Yazılar

Parkinson hastalığında robotik rehabilitasyon

Parkinson hastalığında robotik rehabilitasyon

Ellerde titreme, el yazısının küçülmesi, uyku bozuklukları, dengenin bozulması ve yürümede zorluk… Özellikle hareket sistemini etkileyen ve bu nedenle hastalar ve aileleri için yaşam kalitesini büyük ölçüde düşüren Parkinson hastalığı ilerleyici olmakla birlikte, son yıllarda tıpta ve teknolojide hızlı gelişmeler sayesinde kişiler başkasına bağımlı yaşamaktan kurtulabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum “İleri evrede hastaların motor becerileri daha ciddi şekilde etkileniyor ve bu ilerleyici hastalık nedeniyle kişi başkasına bağımlı olabiliyor. Ancak son yıllarda kişinin günlük aktivitelerini gerçekleştirmesine yardımcı olacak şekilde tasarlanan robotik rehabilitasyon ve robotik cihazlar hastanın bağımsızlığını artırmaya büyük katkı sağlıyor.” diyor. Doç. Dr. Mustafa Çorum, Parkinson hastalığında robotik rehabilitasyon hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum

Doç. Dr. Mustafa Çorum

Erken evrede de kullanılabiliyor

Dünyada 10 milyon, ülkemizde de yaklaşık 100 bin kişinin mücadele ettiği, sinir sisteminin bu ilerleyici hastalığında erken teşhis büyük önem taşıyor. Zira erken tedavi sayesinde şiddetli semptomların başlaması yıllarca geciktirilebiliyor. Tedavi aşamalarının; hastalığın şiddeti ve semptomlarının türüne bağlı olarak değiştiğini, ilaç tedavileri, beyin pili ve rehabilitasyon yaklaşımlarının hastanın şikayetlerinin iyileşmesinde önemli bir yer tuttuğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum şöyle konuşuyor: “Genel olarak, Parkinson hastalarının tedavisi, birçok farklı disiplinden uzmanların bir arada çalışmasıyla yapılır. Bu disiplinler arasında nörologlar, beyin cerrahları, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları, fizyoterapistler, ergoterapistler, diyetisyen ve psikologlar yer alabilir. İlaç tedavileri ve uygulanan derin beyin stimülasyonu (beyin pili) gibi cerrahi tedavilerin etkilerini artırmanın yanı sıra, aktiviteye bağlı beynin sinir devrelerini yeniden düzenleme beceresini en üst düzeye çıkarmak için rehabilitasyon programları uygulanır. Robotik rehabilitasyon, Parkinson hastalığının erken evrelerinde de kullanılabilecek bir tedavi yöntemidir.”

Hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor!

Robotik rehabilitasyon, hastaların motor becerilerini geliştirmelerine yardımcı olurken kas kuvvetini, esnekliğini ve koordinasyonunu artırıyor. Ayrıca hastaların hareketlerini daha doğru ve kontrollü hale getirmelerine, yürüyüş sırasında vücut duruşunu düzeltmeye ve adım uzunluğunu iyileştirmeye yardımcı oluyor. Robotik rehabilitasyon gibi erken müdahale tedavilerinin, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Mustafa Çorum “Erken evrelerde yapılan tedavi, motor becerilerin korunmasına ve nöroplastisitenin (beynin yeniden şekillenme yeteneği) artmasına yardımcı olur. Bu nedenle, robotik rehabilitasyon gibi tedaviler, hastaların daha uzun süre bağımsız bir yaşam sürmelerine ve şikayetlerin ilerlemesini yavaşlatmalarına yardımcı olabilir. Ancak ilerlemiş evrelerde hastalığın neden olduğu nörolojik hasar daha ciddi hale gelir ve hastaların motor becerileri büyük ölçüde bozulabilir. Bu nedenle, robotik rehabilitasyon gibi tedaviler, hastalığın ilerlemiş evrelerinde semptomları tedavi etmek için diğer tedavi yöntemleriyle birlikte kullanılabilir” diye konuşuyor.

Yaşam kalitesini artırıyor!

Robotik rehabilitasyonun, hastanın mümkün olan en yüksek yaşam kalitesini sürdürmeye odaklandığını, ileri evrelerde hastaların başkasına muhtaç olmadan yaşamalarını hedeflediklerini belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum şöyle konuşuyor: “Robotik cihazlar hastaların ileri evrelerde günlük aktivitelerini gerçekleştirmelerine yardımcı olmak için tasarlanmıştır ve hastanın bağımsızlığını artırmaya yardımcı olabilir. Hastaları kontrol edilemeyen sallanmaları, denge ve koordinasyon güçlüğü, yürüme bozukluğu ve katılık gibi istenmeyen vücut hareketleri için iyileşmelerini sağlayacak teknolojik yaklaşımlar uygulanır. Hareket sistemi yanında diğer problemler açısından da rehabilitasyon sürecinde bilişsel fonksiyonlar, uyku bozuklukları, otonomik ve duyusal işlev bozuklukları da hedeflenerek, kişiselleştirilmiş bir tedavi programı hastaların klinik durumuna göre uyarlanır.”

Acıbadem Taksim Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Çorum

Bu hastalıklarda dikkat!

Robotik rehabilitasyonun etkinliği hastalığın evresine, semptomların ciddiyetine ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiyor. Ancak bazı durumlarda robotik rehabilitasyon uygulanamayabiliyor. Örneğin; hastanın ciddi bir sağlık sorunu varsa, kalp yetmezliği ileri seviyedeyse, ciddi psikiyatrik rahatsızlığı bulunuyorsa, enfeksiyon veya açık yaralar gibi sorunları varsa robotik rehabilitasyon uygulanamayabiliyor. Her hastanın durumu farklı olduğu için, robotik rehabilitasyonun uygunluğunu belirlemek için mutlaka bir fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına danışmak gerektiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum “Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı hastanın durumunu değerlendirerek robotik rehabilitasyonun hastaya uygun olup olmadığını belirleyebilir ve en uygun tedavi yöntemlerini önerir” diyor.

Son yıllarda öne çıkıyor!

Son yıllarda yapılan birçok araştırma; robotik rehabilitasyonun Parkinson hastaları için faydalarını ortaya koyuyor. Dünyada yaygın olarak kullanılan yöntemin ülkemizde de giderek yaygınlaştığını belirten Doç. Dr. Mustafa Çorum “Birçok hasta bize dengesiz bir yürüyüşle gelir. Burada denge eğitimine odaklanıyoruz çünkü bu, yürümeyi ve ayakta durma stabilitesini geliştirir ve böylece düşme riskini azaltır. Yine, yaygın bir sorun, ilaç veya beyin stimülasyonu ile düzeltilmesi zor olan “yürüyüşün donması” (yürürken ani durma) sorunudur. Rehabilitasyonun çok yardımcı olabileceği önemli bir durum da budur” diyor. Tedavide, robotik cihazlar kullanılarak hastaların ihtiyaç duyduğu hareket kabiliyetleri, denge ve koordinasyon becerilerinin geliştirildiğini anlatan Doç. Dr. Mustafa Çorum şöyle konuşuyor: “Örneğin; bir kol veya yürüme robotu, hastanın bacak ve kol kaslarını güçlendirmek için çeşitli egzersizler yapmasını sağlar. Sanal gerçeklik uygulamaları, Parkinson hastalarının günlük aktivitelerini yaparken karşılaştıkları zorlukları simüle etmek için kullanılır. Bu sayede hastalar, gerçek hayatta karşılaşacakları zorluklara hazırlanabilirler. Tedavi süresince hastanın ilerlemesi takip edilir ve tedavi planı gerektiğinde değiştirilir. Bu sayede hastanın tedavi sürecinde en etkili sonuçları alması sağlanır.”

Her gün spor yapmak doğru mu?

Her gün spor yapmak doğru mu?

Bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek oluyor. Kas ve kemikleri güçlendiriyor. Kalp ve damar sağlığını destekliyor. Kansere yakalanma riskini düşürüyor. Sağlıklı kiloyu korumaya yardımcı oluyor. Daha enerjik ve mutlu olmamızı sağlıyor… Hiç şüphesiz sağlıklı bir yaşamın yolu spor yapmaktan geçiyor. Ancak doğru ve düzenli uygulandığı takdirde! Zira bilinçsize yapılan spor fayda sağlamadığı gibi pek çok önemli sağlık problemini de beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Betül Toygar, özellikle spora yeni başlayan kişilerin bazı konularda çok dikkatli olmaları gerektiğine işaret ederek, “Bilinçsizce yapılan sporlar fayda yerine zarar verebiliyor. Örneğin kas kramplarından burkulmalara, menisküs yırtıklarından bağ kopmalarına, kemik kırıklarından bel ve boyun fıtığına kadar geniş yelpazede sorunlara neden olabiliyor. Sakatlıkların önüne geçmek için spora başlamak isteyen kişilerin dikkat etmeleri gereken en önemli nokta ise öncelikle sağlık kontrolünden geçmek ve spora uygun durumda olduklarından emin olmaktır” diyor. Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Betül Toygar, spora yeni başladığınızda sağlığınızdan olmamanız için kaçınmanız gereken 8 önemli hatayı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Dr. Betül Toygar

Sağlık kontrolünü ihmal etmek!

Herhangi bir egzersiz programı ya da düzenli olarak devam edeceğiniz bir spor aktivitesine başlamadan önce sağlık kontrolünden geçmeniz ve vücudunuzun spora uygun olup olmadığından emin olmanız son derece önemli. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Betül Toygar, “Özellikle kalp ve damar, tansiyon ile ciddi obezite hastalarının yanı sıra omurga ve eklem problemleri yaşamış olan kişiler kesinlikle doktor onayı almadan spora başlamamalılar. Aksi halde ani tansiyon yükselmesi, kalp krizi, omurga sorunlarının tetiklenmesi veya spora bağlı kas eklem rahatsızlıkları yaşanabiliyor” diyor.

Egzersiz programını kendi kendine belirlemek!

Daha önce spor deneyiminiz yoksa ya da uzun süredir hareketsiz bir yaşam sürüyorsanız, egzersiz programının seçimini ve planlamasını mutlaka bir spor hocasıyla birlikte yapın. Vücut yapınız ile egzersiz kapasitenize göre ayarlanmış olan, yani ‘size özel’ bir antrenman programı vücudunuza aşırı yüklenmenizi, dolayısıyla spor yaralanmaları veya kardiyak sorunların oluşumunu önleyecektir.

Isınma egzersizlerini atlamak!

Her spor aktivitesine veya egzersiz programına başlamadan önce en az 15 dakika ısınma egzersizleri yapmak kasların ve tendonların spora hazır duruma gelmelerinde büyük önem taşıyor. Zira ısınmadan yapılan egzersiz sonrasında kas ile tendon yaralanmaları, eklemlerde burkulma ve zedelenmeler gibi sorunların oluşma riski çok yükseliyor.

Egzersizlerde hırs yapmak!

Kısa sürede fit bir vücuda kavuşmak ya da kilo vermek amacıyla egzersizlerin sayısı ile sıklığını abartmak ve zorluk derecelerinde hızla artış yapmak, sakatlığa neden olabiliyor. “Başlangıçta en az üç ay süreyle haftada üç antrenmandan fazla yapılması doğru değildir” uyarısında bulunan Dr. Betül Toygar, sözlerine şöyle devam ediyor: “Egzersizlerin sayısı giderek artırılabilir; haftada dört, en fazla beş güne çıkarılabilir. Ancak her gün spor yapılması doğru değildir. Vücudumuzdaki kaslarımıza spor sonrası toparlanmaları,  yorgunluklarını atıp yeniden egzersize hazır hale gelmeleri için süre tanımalıyız. Bu nedenle aralarda mutlaka dinlenme günleri olması gerekiyor. En ideali, egzersizleri gün aşırı yapmak ve haftada dört günü aşmamaktır”

Esneme için zaman ayırmamak!

Egzersizleri tamamladıktan hemen sonra esneme hareketlerini yapmayı ihmal etmeyin. Artmış olan beden ısınızı esneme hareketleriyle yavaşça soğutarak, kalp atışlarınızın ve nefes sıklığınızın yavaş yavaş düşmesini, kan basıncınızın normale dönmesini sağlayın. Bunun için her egzersiz bitiminde 10 dakikanızı esneme hareketlerine ayırın.

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Betül Toygar

Bir haftadan fazla ara vermek!

Egzersiz programlarına bir haftadan fazla ara vermek aldığımız yolu başa döndürüyor. Dolayısıyla herhangi bir nedenle üç kez üst üste antrenmana gidemezseniz, kesinlikle kaldığınız yerden devam edemezsiniz. Egzersizlerin tekrar sayılarını ve ağırlıklarınızı azaltarak birkaç hafta geriden başlamanız daha sağlıklı olacaktır.

Her spor türünde aynı ayakkabıyı kullanmak!

Aynı spor ayakkabısıyla her sporu yapmaya çalışmak burkulma düşme kas krampları ve tendon zedelenmeleri gibi önemli sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle vücut sağlığınız için seçtiğiniz spora uygun giysi ve ayakkabı kullanmaya özen gösterin. Örneğin tenis için başka, koşu için başka, salon sporları için daha başka türde ayakkabı kullanılıyor. Dr. Betül Toygar, yaptığınız spora uygun ayakkabıyı mutlaka uzmanına sorarak seçmeniz gerektiğine dikkat çekerek, “Evde yaptığınız egzersizlerde de yine spor ayakkabısı giymeniz, dizinize ve ayak bileğinize binen yükü eşit dağıtmada, dengeyi korumada ve kaymaları önlemede büyük önem taşıyor” diye konuşuyor.

İnternette yer alan egzersizleri denemek!

Daha önce spor deneyiminiz yoksa internetten gördüğünüz egzersizleri yapmaktan kaçının. Zira hareketi doğru açıda yapabilmek, nefesi doğru ayarlayabilmek ve kas üzerinde istenen etkiyi oluşturabilmek, bilgi ve deneyim gerektiriyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Betül Toygar, “Ekranda gördüğünüz hareketleri uygulamaya kaktığınızda açınızı ve duruşunuzu doğru ayarlayamazsanız, bel ile boyun fıtıkları tetikleniyor ve diz, omuz veya kalça eklemlerinde zedelenmeler oluşabiliyor. Bu nedenle fizik tedavi uzmanı tarafından önerilen ve fizyoterapistlerin birebir gösterdikleri egzersizler dışında evde spor yaparken çok dikkatli olmalı, herhangi bir hareketi yaparken ağrı oluşuyorsa hemen durmalısınız” uyarısında bulunuyor.