Yazılar

Çocukları influenzadan korumanın 10 kuralı!

Çocukları influenzadan korumanın 10 kuralı!

Okullarda yarıyıl tatili sona erip milyonlarca öğrenci için ders zilinin çalmasıyla kalabalık ortamlarda geçirilen süre artacağından enfeksiyonlara karşı çok daha dikkatli olmak gerekiyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare “Bir yandan havaların iyice soğuması, diğer yandan Covid-19’un çok yüksek bulaş özelliğine sahip varyantı Omicron ve hızla yaygınlaşan influenza (grip) virüsü özellikle okul çağındaki çocuklarda riski artırıyor. Bu nedenle güvenlik önlemleri çocuklara anlatılmalı, okulda gerek maske ve mesafe gerekse hijyen kurallarına dikkat etmeleri sağlanmalı” diyor. Dr. Mehmet Kesikminare, anne babaların da çocuklarında bazı şikayetleri göz ardı etmemeleri gerektiğini belirterek, özellikle ınfluenzanın çocuklardaki belirtilerinin yetişkinlerden farklı seyredebildiğini söylüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare, influenzanın çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak baş gösterebilen ilk 3 belirtisini anlattı, alınabilecek önlemlere yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Covid-19 pandemisinin gölgesinde geçirdiğimiz kış mevsiminde bir yandan da kışın önde gelen hastalığı grip (influenza) hızla yayılıyor. Okullarda ikinci eğitim öğretim dönemiyle birlikte kalabalık ortamlarda geçirilecek sürenin artması konusunda anne babaları uyaran Acıbadem Taksim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare, son derece bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olan ve üç alt türü bulunan influenzanın özellikle A ve B tipinin hastalığa neden olduğunu belirterek “Domuz gribi olarak da adlandırılan İnfluenza A virüsünün sebep olduğu grip toplumda genellikle daha ağır seyreder ve bütün toplumu hatta ülkeleri etkileyebilir. İnfluenza B, daha çok çocuklarda etkili olur ve neden olduğu grip daha hafif bulgularla seyretme eğlimindedir. İnfluenza virüsleri hasta kişilerden diğer kişilere kolaylıkla bulaşabilmekte, insanların kapalı alanlarda daha çok vakit geçirdikleri kış aylarında hastalık en yoğun dönemine ulaşmaktadır. Bu nedenle çocukları korunma kuralları konusunda bilgilendirmek çok önemlidir” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Mehmet Kesikminare

Sadece solunumla değil, dokunmayla da bulaşıyor!

İnfluenza A yani domuz gribinin genellikle konuşma, öksürme ve hapşırma sırasında saçılan ve virüs içeren damlacıklar aracılığıyla bulaştığını belirten Dr. Mehmet Kesikminare “Hasta kişiye 1 metre ve daha yakın olan kişilerin ağız, burun ve göz mukozalarına bu damlacıklar bulaşırken, aynı zamanda virüs içeren damlacık ile kirlenmiş yüzeylere, araç ve gereçlere kişilerin elleri ile dokunması ve sonrasında ellerini ağız, burun veya gözlerine götürmeleri ile de bulaşabilmektedir” uyarısında bulunuyor. Hem influenza enfeksiyonlarında hem de Covid-19 enfeksiyonlarında genel ve sık görülebilen belirtilerin; yüksek ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ve eklem ağrısı, baş ağrısı, sırt ağrısı, burun akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük ve solunum sıkıntısı olduğunu belirten Dr. Mehmet Kesikminare şöyle konuşuyor: “Her iki enfeskiyonda da şikayetler birbirine benzediği için, kesin tanı koymak, mikrobiyolojik yöntemler (PCR, kültür vs) kullanılarak etkenlerin saptanması ile mümkündür. Hastalık ilerleyerek bronşit ya da zatürreye yol açabileceği için, şikayetin hafif olduğu durumlarda bile altında yatan nedeni zaman kaybetmeden öğrenmek önemlidir.”

İnfluenzanın belirtilerine dikkat!

Influenzada belirtiler 1-3 günlük kuluçka yani bekleme döneminden sonra aniden başlarken, sık görülen belirtiler arasında; yüksek ateş, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, öksürük, kas ağrıları, baş ağrısı, üşüme hissi ve titreme, iştahsızlık, gözlerde kızarıklık ve çapaklanmanın geldiğini belirten Dr. Mehmet Kesikminare “Bunların yanında vücutta yorgunluk ve bitkinlik hissi ile nadiren de kusma ve ishal bu belirtilere eşlik edebiliyor. edebilir. Zatürre dediğimiz akciğer enfeksiyonu uygun tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilir, kalıcı hasarlara neden olabilir. Bunun dışında özellikle astım hastalığı olan küçük çocuklarda İnfluenza A virüsü ileri düzey solunum yetmezliğine yol açarak yine hastalığın ölümle sonuçlanmasına sebep olabilir” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Çocuklarda ilk sinyaller farklı olabiliyor!

Gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde hastalık yapan influenza mikropları aynı olsa da, çocuklarda bağışıklık sisteminin zayıf olması, enfeksiyonlara yatkınlığın fazla olması nedeniyle şikayetler daha ağır seyredebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare, influenzanın çocuklarda yetişkinlerden farklı sinyallerle kendini gösterebildiğini vurgulayarak, ihmal edilmemesi gereken bu sinyalleri şöyle sıralıyor:

  • İshal,
  • Kusma,
  • Gözlerde kızarıklık, sulanma veya kaşıntı

Dr. Mehmet Kesikminare, bu şikayetlerden 1-3 gün sonra da 38,5 derece üzerinde ateş ve öksürük gibi klasik grip bulguları olarak adlandırılan belirtilerin ortaya çıkabildiğini söylüyor.

İnfluenza’dan korunmanın 10 kuralı!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Kesikminare, influenzadan korunmak için önerilen yöntemlerin başında aşının geldiğini belirterek “Grip aşısı 6 aydan büyük bütün çocuklara, özellikle astım ve kronik akciğer rahatsızlıkları olan çocuklara yapılmalıdır. Bunun dışında bağışıklık sistemi zayıf, sık hastalanan, kalp, böbrek, karaciğer gibi kronik organ hastalıkları olan çocukların aşılanması özellikle önemlidir. Grip aşısı 6 aylıktan küçük çocuklara, hamileliğinin ilk 3 ayının içinde bulunanlara ve ciddi yumurta alerjisi ya da aşı içeriğinde bulunan herhangi bir maddeye karşı ciddi alerji öyküsü olanlara, daha önce herhangi bir mevsimsel influenza aşısı ile ciddi (hayatı tehdit eden) alerji öyküsü olanlara uygulanmamalıdır” diyor. Dr. Mehmet Kesikminare, influenzaya karşı çocuklarda alınması gereken önlemleri şöyle anlatıyor;

  • Okulda hijyen kurallarına uymak,
  • Mutlaka maske takmak,
  • Maskeyi öksürük veya hapşırıkla nemlendiğinde ya da yağmurda ıslandığında mutlaka hemen değiştirmek,
  • Maskeyi çıkarırken lastiklerinden tutmak ve hemen çöpe attıktan sonra elleri sabunla yıkamak ya da dezenfektan kullanmak,
  • Yemeklerden önce mutlaka elleri yıkamak,
  • Elleri gün içerisinde yüze, gözlere ve ağıza ve buruna sürmemek,
  • Sosyal mesafeye dikkat etmek, arkadaşlarına sarılmamak,
  • Abur- cubur atıştırmalıklardan ve fast-food yiyeceklerden uzak durmak,
  • Sağlıklı beslenmek, ev yemekleri yemek, gerekirse hekim önerisiyle vitamin desteği almak,
  • Aşı olması için şartları uygun ise mutlaka grip aşısını her yıl yaptırmak.

“Hiçbir şikayetim yok” deyip bu hatalara düşmeyin!

“Hiçbir şikayetim yok” deyip bu hatalara düşmeyin!

Son iki yıldır tüm dünyayı derinden etkileyen Covid-19’a yol açan SARS-CoV-2 virüsünün yeni varyantı Omicron çok hızlı bulaş riskiyle büyük tehlike olmaya devam ediyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim “Omicron varyantı 26 Kasım’da Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Kaygı Verici Varyant“ olarak tanımlanmıştır. Omicron varyantının en büyük özelliği çok hızlı bulaşması ve çok hızlı yayılmasıdır. Girdiği her ülkede vaka sayıları hızla artmaktadır. Son haftalarda Omicron varyantının etkisi ile ülkemizde de hasta sayıları, diğer dalgalarda görülenin çok üzerinde artmaktadır” diyor. Aşılı kişilerde hiçbir şikayete yol açmamış olsa bile, aşısız, aşıları tamamlanmamış veya bağışıklık sistemi zayıf kişilerde, kronik hastalığı olanlarda hayati riske neden olabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Tülin Sevim bu nedenle ev içerisinde dikkat edilmesi gereken çok önemli kurallar olduğunu söylüyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, Omicron’da hem kişinin kendi sağlığı hem de çevresindekilerin sağlığını korumak için uyulması gereken 8 önemli kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Tülin Sevim

Sağlıklı beslenin, bol bol uyuyun

Vücut direncimizin güçlü olması için sağlıklı beslenme ve düzenli uyku çok önemlidir. Yaşınıza ve kilonuza uygun sağlıklı beslenin ve bol sıvı tüketin. Yediklerinizi çeşitlendirin, bol meyve ve sebzeye mutlaka yer verin. Tuzu ve şekeri azaltın, yağın fazlasından kaçının, bol su için. Sigara ve alkolden uzak durun. Bol bol uyuyun ve istirahat edin.    

Evde maske takın!

Evdeki diğer kişilerle temas etmemeye çalışın. Odanızı ayırın, mümkünse banyo ve tuvaletinizi ayırın, yemeklerinizi odanızda yiyin. Evdeki ortak alanları kullanmak zorunda kaldığınızda; ağız, burun ve çenenizi kapatacak şekilde tıbbi maske takın, diğer kişilerle aranızda en az 2 metre mesafe bırakın ve ortak alanları olabildiğince kısa süre kullanın. Odanızı sık sık havalandırın. Evcil hayvanınıza da yaklaşmayın.

Bu durumlarda vakit kaybetmeyin!

Ateşinizi takip edin, ateşiniz düşmüyorsa, nefes darlığınız varsa, solunum sıkıntısı çekiyorsanız, sıvı alımınız veya beslenmeniz ciddi şekilde bozulduysa, bilinç bulanıklığınız olursa, kendinizi kötü hissediyorsanız vakit kaybetmeden doktorunuzu veya 112’yi arayın.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Tuzlu su gargarası yapın

Covid-19 hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Doktorunuz şikayetlerinizi azaltmak için bazı ilaçlar önerebilir, bu ilaçları düzenli kullanın. Bunun yanı sıra bitki çayları, boğaz pastilleri, tuzlu su gargarası sizi rahatlatabilir. Tuzlu su gargarası boğazdaki bakterilere karşı fayda sağlayacaktır.

Egzersiz yapın

Sonuç pozitif diye karamsarlığa kapılıp günü sürekli yatarak geçirmeyin. Ev içinde yaşınıza uygun, sizi çok yormayacak egzersizler, özellikle nefes egzersizleri yapın; keyifli aktivitelere odaklanın, başkalarıyla bağlantı kurun ve nasıl hissettiğinizi paylaşın.

Destek istemekten çekinmeyin

Evde tek yaşıyorsanız; ailenizle, arkadaşlarınızla, komşularınızla iletişim halinde olun. Onları sağlık durumunuzdan haberdar edin. Siz sokağa çıkamayacağınız için ihtiyaçlarınız konusunda onlardan yardım alabilirsiniz.

Hijyen kurallarını ihmal etmeyin!

Ellerinizi düzenli olarak en az 20 saniye sabun ve su ile yıkayın veya en az yüzde 60 alkol içeren bir el dezenfektanı ile temizleyin. Kimseyle tokalaşmayın. Tabak, bardak, çatal, kaşık, havlu gibi eşyalarınızı evdeki diğer insanlarla ortak kullanmayın. Bu eşyaları kullandıktan sonra sabun ve su ile iyice yıkayın veya bulaşık makinesine koyun. Eşyalarınıza bir başka kişi dokunacaksa mutlaka eldiven kullanmalı. Giysilerinizi, havlu, çarşaf gibi eşyalarınızı en az 60 derecede yıkayın.

Tüm yüzeyleri temizleyin

Tezgah, masa, kapı kolları, musluklar, kumanda ve telefon ekranları gibi düzenli olarak dokunulan yüzeyleri sık sık temizleyin ve dezenfekte edin.

Evde kalın ve hastalığınızı saklamayın!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim “Omicron’u nezle gibi hafif belirtilerle geçiriyorsanız da, hiçbir şikayetiniz olmasa da bu sizi yanıltmasın. Mutlaka evde kalın, tıbbi yardım ihtiyacınız olmadıkça sokağa çıkmayın. Hastalığı başkalarına bulaştırabileceğinizi unutmayın. Kronik bir hastalığınız varsa doktorunuz ile temasa geçin. Şikayetlerinizin başladığı veya PCR testinizin pozitif çıktığı günden önceki 48 saat içinde temas ettiğiniz kişileri arayarak hastalığınızı bildirin. Böylece onların da kendilerini karantinaya almalarını ve test yaptırmalarını sağlamış olursunuz” diyor.