Klasik otomobil tutkunları bu festivalde buluştu

Rüzgârı ve özgün taş evleriyle meşhur Alaçatı, bu kez motorların homurtusu ve müziğin ritmiyle yankılandı. Bu yıl ikincisi düzenlenen ve klasik otomobil tutkunlarının sabırsızlıkla beklediği Filoğlu 8 OldenFest, Çeşme Belediyesi ve Alaçatı Turizm Derneği’nin katkılarıyla MarinAlaçatı’da gerçekleşti.

Üç gün boyunca devam eden festival hem nostaljiyi yaşatan klasik araçları hem de modern tasarımlarla şekillenmiş custom araçlarıyla adeta geçmiş ve geleceği bir araya getirdi.

Filoğlu 8 OldenFest

Birbirinden Renkli Etkinlikler

Festival alanına adım atan ziyaretçiler, klasik otomobil sergilerinden göz alıcı motosiklet geçitlerine, heyecan dolu drift gösterilerinden asfaltı eriten burnout şovlarına kadar nefes kesen bir atmosferle karşılaştı. Her detay özenle hazırlanmıştı; otomobiller geçmişten fırlamış gibiydi, motor sesleri ise adeta bir zaman makinesi gibiydi.

Filoğlu 8 OldenFest

Sahne Işıl Işıl, Müziğin Tınısı Efsane

Müziğin her tonunun yankılandığı festivalde sahne alan isimler, adeta Alaçatı’nın enerjisini ikiye katladı.

27 Haziran’da festival coşkusu Hey! Douglas ile başladı.

28 Haziran’da sahne sırası nostaljinin yıldızları Çelik, Yonca Evcimik, Mansur Ark ve DJ Hakan Küfündür’deydi.

29 Haziran’da ise Doğukan Manço, Deeprise ve Jabbar unutulmaz bir finalle müzikseverlere veda etti.

Filoğlu 8 OldenFest

Adrenalin Dolu Gösteriler ve Etkileşimli Söyleşiler

Sadece otomobil şovları değil; Türkiye’nin önde gelen drift pilotları izleyenlere heyecan dolu anlar yaşattı. Üstelik festival, sektör profesyonelleri ve sanatçıların katılımıyla gerçekleşen keyifli söyleşilerle bilgi ve deneyim paylaşımına da sahne oldu.

Filoğlu 8 OldenFest

OldenFest, Alaçatı’nın Ruhunu Yansıttı

Bir yanda klasik araçların estetik zarafeti, diğer yanda müziğin enerjisi… Filoğlu 8 OldenFest, Alaçatı’nın dinamik ruhuna yakışır bir şekilde ziyaretçilerine hem nostalji dolu hem de modern ritimlerle bezenmiş bir festival deneyimi sundu.

Grammy ödüllü şef Alan Gilbert Türkiye’de

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın bu yıl 53’üncüsünü düzenlediği festivalde, sahnede olan NDR Elbphilharmonie Orkestrası ve dünyaca ünlü piyanist Rafał Blechacz, izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı.

Almanya’nın en köklü orkestralarından NDR Elbphilharmonie, Grammy ödüllü şef Alan Gilbert yönetiminde, piyanist Rafał Blechacz’ın zarif Chopin yorumuna eşlik etti. Klasik müziği çağdaş bir bakışla sunan bu özel konser, festivalin en çok konuşulan etkinliklerinden biri oldu.

 

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Acqua Di Parma’dan yeni koleksiyonuna özel davet

Acqua di Parma, yeni Blu Mediterraneo La Riserva koleksiyonunu gerçekleşen özel bir davetle tanıttı. Acqua Di Parma Türkiye distribütörleri Birgül Ulucan Öztürk ve Gamze Ulucan’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, sanat, moda ve cemiyet dünyasından seçkin isimleri bir araya getirdi. İtalya’nın büyüleyici doğası ve zarafetinden ilhamla hazırlanan koleksiyon ve etkinlik davetlilere unutulmaz bir Akdeniz yolculuğu yaşattı. Aralarında Acqua Di Parma Avrupa ve Afrika Bölgesi İhracat Uzmanı Oumayma El Aouni’de davete katıldı.

 

Bodrum Merqezart’ta yaz sezonu iki yeni sergiyle başladı

Bodrum Marina Yacht Club bünyesinde faaliyet gösteren Merqezart Alternatif Sanat Merkezi, yaz sezonuna iki dikkat çekici sergiyle hızlı bir giriş yaptı. Kurban Bayramı’nda açılan Schachnas’ın “X”istans & Erin” ve İlkcan Aslan’ın “Good Morning My Love” başlıklı kişisel sergileri, sanatseverlerle buluştu.

Kadın teması etrafında şekillenen çalışmalarıyla tanınan Schachnas, yeni sergisinde tuval üzerine suluboya eserleriyle izleyiciyi, kadınlık hallerine ve nesiller arası döngülere dair görsel bir yolculuğa çıkarıyor. Sanatçının bu serisine seramik ve baskı işleri de eşlik ediyor.

Erin İlkcan Aslan ise dijital yağlıboya tekniğiyle ürettiği “Still Wet” adlı serisinde, fiziksel olanın silikleştiği, içsel olanın ise hâlâ güçlü şekilde varlığını sürdürdüğü bir evren tasvir ediyor. Aslan’ın sergisi yalnızca dijital bir lansman olmanın ötesinde; izleyiciyi sade, hicivli ve provoke edici bir anlatımla karşılayan bir “uyandırma ayini” olarak tanımlanıyor.

Her iki sergi, 5 Temmuz’a kadar Marina Yacht Club sergi salonlarında gezilebilecek.

Bilnet Okulları yıl sonu gösterisi ile misafirleri mest etti

Bilnet Okulları öğrencileri, Shakespeare’in insan hayatını yedi evreye ayırdığı klasik metninden ilhamla oluşturulan özgün bir senaryo üzerine inşa edilen “Zamanın İnsanları” adlı yıl sonu gösterisi ile izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKKM) Osmangazi Salonu’nda gerçekleşen ve farklı kampüslerden 400 öğrencinin görev aldığı bu sanat şöleninde öğrencilere dünyaca ünlü opera sanatçısı Hakan Aysev eşlik etti.

Bilnet Okulları, 400 öğrencinin sahne aldığı sene sonu gösterisiyle sanatseverlere muhteşem bir gece yaşattı. Shakespeare’in insan hayatını yedi evreye ayırdığı klasik metninden ilhamla oluşturulan özgün bir senaryo üzerine inşa edilen gösteri; öğrencilerin tiyatro, dans ve koro performansları ile birleşince izleyenler kendilerini bir zaman yolculuğunda buldu. Dönemlere uygun koreografiler ve dönemin ruhunu yansıtan müzikler eşliğinde sahnelenen gösteride öğrencilere dünyaca ünlü opera sanatçısı Hakan Aysev eşlik etti. Aysev’in seslendirdiği “İnsan – İnsan” ve “My Way” gibi unutulmaz eserler, sanatseverlerden büyük alkış aldı.

Bilnet Okullarının disiplinler arası eğitim yaklaşımını yansıtan bu özel proje, öğrencilerin sadece akademik değil, aynı zamanda sanatsal ve duygusal gelişimlerine de ne denli önem verildiğinin somut bir göstergesi oldu. Sahne önünde olduğu kadar sahne arkasında da büyük bir emekle hazırlanan “Zamanın İnsanları”, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Bilnet Okulları, her yıl gerçekleştirdiği nitelikli projelerle öğrencilerine estetik bir bakış açısı kazandırmaya ve çok yönlü öğrenciler yetiştirmeye devam ediyor.

Gai Maraque yaza sezonuna hazır

Giyim sektöründe 11 yıllık tecrübesiyle Ankara cemiyet ve iş dünyasının yakından tanıdığı başarılı girişimci Neşe Aykut, iki yıl önce kurduğu Gai Maraque markasıyla moda dünyasında kendine özgü bir yer edindi. Bugüne kadar birçok ünlü ismi giydiren ve kişiye özel üretimleriyle dikkat çeken Aykut, geçtiğimiz günlerde Ankara’daki mağazasında düzenlediği “Yaza Merhaba” davetiyle yeni koleksiyonunu tanıttı.

Ankara ve İstanbul’un tanınmış isimlerinin katıldığı özel gecede zarafet ve şıklık ön plandaydı. Yeni sezonun öne çıkan tasarımlarının sergilendiği etkinlikte, konuklar hem modanın hem de sosyal sorumluluğun bir arada olduğu bir deneyim yaşadı. Etkinlik kapsamında, bugüne özel olarak sokak hayvanları yararına bağış da yapıldı.

Neşe Aykut, açılış konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Bu markayı kurarken ilhamım, sadece moda değil; özgünlük, zarafet ve sorumluluk duygusuydu. Bugün burada sadece yeni koleksiyonumuzu tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda iyilik dolu bir amaçla da buluşuyoruz. Bu birliktelikler bize güç veriyor.”

Ankara’da köklü bir müşteri kitlesine ulaşan Gai Maraque, önümüzdeki dönemde İstanbul’da da yeni bir mağaza açmayı hedefliyor. Markanın özgün çizgisi ve özel tasarım anlayışı, moda tutkunlarının ilgisini çekmeye devam edecek.

Bireylerin sadece %33’ü “Bugünkü hayatımdan memnunum”, %50’si “Yorgunum” diyor

Ipsos Türkiye Tüketici Panelleri Bölüm Lideri

Pelin Halaçoğlu Arnau Kuri

Pandemi ve bıraktığı izlerle geçen birkaç yılın ardından 2021’in sonundan itibaren Türkiye’de alışverişi konuşurken hep enflasyonun yarattığı ekonomik baskıyı ve tüketicinin bu gerçekle verdiği yaşam mücadelesini vurguluyoruz: Türkiye’de haneler 2022 ve 2023 yılını sürekli artan fiyatlara karşın ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılayabilmenin yollarını aradı ve adeta bu konuda profesyonelleşti. 2024 yılına geldiğimizde ise yeniden düşen bir enflasyon ve fiyatların frenlenmeye başladığı bir Türkiye vardı haneler için.

Türkiye’ye dair karşımıza sıklıkla çıkan veriler genelde karanlık bir tablo çiziyor: Ipsos’un Gündeme Dair raporuna göre 2024’ün sonlarında Türkiye’de bireylerin sadece %33’ü “Bugünkü hayatımdan memnunum”, %50’si “Yorgunum” diyor ve bu en baskın duygu. 2025 Mart’ta yayınlanan Ipsos Mutluluk Raporu’na göre Türkiye 12 yıl öncesine göre mutluluk skorunda 40 puan kaybetti, ülkenin ancak yarısı “mutluyum” diyebiliyor. Ipsos Consumer Touch 2024 raporuna göre Türkiye’deki bireylerin %68’i “2024 yılında hane harcamalarımı azaltmak durumda kaldım” dedi, sadece %12’si “Sene içerisinde masraflarımı dengeleyip tüm giderlerime yetişebiliyorum” diyebildi. İlginç olan ise bu umut kıran, karanlık tablonun içinde pek çok fırsatın yetiştiği bir Türkiye var bir yandan karşımızda. O veya bu şekilde Türkiye’deki haneler, en azından hızlı tüketim ürünleri alışverişinde gemisini suyun üstünde tutmayı başarıyor.

Bu makalede haneleri köşeye sıkıştıran noktaların 2024’teki görüntüsünü değerlendirerek hanelerin bu köşelerden nasıl dönerek kendilerine alanlar yarattığını kısa soru cevaplarla inceleyeceğiz.

  • Enflasyon hanenin sepetine aynı şekilde yansıdı mı?

2024 sonunda geçmiş iki yıldan daha düşük bir enflasyon açıklandı ve bunu hane harcamalarında da görmek mümkün. Her ne kadar tüketici kendisi için önem arz eden, kendi sepetinde daha fazla yer kaplayan ürün fiyatlarına bağlı olarak enflasyonu farklı şiddette hissetse de, en sık alınan, günlük ürünler açısından enflasyonun açıklanan değerlerle paralel olduğunu söylemek mümkün: 2024 yılında Ipsos Hane Paneli’nde hanelerin en çok harcama yaptığı üç markette hem 2023 hem 2024 yılında devamlılığı olan ve en sık alınan toplam 87 üründeki tüketici alış fiyatı değişimleri incelendiğinde ortalama %48’lik bir fiyat artışına karşılık gelen ve ürün bazlı oldukça farklı seviyelerde gerçekleşen bir fiyat değişimi göze çarpıyor:

87 ürünün fiyat değişim seviyesine göre dağılımı:

  • Bir rafta karşımıza çıkan fiyatlar ne kadar güvenilir?

Fiyat hareketlilikleriyle ilgili en önemli değişimler biri de aynı ürünün satılabildiği farklı fiyat seviyelerinde makasın daralması: Geçtiğimiz yıl aynı ürünün farklı noktalarda çok farklı fiyatlardan satışa sunulduğunu ve alışverişçinin iyi fiyatı yakalayabildiği zaman ürünü çok daha ucuza getirerek enflasyondan kaçabildiğini, tüketimini düşürmeden harcamasını kısıtlayabildiğini görmüştük. Tabii tam tersi şekilde enflasyonun üzerinde bir harcamayla sonuçlanan alımlar da son derece sık yaşanabiliyor, toplamda harcama artışını enflasyonun çok üzerine taşıyabiliyordu. 2024 yılında fiyat artışlarının bir nebze dizginlenmesi ve artan rekabet ile fiyat makaslarının azaldığı söylenebilir: Geçen yıla göre 25 temel kategorideki aylık en yüksek ve en düşük fiyat ortalamalarına bakıldığında dört kategori haricinde fiyatlardaki sapmanın azaldığı, bu dört kategoride de promosyonel hareketler nedeniyle dip fiyatların daha sık yaşanmasına bağlı olarak makasın açıldığı görülüyor.

Her kategoride en çok satın alınan 10 ürün üzerinden aylık fiyat ortalamalarına göre en düşük ve en yüksek fiyatlar arasındaki % fark:
2023 2024
BİSKÜVİ-KRAKER 63 49
BULAŞIK DETERJANLARI 86 43
ÇAMAŞIR DETERJANLARI 63 56
ÇAYLAR 76 45
ÇİKOLATA KAPLAMALAR 59 75
ÇİKOLATALAR 56 88
CİPSLER 74 54
DİŞ MACUNLARI 80 78
EV TEMIZLİĞİ MADDELERİ 69 44
GAZLI MEŞRUBATLAR 79 38
KÂĞIT ÜRÜNLERİ 42 65
MADEN SULARI 35 56
MAKARNALAR 33 33
MARGARİNLER 53 42
PEYNİRLER 65 30
SABUNLAR VE DUŞ JELLERİ 74 57
SALÇALAR 15 15
ŞAMPUANLAR 49 60
SIVI YAĞLAR 26 55
SUTLER 44 27
TEREYAĞLAR 58 39
TOZ-KESME ŞEKERLER 32 30
TUZ 58 43
UNLAR 40 39
YOĞURTLAR 54 48
  • Hepimiz mi kısıtlı harcıyoruz?

Tüm bunlar etkisinde enflasyonun hanelere farklı şiddette yansıması durumu bu sene de geçerliliğini koruyor: Ortalamada haneler 2024 yılında bir önceki yıla göre toplam hızlı tüketim ürünü harcamalarını %68 artırdı. Ancak hane bazlı olarak artışlar incelendiğinde oldukça farklı sonuçlar önce çıkıyor: 2024 yılını Türkiye’deki hanelerin %32’si enflasyon artışını çok aşmadan, %43’ü ise ortalama enflasyon değerini de aşarak kapadı. Buradaki en önemli bulgu ise harcamasını çok artıran ile az artıran arasında demografik farklar olmaması. Bir başka deyişle, sosyo-ekonomik statü, alışveriş sorumlusunun eğitimi ya da hanenin kalabalıklığı ile harcamanın az ya da çok artması arasında bir ilişki bulunmuyor. Ancak bekleneceği gibi harcamasını daha az artırarak yılı geçirenler genel olarak kısıtlı bir bütçeyle hareket etmeye çalışarak hem dışarıda yeme-içmelerini hem de tekstil ve e-ticaret gibi harcamalarını da daha az artırıyor, toplamda geçen yıla göre 33 kez daha az hızlı tüketim ürünü alışverişi yapıyor ve görece daha fazla harcama yapanlara göre özellikle et ürünleri alımında, kişisel bakım ve temizlik ürünleri harcamalarında daha çok kısıtlamaya gidiyor.

Hanelerin harcama artışı seviyelerine göre gruplaması:

  • Alışverişten kaçıyor muyuz?

Pandemi sürecinde şiddetle azalan ve sonraki yıllarda düşük seviyesi devam eden alışveriş sıklığı 2024 yılında yeniden yükselmeye başladı: Haneler 2023 yılında yılda 202 kez hızlı tüketim ürünü alışverişi yaparken bu 2024 yılında 219 kez oldu. Bu, 2019’dan bu yana gördüğümüz en yüksek değer! Bu hareket toplamda daha fazla ürün alımıyla sonuçlanmasa da alışveriş hareketliliğinin artması önemli bir gelişme.Azar azar alımlar da olsa daha sık alışverişe gitmek aynı zamanda ziyaret edilen perakendeci sayısını da yükseltiyor: 2024 yılında ortalama bir hane 15 farklı alışveriş noktasından hızlı tüketim ürünü alıyor, bu sayı beş yıl önce 13’tü.

  • Kredi kartı kurtarıcı oluyor mu?

Türkiye’de kredi kartı sahipliği ve kullanımı şüphesiz artıyor. Türkiye’deki haneler 2024 yılında hızlı tüketim ürünü harcamalarının %46’sını kredi kartıyla gerçekleştirdi. Aylık trend olarak bakıldığında bu oran yıl boyunca, özellikle de yılın ikinci yarısıyla birlikte artıyor ve Eylül ayından itibaren kredi kartı nakitten daha fazla kullanılıyor.

Kredi kartı kullanımının hem ödemeyi anında yapmamak hem de harcamanın cüzdana etkisini somut olarak görmemek gibi alışverişi kolaylaştırıcı etkileri var. Tabii öte yandan borçlanmayı artması önemli bir stres faktörü oluşturuyor: 2024 yılı Ipsos Türkiye’yi Anlama Kılavuzu çalışmasına göre bireylerin %85’i “Kredi kartı borcumun tamamını ödeyemiyorum” diyor.

  • Kanal ve ürün tercihleri hanelerin fiyatlarla baş etmesinde nasıl rol oynuyor?

Geçtiğimiz yıl market markalı ürünlerin de yüksek fiyat artışı görmesiyle markalı ürünlerle fiyat makasının kapandığını ve bu durumun buradaki büyümeye ket vurduğunu görmüştük fakat 2024 yılında “iyi fiyat için indirim marketi” geleneği geri gelmiş görünüyor: 2024 yılında indirim marketlerine yönelim önemli bir artış gösterdi. Bununla birlikte yerel ve ulusal zincirler de harcamadan aldıkları payı büyüterek hane alışverişlerinde modern kanal harcamasının ağırlığını arttırıyor.

Modern kanala en büyük hareketliliği getiren kategoriler ise genel olarak atıştırmalık ürünler altında topladığımız kek, bisküvi, kraker, cips, çikolata kaplama grubu oldu. Aslında bu kategoriler hızlı tüketim ürünleri büyümesine bu sene hazır yemek, içecek ve bakım ürünleriyle birlikte damga vuran kategoriler oldu. Bu kategorilerde alım miktarının artmasına bağlı olarak yüksek harcama artışları gerçekleşti. Bir başka deyişle, bu kategorilere gerçek anlamda bir tüketici yönelimi oldu.

  • Büyüyen kategoriler neyin sinyalini veriyor?

Özellikle hızlı tüketim ürünleri için alımların ardında somut ihtiyaçlar aramaya daha eğilimliyiz; yemeğin pişmesi gerekiyor, karnın doyması, için ferahlaması, çamaşırın yıkanması, evin temizlenmesi… Ancak özellikle de kaynaklar sınırlı olduğunda hangi ürünlerin seçildiği bu ihtiyaçların ötesinde motivasyonları gözler önüne seriyor. Daralan bütçelerin içinde genişleyen hayaller, umut kıran büyük göstergelerin arasında evlerin içinde yeşeren umutlar var. Pandemiyle birlikte başlayan ev içi tüketim canlılığı ekonomik baskıyla birlikte yeni bir boyut kazanıyor. Bu yeni bir bilgi olmasa da hanelerin hangi kategorilere daha fazla yöneldiği evde değişen yaşam tarzı ve ürünlere yaklaşımla ilgili ipuçları veriyor.

  • Pratiğin peşinde

Örneğin, görece yüksek birim fiyatlı ve de elzem olmayan ürünler sayılabilecek hazır yemek, haşlanmış bakliyat, dondurulmuş yemeye hazır ürünler ve dondurulmuş sebzeler 2024 yılında daha fazla haneye ulaşıyor. Bu hem pratik yemek hazırlığının önem kazandığını hem de dışarıda yapılacak yemek harcamalarına ev içinde alternatif yaratma motivasyonunu gösteriyor.

Pratikliğin önemi sadece mutfakta kendini göstermiyor: Ev işlerini kolaylaştıran akıllı teknolojiler de haneler tarafından giderek daha fazla benimseniyor. Her ne kadar bu ürünlerin tüketiciye erişiminde sosyo-ekonomik statü farkları belirgin olsa da yine de fiyat seviyelerinden beklenmeyecek derecede homojen bir yayılımları olduğu söylenebilir. 2024 yılında Türkiye’de yaklaşık her 10 haneden üçünde airfryer, altısında Türk kahvesi makinesi, ikisinde robot süpürge var. Hanelerin yarıdan fazlasında profesyonel saç şekillendirici, tıraş makinesi var ve sahiplikler üç yıl öncesine göre önemli artışlar gösteriyor. Tabii burada tüketicinin bu ürünlere neye göre kıyaslayarak değer biçtiği önemli bir nokta, “robot süpürge sayesinde temizlikçiyi daha seyrek çağırabiliyorum”, “saç düzleştirici sayesinde kuaföre daha az gidiyorum” diyen tüketiciler için değer oldukça yüksek olabilir!

Hanede sahiplik oranları, 2024% TOPLAM TÜRKİYE
AIR FRYER 29
DKEY/ŞARJLI SÜPÜRGE 27
ROBOT SÜPÜRGE 18
ÇAMAŞIR KURUTMA MAKİNESİ 18
HAMUR YOGURMA MAKİNESİ 11
SAÇ DÜZLEŞTİRİCİ 54
SAÇ MAŞASI 43
TIRAŞ MAKİNESİ 63
LAZER EPİLASYON ALETİ 14

Akıllı teknolojilerin yanı sıra tercih edilen temizlik ürünlerinde de yıl boyunca pratiklik kazandı: Islak yüzey temizlik mendilleri piyasaya çıkışlarından bu yana hane erişim rekorları kırarken “anında etki”, “her yüzeyde kusursuz temizlik”, “kuaförden çıkmış gibi”, “ütü yapılmış gibi” söylemlerini benimseyen ürünler de son derece başarılı oldu ve tüketiciyi pratik yolla arzu edilen etkiye ulaştırma vaadinin iyi çalıştığını kanıtladı.

  • Yeniliklere her zaman yer var

Kısıtlı harcama ortamı markalar için yenilikleri erteleme refleksini devreye sokabiliyor. Oysa ki veriler bu konudaki yaklaşımda çok daha dikkatli bir analizin gerektiğini ortaya koyuyor: 2024 yılında kişisel bakım ve temizlik kategorilerindeki büyümenin %15’ini yeni piyasaya çıkan ürünler meydana getirdi. Yeni ürünlerin toplam hızlı tüketim ürünleri büyümesine katkısı ise %8 oranında gerçekleşti.

Özellikle 2024 yılı yeniliklerinin önemli bir ortak özelliği de piyasa ortalamalarının üzerinde fiyatlarla pazara giriş yapan yeni ürünlerin yüksek rağbet görebilmesi oldu. Bunun en güzel örneklerinden biri Dubai Çikolatası dalgasıydı: En uygun fiyatlısı bile kategori birim fiyatının yaklaşık iki katı seviyesinde olan Dubai çikolataları sadece pazarda kendine yer edinmekle kalmadı, pazarda fıstığa ilgiyi tetikleyerek birim fiyatı en yüksek çikolata olan fıstıklı çikolata dünyasına da yüksek bir büyüme gelmesini sağladı.

Yüksek fiyatlı da olsa bazı ürünlere kucak açmamıza bir örnek de Gurme etiketi: “Gurme” serisi olarak lanse edilen ürünler zaten yüksek olan ve 2024’te daha da yükselen fiyat endekslerine karşın yüksek büyüme yakaladı. Bu etiketi taşıyan ürünler bulundukları kategorilerde ortalama %64 kadar daha pahalı olmalarına karşın hanelerin %49’u tarafından satın alındı.

Yılın devamında yaşanacaklar bu gidişata farklı etkilerde bulunabilecek olsa da şimdilik 2025’in ilk üç ayında gördüğümüz hareketler 2024’ün izlerinden ilerleyen bir yıla işaret ediyor.

  • Alışveriş sıklığı artmaya devam ediyor ve ilk kez pandemi öncesi dünyamızı yakalıyor
  • 2025’e yön verecek anahtar kelimeler 2024’ün mirası üzerinden ilerliyor:
  • Tüketici hayatının kolaylaşmasını istiyor ama kaliteli bir kolaylaşma
  • Çünkü kaynaklar sınırlı ve bu da tüketici tarafında karşılığını alma beklentisini yükseltiyor, tüketici ödediğine değer bir karşılık bekliyor ve bir nevi ürünlerle daha çok ödeşmek” istiyor. 
  • Satın aldıklarından güçlenme hissi toplumumuzda var, bu da kaynaklar kısıtlı olsa da tüketimi kamçılıyor, alışverişin önünü açıyor. Tabii geleceğin belirsizliği ve umut vaad etmemesi sadece bugünü düşünerek hareket etmeyi ve yine harcamayı pozitif etkiliyor:
  • Türkiye’de insanların;
  • %68’i “Başarımı sahip olduğum şeylerle ölçüyorum” diyor. Bu oran araştırmanın yapıldığı 30 ülkenin ortalamasında ise çok daha düşük, %46!
  • %58 ise “Önemli olan bugün hayatın tadını çıkarmaktır, yarın kendi yolunu bulur” diyor. Bu söylem geçtiğimiz yıl %38 idi!

Türkiye tüm bu gelişmelerle hane alışverişlerinin yine suyun üzerinde kaldığı ve makro göstergelerin sönümlendirdiği ışıklara ve sildiği renklere karşın kendi dünyasında parlamayı ve renklenmeyi sürdürdüğü bir yıl yaşadı. Işık ve renkler şüphesiz bir yerlerde var ancak özellikle son yıllarda bunları suyun yüzünde yakalamak mümkün olmuyor, her zamankinden biraz daha fazla derine bakmaya, detaylı analizlere yönelmeye ihtiyaç oluşuyor. Biz de bunu yapmaya ve alışverişçi içgörülerini yakalayıp sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

İyilik İçin Sanat Derneği 10. yılını sergi ile kutladı

İyilik İçin Sanat Derneği, genç sanatçıları desteklemek, onlara üretim alanları sağlamak ve çağdaş sanatın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla çıktığı yolculukta 10. yılını anlamlı bir sergiyle kutladı.

Derneğin her yıl düzenlediği ve genç sanatçıların bir yıl boyunca yürüttüğü üretim sürecini görünür kılan “Pasajda Bir Yıl” projesinin 5. Dönem sergisi, Galeri Deniz’de sanatseverlerle buluştu.

Singer MOMENTO ile harikalar yarattı

Dikiş makinesi markası Singer, tasarımı özgürleştiren ve yaratıcılığa ilham veren yeni hobi kesim makinesi MOMENTO’yu, özel bir davetle tanıttı.

Etkinlik, Ece Vahapoğlu’nun enerjik sunumuyla başlayan tanıtımda Singer Türkiye Genel Müdürü Sinem Kınran Parlak’ın ürün hakkında bilgi verdi.

Etkinlik, Ece Vahapoğlu’nun enerjik sunumuyla başladı ve sahneye davet edilen Singer Türkiye Genel Müdürü Sinem Kınran Parlak’ın konuşmasıyla devam etti.

Parlak “MOMENTO, sadece bir hobi kesim makinesi değil; aynı zamanda kişisel tasarımları gerçeğe dönüştürmeyi kolaylaştıran yaratıcı bir asistan. Hobi tutkunlarından profesyonel tasarımcılara kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap eden MOMENTO ile özgün fikirlerin hayata geçmesini destekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Modacı Tuvana Büyükçınar, Singer MOMENTO ile yaptıklarını konuklara gösterirken, ürün hakkında da bilgi verdi. Büyükçınar, “Ürün, yaratıcılığı besleyen ve fikirleri gerçeğe dönüştüren bir teknoloji sunuyor. Moda dünyasında her zaman hayalleri gerçeğe dönüştürmek için farklı yollar arıyoruz. MOMENTO, bunu çok daha kolay ve erişilebilir kılıyor. Sadece moda değil; ev tekstilinden aksesuara kadar pek çok alanda hayal gücünü pratiğe dönüştürmeyi mümkün kılıyor. Bence MOMENTO, üretmek isteyen herkesin yanında olması gereken ilham verici bir yol arkadaşı.” dedi.

Lansman kapsamında Büyükçınar, MOMENTO ile şık ve özgün bir ceket tasarladı. Ceketin tasarım süreci de özel olarak hazırlanan bir video ile izleyicilerle paylaşıldı.

MOMENTO, Cam, ahşap, vinil, kâğıt, karton, keçe ve kumaş gibi pek çok farklı yüzeye uygulama yapabilme özelliğiyle dikkat çeken MOMENTO, malzeme çeşitliliği açısından da kullanıcılarına sınırsız bir yaratıcılık alanı sunuyor.

Mina Hasman iklim değişikliğini kaleme aldı

TIME dergisinin ”TIME100 İklim” listesine giren sürdürülebilirlik uzmanı Mina Hasman’ın kaleme aldığı “RIBA İklim Rehberi” kitabının tanıtım etkinliği SALT Galata’da gerçekleşti.

İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İSMD), dünyaca ünlü mimar ve sürdürülebilirlik uzmanı Mina Hasman’ın kaleme aldığı “RIBA İklim Rehberi” kitabının lansman etkinliğini gerçekleştirdi. İngilizce aslından Neslihan Güçmen tarafından Türkçeye çevrilen ve YEM Yayın tarafından yayımlanan kitap, ENKA ve POLİMEKS’in katkılarıyla Türkiye’deki okuyucularla buluştu.

“RIBA İklim Rehberi” kitabı, iklim değişikliğiyle mücadelede yapılı çevre profesyonellerinin ve karar vericilerin günlük çalışmalarında kullanabileceği temel bilgileri sunuyor. Kitap; insani etkenler, döngüsel ekonomi, enerji ve karbon, su, ekoloji ve biyoçeşitlilik, bağlantı ve ulaşım gibi ana altı başlıktan oluşuyor.