Eski Hatay Devleti’nin ilk ve tek Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen mezarı başında anıldı.

 

 

Necla Tuba Sökmenoğlu dedesi Tayfur Sökmen’e mektup

Eski Hatay Devleti’nin ilk ve tek Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen mezarı başında anıldı

Bugün burada ömrünü Hatay davasına adayan, gerek askeri gerek siyasi alanda mücadele vermiş, Eski Hatay Devleti’nin ilk ve tek Cumhurbaşkanı olan dedemiz Tayfur Sökmen’i vefatının 38. yılında mezarının başında rahmetle ve minnetle anmak üzere toplandık, ruhu şad olsun. Bu vesile ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi lideri, bize her daim, karanlıklarda ışığıyla kılavuz olan ve dedemiz Tayfur Sökmen’in özgün hitabıyla “Eşsiz Atatürk” başta olmak üzere, diğer tüm milli mücadele kahramanlarımızın, atalarımızın ve kaybettiğimiz çok değerli aile büyüklerimizin özellikle son dönemde ailemizi temsil ederek devletin önemli kademelerinde görev almış, Tayfur Sökmen’in oğlu değerli amcamız Murat Sökmenoğlu’nun da ruhu şad olsun. Ve vatanı için canını feda eden ve gencecik yaşta yitirdiğimiz tüm şehitlerimizin de ruhu şad olsun.

Genetik kodlarında vatanseverlik olan ailemizin her bir ferdi, Hatay’ın sıradan bir kara parçası olmadığını, Kurtuluş Savaşı sonrasında askeri ve siyasi mücadele verilen, Misak-ı Milli’nin son km taşının tamamlandığı ve Atamızın’ın şahsi meselesi olan bir dava olduğunu bilmektedir. Ayrıca insanına aş olan, ev olan ve her bir karışının “asırlardır” Türkmenlere yurt olan bu Anadolu toprağının atalarımızdan emanet bırakıldığını, bu emanete sadakatle sahip çıkılması gerekliliğini her dönemde ve her şartta bilmekte, bunun sorumluluğunu hissetmektedir. Tıpkı bugün de bildiği gibi.

Anadolu topraklarının belki de en büyük zenginliğini barındıran Hatay, üzerinde medeniyetlerin kök saldığı, tarihin farklı dönemlerde farklı hikayelerle yazıldığı, din dil ırk ayrımı olmadan insanoğlunun yer yüzünde sadece gönül komşuluğu yaptığı, hoşgörünün, huzur ve barışın hüküm sürdüğü, bir arada yaşamanın en güzel örneği olan özel bir yerdir. Bütün bu zenginliklere ek olarak jeopolitik konumu nedeniyle ne yazık ki dün olduğu gibi bugün de, emperyalizmin hedefindedir. Ve hiç şüphesiz, yarın da olacaktır. Ataürk’ün yüz yıl sonra bile geçerli olan askeri ve siyasi tüm öngörüleri, istisnasız her dönemde hiçbir sapma olmadan ve yanılmadan kendini hatırlatıyor. 100 yıl sonra bugünlerde verdiğimiz mücadele de bir kez daha bu gerçeği gözler önüne seriyor. Coğrafyanın kaderi ile ilgili değişmez gerçeklik, Hatay ve etrafının ulusal sınırlarımızın güvenliği bakımından taşıdığı önem,    nüfusunun yapısı ve türlü faktörler bu davanın her daim takipçisi olmamız zorunluluğunu bizler gibi yeni nesillere de hatırlatıyor.

Hatay için “40 Asırlık Türk Yurdu Düşman Elinde Kalamaz!” diyen ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk “gerekirse Devlet Reisliğinden, hatta mebusluktan istifa eder, serbest bir Türk vatandaşı olarak, bu işte çalışan arkadaşlarla beraber Hatay topraklarına geçerim. Oradaki mücahitlerle ve Anavatan’dan kaçıp, bize katılacağından şüphe etmediğim kuvvetlerle meseleyi yerinde ve içten halletmeye çalışırım” demiş, Hatay’ın anavatana katılma konusunda kararlılığını tüm dünyaya ilan etmişti. Her türlü elverişsiz şarta rağmen, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin meşakkatli yolculuğunda bu idealinden hiç vazgeçmemişti. Ve son nefesine kadar kararlılıkla takip ettiği bu önemli ve kendi deyimiyle şahsi mücadelesinde, gerek Kuvay-ı Milliye saflarında, gerekse uluslararası platformlarda, yabancı devletlerin türlü restleşmelerle yer aldığı siyaset arenasında kilit rol ve sorumlulukları tereddütsüz itimat göstererek Tayfur Sökmen’e vermiş ve onurunu bugün dahi taşıdığımız Cumhurbaşkanlığı görevini, Hatay Devleti’nin anavatana katılmadan önceki kurulma aşamasında Tayfur Sökmen’e layık görmüştü.

Yaşanan o uzun mücadele döneminin en güzel kanıtı şu satırlarda Atamız tarafından tarihe not olarak düşülmüştür:

Mesele mühim ve müstaceldir. Vaziyet yeni tecrübelere mütehammil değildir. Bu arkadaş tecrübe edilmiş, her bakımdan itimada layık, namuslu ve becerikli bir adamdır. Öteden beri bu yolda çalışmış ve başarılı hizmetlerde bulunmuştur.

Binaenaleyh Devlet Başkanlığı için en münasibi odur, bunu vazife olarak kabul etmelidir.”

Tayfur Sökmen de O’na olan bağlılığını ve bu davaya olan inancını her durum ve şartta, Atatürk’ün vefatından sonra da göstermiş, son nefesine kadar bu davanın takipçisi olmuş ve izinden ayrılmamıştır. Devrimlerinin, ilkelerinin ve bıraktığı en önemli eseri Cumhuriyet’in bir neferi olarak da uzun yıllar devlet idaresinde ve siyasette sorumluluk üstlenmiştir.

Soyadımızın eşsiz Atatürk tarafından dedemize verilişinde saklı olan hikaye, bugün bize her gün, her an, ardında çok büyük bir emaneti gururla hatırlatıyor. Atatürk, dedemiz Tayfur Sökmen’in Hatay’ın kurtuluşunda gösterdiği çabayı takdir etmek üzere, soyadına büyük bir anlam yükleyerek kendisi veriyor ve onurlandırıyor: “Sökücü bir kimse olduğun için Mürselzade yerine size Sökmen soyadını muvafık görerek veriyorum, yadigarım olsun” diyor.  İşte bu sözlerin ışığında soyadımız gibi her daim hatırlanması gereken Hatay davası, dedelerimizden, atalarımızdan asırlardır emanet, vasiyet.. Umuyorum ki bizler gibi sonraki nesillere de bu farkındalık, bu öğretiler yadigar olacak.

Sözlerimi tamamlarken ailemiz adına; Eski Hatay Devleti Cumhurbaşkanı ve çok değerli devlet adamı Tayfur Sökmen’i anma törenine katılan herkese teşekkür eder ve dedemiz Tayfur Sökmen’e de, huzurunda, kendi soylarından bize bıraktığı emanete her daim sahip çıkacağımızın ve bizlerden sonra da bu emanete sahip çıkacak, bunun onurunu yaşayacak nesilleri yetiştireceğimizin sözünü vererek konuşmamı bitirmek isterim.

 

Mekanı cennet, ruhu şad olsun.

 

Saygılarımla,

 

Necla Tuba Sökmenoğlu

03.03.2018

 

Hülya Eltemur, “İstanbullu Gelin” setini  ziyaret etti

Hülya Eltemur, “İstanbullu Gelin” setini  ziyaret etti

Eşsiz deneyimler dünyası SensinO’nun İstanbullu Gelin set ziyareti için başlattığı açık arttırmanın kazananı Hülya Eltemur oldu. Sete ziyaret gerçekleştiren Hülya Eltemur meşhur Boran Konağı’nda Özcan Deniz, Aslı Enver, İpek Bilgin ve dizinin sevilen diğer oyuncularıyla tanışıp çekimlere misafir oldu. Boranlarla kahve keyfi yapan Eltemur oyuncularla bol bol hatıra fotoğrafı da çektirdi.  

SensinO eşsiz deneyimler sunmaya devam ediyor. Yapımcılığını O3 Medya’nın üstlendiği başrollerini Özcan Deniz ve Aslı Enver‘in paylaştığı Star TV’nin sevilen dizisi İstanbullu Gelin’in setine düzenlenecek ziyaret SensinO web sitesi ve mobil üzerinden açık artırmaya sunuldu. Açık artırmaya en yüksek teklifi veren Hülya Eltemur, arkadaşı Zeynep Gürses ile set ziyaretini gerçekleştirdi.

SensinO ve O3 Medya iş birliği ile gerçekleşen etkinliğin kazananı Hülya Eltemur, meşhur Boran Konağı’nı ziyaret ederek çekim aralarında oyuncularla tanışıp hatıra fotoğrafı çektirdi. Oyuncular tarafından sıcak bir ilgiyle karşılanan talihli konağın kış bahçesinde kahve keyfi yapmayı da ihmal etmedi.

Ali Poyrazoğlu Tezmarin standında

Ali Poyrazoğlu Tezmarin standında

 Tuzla’da gerçekleştirilen Boat Show Eurasia’nın en büyük katılımcısı olan Tezmarin, fuarı Ali Poyrazoğlu söyleşisiyle renklendirdi.

 Tiyatro dünyasının ünlü ismi Ali Poyrazoğlu, Tuzla’da gerçekleştirilen Boat Show Eurasia’da, Türkiye’deki yatçılık sektörünün en büyük distribütörü olan Tezmarin’in Hall1’de bulunan motorlu standında hayranlarıyla bir araya geldi. 24 Şubat Cumartesi günü saat 15.00’te gerçekleşen söyleşide, ünlü oyuncu Poyrazoğlu bir yandan denize olan ilgisini esprili bir dille anlatırken, aynı zamanda izleyicileriyle de söyleşerek interaktif bir gösteriye imza attı. Toplam bir saat sahnede kalan sanatçı, “Rüzgarı Koklamak” konulu söyleşisiyle izleyenlerine mizah dolu dakikalar yaşattı.

130 yılı aşkın geçmişiyle yat üretim sektöründe dünya lideri olan Beneteau grubunun ünlü markalarının satışını yapan Tezmarin, aynı şirkete ait Beneteau, Monte Carlo, Lagoon, CNB, Monte Carlo Yachts, Four Winns, Glastron, Wellcraft, Tiwal ve Pirelli markalarını da pazarlıyor. Çalıştığı markaların çeşitliliği nedeniyle Tezmarin’in portföyünde 100’ün üzerinde model bulunuyor. O nedenle dünyanın en prestijli markalarının ürettiği, standart teknelerden özel üretim yatlara kadar çok geniş bir ürün yelpazesine sahip.

Cem Lokmanhekim anısına

CEM LOKMANHEKİM TASARIMLARI İYİLİK GÖNÜLLÜSÜ DOSTLARINA EMANET EDİLDİ!

Aramızdan erken ayrılan Cem Lokmanhekim’in son tasarımları, ailesi ve dostları tarafından hazırlanan anma gününde iyilik gönüllüsü dostlarından büyük ilgi gördü.

 

Türkiye’nin en değerli takı tasarımcılarından Cem Lokmanhekim’in anısına eşsiz takı koleksiyonları, Nişantaşı George Smith mağazasında düzenlenen bir etkinlikte satışa sunuldu.

 

Cem Lokmanhekim’in son tasarımlarından bir hatıra taşımak isteyen dostlarının katılımı ile gerçekleşen davete Duygun – Naime – Haşim Lokmanhekim, Bennu Gerede, Rezzan Benardete, Özgür Masur, Tamer Yılmaz, Özlem Avcıoğlu, Ayşe Brav, Elif Mısırlı, Gülden Büyükuçak gibi sanat, tasarım, cemiyet ve iş dünyasından bir çok seçkin isim katıldı.

Kıbrıs’daki Nuhun Gemisi Deluxe Hotel’de bol eğlenceli gece

 

Kıbrıs’daki Nuhun Gemisi Deluxe Hotel’de bol eğlenceli gece

Kıbrıs’daki Nuhun Gemisi Deluxe Hotel’i,

Günay Restaurant’ta müşterileri için özel bir gece düzenledi. İş ve sanat dünyasının ünlü isimlerinin katıldığı gecede, İzzet Yıldızhan ve Funda Arar sahneye aldı. İki ünlü sanatçı söylediği şarkılarla konuklarına unutulmaz bir gece yaşattı. 

 Yeni bir ikili

Gecede ilk önce türkücü İzzet Yıldızhan çıktı. Yıldızhan, konuklar arasında bulunan Seda Sayan’ı sahneye davet etti. Birlikte sahnede Ahmet Kaya’nın unutulmaz şarkısı olan “Öyle Bir Yerdeyim Ki”yi seslendirdiler. Hasta olduğundan dolayı güçlükle şarkı söylediğini söyleyen Sayan, “Grip olduğum için sesim kötü çıkmış olabilir ama Allah’ın verdiği güçle okumayı başardım sanırım” demesi üzerine konuklardan büyük bir alkış koptu. Sahne sonrası Seda Sayan ve İzzet Yıldızhan birlikte kameralar karşısına geçti. ikili, önümüzdeki günlerde sahne projesinde birlikte çalışmayı karar aldıklarını söyleyen şarkıcılar, “Allah nasip ederse 17 Mart’a birlikte sahne alacağız. Gördüğünüz gibi sahne de de çok uyumluyuz. Birlikte başka sürprizlerimiz de olabilir. Birlikte düet de yapabiliriz. Yani bizden her şey çıkar” diye konuştular. Gazetecilerin İzzet Yıldızhan’ın 70 bin TL’lik parfümü aldığı haberleri karşısında Sayan, “Dur koklayım nasılmış bu 70 bin TL’lik parfüm. Mis gibiymiş. Birlikte çalıştığımız sıra İzzet parfümünü bana göre ayarlayacak çünkü benim astımım var. Ama bu koku olursa hiç bir sorun olmaz ama başka bir koku olursa biraz zor sıkar yanıma gelmesi” demesinin ardından Yıldızhan’da “Sen hiç merak etme senin yanında geleceğim sıra hep bu parfümü sıkıp geleceğim” diye yanıt verdi.

REFİK ANADOL “Eriyen Hatıralar”

REFİK ANADOL “Eriyen Hatıralar”

 

Dünyaca ünlü Türk sanatçı Refik Anadol’un “Eriyen Hatıralar” adlı sergisi PİLEVNELİ’de açıldı.

Uluslararası çağdaş sanat dünyasına kapılarını açan PİLEVNELİ, dünyaca ünlü Türk yeni medya sanatçısı, yönetmen ve tasarımcı Refik Anadol’un “Eriyen Hatıralar” adlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Samsung, Godiva, Nespresso ve Jotun’un katkılarıyla gerçekleştirilen  “Eriyen Hatıralar”, Anadol’un 2012 yılında Pilevneli Project’te gerçekleştirdiği sergiden sonra Türkiye’deki ikinci kişisel galeri sergisidir. Sergi açılışı öncesinde, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yararına Refik Anadol eşliğinde özel ziyaret ve yeni medya sanatı ve “Eriyen Hatıralar” sergisi üzerine bir söyleşi de gerçekleştirildi. Refik Anadol’un 7 Şubat – 10 Mart tarihleri arasında PİLEVNELİ’de gösterimde olacak sergisi “Eriyen Hatıralar”, insanoğlunun anılar ve bellekle ilişkisini son teknolojinin yardımıyla ve beynin olanaklarının sınırsızlığına yoğunlaşarak ele alıyor. Sanatçı 20. yüzyılın başından itibaren sanat ve edebiyat dünyasını meşgul eden “hatıralar nedir ve bize ne anlatırlar?” sorusunun, geçmişle bağlantı kurmanın nispeten kolaylaştığı bu yüzyılda “hatıralar ile ne yapılabilir?” sorusuna dönüştüğüne inanıyor.

Ece Doğulu 30 yaşına girdi

Ece Doğulu 30 yaşına girdi

Ece Doğulu, yeni yaşını eşi Ozan Doğulu, kızları ve yakın dostlarıyla L’asiette’te kutladı. Aynı gece Ozan ve Kenan Doğulu’nun annesi Serpil Doğulu’nun da doğum günü kutlandı. Ozan Doğulu orkestrasıyla sahne alarak eşine jest yaparken, Kenan Doğulu da sevilen şarkılarını Ece Doğulu ve annesi için söyledi. En güzel sürpriz de kızlarından geldi, geceye özel koreografi hazırlayan minikler anneleri için dans etti! Aile fertlerinin ve yakın çevrelerinin bulunduğu gecede, Ece Seçkin, Sanem Tezman, Selhan Aloğlu, Hande Gamgam gibi isimler de çifti yalnız bırakmadı.

Sahte Haberlerin Yaratıcılıkta Sınır Tanımayan Yükselişi

Sahte Haberlerin Yaratıcılıkta Sınır Tanımayan Yükselişi

İnsanların dikkatlerini çekmek, onları markayla ilişkilendirmek için, reklam ve yaratıcılığın gerçek hayat trendlerini yansıtarak ilerlediğini söylemek hiçbir pazarlamacıyı şaşırtmaz. Dolayısıyla bu yıl Cannes Yaratıcılık Ödülü kazananların çoğunun sahte haberleri kendi tarzlarında kucaklayan kampanyalardan olması da şaşırtıcı olmadı.

Aslında; sahte haberlerin konsept olarak hayatımıza girmesi Donald Trump’ın 2016 ABD seçim kampanya süreciyle başladı. Trump’a ek olarak, Hilary Clinton, Kim Jong Un, Vladimir Putin, Emmanuel Macron vb birçok politikacının da kullandığı bu tarz haberler, propagandanın da ötesine geçerek, birçok formatta karşımıza çıkıyor.

Photoshop, Instagram ve Twitter’ın da desteğiyle, topluluklar ve bireyler kendi amaçları için ya da sadece eğlenmek için kendi gerçek dışı haberlerini yaratabiliyorlar. Viral olarak dolaşan görseller en eğlenceli sahte haberler olarak görülüyor. Örneğin aşağıdaki resimdeki gibi Vladimir Putin’i bir ayının üzerinde gördüğümüzde eğlenceli gözüküyor ama bir yandan da Rus Devlet Başkanının kendi sportif ve güçlü erkek imajını beslemenin de bir yolu bu.

Artık yeni bir mesleğin de ortaya çıktığını söyleyebiliriz, bu da “gerçek kontrolörlüğü (Fact checker)” burada gazeteciler ve web siteleri neyin doğru neyin yanlış olduğunu belirlemeye çalışıyorlar.

Yukarıdaki örneklerdeki gibi güçlü manşetlerle ve araçlarla insanların dikkatini çekebiliyorsunuz ve onları düşündürüp, tekrar düşündürüp harekete geçirebiliyorsunuz.

Peki reklamda sahtecilik tam olarak nedir? Sahte haberlerde olduğu gibi, insanların ilgi duydukları bir konuda onların daha fazla dikkatini çekebilmek için gerçekliği biraz çarpıtmak… İçeriği ve vurucu noktaları tabiri caizse “hack”lemek bunları markanın avantajına dönüştürebilmek. Ekstra etkileşim yakalayabilmek için şaşırtıcı bir bağ kurmak…

Örneğin Cadbury, Youtube’da en çok izlenen, dans eden çocuklar ve şarkı söyleyen büyük annelerin olduğu videoyu bilerek “hack”ledi. Marka bu videolardan önceki reklam bölümünü satın aldı ve o anın öncesindeki anı tekrar yarattı, önceki anda da kişiler Cadbury çikolatasından bir ısırık alıyordu. Yaratılan ve orijinal videoya eklenen bu sahte an, video izleyicilerinin dikkatini çekmek için kesinlikle iyi bir yoldu.

Burger King, gerçekleştirdiği bir kampanyada Google Home’u “hack”ledi. 15 sn’lik TV reklamın bir bölümünde reklamda oynayan aktöre “Hey Google, Whopper Burger nedir?” dedirtti. Eğer bir Google Home onu o anda dinliyorsa, herhangi bir Google cihazına Whopper’ın Wikipedia’daki full tanımını çıkarmıştır. Bu da Burger King’e bedava görünürlük kazandırdı ve aynı zamanda diğer mesajların arasından sıyrılmasını ve marka etkileşimi yaratmasını sağladı.

Bir diğer örnek de Cannes’da Grand Prix kazanan “The Fearless Girl” heykeli… burada Wall Street’in meşhur heykeli Raging Bull “hack”lendi ve karşısına küçük bir kız heykeli yapıldı. Buradaki amaç finans dünyasındaki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekmekti. Geçici bir sergi olarak hazırlanan bu kampanya, 4.6 milyar tweetten sonra bir ikon haline geldi ve New York’un bir ikonu olarak hala Raging Bull heykelinin karşısında duruyor ve popüler bir selfi noktası olarak görülüyor.

Sahte haberler sadece reklamcıların bir oyun alanı değil tabi ki. Bunu reklamcılar kullanabiliyorsa başkaları da kullanabilir ve reklamınızı “hack”leyebilir. Sonuç olarak Sahtecilik sadece reklamcıların kullandığı yıkıcı bir yaratıcılık yönteminin de ötesine geçiyor ve insanların dikkatini çekmek için gerçekle kurgu arasında oynanarak herkesin kullanabileceği bir yöntem olarak görülüyor. Bu tabi ki reklamcılıkta, görünürlüğün de ötesi hedefleniyor. Markanın vaadini ifade etmek için bireyleri ve toplulukları harekete geçirebiliyor. Yayına giren ve gördüğü tepkiler üzerine reklamını yayından çeken ünlü markalar hatırımızda. Bu sebeple markanın konumunun otantik olması toplum dinamikleriyle örtüşmesi çok önemli ve hazırlanan içeriğin iletilmek istenen mesajın dışına çıkmamasını sağlamak ve %100 sahte algısı yaratmamak da göz önünde bulundurulmalı.

  • Bu yazı Ipsos Connect uzmanı Arnaud Debia tarafından hazırlanmıştır.

 

ELLA GÜZELLİK MERKEZİ YENİ ADRESİNDE

ELLA GÜZELLİK MERKEZİ YENİ ADRESİNDE

Açılışına ünlü isimlerin adeta akın ettiği Ella Güzellik Merkezi, yeni adresi olan Ataşehir Varyap Meridian’da görkemli bir tören ile açıldı.  Aralarında; Oktay Kaynarca, Şafak Sezer, Alişan, Mahmut Ziylan, Emre Kaya, Şenol İpek, Onur Yüksel ve daha birçok ismin katıldığı açılış töreni renkli anlara da sahne oldu. Şafak Sezer, açılış töreninde yaptığı espriler ile herkesi gülmekten kırıp geçirdi. Davetliler güzellik merkezi hakkında ve yeni teknoloji hakkında bilgi aldılar.

PIRILTI DERNEĞİ’NDEN ANLAMLI SERGİ 

PIRILTI DERNEĞİ’NDEN ANLAMLI SERGİ 

 

Parıltı Derneği ( Görmeyen Çocuklara Destek Derneği) ve Türk Ebru Sanatçısı Ahmet Çoktan görme engelli çocuklar yararına ‘Katre’ sergisini açtı.

Parıltı Derneği ve ünlü Türk Ebru Sanatçısı Ahmet Çoktan görme engelli çocuklar yararına Global Karaköy’ de ‘Katre’ sergisine imza attı.  Açılışını Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ ın yaptığı sergiye Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman, Global Yatırım Holding Ceo’su Gökhan Özer, Monik İpekel, Neşe Gönül, Hande Sezer Pekcan, Merih Turan gibi  iş, sanat ve cemiyet hayatından bir çok isim katıldı.

9- 31 Ocak tarihleri arasında sergilenecek olan sergi ilham veren bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Ahmet Çoktan’ ın ebru sanatını ustalıkla sergilediği 130 eserinden oluşan ‘Katre’ sergisinin geliri görme engelli çocukların eğitim masrafları için kullanılacak.