Yazılar

Akciğer hastalıkları son yıllarda hızla artıyor!

Geceleri uykudan uyandıran inatçı öksürüğünüz, göğüs ağrınız varsa, kendinizi sürekli halsiz hissediyor, değil merdiven- yokuş çıkmak oturduğunuz yerde bile nefes alamıyor gibi oluyorsanız dikkat! Ülkemizde son yıllarda KOAH ve astım başta olmak üzere akciğer hastalıklarının hızla arttığını belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Bilimsel araştırmalara göre, 35-40 yaşından sonra her yıl akciğer kapasitemizin yaklaşık yüzde 1’i kaybolur. Yani, 50 yaşındaki bir kişinin akciğer kapasitesi, 40 yaşındaki haline göre yaklaşık yüzde 10 daha az olabilir. Bu kayıp sigara içilmesi ve sigara dumanına maruz kalınması başta olmak üzere yanlış yaşam alışkanlıkları ve bazı çevresel etkenlerle çok daha hızlanır. Ama bazı püf noktalarına dikkat ederek akciğerlerimizi yenilememiz ve yıpranma sürecini yavaşlatmamız mümkün olabilir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai, yeni yılda akciğerlerinizi 7 adımda yenilemenin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Nurgül Naurzvai

Dr. Nurgül Naurzvai

  • Sigaradan ve sigara dumanından uzak durun

Sigara, nargile, puro ve elektronik sigara akciğerlerin en büyük düşmanıdır. Sadece içenler değil, pasif içiciler de büyük risk altındadır. Bilimsel araştırmalar; sigara dumanının, akciğerlerdeki hücrelerde onarılmaz hasarlar bıraktığını, onları hızla yaşlandırdığını ve kendini yenileme kapasitesini azalttığını ortaya koymaktadır. Bu zararlı maddelerden kaçının, içilen ortamlardan da uzak durun. Eğer sigara içiyorsanız bırakmak için bir adım atın, içmiyorsanız da sigara dumanına maruz kalmayın, pasif içici olmayın.

  • Her gün sebze ve meyve tüketin

Fast-food yiyecekler, aşırı yağlı ve işlenmiş gıdalar, yeterince sebze-meyve tüketmemek akciğerleri savunmasız bırakır. Antioksidan eksikliği, akciğer hücrelerinin daha çabuk yaşlanmasına yol açar. Akciğerlerimizin düşmanı olan serbest radikallerle savaşmanın en iyi yolu, antioksidanlardan zengin beslenmektir. C ve E vitamini gibi antioksidanlar, taze sebze ve meyvelerde bolca bulunur. Özellikle portakal, kivi, brokoli, havuç, ıspanak gibi besinler akciğer sağlığı için çok faydalıdır. Bilimsel çalışmalar; bu tür besinlerin akciğer hücrelerini koruduğunu ve yaşlanmayı yavaşlattığını gösteriyor. Her gün tabağınızda renkli sebze ve meyvelere yer verin.

  • Hareket edin, nefesinizi açın

Hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, egzersiz yapmamak, sürekli oturmak akciğer kapasitesini düşürür. Akciğerler de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir; hareketsizlik onları zayıflatır ve yaşlandırır. Düzenli egzersiz yapmak, akciğer kapasitesini artırır, dokuların oksijenlenmesini sağlar. Yürüyüş, yüzme, bisiklet, dans… Hangisini seviyorsanız onu yapın! Haftada en az 3 gün, 30 dakika tempolu yürüyüş bile akciğer sağlığınıza çok önemli katkıda bulunur.

  • Bağışıklığınızı güçlü tutun

Sürekli stresli olmak ve yeterince uyumamak, bağışıklık sistemini zayıflatır, vücudu hastalıklara açık hale getirir. Akciğerler de bundan olumsuz etkilenir ve yaşlanma süreci hızlanır. Akciğerlerimiz, mikroplara ve virüslere karşı ilk savunma hattımızdır. Yeterli uyku, dengeli beslenme ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemini güçlü tutar.

  • Kirli havadan uzak durun

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Hava kirliliği, egzoz dumanı, fabrika gazları, tozlu ve kimyasal ortamlarda çalışmak akciğerleri yıpratır, yaşlanmasını hızlandırır. Büyük şehirlerde yaşıyorsanız, hava kirliliği maalesef kaçınılmaz bir gerçek. Mümkünse sabah erken saatlerde ya da trafiğin az olduğu zamanlarda dışarı çıkın. Evi sık sık havalandırmak akciğerleri korumaya fayda sağlar” diyor.

  • Temizlik deterjanlarına maruz kalmayın

Evde ve işyerinde parfüm, oda spreyi, toz, küf ve kimyasallara uzun süre maruz kalmak akciğerlere büyük zarar verir. Temizlik yaparken aşırı kimyasal kullanmayın, rutubetli, tozlu ve küflü ortamlarda bulunmayın, gerekirse maske takın. Özellikle astım ve KOAH hastaları için bu alışkanlıklar çok zararlıdır.

  • Aşılarınızı yaptırın

Dr. Naurzvai “Sık sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmek ve tedaviyi ihmal etmek, grip ve bronşit gibi hastalıkları önemsememek, doktora gitmemek, ilaçları yarım bırakmak akciğerlerde kalıcı hasara ve yaşlanmaya yol açabileceğinden dolayı, bu tür olası alışkanlıklarınızı mutlaka terk edin. Ayrıca grip ve zatürre aşılarını yaptırmak, ellerin temizliğine dikkat etmek, kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre kalmamak da akciğer sağlığı açısından çok önemlidir. Doğru yaşam alışkanlıkları kazanmak, akciğerlerimizi genç ve sağlıklı tutmanın en önemli yoludur” diyor.

#AkciğerSağlığı #KOAH #Astım #SigaraBırak #NefesAl #SağlıklıYaşam #Egzersiz #Antioksidan #Bağışıklık #HavaKirliliği #SağlıkHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

En sık görülen astım türlerine dikkat!

En sık görülen astım türlerine dikkat!

Son yıllarda gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda hızla yaygınlaşan astım özellikle geceleri sürekli öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve göğüste sıkışma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, astımın en yaygın görülen 7 farklı türü bulunduğunu, belirtilerin ve tedavinin kişiden kişiye değişebildiğini belirterek “Astım ciddi sonuçlara yol açabilse de, tetikleyici etkenlere karşı önlem alarak ve doğru tedavi ile yönetilebilir. Doğru teşhis, doktorunuzla düzenli iletişim ve tetikleyici etkenlerden uzak durarak astım şikayetlerini azaltmak mümkün” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai en sık görülen astım türlerini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Polenler, tozlar, sigara dumanı, parfüm, aşırı kilo ve sağlıksız beslenme başta olmak üzere birçok risk faktörleriyle tetiklenebilen astım, akciğerlerdeki küçük hava yollarının iltihaplanmasına ve daralmasına bağlı olarak gelişiyor. Ailesinde astımı olanlarda hastalığın gelişme riskinin daha fazla olduğunu belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, “Alerjenlere maruz kalmak astım şikayetlerini tetikler hatta bazen krize yol açabilir. Astım krizi sırasında akciğerlere hava ileten borular ciddi düzeyde daralarak kandaki oksijen seviyesini önemli ölçüde azaltır, dudaklar mavi renge dönüşür, bilinç kaybına ve hayati riske yol açabilir. Bu nedenle acil tedavi şarttır” diyor. Çocukluğunda veya gençliğinde astımı olmayan kişilerde de ileride astım gelişebildiğini belirten Dr. Naurzvai, yetişkin yaşta astım tanısı alan kişilerin genellikle kalıcı semptomları olduğunu, bu durumu yönetmek için günlük ilaç tedavisine ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai

Dr. Nurgül Naurzvai

Astımınızın türünü biliyor musunuz?

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, en yaygın görülen astım türlerinin; egzersize bağlı bronkospazm, alerjik astım, alerjik olmayan astım, öksürük varyantlı astım, mesleki astım ve gece astımı olduğunu söylüyor. Bazı insanlar için şikayetler yalnızca tetikleyicilerle karşılaşıldığında ara sıra ortaya çıkarken, daha ağır düzeyde astımı olanlarda şikayetler daha sık görülüyor. Dr. Naurzvai en yaygın görülen astım çeşitleri hakkında şu uyarılarda bulunuyor;

  1. Alerjiye bağlı astım

Alerjiye bağlı astımın en yaygın görülen tür olduğunu belirten Dr. Naurzvai, alerjik tepkiye neden olan alerjenlerin vücuda hava yolu, cilt, yemek borusu veya enjeksiyon yoluyla girebildiğini söylüyor. Alerjik astımı olan bir kişi tetikleyici bir maddeyle temas ettiğinde vücut, IgE tipi antikorları serbest bırakarak yanıt veriyor. Alerjen maddelerin başlıcalarını; polenler, hamam böcekleri, ev tozu akarları, küf mantarlar, evcil hayvan kepeği (deri pulları), idrarı, dışkısı, tükürüğü ve saçı oluşturuyor. Dr. Naurzvai “Cilt veya kan testi ile spesifik alerjenler belirlenebilir ve alerjik kaynaklı astımınız için mevsimsel mi yoksa yıl boyunca mı ilaç kullanmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz” diyor.

  1. Egzersize bağlı astım

Egzersize bağlı bronkospazm (hava yollarının daralması), fiziksel aktivitelerden sonra ortaya çıkıyor. Fiziksel aktivitenin tetiklediği bu astım çeşidi, hastaların yüzde 90’ında egzersiz yaparken hava akımının kısıtlanmasına ve solunum şikayetlerine yol açıyor. Doğru teşhis ve doktorunuzla düzenli iletişim sayesinde size uygun en ideal hareket tarzını belirleyebilirsiniz.

  1. Öksürük Varyant Astım (ÖVA)

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai, öksürük varyant astımın nefes darlığı olmadan sadece öksürük şikayeti ile seyrettiğini belirterek “Bu astım türü kronik bir öksürük olarak görülür. Düzgün tedavi edilmediğinde öksürük varyantlı astım daha ağır astıma ilerleyebilir” uyarısında bulunuyor.

    4.  Mesleki astım

Mesleki astım işyerinde maruz kaldığınız tahriş edici bir madde tarafından tetikleniyor. Astımınız iş değiştirdiğinizde başladıysa, çalışma ortamından uzaktayken düzeliyorsa ya da  kimyasallar tarafından tetikleniyorsa mesleki astımınız olabilir. Mesleki astım çoğunlukla; fırıncılar, deterjan üreticileri, ilaç üreticileri, çiftçiler, tahıl asansörü çalışanları, laboratuvar çalışanları, metal işçileri, değirmenciler, plastik işçileri ve marangozlarda görülüyor.

  1. Gece astımı

Gece astımı olarak sınıflandırılan bu türün, diğer astım çeşitlerinde olduğu gibi öksürük, nefes alıp verirken hırlama ve göğüste sıkışma gibi şikayetlere yol açtığını belirten Dr. Naurzvai “Ancak gece astımında şikayetler akşam saatlerinde şiddetlenir. Tedavisi, diğer astım çeşitleri için olan inhaler ve diğer ilaçlarla hemen hemen aynıdır. Solunum cihazları, hastalığı kontrol etmeye yardımcı olabilir ve hastanın normal ve aktif bir yaşam sürmesini sağlayabilir” diyor.

     6. Alerjik olmayan astım

Alerjik etkenler tarafından tetiklenmeyen astıma ‘alerjik astım’ deniliyor. Alerjik olmayan astımı tetikleyen unsurların başlıcalarını; enfeksiyonlar, egzersiz, stres ve değişen hava koşulları oluşturuyor.

  1. Ağır astım

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai “Bir kişi haftada ikiden fazla astım semptomu yaşıyorsa astımı ‘kalıcı’ olarak adlandırılır. Kalıcı astım hafif, orta veya şiddetli olarak sınıflandırılır. Astım semptomları iyi yönetilmediğinde ‘kontrolsüz astım’ ortaya çıkar. Kalp hastalığı gibi astımı yönetmeyi zorlaştıran diğer durumlar astım semptomlarını şiddetlendirebilir. Sigara içme ve inhaler ilaçlarını düzenli almamak da kontrolsüz astım nedenlerindendir” diyor.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi

Astım hastaları için etkili öneriler!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai astım semptomlarını rahatlatmak için alabileceğiniz basit ama etkili önlemleri şöyle sıralıyor,

 

  1. Hava değişiklikleri, toz, duman, çim ve ağaç polenleri, hayvan tüyü, sabunlar ve parfümler astımın başlıca tetikleyicilerinden olduğundan bu tür alerjenlerden korunun.
  2. Fazla kilo astım semptomlarını artırabildiğinden sağlıklı bir diyetle ideal kilonuza inin.
  3. Kesinlikle sigara içmeyin, tütün dumanına maruz kalmaktan kaçının.
  4. İlaçlarınız, astımınızın türüne ve hastalığın ağırlığına göre değiştiğinden doktorunuzun talimatına uyun. İlaçlarınızı her zaman doktorunuzun önerdiği şekilde alın.
  5. Burun tıkanıklığı ve hava yolu tahrişine iyi gelen sıcak buhar banyosu yapabilirsiniz.
  6. Kullandığınız ilaçlarla etkileşime girebileceğinden dolayı kesinlikle doktorunuza danışmadan bitkisel ilaç kullanmayın.