Yazılar

Çocuklarınızı obeziteden nasıl koruyacaksınız!

Çocuklarınızı obeziteden nasıl koruyacaksınız!

Çocuklukta obezite, çocukları ve ergenleri etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Obezite günümüzde çocukları, bir zamanlar yetişkinlerin sorunu olarak kabul edilen diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi sağlık sorunlarına sürüklemektedir. Çocuklukta obezite aynı zamanda özgüven eksikliğine ve depresyona da yol açabilir. Çocukları obeziteden korumak için en iyi stratejilerinden biri, tüm ailenin yeme ve egzersiz alışkanlıklarını iyileştirmektir. Çocuklukta obeziteyi tedavi etmek ve önlemek, çocuğun sağlığının şimdi ve gelecekte korunmasına yardımcı olur. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Eser Akkuş, çocuklarda obezite konusunda dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Dr. Eser Akkuş,

Dr. Eser Akkuş

Obezite çocukları toplumdan soyutlayabilir

Çocuklarda obezite, pek çok etkenin bir araya gelmesi ile ortaya çıkabiliyor. Bunlar, annenin çocuk dünyaya gelmeden karşılaştığı problemlerden aile içindeki çatışmaya kadar geniş bir yelpazede görülebiliyor. Araştırmalar obez çocukların dış görünüş açısından arkadaşları tarafından daha zor kabul edildiğini, aileleriyle daha çok tartıştıklarını, sosyal aktivitelerle ilgilenmediklerini veya arkadaş edinmekten korktuklarını, dolayısıyla psikolojik olarak kötü etkilendiklerini göstermektedir.

 Şişmanlık çocuğun değil ailenin başa çıkması gereken bir sorun!

Çocukların büyüme ve gelişim süreci devam ettiğinden çocuklar için zayıflama diyetleri önerilmemektedir.  Onları sağlıklı ve dengeli beslenmeye yönelik davranış değişikliğine ve uygun bir egzersiz programına yönlendirerek kilo kaybı sağlanmalıdır. Bu yöntemle tedavi süresince çocuklar kilo yüzünden stres altında kalmadan, sağlıklı diğer akranları gibi normal büyüme ve gelişme sürecini yakalayabilmektedirler.

Ayrıca; obezitenin önlenmesi ve tedavi edilme sürecinde ebeveynlerin tutumu da çok önemlidir. Böyle bir durumda çocuklar kendilerini dışlanmış hissederler. Bu nedenle çocukta sorunun sadece kendi için kötü bir problem olmadığını anlamasına; ailenin kendisi için çaba harcadığını düşünmesini sağlamaya ve onu cesaretlendirmeye çalışmak gereklidir.

Çocuklarda obezitenin önlenmesi için ailelere düşen görevler şunlardır; 

  1. Kesinlikle “şişman çocuk sağlıklıdır, ileride boya gider” diye düşünmeyin.
  2. Çocuğunuzu kendiniz diyete sokmayın. Sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak için mutlaka bir beslenme ve diyet uzmanından yardım alın.
  3. Günde en az 30 dakika fiziksel aktivite yapmalarını sağlayacak ortam oluşturun.
  4. Çocuğunuzun okulun spor etkinliklerine katılmasını sağlayın.
  5. Beraberken basit yürüyüşler yapın, yürüme mesafesindeki yerlere arabayla değil yürüyerek gitmeye çalışın.
  6. Saatlerce televizyon ve bilgisayar önünde zaman geçirmesini önleyecek fiziksel aktivite içeren faaliyetler yaratmaya özen gösterin ve gerektiğinde onlara eşlik edin.
  7. Yemek hazırlarken çocuğunuzun da size yardım etmesini sağlayın.
  8. Yemek saatlerini düzene koyun ve beraber yemek masasına oturun.
  9. Çocuğunuza yavaş yeme alışkanlığı kazandırın.
  10. Çocuğunuza su içme alışkanlığı edindirin
  11. Çocuğunuzun tek tip beslenmesini önleyin, tabağında çeşitliliği sağlayın.
  12. Büyük porsiyonları azaltın ve ideal porsiyonlara alıştırın.
  13. Sevmediği bir yemeği reddetmesi halinde, ısrar etmeyin iki gün sonra tekrar o yemeği sunun, düzenli aralıklarla o yemeği tüketmesini sağlayın.
  14. Sizin yemeyi sevmediğiniz hiçbir şeyi çocuğunuzun da yemesini beklemeyin.
  15. Fast food, şeker, bisküvi ve çikolata gibi besinleri tamamen yasaklamayın, çünkü yasaklar onları daha çekici yapacağı için zaman zaman onları dengeli olarak tüketmesine izin verin.

Dikkat! Bu ölümcül hastalık hızla yaygınlaşıyor!

Dikkat! Bu ölümcül hastalık hızla yaygınlaşıyor!

Modern çağın tehlikeli hastalığı obezite gerek dünyada gerekse ülkemizde hızla yaygınlaşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Altunizade Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik başta olmak üzere birçok yanlış yaşam alışkanlığının etkisiyle günümüzde her 5 kişiden birinin obezite hastası olduğunu belirterek “Covid-19 ve Influenza gibi gribal enfeksiyonlar nedeniyle evde daha çok vakit geçirilmesi de düzensiz beslenme ve hareketsizliği artırarak obezitenin hızla yaygınlaşmasına neden oldu” diyor.

Obezite hastalığı tedavi edilmediğinde hayatı tehdit ettiğini, ancak aşırı kilolardan kurtulmak amacıyla bazı yanlışlara düşülmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bilgi Baca “Doğal ya da bitkisel adıyla satılan ilaçlardan kaçınılması gibi, multidisipliner yaklaşıma sahip olmayan merkezlerde cerrahi operasyondan da kesinlikle uzak durulmalıdır” diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Bilgi Baca obezite hastalarının dikkat etmeleri gereken 5 kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Bilgi Baca

Prof. Dr. Bilgi Baca

  1. Obeziteyi sadece estetik sorun olarak görmeyin!

Obezite organları hızla yıpratıp diyabetten kalbe, solunum yetmezliğinden inmeye, böbrek ve karaciğerden kansere dek birçok ciddi hastalığa yol açarak yaşam süresini kısaltıyor. Bu nedenle obeziteyi sadece bir estetik sorun olarak görmeyip “ben kilolarımla barışığım” şeklinde yanılgıya düşmeyin. Diyet ve egzersiz uygulayarak kilo veremeyen hastalarda obezite cerrahisinin hayat kurtarıcı bir yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bilgi Baca “Hayat kurtarıcı diyorum çünkü obezitenin yol açtığı hastalıklar hastanın hayatını ciddi olarak tehdit etmektedir. Unutmayın ki vücut kitle indeksiniz 40’ın üzerindeyse ya da vki 35 olup eşlik eden en az bir tane kronik hastalığınız varsa, multidisipliner yaklaşımla doğru ellerde olacağınız obezite cerrahisinin riski, ameliyat olmayarak aşırı kiloların yol açacağı sağlık riskiyle ölçülemeyecek kadar azdır” diyor.

  1. Aşırı kilolardan kurtulmak için size uygun en doğru yöntemi öğrenin!

Günümüzde obezite cerrahisinin güvenli bir şekilde daha az komplikasyonla yapılabildiğini belirten Prof. Dr. Bilgi Baca, dünyada ve ülkemizde en çok uygulanan ameliyat şeklinin tüp mide ameliyatı (Sleeve Gastrektomi) olduğunu ancak obezite cerrahisinin bu konuda tecrübeli ve multidisipliner yaklaşımla hareket eden merkezlerde yapılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.

  1. ‘Doğal’ ya da ‘bitkisel’ denilerek zayıflamayı vaat eden ürünlere kanmayın!

İnternetten ya da çevrenizdekilerden duyduğunuz kulaktan dolma bilgilerle ve önerilerle kesinlikle ‘doğal’ ya da ‘bitkisel’ adı altında satılarak zayıflamayı vaat eden ürünlere kanmayın. Aksi taktirde bu ürünler karaciğer ve böbrekleri geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip ederek hayati riske yol açabiliyorlar.

  1. Cerrahi öncesi iyi araştırın, multidisipliner yaklaşan merkezi tercih edin!

Obezite cerrahisinin multidisipliner olarak planlanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Bilgi Baca şöyle konuşuyor: “Tedaviyi yapacak ekipte genel cerrahi uzmanı, diyetisyen, endokrinolog, psikolog, fizik tedavi uzmanı ve radyoloğun olması gerekir. Tercihen bu konuda merkezleşmiş kliniklerde tedavi yapılmalıdır. Ameliyata karar verme aşamasında hastanın bilgilendirilmesi, olabilecek komplikasyonlar ve takip süresi hakkında ayrıntılı bilgi verilmelidir.”

  1. Ameliyat sonrası takip sürecini baştan iyice öğrenin!

Obezite ameliyatı yapıldıktan sonra iş bitmiyor! Hastaların 3 ay aralıklarla en az 1,5 yıl takip edilmesi gerekiyor. Etkili sonuçlar alabilmek ve hastanın yeni hayatına, beslenme alışkanlıklarına kolaylıkla ayak uydurabilmesi için bu takiplerin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bilgi Baca “Hastanın olası protein, vitamin ve mineral eksiklikleri ameliyat sonrası erken farkedilmeli ve tıbbi ekip tarafından önlem alınmalıdır. Hasta ameliyat sonrası ‘ameliyat oldum, artık kilo almam, iş bitti’ şeklinde yanılgıya düşmemeli sağlıklı ve dengeli beslenme ve egzersizle mutlaka kilo verme sürecini desteklemelidir. Aksi taktirde verilen kilolar hızla geri alınacaktır” diyor.