Yazılar

Her ağrı büyüme ağrısı olmayabilir  

Her ağrı büyüme ağrısı olmayabilir  

Çocukluk döneminde kas-iskelet sisteminde gelişen ağrıların en yaygın sebebini ‘büyüme ağrısı’ oluşturuyor. İskandinavya’da yapılan bir çalışmada; 2-12 yaş arasındaki çocuklarda büyüme ağrısının erkeklerde yüzde 13 ve kızlarda yüzde 18 oranında görüldüğü tespit edilmiş. Çocuklarda büyüme ağrısı genellikle bacaklarda, özellikle de baldırlarda ve uyluğun ön kısmında kramplar şeklinde gelişiyor. Eklemlerden çok kasları tutan ağrı her iki bacağı etkiliyor ve geceleri ortaya çıkıyor. Ağrı çocuğun uykusunu bölecek kadar şiddetli olabilirken, sabahları çoğunlukla kayboluyor. Birkaç ay, hatta yıllarca devam edebiliyor ve çocuk ergenlik çağına geldiğinde kendiliğinden geçiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, ancak çocuklarda görülen her bacak ağrısının büyüme ağrısı olmadığına işaret ederek, “Ebeveynlerin ‘büyüme ağrısıdır, geçer’ diyerek ağrıyı hafife almamaları gerekiyor. Zira, nadiren de olsa bacak ağrılarının nedeni, kemik veya yumuşak doku tümörleri, lösemi veya romatizmal eklem hastalıkları olabiliyor. Dolayısıyla ağrının doğasındaki bir değişikliğe karşı dikkatli olmak, özellikle de sadece tek bacakta oluşan ve uykudan uyandıran şiddete ulaşan ağrılarda zaman kaybetmeden hekime başvurmak erken tanı ve tedavi için büyük önem taşıyor” diyor.

Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar

Genellikle her iki bacakta gelişiyor

Bilinen bir nedeni olmayan büyüme ağrısı; bacaklarda, dizlerde, kollarda veya sırtta oluşan kramplar şeklinde oluyor. Kaslar ve kemiklerde görülen ağrı genellikle çocuğun her iki bacağını etkiliyor ve geceleri ortaya çıkıyor. Çocuğun uykusunu bölecek kadar şiddetli olabiliyor, ancak sabah çoğunlukla kayboluyor. Ağrı aralıklarla ortaya çıkabiliyor ve saatlerce sürebiliyor. Fiziksel aktivitenin arttığı günlerde daha sık gelişiyor. Çok esnek eklemleri olan çocuklarda daha yaygın görülen büyüme ağrısı birkaç ay, hatta yıllarca devam edebiliyor. Çocuk ergenlik çağına geldiğinde kendiliğinden geçmesi gerekiyor. Büyüme ağrısı olan çocuklarda uzuvlar normal görünümde oluyor; şişlik, kızarıklık, morarma, ısı artışı, kaslarda zayıflık, hareket kısıtlılığı ve topallama gibi sorunlar oluşmuyor. Bunların yanı sıra radyoloji görüntüler ve laboratuvar değerlerde sorun görülmüyor.

Büyüme ağrısı bu yöntemlerle hafifliyor

Büyüme ağrısı çocuk için rahatsız edici olsa da ciddi bir sağlık sorununa yol açmıyor. Genellikle geç çocukluk döneminde iskelet gelişiminin tamamlanmasıyla birlikte ortadan kalkıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, büyüme ağrısına yönelik özel bir tedavi olmadığını belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ağrılı bölgelere uygulanan nazik masaj, kasları germe egzersizleri, ısıtma yastığı veya merhemler kas ağrılarını çoğunlukla hafifletiyor. Çocuk uykuya dalmakta zorlanıyorsa, uygun ağrı kesiciler kullanılabiliyor. Ağrılı dönemlerde çocuğun fiziksel aktivitesini azaltması, taban düşüklüğü varsa tabanlıktan yararlanması ve vücudu esnekse fizik tedaviyle kaslarının güçlendirilmesi yararlı olabiliyor. Bunların yanı sıra D3 vitamini takviyesi, büyüyen kemikleri güçlendirmede fayda sağlayan kalsiyumun emilimini artırdığı için yardımcı olabiliyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Bu belirtiler varsa, zaman kaybetmeyin!  

Çocuğu uykusundan uyandıracak şiddette olan ağrı ‘büyüme ağrısı’ değil, kemik veya eklem iltihaplarının, löseminin, kemik veya yumuşak doku tümörlerinin belirtisi de olabiliyor. Jüvenil idiyopatik artrit gibi romatizmal eklem hastalıklarında da bacaklarda ağrı gelişebiliyor. Ancak bu romatizmal hastalıklarda ağrı daha çok gecenin ortasında değil sabahları ortaya çıkıyor ve eklem sertliğine yol açabiliyor. Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, aşağıda yer alan belirtilerden biri bile varsa, ağrının diğer olası nedenlerini ekarte etmek için ek laboratuvar ve görüntüleme testlerine başvurmak gerektiği uyarısında bulunuyor.

  • Büyüme ağrıları tipik olarak vücudun her iki yanında ortaya çıkıyor ve sabah kayboluyor. Dolayısıyla ağrı vücudun sadece bir tarafındaysa ve/veya çocuk ağrıyla uyanıyorsa,
  • Her gece devam eden ağrı saatlerce sürüyor, tedavilere rağmen hafiflemiyorsa
  • Eklemlerde ağrı, kızarıklık ve şişlik varsa
  • Ağrıya ateş, titreme, kilo kaybı, iştah azalması, halsizlik veya yorgunluk gibi yapısal bulgular eşlik ediyorsa
  • Bacaklardaki ağrı sabahları gelişiyorsa ve eklemlerde sertlik oluşmuşsa

Yazın spor yapmayalım mı?

Yazın spor yapmayalım mı?

Yaz sıcakları ve yoğun nemin iyice bunalttığı bugünlerde açık havada yürüyüş ve spor yapmak da güçleşti. Üstelik kurallarına uygun yapılmadığında sağlığı ciddi şekilde tehdit de edebiliyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar “Yazın spor ve sıcak birleştiğinde vücut ısısı yükselir, kan sirkülasyonu artar, kalp daha hızlı atar. Daha fazla terlediğimizden dolayı sıvı ve elektrolit kaybı meydana gelerek bayılmadan çarpıntıya, kusmadan bilinç kaybına dek ciddi sorunlara yol açabilir. Yaşlı, çocuk, hamile ve sağlık problemleri olan insanlarda risk daha yüksektir ancak sağlıklı ve aktif insanların da dikkatli olması gerekir. Peki yazın spor yapmayalım mı? Tabi ki yazın spor yapalım ancak bazı kurallara uymak şartıyla!” diyor. Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar yazın spor yaparken dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar

Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar

Susuz kalmayın

Egzersize başlamadan önce vücudumuza yeterince sıvı yüklemiş olduğumuzdan emin olmamız gerekir. Bunun için ağız ve cilt kuruluğu, halsizlik ve susuzluk hissinizin olup olmadığına dikkat edin. Susuzluk hissetmemeniz, vücudunuzda yeterli sıvı bulunduğu anlamına gelmediğinden su içmek için susamayı beklemek gibi bir hataya düşmeyin.  Vücudunuzda yeterli sıvının olduğunu anlamak için idrarınızın açık sarı renkte olup olmadığını kontrol edin. Açık sarı idrar yeterli sıvı alındığını işaret eder. Egzersiz sırasında az az ve sık olarak içinde minerallerin de bulunduğu sıvı tüketmemiz gerekir.

Vücudunuzu dinleyin

Özellikle yaz aylarında spor yapmaya başlamadan önce mutlaka tıbbi kontrollerinizi yaptırın. Spor yapmanızda sakınca oluşturabilecek medikal durumunuz hakkında bilgi sahibi olun. Spor yapmaya başlarken vücudunuzun ne oranda fit olduğunu bilmek önemlidir. Bu sizi hızlı ve aşırı yüklemelerden korur. Egzersizler arasına istirahat dönemleri koymak vücudun kendini yenilemesine yardımcı olur ve sakatlanmaları azaltır. Yaz sıcağında ve yoğun nemli havada egzersiz daha yorucu olacağından vücut ısınızı ve kalp hızınızı dikkatli takip edin, gerekirse durmayı bilin.

Güneşten sakının

Güneşin yakıcı olduğu gün ortasında kesinlikle egzersiz yapmayın. Hava durumunu takip edin. Serin yerleri ve havanın serin olduğu saatleri tercih edin. Sıcak havalarda spor yaparken şapka, güneş gözlüğü, açık renkli ve terlemeyi engellemeyecek giysiler kullanın. Dışarı çıkmadan önce mutlaka en az 30 faktör güneşten koruyucu krem sürün.

Ağır sporlardan kaçının

Aşırı sıcaklarda bilinçsiz yapılan spor sıcak çarpmasına neden olarak halsizlik, baş ağrısı, bulantı, kusma, bayılma, koyu idrar, kuru ve sıcak cilt, çarpıntı ve bilinç kaybı gibi şikayetlere yol açabilir. Bu durumda acil tıbbi yardım gereklidir. Bu nedenle yazın uygun şartları sağlamadan özellikle de ağır sporlardan kaçının. Mümkünse uzun mesafeli koşular yerine yüzme gibi yaz sporlarını tercih edin. Bisiklet yaralanmaları da yaz aylarında sık görüldüğü için dizlerde hasar ya da olası bir düşme sonrasında kırıklara karşı dikkatli olun ve bir şikayetiniz olursa doktora görünmeyi ihmal etmeyin. Geç kalınması durumunda sorun daha da ilerleyerek daha ağır bir tedavi gerekebilir.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Spor yaralanmalarına dikkat edin

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar “Uzun süredir hareketsiz bir yaşam tarzınız olup da yeni spora başlıyorsanız vücudunuza yüklenmeyin. Özellikle açık havada uzun süreli tempolu yürüyüş ya da hızlı koşu aşırı yüklenmeye bağlı olarak kıkırdak hasarı, bağ yaralanmaları, burkulma ve stres kırıkları gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle hem yaza özel kurallara hem de temponuzu yavaş yavaş artırmaya dikkat edin” diyor.

Ortopedik hastalıklar hızla yaygınlaştı!

Ortopedik hastalıklar hızla yaygınlaştı!

Yaklaşık üç yıldır günlük yaşam alışkanlıklarımızı derinden etkileyen Covid-19 pandemisi elimizden belimize, boynumuzdan sırtımıza, dizimizden dirseğimize kas ve iskelet sistemimize yönelik rahatsızlıkları hızla artırdı. Fiziksel aktivitelerin kısıtlanması, bilgisayar karşısında uzun süreli duruş bozuklukları ve kilo alımı gibi faktörlerle gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde omurga hastalıklarının son dönemde çok sık görüldüğünü belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren bu hastalıklara karşı önlem almak, olası şikayetleri ise ertelemeden hekime başvurmak gerektiğini belirtiyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar pandemide en sık görülen şikayetleri anlattı, kas ve eklem ağrılarına karşı etkili öneriler ve uyarılarda bulundu.

Son dönemde pek çok kişi boynunda, belinde ya da dizlerinde hatta parmaklarında ağrı sorunu yaşıyor, hareketlerini de kısıtlayarak günlük yaşantısını olumsuz etkileyen bu ağrılardan kurtulmanın yollarını arıyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar özellikle masa başı çalışanlarda uzun süre bilgisayar karşısında duruş bozuklukları, spor aktivitelerinin rafa kaldırılması, hareketin büyük ölçüde kısıtlanması, aşırı stres ve üstüne üstlük kilo alımları derken kas ve iskelet sistemi hastalıklarının ülkemizde ve dünyada son yıllarda çok sık görülür hale geldiğini belirterek “Büyük Britanya İş güvenliği ve Çalışan Sağlığı Kurulu’nun (HSE) 2022 yılında yayınladığı raporunda; 2021-22’de 477 bin çalışanın işle ilgili kas-iskelet sistemi (KİS) hastalıkları olduğu bildirildi. Bu hastaların yüzde 42’sinde bel, yüzde 37’sinde üst ekstremite (el, bilek, dirsek ve parmak kemikleri vb) ve yüzde 21’inde alt ekstremite (uyluk, diz, bacak, ayak bileği kemikleri vb) tutulumu mevcuttu. Raporda işle ilgili kas-iskelet sistemi hastalıklarının oluşmasına sebep olan ana faktörlerin, uygun olmayan pozisyonda klavye ile çalışma veya tekrarlayan zorlamalar olduğu belirtildi. Kas ve iskelet sistemi hastalıkları halen artma eğiliminde. İşle ilgili kas ve iskelet sistemi hastalıkları olan 477 bin çalışanın 72 bin tanesi şikayetlerinin Covid-19 pandemisi nedeniyle oluştuğunu veya bu nedenle kötüleştiğini bildirmiştir” diyor.

Pause Dergi

Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar

Dikkat! Çalışma ortamınız uygun şartlarda olmazsa!     

Günümüzde hala düzenli egzersizlere başlamayan, çalışma ortamını, bilgisayar karşısında duruşunu düzenlemeyen, spordan, fiziksel hareketlilikten uzak sedanter (hareketsiz) bir yaşam süren kişilerin sağlıkları açısından ciddi risklerle karşı karşıya oldukları uyarısında bulunan Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar şöyle konuşuyor: “Son yıllarda uygun çalışma ortamının sağlanamaması postür bozukluklarını yaygınlaştırdı. Pek çok kişide; boyunda düzleşme, sırt ağrısı ve fibromiyalji, omuzda, dirsekte ve elde tendinit (iltihaplanma), el ve bilekte sinir sıkışması, bel ağrısı ve disk hastalıkları, dizlerde kıkırdaktaki yıpranmaya bağlı olarak ağrı sorunuyla karşılaşıyoruz. Günlük yaşam tarzımızı yeniden düzenleyip rutin alışkanlıklarımız arasına sporu, düzenli ve tempolu yürüyüşü katmadan kas ve iskelet sistemimizi korumamız mümkün değildir. Covid 19 pandemisi sürecinde hızla yaygınlaşan bu hastalıkların tedavisi ileride çok daha zor bir hale gelebilir.” Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar, bununla birlikte spor aktivitelerine dönüşte de çok dikkat etmek gerektiğini, olması gerekenden hızlı ve yoğun bir tempoda spor aktivitelerine başlamanın da fayda yerine zarar verebileceğini, kas-tendon yaralanmaları ile sonuçlanabileceğini söylüyor.

Pause Dergi

Omurga sağlığı için bu önlemlere dikkat!

Gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda kas ve iskelet sisteminin sağlıklı olabilmesi için bazı önlemlere mutlaka dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Uğur Özbaydar bu kuralları şöyle sıralıyor;

  1. Bilgisayar monitörünün yüksekliği göz seviyesinde olmalı,
  2. Sandalyeniz belinizi desteklemeli,
  3. Önkol, uyluk ve ayaklar yere paralel olmalı, gerekirse ayak altına destek konulmalı,
  4. Dizler 90 dereceden az bükülü durmalı,
  5. Çalışırken sık ve kısa aralar verilmesi unutulmamalı,
  6. Mutlaka düzenli egzersiz yapılmalı,
  7. Egzersiz vücudu aşırı zorlamamalı, egzersiz yoğunluğunu artırırken acele edilmemeli,
  8. İdeal kiloda olunmalı,
  9. Kış aylarında eve kapanmayıp, çeşitli enfeksiyonlara karşı gerekli korunma tedbirleri alınarak sosyal hayata dönülmeli,
  10. Vücudu dinlendirmeye zaman ayırılmalı,
  11. Sağlıklı beslenmeli, hekime danışarak olası vitamin eksiklikleri takviyesi yapılmalı, kemik ve eklemlerde iltihaplanmaya yol açabilecek şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklerden ve gazlı, şekerli içeceklerden uzak durulmalı, kışın da yeterli su içmeye dikkat edilmeli,
  12. Kas ve iskelet sistemine yönelik olası bir şikayet ihmal edilmeden hekime başvurulmalı.