Isola Manzara Lounge kapılarını bir davet ile çatı

Isola Manzara Lounge kapılarını bir davet ile çatı

METT Hotels&Resorts’un Türkiye’deki ilk oteli METT Hotel & Beach Resort Bodrum’un Isola Manzara Lounge alanı bir davet ile açıldı.

Isola Manzara Lounge alanı, özel açılış davetinde dünyaca ünlü İtalyan lezzetlerini ikonik Bodrum kalesi manzarası ile buluşturdu. Nostaljik Bodrum manzarasına karşı gerçekleşen açılış daveti METT Bodrum Genel Müdürü Barış Molvalı ev sahipliğinde yapıldı. Davete iş, sanat ve cemiyet dünyasından isimler katıldı.

Güney İtalya’da büyüyen ve Vibo Valentia’dan gelen restoranın ünlü şefi Şef Francesco, İtalyan ve Akdeniz lezzet profillerini düzenli olarak harmanlayarak, Isola Manzara Gardens’ı önemli bir lezzet durağı haline getirdi.

 

‘’Geçmişini unutan, geleceğini bulamaz ‘’

Danış Ulaç 

‘’Geçmişini unutan, geleceğini bulamaz ‘’

Bodrum deyince akla ilk gelen deniz kum güneş eğlenceyi ve bu doğal güzellikleri tamamlayacak aslında olmazsa olmaz olan yemek içmek… Günümüz ihtiyaçlarından biri ise insanın kendine ayırdığı zamanlarda, gittiği mekanlarda kişisel konforunun lüksünün, eksiksiz ve kusursuz olması… Deniz keyfinin doya doya yaşanabilen konumu ile Gündoğan koyunda bulunan Danış; beach işletmesi ve akşam yeni nesil ocak başı trendi bu yazda tercih edilen aranılan bir mekan… Bodrum’da açıldığı günden beri yoğun ilgi gören Danış’ın et yemekleri, kebap çeşitleri, tatlı ve sunumları, misafir ağırlama konusunda oldukça tecrübeli bir ekiple varlık göstermesi tercih edilirliğinin ilk sebebi…  Danış Ulaç mekanın kurucusu ve işletme sahibi olarak bizzat misafiri ağırlayan ekibin başında olması, insanların mekândan memnun ayrılmalarının bir diğer nedeni. Mekâna gelen misafirler orada bulundukları süre içinde rahatsız edilmeyecek incelikle ağırlanmaları, “masada konforlu bir şekilde vakit geçirmesi için her şeyin düşünüldüğü” duygusu yaratıyor. Danış’ın başarısındaki diğer bir unsur ise lezzetleri jargona uygun ve çok konforlu bir ortamda servis ediyor olması denebilir. Yöresel lezzetleri ve kebap konusundaki tecrübesini mekânın şık ve samimi atmosferi ile tamamlamış olmaları da mekanı vaz geçilmez kılıyor… Bunu başarıyla yerine getiren nadir mekanlardan olan “Danış”ın kurucusu ve işletmecisi Danış Ulaç Pause derginin bu ayki i konuklarından. Keyifle okumalar dileriz.

Danış Ulaç “Başarılı olmayı değil, değerli olmayı bilmek başarı getirir”

Mesleğe nasıl başladınız? Kısaca hikâyenizden bahsedebilir misiniz?

Mesleki hayatıma 19 yaşımda komi olarak en alt basamaktan başlayıp, bu işin bütün adımlarını yaşayarak deneyimledim. Siirt’te ortaöğretimimi tamamladıktan sonra, İstanbul’a geldim. Burada yeme-içme sektöründe iş hayatına atıldım. Bu sektörde her departman beni heyecanla içine çekti.  Saha operasyonundan, mutfağına kadar en ince detaylarına yoğunlaşarak kendimi geliştirme isteği ile başladı aslında bu hikayem.

-Bu sektörde güven duygusu veren bir isim olmak, tercih edilen bir marka olmak çok kolay olmasa gerek… Bu başarıyı yakalayan bir isim olarak size göre bu alandaki zorluklar neler?

Aslını sorarsanız, zor diye bir şey yoktur. Yeter ki bunu doğru parçalara bölmeyi bilelim. Hiçbir şeyin tek başına başarıyla sonuçlanacağını düşünmüyorum. Bu durumda, doğru ekibin iyi bir planlama ile bütünleşmesin önemini göstermekte.

-Restoran, yeni nesil ocak başı, beach işletmeciliği; eğlenceli, dinlenceli bir hizmet sektörü… Markalaşmak için ya da rakiplerin önüne geçerek tercih edilebilmek için; yemek- içmek, manzara, müzik ya da tasarımın yerinde olması yeterli midir?  

Kesinlikle değil. Bunlar iyi bir işletmede olması gereken, birleşenlerin bir kısmı. Bunlar; lokasyon, yemek, servis, müzik, dekor ve hatta en önemlisi sağına soluna oturan diğer misafirlere kadar mekân kalitesini belirler. Bunların tümüne ambiyans dediğimiz, görünmeyen dokunulmayan ama güçlü hissedilen enerjidir. Bu enerjiyi dinamik tutabilen rakiplerin hep önündedir.

Danış Ulaç “Başarılı olmayı değil, değerli olmayı bilmek başarı getirir”

-Yapılan araştırmalarda hep eskiye özlem önce çıkan bir başlık…  Bu sektöründe bu durum nasıl? Sizin kendi sektörünüz çerçevesinde eskiye özlem var mı?

Bu sorunuza babamın şu sözüyle cevaplayabilirim ‘’Geçmişini unutan, geleceğini bulamaz ‘’

Örneğin Moda; yüksek pileli pantolonlar. Müzik; türküler, 80ler, 90lar. Mimarlık; antik mısır, Anadolu etnik çalışmalar. Geçmişe ne kadar bağlı olduğumuzu bizim sektörde de göstermekte.

Mekânınızda ne vaat ediyorsunuz? Bu yaza özel yenilikleriniz var mı? Bunlar neler?

Öncelikle, tahtanın konu başlığına kalın yazıyla misafirlerimizi dost çatısı altında ağırlamaya devam edeceğiz. Geçen sezon her anlamda bütün misafirlerimizden tam not aldık. Bu sezon, ünlü DJ’lerin ve canlı performanslarla misafirlerimize kaliteli eğlence sunacağız.

Danış Ulaç

-Bodrum’un en iddialı mutfağına sahip olduğunuzu duyduk. Türk ve dünya mutfağından hangi örnekler bu yaz misafirleri karşılayacak?

Günün bütün zamanları hedefleyen menülerimiz mevcut. Kahvaltıda Antep yöresel peyniri, Beach’de isli uskumru salatası, akşam etnik ocak başından ekşi mayalı Halep lahmacun, zırhta kaburga kebap gibi lokal lezzetleri sunuyoruz.

-Danış Bodrum içinde GAOU Bodrum’un açıldığını öğrendik. Konseptten biraz bahseder misiniz?

GAOU; genç, dinamik, müzik ile beslenen, dans etmeyi seven konseptten öte yol arkadaşımız Her gün 18:00 -20:00 saatleri arası, 2 günü canlı müzik, 5 gün ünlü DJ performansı ile farklı etkinlikler sunuyor olacak.

-Danış Bodrum’da ne tür müzikler tercih ediyorsunuz? Misafirlerinizden iyi puanlama aldığınızı görüyoruz.

Çaldığımız tüm parçaların, sevilen 80’ler 90’lar müziklerimiz en güzel buluşmalara eşlik ederken geçmişteki anılarımızı da yakalıyor.

-Zevkli ve keyifli bir mekân burası… Hizmetliler, yemeklerin lezzetleri, sunum tasarımlarına bakınca her bir aşama için özenli bir çaba harcandığı fark ediliyor.  Sonra herkes çok hevesle sarılmış işine… Nasıl bir süreç sonrası böyle bir uyumu yakaladınız?

İnanmış bir ekiple. Burada mütevazı olamayacağım. Yapı ve dahi proje bile yokken benimle çalışan arkadaşlarım, yapacaklarımıza inanarak başlıyorlar.

Danış Ulaç

-Danış’ın ekibi kaç kişiden oluşuyor?

Danış Bodrum olarak toplamda 90 ekip arkadaşı ile hizmet veriyoruz. Etnik mutfağımızda alanlarında uzmanlaşmış (Adana, Şanlıurfa, Hatay ve gastronomi şehirlerinden) alaylı şefler yer almakta. Mutfak direktörümüz ABD’de uzun süre çalışan yılların tecrübesi bir isim. Yönetici kadromuzda 10 arkadaşımız devamlı olarak koordineli halde misafirleri ağırlamakla meşgul oluyor.

-Sizce mekânların ruhu olur mu?  Danış’ın ruhunda ne var? Diğer mekanlardan ayrı kılan nedir?

Kullanılan her obje, çimlerin, ağaçların, ışıkların tonu, fonda çalan müzik bir enerjidir. Danış’a gelen her misafirlerimizin sadece bedenen dinlendirmek, eğlendirmek değil, yanı sıra ruhen de doyuma ulaştırmak hedefimiz.

-Bodrum sezonundan beklentiniz nasıl? Öngörünüz nedir?

Bodrum’da bütün turizm destinasyonları büyük bir rekabetçi anlayışla çalışıyor. Bu artık kentlerin rekabetine dönüştü. Biz Bodrum’u Mikanos ile, Cannes ile, İbiza ile kıyaslıyoruz ve herkes toparlanma döneminde. İlk toparlanan kentlerden birisi de Bodrum. Yılda neredeyse 1.5 milyon yolcunun taşındığı bu noktalardan Bodrum’a 300 bin turistin gelmesini bekliyorum. Yabancı turistlerin uçak krizinin devam etmesi ve global pazardaki ekonomik hareketlilik nedeniyle çok rahat seyahat edebildiğini göremiyoruz. Özellikle Temmuz ve Ağustos için kuvvetli bir talep var. Haziran 15’ten sonra yerli turistin de pazara inmesiyle yüksek doluluklara erişeceğimizi düşünüyorum.

-Sizce başarının sırrı nedir?

Aslında başarılı olmayı değil, değerli olmayı bilmek başarı getirir. Sırrı da İntizam. İnanç. Disiplin.

Gastronominin nabzı Hilton Dalman’da attı

Gastronominin nabzı Hilton Dalman’da attı

Hilton Dalaman, yaz boyunca gastronomi temalı etkinlikler ile Türkiye’nin farklı mutfakları, ustalarıyla gerçekleştiği sohbetler ve atölye çalışmaları ile misafirlerine tanıtıyor.

Bu yıl ikincisi düzenlenen “Gastro Jazz”  etkinliği WMF sponsorluğunda gerçekleşti.

 

 

 

GastroJazz temalı hafta sonunda konuklar cazın geçmişini ve kültürünü ustalarından dinlerken kökenindeki mutfağın lezzetlerini uzman şeflerin ellerinden tatma fırsatı buldu.

Gastrojazz weekend etkinlikleri kapsamında cazın ustaları tüm hafta sonu yer alan caz konserleri ile misafirlere doyasıya müzik ziyafetleri yaşatırken, Oğul Türkkan ve Şule Başaran gibi uzmanlar gastronomi workshopları ile değerli bilgiler aktardı.

Türkiye’de cazın ustaları Ferit Odman, Eylül Ergül, Ozan Musluoğlu, Serdar Barçın, Su İdil ve Tolga Bilgin Jazz Ensemble sahne alırken unutulmaz lezzetler Hilton Dalaman’ın şefi Tamer Özkan tarafından hazırlandı. Muutto’nun kurucusu sıra dışı şef Umut Karakuş da özel bir lezzet ile konuk şef olarak katıldı. Gecenin modaratörlüğünü ise Cem Karakuş üstlendi.

Robert De Niro Türkiye’ye geldi

Robert De Niro Türkiye’ye geldi

Hollywood’un ünlü oyuncu Robert De Niro’nun da ortağı olduğu Nobu İstanbul için ortağı Nobu Matsuhisa ile birlikte İstanbul’a geldi.

Nobu’nun ortakları aktör Robert De Niro, şef Nobu Matsuhisa, yapımcı Meir Teper ve Nobu CEO’su Fumihiro Tahara Türkiye’ye geldi. Ünlü isimler Nobu’nun Türkiye ortağı Süzer Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Baran Süzer ile birlikte önce basının karşısına çıktı ardından Nobu’ya özel sake seremonisini gerçekleştirdi.

Robert De Niro: İstanbul’da olmak heyecan verici

Restoranın ortaklarından Robert De Niro, Türk basınından büyük ilgi gördü. İstanbul’a ikinci gelişi olduğunu söyleyen De Niro, “Daha önce de İstanbul’da bulunmuştum. Ama bir kez daha burada olmak heyecan verici. Bizi ağırladığınız için çok teşekkürler. Nobu İstanbul ve Bodrum’un müthiş bir başarı sağlayacağını düşünüyorum.” diye konuştu. Gazetecilerin yemek yemek ve yemek yapmakla ilgili sorusunu yanıtlayan Robert De Niro, “Ben yemeği severim. Yemek herkesi bir araya getiren muhteşem bir kavuşturucudur, filmler de benzer bir rol üstlenir. Türkiye’de yediğim çok güzel yemekleri hatırlıyorum. Turistik yerlerden birinde, çok güzel bir şey yemiştim, deniz kenarında bir yerdi. Kapalıçarşı Sultanahmet muhteşem bir yerdi. Küçük yerlerde sokak yemeklerini tattım. Nobu restoranlarında çalışan muhteşem şeflerimiz var. Bu işe girdiğiniz zaman, ekibin ailenizin bir parçası haline gelmesi ve çalıştığınız şeflerle aile gibi hissetmek çok önemli. Bir kez daha söylemek isterim, çok şanslı hissediyorum kendimi, muhteşem bir ekibe sahibim. Nobu (Matsuhisa) işinin en iyisi ve onun sayesinde Nobu Restaurantları bu kadar başarılı” dedi.

Gazetecilerin İstanbul’da bir film yapmak konusundaki sorusunu yanıtlayan ünlü aktör, “Şimdilik böyle bir planım yok ama tabii bu şehirde film yapmak müthiş olur önce bir senaryo lazım o da kolay değil. İstanbul’un coğrafi konumu müthiş; Asya ile Avrupa’yı, doğuyu batıyı bağlayan bir konumu var. İstanbul’da çekilen pek çok ilginç film oldu. Burada anlatılması gereken çok hikaye var, bu şehrin hikayesini bir filmde yansıtmak gerek.” dedi.

Vehbi Koç Vakfı Ödülü Özlem Türeci ve Uğur Şahin’e verildi

Vehbi Koç Vakfı Ödülü Özlem Türeci ve Uğur Şahin’e verildi

Vehbi Koç Vakfı, her yıl sırasıyla sağlık, eğitim ve kültür alanlarında üstün başarıları takdir ve teşvik ettiği “Vehbi Koç Ödülü” kapsamında zamanın ruhunu okuyan yeni bir ödül kategorisi başlattı.

Vehbi Koç Vakfı İnsanlığa Üstün Hizmet Ödülü’nün ilk kazananları, hayatları boyunca yenilikçi bilimsel çalışmalara öncülük eden ve son olarak da hızla geliştirilen aşıyla pandemi sırasında milyonlarca hayatın kurtarılmasına doğrudan katkı sağlayan bilim insanları Prof. Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin oldu. Vehbi Koç Vakfı kurumlarından biri olan Koç Üniversitesi’nde düzenlenen törende ödülü Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Özlem Türeci ve Uğur Şahin’e takdim etti. Koç Holding Şeref Başkanı ve Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Onursal Başkanı Rahmi M. Koç ise profesörlere Şeref Doktorası diplomalarını verdi.

Beymen, Mandarin Oriental Bodrum’da yaza merhaba dedi

Beymen, Mandarin Oriental Bodrum’da yaza merhaba dedi

Beymen modaseverleri dünya markalarının en yeni ve gözde tasarımlarıyla Mandarin Oriental’de buluşturan özel bir davetle yaza merhaba dedi.

 

 

Davet BEYMEN Mandarin Oriental’in eşsiz manzarası, DJ Yakuza’nın müzikleri ve Lucca’nın lezzetli ikramları ile renklenen Beymen Group CEO’su Elif Çapçı ev sahipliğinde gerçekleşti.

Davete katılanlar, 23 Temmuz’a kadar Beymen Mandarin Oriental’ın özel Pop – Up alanında modaseverlerle buluşacak olan, Fransız lüks moda markası Jacquemus’ün 2022 İlkbahar- Yaz sezonu için hazırladığı “LE SPLASH” koleksiyonunu da yakından inceleme fırsatı buldu.

 

Oğuzhan Koç’dan yeni albüm müjdesi

Oğuzhan Koç’dan yeni albüm müjdesi

Oğuzhan Koç, yeni şarkısı ‘Aşk Beni Yendi’ ile müzikseverlerle buluştu.

Oğuzhan Koç’un Temmuz ayında çıkacak albümüne adını verdiği yeni şarkısı ‘Aşk Beni Yendi’ çıktığı an itibariyle tüm dijital platformlarda ilk sıradan giriş yaptı.

Sözü ve müziği kendisi ve Çağrı Telkıvıran’a düzenlemesi Çağrı Telkıvıran‘a ait olan ‘Aşk Beni Yendi‘ şarkının hikayesini için de ‘Şarkı teslim olmaktan bahsediyor’ diyen Oğuzhan Koç, ‘Ben buradayım, aşka varım ve aşk için hazırım, sevmek, sevilmek istiyorum. Yani aslında son birkaç yıldır böyle; hepimiz gerçek aşkı, sevgiyi arıyoruz. Ben de o anlamda hayatımın en güzel dönemini yaşıyorum ve hayat bana bunları yazdırdı.’ dedi.

Bu yaz arka arakaya konserler veren ve konserler dışında tüm vaktini stüdyo geçiren Oğuzhan Koç, Temmuz ayında çıkacak albümünün habercisi şarkısı ‘Aşk Beni Yeni’nin klibini Hypers Production’dan Mali Ergin yönetmenliğinde çekti.

Ünlü yıldız Robert De Niro Türkiye’ye geliyor

Ünlü yıldız Robert De Niro Türkiye’ye geliyor

Japon mutfağının dünyaca ünlü temsilcisi Nobu’nun ortakları aktör Robert De Niro, şef Nobu Matsuhisa ve yapımcı Meir Teper Türkiye’ye geliyor. Bu üç ünlü ismi Nobu’nun Türkiye ortağı Baran Süzer ağırlayacak.

New York’tan dünyaya yayılan efsanevi Nobu Restaurant’ın ortakları Şef Nobu Matsuhisa, aktör Robert De Niro, yapımcı Meir Teper ilk kez Türkiye’ye geliyor. Geçen sene temmuz ayında The Ritz-Carlton, Istanbul içerisinde kapılarını açan ve kısa sürede hem Türkiye’deki hem de dünyadaki sayılı restoranların arasına giren Nobu İstanbul’u ortaklar ziyaret edecek.

Fahri kültür elçisi oluyor

Fahri kültür elçisi oluyor
Galatasaray efsane futbolcusu Arda Turan kültür elçisi oluyor.
Kariyerin büyük bölümünü Avrupa’da dünyaca ünlü kulüplerde geçiren milli futbolcu Arda Turan, burada kurduğu dostlukları Türkiye’nin tanıtımı ve kültürler arası iletişim için kullanacak.
Galatasaray’da futbol hayatını bitirip teknik kadroda görev alacağı haberlerinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gelen bu teklif ile rota farklı bir yöne döndü.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek bu projede, Dünya çapında tanınan ünlü isimler gönüllülük esası ile çalışılacak.
Galatasaray sonrası Atletiico Madrid ve Barcelona top koşturan Turan, burada kurduğu dostlukları daha organize şekilde kullanarak Türkiye’yi anlatacak.

Karaca’dan eğitime destek

Karaca’dan eğitime destek

Karaca, Türkiye genelindeki eğitim çalışmalarına gelir elde etmek ve her çocuğa fırsat eşitliği sağlamak için UNICEF’le hayata geçirdiği “Geleceğin İncileri İçin Elele” projesine, ürün yelpazesini genişleterek devam ediyor.

 

 

Türkiye’nin kendi alanlarında önde gelen isimlere ait tasarımlarının yer aldığı koleksiyonda kahve fincanları, muglar ve çay setleri bulunuyor.   Koleksiyona özel tasarlanan Demet Akbağ, Rahmi M. Koç, Sezen Aksu, Selçuk Yöntem’in tasarımları ise bu sene dijital sanat eseri NFT olarak da satışa sunuluyor.

Karaca ve UNICEF’in, Türkiye’deki eğitim projelerine destek vermek amacıyla, geliştirdiği “Geleceğin İncileri İçin Elele” sosyal sorumluluk projesi bu yıl dayeni tasarımlarla devam ediyor. Türkiye’nin birbirinden değerli isimleri, gerçek inciden üretilen FinePearlExtra kahve fincanları, muglar ve çay tabakları üzerinde kullanılan eser ve ikonları ile bu anlamlı projeye katkıda bulundu. Ara Güler, Betûl Mardin, Rahmi M. Koç, Haldun Dormen, İdil Biret, Devrim Erbil,Prof. Dr. İlber Ortaylı, Cüneyt Arkın, Sezen Aksu, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Selçuk Yöntem, Demet Akbağ, Sertab Erener, Mert Fırat, Ergin Ataman, Zeljko Obradovic, Varol Yaşaroğluve Kerem Bürsin’in gönüllü destek verdiği koleksiyonun tasarımını ise İspanyol tasarımcı FranAniorte üstlendi.