Gülseven Yılmaz’ın Atatürk sevgisi

Gülseven Yılmaz’ın Atatürk sevgisi

Oyuncu ve iş kadını Gülseven Yılmaz, Los Angeles’ta düzenlenen “Atatürk” filminin galasına katıldı. Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle yapılan galaya Kaliforniya’da hayatlarına devam eden spor, sanat ve iş dünyasında da katılım oldu.

Demet Özdemir ‘kulüpçü’ oluyor

Oyunculuk kariyerine ara vererek Los Angeles’a taşınan Gülseven Yılmaz, iş yoğunluğu nedeniyle pek davetlere katılmadığını ama konu Atatürk olunca prensiplerini yıktığını söyledi. Sony stüdyolarında gerçekleşen galaya kırmızı kıyafetiyle katılarak göz doldurdu.

Hint temalı alışverişte buluştular

Hint temalı alışverişte buluştular

Birbirinden farklı girişimci markalara kendini tanıtma fırsatı sunan Jade&Brands, gerçekleştirdiği “Bollywood Shopping Gala”da renkli anlar yaşattı. Raffles Hotel’de gerçekleşen etkinliğe cemiyet ve magazin dünyasından çok sayıda isim de katılarak girişimcilere destek oldular.

Hint Temalı  Bollywood Shopping Gala’da modadan sanata, dekorasyondan kozmetiğe uzanan geniş
marka yelpazesi ile birbirinden değerli girişimciler bir araya geldi. Alışverişin yanı sıra Hint dans şovları, astroloji sohbetleri gibi etkinliklerle katılımcılar keyif dolu bir gün geçirdiler.

Hindistan Başkonsolosu Mijito Vinito’nun da katıldığı galada, Vinito tüm standları dolaşarak girişimcileri tebrik etti.

Kemal Başar; Türk Tiyatrosunu dünyaya taşıyor

Kemal Başar; Türk Tiyatrosunu dünyaya taşıyor

Türk tiyatrosunun sevilen isimlerinden Kemal Başar ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Sanat kariyerinin başlangıcından emekliliğine, Tiyatro Keyfi’nin kuruluş hikayesinden gelecek projelerine kadar pek çok konuyu ele aldık. İşte, Kemal Başar’ın sanatla dolu yaşamından ve Türk tiyatrosunun geleceği hakkındaki düşüncelerinden kesitler…

Röprtaj: NAZAN ORTAÇ

Devlet Tiyatroları’ndan emekli olduktan sonra Tiyatro Keyfi’ni kurdunuz. Hep hayaliniz mi kendi tiyatronuzu kurmak?

Devlet Tiyatrosu’ndan emekli olmadan 1 yıl önce kurduk Tiyatro Keyfi’ni. Tiyatro Keyfi, Frankfurt’ta yaşayan Dr. Cüneyt Arkan ile birlikte kurduğumuz Emma Gösteri Hizmetleri Ltd ya da Emma Art’ın sürükleyici markası. Çocukluk arkadaşım olan Cüneyt hekim. Onun da kendi hastanesi var. Kendi tiyatromu kurmayı hem yapımcı hem yönetmen olmayı uzun süredir düşünüyordum ben de… Bir yılbaşı için Cüneyt’in Frankfurt’taki evinde birlikteyken gelişti ve noktalandı konu. Ortak olduk. Avrupa’da yönettiğim eserler, danışmanı olduğum festivaller, üyesi olduğum tiyatro örgütlerinde edindiğim tecrübeler ve yurtdışında gördüğüm ilgiyle, Devlet Tiyatrosu’ndaki sanatçı kimliği altındaki memuriyetim de yapacağım işlerin genellikle düşük profilli yöneticilerin iznine, görüşüne tabi olması oldukça çelişiyordu zaten. Kurum yöneticilerinin baskısıyla, vereceği, vermeyeceği izinlerle, dedikodularla, aşağı çekiştirmelerle uğraşmaya hiç zamanım yoktu. Sanatın gerektirdiği bağımsızlık duygusuyla kurum içinde giriştiğim mücadelelere kendi arzumla son verdim; yaptığım, yapacağım işler zedelensin, ötelensin istemedim. Oldukça genç bir yaşta, emekliliği hak ettiğim gün veda dilekçemi veriverdim. Bir şey kaybetmedim, çok şey kazandım. Gerçek bir tiyatrocu oldum.

Cilgin Zamanlar

Çok üretken bir tiyatro topluluğu Tiyatro Keyfi… Güncel oyunlarınızdan bahseder misiniz?

Kurulduğumuz 2013 yazından beri bir repertuvar tiyatrosuyuz. Titizlikle oluşturduğum repertuvar kadar geleneksel tiyatromuzdan ve minimalizmden beslenen sahneleme üslubumuz da oldukça ilgi görüyor, mutluyum. Bu minimalist üslup eserlerimizin Londra’dan Berlin’e, Amsterdam’dan Lahey’e, Sibiu’dan Lefkoşa’ya, Gazimağusa’ya, Seul’den, Daejeon’dan Tel Aviv’e, Jaffa’ya, gelecekte de pek çok uluslararası festivale, tiyatro buluşmasına davet edilmesine neden oluyor. Yerelden beslenerek yaptığımız çağdaş tiyatro, dünyanın ilgisini çekiyor. Sanatın olmazsa olmazı özgünlük ve özgürlüktür. Biz de kendi kültürümüzden yola çıkan özgün sahnelemelerle, özgür seçimlerle, güçlü tasarımlar, yalın, sahici oyunculuklarla Türk tiyatrosunu dünyaya taşımaktan büyük keyif alıyoruz. Türkiye’de ilk kez sergilenen Sam Bobrick’in dünyaca ünlü komedisi “Çılgın Zamanlar” geçtiğimiz sezon yılın en iyi komedisi ödülünü almıştı, bu sezon da ciddi seyirci sayısıyla başladı. Ülkemizi tarihinde ilk kez olmak üzere Güney Kore’deki Daejeon Uluslararası Tiyatro Festivali’nde temsil eden, Kosta Kortidis’e ısmarladığım “Amy Winehouse” ve Aziz Nesin’in yazdığı, oyuncularının en iyi genç oyuncu ödülü aldığı “Tut Elimden Rovni” sürüyor. Yeni eserimiz Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevinde yazdığı şiirlerden Hakkı Ergök’ün oyunlaştırdığı “Yatıyorum Demirli Bir Şilep Gibi Bursa’da” prömiyer yaptı. Aleksei Arbuzov’un savaş karşıtı ünlü metni “Söz Veriyorum”un ise provalarındayız. Yine Kosta Kortidis’in yazdığı “Ted Bundy” 8. sezonuna giriyor. Savaş Başar’ın anısına yaptığımız “Öykülerden Oyunlar” ise 10. sezonunda… Çocuk oyunumuz “İnatçı Keçiler” de küçük seyircilerle buluşmak için gün sayıyor.

Hem oyuncu hem de yönetmen olarak çalışmak, nasıl bir denge gerektiriyor? Bu iki rol arasında nasıl bir geçiş yapabiliyorsunuz?

Bunlar iki rolden ziyade iki ayrı meslek. İkisinin de esasları var, bunlara hiç esneklik payı bırakmadan uyuyorum. Yönetmenken eğer sormuyorsam işime karışılmasından hoşlanmam; oyuncuyken, eğer sormuyorsa yönetmenin işine karışmam. Yönetmenken oyuncunun maksimumunu almak, oyuncuyken de yönetmenin önerdiğini yapmak için her şeyimi veririm. İlkeli ve tutkuluysanız, mesleğin gereklerini biliyorsanız ve şuurluysanız ikisi arasında geçiş yapmak oldukça kolay. Yönetenin de yönetilenin de bilmesi gereken, parlatılacak olan kişinin kendi değil, eserdir. Yönetmen de oyuncu da ekibin birer parçasıdır. Tiyatronun unsurlarıdır. Tiyatroda aslolan ekiptir. El birliği ile eser parlatılır. Öyle değilse, yapılan tiyatro değildir.

Tiyatro, dizi ve sinema gibi farklı sahne türlerinde birçok farklı karakteri canlandırdınız. Hangi sahnede olmak size daha fazla keyif veriyor?

Hepsi oyunculuk. Hepsinde yapılan meslek aynı. Hepsi çok keyifli. Ben mesleğini çok seven ve sevdiği mesleği yapabilen azınlıktan olduğunun bilincinde bir insanım. Tiyatrodan hiç kopmadım; yönetmenlikten, oyunculuktan başka bir meslek yapmayı hiç düşünmedim.

Tiyatro kariyerinizin yanı sıra müzikle de ilgilendiğinizi biliyoruz. Müzik kariyeriniz hakkında daha fazla bilgi alabilir miyiz? Hangi tarzlarda müzik yapıyorsunuz?

Gitarı elime aldığım 14-15 yaşlarımdan beri müzikle uğraşıyorum. 50’nin üstünde şarkı yaptım, ama bunları günyüzüne çıkarmam rahmetli demeye kıyamadığım dostum, Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık’ın isteğiyle oldu. İlk albümüm Kalan Müzik’ten çıktı. Onu KRL Müzik’ten çıkan iki teklim takip etti. Arkadaşlarımın çok sevdiğim bir iki şarkısı dışında kendi şarkılarımı söylüyorum kayıtlarda… Zaman buldukça verdiğim konserlerde de kendi şarkılarımın yanı sıra sevdiğim, bilinen Türkçe şarkılara kimi İngilizce şarkılar ekleniyor. Piyasada arabesk temalı, benim pek benimsemediğim havada çok şarkı var; ben diğer şarkılar sınıfında müzik yapıyorum.

Gelecekteki projeleriniz neler? Seyircileriniz sizden neler bekleyebilir?

Ben Tiyatro Keyfi’ndeki kendimden verimli bir ikinci on sene bekliyorum. Tiyatro Keyfi’nin dünya tiyatrolarıyla yapacağı ortak projeler, benim uzak ülkelerde yöneteceğim eserler, bizim yönlendirmemiz ya da yönetimimizde, başka ülke tiyatrolarıyla tasarımcı, oyuncu, dansçı, müzisyen değişimleri gerçekleşecek görünüyor. Bu konularda sürekli çalışıyoruz, projeler üretiyoruz.

Cilgin Zamanlar

KİMSEYE TAVSİYE VERMEM- BEN DE DİNLEMEZDİM ZATEN

Türk tiyatrosunun geleceği hakkında düşünceleriniz neler? Genç tiyatroculara ve sanatçılara tavsiyeleriniz neler olurdu?

Türk tiyatrosunun geleceği hakkında Kültür Bakanı düşünsün, benim hiç zamanım yok. Kimseye tavsiye veremem, zaten gençler tavsiyelerimi dinlemez, daha dündü, hayat çok kısa, ben gençken hiç tavsiye dinlemedim, bir kulağımdan girdi, öbüründen çıktı; kendim yaşadım, gördüm. Onlar da yaşayacak, görecek. Ama yolumu nasıl oluşturduğumu söyleyebilirim. Sadece kendimle yarıştım. Kimseyi kıskanmadım, ama çok kişiye gıpta ettim. Sinsi sinsi kinlenmedim, benden iyi bulduklarıma nasıl yaptıklarını sordum. Bendeki bilgiyi isteyenle hep paylaştım. Bundan keyif aldım. Tiyatroda pasta her zaman çok büyüktür. Herkesin yeri ayrıdır, çünkü sanatsa yaptığınız, o tiyatro mutlaka orijinallik ister. O zaman çekişme niye? Herkes aynı gemide değil mi? Tiyatro gemisini birlikte yüzdüreceğiz. Tüm dünya tiyatrocuları kardeştir.

“10 Soru da” İlter Avşar

“10 Soru da” İlter Avşar

Pause Dergi ile “10 Soru da”nın konuğu İlter’s Coffee’nin başarılı işletmecisi İlter Avşar oldu

1-İşletmede olmazsa olmaz kural nedir?

Kaliteden ödün vermem güler yüzümü eksik etmemek!

2-İyi işletmeciyi tarif eder misin?

İyi bir işletmecinin başarının anahtarlarından biri olan iyi iletişimdir. Çalışanlarla olan anlaşma sisteminiz, sözlü veya sözsüz de gerçekleşebilir. Çalışanlarınıza karşı kullandığınız dil, çalışma ekiplerinin motivasyonunu ve iş verimini her zaman arttırdı. Biz bir domino taşı gibi aileyiz. Ya hep var yada yokuzdur.

“10 Soru da” İlter Avşar

3-Eğlence veya yemek sektöründe şimdiki trendi nedir?

Farklı konseptler yararak farkındalık oluşturmaktadır.

4-En iyi yemek en iyi eğlence hangi ülkede?

İyi yemek iyi eğlence Türkiye’de

“10 Soru da” İlter Avşar

5- En Popüler mutfak?

Fransa, Hindistan, İtalya gibi ülkeler her zaman ilk sırada. Türk mutfağı da artık dünyada söz sahibi.

6- En popüler içki?

Şaraplar ve ilk sırda Kırmızı Şarap

7 – Trendleri kim belirliyor?

Sosyal medya diyebilirim.

8- Hayalindeki mekândan bahseder misin?

Tarihi bir mekanda kaz ve şarabın birleştiği bir konseptir.

“10 Soru da” İlter Avşar

9- Müşteriyi bir görüşte analiz edebilir misin?

Samimi olmak gerekirse Tarzından somut bir şey elde edebiliyorum. Kişilik özelliklerini analiz edebilirim ve ona göre hitap etmeyi severim.

10 –Kariyerinden bahseder misin?

Yöresel mutfağını unutulmuş lezzetlerini İstanbul’a taşıyarak kültür elçiliği yapmaktayım ayrıca kazevi restoranım var. Ardahan Eğitim Vakfı başkanlığını yürütmekteyim. Şimdi İstanbul Balat’ta tarihi bir konakta farklı bir konsepte ilter’s coffee isimli cafe işletmekteyim.

100. yıl, 100 tasarım, 100 manken

100. yıl, 100 tasarım, 100 manken

Özgür Masur, Cumhuriyetimizin 100. yılında “Ülkeme bir armağan” diyerek tanımladığı Anatolia by Özgür Masur koleksiyonunu, Tersane İstanbul’ da, 100 tasarımın, 100 mankenle sunulduğu defileyle tanıttı.

Anadolu’nun geleneksel üretim tekniklerini ve kumaşlarını güncel formlarla buluşturarak, kadınların bu mirasa kattığı değeri vurgulayan Özgür Masur, Anadolu tarihinin ötesine, medeniyetler arası 100 yıllık bir yolculuğa çıkarken, Cumhuriyetimizin bu özel yılına atıfta bulunuyor.  Masur, her bir işleme detayını toplumsal bir hikâye ile bağdaştırıyor, Anadolu kültürüne ait büyüleyici parçalara hayat veriyor. Tamamı bu topraklarda geliştirilen işleme teknikleri ile yine bu toprakların yetiştirdiği zanaatkarlarla üretilen koleksiyon, Masur’un eşsiz couture yeteneğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

 

 

 

 

Peninsula Istanbul’da sanat buluşması

Peninsula Istanbul’da sanat buluşması

The Peninsula Istanbul ve dünyaca ünlü İngiliz müzayede evi Christie’s, sanat buluşmasına ev sahipliği yaptı.

The Peninsula Istanbul Genel Müdürü Jonathan H. Crook ve Christie’s Türkiye Temsilcisi Eda Kehale Argün ev sahipliğinde, Abelia havuz alanında gerçekleşen özel sanat etkinliğine sanatseverler katılım gösterdi.

Misafirler, Contemporary Art London Post-War & Contemporary Art Direktörü Tessa Lord ve Christie’s Londra Post-War and Contemporary Art Private Sales Direktörü Beatriz Ordovas’ın, “Modern sanatta yükselen trendler” konulu sanat sohbetinin ardından, The Peninsula şefleri tarafından özenle hazırlanmış menü eşliğinde bir akşam yemeğiyle geceye devam etti.

Tema-K Bakü’yü ziyaret etti

Tema-K Bakü’yü ziyaret etti

“Türkiye Çöl Olmasın” sloganı ile kurulan TEMA Vakfı, çalışmalarına destek sağlamak üzere cemiyet hayatının ünlü hanımlarının oluşturduğu Kaynak Çalışma Grubu (TEMA-K), her yıl “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” konseptiyle bir yurtdışı seyahati düzenliyor.

Bu yıl Türkiye’de yaşanan büyük deprem felaketinin ardırdan Ekim ayına ertelenen gezi gerçekleşti.

Tarihi zenginliği, göz alıcı mimarisi, çevresindeki doğal zenginlikleri ve doyurucu mutfağıyla büyüleyici bir ülke olan Kardeş Ülke Azerbaycan gerçekleşti. TEMA-K gönüllü grubundan Esra Öztürk, Aslıhan Şentürk’ın yöneticiliğinde Bakü gezisine cemiyet hayatının ünlü hanımları büyük ilgi gösterdi.

Dünya Kadınlar Günü için organize edilen geziden elde edilen gelir TEMA Vakfı’nın doğa eğitimi programlarına aktarıldı. Dört günlük Bakü seyahatine TEMA-K gönülleri 30 kişilik grup ile İstanbul’dan Bakü’ye uçarak muhteşem bir dört gün geçirdiler.

URBAN Care 10 yaşında

URBAN Care 10 yaşında

URBAN Care, 10.yılını Selen Kozmetik CEO’su, URBAN Care Marka Kurucusu Selen Yorgun Tavit’in ev sahipliğinde Volkswagen Arena’da Mabel Matiz sahne şovuyla kutladı.

Enis Arıkan ve Çağla Şıkel’in sunuculuğunu üstlendiği gece, DJ performansıyla ve dans gösterileriyle başlayıp Mabel Matiz’in sahne şovuyla devam etti. Etkinliğe moda, güzellik ve sanat dünyasından davetliler katıldı

Kiğılı’da rahatlık ön planda

Kiğılı’da rahatlık ön planda

Kiğılı, tasarladığı yeni “2023/24 Sonbahar-Kış Koleksiyonu’nu MOMO Bebeköy’de gerçekleştirdiği etkinlikte tanıttı.

Özgüvenli rahatlık kavramından aldığı ilhamla erkek modasına yenilikçi bir yaklaşım sunmak adına rahatlığın ön planda olduğu yepyeni ve dinamik koleksiyonuyla başlattığı dönüşümünü kutlayan Kiğılı, CEO Sena Suerdem ve Pazarlama Direktörü İlkay Keleş’in ev sahipliğinde gerçekleştirdiği cemiyet hayatından renkli isimler katıldı

Kiğılı

FOREO 10. yılını bir davet ile kutladı

FOREO 10. yılını bir davet ile kutladı

Cilt teknolojisi markası FOREO, 10. yılını, en yeni ve ikonik ürünlerini keşfedildiği keyifli bir davet ile kutladı.

  1. yıl buluşması FOREO Türkiye Genel Müdürü Adnan Bećiragić ev sahipliğinde gerçekleşti. MEG Bebek’te gerçekleşen keyifli davete cemiyet hayatından renkli isimler katıldı.

Davet boyunca misafirler FOREO’nun silikon uçlu yüz temizleme ve sıkılaştırma cihazı LUNA, dünyanın ilk akıllı yüz maske bakım terapisi cihazı UFO ve Anti-Shock System’e sahip, dünyanın ilk FDA onaylı, tıbbi mikro akım cihazı BEAR gibi ikonik serilerinin keşfetti. 10. Yıl kutlamasında aynı zamanda markanın bu sene sunduğu en yeni yüksek performanslı siyah nokta vakum cihazı KIWI, IPL tüy dökme cihazı PEACH ve BEAR 2, UFO 3 ve ESPADA 2 gibi ürünler tanıtıldı.