Yazılar

Baharda uçuşan polenler kabusunuz olmasın!

Bahar aylarında doğanın yenilenmesi insanın içini açarken, alerjik bünyeye sahip çocuklar ve yetişkinler içinse kabusa dönüşebiliyor. Zira havada yoğun şekilde uçuşan polenler gözlerde kaşıntı ve sulanma, burun tıkanıklığı, art arda hapşırık ve öksürük gibi alerjik reaksiyonları tetikleyerek yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu “Doğanın adeta uykudan uyandığı bahar aylarında özellikle polenler yaygın olarak dolaşmaya başlıyor ve rüzgarlar yoluyla çok uzak mesafelere kolaylıkla taşınıp evlerimizin içine kadar giriyor, kıyafetlerimize yapışıyor. Bu nedenle özellikle Mart ile Haziran ayları arasında alerjik şikayetler yoğunlaşarak çoğu kişi için kabusa dönüşebiliyor” diyor. Alerjik hastalıkların son yıllarda gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde hızla yaygınlaştığını belirten Dr. Turanoğlu, tedavide en etkili yolun, alerjiye neden olan etkenlerden korunmak olduğunu vurguluyor. KBB Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu polen alerjisine karşı 7 etkili önlemi sıraladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Parfümler, deterjan kokuları, kimyasallar, hava kirliliği… Bu ve benzeri etkenler alerjik bünyeye sahip kişilerde art arda çok sayıda hapşırma, gözlerde sulanma ve kızarma, burun tıkanıklığı ve öksürük gibi şikayetlere yol açarak yaşam kalitesini büyük ölçüde düşürüyor. Bir de polenler gibi doğanın kendini yenilemesinden kaynaklanan etkenler var ki, özellikle bahar aylarını bu kişiler için tam anlamıyla kabusa dönüştürebiliyor! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu “Bahar aylarında pek çok kişi açık havada zaman geçirmeyi tercih ettiğinden, atmosferde yoğunlaşan ağaç ve çayır çimen polenlerinden kaçınmak çok mümkün olmuyor. Hal böyle olunca alerjik bünyeye sahip kişiler çoğunlukla alerjinin burunda yol açtığı etkilerle, burun akıntısı/tıkanıklığı, burunda kaşıntı, geniz akıntısı ve öksürük şikayetleriyle bize başvuruyor. Alerji, genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkıyor. Modern çağda sağlıksız yaşam alışkanlıkları, ev içinde daha çok vakit geçirme, hareketsizlik, doğal olmayan ürünlerle beslenme ve aşırı hijyen nedeniyle bağışıklık yanıtının değişmesi alerjik hastalıkların son yıllarda gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde hızla yaygınlaşmasına neden oluyor” diyor.

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Soğuk algınlığı ile karıştırılıyor!

Alerjinin yol açtığı şikayetlerin çoğu zaman grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarla benzerlik gösterdiğinden kolaylıkla birbirine karıştırılabildiğini belirten Dr. Turanoğlu şöyle konuşuyor: “Oysa alerjiyi diğer hastalıklardan ayırt etmenin en kolay yolu süresine ve ilave semptomlara bakmaktır. Üst solunum yolu enfeksiyonları yaklaşık bir haftada geçerken alerjik reaksiyonların yol açtığı şikayetler alerjen maruziyetine göre daha uzun bir döneme yayılmaktadır. Hastanın şikayetleri dinlenirken, alerjiye işaret edebilecek noktalara dikkat etmek çok önemlidir. Detaylı bir hikaye alınması, tanının doğru konulmasına yardımcı olacaktır. Solunum yolu enfeksiyonlarında etkene göre daha çok halsizlik, ateş, kas ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı vardır ve öksürük çoğunlukla bir hafta içerisinde geçer. Ama alerjide genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı, art arda hapşırma, gözlerde kızarıklık ve sulanma gibi şikayetler öne çıkar ve öksürük bir türlü geçmez.” Alerji tedavisinde geç kalınmasının sinüzit, orta kulakta sıvı toplanması ve buna bağlı işitme kayıpları, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon bozukluğu ve uyku bozuklukları gibi birçok soruna yol açabildiğini belirten Dr. Turanoğlu “Alerjik hastalıkların tedavisinden iyi sonuç alabilmek için alerji uzmanının önerdiği tedavinin aksatılmadan uygulanması, semptomlar azaldığında ya da ortadan kalktığında tedavinin doktora danışılmadan yarıda bırakılmaması çok önemlidir” diyor.

Polen alerjisine karşı etkili önlemler!

Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, alerjik reaksiyonlara yol açan etkenlerden korunmanın, tedavide başlıca rolü oynadığını vurguluyor. Dr. Turanoğlu, polen alerjisine karşı 7 etkili önlemi şöyle sıralıyor;

  • Polenler özellikle sabah saatlerinde çok daha yoğundurlar. Bu nedenle sabahları dışarı çıkmak zorundaysanız polen maskesi ve geniş çerçeveli güneş gözlüğü kullanarak maruziyeti azaltabilirsiniz.
  • Burnunuzun dış kısmına ve gözlerinizin etrafına ince bir tabaka vazelin sürerek polenlerin vücuda girişini azaltabilirsiniz.
  • Polenler sabah erken saatlerde ve akşam geç saatlerde yoğunlaştığından evinizi havalandırmak için öğle vakitlerini tercih etmeye çalışın. Güneşli ve rüzgarlı günlerde polenizasyon arttığından böyle günlerde dışarıda fazla vakit geçirmemeye özen gösterin ve pencerelerinizi kapalı tutun.
  • Polen mevsiminde balkonda çamaşır kurutmayın.
  • Aracınızla işe gidiyorsanız pencereleri kapalı tutun, havalandırma için klima kullanmaya özen gösterin ve klimanın polen filtresi bakımlarını ihmal etmeyin.
  • Dışarıdan eve girince ılık suyla duş alın ve burnunuzun içini polenlerden temizlemek için tuzlu suyla hazırlanmış spreyler kullanın.
  • Yatak örtülerinizi her hafta en az 60 derece sıcaklıkta yıkayın.

Soğuk kuru hava bile öksürük nedeni olabiliyor, ancak…

Soğuk kuru hava bile öksürük nedeni olabiliyor, ancak…

Kış mevsiminde sıkça görülen soğuk algınlığı, Covid-19 ve bronşit gibi viral etkenlerin sebep olduğu solunum yolu enfeksiyonlarının en yaygın görülen belirtisi, öksürük oluyor. Öyle ki doğal seyrinde, ilk 48 saatte, hastaların yaklaşık yüzde 85’inde öksürük gelişiyor. Soğuk havalarda viral bir enfeksiyondan kurtulup diğerine yakalanabildiğimiz gibi, bu enfeksiyonların üzerine eklenen sinüzit ve bronşit gibi bakteriyel enfeksiyonlar da öksürükle seyreden uzamış şikayetlere yol açabiliyor. Dolayısıyla kış aylarında hekimlere en sık başvuru nedenleri arasında yer alan öksürük, bazen haftalarca dinmeyebiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, öksürüğün basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunda görülen şikayetin yanı sıra ciddi bir hastalığın habercisi de olabileceğine dikkat çekerek, “Kış aylarında, viral solunum yolu enfeksiyonları sonrası sinir liflerinde artan hassasiyet nedeniyle kişi sağlıklı iken soğuk kuru hava bile öksürük etkeni olabilir. Ancak öksürüğü ‘kış mevsiminde normaldir’ düşüncesiyle önemsememek bazı ciddi hastalıkların tanı ile tedavisinde gecikmelere yo açabilir. Ayrıca erken döneminde sebebi tespit edilmeden hemen öksürük refleksini baskılayıcı ilaçlar kullanarak öksürük yakınmasından kurtulmaya çalışmak da tanı ile tedavide gecikmelerin yanı sıra altta yatan hastalığın ağırlaşmasına sebep olabilir. Dolayısıyla üç hafta geçmesine rağmen öksürük dinmemiş ise veya süre dikkate alınmaksızın kanlı öksürük, nefes darlığı, ateş ile balgam gibi sorunlar varsa, hemen hekime başvurulmalıdır” diyor.

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Bu şikayetlerinizde zaman kaybetmeyin!

Öksürük hava yolumuzu korumak amacıyla çalışan ve hayati öneme sahip bir refleks mekanizması. Yabancı bir cisim kaçtığında hava yolunun açılmasını sağlıyor veya özellikle kış aylarında yaygın görülen enfeksiyonların varlığında artan tıkayıcı mukusu hava yolundan temizlemeye yardımcı oluyor.  Genellikle kısa süreli olsa da, bazı durumlarda inatçı oluyor ve haftalar, hatta aylarca sürebiliyor. Balgamlı veya kanlı öksürük, özellikle gece ve istirahat halinde olan nefes darlığı, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, kilo kaybı, bacaklarda artan şişlik ile ateş gibi sistemik şikayetlerde dikkatli olmak gerekiyor. Zira bu hastalıklar zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi ciddi sorunların habercisi olabiliyor.

Süresi ve özelliği dikkate alınıyor

Öksürük yakınması olan hastanın ayırıcı tanısını yaparken öksürüğün süresi ve karakteri (balgamlı ya da kuru), eşlik eden diğer yakınmaların varlığı oldukça önem taşıyor. Yetişkinlerde öksürük, süresine göre akut (3 haftaya kadar), subakut (3-8 hafta arası) ve kronik (8 haftadan uzun) olarak 3 gruba ayrılıyor. Çocuklarda ise 4 haftadan uzun süren öksürük kronik öksürük olarak kabul ediliyor. Tedavi kılavuzları, 3 hafta sonrasında belirgin enfeksiyon nedeni mevcut değilse, 8 hafta beklenmeden öksürüğün kronik olarak kabul edilerek tetkik edilmesi önerisinde bulunuyor.

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Tedavi nedene göre planlanıyor

Öksürük bir hastalık değil, pek çok hastalıkta görülebilen bir şikayet. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu,  bu nedenle tedavinin öksürüğe sebep olan  hastalığa özgü planlandığını belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Öksürüğe yol açan hastalığa yönelik uygulanan tedavi dışında; bol sıvı tüketmek, alerjenlerden kaçınmak, reflü mevcutsa diyete dikkat etmek ve ihtiyaç halinde hekimin önerdiği öksürük kesici ürünleri kullanmak, bu dönemin daha konforlu geçirilmesini sağlar. Hastalığın tedavi edilmesiyle birlikte öksürük yakınması da geçer. Tüm yaygın ve nadir sebepler dışlandıktan sonra ‘açıklanamayan öksürük’ tanısı da konulabilir. Bu hastalarda hayat kalitesini etkileyen bir durum söz konusu ise yan etki profili düşük öksürük kesici ilaçlar ve solunum yolu egzersizleri tedavide değerlendirilebilir”

Öksürüğün pek çok sebebi olabiliyor!

Kış aylarında öksürük en sık viral üst solunum yolu enfeksiyonları (soğuk algınlığı, grip vb.), alt solunum yolu enfeksiyonları (akut bronşit vb.), mevcut kronik akciğer hastalıklarının (astım, kronik bronşit, bronşektazi vb.) alevlenmeleri ve çevresel sebeplerle (hava kirliliği, hava yolu irritanlarına artmış maruziyet) görülüyor. Bu etkenlerin yanı sıra aşağıda yer alan sorunlar da öksürük sebebi olabiliyor.

  • Zatürre
  • Akciğer pıhtısı (pulmoner tromboemboli)
  • Kalp yetmezliği
  • Üst hava yolu öksürük sendromu (geniz akıntısı sendromu-alerjik/nonalerjik rinit-kronik sinüzit)
  • Gastroözefageal veya boğaz reflüsü
  • Eozinofilik bronşit
  • İlaçlar (hipertansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar)
  • Sigara kullanımı ve dumanına maruz kalmak
  • Nadiren hava yolu kanserleri, kalp yetmezliği, verem, yutma fonksiyon bozuklukları ve psikolojik sebepler