Yazılar

Ortak kulak enfeksiyon burun ve geniz kaynaklıdır

Ortak kulak enfeksiyon burun ve geniz kaynaklıdır

Kulağını tutarak ağlayan çocuk sayısı bir hayli fazla olmakla birlikte en yaygın olan ve ebeveynlerin ilk aklına gelen soruların başında “Acaba orta kulak iltihabı mı var?” oluyor. Çünkü herhangi bir kulak ağrısı akla ilk bu soruyu beraberinde getiriyor. Peki her kulak ağrısı orta kulak ağrısına mı işaret ediyor? Enfeksiyonlar, işitme konusunda hangi boyutta sıkıntı yaratır ve bulaşıcı bir hastalık mıdır? Kış aylarında nezle, grip, sinüzit gibi enfeksiyonların daha fazla görülmesinden kaynaklı orta kulak iltihabının da sıklığının artış gösterdiğinin altını çizen Liv Hospital KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Irmak Uçak çocuklarda kulak ağrısının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Dr. Irmak Uçak

Dr. Irmak Uçak

Kulak iltihaplarının en sık nedeni enfeksiyonlar mıdır?
Kulak ağrısı çocuklarda sık rastlanan bir problemdir. Kulak ağrısının en sık nedeni enfeksiyonlardır. Enfeksiyon kulak deliğinden kulak zarına kadar olan kanaldaysa dış kulak yolu enfeksiyonu, kulak zarının arkasında daha iç kısımdaysa orta kulak iltihabı (akut otitis media) teşhisi konulur.

Çocuklar orta kulak enfeksiyonuna daha mı yatkındır?
Orta kulak enfeksiyonu, burun ve genizdeki mikroorganizmaların östaki tüpü aracılığıyla orta kulak boşluğuna geçmesi nedeniyle oluşur. Çocuklarda, yetişkinlere göre, östaki tüpü daha yatay ve daha kısadır, bu nedenle orta kulak enfeksiyonuna daha yatkındırlar. Daha önceden kulak zarında delik olmayan, kulak zarı sağlam olan çocuklarda dış kulak kanalında kaçan su orta kulak enfeksiyonuna sebep olmaz, enfeksiyon zarın daha iç kısmında orta kulak boşluğunda oluşmaktadır ve hemen her zaman burun ve geniz kaynaklıdır.
Orta kulak enfeksiyonu bulaşıcı mıdır?
Orta kulak enfeksiyonu başka birine yine orta kulak enfeksiyonu olarak bulaşmaz; çocuğun aynı zamanda burun akıntısı, öksürük, hapşırma gibi üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları varsa, yine üst solunum yolu enfeksiyonu olarak başka bireye bulaştırabilir. Kış aylarında nezle, grip, sinüzit gibi enfeksiyonlar daha sık görüldüğü için orta kulak iltihabının da sıklığı artmaktadır.

Dış kulak enfeksiyonu ağrılıdır mıdır?

  • Dış kulak yolu enfeksiyonu genellikle yaz aylarında denize ve havuza girilmesine bağlı oluşur.
  • Dış kulak kanalında oluşan tahrişe bağlı veya kulak enfeksiyonu olan başka bir bireyin enfekte salgılarının çocuğun kulağına temas etmesi ile bulaşır.
  • Dış kulak yolu enfeksiyonu bulaşıcı olabilir, çocuğun enfekte kulağına temas eden pamuk, kulaklık, damlalık ucu veya kendi eli dahi, sonrasında diğer kulağa da temas ederse enfeksiyonu taşıyabilir.
  • Dış kulak yolu enfeksiyonu oldukça ağrılıdır ve kulak kanalı girişindeki kıkırdaklara dokunmakla ağrının şiddeti çok artar, çocuk kulağına dokundurmaz, o kulağın üzerine yatamaz.

Çocuklarda kulak ağrısı nasıl geçer?

  • Kulak enfeksiyonları, enfeksiyonun yerine göre, antibiyotik içeren şuruplar veya damlalar ile tedavi edilir. Antibiyotik enfeksiyonu tedavi etmeye başladıkça ağrı azalır, ancak bunun için birkaç gün geçmesi gerekir. Bu nedenle kulak ağrısı olan bir çocukta ağrı kesici şuruplar verilerek erken dönemde çocuğun ağrısı azaltılmaya çalışılır.
  • Dış kulak yolu enfeksiyonuna bağlı şiddetli ağrılarda ek olarak lokal anestezik kulak damlaları kullanılabilir.
  • Orta kulak enfeksiyonunda bazen basıncın artmasına ve kulak zarını dışarıya doğru bombeleştirmesi bağlı ağrı daha da şiddetlenebilir. Basıncın daha da artığı durumlarda kulak zarında yırtılmalar oluşur ve orta kulaktaki iltihaplı sıvı dışarıya akar, zarın yırtılması ve basıncın ortadan kalkması ile çocuğun ağrısı birden geçebilir.
  • Kulak ağrısı olan ve sonrasında dış kulak kanalında akıntısı başlayan bir çocukta, hekime başvurup kulak muayenesi yapılana kadar çocuğun kulağı sudan korunmalıdır.

Dr. Irmak Uçak

Çocuklarda kulak ağrısı hangi hastalık ya da problemlerin habercisidir?

  • Çocuklarda kulak enfeksiyonu dışında başka sebepler de kulak ağrısı yapabilir.
  • Kulak kanalını tamamen tıkayan ve baskı oluşturan kulak kirleri (buşon) ağrıya sebep olabilir. Böyle bir durumda kulak kirleri temizlendikten sonra dış kulak kanalı ve orta kulak değerlendirilerek enfeksiyon bulguları olup olmadığı araştırılır.
  • Kulak ağrısıyla gelen bir çocuğun muayenesinde kulak kanalı ve kulak zarı normal gözüküyorsa, yansıyan ağrı düşünülmelidir. Tonsillit ve farenjit gibi boğaz enfeksiyonları, bademciklerin üzerinde veya damakta oluşan aftlar ve yaralar, diş ağrıları, çene eklem problemlerine bağlı ağrılar kulağa yansıyan ağrı yapabilir.

Kulak ağrısı için evde ne yapılabilir?
Kulak ağrısı olan çocuklarda ağrı kesici şuruplara ek olarak, burun tıkanıklığının azaltmaya ve östaki tüpünü rahatlatmaya yönelik burun spreyleri kullanılabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları olan ve kulak enfeksiyonu başlamamış çocuklarda tuzlu su spreyleriyle burun temizliği yapmak, orta kulak enfeksiyonu ve sinüzit gelişmesini önlemeye yardımcı olabilir. Ancak orta kulak enfeksiyonu başlamış olan çocuklarda basınçlı şekilde yapılan burun temizliği orta kulak basıncını arttırarak ağrıyı daha da şiddetlendirebilir. Sadece basınçlı burun yıkama veya çocuğun çok kuvvetli sümkürmesi bile burundaki mikroorganizmaların östaki tüpü aracılığıyla orta kulağa ulaşmasına sebep olabilir. Orta kulak enfeksiyonu geçiren çocuklarda kulak üzerine yapılan sıcak uygulama (çocuğun cildini tahriş etmeyecek şekilde) ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

Okul çağındaki çocuklarda enfeksiyon riskini nasıl azaltabiliriz?

Okul çağındaki çocuklarda enfeksiyon riskini nasıl azaltabiliriz?

Enfeksiyon riski, tüm çocukların tehdidi altında olduğu bir sorundur. Bu sorunla mücadele etmek için ise bazı tedbirlerin uygulanabilir olduğu, uzmanlar tarafından belirtiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Neşe Yar, enfeksiyonlarla karşılaşma riskini azaltabileceğimiz temel tedbirleri anlatıyor.

Okul çağındaki çocuklar, sık sık enfeksiyonlara maruz kalabilirler. Ancak doğru önlemler alarak enfeksiyon riskini azaltmak mümkündür. Genel-geçer hijyen kurallarına dikkat etmek bu noktada başlıca davranış alışkanlığı olmalıdır. Bu sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de önemlidir. Zira enfeksiyonların yayılmasına, yetişkinlerin etkileri de yoğundur. Bu nedenle, çocuklarımıza kazandıracağımız alışkanlıkları, kedimizin de edinmesi gerekli olacaktır.

Dr. Neşe Yar

El Yıkama Alışkanlığı Kazandırın

El yıkama alışkanlığı kazandırmak, çocukların enfeksiyon riskini azaltmanın temel adımlarından biridir. Çocuklara düzenli el yıkamanın önemi öğretilmelidir. Özellikle okula gitmeden önce ve çıkarken, yemeklerden önce ve sonra, tuvalet kullanımı sonrası, hayvanlarla temasın ardından ve oyun alanlarından döndüklerinde ellerini yıkamaları gerektiği vurgulanmalıdır. El yıkama sırasında sabun kullanımı teşvik edilmelidir. El temizliği, mikropların yayılmasını önler ve çocukların kendilerini ve çevrelerini korumalarına yardımcı olur. Ayrıca çocuklara doğru el yıkama teknikleri öğretilmeli, bu alışkanlık günlük yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline getirilmelidir. Bu sayede çocuklar, okul ve ev ortamlarında daha sağlıklı bir şekilde enfeksiyonlardan korunabilirler.

Islak Mendil Kullanımına Dikkat Edin

Islak mendiller, pratik bir temizlik aracı gibi görünse de, mikroplarla mücadelede etkili değillerdir. Çocuklara ellerini temizlemek için sık sık ıslak mendil kullanmak, mikropların yayılmasına neden olabilir. Bunun yerine, çocuklara ellerini düzenli olarak su ve sabunla yıkamayı öğretmek daha önemlidir. El yıkama, mikropları etkili bir şekilde temizler ve enfeksiyon riskini azaltır. Islak mendiller sadece kirleri yüzeyden alır, ancak mikropları öldürmez. Bu nedenle çocuklarınıza hijyen alışkanlığı olarak el yıkamayı kazandırmak, enfeksiyonlardan korunmada en etkili adımlardan biridir. Ayrıca özellikle yemek öncesi, tuvalet sonrası ve dışarıdan geldiklerinde ellerini yıkamalarını teşvik ederek enfeksiyon riskini daha da azaltabilirsiniz.

Beslenme ve Egzersize Özen Gösterin

Beslenme ve egzersiz çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için kritik öneme sahiptir. Çocukların sağlıklı bir diyetle beslenmeleri, vücutlarının gerekli besin maddelerini almasını sağlar. Özellikle C vitamini ve mineraller, bağışıklık sistemini destekleyen önemli bileşenlerdir. Bu nedenle çocuklarınızın günlük olarak taze meyve, sebze ve lifli gıdalar tüketmelerini teşvik edin. Ayrıca düzenli egzersiz yapmak, çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmede etkilidir. Aktif bir yaşam tarzı, vücutlarının daha sağlıklı ve dirençli olmasına yardımcı olur. Çocukları spor veya fiziksel aktivitelerle tanıştırmak, onların düzenli olarak hareket etmelerini teşvik eder. Bu sayede enfeksiyonlara karşı daha dayanıklı bir bağışıklık sistemine sahip olurlar ve sağlıklı bir yaşam biçimini benimserler. Beslenme ve egzersize özen göstermek, çocukların enfeksiyonlardan korunmasında önemli bir adımdır.

Egepol Hastanesi

Aşıları İhmal Etmeyin

Aşıları ihmal etmemek, çocukların sağlığını korumada kritik bir rol oynar. Aşılar, çocukları bir dizi ölümcül enfeksiyondan korur ve toplumun bağışıklık kazanmasına katkıda bulunur. Çocuklar, doğduklarında ve büyüdükçe belirli aşıları almaları gerekmektedir. Bu aşılar, özellikle bebeklik döneminde, çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir ve ciddi hastalıkların önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca toplum sağlığı açısından da önemlidirler, çünkü aşılanmış bir çocuk, enfeksiyonları yayma riskini azaltır. Bu nedenle çocuklarınızın aşı takvimini eksiksiz takip etmek ve doktorunuzun önerdiği tüm aşıları zamanında yaptırmak, onların sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine yardımcı olur. Aşıları ihmal etmemek, çocukların enfeksiyonlara karşı güçlü bir savunma geliştirmelerini sağlar ve ciddi hastalıkların riskini azaltır.

Sigara İçilmeyen Bir Ortam Sağlayın

Çocukların sağlığını korumak için sigara içilmeyen bir ortam sağlamak son derece önemlidir. Sigara dumanı, çocuklar için ciddi sağlık riskleri taşır. Pasif içicilik, çocukların solunum yollarını etkileyebilir ve astım gibi solunum problemlerine yol açabilir. Ayrıca çocukların uzun vadede sigara içme alışkanlığı kazanma olasılığını artırabilir. Bu nedenle çocukların bulunduğu her ortamda sigara içilmemesine dikkat edilmelidir. Eğer evinizde sigara içiliyorsa, içme alanını çocuklardan uzak tutun ve dumanın diğer odalara yayılmasını önleyin. Aynı hassasiyeti okul ve kreş gibi toplu alanlarda da gösterin. Sigara içenleri çocukların yanında uyarmak ve çocuklara sigaranın zararları hakkında bilgi vermek, sağlıklı bir çevre oluşturmak için önemlidir.

Okulda Enfeksiyonlardan Korunmayı Öğretin

Okulda enfeksiyonlardan korunmayı öğretmek, çocukların sağlığını koruma açısından kritik bir önem taşır. Bu, çocuklara hijyen kurallarını ve enfeksiyon bulaşma yollarını anlatmayı içerir. Çocuklara hapşırma ve öksürme sırasında ağızlarını dirsekleriyle kapatmalarını öğretmek, damlacık yoluyla enfeksiyonların yayılmasını engellemeye yardımcı olur. Paylaşılan materyalleri kullanmamaları ve kişisel eşyalarını sık sık dezenfekte etmeleri konusunda bilinçlendirmek de önemlidir. Okulda hijyen kurallarına uyulması gerektiğini ve sık sık el yıkamanın enfeksiyon riskini azalttığını anlatmak, çocukların bu alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olur. Ayrıca okulun temizliği ve havalandırılması konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurgulamak, çocukların sağlığını koruma açısından önemlidir. Bu şekilde, çocuklar enfeksiyonlardan korunmayı öğrenir ve okulda daha güvende kalabilirler.

Covid-19 yeni varyantı XE virüsü bilinmeyenleri

Covid-19 yeni varyantı XE virüsü bilinmeyenleri

Tüm dünyada baskın hastalık haline gelen ve 6 milyondan fazla insanın ölümüne neden olan Covid-19’un varyantı olan Omicron’un yeni bir alt türü daha belirlendi. Omicron’un alt varyantları olan BA.1 ve BA.2’nin birleşmesiyle oluşan yeni XE virüsü tam bir ‘mutant’ tür olarak nitelendiriliyor. Dünyada çok sayıda ülke pandemi nedeniyle alınan önlemleri kaldırmaya hazırlanırken, İngiltere ve Tayland olmak üzere birçok ülkede tespit edilen bu yeni melez mutant virüs endişeye neden oluyor. Memorial Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşegül Ulu Kılıç, XE varyantı ve dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Ayşegül Ulu Kılıç

Yeni virüs bir ‘rekombinant’

Omicron varyantının alt türleri olan BA.1 ve BA.2’nin birleşmesiyle ortaya çıkan yeni bir varyantın belirlenmesi sağlık çevrelerinde endişeye yol açmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise daha önce görülen herhangi bir Covid-19 türünden daha bulaşıcı olabilecek yeni bir mutant olan ‘XE’ varyantına karşı uyarıda bulundu. Bu yeni varyantın bir genetik rekombinasyon sonucu oluşan rekombinant bir tür olduğu belirtildi. XE varyantı, Omicron’un önceki iki versiyonu olan, BA.1 ve BA.2’nin ‘mutant’ bir melezi olarak tanımlandı. Bu varyantın, halihazırda en bulaşıcı tür olan BA.2 alt varyantından % 10 daha fazla bulaşıcı olduğu bildirilmektedir. DSÖ’ye göre, Omicron’un bir alt varyantı olan BA.2, virüsün en baskın türüdür ve kendisine tüm sekanslanan vakaların % 86’sını oluşturmaktadır. XE, şu anda vakaların yalnızca küçük bir kısmını oluştururken, son derece yüksek bulaşıcılığı nedeniyle bu melez mutantın yakın gelecekte en baskın tür olacağı düşünülmektedir.

600’den fazla vaka belirlendi

DSÖ yakın zamanda potansiyel olarak belirlenen ve endişeye neden olan yeni tür ile ilgili ilk bulgularını özetleyen bir rapor yayınladı. Bu raporda, XE rekombinantının (BA.1-BA.2), ilk olarak 19 Ocak’ta İngiltere’de tespit edildiğine ve o zamandan beri 600’den fazla vakanın rapor edildiğini duyurdu. İlk tahminlere göre BA.2’ye kıyasla toplumda % 10’luk bir yayılma oranı avantajının olduğunun düşünüldüğü vurgulandı.  Ancak bu bulgunun doğrulanması gerektiği de belirtildi. Öte yandan, hastalığın şiddeti de dahil olmak üzere bulaşma ve hastalık özelliklerinde önemli farklılıklar tespit edilene kadar XE’nin Omicron varyantının bir parçası olarak kategorize edilmesi düşünülmelidir.

XE konusunda dikkatli olunmalı

Bir kişi aynı anda 2 veya daha fazla varyantla enfekte olduğunda ve hastanın vücudunda bunların genetik materyalinin karışmasıyla sonuçlandığında rekombinant bir varyant meydana gelmektedir. Bu olağandışı bir durum değildir ve pandemi boyunca birkaç rekombinant SARS-CoV-2 varyantı tanımlanmıştır. XF, XE ve XD olarak bilinen 3 rekombinantı incelenmesi devam etmektedir. Bunlardan XD ve XF, Delta ve Omicron BA.1’in rekombinantlarıdır, XE ise Omicron BA.1 ve BA.2’nin bir rekombinantıdır. Bugüne kadar Birleşik Krallık’ta 38 tane XF vakası tespit edilmiştir. Ancak Şubat ayı ortasından bu yana bu varyantların hiçbiri görülmemiştir. XD için küresel veri tabanlarına 49 vaka rapor edilmiş olsa da, bunların çoğu Fransa’da belirlenmiştir. Omicron BA.1 ve BA.2’nin bir rekombinantı olan XE türünden çok sayıda vaka tespit edildi. Tüm SARS-CoV-2 varyantlarının yanı sıra rekombinant varyantların da halk sağlığı riski açısından yakından izlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Belirtiler diğer varyantlarla aynı

XE varyantının belirtileri şöyle sıralanmaktadır:

  • Yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığı
  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Vücut, baş ve boğaz ağrısı
  • Burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı
  • İştah kaybı ve ishal
  • Nadiren tat ve koku kaybı

 Aşılanmak ve önlem almak çok önemli

Bugüne milyonlarca insanın hayatını etkileyen Covid- 19, alt varyantları ile varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Bu durumda virüse karşı en önemli kalkan olan aşılanmanın ihmal edilmemesi gerekmektedir. Bununla birlikte kapalı alanlarda maske kullanımı, sosyal mesafe ve gerekli hijyen tedbirlerine dikkat edilmesi önemlidir. Bağışıklık sistemini güçlü tutmak için sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli, günlük fiziksel aktiviteler çoğaltılmalı ve düzenli sağlık kontrolleri ile genel sağlığın korunmasına önem verilmelidir.