Yazılar

Romatoid artrit hakkında doğru bilinen yanlışlar

Romatoid artrit hakkında doğru bilinen yanlışlar

Eklemlerinizde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlığı var mı? Sabahları eklemlerinizde bir saati bulan katılık sorunuyla baş etmek zorunda kalıyor musunuz? Bu sorunlar size tanıdık geliyorsa, nedeni, halk arasında iltihaplı romatizma olarak bilinen ‘romatoid artrit’ olabilir!

Ülkemizde her yüz kişiden 1’ini etkisi altına alan romatoid artrit genellikle el ve ayaklardaki küçük eklemleri tutsa da diz, omuz ve kalça gibi büyük eklemler de sıklıkla hastalık tablosuna ekleniyor. Kronik bir hastalık olan romatoid artrit tedavi edilmediğinde eklemlerde şekil ve fonksiyon kaybı gelişebiliyor. Uzun süre tedavisiz kalan hastalar eklemlerde oluşan kalıcı hasarlar nedeniyle günlük işlerini dahi yapmalarını önleyebilecek şiddetle gelişebilen ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi ciddi sorunlarla baş etmek zorunda kalabiliyor. Bu nedenle erken dönemde tanı konulması ve uygun tedavisi romatoid artrit hastalığında son derece önem taşıyor. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, günümüzde yaşanan tıbbi gelişmeler sayesinde erken tanı ile tedavi uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor ve hastalık kontrol altına alınabiliyor. Ancak toplumda romatoid artrit hakkında doğru bilinen bazı hatalı bilgiler var ki tedaviden etkin sonuç alınmasını önleyebiliyor. Acıbadem Üniversitesi takent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, romatoid artrit konusunda ‘doğru’ sanılan ‘hatalı’ bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Esra Dilşat Bayrak

Romatoid artrit sadece ileri yaşta görülür. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, romatoid artrit sadece ileri yaşta görülmüyor. En sık 30-50 yaş aralığında gelişmekle birlikte çocukluk dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunu etkileyebiliyor.

Eklemlerde mutlaka şekil bozukluğu gelişir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, tedaviye erken başlandığında ve hastanın tedavisini düzenli alması durumunda romatoid artrit hastalığında eklemlerde şekil ve fonksiyon kaybı görülmediğini belirterek, “Ancak özellikle tedavisi gecikmiş hastalarda kalıcı şekil ve fonksiyon kayıpları oluşabiliyor” diyor.

Romatoid artrit kalıtsaldır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artritte bazı genetik değişimler hastalığa yatkınlık oluşturuyor.  Ancak aile içinde hastalık görülme oranı artsa da, romatoid artrit hastadan çocuğuna doğrudan geçmiyor.

Özel diyetler ve takviyelerle düzelir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit sadece bazı özel diyetlerle düzelen bir hastalık değil. Ancak tedavilerin yanında hastaların klinik durumu ve ek hastalıkları göz önüne alınarak diyette yapılan bazı düzenlemeler ve takviyeler semptomların hafiflemesinde fayda sağlıyor.

Sadece ilaç kullanmak yeterlidir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: “Romatoid artritte tanı konulduğu anda medikal tedavi başlanmalıdır” uyarısında bulunan Dr. Esra Dilşat Bayrak, “İlaç tedavisinin yanı sıra hastalığı tetikleyecek ve tedaviyi olumsuz etkileyecek faktörlere de dikkat edilmelidir. Sigara mutlaka bırakılmalı, uygun diyet ve egzersize başlanmalıdır.” diyor.

Covid aşısı romatoid artriti kötüleştirir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yapılan çalışmalarda; covid aşılarının romatizmal hastalıkları kötüleştirmediği gösterilmiş. Üstelik riskli hasta grubunda yer aldıkları için hastaların aşılamalarını düzenli olarak yaptırmaları çok önemli. Aşılama süresince romatizma  ilaçlarının kullanımıyla ilgili de mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerekiyor.

Romatoid artrite kaplıca tedavisi iyi gelir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sanılanın aksine, romatoid artrit gibi iltihaplı eklem hastalıklarında kaplıca ve sıcak uygulamalar önerilmiyor. Bunun nedeni ise sıcak uygulamaların eklemdeki ödem ve iltihabı artırarak hastalığın alevlenmesine neden olması. Osteoartrit, yani kireçlenme hastaları ise bu tedavilerden fayda görebiliyorlar.Pause Sağlık, Pause Dergi Romatoid artrit sadece eklemleri etkiler. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit en sık el ile ayağın eklemlerinde ağrı ve şişlikle başlasa da, bu sorunların yanında göz (özellikle göz kuruluğu), akciğer (akciğer zarında sıvı birikmesi, akciğer yapısında bozulma), kalp damar hastalıkları, kan sayımı bozuklukları, cilt döküntüsü ve böbrek tutulumu gibi birçok sistemik bulgu da görülebiliyor.

Egzersiz yapmak hastalığı kötü etkiler. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit hastalığında özellikle aerobik ve direnç egzersizleri yapılması ağrıyı azaltıyor ve eklem fonksiyonunun korunmasında fayda sağlıyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, düzenli yapılan sporun ayrıca uzun dönemde gelişebilecek olan eklem kısıtlanmalarını da önlediğine işaret ederek, “Bu nedenle hastalar, eklem tutulum bölgeleri ve ek hastalıkları da göz önüne alınarak doktorlarının önereceği şekilde egzersiz yapmalıdırlar” diyor.

Romatoid artritin tedavisi yoktur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit tedavisinde çok uzun yıllardır hastalığı durduran ilaçlar kullanılıyor ve çok başarılı sonuçlar elde ediliyor. İlk basamak tedaviye yeterli yanıt alınamadığı durumlarda ise daha yeni teknolojiye sahip biyolojik tedavilere geçildiğini vurgulayan Dr. Esra Dilşat Bayrak, günümüzde hem hafif hem ağır hastalık grubu için çok çeşitli tedavi seçenekleri bulunduğuna dikkat çekiyor.

Tedavide kullanılan ilaçların yan etkileri çoktur ve risklidir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoloji Uzmanı Dr. Esra Dilşat Bayrak, “Romatoid artrit tedavisinde kullanılan tüm ilaçlar yıllardır tecrübe ettiğimiz, güvenlik çalışmaları yapılmış olan ilaçlardır” diyerek, şöyle devam ediyor, “Ancak tabi ki her ilaçta olduğu gibi yan etkilerin izlenmesi gerekiyor. Hastalar ilaçlara başladıktan sonra önce 1. ay daha sonra da 3 ayda bir kan kontrolleri ve muayene ile kontrol ediliyorlar. Uzun süredir ilaç kullanan ve yan etki görülmeyen hastalarda bu süreler daha da uzatılıyor.”

Kendinizi iyi hissediyorsanız ilaçları kesebilirsiniz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Romatoid artrit kronik bir hastalık olduğu için tamamen iyileşmek mümkün olmuyor. İlaçlara başlandıktan bir süre sonra şikayetler düzeliyor, ancak bu durum ilaç tedavisi sayesinde gerçekleşiyor. İlacı kesen hastalarda kısa bir süre sonra semptomlar şiddetli bir şekilde geri dönüyor. Tedavinin devamında hastalık iyi seyrediyorsa ilaç dozları ve sayısı azaltılabiliyor, ancak birçok durumda tamamen ilaç kesme önerilmiyor.

Fibromiyaljinin belirtileri

Fibromiyaljinin belirtileri

Fibromiyalji, vücudun her bölgesinde yaygın ağrı, uyku sorunları ve yorgunluğun yanı sıra sıklıkla duygusal ve zihinsel sıkıntıya neden olan bir hastalık olarak tanımlanıyor. Belirtiler genellikle fiziksel travma, ameliyat, enfeksiyon veya önemli psikolojik stres gibi bir durumdan sonra başlıyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülen fibromiyaljide semptomlar tek bir tetikleyici olmaksızın zamanla kademeli olarak da ortaya çıkabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Romatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Erdal Gilgil, fibromiyalji ve tedavi yöntemleri hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Erdal Gilgil

Genellikle genç kadınlarda görülüyor

Fibromiyalji, romatizmal hastalıkların bir türüdür. Genellikle romatizma dendiği zaman tek bir hastalık akla gelmektedir. Ancak iltihaplı ve iltihapsız olmak üzere iki ana grupta incelenen 200’e yakın romatizmal hastalık vardır. Fibromiyalji de romatizmal hastalıklar içinde en yaygın görülenidir. Fibromiyalji genellikle üreme çağındaki genç kadınlarda görülmektedir. Çocuk yaşlarda nadir görülür ve genetik geçişli bir hastalık değildir.

Fibromiyaljiye neden olan risk faktörleri şöyle sıralanıyor

  •  Yorgunluk
  • Depresyon
  • Uyku problemleri
  • Stresli ortamda çalışmak
  • Aşırı yorgunluğa neden olan, kapasiteyi en üst düzeyde kullanmayı gerektiren işlerde çalışmak

Vücudun her tarafında hissedilebiliyor

Fibromiyalji belirtisi genellikle yaygın vücut veya eklem ağrısı şeklindedir. Genellikle genç kadınlarda görülen fibromiyaljide hastalar ilerleyen dönemlerde sakat kalabilecekleri korkusu yaşayacak kadar ağrı hissedebilirler. Görülen ağrıların şiddeti hastalığın daha da ilerleyeceğini düşündürür. Aslında ilerlemeyen bir hastalıktır fakat vücudun her tarafında hissedilen ağrılar söz konusudur. Fibromiyalji eklemlerde değil, yumuşak dokuda (kas) gelişen bir hastalıktır.

 Fibromiyaljide başlıca aşağıdaki belirtiler görülmektedir;

  1.  Tüm vücutta ve eklemlerde oluşan ağrı
  2. Halsizlik
  3. Çabuk yorulma
  4. Sabahları dinlenememiş kalkma
  5. Uykuya geç
  6. Şiddetli baş ağrısı
  7. Karın ağrısı
  8. Adet dönemlerinde sancılanma
  9. İrritabl bağırsak sendromu gibi fonksiyonel bağırsak hastalıkları

 Hastanın rahatlamasını sağlamak çok önemli

Fibromiyalji diğer hastalıklarla sıklıkla karıştırılabilmektedir. Fibromiyaljiyi tespit etmek için standart bir test yoktur. Romatoloji uzmanının gerçekleştirdiği detaylı bir muayene ile anlaşılabilir. Fibromiyalji tanısı konulabilmesi için diğer hastalıkların ekarte edileceği bazı laboratuvar testleri yapılmaktadır.

Fibromiyalji tanısı konulduktan sonra en önemli nokta hastaların rahatlamasının sağlanmasıdır. Çünkü fibromiyaljinin bu kadar yaygınlık göstermesine rağmen ilerleyici bir hastalık olmadığı ve sakatlığa yol açmayacağının anlatılması gerekmektedir.

Tedavide fiziksel aktivite büyük rol oynuyor

Fibromiyaljide ilaç tedavisi uygulanır. Etkinliği gösterilmiş antidepresanlar önemli rol oynar. Bu hastalıkta uyku problemleri çok ön plandadır. Uyku düzeninin sağlanması hastanın konforu açısından önemlidir. Tedavi için antiepileptik ilaçlardan faydalanılır. Bunlar daha çok nöropatik ağrı diye adlandırılan, sinirlerden kaynaklanan ağrılar için kullanılan ilaçlardır ve fibromiyaljide de etkilidir. Fibromiyalji tedavisinde ilaçlar tek başına yeterli değildir. Mutlaka hastaların egzersiz yapmaları önerilmektedir. Yürüyüş, koşu, bisiklet, tenis ve yüzme gibi aktiviteler mümkünse her gün yapılmalıdır.

 Fibromiyaljiye neden olan risk faktörleri şöyle sıralanmaktadır:

  •  Yorgunluk
  • Depresyon
  • Uyku problemleri
  • Stresli ortamda çalışmak
  • Aşırı yorgunluğa neden olan, kapasiteyi en üst düzeyde kullanmayı gerektiren işlerde çalışmak