, romantik bir akşam yemeği vaad ediyor.

Ana yemeğinde et ve balık seçenekleri olan iki menü alternatifi sunuyor. “Balkabağı kreması, incir sızması, ekşi krema, balkabağı küpleri, karamelize kabak çekirdeği”nden oluşan bir tabakla tatlı bir başlangıcın ardından, “ekşi mayalı çıtır pizzette, ev yapımı stracciatella peyniri, somon havyar ve portakal kabuğu şekerlemesi” sunuluyor. Menü tercihine göre “siyah trüflü ve ricotta peynirli ‘’Plin’’ ravioli” ya da Risotto “a la Gallega”nın ara sıcaklarda yer aldığı menü seçeneklerinde, ana yemek olarak dinlendirilmiş dana bonfile ya da deniz levreği tercih etmek mümkün. Bu görkemli menünün eşlikçisi olarak aşkınızı kutlayacağınız bir kadeh prosecco da menüye dahil olarak sunuluyor.

Ranchero

Sevgililer Günü’nün de bir değişiklik yapalım mı ne dersiniz?

Meksika yemeği sever misiniz bilmem ama ben çok severim. Sevgililer Günü için iyi bir alternatif gibi görünmese de Ranchero’yu bir denemelisiniz derim. Meksika mutfağının modifiye edilmiş ve damak zevkimize göre hazırlanan menüsü sizi şaşırtacak.

Ranchero’nun Meksika’ya özgü orijinal reçetelerden, patentli soslardan ve birbirinden renkli kokteyllerden oluşan zengin mönüsünde, telaffuzu her ne kadar olsa da yemesi çok keyifli.

Burritolar, Meksika usulü burgerler, Meksika’nın olmazsa olmazı Fajita, volkanik taşta sunulan Molcajete ve farklı pek çok lezzet arasından yapacakları seçimlerle, unutulmaz bir Sevgililer Günü yaşayabilirsiniz.

Arça Restaurant & Grill

Haliç manzarası eşliğinde Sevgililer Günü

Oldum olası tarihi yarımada, hep beni kendine çekmiştir. Acaba önceki hayatımda burada mı yaşadım. Haliç’in tarihi dokusu, hikayeleri ile çok farklı bir aurası var.

Sevgililer Günü’ne bir alternatif daha. Haliç manzaralı bu restoran ilginizi çekecektir.

Arça Restaurant & Grill, bu güne özel iki kişilik menüsüyle Sevgililer Günü’ne özel alternatif sunuyor.

Kişnişli, portakallı kerevizin iştah açıcı etkisiyle başlayan, kestaneli lahana dolmadan tahin soslu pancar mücveri ve Antakya usulü zahterli zeytin kavurmasına uzanan menü, sürpriz bir tatlıyla son buluyor.

Mekana ait özel kokteyllerin yanı sıra ciddi bir şarap seçkisi de sizleri bekliyor. Belki uzun zamandır gitmediğiniz yarımadaya Sevgiler Günü vesile olur.

Sway, Yenilikleriyle 2024’e Merhaba Diyor

Sway, Yenilikleriyle 2024’e Merhaba Diyor

Approved by Sermet Severöz

Yılbaşı Tatilinizi Sway’de Muhteşem bir Deneyime Dönüştürün

Türkiye’nin en güvenilir ve çok tercih edilen kayak otellerinden Sway Hotels, yeniliklerle merhaba dediği bu kış sezonunda, konuklarına yeni yıl tatilini de unutulmaz kılacak. Tam pansiyon paketine eklediği yenilikler ve özel programı ile Sway’de yılbaşı bir başka olacak. Sway’in 29 Aralık- 1 Ocak yeni yıl kutlama programı zirvede unutulmaz bir eğlence vadediyor. Yılın son günü tüm gün sürecek farklı aktivitelerin yanı sıra yılbaşı gecesi konuklar, bu yıl renove edilen Apres-Ski Bar’da, Begüm Obiz’in canlı performansı ile 2024’e merhaba diyecek. Sway’da yılbaşı gecesi eğlence Begüm Obiz’in ardından TAI ve Hakan Kabil ile devam edecek.

Sway Hotels

Yeni yılın yaklaşmasıyla birlikte yılbaşı tatili planları da hazırlanmaya başladı. Yılbaşında, beyazlar içinde ailece, arkadaş grubuyla ya da baş başa romantik bir tatil.. Palandöken’in en gözde kayak oteli Sway, yılbaşı tatilini değerlendirmek isteyenler için özel programı ve eğlence dolu yeni yıl kutlamasıyla unutulmaz bir tatil yaşatacak. Sway Hotels, yılbaşı tatilinde hafta sonu boyunca zirvede keyifli bir tatil geçirmek isteyenler için hazırladığı özel programla, 29 Aralık -1 Ocak tarihlerinde gurme lezzetler, müzik, eğlence ve keyif dolu bir tatil sunuyor.

Çocuklu aileler için kayak konseptinde en güvenilir konaklama merkezinden biri olan Sway, Taş Kağıt Makas Atölyesi’nin alanında uzman eğitmenleri ile atölyeler ve oyunlarla dolu Sway Kids Camp’ta küçük misafirlerine doya doya eğlence yaşatırken ailelere de konforlu bir tatil deneyiminin tadını çıkarma imkanı sunuyor.

Sway Hotels

Sway Hotels’in bu yıl yeniliklerle daha da zenginleşen tam pansiyon konseptinde Sway gurme lezzetleri, açık büfeye alternatif olarak sunulan alakart seçeneğiyle artık daha da renkli. Sway Hotels müdavimleri artık, tam pansiyon konaklama konsepti içerisinde tüm restoranlarda, bu özel lezzetleri açık büfe veya alakart olarak deneyimleyebilecek. Bu yıl renove edilen mimarisi ve sıcak atmosferiyle misafirleri ağırlayacak olan Apres-Ski Bar ve Apres-Ski Terrace’ın alacarte menüsü, Sail Loft tarafından dizayn edildi ve uygulandı.

Sway Hotels

Kendi bünyesinde 13 km. uzunluğunda pistleri ve ekipman kiralama hizmeti bulunan Sway Hotels, gece ışıklandırmaları ile de misafirlerine gece kayağı imkânı sunuyor. Misafirlerini Türkiye’nin en iyi kayak hocalarıyla buluşturan otel, kayak sporu dışında da birçok aktivite seçeneğiyle öne çıkıyor. 2400 rakımda bulunan ve sadece liftlerle ulaşılabilen “Beach Club” konseptindeki Lounge, misafirlere gurme sokak lezzetleri ve imza kokteyller eşliğinde parti ve eğlence vadediyor. Eğlenceye, DJ ve canlı müzik performansları da eşlik ediyor. Otelin içerisinde ise wellness konseptinde birçok seçenek bulmak mümkün. 280 m²’lik açık ve kapalı ısıtmalı havuzu olan Sway’in, 450 m²’lik profesyonel ekipmanlarla dolu fitness alanı bulunuyor. Welness konsepti dahilinde ayrıca, Uzak Doğu ülkelerinden usta terapistlerden masaj ve cilt bakımı hizmeti alınabiliyor.

Ebru Baybara Demir  Gastronominin Nobel’i Türkiye’de

Ebru Baybara Demir Basque Culinary World Prize 2023

Ödülünü Aldı

  • Türk şef Ebru Baybara Demir, gastronomi dünyasının Nobel’i olarak adlandırılan Dünyasının Basque Culinary World Prize 2023 ödülünü San Sebastian’da düzenlenen özel bir törenle teslim aldı. Baybara Demir, mutfaktaki uzmanlığı aracılığıyla kültürel entegrasyon, sosyal kalkınma ve biyolojik çeşitlilik alanlarında gastronomiye yaptığı önemli katkılardan dolayı bu ödüle layık görüldü.  Ebru Baybara Demir, bölgede yaşanan göç sürecindeki girişimlerde aktif rol aldı, iklim değişikliği karşısında toprağın canlanması gerektiğini savundu ve insan haklarına yönelik yardım çalışmalarını destekledi.

 

  • Ödül törenine Ekonomik Kalkınma, Sürdürülebilirlik ve Çevre Bakanı Arantxa Tapia; Basque Culinary Center Başkanı Vicente Atxa; ve Basque Culinary World Prize Jüri Başkanı Joan Roca, T.C. Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci katıldı.

Ebru Baybara Demir şöyle konuştu: “Gastronominin Nobel’i olarak anılan 2023 Basque Culinary World Prize’ı kazanmak tarif edilemez bir onur. Gastronomi alanında önde gelen uzmanlar tarafından “doğanın aşçı gücü” olarak tanımlanmak ise benim içi inanılmaz derecede anlamlı. Bu anlamlı ödüle layık görülmek benim için derinden değer verdiğim mesleğime yirmi yılı aşkın süredir yürekten bağlılığımın bir ifadesi. Bu ödülü almak sadece bir şef olarak değil, Cumhuriyetimizin 100. yılında Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyen bir Türk kadını olarak da benim ve ülkem için ayrıca büyük bir önem taşıyor. Benim için mutfak, fiziksel duvarların ötesinde bir yemeğin topraktan tabağa yolculuğunda yer alan herkesin varlığının önemini anlamayı ifade ediyor. 2017 yılında Basque Culinary World Prize ile kez karşılaşmamın ardından bu tanımlamayı tamamen sahiplenmiş oldum. Aldığım ödülü bu yolculukta bana eşlik ederek hayatlarını değiştiren kadınlara, coğrafyanın en güzel kader olduğunun kendilerine ilham olmasını istediğim Türkiye’deki geleceğin gastronomlarına, aileme ve enimle aynı felsefeyi paylaşan tüm yol arkadaşlarıma ithaf ediyorum.” 

 PERA 77

 Sanatın ve tarihin merkezinde…

 ŞEHRE YENİ BİR SOLUK…
PERA 77 AÇILDI!

 

İstanbul’un sanat ve tarihinin kalbi Pera’da yeni bir caz sahnesi kapılarını açıyor! The Marmara Group’un şehre kazandırdığı Pera 77, caz müziğin önemli temsilcilerinin yanı sıra tanıdık isimlerden caza dokunan performanslara ev sahipliği yapacak olan sahnesi ile İstanbul’a yeni bir soluk getiriyor…

Şehrin en yeni caz sahnesi Pera 77, İstanbul’un en hareketli, en canlı semtlerinden biri olmasının yanında tarihi dokuyu da yansıtan Pera’da açıldı. The Marmara Group imzasını taşıyan Pera 77, çarşambadan cumartesiye, haftanın 4 günü yerli ve yabancı müzisyenleri ağırlayacak. Pera 77, özenle hazırlanan programıyla Türkiye’nin en önemli caz ve performans sahnelerinden biri olmaya da aday. Bir caz kulübün sıcak ortamını yaşatırken, The Marmara Group deneyimini de yansıtacak olan Pera 77, cazın genç ve dinamik yüzü olacak.

Caz ve türevleri Pera 77’de

İddialı bir programla müzikseverlerin dikkatini ilk günden çekmeyi başaran Pera 77, cazı merkezine almasının yanı sıra, içinde cazın türevlerini de barındıran dünya müziklerini sahnesine taşıyacak. Ağırlığı yerli müzisyenlerden oluşan Pera 77 programında, yolu şehre düşen yabancı isimleri de görmek mümkün olacak. İstanbul’un caz sahnesi ihtiyacına da dikkat çeken Pera 77, yerli kültür sanat dünyasına adeta yeni bir nefes olacak.

Sektörde işletmeci ve müzisyen kimliği ile bilinen Sıtkı Sırtanadolu, danışmanlığını yaptığı Pera 77’nin vizyonunu “Ülkemizde caz ve eksenindeki müzikler büyük festivaller bünyesinde kitlelere iletiliyor. Ancak bunu 365 güne yaymak, seyirci ve müzisyenleri sürekli buluşturmak ve hatta genç yeteneklerin gelişimlerini sağlamak bir anlamda kulüplerin misyonu ve biz buna hizmet etmek istiyoruz,” diyerek özetliyor.

4 gün performans, her gün keyif

Pera 77, 4 güne yayılan canlı performans programının yanında diğer günlerde de menüsü ve atmosferiyle dikkat çekiyor. Pera 77, içinde yer aldığı The Marmara Pera’nın özenle hazırladığı menüsünde yer alan ve her damak zevkine hitap edecek seçeneklerle haftanın her gününe yayılan bir keyif sunuyor. Özenli servisin, iyi yemeklerle ve lezzetli kokteyllerle buluştuğu Pera 77, cazın canlı dünyasını her güne yansıtıyor.

Pera 77’de bu hafta

Çarşambadan cumartesiye, haftada 4 akşam caz, funk, soul ve türevlerinin önemli isimlerini ağırlayacak olan Pera 77’de bu ay:

1 Kasım Çarşamba Cemre Necefbaş Quartet

2 Kasım Perşembe Bora Çeliker “Tis Autumn” Güz Şarkıları

3 Kasım Cuma Pelin Güneş Band

4 Kasım Cumartesi akşamı Kerem Görsev Trio

8 Kasım Çarşamba Barış Doğukan Yazıcı Quartet

9 Kasım Perşembe Jef Giansily Quartet

10 Kasım Cuma İpek Dinç

11 Kasım Cumartesi Seran Bilgi

15 Kasım Çarşamba The Big Rhythm

16 Kasım Perşembe Volkan Polat Quartet

17 Kasım Cuma Eylül Ergül with Strings – Yusuf Gençay Project-

18 Kasım Cumartesi Aşkın Arsunan Istanbul Quintet

22 Kasım Çarşamba Standards with İpek Din.

23 Kasım Perşembe 1 to 3

24 Kasım Cuma Dilek Sert Erdoğan

25 Kasım Cumartesi İmer Demirer & Sibel Köse Quintet

29 Kasım Çarşamba Ceyda Köybaşıoğlu Band

30 Kasım Perşembe Ferit Odman Quartet

Pera 77 programı ve etkinlikleri @perayetmisyedi sosyal medya hesaplarından takip edilebiliyor.

Sumahan on the Water

Vakko Boğaz’a indi

Hem de benim mahelleye!

Türkiye’nin en köklü markası olarak kusursuz tasarım ve hizmet anlayışını moda ve yaşam stilinden sonra turizm sektörüne yansıtan Vakko, ikinci Vakko Hotel & Residence projesini, İstanbul Boğazı’nın kıyısında, eşsiz bir lokasyonda hayata geçiriyor.

Vakko, İstanbul’da moda, kültür-sanat ve sosyal hayatın merkezi Nişantaşı’nda konuklarına kişiye özel deneyimler yaşatan Vakko Hotel & Residence Istanbul’un ardından ikinci otel açılımını, Boğaz’ın en güzel noktasında konumlanan Sumahan on the Water ile yapıyor.

Çengelköy’de, 19. yüzyıldan kalma eski bir Osmanlı fabrikasından dönüştürülen ve Boğaz’ın hemen kıyısında taş duvarları, kemerli pencereleri ve kendi özel iskelesi ile ayrıcalıklı bir yapı olarak dikkat çeken Sumahan on the Water, yakın zamanda Vakko Hotel & Residence Sumahan olarak kapılarını açmaya hazırlanıyor. Bu benzersiz lokasyonda, misafirler ayrıca Vakko L’Atelier’nin sunduğu keyifli anların tadını çıkarabilecekler.

—Cem Hakko, Vakko Yönetim Kurulu Başkanı

“Vakko Hotel & Residence Sumahan ile bir hayalimizi daha gerçekleştiriyoruz. Boğaz’ın tüm güzelliklerine hakim bu muhteşem yapının, İstanbul’u ziyaret eden ve burada konaklayan herkesin hafızasında unutulmaz hatıralarla kalacağına eminiz. Dolayısıyla burayı sadece ikinci otelimiz olarak değil, İstanbul’a değer katan bir armağan olarak görüyoruz.”

Vakko Hotel Residence Nişantaşı projesinde de imzası bulunan Fransız mimarlar tarafından, yapının mimari DNA’sı ve orijinal dokularına sadık kalınarak tasarlanacak olan otel, eşsiz Boğaz manzarasına hakim 12 adet konforlu yaşam alanıyla, kısa ve uzun dönem konaklamak isteyen misafirlerine özel kulüp sistemi ve Vakko dünyasının ayrıcalıkları ile çok özel bir İstanbul deneyimi sunacak. Otel içerisinde Vakko L’Atelier, Club Privee, Bistro Bar gibi Vakko şıklığını yaşatan alanlar da yer alacak.

Geçmişin romantizmini, zamansız Vakko çizgisi ve işlevsel, modern lükslerle buluşturacak olan Vakko Hotel & Residence Sumahan’ın, sakinlikten keyif alanlar için, şehrin içinde ama kaosundan uzakta, Vakko imzasıyla yeniden tasarlanmış çok özel bir otel olarak Mayıs 2024’te konuklarına kapılarını açması planlanıyor.

Sermet’in Karnesi

Sermet’in Karnesi

Sonbahara gelmiş olmamıza rağmen ne yalan söyleyeyim “kalbim resmen Ege’de kaldı” benim bu yaz.

Aslında İstanbul karmaşasını yaşamayayım da ‘nerede olursam olayım’ kafasındayım  biraz da sanki.

İşte o yüzden bu ay; biraz deniz, güneşe biraz da; kar, kayak ve sanata götüreceğim sizleri.     

Ve de olmazsa olmazım tada ve tabaklara…

monreve

Monreve / Alaçatı

Dört farklı konseptte 16 odası bulunan Monreve, Alaçatı’da eğlencenin tam merkezinde ancak kalabalığın ve telaşın uzağında huzurlu bir tatil için en uygun adres.

Fransızca’da “Benim Hayalim” anlamına gelen Mon Rêve’nin, Akdeniz ve İtalyan mutfağının seçkin lezzetlerini misafirlerine sunan Montiano Alaçatı Restaurant şahane tatlarını, bu ay sonu hizmete girecek İzmir’deki yeni şubesi Montiano Restaurant Mistral’de de deneyimleyebilirsiniz.

Otel misafirlerine sunulan yedi yıldızlı konsiyerj hizmeti; yakın çevre için günlük kültürel ve gastronomik turlardan özel tenis ya da yelken eğitimine, plaj rezervasyonundan havaalanı transferinekadar her ihtiyaca cevap verecek şekilde hazırlanmış.

0n altı odada birbirinden farklı hikayeler var.

Dört metre uzunluğa kadar çıkan yatak başları ve rölyefleriyle diğer odalardan ayrılan bu odalar mermer şömineleriyle şık bir tasarıma sahip Concensus odalardan birinde Albert Aublet’in “Selena Tablosu”ndan esinlenerek Heykeltıraş Timur Tekbaş tarafından yapılmış "ay kız" rölyefi de bulunuyor.

gia

Gia / Urla

Çeşme ve civarının turizm ve gastronomi adına yaptığı yanlışlardan ders çıkartırcasına gayet gustolu ve bilinçli bir turistik gelişim yaşıyor Urla.

Bunlardan biri de Ayşe Hanım Konağı çatısı altında hizmet veren Gia Urla.

Ege’yi tabaklarına taşıyan restoran, geçmişten beri süregelen ürünleri alıp bugüne uyarlıyor.

Ürünün dokusunu ve yapısını kaybetmeden tabaklara yansıyan tabaklar kadar mutfak ve ekibi de şahane restoranın.

İşine gönül vermiş dinamik ve pırıl pırıl gençlerin başını şef Serkan Çakır çekiyor.

“Günde en az 1-2 ürünü menü dışı çalışabiliyor ve siz değerli misafirlerimizin isteklerine göre vegan, vejetaryen ve gluten free ürünler hazırlayabiliyoruz” diyor şef Serkan.

Başlangıçlardan yeşil Urla ve dil söğüş, ana yemeklarden kuzu tandır, tatlılardan ise cappucino brulée benim aklımda kalanlar…

Dört mevsim açık olan Gia’ya gidip diğer lezzetleri deneyimlemek ise size kalmış.

club med

Club Med / Fransız Alpleri

70 yılı aşkın süredir “Mutluluğun Kimyası” formülünü benimseyen ve bu formülü sürekli olarak geliştirmeye odaklanan Club Med, dinginlik veya iç huzuru odağına alan felsefesiyle kışa hazır.

Bu ruhla uyumlu olarak yenilenen marka kimliğiyle Club Med, çiftlerin, çevre bilincine sahip Y kuşağının ve kuşaklar arası ailelerin ilgisini çekecek, piyasadaki en çok tercih edilen yaşam tarzı tatil markasının Fransız Alplerindeki 4 şahane oteline şöyle bir uzanalım.

Club Med / La Rosière

Bourg Saint Maurice istasyonuna 30 dakika mesafedeki tesiste konukları, Vanoise Milli Parkı manzarasıyla Exclusive Collection alanında lüks bir konforun yanı sıra Alplerin 180 °lik büyülü manzarası bekliyor.

Tarentaise Vadisi ile Aosta Vadisi arasında, efsanevi Küçük Saint Bernard Geçidi’nin yakınında, Hannibal ve fillerinin izlediği rota üzerinde, 1850m yükseklikte yer alan Rosière, Fransa ve İtalya arasında bağlantı sağlıyor.

Tasarımı dağ hayatının, geleneksel taş ve ahşap işçiliğinin yansıması olan bu özel tesiste dağların tadını doyasıya çıkarabilirsiniz.

Club Med / Val d’Isere

Bir vadinin çukurunda yuvalanmış bir köy, taş ve ahşap dağ evleri. Alpler’deki en şık ve otantik tatil beldesi Val d’Isère, kayak, kaliteli yemek ve zindelik tutkunlarının isteyebileceği her şeyi sunuyor.

Fransız Alpleri’ndeki en zarif ve sportif tatil beldelerinden birinin kalbinde özgünlük ve mükemmel konfor arayan aileler ve kayak severler için yaratılan Club Med Val d’Isère’in kapısından içeri girdiğinizde, dağlarda yer alan tek Club Med Exclusive Collection Resort’u keşfetme şansına sahip olacaksınız.

Club Med Val d’Isère, efsanevi ve uluslararası üne sahip bir tatil beldesinin kalbinde, mükemmel bir zeminde tüm aile için mahremiyet, kayıt dışılık ve rahatlamayı harmanlayarak lüksün başka bir tanımını sunuyor.

Club Med / Tignes

Tignes kayak merkezinin en canlı bölgesinin merkezinde, Val Claret’te bulunan yeni Club Med Tignes, dağlara ışıltı getiriyor.

Her beceri düzeyine uygun aktivitenin mevcut olduğu bu muhteşem kayak alanında spor ile adrenalin bir araya geliyor.

Mutlu ve aile dostu Tignes Exclusive Collection Space’teki süitlerin konforuna kendinizi kaptırarak ve kişiselleştirilmiş konsiyerj hizmetinden en iyi şekilde yararlanarak tatilinizi bir üst seviyeye çıkarabilirsiniz.

Club Med / Valmorel Chalet

Club Med Şale-Daireleri 1460 metre yükseklikte müthiş bir kayak tesisi.

Valmorel kayak tesislerinin mimarı Pierre Diener tarafından dizayn edilen harikulade bir dağ ortamının kalbine kurulmuş otel.

Massif du Cheval Noir’ın yamaçlarındaki bu sıcak aile tesisinde bebeklerden gençlere kadar her yaş için çocuk kulübü aktiviteleri ile gerçek bir aile deneyimi yaşayacak, böylece dağların tadına sonuna kadar varabilirsiniz.

Arkas Sanat Merkezi

Arkas Sanat Merkezi / İzmir

Arkas Sanat Merkezi, Müjde Unustası’nın direktörlüğü ve Dr. Necmi Sönmez’in küratörlüğünde, 22 Eylül 2023 tarihinde açılan yeni sergisiyle iki usta sanatçıya, Nejad Devrim ve Mübin Orhon’a odaklanıyor.

Nejad Devrim ve Mübin Orhon’un 100. yaşlarına denk gelen süreçte hazırlanan “Nejad Devrim & Mübin Orhon: İki İmge Yolcusu” sergisi, Cumhuriyet’in 100. yaşını kutladığımız bir tarihte, Cumhuriyet idealleriyle sanat hayatlarını, eğitimlerini, şekillendiren sanatçıların olgunluk dönemi eserlerini ilk kez eş zamanlı bir süreçte ele alıyor ve onların bağımsız olarak sanatlarıyla ulaştıkları görsel zirveleri gündeme getiriyor.

İki sanatçının uluslararası alanda yankı getiren, dünyanın sayılı modern sanat müzelerinin koleksiyonlarına girmiş olan resimleri, Cumhuriyet’in hedeflemiş olduğu uygarlık seviyesinin görsel sonuçları olarak değerlendirilebilir.

Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, “Arkas Sanat Merkezi’nde açtığımız 26. sergi, Modern Türk Sanatı’nda öncü iki sanatçı, Nejad Devrim ve Mübin Orhon’un eserlerini bir araya getirerek onların sıra dışı hayatlarına ve sanat yolculuklarına odaklanıyor.

Cumhuriyetin kuruluşuyla aynı zamana rast gelen yaşantılarını da 100. yılına girmiş olmamız vesilesiyle kutlamak için bu sergi bir fırsat oldu” diye konuştu.

Bu arada söylemeden geçmeyeyim;

Sergi kapsamında Arkas Sanat Merkezi tarafından farklı yaş gruplarına yönelik hazırlanan Cumartesi Çocuk Atölyeleri ile çocuklar özgürce üretmenin keyfine varıyorlar.

Yarım saat süren sergi turunun ardından gerçekleşen yarım saatlik atölye çalışmasında çocuklar, yeteneklerini ve yaratıcılıklarını keşfediyorlar.

Ücretsiz ve kontenjanla sınırlı etkinliklere katılım için www.arkassanatmerkezi.com sitesinde yer alan Çocuk Atölyeleri bölümünden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Sergi, Arkas Sanat Merkezi’nde ücretsiz gezilebilecek.

 

Arkas Sanat Merkezi Ziyaret Günleri:

Pazartesi hariç haftanın her günü 10:00-18:00

1380 Sokak No:1 Alsancak, İzmir

+ 90 (232) 464 66 00

Mezra

Mezra Yalıkavak / Bodrum

Başta tavus kuşlarının reveransları olmak üzere, pek çok kümes hayvanının coşkulu sesleriyle karşılandığınız sıra dışı bir restorandan bahsediyorum.

Benzersiz konseptiyle yepyeni bir devir açan Mezra Yalıkavak, doğal yaşamı koruyarak, misafirlerine sunduğu ürünleri tamamen doğal olarak kendi bahçesinde üretip, en taze en doğal şekilde menüsünde yer vererek sürdürülebilir bir proje olma özelliği ile Türkiye’de ve dünyada kendidinden söz ettiriyor.

İçerisinde sürdürülebilir, geri dönüştürülebilir, sıfır atık felsefesiyle yola çıkan ve bu doğrultuda hizmet veren doğa dostu, gastronomi, yeme içme sanat atölyeleri, doğa etkinlik ve davetlerin yapılacağı “ küçük bir köy” anlamına gelen “Mezra Yalıkavak” Bodrum’da organik beslenmenin kalelerinden biri.

Yedi dönümlük arazide koyun, keçi, tavuk, hindi gibi birçok canlı bulunan ve barınakları, kümesi, sera, tarla, köy evi ve çoğu yurt dışından getirtilmiş doğal çiçek kokularını duyduğunuz binlerce çeşit botanik bitkisi ile asırlık çam ağaçlarıyla çevrili eşsiz bahçesinde misafirlerini ağırlıyor mekan.

Mezra’nın şefi Masterchef 2020 şampiyonu olarakta tanıdığımız Serhat Doğramacı; “Mezra’nın menüsündeki tüm ürünler Mezra’nın kendi bahçesinde yetiştirmekteyiz veya yakın çevredeki lokal üreticilerden tedarik etmekteyiz böylelikle karbon ayakizimizi en minumum seviyede tutuyoruz”diyor.

Şu sıralar kapalı ancak yıl sonuna doğru yaz-kış açık konsepte geçecek Mezra Yalıkavak’ı lezzet durakları listenize alın derim.

Yaz Bitmeden…

Yaz Bitmeden…

Hengamenin yaz aylarındaki değişmez rotası Bodrum ve Çeşme, en güzel haline bürünmeye ha başladı ha başlayacak.

Her ne kadar okulların açılması, yıllık izinlerin suyunu çekmesi gibi sonbahara özgü gerçekler çoğumuzun suratına tokat misali vursa da, hayat İstanbul’da da bir şekilde devam ediyor.

Buyurun size “yaz bitmeden mutlaka” diyeceğim; serin ve sakin Ege ile bildiğiniz İstanbul’a dair bir kaç adres!    

La Boheme / Kabak

La Boheme / Kabak

Akdeniz ile Ege’nin birleştiği Rodos adası manzarasına nazır sessiz bir köşe La Boheme Kabak.

Ormanın içinde yer alan özel alanları, dalga seslerinin ağaçların arasında esen rüzgar sesine karıştığı bir yer 10 dönüm arazi içinde yer demek yalan olmaz.

“Bohem” tanımının lüks ve konforlu halini yansıtmak üzere tasarlanmış tamamı deniz manzaralı ve jakuzili 18 sedir bungalovu, özel plajı ve de denizi var bu butik otelin.

Hadi geçtim otelini…

La Boheme için “Fethiye Faralya’nın lezzet üssü” demek de yalan olmaz valla.

Zira Şef Kadir Bedir ve ekibinin harikalar yarattığı restoranın zengin mönüsünde bu coğrafyanın en yöresel ürünleri denizden gelen en tazelerle ustaca harmanlanıyor resmen.

Konaklamasanız bile karadan ya da denizden yolunuzu düşürün ve mutlaka bir şeyler yiyip – için derim bu yeryüzü cennetinde…

Lucca by the Sea / Mandarin Oriental Bodrum

Lucca by the Sea / Mandarin Oriental Bodrum

Türkiye’nin en iddialı resort otellerinden biri olan Mandarin Oriental’in sahinde yer alan Lucca Beach açıldığından beri Bodrum’da bir çekim noktası adeta…

Cennet Koyu’ndaki eşsiz atmosferi ve dünyaca ünlü konumu ile; Lucca Beach, uzun güneşli günler için deniz, doğa, müzik ve deniz kıyısında yemek yeme deneyimini de birleştiriyor.

Özellikle deniz mahsüllü makarnası bir harikadır cidden.

Eşsiz eğlence dolu Lucca ruhuyla Turkuaz Sahilinden ilham alan mutfak lezzetleri için benim favorim Lucca Beach.

Maça Kızı / Bodrum

Maça Kızı / Bodrum

Türkiye’in 30 küsur yıllık en butik oteli!

Eski mekanında, otelin yaratıcısı Ayla Serozan’ın “Ayla’nın Öğle Büfesi” ile ünlenen mekan, ikinci nesil Sahir Erozan’ın dokunuşları ile yıllardır zirvede kalmayı başardı.

Bodrum Türkbükün’deki Maçakızı Beach fiyatı epey yüksek işletmelerden.

Buna rağmen hem dünya hem de Türk jetset’i her daim buranın plajında!

Arada kendinizi şımartmak hatta bir ünlü gibi hissetmek için ideal adres.

Hatta benim kocaman bir şapka ve gözlük takmış Uma Turman’ı tanımadan, şezlonguna ilişip yanında güneşlenen arkadaşlarımla sohbet etmişliğim bile vardır.

MGallery / Bodrum

MGallery / Bodrum

Dünyada 6 Bine yakın oteli bünyesinde bulunduran Accor otellerinin sanat konseptli otellerinden olan MGallery zinciri ve onun Bodrum’da bulunan şahane konumlu tesisi MGallery Bodrum.

Daha kapısından girip plaja inene kadar onlarca dünya ve Türkiye çapında ünlü çağdaş sanatçıların eserlerinin arasından geçiyorsunuz.

Denizi ve Ege mutfağının tüm nimetlerini eşsiz lezzetlerle bulacağınız özel olarak tasarlanmış plajı ile her açıdan unutulmaz bir deneyim sizi bekliyor.

MGallery The Bodrum Hotel Yalıkavak’ın plajında sanatla harmanlanmış unutulmaz anılar biriktire bilirsiniz.

Playa Tropical Beach / Çeşme

Playa Tropical Beach / Çeşme

FLY-INN markası ve markayı yaratanlar için “Türkiye’yi Ayayorgi koyunda açtıkları ilk plajla “Beach” kavramıyla tanıştırdılar” demek hiç de iddialı olmaz değil mi?

1991’den beri her kuşağın tercihi oldu mekan.

Çeşme’nin en güzel koylarından biri olan Altınkum’da 40.000m2’lik bir alanda eşsiz maviliğe hakim plajı, restoranları ve barlarıyla hatıralarımızda yer etmiş bu yılların mekanı hemen yanı başında, bambaşka bir deneyim sunan yeni bir marka doğurdu.

Adı Playa Tropical.

Yetişkinlere hitap eden, 251’nci kişinin asla kabul edilmediği, yalnızca 250 kişiye kusursuz bir hizmet veren plajın giriş işlemleri de web sayfası üzerinden yapılıyor.

Yaz bitmeden Türkiye sahillerinde gördüğüm bu en ezberbozan ve en lüks plaja ne yapıp ne edip bir gidin derim.

AQUA / Four Seasons Hotel Bosphorus – İstanbul

AQUA / Four Seasons Hotel Bosphorus – İstanbul

  1. yüzyılda Boğaz’ın kıyısına inşa edilmiş muhteşem bir Osmanlı Sarayı’nda hizmet veren Four Seasons Hotel Bosphorus’un deniz ürünleri restoranı AQUA, birinci sınıf taze ve mevsimlik malzemelerle hazırlanan enfes yemekleriyle kusursuz bir fine dining deneyimi sunmaya yıllardır devam ediyor.

Üstelik bunu yaparken de tekdüzelikten uzak durmak adına hep yaratıcı ya da farklı bir şeylere imzasını atıyorm restoran.

Tıpkı bu aralar olduğu gibi…

Otelin Executive Chef’i Görkem Özkan ve yetenekli ekibi Türk ve Akdeniz deniz ürünlerine getirdiği özgün yorumlarla yine nefis bir menü hazırlamışlar.

Sunduğu özel gastronomi yolculuğunun yanı sıra, konumu ve şık ambiyansı ile de dikkat çeken AQUA’nın bu seferki “fine dining” deneyiminde, sekiz aşamalı degustasyon menüsü meraklılarının damaklarını şenlendirmeyi bekliyor.

Belirgin deniz ürünlerine yönelik tatları keşfetmek adına “ideal” diyebileceğim bir lezzette bu menü.

Şef ve ekibi, modern ve klasik mutfak teknikleri ile yine her tabağı sanat eserine çevirmeye devam ediyorlar AQUA’nın bu tadım menüsünde.

TUZZ BODRUM / Khai Hotel – Bodrum

TUZZ BODRUM / Khai Hotel – Bodrum

Açıldığından beri methini epeyce duymama rağmen gitmek bu sene nasip oldu Bodrum Ortakant’teki Khai Hotel’e

Ve elbette bir o kadar adından bahsettiren restoranı Tuzz Bodrum’a da.

Bohem ve şık dizaynı, seçkin menüsü ve Şef Nilay Lale önderliğinde çalışan profesyonel mutfak ekibiyle Bodrum’un en butik restoranlarından biri Tuzz.

Her akşam yalnızca 40 kişiye hizmet veriyor.

Özenle hazırlanan ve eşsiz bir şekilde yorumlanan lezzetler, restoranın büyüleyici konumunda tadına doyulmaz birer deneyim vadediyor.

Tuzz mutfağı, dünyanın farklı kültürlerinden lezzetleri barındırıyor.

Ama ağırlıklı Türk lezzetleri…

Gurme deneyimler yaşamak için Şef Nilay Lale’nin hazırladığı Tuzz dünyasında siz de yerinizi alın derim.

Da Vittorio’nun yaz mönüsü devam ediyor!

Da Vittorio’nun yaz mönüsü devam ediyor!

 Sermet’in Karnesi

Her ne kadar mevsiminler birbirine girmiş olsa da bizlere öğretilen yazın en son ayının Ağustos olduğu değil midir?  

Öyleyse buyurun Eylül’de başlayacak şehir hengamesinde uzakta geçireceğimiz bu son aya dair karne notlarıma…

da vittorio ristorante italiano

Da Vittorio’nun yaz mönüsü devam ediyor!

Mövenpick Hotel Istanbul Bosphorus’un roof’unda bulunan İstanbul’un eşsiz Boğaz manzarasına ev sahipliği yapan İtalyan restoranı Da Vittorio Ristorante Italiano, yeni menüsüyle yaza damgasını vurmaya devam ediyor.

Şef Vittorio Sindoni

Benzersiz bir ambiyans eşliğinde enfes İtalyan lezzetlerini deneyiminize sunan şef Vittorio Sindoni yaz mevsimini yeni menüsüyle taçlandırdı.

Pecorino peyniri ve özel sosu ile Ev Yapımı Tagliatelle, Katalan Usulü Ilık Karides, Limon Soslu Deniz Levreği gibi daha birçok yeni lezzetin yanı sıra yaz sıcaklarında içinizi serinletecek buz gibi imza kokteyller de bu gastronomi şöleninin eşlikçisi adeta.

longosphere

Dünyanın sayılı ve en büyük “Glamping” tesislerinden  Longhospere

Açıldığı yıldan beri gitmek istiyordum daha yeni kısmet oldu İğneada’daki Longosphere’ye gidip, konaklamak.

Cidden de “Trakya’nın saklı cenneti” olarak nitelendirilen İğneada Longoz Ormanları, yılın her mevsiminde ayrı güzelliğe bürünen doğası ile benzerine az rastlanacak bir coğrafya.

LONGOSPHERE

Kamp hayatının lüks versiyonunu yaşıyorsunuz burada. 

Sincap, Kaplumbağa ve Kaplumbağa Plus adı verilen ahşap çadırlarda konaklarken Longoz ağaçlarının arasından gündüz gökyünü, gece ise yıldızları seyrediyorsunuz.

Dünyanın en büyük üçüncü Longoz Ormanının kalbinde yer alan Longosphere Glamping’in  ağaç kesmeden yerleştirilmiş çadırları oldukça da konforlu.

Longoz Ormanlarının dokusuna uygun olarak yerleştirilen çadırların çoğunda klima, duş – tuvalet ve buzdolabı mevcut.

LONGOSPHERE

Unutmadan söyleyeyim; tesis “pet friendly”…

İsterseniz sürekli yayılarak isterseniz de macera ve eğlence dolu aktivitelere katılarak geçireceğiniz Longosphere konaklamanızda Yin-Yang Bar’da imza bir kokteyl içmeyi ya da Food & Wood Restaurant’da yöresel bir şeyler atıştırmayı da atlamamak lazım.

Ayrıca bisiklet, UTV, Doğa Yürüyüşü, Mantar Turu gibi çeşitli aktivitelerle doğaya dokunabilir ve Happy Sapiens Macera Parkı’nda sınırlarınızı zorlayabilirsiniz.

Açık yüzme havuzu, Kasaba Alışveriş Sokağı, Barbekü Alanı ve şahane personelinin üst çıta hizmet anlayışı ile çok farklı bir tatil deneyimleyeceğinizden emin olabilirsiniz.

Magna Manastır

Magna Manastır Hotel Bodrum

Bodrum’un günümüzdeki halini unutun ve havalimanının bile olmadığı 30 küsur yıl öncesine uzanın.

Bırakın zincir otelleri ve tatil köylerini; doğru düzgün konaklama yapabileceğiniz otellerin sayısının bile bir düzineyi geçmediği yıllara…

İşte o yıllardan günümüze uzana bir miras Magna Manastır Hotel.

Bu otelde hemen hemen 3 kuşağın da mutlaka bir Bodrum anısı vardır demak yalan olmaz.

Zira 1986 yılından bu güne Bodrum’un yaz kış açık olan en köklü oteli.

Yıllarca Manastır otel olarak hizmet veren otel, Erciyes dağına ve kış turizmine bambaşka bir boyut kazandıran Magna otel zincirinin çatısı altına girdi ve “Magna Manastır Hotel” adını aldı iki sene evvel.

Magna Manastır

Özüne sadık kalarak ufak tefek renevasyonlar geçiren otel eski şaşaalı günlerini tekrar yaşıyor son yıllarda.

İkonik takı ile adeta Bodrum’un terasındaymış hissi yaşatan restoranı ve havuzuyla yine çok çekici Magna Manastır Hotel.

Adını aldığı eski şapeliyle, mimari karakteriyle, yüzlerce yıllık çamlarıyla, eşsiz manzarası ve muhteşem gün batımıyla bu terasta romantizm adeta ruhunuza işliyor diyebilirim.

Hürrem Sultan Hamamı

Hürrem Sultan Hamamı’nda zaman yolculuğu

“Bu sıcakta ne hamamı Sermet?” dediğinizi duyar gibiyim.

Hararetimizi dindirsin diye çay içen bir milletin evladı olarak özellikle böyle havalarda da hamam ve sauna gibi ritüellere devam edilmesinden yana olanlardanım.

Ölü derilerimizden arınmak ve gözeneklerimizi açmak adına cidden yararlı hamam ve sauna.

Neyse, İstanbul’da “hamam” deyince akla gelen ilk adres hiç şüphesiz Hürrem Sultan Hamamı.

Hürrem Sultan Hamamı İstanbul’un tarihi yarımadasında, Sultanahmet ve Ayasofya Camileri arasında eşsiz bir konumda bulunan bu hamam sunduğu hamam, masaj ve bakımlarla cidden de misafirlerine benzersiz bir deneyim yaşatıyor.

Hürrem Sultan’ın isteğiyle Mimar Sinan tarafından 1556 yılında yapılan beş yüz yıllık hamamın kurulduğu dönemin ritüellerine sadık kalan masaj ve özel bakım uygulamaları denemeye değer.

Türkiye’nin en büyük tarihi hamamı olan ‘Hürrem Sultan Hamamı’nda “Pir-ü Pak, Keyf-i Hamamı”, “Zevk-i Sefa, Ab-ı Hayat Hamamı”, “Gelin Hamamı” ve “Damat Hamamı” gibi uygulamalardan birini mevsim ne olursa olsun denemenizi öneririm.

Louis Vuitton’dan şampanya bar

Louis Vuitton’dan şampanya bar

Merhaba herkese

Bu ayki Sermet Severöz’ün karnesi sayfasında kısaca olup bitenden bahsedeceğim. İl ki dünyanın en lüks markalarından biri olan Louis Vuitton’dan.  Marka bir ilke daha imza daha attı. Dünyanın en iyi beach Kulüplerine şampanya barları açmış, Bu kulüpler zaten o kadar pahalı ki, herhalde müşterilere biraz daha zorlamak onları yormayacaktır.

Lüzern Gölü’nde romatizim

İsviçre’ye defalarca gitmeme rağmen Lüzern Gölü’ne hiç gitmemiştim.

Dünya jet sosyetesinin buluşma noktası Bürgenstock Hotel’deolan konaklamam aynı zamanda yaş günüme geldi.

Sahiplerini ve yöneticilerini daha önceden tanıdığım otel öyle güzel sürpriz hazırlamışlar ki inanamazsınız odadaki dekorasyona ve ikramlara kadar…

Otelin özelliği Lüzern Gölü’nün içine alan dağlardan birinin en tepesinde olması. Dolayısıyla otele gölden fünikülerle ulaşıyorsunuz ve romantizm daha oradan başlıyor zaten. Akşam yemekleri ve öğle yemeklerinde bile muazzam ilgi alaka görüyorsunuz.

Seyahat planlarınızda mutlaka bu otele yer verin derim.

Bürgenstock Hotel’

Bir başka tavsiyesi İstanbul’dan geliyor.

Ünlü işletmeci Emre Ergani Mandarin Oriental, İstanbul’un içinde Olea & The Bar adında muazzam bir İtalyan restoranı açtı. Menüsü yıkılıyor. İnanın boğazın dibinde hem de Mandarin otelin içinde olmasına rağmen fiyatları gayet makul, şu döneme göre…  Ses düzeni arşiv müzikleri, her şey bir harika deneyin derim.

Bodrum’da bir lezzet

Satırda Dürüm benim Bodrum’da el vazgeçilmez kebapçılarından biridir. Bitez’de yer alan kebapçı bu…  Bodrum’a gelen herkesi mutlaka bir uğradığı yer hafif salaş olmasına rağmen muazzam bir kebap deneyimi yaşıyorsunuz. Ünlülerin de tercih ettiği Neredeyse 7- 24 açık her şey güzel ama şiş bir ayrı güzel mutlaka tadın.

Satırda Dürüm

Valizimin durumu ne olacak?

Yaklaşık bir yıldır Longchamp valizimin çekçek parçasını bekliyorum. İstinye Park’daki şubeleri önce “biz tamir etmiyoruz.  Yardımcı olamayız” dedi. Ben bu cevabım kabul etmedim. Pahalı bir ürün yani, ben bu valizi atacak mıydım? Sonra PR firmalarını aradım hatta Demet Sabancı’ya söyleyelim diye de bir serzenişte te bulundum. Sonra Fransa’ya sipariş verdiklerini söylediler fakat yani yürüyerek yola çıksa bu parça bir yılı aşkın süredir İstanbul’a gelirdi. Nasıl bir müşteri memnuniyeti bu anlamış değilim. Hala bekliyoruz. İnşallah gelir ve nasıl bir marka yönetimi anlamadım…

Longchamp

Bunu lütfen yapmayın!

Otel konaklamalarında en delirdiğim şey…  Otel ne kadar iyi olursa olsun kapıya astığım “LÜTFEN RAHATSIZ ETMEYİN” DND uyarısına rağmen mutlaka bir şekilde kapı çalar yada içeri girerler.

Bunu dünyada hiç bir yerde daha yaşamadım.  Bu uyarı ya neden bizim personelimiz dikkat etmez anlamış değilim. Bu sabah yine benzerini hatta dün sabahta kaldığım otelde yaşadım. Her şey dörtdörtlük olmasına rağmen bunu neden bize yaşatırlar anlamıyorum…

Sevgiyle kalın…

DND

 

Sevgili Pause dergisi okurları

Sevgili Pause dergisi okurları,

Approved by Sermet Severöz

Derginin yaratıcılarından dostum Fuat Çağdaş, “Sermet’in Karnesi diye bir köşe yapsana, beğendiğini ya da hoşuna gitmeyeni özgürce yazmış ve paylaşmış olursun okurlarla” dediğinde acayip aklıma yattı.

Zira okuma alışkanlığının gitgide azaldığı günümüzde kısa notlar halinde hayata – yeme – içmeye, seyahate ve konaklamaya dair izlenimlere yer vermek cidden farklı bir tarz olacaktı.

Yani artık her ay bu sayfalarda beraberiz inşallah, sizlerin de deneyimlerine yer vereceğim elbette…

Böylece iletişimimiz ve fikir alışverişimiz çok daha yoğun olur diye düşünüyorum.

Haydi başlayalım!

THY

Türk Hava Yolları

İç Hat Business Class ikramını yıllar sonra nihayet yeniledi amiral gemimiz.

Hatta kumaş peçetelere ve soft içecek çeşitlerine kadar!

Başlangıç olarak ızgara sebzeli rozbif, ( ki porsiyonu pekala yarısı kadar olabilir, oldukça doyurucu bir başlangıç tabağıydı ) ana yemek olarak kabaklı kılıç balığı, tatlı olarak ise trileçe ikram edildi.

Pandemi esnasında başlattıkları iç hat Business sınıfında alkollü içecek vermeme uygulamasına hala neden devam ettiğine bir anlam veremediğim THY’nin yeni mönüsü için “gayet başarılı, zengin ve leziz” diyebilirim.

Alaçatı Ot Festivali

Alaçatı Ot Festivali

Artık neredeyse festival yapmayan ilimiz ilçemiz yok gibi diyebilirim.

Ancak bunların arasında en popüler olanları hiç şüphesiz Adana Portakal Çiçeği Festivali ile Alaçatı Ot Festivali.

Bu sene yaşanan deprem felaketinden ardından Adana Portakal Çiçeği Festivali’nin iptal edilmesiyle ekseri aynı tarihlere denk gelen Alaçatı Ot Festivali’ne olan ilgi haliyle her zamankinden daha yoğun olarak gerçekleşti.

Yıllardır her ikisine de katılmaya gayret eden biri olarak bu tip festivallerin arkasında mutlaka bir iletişim ajansı ve organizasyon şirketi olmasından yanayım.

Aksi takdirde bütün yük Belediye Başkanı ve Belediye çalışanlarının üzerine düşüyor.

Her ne kadar Çeşme belediye başkanı sevgili Ekrem Oran ve Halkla İlişkiler Müdürü Seher Deniz her şeyi mükemmel bir şekilde hazırlanmış olsalar da özellikle konaklama ve transfer gibi konularda dezorganizasyonlar yaşanmadı değildi.

Arka planda çalışacak firmaların onların sırtındaki bu tip yükleri hafifleteceğinden eminim.

Yine de mükemmel ve içerik olarak dopdolu bir festivaldi.

Teşekkürler Ekrem Bey, Seher Hanım ve tüm Çeşme Belediyesi ekibi!

Malva

Susona Bodrum LXR Hotel & Resort’un Ödüllü Restoranı Malva

Yüzde yüz memnuniyet diye buna derim resmen!

Susona Bodrum’un lokal ve gurme lezzetlerini harmanlayan imza restoranı Malva, head chef Necmi Ağaç’ın mikro-lokal lezzet anlayışı ile tabaklarına getirdiği yepyeni yorumları müdavimleri ile buluşturduğu bir öğle yemeğine davetliydim.

Necmi şef, babaannesinden miras mutfak kültürü sayesinde tabaklarında kullandığı tüm içerikleri, yerel üreticilerden ve çiftçilerden tedarik ediyor.

Mutfağa olan ilgisini, çocukluğunda öğrendiği iki farklı kültür olan Ayvalık ve Malatya lezzetlerini içeren aile tarifleriyle fark eden Ağaç, lise eğitiminde aldığı gastronomi eğitimini, lisan eğitimi ile tamamlamış.

Farklı şehirleri gezerek o bölgelerin tatlarına ve kültürlerine aşina olan Necmi Ağaç’la sohbetimiz sırasında “Bir şef daima yenilikleri takip etmeli. Bu yüzden mutfakta değişimin her zaman beni mesleğime ilk günkü heyecanla bağlayan bir sebep olduğunu söyleyebilirim” dedi.

Çok da belli zaten.

Malva’nın yenilenen menüsünü denemenizi bu yaz Bodrum’a yolu düşenlere mutlaka tavsiye ederim.

Ortam, müzik, hizmet, sunum ve lezzetler cidden şahane.

 

Bu sözüm de otellere!

İşim gereği hemen her hafta sonumu bir otelde geçiriyorum desem yalan olmaz.

Bu aralar nedense çok sık karşıma çıkan birbirine adeta kutup iki şey var otellerin odalarında.

O da televizyon ve radyo!

Yani eğlence sistemi.

Kimi otel odasında Netflix, Prime, Disney Channel hatta Youtube bile olan televizyon kanallarına ve radyo kanallarına sahip donanımlı televizyonlar bulunurken, kimi odalarda doğru düzgün izlenecek ne TV kanalı ne de dinlenecek radyo yayını olmayanlar var.

Buna Türkiye’nin hatta dünyanın en lüks otel zincirlerine dahil olan oteller de dahil.