Gül Baba prömiyeri AKM’de gerçekleşti

Gül Baba prömiyeri AKM’de gerçekleşti

Bektaşi Dervişi ve Galatasaray’ın Manevi Kurucusu Gül Baba; Gül Baba Türbesi Mirasını Koruma Vakfı’nın değerli çalışmalarıyla, Beyoğlu Kültür Yolu kapsamına alınarak Atatürk Kültür Merkezi’nde anıldı.

Azeri müzisyen İlyas Mirzayev tarafından bestelenen Gül Baba Senfonik Şiiri, Gül Baba’nın vefatının 481. Yılında İstanbul Prömiyerini gerçekleştirdi. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası tarafından seslendirilen, Orkestra Şefi Naci Özgüç tarafından yönetilen performansın sonunda Gül Baba Türbesi Mirasını Koruma Vakfı Başkanı Adnan Polat ve Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis katkılarından dolayı besteci Mirzayev’e, İstanbul senfonu Orkestrası’na ve ve orkestra şefi Özgüç’e özel bir ödül ile teşekkürlerini iletti.

Asya’nın “Bizim Hikayemiz” teklisi yayında

Asya’nın “Bizim Hikayemiz” teklisi yayında

Pop müziğinin unutulmaz sesi Asya’nın, söz ve müziği kendisine ait ‘’Bizim Hikayemiz’’ şarkısından oluşan teklisi, müzikseverlerle buluştu.  Tüm platformlarda yerini alan şarkının klibini ise Safa Gülsoy çekti.

Gürsel Çelik’in aranjörlüğünü üstlendiği şarkı için Asya, “Pandemi herkesin, her alanda ürettiği bir dönem oldu. Acı kayıplar yaşadık ama üreterek hayata tutunduk. Bizim Hikayemiz şarkısı da benim için her açıdan özel bir şarkı oldu” dedi.

Yorumculuğunun yanı sıra bestecilikte de yeteneğini ortaya koyan Asya,  ‘’Bizim Hikayemiz’’ ile yazın enerjik ruhunu müzikseverlerle buluşturacak.

 

Imany büyüledi

Imany büyüledi

Soul müziğin Fransız divası Imany dinleyicileri Zorlu PSM’de buluşu,

Derin sesi, ruhu, folk ve blues esintili besteleriyle Fransız soul divası Imany, Zorlu PSM ve Piu Entertainment iş birliğiyle yeni cover albümü Voodoo Cello’nun ilk İstanbul konserindemüzikseverlerle buluştu.

Biletleri günler öncesinde tükenen konserde Imany müzik ziyafetinin yanında tiyatral ögelerin yer aldığı, heyecan verici bir görsel şovla misafirlerine klasik bir konserin ötesine geçen unutulmayacak bir deneyim yaşattı.

Ebru Gündeş’in mutluluk pozları

Ebru Gündeş’in mutluluk pozları
Ebru Gündeş İranlı eşi Reza Zarrab’la Türkiye’nin gündemine oturan bir boşanma süreciyle ayrılmasının ardından gönlünü bu kez de Iraklı ve kendisinden 20 yaş genç olan Rassan Khoshnaw’a kaptırmıstı.Mutluluk polozlarini sosyal.medyadan yayınladı.

İyilik için buluştular

İyilik için buluştular

Jade & Brands’in TOÇEV Vakfı yararına  Raffles Hotel İstanbul’da düzenlediği, Hawaiian Tropical konseptli All Exclusive Fashion Marketing & Shopping Gala’sı gerçekleşti.

 

 

Yeşim Yılmaz, Aslı Özdemir ve Tuğba Tosyalı ev sahipliğinde; Aston Martin ana sponsorluğunda, Leone di Fiume’nin  katkılarıyla gerçekleşen etkinliğe ünlü isimler akın etti.

Canan Kuzu’nun yeni koleksiyonunun ilk kez görücüye çıktığı bu davette, koleksiyona ilgi oldukça yoğundu.

Işıl Oturuşoğlu moderatörlüğünde; Fatoş Sarıgül, Serdar Oal ve Cansen Yeni Kut mücevher, güzellik ve saat trendlerine yön veren, modaya dair söyleşilerle eşlik ettiler.

Sanat ve modanın bir araya geldiği davette mücevherden kozmetiğe, ev dekorasyonundan giyime kadar birbirinden farklı birçok sektörün aynı çatıda buluştuğu davette pek çok sanatçı da eserlerini misafirler ile buluşturdu.

Doğumgünü pastası lolipop şekerinden

Doğumgünü pastası lolipop şekerinden

Popun yıldızı Gülşen, sahnede yeni yaşını kutladı. Sürprizlerle dolu geceye yepyeni hiti ‘Lolipop’ ile başlayan Gülşen, şarkı sonunda Cahide Palazzo tarafından kendisi için özel olarak hazırlanan lolipoplarla donatılmış pastanın mumlarını üfleyerek yeni yaşını sahnede kutladı.

Gülşen, yaz sezonu boyunca Cahide Alaçatı’da sahne almaya devam edecek.

Haremlique Istanbul’dan yeni mağaza

Haremlique Istanbul’dan yeni mağaza

Caroline Koç ve Banu Yentür’ün sahibi olduğu Haremlique Istanbul, İzmir’deki yeni mağazasının kapılarını açtı.

Kapılarını 2022 yılının başında açan mağazada Haremlique Istanbul’un yatak, banyo ve masa tekstili ürünleri ile ev aksesuarları yer alıyor. Yeni lokasyonda Haremlique à la mer’in plaj giyim koleksiyonunun yanı sıra Selamlique Istanbul ürünleri de satışa sunuluyor.

Alışveriş merkezinin meydan katında yer alan mağazanın şık bir kafesi de bulunuyor.

Beymen Galataport kapılarını açtı 

Beymen Galataport kapılarını açtı 

Beymen Galataport’tak yeni mağazasını verdiği bir davet ile açtı.

Beymen Group Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Özen ve Beymen Group CEO’su Elif Çapçı ev sahipliğindeki davete iş, cemiyet ve moda dünyasından bir çok isim katıldı.

 

 

60 Milyon TL’yi aşan yatırımla hayata geçen ve  ödüllü İngiliz mimari ofisi Universal Design Studio tarafından projelendirilen Beymen Galataport, Doğu ve Batı sentezini odağına alan mimari konseptiyle fark yaratıyor. Dört kata yayılan 3 bin metrekarelik alanda dünya markalarının en yeni koleksiyonlarını modaseverlere buluşturan mağaza, ayrıcalıklı marka-ürün seçkisinin yanı sıra yenilikçi kimliğiyle Beymen’in bütünsel lüks anlayışı çıtasını çok daha yukarıya taşıyarak, lüks alışverişin ötesinde bir yaşam deneyimi yaşatıyor.

Süper lüks malikane satışa çıktı

Süper lüks malikane satışa çıktı

Akkök Holding ortaklarından rahmetli iş insanı Ali Raif Dinçkök uzun süre yaşadığı süper lüks malikane satışa çıktı.

Halk arasında Akmerkez’in sahibi olarak tanınan ve Akkök Holding Yönetim Kurulu Başkanı görevini sürdürürken 2018 yılında hayatını kaybeden Ali Raif Dinçkök’ün çok bilinmeyen malikanesi ailesi tarafından satışa çıkarıldı.

Fransa’nın Nis şehrinin yakınlarında yer alan süper lüks malikanenin özellikleri ve fiyatı dudak uçuklatıyor.

5 adet çeşitli metrekarelerde evlerin  yer aldığı arazi 20 dönümü civarında. içinde yüzme havuzları, bir üzüm bağı ve minik organik bahçeye sahip. Her biri birbirinden farklı özellik taşıdığı konutların ortak özelliği özel şarap mahsenlerinin oluşu. Çeşitli metre karedeki malikanelerin dış görünümleri İspanyol ve Fransız mimarisini yansıtırken iç kısımları hem modern hemde teknolojik olarak yapılmış.

Konumu mimarisi ile parmak ile gösterilen Ali Dinçkök’ün uzun süre yaşadığı malikanesi uluslararası bir emlak şirketi tarafından 70 milyon değer biçilerek satışa çıkarılmış. Dinckök’ün Raif Ali Dinçkök, Alize Dinçkök ve Alina Dinçkök adında 3 çocuğu var.

Artık mütevazı olmayacağım!

Artık mütevazı olmayacağım!

Bu ayki konuğumuz sahne sanatçısı şair ve seyyah… Sanatçı ruhunu sonuna kadar yansıttığı sahnesinde müzik var, kendi yazdığı seslendiği şiirleri var… Kitaplarının aynı ismiyle seslendirdiği şiir albümleri ile de ayrıca ilgi görüyor.  Başarılı sanatçı sadece edebiyat alanında değil şehirlerin kültürlerine olan merakı ile aynı zamanda bir gezgin ve öğretmen. İçinde bulunduğu her alanda başarıyı yakalayan sevgili sanatçı Tuğba Ünal hanedancity.com’un  konuğu… On parmağında on marifet dediğimiz insanlardan olan başarılı sanatçı Tuğba Ünal ile “Öyküm Sensin” son çıkan şiir kitabını, sahnesini, sanatçı kişiliğinin hayata yansımasını siz kıymetli okurlarımız için konuştuk… Keyifle okumalar…

Artık mütevazı olmayacağım!

 Yazmak istediğinizi ilk ne zaman fark ettiniz?

Çocukluğumdan başlayan bir hikâye bu! Sırf arkadaşlarımı mutlu etmek için küçük kâğıt parçalara şiirler, sözler yazıp onlardan habersiz çantalarına koyardım akşam evlerinde okusunlar diye! Yazma isteğim ilkokul yıllarında başladı. Sevgi dolu halim o yıllardan kalma şiir değildi belki ama karşı tarafı mutlu eden cümlelerdi…

Hikâyeniz nasıl başladı öğrenebilir miyiz?

Hep derdim ki; bir gün benim de bir kitabım olacak. Bir kitap yazacağım, yakın zamanda çıkacak diye hayaller kurardım. Benden önceki üstatları okuyarak, onların yollarında giderek bu hayalimi gerçekleştirmiş oldum. İlk kitabım “Güzellik Zor Hikâye” birkaç sene önce yayınlanmıştı. Mevlana’nın söylediği gibi yola çıkmazsan yol görünmez ve ben o yola çıktım… Özetle hikâyem sıfırdan başladı ve şiirle…

Yeni çıkan şiir kitabınız “Öyküm Sensin”den bahseder misiniz?

Öyküm sensin benim ikinci kitabım… Öyküm kızımın adı. Kitabıma çok sevdiğim kızımın ismini verdim. Onun ismiyle yayınlandı. Öyküm benim en değerlim. Şiirsel denemem içerisinde ayrılık var. Acı var. İnsana yönelik, hayata dair tüm duyguları barındırıyor. Okuyanlar kendilerinden mutlaka bir parça buluyor. Öyküm sensin kitabı bana pek çok ödül kazandıran ve hayatımın dönüm noktalarından birisidir.

Tuğba Ünal

Bu kitabı oluştururken nereden ilham aldınız?

Kitabımı yazarken pek çok şeyden ilham aldım. Tanık olduğum ihanetler oldu. Yalanlar, rüyalar, yalnız insanlar, cesaret edemediğim aşklar, platonik sevgiler yani anlayacağınız yine bol bol gözlem yaparak yazma serüvenime devam ettim.

Kendinizi yazmaya zorladığınız oldu mu?  

Evet, beni anlamayan herhangi biriyle zaman geçirmektense, duygularımı kağıda dökmeye döndüğüm oldu. Kendi kendime konuşarak geçtiğim tüm zorlu yolları düşünerek, yüzlerce şiir söz döküldü, hece hece… Başladığım hiçbir şeyi yarıda bırakmadım illa o gün o bitecek. Bu yönümle tabii ki yazmaya zorlandığım zamanlar oldu. İyi ki de olmuş çünkü zor olan değerlidir. Kendimi yazmaya zorladım vakitlerim çok oldu.

Seyahat etmeyi sevdiğinizi biliyorum, merak ettiğim seyahatler yazarlık yönünüzü nasıl etkiledi?

Elbette çok fazla faydalandım. Beni her yönden geliştirdiğini düşünüyorum. Her şehrin tarihi dokusu, hikâyesi, yaşadıkları,  bir öyküsü var. İlk şiirimi Valensiya’da yazdım. Öyle bir yer ki; aşık olmuştum adeta… Okuyucular Valensiya aşkımı kitapta bulacaklardır. Her ülke, her şehir ayrı ayrı heyecanlar taşır ve bizim gibi kalem olan insanlarda bundan büyük pay çıkarır.

Tuğba Ünal

Şiirleriniz gerçek hayatta yaşanmışlıklara mı yoksa hayal, fanteziye mi dayanıyor?

Bazen hayal fantezi bazen de gerçek

Edebiyat hayatında etkilendiğiniz karakterler var mı? Ya da o karakterlere yazılan şiirlerden etkilendiniz mi?

O kadar çok var ki… Şöyle yanıt vereyim; Edip Cansever der ki; öyle çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim.

Okuyucunun ilişki kurabileceği, içinde bulabileceği şiirler yazmak ya da okuyucuya bu hayatta yalnız değilsin, buyur kendine şu zamanın yetişilmez hızında bir aralık, işte bir kaçış yolu oku kendini bul bu dizelerde diyebileceğiniz şiir ya da yazılar yazmak sizin için önemli mi?  Neden?

Şairler ve yazarlar kendileri için değil; insanlık için yazarlar… Senin, benim, onun için yazılır…  Yaşama ışık tutar… Yalnız değilsin, tek değilsin aslında hepimiz aynıyız diye yazılmıştır her şey…

İnsanların şiirlerinizden ne alacağını düşünüyorsunuz?

Acılarımız ve sevinçlerimiz ortak… Onlara yarenlik yoldaşlık yapsın.

Anlayabilmek önemli olan… “Şair burada ne anlatmak istedi” cümlesi zaten buradan ortaya çıkmıştır.

Şiirlerinizi yazarken aklınızda olan belirli bir hedef kitle var mı?

Açıkçası belli bir hedef kitle koymadım, herkese hitap etmeli, herkes kendini orada görmeli diye düşündüm.

Tuğba Ünal

Edebiyata, şiire, kitaplara kültür sanata duyulan ilgi sizce şuan olması gerektiği noktada mı?

Maalesef günümüzde eskilerde olduğu gibi değer verilmiyor edebiyata… İnsanlar yazmak istemiyor. Hep kolaya kaçıyorlar, başkalarının sözlerini çalıp paylaşıyorlar. Kendileri üretmiyorlar ve bu çok üzücü bir durum. Edebiyata da yeteri kadar değer verilmiyor. Sanata da değer verilmiyor. Maalesef ülkemizde durum böyle, aslında dünyada durum böyle…

Dijitalleşme ile basılı malzemelerin azaldığını biliyoruz. Basılı kitapların azalması, modern toplumda şiirin, edebiyatın yerini etkiler mi?

Artık yeni Dünya düzeni dediğimiz bir şey var. Kitaplar basılmıyor. Çok fazla insan pek çok kitabı, yayını, günlük gazeteyi bile dijitalden okumaya başladılar. Dolayısıyla imza günlerde eskisi kadar çok sık yapılmıyor. Her şey dijitale döndü…

 Bu yeni kitabınızda en çok etkilendiğiniz şiiriniz hangisi ya da sizin hikâyenizi anlatan bir şiiriniz var mı?

Yazdığım pek çok şeyi seviyorum, insanlar orada kendini görüyor ama en sevdiğim “Umuyorum” adlı eserim..  Umudunu kaybetme diyor orada, her seferinde umudunu kaybetme…

 Bu kitabı yazarken belirli bir rutininiz var mıydı? Zamanı iyi kullananlardan mısınız?

Ben dokunsal biriyim. Alt yapım duygu yüklü… Dokunduğum an sözleri bir çırpıda bitiriveririm. İlham gelmesi ile de alakalı aslında. Bu zamanı çok iyi kullanırım ilham geldiği zaman ortadan kaybolur, kendime başka bir dünya kurarım.

Tuğba Ünal

Bir kitabı ne kadar sürede yazıyorsunuz?

Belki gülebilirsiniz ama çok kısa zamanda… Hatta bu biraz şaşırtıcı olabilir çünkü ünlü yazarlar eserini ortaya çıkarmak için senelerdir bekleyebilir. Böyle olan insanlar var ama ben hızlı bir şairim. Aceleciyim.

Bazı sanatçılar bestelerini yaparken veya söz yazarken âşık olmalıyım ya da şehirden uzaklaşmalıyım ve benzeri bazı koşullardan bahsedebiliyor. Sizin için de böyle durumlar geçerli mi? Size ilham nasıl gelir?

Evet, herkesten uzak bir yerde olmayı tercih ederim. Turizmci olduğum için çok fazla otel sahibi arkadaşım var. İlham geldiğinde çoğu zaman otel odasında, bir mum ışığında hafif müzik eşliğinde sözlerimi bestelerimi yazarım. Bestelerimi her şeyden uzaklaşıp, insanlar uykudayken sözlerini yazarım. Aşık olmaktan korkarım. Zaten şu anda öyle bir düşüncem yok. Yazmayı çok seviyorum, ilham gelmeye görsün…

 Artık bazı kitapların, romanların, filmleri çekiliyor. Bir şiir kitabından da böyle bir tasarım çıkabilir mi?

İleri ki zamanda hayatımın film olmasını çok isterim. Belgeselinin yapılmasını çok arzu ederim. Bir şiirle nasıl hayat değişir, insanlar zaten buna şahit oldular. Şiirin devamında da şarkı oldu. Ve hayatım sanatla devam ediyor. Ayrıca; sevilmek şahane bir şey…

 Bu tarzınızla, bu enerjik çalışma temponuzla gelecekte neyi başarmak istiyorsunuz, başka planlarınız da var mı?

Kitap yazmaya devam ederken “Kalbince” albümüm çıkmıştı. İlk kez pop şarkı söyledim Maxi Single’da yaklaşık altı parça var. İki tanesinin klibi çekildi, çok çok da ödül aldı albüm. Bu bana güç verdi.  Şimdi ise bir rap şarkı yaptım, sevenlerim farklı tarzlarda beni görecekler. Sesime yönelik her şeyi yapabilirim zaten ağırlıklı olarak müziğe yöneldim… Ben de planlar, ben de sürprizler bitmez. Bakalım, hep beraber göreceğiz.

Tuğba Ünal

 Sizi en çok neye kızarsınız? Kırmızıçizginiz var mıdır?

İnce Çizgin elbette var. Haksızlığa, yalana ve ihanete asla gelemem ve çok kızarım. Sözünde durmayan kimseyi sevmem, dürüstlük ince çizgimdir. Ben de orta yoktur ya beyaz ya da siyahtır. Ve güven benim için olmazsa olmazımdır.

 Yazmak dışında neler yapıyorsunuz? Spor yapar mısınız?

Pilates yaparım. Yüzmeyi ve yürümeyi çok severim. Dolaysıyla yüzerim, yürüyüşe çıkarım bol bol spor yaparım…

Kendinize bakar mısınız?

Sağlıklı beslenirim. Kendimi hiç üzmem de, yıpratmam da… Her ne olursa olsun koşullar bol su içerim… Zihnimi dağınık bırakmam ve sadece bana iyi gelen insanlarla zaman geçiririm çünkü kendime çok aşığım… 

Sosyal medyada nasılsınız? Takip ettiğiniz ünlüler var mı? Yazarlar ya da…

Şu anda isim vermem çok doğru olmaz. Çok fazla takip ettiğim aynı geminin yolcuları arkadaşlarım ve dostlarım var. Bizler hep birbirimize destek olmuşuzdur bugüne kadar, hepimizin yolu açık olsun…

Bir de şunu merak ediyorum; yazdıklarınız tamamlanmadan birilerine okutur musunuz? Neden?

Başta çekinirim ama kendim okuyup içime sindikten sonra, eserlerimi ve sözlerimi üstatlarıma gösteririm… Onların eleştirileri benim için çok önemlidir. Eleştiriye açık bir insanım, doğru eleştiriyi çok severim. Üstatların her zaman yeri vardır yüreğimde..  İyi bir öğrenciyimdir… İyi bir dinleyiciyimdir… Hata yapmayı çok severim. Hatalar bana çok güzel şeyler öğretir. Çok hata yaptım. Çok şey öğrendim ve artık daha iyi yazmaya başladım. Kendimi geliştirmeyi çok seviyorum yazdığım eseri de gururla başka sanatçı dostlarıma gösteririm, tepkilerini öğrenirim.

 Kendinizi, enerjinizi nasıl yenilersiniz? Beyninizi nasıl boşaltırsınız? Nasıl rahatlarsınız?

Dans etmeyi çok severim. Şarkı söylemeyi çok severim. Yoga yaparım gökyüzüne bakıp gözlerimi kapatıp dua ederim. Hakkımda hayırlısını dilerim tanrıdan… Yemek yaparım. Arkadaşlarımla zaman geçiririm. Sevdiklerimle zaman geçiririm, yazarım çizerim deli dolu hayatıma devam ederim

Tuğba Ünal

En sevdiğiniz şairler kimlerdir?

Atilla İlhan, Edip Cansever, Sabahattin Ali…

 En son okuduğunuz keyif aldığınız kitaptan bahseder misiniz?

Aşkım Kapışmak’ın “Üç 21 Kuralı” şifa ritüelleri muhteşem şifa dolu bir kitaptı benim için… Ve kitaptan bir söz paylaşmak istiyorum diyor ki; bize kendimizi sevmek öğretilmedi. Oysa mucizeler kendini sevmeyi başaranlara görünür. Muhteşem bir söz bence ve herkese tavsiye ederim.

Sizce başarının sırrı nedir?

Başarının sırrı kendinizden geçiyor aslında… Amacımız ve hedefimiz başta belli olmalı. Mutlaka bir zaman çizelgesi olmalı. Başta kendine inanmalı azimli ve özverili olarak çalışmalı insan… Bu durumda hayallerine kısa zamanda ulaşır ama gereksiz hırs seni hüsrana sürükler. Çok çalışmak doğru zamanda doğru projelerle ortaya çıkmak gerekir. Yetenek zaten olmalıdır ve büyük hırsızlar yapılmaması gerekir ve tabii ki destek ❤️Sevdiklerinin desteği ile başarı zaten kaçınılmazdır..