Yazılar

Karaciğer yağlanması sorunu hızla yaygınlaşıyor!

Karaciğer yağlanması sorunu hızla yaygınlaşıyor!

Son yıllarda gerek sağlıksız beslenme gerekse hareketsiz yaşam tarzı derken karaciğer yağlanması sorunu yaşayanların sayısı hızla artıyor! Acıbadem Taksim Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Atakan Yeşil, yanlış yaşam alışkanlıkları nedeniyle günümüzde karaciğer yağlanmasının artık genç yaşlarda da sık görülür hale geldiğini belirterek “Türk Gastroenteroloji Derneği’nin çalışmasına göre; ülkemizde her 10 kişiden 6’sında karaciğer yağlanması sorunu bulunmaktadır. Karaciğer yağlanması, özellikle ilk aşamalarda genellikle ciddi belirtiler göstermezken, bu durum zamanla karaciğerde iltihaplanmaya ve hücre hasarına neden olarak karaciğerin işlevlerini önemli ölçüde bozup siroz veya karaciğer kanserine yol açabilir” diyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Atakan Yeşil karaciğer yağlanmasına yol açan etkenleri ve alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Atakan Yeşil,

Prof. Dr. Atakan Yeşil

  • Sağlıklı beslenin

Modern diyetlerde işlenmiş gıdaların ve yüksek fruktoz içeren besinlerin tüketiminin artması, karaciğer yağlanmasına yol açabilir ve insülin direncini artırabilir. Diyetinizi işlenmiş gıdalardan, yüksek fruktoz içeren şekerlerden ve doymuş yağlardan uzak tutun. Akdeniz diyeti gibi zeytinyağı, balık, sebze ve meyve ağırlıklı diyetler tercih edilebilir.

  • Düzenli egzersiz yapın

Yapılan bilimsel çalışmalar; hareketsiz yaşam tarzı ve düşük fiziksel aktivite düzeylerinin karaciğer yağlanmasına yol açan etkenler arasında önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Düzenli şekilde haftada birkaç kez yapılan orta düzeyde egzersiz, yağ yakımını artırarak genel sağlık durumunu iyileştirir ve karaciğer sağlığını korumaya da yardımcı olur.

  • İdeal kilonuzu koruyun

Türkiye’de obezite oranının son yıllarda artması, karaciğer yağlanması vakalarının artmasında büyük bir etken olmuştur​​. Obezite ve aşırı kilo, karaciğer yağlanmasının en yaygın nedenlerinden biridir. Fazla kilo, karaciğerde yağ birikimini artırarak zamanla karaciğer sağlığını bozabilir. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek fazla kilolarınızdan kurtulun.

Karaciğer yağlanması

  • Alkolden kaçının

Alkol tüketiminin karaciğer üzerindeki etkileri kişiden kişiye değişirken, bazı kişiler alkol metabolizmasında genetik farklılıklar nedeniyle karaciğer hasarına daha yatkın olabiliyor.  Bilimsel çalışmalar; kronik ve aşırı alkol tüketiminin karaciğerin normal işlevlerini bozarak karaciğerde yağ birikmesine, iltihaplanmaya ve sonrasında siroza neden olabildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle alkol kaynaklı karaciğer hasarının önlenmesi için, alkol tüketiminin azaltılması veya tamamen bırakılması hayati önem taşımaktadır.

  • Sağlık kontrollerinizi aksatmayın

Prof. Dr. Atakan Yeşil “Tip 2 diyabet ve insülin direnci, karaciğer yağlanması riskini artıran önemli faktörlerdir. Diyabet hastalarında karaciğer yağlanması sıklığının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir​​. Bazı genetik ve metabolik faktörler, zayıf veya normal kilodaki bireylerde bile karaciğer yağlanmasına yol açabilir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri, karaciğer fonksiyon testleri, fibroscan (karaciğer hasarını gösterir) gibi tetkikler karaciğer sağlığınızı izlemenize ve olası sorunları erken evrede tespit etmenize yardımcı olabilir” diyor.

Karaciğer yağlanmasının 7 önemli nedeni!

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Atakan Yeşil, karaciğer yağlanmasının 7 önemli nedenini şöyle sıralıyor;

  • Düzensiz beslenme alışkanlıkları
  • İşlenmiş gıdaların tüketimi
  • Alkol tüketimi
  • Fiziksel aktivite azlığı
  • Diyabet hastalığı ve insülin direnci
  • Genetik ve metabolik faktörler
  • Metabolik sendrom

Türkiye’de her 4 kişiden birinin karaciğeri yağlı!

Türkiye’de her 4 kişiden birinin karaciğeri yağlı!

Yediklerimizi vücudumuzun kullanabileceği besin maddelerine çeviriyor… Protein, kan pıhtılaştıran faktörler, enzimler, hormonlar ve proteinlerin üretiminde rol oynuyor… Ve daha pek çok görev üstleniyor. Yaşamsal öneme sahip olan karaciğerde bir miktar yağ olması olağan bir durum ve sağlığı tehdit etmiyor. Ancak karaciğerdeki yağ oranı yüzde 5’in üzerine çıkarsa, ‘karaciğer yağlanması’ olarak tanımlanıyor.

Dünyada en sık görülen kronik karaciğer hastalığı olan karaciğer yağlanmasının en önemli nedeni, günümüzün önemli bir toplumsal sorunu olan, obezite. Dolayısıyla obezitenin artışına paralel olarak karaciğer yağlanması da giderek yaygınlaşıyor. Öyle ki ülkemizde her 4 kişiden birinde, alkolden kaynaklanmayan karaciğer yağlanması tespit ediliyor. Bu nedenle ortalama 84 milyon nüfusu olan ülkemizde yaklaşık 20 milyon kişinin karaciğerinde yağlanma sorunu olduğu tahmin ediliyor. Acıbadem International Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Emine Köroğlu, siroza dönüşünceye dek belirti vermemesi nedeniyle karaciğerin ‘sinsi hastalığı’ olarak belirtilen karaciğerde yağlanmanın erken dönemde tedavi edilmesinin yaşamsal önem taşıdığını belirterek, “Bu nedenle normalden fazla kilosu, diyabet hastalığı, kolesterol yüksekliği veya insülin direnci olan hastaların kan tahlilleri ve ultrasonografinin yanı sıra ihtiyaç halinde karaciğerdeki yağlanma ile fibrozis evresini gösteren fibroscan tetkiklerini yaptırmaları son derece önemli. Zira hastalığa erken tanı konulduğunda uygulanan tedaviler sayesinde siroza, dolayısıyla organ yetmezliği ile karaciğer kanserine dönüşmesi önlenebiliyor” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Emine Köroğlu

Kalıcı hasarlar bırakmasın

Fazla alkol tüketimi karaciğer yağlanmasında önemli bir risk faktörü olsa da, her yağlanmanın nedeni olmuyor. Dolayısıyla karaciğerde yağlanma;  ‘alkole bağlı’ ve ‘alkole bağlı olmayan’ karaciğer yağlanması olarak 2 gruptan oluşuyor. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması da ‘basit yağlanma’ ve NASH (non alkolik steatohepatit) olmak üzere yine 2 gruba ayrılıyor. NASH fazla kilolu, diyabet veya insülin direnci olan kişilerde görülen karaciğerde yağ birikmesi durumu olarak tanımlanıyor. Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Emine Köroğlu, basit yağlanmanın genelde önemli bir sağlık sorununa yol açmadığını belirterek, “NASH ise yağlı karaciğer hastalığının ciddi türüdür. Bu hastalarda karaciğer hücrelerinde yağlanmanın yanında iltihap hücrelerinde artış oluyor. Zamanla fibrozis dediğimiz nedbe dokusunda da artış görülüyor. Bu doku arttıkça normal fonksiyon gören karaciğer hücresi azalıyor. Bunların sonucunda siroza dönüşebiliyor. Kalıcı bir hastalık olan siroz da ilerleyerek organ yetmezliğine veya karaciğer kanserine neden olabiliyor” diyor.

Genelde belirti vermese de…

Karaciğerde yağlanma genelde belirti vermemekle birlikte; nadiren halsizlik, karnın sağ üst kısmında hafif bir ağrı veya dolgunluk hissine yol açabiliyor. Bu nedenle hastalık sıklıkla başka bir sağlık problemi nedeniyle başvurulan laboratuvar tetkikleri, ultrason, tomografi veya manyetik rezonans (MR) yöntemleriyle tesadüfen tespit ediliyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Sağlıklı beslenin, düzenli yürüyüş yapın

Karaciğer yağlanmasına erken dönemde tanı konulduğunda yaşam alışkanlığında yapılan düzenlemeler ve ilaç tedavisiyle hastalığın ‘siroza’ dönüşümü önlenebiliyor. En etkili tedavi yöntemleri ise kilo kaybı ve fiziksel aktivite oluyor. Gastroentereloji Uzmanı Doç. Dr. Emine Köroğlu, “Dolayısıyla sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak karaciğer yağlanmasında büyük önem taşıyor. Bunun için Akdeniz tipi beslenmeyi ve mümkünse her gün 45’er dakika yürüyüş yapmayı alışkanlık edinin” diyerek, şöyle devam ediyor: “Ayrıca kilo alımını önlemek için alkol tüketmemeli, hazır meyve suları ile gazlı içeceklerden kaçınmalısınız. Fazla kilolar verildiğinde NASH ile ilişkili olan tip 2 diyabet, insülin direnci, hiperlipidemi, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları ve obezitenin kontrolü de kolaylaşıyor. Ancak kilo kaybınız kademeli olmalı, örneğin haftada en fazla 1,5 kilo vermelisiniz. Zira hızlı kilo vermek de karaciğerde yağlanmayı artırabiliyor”

Karaciğer yağlanmasına neden olan 6 etken!

  • Fast food tipi beslenme ve fiziksel aktivite azlığı nedeniyle gelişen obezite
  • Hızlı kilo vermek
  • Diyabet hastalığı veya insülin direnci
  • Kan kolesterol düzeylerinde yükseklik
  • Tiroit bezinin az çalışması
  • Kullanılan bazı ilaçlar