Yazılar

Her yıl 3,2 milyon kişi hareketsizliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor

Her yıl 3,2 milyon kişi hareketsizliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor

Yeteri kadar hareket etmemenin dünya genelindeki en yaygın dördüncü ölüm nedeni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nurzat Elmalı, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, yılda 3,2 milyon insan, yetersiz fiziksel aktivite ve fiziksel hareketsizliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor” dedi.

Sağlık için hareketli bir yaşamın önemi her geçen gün daha çok anlaşılıyor. Uzmanlar, her geçen gün, başta yürüyüş olmak üzere düzenli spor ve fiziksel açıdan hareketli bir yaşamın birçok sağlık sorununun önüne geçtiğini gösteren çalışmalar ortaya koyuyor.

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurzat Elmalı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her yıl 3,2 milyon kişinin fiziksel hareket yetersizliğine bağlı sebepler nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Prof. Dr. Elmalı, yeteri kadar hareket etmemenin, dünya genelindeki en yaygın dördüncü ölüm nedeni olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Nurzat Elmalı

2 bin 500 adım bile yetiyor

Sağlıklı bir yaşam için günde sadece 2 bin 500 adım atmanın bile büyük sonuçlarının olduğunu ifade eden Prof. Dr. Elmalı şöyle konuştu: “Günde 10 bin adıma ulaşmak ortak bir fitness hedefi olarak kabul edilir. Ancak Polonya’da bulunan Lodz Tıp Üniversitesi’nden Prof. Dr. Maciej Banach ve ekibinin gerçekleştirdiği yeni bir çalışma, sağlığımıza fayda sağlamaya başlaması için her gün atmamız gereken adım sayısının önceden düşünülenden daha düşük olduğunu ve günde 4 bin adım gibi az bir sayıyla başlanabileceğini buldu. Avrupa Önleyici Kardiyoloji Dergisi’nde yayınlanan yaklaşık 227 bin kişilik analize göre, herhangi bir nedene bağlı ölümleri önemli ölçüde azaltmak için günde 4 bin adım kadar az bir adımın gerekli olduğu ortaya kondu. Hatta günde sadece 2 bin 500 adım atmanın bile kardiyovasküler hastalıklardan (kalp ve damar hastalıkları) ölme riskini azalttığını belirledi.”

Günde 4 bin adım ölüm riskini belirgin azaltıyor

Günde 4 bin adım üzerine atılan her 1000 adımın herhangi bir nedenden ölme riskinde yüzde 15 oranında azalttığını kaydeden Prof. Dr. Elmalı “Söz konusu çalışma aynı zamanda günde 500 adımlık artışın kalp damar hastalıklarından ölüm riskini yüzde 7 oranında azaltmaya neden olduğunu da gösterdi. Bu risk üzerindeki en büyük etki, günde 7 bin adımdan fazla yüründüğünde meydana geldi ve en fazla fayda yaklaşık 20 bin adımda meydana geldi. Bu çalışmada günde 20 bin adım atmanın sağlığa olan faydalarının artarak devam ettiğini gösterdiğini ancak henüz bir üst sınır belirlenmediği bulundu” ifadelerini kullandı.

“Ne kadar erken yaşta ve çok yürürseniz o kadar iyi”

Söz konusu araştırmanın bu alanda gerçekleştirilen ilk bilimsel çalışma olması açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Elmalı, “Yaklaşık 7 yıl boyunca devam eden bu araştırma ayrıca şu sonuçları da ortaya koyuyor: 60 yaş ve üstü yetişkinler günde 6 bin ila 10 bin adım arasında yürüdüklerinde erken ölüm riskinde yüzde 42 azalma görürken, 60 yaş altı kişiler günde 7 bin ila 13 bin adım arasında yürüdüklerinde riskte yüzde 49 azalma görülüyor. Dolayısıyla bu çalışma ‘Ne kadar erken yaşta yürümeye başlarsanız ve ne kadar çok yürürseniz o kadar iyi’ sonucunu ortaya koyuyor. Üstelik deneklerin erkek ya da kadın olmaları veya nerede yaşadıklarına dair değişen bir şey de tespit edilmemiş” şeklinde konuştu.

Oruç tutmak spor yapmaya engel değil

Oruç tutmak spor yapmaya engel değil

Herhangi bir sağlık sorunu olmadığı sürece oruç tutmanın spor yapmaya engel teşkil etmediğini ifade eden Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Sporcu Sağlığı Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nurzat Elmalı, “Ramazan ayında spor yapmak için en uygun zaman, iftardan hemen önce veya iftardan iki veya üç saat sonrasıdır” dedi.

11 ayın sultanı Ramazan’ın gelmesiyle, Ramazan ayında oruçluyken yapılabilecekler konusu da merak edilmeye başlandı. Özellikle günlük rutini içinde spor yapan insanlar, Ramazan ayında oruç tutarken spor yapıp yapılamayacağı konusunda merak içinde kaldı.

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Sporcu Sağlığı Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nurzat Elmalı

Prof. Dr. Nurzat Elmalı“Orucu zaten sağlıklı insanlar tutabilir”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Sporcu Sağlığı Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nurzat Elmalı, oruç tutmanın, bir sağlık problemi olmadığı sürece hafif yoğunluklu spora herhangi bir engel teşkil etmediğini söyledi. Ramazan orucunu halihazırda sağlıklı insanların tutması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Elmalı, “Hastalığı olanlar, hastalığının durumu veya oruç tutup tutamayacağı ile ilgili bilgiyi doktorundan almalıdır. Ancak son birkaç yıl içerisinde yapılan bilimsel çalışmalarda Ramazan orucunun bağışıklığı güçlendirdiği, kilo vermeyi kolaylaştırdığı, kolesterol ve kan basıncı değerlerinde düşme gibi vücudumuz üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip olduğu gösterilmiştir” diye konuştu.

“Düşük yoğunluklu egzersizler yapabilirsiniz”

Fiziksel olarak aktif olmanın, oruç tutarken de dahil olmak üzere kalp sağlığını korumanın yanında yağ kütlesini kaybetmeye, kas kütlesini ve aynı zamanda kemik yoğunluğunu korumaya yardımcı olmada açık faydaları olduğunun altını çizen Prof. Dr. Elmalı, “Bu nedenle Ramazan ayı boyunca düzenli olarak egzersiz yapmaya devam etmek önemlidir. Gün içinde vücudunuzu yiyeceklerle besleyemeyeceğinizden daha düşük şiddette özellikle sizi susatmayacak ve sağlığınız üzerinde olumsuz etki oluşturmayacak doğru antrenman planlamaları yapmanız önem taşımaktadır. Ramazan ayında yürüyüş gibi hafif, düşük yoğunluklu egzersizlere bağlı kalmak, oruçluyken gününüze sığdırabileceğiniz en kolay egzersiz şeklidir. İyi havalandırılmış, kirlilikten ve kalabalık sokaklardan uzak yerlerde spor veya egzersiz yapmayı tercih etmelidir. Vücudun fiziksel aktiviteden dolayı kaybettiği su ve mineral miktarı oruç tutulmayan dönem ile büyük farklılıklar göstermez. Ancak buradaki kilit nokta, oruç tutulmayan dönemde kaybedilen sıvı ve mineral desteğinin anında yerine konulabilmesi ile kişinin antrenmana daha verimli devam edebilmesidir. İşte bu açıdan düşündüğümüzde sporun ne zaman yapılacağı ve saati önem taşıyor” dedi.

Ramazan’da ne zaman spor yapmalı?

Ramazan ayında spor yapmak için en uygun zamanın iftardan hemen önce veya iftardan 2-3 saat sonra olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Elmalı, “İftar yemeğinden kısa bir süre önce egzersiz yapmak, dengeli bir yemekle çalışan kasları düzgün bir şekilde doldurmanıza izin verecektir. Fiziksel aktiviteyi takiben hızlı bir toparlanma için boşalan karbonhidrat (şeker) depolarının doldurulması, sıvı-mineral kayıplarının yerine konulması, hücre yenilenmesi (özellikle kas) için protein gereksinimin hemen karşılanması gerekmektedir. İftardan önce egzersiz yapacaksanız düşük yoğunlukta ve 30-40 dakika gibi kısa tutmalısınız” ifadelerini kullandı.

İftar sonrası spor yapacaklar dikkat!

Prof. Dr. Elmalı, iftardan sonra spor yapmayı planlayanlara ise şu uyarılarda bulunarak sözlerini noktaladı: “Eğer iftar yemeğinin ardından aktivite yapılacak ise iftarda fazla yağlı, sindirimi zor besinler tercih edilmemeli ve spor için yemeğin üstünden 1-2 saat geçmesi beklenilmelidir. Aktiviteyi takiben de tekrar hafif şeyler yenilebilir. Gün içinde hızlı koşular veya ağır ağırlık kaldırmak gibi yüksek yoğunluklu egzersizlerden kaçının. Ancak bunu iftardan iki veya üç saat sonra yapabilirsiniz. İftardan hemen sonra spor yapılması önerilmez çünkü o sırada vücudun tüm enerjisi sindirime odaklanır. İftardan 2-3 saat sonra yapılan egzersiz, verimi artırmak adına daha uygun olabilir. Yeterli besini alan vücut sindirim sonrası spora hazır hale gelecektir.  İftardan sonra yapacağınız hafif egzersizler ve yürüyüşler vücudunuz için oldukça faydalı olacaktır.”