Toplumda koronavirüs endişesi azaldı

Toplumda koronavirüs endişesi azaldı

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 100. dönem verileriyle bu hafta; salgının toplum üzerindeki etkisi, iki yıldan bugüne geldiği ve yarattığı kaygı durumu, kendisinin ya da ailesinden  birilerinin salgına yakalanma konusundaki kaygı, endişe, maske mesafe konularında rahatlama ve davranışların yansımaları, toplumun artan vaka sayıları karşısında salgınla mücadele gidişatı gibi konularında ilişkin bireylerin ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelendi.

 ANCAK KORONAVİRÜSE YAKALANMA KONUSUNDA ENDİŞE DÜZEYİ CİDDİ ŞEKİLDE AZALIYOR. Her ne kadar toplumun yarısı bu virüse yakalanacağını düşünse de artık bu konudaki endişesi daha az. Ipsos’un araştırmasına göre salgının ilk ayında bireylerin %74’ü kendisinin veya ailesinden birinin korona virüse yakalanmasından çok endişeli olduğunu belirtirken, bugüne gelindiğinde çok endişeli olan bireylerin oranı %41’e kadar gerilemiş durumda.

Ipsos Türkiye

SALGINDA 2. SENEYİ GERİDE BIRAKTIĞIMIZ BU GÜNLERDE HER 4 KİŞİDEN 1’İ KORONAVİRÜSE YAKALANMAYACAĞI GÖRÜŞÜNDE. Salgının ilk başladığı dönemlerde toplumun %56’sı salgına yakalanacağını düşünürken, salgının birinci senesinde bu oran 10 puan azarak %46’ya geriledi ve bugüne gelindiğinde de toplumun yarısı bu virüse yakalanacağını düşünüyor. Yaklaşık her 4 kişiden biri ise salgının ilk gününden beri bu virüse yakalanmayacağı görüşünde.

Ipsos Türkiye

 ENDİŞE DÜZEYİNİN AZALMASINA PARALEL, TOPLUM BUGÜN SALGIN KONUSUNDA DAHA RAHAT HİSSEDİYOR. Salgında vaka sayılarında ciddi artışın yaşandığı Aralık 2020’de her 10 kişiden 7’si salgının ilk başladığı günden itibaren hep endişeli olduğunu belirtirken, bugün vaka sayıları yine yüksek olsa da bireylerin endişe düzeyi oldukça gerilemiş durumda. Bugün salgının ilk gününden beri endişeli olan bireylerin oranı yarı yarıya azalıyor ve %32 seviyesine geriliyor. Bireylerin %55’i ise salgın ilk başında daha endişeliyken bugüne gelindiğinde bu konuda daha rahat hissettiklerini belirtiyorlar.

Ipsos Türkiye

SALGININ ÜLKEMİZ ÜZERİNDE YARATTIĞI GENEL ETKİLERİ KONUSUNDA DA DAHA İYİMSER OLAN KİŞİLERİN SAYISI ARTIYOR. Salgında ilk pikin yaşandığı Aralık 2020’de toplumun %70’i koronavirüs salgınının ülkemiz üzerindeki genel etkisi konusunda daha olumsuz olacağı görüşündeyken, bugün kötümser olan kişilerin sayısı %16’ya kadar gerilemiş durumda. Her 10 kişiden 4’ü ise artı salgının etkisi konusunda daha iyimser.

Ipsos Türkiye

SALGINLA MÜCADELENİN DE İYİ GİTTİĞİNİ DÜŞÜNENLERİN SAYISI DA OLDUKÇA ARTIYOR.  2022 senesine kadar toplumun yarısından daha fazlası salgınla mücadelenin kötü gittiği görüşündeydi. Ancak bugün her 3 kişiden 1’i kötü gittiğini düşünürken. Salgınla mücadelenin iyi gittiğini düşünenlerin oranı %30’lardan %47’ye yükselmiş durumda.

Ipsos Türkiye

TOPLUMDA ENDİŞE DUYGUSUNUN AZALMASI, KİŞİLERİN KENDİLERİN DAHA RAHAT HİSSETMELERİNE PARALEL KAPALI YERLERDE BULUNMA KONUSUNDAKİ CİDDİ RSİK ALGISI DA AZALIYOR. Tabii ki salgının devam ediyor olması alışveriş merkezi, kafe / restoran gibi yerlerde yemek yeme gibi kapalı alanlarda bulunmanın riskli olduğunu düşünen kesimin oranı hala yüksek. Ancak özellikle ciddi riskli olduğunu düşünen bireylerin sayısındaki düşüş dikkat çekici. Salgının başlarında kalabalık ortamlarda bulunmanın çok riskli olduğunu düşünenlerin oranı %84’ken bugün %53 seviyesine gerilemiş durumda. Kafe / restoran gibi yerlerde yemek yemenin çok riskli olduğunun düşünenlerin de oranı yarı yarıya azalıyor.

Ipsos Türkiye

MANŞET: MASKE MESAFE KONUSUNA DA ARTIK TOPLUM DAHA AZ DİKKAT EDİYOR.  Bireylerin %82’si bugün toplumdaki diğer bireylerin sosyal mesafeye uymadığı görüşünde. İlk günlerde de bu görüşte olanların oranı çok ta düşük değildi (%67). Ancak maske konusunda herkesin daha dikkatli olduğu görüşü hakim. Salgının ilk senesinde diğer kişilerin maske takmadığını ya da nadiren taktığını düşünenlerin oranı %20 seviyesindeyken, bugün bu oran %67.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Geçen hafta büyük rahatlamadan bahsetmiştik. Bu tespite dair işaretler gelmeye devam ediyor. Salgına yakalanmam diye düşünenlerin oranı artıyor, bu ifadeye katılmayanların oranında %10 düşüş var. Kendisinin veya ailesinden birinin hastalığa yakalanmasından “çok endişeli” olanların oranında neredeyse yarı yarıya gerileme var.  Salgınla mücadelenin iyi gittiğini düşünenlerin oranı uzun zaman sonra böyle düşünmeyenlerden daha yüksek. Mücadele kötü gidiyor diyenlerin oranı geçen yıl Kasım ayında %54 iken şimdi %36’ya geriledi. Sosyalleşme konusunda da giderek rahatlayan bir toplum var. Kalabalık ortamlarda bulunmak 1 yıl önce toplumun %80’i için “ciddi risk” anlamına geliyordu, bu oran Kasım 2021’de %62’ye, geçtiğimiz hafta ise %53’e geriledi. Her üç vatandaştan biri için alışveriş merkezine gitmek ya da bir kafede-restaurantta yemek yemek hala ciddi bir risk anlamına geliyor, ancak bu oran geçen sene %70, Kasım 2021’de ise neredeyse %50 idi.

Sidar Gedik

Sosyal mesafeye dikkat ve maske kullanım hassasiyetinde de gevşeme söz konusu. 1 yıl önce çevredekilerin %3’ünün hiç maske takmadığı yönünde bir gözlem vardı, şimdi bu oran %11’e çıkmış durumda. Havaların ısınması ile özellikle de yaza doğru salgın psikolojisinden daha da fazla çıkacakmışız gibi görünüyor. Umarım virüs bize kötü sürprizler yapmaz da bahar ve yaz ayları salgın öncesinin coşkusu ile yaşanır.

Kadın cinayetlerine dikkat çekti

Kadın cinayetlerine dikkat çekti

Kadına yönelik artan şiddete dikkat çekmek için şarkı besteleyen söz yazarı Rüya Serin, ilk klibini çekti. Sanatçı son yıllarda artan kadın cinayetlerine tepki olarak bestelediği “Eksiklik Faslı” isimli şarkısı ve çarpıcı klibiyle hem sosyal farkındalık yaratmayı amaçlıyor hem de şiddet mağduru ve öldürülen tüm kadınların acısını paylaşıyor.

Söz yazarı Rüya Serin, seslendirdiği ilk şarkısı “Eksiklik Faslı” ve çektiği klip ile kadın ve çocuk cinayeti kurbanlarını anıyor. Serin, şarkısında ölüm, yalnızlık ve çaresizliğin yanında umudu da anlatıyor. Türkiye’de 2021 yılında 280 kadın öldürüldü, 217 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. 2022 yılında da kadına yönelik şiddetin devam ettiğine dikkat çeken Rüya Serin, “Büyük umutlarla girdiğimiz 2022’nin daha ilk 2 ayında 49 kadın cinayeti daha işlendi. Bir yandan her gün yeni bir acıyla sarsılıyoruz öte yandan toplumun kadın cinayetleri konusunda duyarlılığa sahip olduğunu büyük bir umutla izliyoruz. Ama kadın cinayetlerini durdurmaya hiçbirimizin gücü yetmiyor” dedi.

Eksiklik faslı’yla Türkiye’yi sarsan kadın ölümleri yeniden gündemde

Aslında elektronik ve haberleşme mühendisi olan ama uzun süredir söz yazarlığı yapan Rüya Serin, ilk şarkısıyla kadın cinayetlerini gündemde tutmak ve toplumsal uyanış için çalıştığını söylüyor. “Eksiklik Faslı” adlı şarkısında şiddete uğrayan ve öldürülen kadınların acılarının yanında “Melekler Ölmez” diyerek umudu anlatan Serin, şöyle açıklıyor: “Klibi unutmamak ve unutturmamak için oldukça çarpıcı görüntülerle hazırladık. Gelinlik giyen ve kaçan bir kadın figürü var, burada saflık ve masumiyet yer alıyor. Bir yerden atılmış gibi yerde yatan kadının gözlerinin açılması ve olaylardan kaçmasıyla bazı acı cinayetleri gösterdik. Yerde yatan kadınla Şule Çet’i, bıçaklı bir adam gölgesinde Emine Bulut’u, yanan varil ateşinde Pınar Gültekin’i, çöp konteynırı ve bavul ile Münevver Karabulut’u, servis aracı ile de Özgecan Aslan’ı anmak istedik.”

Rüya Serin, bu vahşi cinayetlere tepki olarak klibinin sonunda beyaz gelinlikli kadının eski bir kitap bularak meleğe dönüştüğünü, bulduğu kitapta öldürülen çocuk ve kadınların isimlerine ulaştığını da belirtiyor. Toplumsal gündem olan isimlerin yanında “İsmi Bilinmiyor” yazıları da görülüyor. Klipte ekranlar kararırken “Melekler Ölmez” yazısı dikkat çekiyor.

Söz ve müziği Rüya Serin’e aranjesi Sezgin Gezgin’e ait olan şarkının sözleri ise şöyle:

Eksiklik Faslı

Açacaktı çiçeklerin

Umut doluydu o mahsun gözlerin

Soldu güzelliğin

Sahipsiz kaldı en anlamlı sözlerin

Yenildin kaldın kuytuda

Üzerine toprak attılar uykunda

Denedin, durdun defalarca

Hep bir yanın eksiklik faslında

Dayanamadı yüreğin

Pamuk gibiydi o yalnız ellerin

Doldu gözlerin

Kimsesiz kaldı en anlamlı özlemin

Yüreğin dağıldı paramparça

Yandı canın sustun hayırsıza

Hayaller kurdun mutluluğa

Hep bir yanın eksiklik faslında

Lvbel C5 yeni albümü  “C5MODE”

Lvbel C5 yeni albümü  “C5MODE”

Drill müziğin iddialı ismi Lvbel C5, ilk albümü “C5MODE”u Universal Müzik Türkiye etiketiyle yayımladı. Albüm, güçlü altyapısı ve vurucu sözleriyle dikkat çeken sekiz şarkıdan oluşuyor.

Geçtiğimiz yıl yayımladığı hit şarkıları “ralli” ve “10 NUMARA” ile listelerde önemli başarılar yakalayan genç sanatçının ilk albümü “C5MODE”, sanatçının kendinden beklendiği gibi son derece iddialı bir iş olarak dinleyiciyle buluşuyor.

Kendine özgü tarzıyla isminden sıkça söz ettiren Lvbel C5’in ilk albümünün çıkış parçası “Gelmezsen Gelme”, Cenan Çelik yönetmenliğinde çekilen video klibiyle yayında!

Toplumun % 67’si maske takmak istiyor

Toplumun % 67’si maske takmak istiyor

Ipsos tarafından gerçekleştirilen Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması 99. dönem verileriyle bu hafta; toplumun artan vaka sayıları karşısında kapalı alanlarda bile her ne olursa olsun maske kullanımı, PCR zorunluluğu sonrasında bireylerin en fazla tedirgin olduğu ortam neresi, bireylerde endişe duygusu, Omicron varyantının önceki varyantlarla kıyaslandığındaki algı ve salgınla ilgili zor günlerin geride kaldığı gibi konulara  ilişkin bireylerin ifade, tutum ve davranışlar​​ı incelendi.  

BİREYLERİN % 67’Sİ KAPALI ALANLARDA NE OLURSA OLSUN MASKE TAKMAYA DEVAM EDECEĞİNİ İFADE EDİYOR.  

Açık alanlarda maske takılması zorunluluğunun kaldırılması kararını her 10 kişiden 6’sı doğru olarak değerlendirirken, kapalı alanlarda sosyal mesafenin ya da havalandırmanın yeterli olduğu durumlarda maske zorunluluğunun kaldırılması toplumun yarısından fazlası tarafından yanlış bir karar olarak değerlendiriliyor.

Ipsos Türkiye

 Ve bireylerin %67’si zaten kapalı yerlerde hali hazırda maske taktıklarını ve takmaya devam edeceklerini söylüyor. Ancak zaten maske takmayan ya da artık takmayacağını söyleyenlerin de oranı az değil. Her 4 kişiden 1’i bu gibi yerlerde maske takmayacağını belirtiyor.  Gerek kapalı alanlara girişte gerekse de otobüs, uçak gibi seyahatlerde HES kodu istenmeyecek olmasını toplumun sadece 1/3’ü doğru bir karar olduğunu düşünüyor.

UÇAKLA SEYAHATLERDE PCR TESTİ İSTENMEYECEK OLMASI İSE BREYLERİN EN FAZLA TEGDİRGİN OLDUKLARI KONU… BU KARARIN DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNENLERİN ORANI SADECE %27. 

Ipsos Türkiye

BİREYLERİN ENDİŞE DUYGUSU DA AZALIYOR Toplumun hala %72’si kendisinin ve ailesinden birinin koronavirüse yakalanmasından endişe duysa da bu oran bir ay öncesinde endişeli olduğunu belirtenlerin oranı %82’idi. Bir ay içinde endişe duygusunda 10 puanlık bir azalış olduğu görülüyor. Endişeli olmadığını söyleyenlerin oranı ise %13’ten %21’e yükselmiş durumda.

Ipsos Türkiye

 BU VİRÜSE YAKALANSALAR BİLE KOLAY ATLATILACAĞI İNANIŞI DA ARTIYOR… Her ne kadar hala her 10 kişiden 3’ü bu virüse yakalansalar bile zor atlatacağını düşünse de kolay atlatacağını düşünenlerin sayısındaki artış oldukça dikkat çekici. Bir ay önce bu virüse yakalandığında kolay atlatacağını düşünenlerin oranı %43 seviyesindeyken bugüne gelindiğinde artık bireylerin %54’ü kolay atlatacağı inancında…

Ipsos Türkiye

OMICRON VARYANTI DİĞER VARYANTLKARA GÖRE DAHA AZ TEHLİKELİ BULUNUYOR. 1 ay önce toplumun yarısı Omicron varyantının önceki varyantlar kadar tehlikeli olduğunu düşünürken bugün bu varyantın oluşturduğu tehlike algısı oldukça gerilemiş durumda. Bugün bu varyantın da tehlikeli olduğu görüşünde olanların oranı %33. Ve tehlikeli olmadığını düşünenlerin oranı da %49’a yükseliyor.Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye

 

TOPLUMUN YARISI ZOR GÜNLERİ GERİDE BIRAKTIĞIMIZ GÖRÜŞÜNDE. Omicron varyantının daha az tehlikeli bulunmasına paralel bugüne gelindiğinde zor günlerin geride kaldığını düşünenlerin oranı %54. Bu oran tam bir ay önce %35’di.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Salgının başından hep tartışmalı süreçlere tanık olduk. Hatırlayalım, Dünya Sağlık Örgütü salgının ilk günlerinde maske takılmamalı demişti, sonra tam tersini tavsiye etti. Aşı geliştirme süreci ayrı tartışmalara yol açtı, geliştirilen aşıların üretim yöntemleri bambaşka görüş ayrılıkları yarattı. Aşıya destek, aşıdan emin olmama ve aşı karşıtı olma cepheleri hala tartışmaya devam ediyor. Kısıtlamaların olması veya olmaması, içerikleri sürekli gündem yarattı. Salgına yönelik ekonomik destek paketleri üzerine de uzun tartışmalar yaşandı. Geçtiğimiz bir iki ay içinde ise artık salgının sonu göründü mü yoksa hala gidecek yolumuz mu var soruları gündemde.

Sidar Gedik

2020’de henüz aşı yokken binler seviyesindeki vaka sayıları paketli gıdaları sabun ile yıkamamıza yol açıyordu, 2021 sonuna doğru ise yüzbinler ile ifade edilen vaka sayıları bile -aşıların da yarattığı rahatlık ile- pek de panik yaratmadı. Bu rahatlama hali giderek güçleniyor. Sadece 1 ay içinde bile büyük rahatlama gözlemliyoruz. Omicron’un eski varyantlar kadar tehlikeli olduğunu düşünenlerin oranı 1 ay önce neredeyse %50 iken şimdi üçte bire düşmüş durumda. Artık vatandaşların yarısından fazlası hastalığa yakalansa bile kolay atlatacağına inanıyor. Kendisinin veya ailesinden birinin hastalığa yakalanmasından endişeli olanların oranında son bir ay içinde %10’luk bir gerileme oldu.

Kısıtlamaların gevşemesi rahatlamayı hızlandırdı. Salgında zor günleri geride bıraktığımızı düşünenlerin oranı Şubat ayı başında %35 idi, bu oran Şubat sonunda kadar yaklaşık olarak bu seviyelerde seyretti. 7 Mart itibarı ile ise %54’e kadar yükseldi. Artık toplumun yarısından fazlası önümüzdeki sürecin daha kolay bir süreç olacağı düşüncesinde. 1 ay önce salgının bu sene sonuna kadar biteceğine inananların oranı %27 idi, geçen hafta bu oran %41’e yükseldi. İlk defa bu soruya yanıt olarak 2022 sonrasını işaret edenler azınlığa düşmüş durumda.

Belirttiğim gibi, kısıtlamaların gevşemesi ile daha hızlı bir rahatlama yaşıyoruz. Toplumun bu rahatlamaya maddi-manevi ihtiyacı olduğu bir gerçek. Vatandaşlar açık havada maske zorunluluğunun kaldırılmasına önemli ölçüde destek veriyor, on kişiden altısı bu karara katılıyor. Ancak iş kapalı alanlarda maske kullanımına, toplu taşımada-alış veriş merkezlerinde HES kodu uygulamasının kaldırılmasına, uçak yolculuklarında PCR negatif test sonucu gerekliliğine gelince tablo tersine dönüyor. Vatandaşların yarıdan fazlası bu konulardaki gevşeme kararlarını desteklemiyor.

Kapalı alanlarda maske kullanımı konusunda vatandaşlar arasındaki görüş ayrılıkları yaşanıyor. Her üç kişiden ikisi kapalı alanlarda maske kullanmaya devam edeceğini belirtirken, bu konuda fikri olmayan küçük bir kitle hariç geri kalanlar kapalı alanlarda da maske takmayacaklarını belirtiyor. Geçen gün süpermarkette iki kişi arasında maske kullanımı konusunda küçük bir atışmaya tanık oldum, her iki kişi de kendinden çok emindi ancak kapalı ortamda maske kullanımı ile ilgili prensipler oldukça muğlak ve tanık olduğum türden durumlar sık sık yaşanacak gibi görünüyor.

Burak Orhan yeni şarkı “Neyin Var?”

Burak Orhan yeni şarkı “Neyin Var?”

Burak Orhan, “Bi Şeyler” ve “Kelepçe” adını verdiği şarkılarının ardından sözü Melda Gürbey, Müziği Melda Gürbey ve Nurettin Çolak düzenlemesi de Nurettin Çokal imzalı yeni şarkısı “Neyin Var?” ile müzik severlerle buluşuyor.

Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü okurken, oyunculuk yapmaya ve şan dersleri almaya başlayan sonrasında Los Angeles’ta oyunculuk eğitimleri alan Burak Orhan, Kadir Has Üniversitesi’nde Sinema ve Televizyon yüksek lisansı yaptı.

Eğitim hayatının ardından şan ve dans derslerine devam eden Burak Orhan mezun olduktan sonra müzik çalışmalarına ağırlık vererek çıkardığı “Bi Şeyler” ve “Kelepçe” adını verdiği şarkılarını yayınlayarak profesyonel müzik hayatına atılmış yeni şarkısı “Neyin Var?” ile müzik eleştirmenleri tarafından tam not alarak kariyerinde sağlam adımlar attığını müzik severlere göstermiş oldu.

Yılmaz Erdoğan Kıbrıs’a gidiyor

Yılmaz Erdoğan Kıbrıs’a gidiyor

Concorde Luxury Resort, 9 Nisan akşamı Yılmaz Erdoğan’ın stand up gösterisi ‘Münaşaka’ya ev sahipliği yapacak.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bafra’da hizmet veren, tatil ve eğlenceyi bir arada arayanların adresi Concorde Luxury Resort, sanat dünyasının sevilen isimlerini ağırlamaya devam ediyor.

Ünlü sanatçı Yılmaz Erdoğan, sabırsızlıkla beklenen, yeni anektodlarla zenginleşen ve her anı kahkahalarla izlenen tek kişilik gösterisi ‘Münaşaka’ ile 9 Nisan akşamı Concorde Gösteri Merkezi’nde hayranlarıyla bir araya gelecek.

Ayça Özefe yürekleri ısıtan şarkı “yine de sen”

Ayça Özefe yürekleri ısıtan şarkı “yine de sen”

Ayça Özefe, yeni şarkısı “yine de sen” ile dinleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Sony Music Turkey yayınlanan; sözü ve bestesi Ayça Özefe’ye, düzenlemesi ise Toprak Özcan’a ait şarkı için Ayça Özefe, “Müzik sayesinde kötü duyguların tutsaklığından kurtulmaya çalıştım. Kendimi en iyi anlatma yolum olan sözlerle müziği harmanlayarak, gerçek duygular ve hayallerle süslediğim anılarla oluşturdum ‘yine de sen’i” diyor.

“yine de sen” şarkısında dinleyiciye, kendini kötü hissettiği anlarda sığınacağı bir liman sunan sanatçı, sevginin kapsadığı güzellikleri de hatırlatıyor. Zaten bu yüzden “Sevmek, aşkın ötesinde, bitmesi çok zor olan bir kavram benim gözümde. Ankara ayazının bedenimi titrettiği anlarda, yüreğimin ısındığı zamanları düşünerek yazdığım bu şarkının, dinleyen kişinin, bir kişiye veya bir varlığa sevme duygusuyla bağlı ise, hayatın kısalığını ve sevginin değerini anlamasını istiyorum” diyor.

11 Mart’ta tüm dijital platformlarda dinleyiciyle buluşacak şarkının Özkan Özdemir yönetmenliğinde çekilen ve sanatçının youtube kanalından yayınlanacak klibinde de her şeye rağmen çabalayan kızgın ve üzgün bir insanı izleyeceğiz. Tüm bunlara rağmen de sevgisinin arkasında duran ve pes etmeyen… Ayça Özefe ekliyor: “Günümüzde her şeyin basitleştirilmesi ve güzel olan şeyin çabuk tüketilip ömrünün kısalmasından bıkan bir kadın bunu değiştirmeye çalışıyor. Benim için bu zamana kadar en duygusal ve kalbime dokunan şarkı ve şarkının ruhunu çok iyi aktardığımız bir klip oldu.”

Özgürlük mü? Para mı? Aşk mı?

Özgürlük mü? Para mı? Aşk mı?

Hayatımızda köklü değişiklere sebep olan pandemi boyunca, kadınlar pek çok konuda alışkanlıklarını değiştirdi. Her şeyin çok daha hızlı bir şekilde dijitalleşmesi flört hayatını da etkiledi ve kadınlar çevrimiçi flörte geçmişe göre çok daha fazla ilgi gösterir hale geldi. Öyle ki son dönemde sosysl medyadadan ilk beğeni gönderen veya bir sohbet başlatanlar genelde kadın kullanıcılar oldu.

İlk adımı kim atar?

Genelde konuşmayı başlatanın erkekler olduğu düşünülür fakat özellikle yeni yılın başlangıcı olan Ocak ayında durum hiç de öyle değil. Pandeminin de etkisiyle kadınlar her geçen gün arkadaşlık uygulamalarında daha aktifler. Aplikasyonun kadın kullanıcıları 2022 Ocak ayında geçen yıla oranla yüzde 10 daha fazla beğeni göndermiş ve konuşma başlatmış. Hatta bu yıl 2021 yılındaki tüm diğer aylardan daha fazla. Bakalım önümüzdeki yıllarda, ‘ilk adımı atan’ madalyasını kim taşıyacak?

Kadınlar daha aktivist

Evet her geçen gün ilk adımı atan kadınların sayısı artıyor. Sesini duyurmak için yükseltenlerin de öyle. Aplikasyonun sorularını cevaplayan kadınlar kendilerini çoğu ülkede erkeklerden daha aktivist olarak tanımlıyorlar. Mesela Türkiye ve ABD’de kadınların yüzde 41’i aktivist olduğunu söylerken erkeklerde bu oran ABD’de yüzde 26, Türkiye’de yüzde 36. Kendini en fazla aktivist olarak tanımlayan kadınlar da Fransa’dan.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kadın hakları konusu flörtün de içinde

Cinsiyet eşitliği ve özgürlük tartışmaları sadece medyanın gündemiyle sınırlı değil. Arkadaşlık uygulamalarında da kadın hakları ve feminizm oldukça yaygın. Geçtiğimiz üç yıla oranla kullanıcılar, Aplikasyon profillerinde feminizmden yüzde 83 daha fazla bahsetmiş. Kullanıcıların yüzde 84’ü kadın erkek arasındaki kazanç farkının kapanması gerektiğini düşünüyor. Türkiye’nin yüzde 85’i bu konuda hemfikirken, buna en az katılan ülke yüzde 43 oranla Endonezya.

Paranın değil, özgürlüğün peşinde…

Kadınların her geçen gün daha fazla işgücüne katılmasıyla birlikte finansa verdikleri önem de artıyor. ‘Kendi bütçenizin kaydını tutuyor musunuz?’ sorusuna Türkiye, Hindistan ve ABD’de kadınların yüzde 51’i ‘Evet’ diyor. Kayıt konusunu en az önemseyen kadınlarsa yüzde 34’le Almanya’dan. Fakat tüm ülkeler için özgürlük paradan çok daha önemli. Almanya’daki kadınların yüzde 84’ü, Türkiye’deki kadınların yüzde 72’si, ABD’deki kadınların da yüzde 63’ü özgürlüğün paradan daha önemli olduğunu söylüyor.

 Partnerinizin ne kadar kazandığı önemli mi?

Bazıları paranın sevgiyi satın alabileceğini düşünüyor olabilir. Kadınlar için durum hiç de öyle değil. Dünyanın her yerinden aplikasyon  kullanıcıları, ‘Biriyle eşleşirken zengin olması önemli mi?’ sorusuna Almanya ve Fransa’da yüzde 60 oranıyla ‘Hiç önemli değil’ yanıtını veriyorlar. Türkiye’deki kadınların da yüzde 36’sı paranın eşleşmede hiç önemi olmadığını düşünüyor. Çok önemli olduğunu düşünen kadınların oranıysa sadece yüzde 8. Parayı partner seçiminde en çok önemseyen ülkeyse yüzde 36’yla Endonezya.

Aşk mı yoksa kariyer mi?

Bir tarafta iş dünyasının basamaklarını tırmanmak diğer tarafta yeni bir aşka yelken açmak… Dünya bu konuda kararsız. Ülkeye göre değişiyor. Mesela Fransa’da neredeyse eşit. İsrail’deki kadınlarsa biraz daha romantik. Yüzde 73 oranla bir ilişki bulmanın daha önemli olduğunu düşünüyorlar. Ülkemizdeki kadınların yüzde 60’ı kariyerin daha önemli olduğunu düşünürken kariyer konusuna en çok önem veren kadınlarsa yüzde 68’le Hindistan’dan. Her ne kadar kariyer daha önemli gibi görünse de özellikle pandemiden sonra ‘Gerçek aşkı bulmak daha önemli’ diyen kadınların oranı yüzde 55 artmış. Anlaşılan zor zamanlarda aşk kariyere galip geliyor. Sizce hangisi daha önemli?

OkCupid

Doğukan Manço Çıldır Gölü’nde drift yaptı

Doğukan Manço Çıldır Gölü’nde drift yaptı

Uzun zamandır Youtube kanalında otomobiller ile ilgili çektiği videolarını paylaşan ve oldukça ilgi gören Doğukan Manço, buzlarla kaplı Çıldır Gölü’nde drift yaptı.

Ünlü prodüktör ve drift pilotu Manço, TotalEnergies Turkey Pazarlama’nın performansı tutkuya dönüştüren ikonik ELF markasının iletişimi kapsamında işbirliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşmanın heyecan verici ilk projesi “Soğuk Kapışma”da Doğukan Manço ve drift pilotu Ahmet Parlatan Ardahan-Kars arasında yer alan Çıldır Gölü’nde drift gösterisi gerçekleştirdi. Nefes kesen drift performansı adrenalin dolu anlara sahne oldu. Gölün çatlakları arasında adeta show yapan pilotlar eşsiz görüntülere imza attılar.

Konuya Fransız’dan yeni şarkı “Yanar Bu Mahalle”

Konuya Fransız’dan yeni şarkı “Yanar Bu Mahalle”

Alternatif sahnenin başarılı gruplarından Konuya Fransız, yeni şarkıları “Yanar Bu Mahalle”yi Universal Müzik Türkiye etiketiyle yayımladı.

Gitar solosu ve synth eşlikli müziğiyle dikkat çeken “Yanar Bu Mahalle”, günümüz alternatif rock tınısının güzel bir örneğini dinleyiciye sunuyor.

Etkileyici sözleri ve müziğiyle müzikseverlerde büyük bir etki bırakacak “Yanar Bu Mahalle”, video klibiyle birlikte yayında!