Simge Pınar’dan yeni şarkısı “Yalnızlık Cesaret İster”

Simge Pınar’dan yeni şarkısı “Yalnızlık Cesaret İster”

Simge Pınar, yeni şarkısı “Yalnızlık Cesaret İster”i Universal Müzik Türkiye etiketiyle yayımladı. Geçtiğimiz aylarda paylaştığı “Cevap”, “Kendim Olmalıyım” ve “Ay” isimli şarkılarından sonra gelen “Yalnızlık Cesaret İster”, güçlü klavye ve gitar eşliğiyle enerjik bir rock şarkısı.

Yalnızlığa övgü niteliğindeki sözleri Simge Pınar ve Doğacan Dilcun Doğan ortaklığında yazılan şarkının bestesi Simge Pınar’a, prodüktörlük görevi ise Efe Demiral’a ait.

Mart ayında yayımlayacağı ikinci albümü “Sevgideğer”i sevenlerine duyuran başarılı sanatçının albümünden önce paylaştığı son single “Yalnızlık Cesaret İster”, tüm dijital müzik platformlarında!

Roberto Bravo, yeni marka yüzü Gökçe Bahadır oldu

Roberto Bravo, yeni marka yüzü Gökçe Bahadır oldu

Mücevher markası olan Roberto Bravo, yeni marka yüzü Gökçe Bahadır’ı Esma Sultan Yalısı’nda yapılan davet ile duyurdu.

Türkiye mücevher sektörünün uluslararası markalarından Roberto Bravo’nun yeni marka yüzü, canlandırdığı karakterlerle başarılı performanslar sergileyen ünlü oyuncu Gökçe Bahadır oldu.

Nihat Odabaşı’nın yönetmenliğini yaptığı, kadın gücünü ele alan ve kadınlara “Bravo” diyen bir konsepte sahip reklam filmi, Roberto Bravo Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar’ın ev sahipliğinde Gökçe Bahadır’ın katılımıyla Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleştirilen özel bir davette ilk defa görücüye çıktı.

Roberto Bravo Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar’ın markanın 75 yıllık hikâyesini davetlilerle paylaştığı gecede, ünlü oyuncu Gökçe Bahadır ise iş birliğine dair duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Berru Tural’dan yeni şarkı 

Berru Tural’dan yeni şarkı 

Pop müziğinin genç sesi Berru Tural’ın 6. teklisi ‘Nöbet,’ DMC etiketiyle tüm dijital platformlarda video klibiyle birlikte yerini aldı.

‘Nöbet’in sözü ve bestesi son dönemim en güçlü şarkı yazarlarından Zeki Güner’e düzenlemesi usta müzisyen Alper Atakan’a ait.

Pandemide bile çalışkanlığın yitirmeyen, üretimlerinde ‘kendimi daha özgür hissediyorum’ diyen genç yorumcu, yeni teklisi ile pop marşlarının kıyılarında Zengin müzikal çeşitliliğini cesurca sergilemekten çekinmeyen Berru Tural, kariyerinin en etkileyici çalışmasıyla dinleyicisinin karşısına çıktı.

Türkiye’deki en önemli sorun ne ?       

Türkiye’deki en önemli sorun ne ?       

 Ipsos tarafından gerçekleştirilen Anti Kriz Monitörü ile Türkiye’nin gündemini yakından takip etmek, toplumun memnuniyet ve beklentilerini anlamak, tüketim ve yatırım davranışlarını beraberinde gündeme ilişkin düşüncelerini ölçmek, Koronavirüs salgını ile ilgili farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak hedefleniyor. Anti kriz monitöründe bu son çıkan seçilmiş verilere göre; ülkemizde toplumu en çok zorlayan gider kaleminin ne olduğu, hane tüketiminde en çok hangi alışveriş kalemlerinden ve alanlarından vazgeçildiği, tüketilen ürünleri daha ucuza mal etmenin yollarını arayıp aramadığı, hangi kategorilerden vazgeçtiği, bireylerin kendi kişisel ekonomilerine yönelik beklentilerinin ne durumda olduğu, toplumun en önemli sorunun ne olduğuna dair ifade, tutum ve davranışları incelenmiştir.

BU DÖNEMDE ELEKTRİK GİDERLERİ TOPLUMU EN ÇOK ZORLAYAN GİDER KALEMİ. Bireylerin %55’i elektrik giderlerinin kendilerini çok zorladığını belirtmekte. Elektrik giderlerinin yanı sıra vatandaşları zorlayan diğer gider kalemleri giyim, doğalgaz, ev temizlik ve gıda ürünleri olarak öne çıkıyor. Ancak genel olarak bakıldığında aslında her türlü gider kaleminin bireyleri zorladığı görülüyor.

Ipsos Türkiye

TOPLUMUN ÇOĞUNLUĞU MARKET ALIŞVERİŞLERİNDE HARCAMALARINI AZALTMAYA ÇALIŞIYOR. Bireylerin %66’sı market alışverişlerinde asgari ihtiyaçlarını karşılamaya ve gerekirse bazı kategorilerden vazgeçerek harcamalarını minimumda tutmaya çalışırken %24’ü de tükettikleri ürünleri daha ucuza mal etmenin yollarını arıyor.

Ipsos Türkiye

TOPLUMUN YARISININ HANE GELİRLERİNE YÖNELİK GÖRÜŞLERİ DE ÇOK OLUMLU DEĞİL.  Bireylerin %54’ü son 12 ay içinde hane gelirlerinin azaldığını belirtirken önümüzdeki bir kaç ay içindeki kendi kişisel ekonomilerine yönelik beklentileri de olumlu değil. Önümüzdeki birkaç ay içinde kişisel ekonomilerin daha da kötü olacağını belirtenlerin de oranı %57. Geleceğe yönelik kişisel ekonomilerinin daha iyi olacağını düşünenlerin oranı ise sadece %6.

Ipsos Türkiye

TOPLUMUN ÇOĞUNLUĞU TÜRKİYE EKONOMİSİNİN MEVCUT DURUMUNUN İYİ OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR. Türkiye ekonomisinin mevcut durumunun iyi olmadığını düşünenlerin oranı %81. Ekonominin iyi olduğunu düşünenlerin oranı sadece %3.

Ipsos Türkiye

EKONOMİ TOPLUMUN EN ÖNEMLİ SORUNU

Haziran 2021 tarihinden itibaren ekonominin en önemli sorun olarak belirtilme oranı Salgının önüne geçmişti. Bugüne gelindiğinde ise artık her 10 kişiden 9’u için ekonomi en önemli problem. Salgındaki hızlı bulaş ya da vaka sayılarındaki artış bile Koronavirüs Salgının önemli bir sorun olarak görülmesine neden olmuyor. Bireylerin sadece %5’i salgının en önemli sorun olduğunu düşünüyor.

Ipsos Türkiye

 

Ipsos Türkiye

 Ipsos Türkiye CEO Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Ülkenin en önemli problemi hangisidir sorusuna çok açık ara ile ekonomi yanıtını almaya devam ediyoruz. Bu noktada yaklaşımı biraz daha netleştirebilmek için önceki hafta ilginç bir soru sormuştuk, elinizde tek bir sorunu çözme imkanı olsa salgını mı yok edersiniz yoksa ekonomiyi mi düzeltirsiniz demiştik, bu soruya da yine büyük farkla ekonomi yanıtını almıştık. Bu haftaki sonuçlara bakarak şunu söyleyebiliriz, ülkenin en önemli sorunu ekonomi hatta neredeyse diğer tüm sorunları unutturacak kadar önemli, tek sorunumuz haline gelmiş durumda. Koronavirüs salgını en önemli sorundur diyenlerin oranı %5 iken ekonomi en önemli sorundur diyenler %86. Bu yüzden bu hafta ekonomi başlığına odaklandık.

Çoğunluk, yakın gelecekte kişisel ekonomik durumunun daha kötüye gideceğini düşünüyor. Yaklaşık üçte birlik bir kesim kişisel ekonomisinin yakın gelecekte aynı kalacağı veya daha iyi olacağı düşüncesinde. Ancak ülke ekonomisi ve kişisel ekonomi sorularını bir arada değerlendirdiğimizde görüyoruz ki kendi durumuna dair daha umutlu olan bu grubun da bir kısmı ülke ekonomisinin durumundan memnun değil.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik

Araştırmamıza katılanların %54’ü son 12 ay içinde hane gelirlerinin azaldığını belirtiyor. Kişisel ekonomi sorusu ile de paralellik arz edecek şekilde bu soruda da %40 civarında bir kitle aynı dönem içinde hane gelirinin pek değişmediğini veya arttığını belirtiyor. Yine de ülkenin en önemli sorunu ekonomidir diyenlerin oranının %86 olduğunu hatırlarsak hane gelirinde kayıp yaşamayanların da önemli bir kısmının ekonomiyi bir sorun olarak gördüklerini söyleyebiliriz.

Fiyat artışlarında vatandaşı en çok etkileyen kalemin elektrik faturası olduğunu görüyoruz. Kış mevsiminin de etkisi ile giyim masrafları bir diğer kalem. Doğalgaz, su gibi diğer kaçınılmaz aylık fatura kalemleri de önemli etki yapıyor. Araştırmamıza katılan her üç kişiden ikisi market alışverişlerinde tasarruf için bazı ürün kategorilerini tüketmekten vazgeçebileceğini belirtiyor.

Ekonomi, siyasi tercihlerden bağımsız bir sorun haline dönüşmüş halde. Bunu her on kişiden sekizinin ülke ekonomisinin durumunu kötü olarak nitelendirmesinden anlıyoruz, son yayınlanan araştırmalara göre hiç bir siyasi partinin veya ittifakın %80 oy oranı yok, vatandaş oy tercihinden bağımsız olarak ekonomiden memnuniyetsiz.

Tuğba Özerk, Sahnede Organlarını Bağışladı

SAHNEDE ORGANLARINI BAĞIŞLADI!

TUĞBA ÖZERK  ORGAN NAKLİ BEKLEYEN ÇOCUKLARA UMUT VERDİ: “ HİÇ BİR ŞEY İÇİN GEÇ DEĞİL, SİZLERİN ŞAHİTLİĞİ İLE ORGANLARIMI BAĞIŞLIYORUM”

TUĞBA ÖZERK : “HAYATA BAĞIŞ, GELECEĞE UMUTLU BİR YATIRIM”

Organ nakli olmuş ve nakil bekleyen çocuklar ‘Hayata Bağış Derneği’ tarafından Capacity AVM’de  düzenlenen etkinlikte bir araya geldi. Tamamı doktor ve sağlık çalışanlarından oluşan “Ayda 1 Detox” grubunun şarkılarıyla eğlenen çocuklar, Tuğba Özerk’in sürprizi ile coşkulu anlar yaşadı.

Tuğba Özerk’in şarkılarıyla dans eden çocukların sevinci gözlerinden okundu. Uzun süre sahnede kalan Tuğba Özerk’e Hayata Bağış Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cem Kahraman  teşekkür plaketi vererek, “siz nakil bekleyen çocuklarımıza umut olmak için şehir dışındaki programınızı bırakıp buraya geldiniz. Bu duyarlı davranışınız için sizlere minnettarız” dedi.

Tuğba Özerk ise; “Hayatımız büyük bir koşuşturma içinde geçerken en insani görevlerimizi bazen ihmal edebiliyoruz. Bugüne kadar ihmal ettiğim organ bağışını şuan sizlerin huzurunda gerçekleştirmek istiyorum derken, salonda büyük bir alkış yükseldi. Nakil bekleyen çocukların aileleri tarafından sevgi çemberine alınan Tuğba Özerk, çocuklara çeşitli hediyeler vererek mutluluklarını zirveye taşıdı

Mustafa Koç Spor Ödülü; Güreşçi Yasemin Adar’ın

Sporcu, yönetici ve destekçi olarak spora büyük katkılarda bulunmuş Mustafa V. Koç adına Koç Holding ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi işbirliğiyle ikinci kez düzenlenen “Mustafa V. Koç Spor Ödülü” sahibini buldu. 2017 yılında Dünya Şampiyonu, 2016-2017-2018 yıllarında ise üst üste 3 kez Avrupa Şampiyonu olan ilk Türk kadın güreşçimiz Yasemin Adar, üniversiteler, gençlik – spor kulüpleri ve sporla ilgili pek çok kişi ve kurumdan gelen öneriler arasından, Seçici Kurul ve Jüri değerlendirmesi sonucunda “2018 Mustafa V. Koç Spor Ödülü”ne layık görüldü. Yasemin Adar, toplam 200 bin TL’lik maddi ödülün yanı sıra Koç logosunun da mimarı olan dünyaca ünlü tasarımcı Ivan Chermayeff’in tasarladığı ödülü, 10 Eylül akşamı Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen tören ile Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline N. Koç’un elinden aldı. Koç Ailesi üyeleri, iş ve spor dünyasının önde gelen isimleri ve Olimpiyat tarihinin ilk altın madalya kazanan Müslüman kadın atleti Nawal El Moutawakel’in de katıldığı törenin açılış konuşmasını Caroline N. Koç yaptı. Öte yandan gecede UEFA Şampiyonlar Ligi Marşı’nın bestecisi olan Tony Britten’ın Mustafa V. Koç Spor Ödülü için düzenlediği özel besteyi Şef Murat Cem Orhan yönetimindeki orkestra sergiledi.

Caroline N. Koç: “Spora tutkusu ve yeteneği olan gençleri desteklemeyi amaçlıyoruz.”

Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Mustafa V. Koç Spor Ödülü Jüri Başkanı Caroline N. Koç, “Bu akşam, sevgili Mustafa’yı sizlerin huzurunda bir kez daha anmak, Mustafa’yı Mustafa yapan değerleri anımsamak ve kendisinin örnek sporcuları destekleme vizyonunu hayata geçirmek üzere bir aradayız. Olimpik değerler olarak nitelenen, dostluk, mükemmellik ve saygı, Mustafa’nın sadece sporda değil, günlük hayatında da benimsediği ve yaşattığı değerlerdi. Sporun birleştirici gücüne inanır; dostluğu ve dayanışmayı geliştirmesini çok önemserdi. Sadece kazanmak için yarışmazdı! Sportmenliği ve ‘fair play’i, başarının önünde tutardı. Bu nedenle Mustafa V. Koç Spor Ödülü’nün kalıcı temasını, ‘Olimpik Değerlere Katkı’ olarak belirledik” diyerek sözlerine başladı. Caroline N. Koç şöyle devam etti: “Bugün ikinci kez takdim edeceğimiz Mustafa V. Koç Spor Ödülü ile amacımız,başarılı rol modelleri ödüllendirmek, spora tutkusu ve yeteneği olan gençleri desteklemek ve Mustafa’nın karakteriyle adeta özdeşleşmiş sportmenliği ve etik değerleri teşvik etmek. Başarılı sporcularımızın sadece sahada değil; günlük hayatlarında da bu değerleri yaşatarak topluma örnek teşkil etmelerini özellikle önemsiyorum.”

Caroline N. Koç: “Çocukların küçük yaşta spora yönlendirilmesini, sadece popüler alanlara değil sporun her dalına değer verilmesini çok önemli buluyorum.”

Spor dünyasında olimpik değerlerin gelişimi ve yayılımı adına önemli katkıları olan, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin “Kamu İlişkileri ve Spor Yoluyla Sosyal Gelişim Komisyonu”, “İletişim Komisyonu” ve “Kadın ve Spor Komisyonu” Üyesi Nawal El Moutawakel’e geceye katıldığı için teşekkür eden Caroline N. Koç, “Kendisi olimpiyatlarda altın madalya kazanan ilk Müslüman kadın atlet olmasının yanı sıra, ülkesi Fas’ta Gençlik ve Spor Bakanlığı da yapmıştır.Olimpiyat şampiyonluğu gibi pek çok başarılar sığdırdığı spor kariyerinin yanı sıra, özellikle kadınların güçlendirilmesi ve gençlerin gelişimine yönelik yürüttüğü politikalar ve pek çok projeyle de örnek bir sporcu ve politikacıdır. Pek çok alanda olduğu gibi sporda da kadınların başarılarının daha büyük sembolik etkileri oluyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerden çıkan başarı hikâyelerinin uluslararası camiada daha büyük önemi olduğuna inanıyorum. Çocuklarımızı ve gençlerimizi, böyle değerli rol modeller ile tanıştırmanın, onları motive edeceğine ve yön göstereceğine yürekten inanıyorum. Daha çok gencimizin sporu ve olimpik değerleri bir hayat tarzı olarak benimsemesi için, çocukların küçük yaşta spora aile ve eğitim kurumlarında teşvik edilmesini, sadece rekabetin değil; mükemmellik, dostluk ve saygı gibi değerlerin öğretilmesini, yalnız popüler alanlara değil sporun her dalına değer verilmesini, sporun devlet ve özel sektör tarafından desteklenmesini çok önemli buluyorum. Dilerim, bu şekilde ülkemiz, sporun her branşında uluslararası başarılar elde eder, bizler de bayrağımızın dalgalandığı her başarıdan gurur duyarız. Unutmayalım ki ülkemiz için arzuladığımız refah ve kalkınma seviyesi sadece ekonomik büyüklükle değil, kültürel zenginlikle, sanat sevgisiyle, eğitim kalitesiyle ve sportif başarılarla elde edilebilir” dedi.

Prof. Dr. Uğur Erdener: “Mükemmellik, Saygı ve Dostluk gibi değerler, sadece Olimpik ve sportif değerler değil, esasen ‘yaşam’ değerleridir.”

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi Asbaşkanı Prof. Dr. Uğur Erdener de gecede yaptığı konuşmada, şu ifadelere yer verdi: “Mükemmellik, Saygı ve Dostluk gibi değerler, sadece Olimpik ve sportif değerler değil, esasen ‘yaşam’ değerleridir. Rahmetli Mustafa Koç’un da yaşamında kendine düstur edindiği etik değerlerdir. Bu nedenle, Mustafa Vehbi Koç Spor Ödülü, sadece üstün sportif başarılar elde eden değil, başarılarını bu değerleri bizzat ‘yaşayarak’ kazanan, topluma ve özellikle çocuk ve gençlerimize, örnek olan insanlarımıza verilmektedir. Sportif yeteneğini ahlaki değerlerle taçlandıran sporcularımızın ve Olimpik değerlerin içselleştirilmesine, kadın sporcuların desteklenmesine katkı sağlayan kurumlarımızın sayısının daha da artmasını diliyorum.”

Yasemin Adar: “İnanıyorum ki bu ödül sadece beni değil, sevgili kardeşlerimi de yüreklendirecektir.”

Bu yıl Mustafa V. Koç Spor Ödülü’nü almaya hak kazanan Dünya Şampiyonu Milli Güreşçi Yasemin Adar ise konuşmasında Mustafa Koç’u saygı ve rahmetle andığını belirterek, “Güreşe ilk başladığım zamanlarda pek çok önyargıyla karşılaştım.Bu sporu yapmamam gerektiğini ya da yapamayacağımı söyleyenler oldu.Bu ödül benim için, bir kadın olarak söylenenlere kulak asmadan, pes etmeden, kendine inanarak, durmadan tutkuyla çalışarak yoluma devam edince neleri başarabileceğimin simgesi, hatırlatıcısı olacak.Ben artık mücadelemin yeni gelen genç güreşçi kadınlar için olduğunu; mindere onların önünü açmak için çıktığımı düşünüyorum. Bu nedenle inanıyorum ki bu ödül sadece beni değil, sevgili kardeşlerimi de yüreklendirecektir. Umuyorum ki mücadeleyi bırakmamanın önemi zihinlerinde yer edecek ve bu vesileyle çok daha büyük başarılara imza atacaklar. Tüm sporcularımıza buradan vermek istediğim bir mesaj var: Performans ve başarı elbette çok önemli. Ancak bir sporcunun temsil etmesi gereken değerler de aynı derecede önemli. Zira tarihe baktığınızda başarıları asıl unutulmaz kılan bu değerlerdir. Ve aynı zamanda bence mümkün kılan da” dedi.

Hedef yılsonunda yüzde 50’lik büyüme

Vanessa Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aydın; Hedef yılsonunda yüzde 50’lik büyüme

Tasarımlarıyla mobilya sektörüne yön veren Vanessa Mobilya, yılın ilk yarısını yüzde 27’lik büyümeyle kapattı
Türkiye mobilya sektörünün önemli temsilcilerinden Vanessa, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yoluna emin adımlarla ilerliyor. Yılın ilk yarısını yüzde 27’lik büyümeyle kapatan Vanessa, yılın ilk altı ayında açtığı 10 şubesiyle yurt içinde toplam 15, yurt dışında ise 10 satış noktasına ulaştı. Vanessa’nın 2020 hedeflerinden biri de yurtdışındaki mağazalaşmasını artırarak cirosunun yüzde 50’sini ihracatla gerçekleştirmek.

Türkiye mobilya sektöründe estetik ve kaliteyi bir arada sunan tasarımlara imza atan Vanessa, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda sektöründe emin adımlarla ilerliyor. Yılın ilk yarısında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 27 büyüyen Vanessa, yılı yüzde 50’lik büyümeyle kapatmayı hedefliyor.
Bursa’daki 20.000 metrekare kapalı alanda, son teknolojiyle donatılmış bir endüstri üssüne dönüşmüş fabrikasında alanında uzman çalışanlarıyla, yıllık 80 milyon TL’nin üzerinde ciro gerçekleştiriyor. Üretiminin yüzde 70’ini iç pazara yönelik oluşturan Vanessa, yüzde 30’luk kısmını da yurtdışına yönelik hazırlıyor. Vanessa Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aydın; 22 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini ve yurt dışı satışlarına ağırlık vererek 2020 yılında ihracat oranlarını en az yüzde 50’ye çıkarmak için çalıştıklarını söylüyor.