Yazılar

İnmemiş testis baba olmanıza engel olabilir!

İnmemiş testis baba olmanıza engel olabilir!

Ülkemizde her 100 bebekten en az birinde görülen, prematüre bebeklerde yüzde 45’e kadar çıkabilen inmemiş testisin özellikle ilk bir yıl içerisinde tedavisi son derece önemli. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Celal Şen “İnmemiş testis tedavisi altı aydan sonra ve en geç bir yaşına kadar gerçekleştirilmelidir. Bir yaşından sonra tanı alan çocuklar mümkün olan en kısa sürede tedavi edilmelidir. Aksi taktirde vücut sıcaklığına maruz kalan testislerin hücresel yapıları bozulur ve bu çocukların ileride baba olma potansiyelleri olumsuz etkilenir. Ayrıca testis kanseri riski de artmaktadır” diyor. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Celal Şen inmemiş testisler hakkında bilinmesi gereken 5 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dr. Mehmet Celal Şen

Belirti vermiyor!

Ağrı, kızarıklık, şişlik gibi belirti vermediğinden, aile tarafından çoğu zaman fark edilmeyip dikkatli bir muayene sırasında saptanabilen inmemiş testis bebeklerde sık görülen bir hastalık. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Celal Şen “Doğum sonrası anneden geçen hormonların baskılayıcı etkisi ortadan kalkınca bebeklerde cinsiyet hormonu düzeyinde artış meydana gelir. Bu durum testislerin inişine devam etmesini sağlar ve bir yaşına gelindiğinde doğumda saptanan inmemiş testislerin yüzde 70’i torbaya inmiş olur. Ülkemizde bir yaşına kadar inmemiş testisin görülme sıklığı yüzde 1-5 arasında değişirken, prematüre bebeklerdeyse bu oran yüzde 45’e çıkmaktadır” diyor.

Kozmetik ürünler ve tarım ilaçları da yol açabiliyor!

Yapılan çalışmalara göre; testisin inişinin hormonal, fiziksel, çevresel ve genetik faktörlerin kontrolü altında olduğuna dikkat çeken Dr. Mehmet Celal Şen testislerin inmemesinin nedenlerini şöyle anlatıyor: “Hormonal faktörler cinsiyet gelişim kusurları ve testosteron (erkek cinsiyet hormonu) üretimini ve etkisini azaltan bozukluklardır. Fiziksel faktörler testis ve kasık kanalının anatomik yapısını bozan anomalilerdir. Çevresel faktörler, anne karnındayken maruz kalınan ve hormon yapımını olumsuz etkileyen kozmetik ürün imalatında kullanılan bazı maddeler (fitalat) ve tarım ilaçları gibi kimyasallardır. Genetik faktörler ise inmemiş testise neden olabilen bazı sendromlar ve gen mutasyonlarıdır.”

Erken tanı ve tedavi çok önemli!

İnmemiş testiste erken tanı ve tedavinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Celal Şen “Testislerin sperm ve hormon üretimine normal şekilde devam edebilmeleri için vücut sıcaklığından 2 ila 7 derece daha düşük bir ortamda bulunmaları gerekir ki torbalarda durum böyledir. Vücut sıcaklığına maruz kalan testislerin hücresel yapıları bozulur ve bu çocukların ileride baba olmaları potansiyelleri olumsuz etkilenir. Ayrıca ileride testis kanseri gelişmesi, testisin kendi etrafında dönüp boğulması (torsiyon), travmaya maruz kalması ihtimallerinin yüksek olması diğer tedavi edilme nedenleridir. Bunlarla birlikte boş bir torba görünümünün çocuk için yaratacağı psikolojik etkiler de göz önüne alınmalıdır” diyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Celal Şen

6 ay-1 yaş arası tedavisi şart!

Doğum sonrası fark edilen inmemiş testislerin bir bölümünün ilk bir yaş içinde inişini tamamlayabildiğini belirten Dr. Mehmet Celal Şen şöyle konuşuyor: “Bu süreç genellikle üç-altı ay içinde tamamlanırken, altıncı aydan sonra kendiliğinden inme ihtimali giderek azalmaktadır. Bu nedenle inmemiş testis tedavisi 6 aydan sonra ve en geç 1 yaşta gerçekleştirilmelidir. 1 yaşından sonra tanı alan çocuklar mümkün olan en kısa sürede tedavi edilmelidir.”

‘Utangaç testis’ ergenliğe kadar takip edilmeli!

Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mehmet Celal Şen, torbaya inişini gerçekleştiren testisin bazen yukarı yönlü yer değiştirerek torba içerisinde görülemediğini belirterek “Halk arasında ‘utangaç testis’ olarak adlandırılan bu durumda aile çocuğun testisinin zaman zaman yukarı kaçtığını, banyo sırasında indiğini tarif eder. Testisi soğuktan ve travmadan korumaya yönelik bu refleks tamamen fizyolojik bir durum olup tedavi gerektirmez. Ancak utangaç testislerin üçte birinde ileride inmemiş testis (asendan testis) gelişebildiği bilindiğinden, bu çocukların ergenliğe kadar takip edilmeleri gerekir” diye konuşuyor.

“Karın ağrısıdır, geçer” demeyin!

“Karın ağrısıdır, geçer” demeyin!

Özellikle kış aylarıyla birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları yaygınlaşırken, acil servislere başvuruların en sık nedenini karın ağrıları oluşturuyor. Enfeksiyonun tedavi edilmesi ile genellikle karın ağrısı da düzeliyor ancak bazı durumlarda ise karın ağrısının altında cerrahi tedavi gerektirebilen çok daha ciddi hastalıklar yatabiliyor! Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Elemen, anne babaların bu nedenle “karın ağrısıdır geçer” dememelerini, özellikle ağrıya eşlik eden diğer şikayetleri dikkatle gözlemlemeleri gerektiğini vurguluyor. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Elemen çocuklarda karın ağrısı hakkında bilgiler verdi, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Gribal enfeksiyonlardan sınav stresine, mide bağırsak hastalıklarından apandisite birçok neden çocuklarda karın ağrısına yol açabilirken, anne babalar kimi zaman ‘basit bir gaz sancısıdır, geçer’ diye düşünerek doktora gitmeyi geciktirebiliyorlar. Ancak dikkat! Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Elemen, çocuklarındaki karın ağrısının gelip geçici bir sıkıntı olabildiği gibi, altında apandisitten bağırsak düğümlenmesine, yumurtalık kistlerinden testis dönmesine dek cerrahi müdahale gerektiren ciddi hastalıklar da yatabildiğini belirterek, bu nedenle ailelerin çocuklarını çok iyi gözlemlemeleri gerektiğini vurguluyor. Karın ağrısı çocuklardaki tüm tıbbi acil durumların yüzde 15’ini oluşturuyor. Bu hastaların yüzde 10’unda cerrahi nedenli bir karın ağrısı saptandığını ve dikkatle araştırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Levent Elemen “Neredeyse hemen herkesin yaşamı boyunca en az bir kez karşılaştığı karın ağrısının başlama şekli ve yeri, süresi, sıklığı, eşlik eden bulguların olup olmaması cerrahi nedenli karın ağrıları konusunda çok önemli bilgiler verebilir; tanı ve tedavinin zamanında yapılmasını sağlayarak komplikasyonları engelleyebilir” diyor.

Pause Dergi

Prof. Dr. Levent Elemen

Solunum yolu enfeksiyonları ile birlikteyse!

Karın ağrısına eşlik eden başka şikayetler varsa anne babaların çok daha dikkatli olması gerektiğini çünkü bu durumun başka hastalıkların habercisi olabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Levent Elemen “Karın ağrısı solunum yolu enfeksiyonu ile birlikte ise ve eşlik eden başka bir bulgu yoksa olası tanı olarak, karın içinde ince bağırsak etrafındaki lenf nodlarının şişmesi düşünülür. Tanıyı kesinleştirmek için akciğer grafisi ve tüm batın ultrasonografisi yapılmalı ve kan tetkikleri alınmalıdır. Solunum yolu enfeksiyonunun tedavi edilmesi ile karın ağrısı da düzelecektir. Ancak nadiren karın ağrısı şiddetinde artma, hastanın genel durumunda kötüleşme, ateş ve kusma tabloya eklenebilir. Bu durumda karın içindeki yangının ilerlediği ve tablonun akut apandisite evrildiği düşünülmelidir. Akut apandisit varsa cerrahi tedavi şarttır. Akut apandisitte altın standart laparoskopik (kapalı) cerrahi ile apandisitin dışarı çıkarılarak tedavinin sağlanmasıdır” diye konuşuyor.

İshal eşlik ediyorsa!

İshalle beraber karın ağrısı olmasına karşın başka önemli bir bulgu olmadığı takdirde mide-bağırsak enfeksiyonunun (gastroenterit) düşünülmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Levent Elemen şöyle konuşuyor: “İshalin altta yatan etkene uygun tedavi edilmesi ile karın ağrısı hızlıca düzelir. Ancak ishal ile birlikte ara ara gelen kramp şeklinde karın ağrısı, makattan kırmızı çilek jölesi şeklinde kanama, yeşil renkli kusma ve karın şişliği olması durumunda bağırsak düğümlenmesi (invajinasyon) düşünülmelidir. Bağırsak düğümlenmesi, sonuçları nedeni ile çok ciddi komplikasyonlar yaratabilecek acil bir cerrahi hastalıktır. Bu hastalar bağırsaklarda zarar oluşmaması için vakit kaybedilmeden Çocuk Cerrahı tarafından değerlendirilmelidir.”

Sık idrara gitme ve yanma varsa!

Kız çocuklarında ve sıklıkla sünnetsiz erkek çocuklarda sık idrara gitme, idrar yaparken yanma veya kesik kesik idrar yapma şikayeti ile beraber karın ağrısı varsa idrar yolu enfeksiyonunun düşünülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Levent Elemen “Tedavi sonrası karın ağrısı düzelir ancak bu hastalarda idrar yolu enfeksiyonunun tekrarlaması durumunda altta yatabilecek ürogenital anomaliler açısından araştırmalar yapılmalı ve gerekirse bunlara yönelik müdahalelerde bulunulmalıdır” diyor.

Adet döngüsüne paralel ağrı varsa!

Kız çocuklarında özellikle ergenlik ve ergenlik öncesi dönemde yumurtalık (over) kaynaklı problemler de karın ağrısına yol açabilir. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levent Elemen şu uyarıda bulunuyor: “Adet gören çocuklarda adetin birkaç gün öncesinde olan karın ağrıları premenstrüel sendrom, adet ortasındakiler ovülasyona bağlı Mittelschmerz olarak adlandırılır. Bu karın ağrılarının tedavileri basit ağrı kesicilerle sağlanabilse de karnın sağ veya sol alt kısmında şiddetli ağrı tarif ediliyorsa yumurtalık (over) kistleri ve yumurtalık dönmesi (over torsiyonu) akla gelmelidir. Sonuçları itibarı ile bu hastalıklar Çocuk Cerrahisi tarafından çok hızlı müdahale ile acil cerrahi gerektirmektedir.”

Pause Dergi

Testis hassasiyeti ve kızarıklık varsa!

Erkek çocuklarında da karın ağrısına testis hassasiyeti ve kızarıklık işaret ediyorsa çok dikkatli olmak gerekiyor. Prof. Dr. Levent Elemen “Erkek çocuklarda karın alt bölgesinde ağrı ile beraber skrotumda (testisin bulunduğu torba) ağrı, kızarıklık, testis hassasiyeti ve ağrısı olması durumunda tablo akut skrotum olarak adlandırılır. Bu sorun da Çocuk Cerrahı tarafından hızlıca tanı konularak tedavi edilmelidir. Akut skrotumun en sık nedeni olmasa da kızlardaki over torsiyonuna benzer şekilde testisin dönmesi (testis torsiyonu) testisin kaybı ile sonuçlanabileceği için Çocuk Cerrahı tarafından hızlıca tanı koyularak tedavi edilmesi gereken bir patolojidir. Akut skrotumun daha sık görülen ancak cerrahi olmayan diğer nedenleri arasında testis iltihaplanması (orşit), testis ve etrafındaki dokuların iltihaplanması sayılabilir. Her iki durumda da hastaya uygun tedavinin verilmesi ve yatak istirahati ile tablo hızlıca düzelir” diyor.

Karnın sol tarafında ve aniden başlıyorsa!

Çocuklarda kabızlık da karın ağrısının önde gelen nedenlerinden birini oluşturuyor. Bu hastalarda karnın sol alt tarafında aniden başlayan ve gün içinde sık sık tekrarlayan, büyük tuvaletin yapılması ile azalan bir karın ağrısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Levent Elemen, beslenmenin  düzenlenmesi ve gaita sertliğinin azaltılması ile kabızlığa bağlı karın ağrılarının kısa sürede iyileşebileceğini belirtiyor. Prof. Dr. Levent Elemen özellikle okul döneminde, sınav kaygısı çok olan ve başarı odaklı yaşayan çocuklarda da yemek yedikten sonra ya da yatma ile artan karnın üst tarafındaki ağrılarda gastroözofageal reflü ve/veya gastrit düşünülebileceğini belirtirken, bu çocuklarda yapılacak yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi tedavi ile şikayetlerin hızlıca giderilebileceğini söylüyor.

Karın ağrısı 12 saatten uzun sürüyorsa!

Prof. Dr. Levent Elemen karnı ağrıyan çocuğun dikkatle gözlemlenmesi gerektiğini belirterek şu uyarıda bulunuyor: “12 iki saati aşan, şiddeti artan, ateş, kusma ve/veya karın şişliği eşlik eder şekilde bir karın ağrısı olan çocuğun ‘karın ağrısıdır geçer’ denilerek, ağrı kesici ve ateş düşürücü verilerek zaman kaybedilmemesi gerekir. Bu hastaların mümkünse çocuk cerrahı bulunan bir merkeze getirilmesi, belli incelemelerden geçirilerek karın ağrısının cerrahi tedavi gerektiren bir sorundan kaynaklanmadığının kanıtlanması, eğer karın ağrısının altında cerrahi tedavi gerektiren  bir sorun yatıyorsa da bir an önce tedavisinin başlatılması gerekir.”

Çocuklarda kıl dönmesinin nedenleri

Çocuklarda kıl dönmesinin nedenleri

Genellikle yetişkin hastalığı olarak bilinen bir makat bölgesi rahatsızlığı olan kıl dönmesi (pilonidal sinüs rahatsızlığı) günümüzde değişen yaşam koşullarında büyüyen ergenlik çağındaki çocukların da hayat kalitesini olumsuz etkiliyor. Hareketsiz ve fazla kilolu çocuklarda daha sık görülen kıl dönmesi; şişlik, kaşıntı ve ağrı ile kendisini belli ediyor. Memorial Hizmet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Hülya Öztürk, çocuklarda kıl dönmesi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Çocuğunuzu bunlardan uzak tutun

Kıl dönmesi, genellikle kuyruk sokumu bölgesinde bulunan kılların aşırı terlemeye bağlı olarak tahriş olan cilt içerisine girmesi ve burada yuva yapması ile oluşmaktadır. Temizlik ve kişisel hijyene dikkat edilmemesi ve aşırı oturmaya bağlı olarak oluşan terleme sonucu kuyruk sokumundaki cilt dokusu tahriş olmaktadır. Bu durumda vücuttan dökülerek bu bölgede biriken kıl ve tüyler deri altına kolaylıkla girerek yerleşmektedir. Kız ve erkek çocuklarda eşit oranda görülen kıl dönmesi nadir olarak da kılın yoğun olduğu göbek deliği, sakal bölgesi gibi yerlerde de görülebilmektedir. Çocuklardaki kıl dönmesinin artış göstermesinin sebepleri şunlardır;

  • Hareketsiz yaşam ve fazla oturmak
  • Obezite
  • Çok sıkı tayt ve badi gibi kıyafetler giyilmesi
  • Kişisel hijyenin ihmal edilmesi

Kıl dönmesinden korunmak için çocukların öncelikle hareketli bir yaşam tarzını benimsemesi gerekmektedir. Fazla kilolardan korunmak için doğru ve sağlıklı beslenilmelidir. Çocukların abur cubur ya da fast food gıdalar yerine ev yemeği yemesi sağlanmalıdır. Dar kıyafetlerden uzak durulmalı, rahat ve pamuklu giysiler seçilmelidir. Ayrıca sık sık banyo yapılarak kişisel hijyene önem verilmesi de kıl dönmesi riskini azaltmaktadır.

Kuyruk sokumundaki şişlik ve kaşıntıyı hafife almayın

Günümüzdeki gelişen teknolojik imkanlar ve şehir evlerinde büyüyen çocuklar hareketsiz yaşam sürmektedir. Günü evlerindeki bir koltuk üzerinde uzun süreler ellerindeki teknolojik aletlerle oturarak tamamlayan çocuklar, çoğu zaman kuyruk sokumu bölgelerinin aşırı terlediğinin farkına bile varamamaktadır. Telefon ya da bilgisayarın başından kalmak istemeyen çocuklar kişisel temizlik ve hijyenlerini de ihmal etmektedir. Bu durumda çocuklardaki kıl dönmesi rahatsızlıklarını artırmaktadır. Çoğu çocuk da kıl dönmesinin ilk belirtilerini anlayamamakta ancak rahatsızlık ilerlediğinde ve ailelerinin kontrolleri ile durum fark edilmektedir. Kıl dönmesinin belirtileri şunlardır;

  • Kaşıntı
  • Kızarıklık
  • Şişlik
  • Yanma
  • Akıntı
  • Ağrı

Kıl dönmesinin boyutuna göre cerrahi işlem uygulanıyor

Kuyruk sokumunda şişlik, oturup kalkarken o bölgede ağrı, kaşıntı ya da iç çamaşırında kötü kokulu akıntı varsa çocukların mutlaka alanında uzman bir hekime muayene ettirilmesi gerekmektedir. Kıl dönmesinin ilerlememesi için erken teşhis büyük önem taşımaktadır. Kıl dönmesi tanısı ayrıntılı bir fizik muayene ve bazı durumlarda da nadiren ultrason yardımı ile konulmaktadır. Hastanın ve hastalığın şiddetine göre farklı cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Hasta kuyruk sokumunda ağrı, akıntı, şişlik ile doktora başvurduğunda kısa bir süre antibiyotik ilaç tedavisi ve lokal krem uygulaması önerilir. Ayrıca bu bölgenin temizliğine çok dikkat edilmesi gerekmektedir. İltihaplı durum geçtikten sonra cerrahi planlanması yapılmaktadır. Kılın cilt içindeki uzandığı nokta ve enfekte ettiği alanın sağlam dokudan ayırt edilerek çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca hastalığın tekrarlamaması için de bu bölgede oluşan doku defekti hastanın kendi dokusundan yama yapılıp kapatılarak onarılmaktadır. Genellikle epidural anestezi altında yaklaşık bir saat süren cerrahi işlem sonrası maksimum 2 gün sonra hasta taburcu edilmektedir. Taburcu edilen çocuklar günlük yara bakımı, hareket kısıtlılığı ve önerilen hijyen kurallarına dikkat edilmesi ile kısa süre sonra normal hayatlarına dönebilmektedir.

Sünnete şunlara dikkat edin!

Sünnete şunlara dikkat edin!

Geçmişten günümüze birçok toplumda hem geleneksel hem de dini sebeplerle uygulanan sünnet işlemi, tıbbi açıdan da fayda sağlıyor. Ancak bu işlemin özellikle 2 -5 yaş arasında uygulanması, çocukların psikolojik ve cinsel kimlik gelişimini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Çocuklarda sünnet için en uygun zaman yenidoğan ve ilk 6 aylık dönem olarak belirtilirken, işlemin uygun koşullarda uzman hekim tarafından yapılması büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Dilan Altıntaş Ural, özellikle okulların ara tatil döneminde de sünnet işlemine yoğun bir ilgi olduğunu belirterek sünnetin faydaları ve bu konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi:

Sünnet, çocuğun cinsel organının uç kısmını örten derinin (prepüsyumun) cerrahi bir işlem ile çıkarılmasıdır. Ciddi bir cerrahi işlem olan sünnet birkaç farklı yöntem ile yapılmaktadır. Erkek çocuklarının erişkin dönemde cinsel sağlığının ve cinsel işlevinin korunması bakımından bu işlemin bir cerrahi müdahale olduğu unutulmamalı, uygun şartlarda yaptırılmasına dikkat edilmelidir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Op. Dr. Dilan Altıntaş Ural

2-5 yaş arasında yapılmaması öneriliyor

Çocukların gelişimi yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da değerlendirilmelidir. Teknik olarak her yaşta uygulanabilen sünnet işleminin 2-5 yaş arası dönemde yapılmaması daha uygundur. Çünkü özellikle 2-5 yaş arasındaki çocuklarda cinsel kimlik ve bilinç gelişmeye başlamaktadır. Bu dönemde geçirilen operasyon çocukta travmaya neden olabilir ve psikolojik gelişim olumsuz yönde etkilenebilir.

Bu konuda deneyimli bir hekim tarafından hastane ortamında yapılmalı

Sünnetin mutlaka hastanede steril ortamda ve gerekli ekipmanlar ile yapılması gerekir. Yenidoğan ve 3 aylık bebeklerde lokal anestezi ile işlem gerçekleştirilir. . Bunun dışındaki dönemlerde sünnet ameliyatlarının genel anestezi ile yapılması daha uygun olmaktadır. Lokal ya da genel anestezi uygulandıktan sonra ameliyat bölgesi temizlenerek steril hale getirilir ve penis ucundaki cilt katlantısı kesilerek çıkarılır. Ameliyat bölgesinde kanama kontrolü yapıldıktan sonra cilt yeni anatomiye uygun şekilde dikilir. Dikişler kendiliğinden eriyen türden oldukları için sünnet operasyonu sonrası dikişlerin alınması gerekmemektedir.

Yenidoğan sünnetinin avantajları daha fazladır

Yenidoğan dönemindeki çocuklara yapılan sünnet işleminde lokal anestezi kullanılmaktadır. Yani bebek aç kalmadan, genel anestezi almadan konforlu bir şekilde sünnet olmaktadır. Sünnet sonrasında daha az ödem oluşurken, yara iyileşmesi daha hızlı olmaktadır. Bununla birlikte işlem esnasında bebek ağrı hissetmez ve ilk 24 saat içinde oluşan ağrı, ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Bu nedenle sünnet ne kadar erken gerçekleşirse o derece avantaj sağlar.

Peygamber sünneti olan çocukların sünneti ertelenmeli

Bazı durumlarda çocuklara sünnet yapılmaması gerekir. Hipospadias olarak adlandırılan, halk arasında Peygamber sünneti denilen durum bunlardan biridir. Peygamber sünnetinde idrar deliği olması gereken yerde bulunmaz. Bu durumun düzeltilmesi için sünnet derisi kullanılır. Bu nedenle ilk başta sünnet işlemi önerilmez. Ancak düzeltme cerrahisinden sonra sünnet yapılabilir. Bununla birlikte hemofili ve diğer kan pıhtılaşma bozukluğu olan hastalara ve kanamaya eğilimli olanlara gerekli tetkik ve önlemler alınmadan sünnet yapılmamalıdır. Ayrıca üreme ve idrar yolları ile ilgili doğumsal (kalıtsal) hastalığı olanlarda öncelik anatomik açıdan düzeltici ameliyatlara verilmelidir.

Sünnet işlemi önemli tıbbi fayda sağlar

Ülkemizde ve dünyada genellikle dini ve geleneksel nedenlerle sünnet uygulanır. Ancak bazı tıbbi zorunluluk ya da koruyucu amaçlarla da gerçekleştirilen sünnet işlemleri bulunmaktadır. Her iki amaçla yapılan sünnetin özellikle tıbbi açıdan yararları bulunmaktadır. Bu faydalar şöyle sıralanabilir:

  1. Sünnet sonrası penisin temizlenmesi ve hijyeni daha kolay olur. Sünnetli erkeklerde idrar yolu enfeksiyonu görülme riski daha azdır.
  2. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme sıklığı daha düşüktür.
  3. Sünnetsiz peniste penis ucunda darlık (fimozis) görülebilir. Bu darlığa bağlı olarak sünnet derisi yeteri miktarda geri çekilemez ve penis başında inflamasyon daha sık oluşur.
  4. Nadir görülmekle birlikte, penis kanserine sünnetli erkeklerde daha az rastlanır.
  5. Sünnetli erkeklerin cinsel partnerlerinde rahim ağzı (serviks) kanser oranı daha düşüktür.

Uygun olmayan koşullarda gerçekleştirilen sünnet işlemi organ kaybına yol açabilir

Çocuklarını sünnet ettirmek isteyen ebeveynlerin bu işlemi ciddiye alması gerekmektedir. Çünkü bu cerrahi bir işlemdir ve mutlaka cerrah tarafından usulüne ve şartlara uygun şekilde yapılmalıdır. Uygunsuz şartlarda, cerrahlar dışındaki uzman olmayan kişiler tarafından yapılan sünnetlerde penisin gövde ve/veya baş kısmında yaralanmalar ile estetik hatalar oluşabilir. Bununla birlikte idrar kanalı yaralanmaları, penis gövdesi ve glans adı verilen penis başı yaralanmalarını düzeltmek ciddi ameliyatlar zinciri gerekebilir. Bazen de bu hataları düzeltmek mümkün olmayabilir ve durum organ kaybına kadar gidebilir. Sünnetin çocuk için en ideal şartlarda yapılması, ilerde yaşanabilecek sorunların engellenmesi açısından oldukça önem taşır.

Sünnet sonrası dikkat edilmesi gerekenler

  • Sünnetten hemen sonra ilk 2 gün ağrı, penis ucunda kızarıklık ve şişme (ödem) görülebilir. Ağrı kesiciler ve çocuğun uzun süre ayakta kalmaması ile hızlı iyileşme sağlanır. Penis 2 hafta içinde normal görünümüne kavuşur.
  • İkinci günün sonunda banyo yapılabilir.
  • Bezli çocukların sünnet sonrası ilk 3-4 gün normalde giydiklerinden bir büyük bez; tuvalet alışkanlığı edinmiş çocukların ise yaşlarına ve kilolarına uygun sünnet külodu giymeleri önerilmektedir.
  • Bazı sünnet vakalarında ameliyat sonrası hafif kanama görülebilir. Bu tür durumlarda hekimin bilgilendirilmesi gerekir.
  • Çocuk sünnet olduktan 2 hafta sonra temizliğinden emin olunan havuz ve denize girebilir.
  • Durmayan kanama, idrar yapmakta sorun, kötü kokulu akıntı gibi durumlarda veya 37,5 dereceyi geçen ateş görüldüğünde beklemeden mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Karnı ağrıdığında hemen ‘ağrı kesici’ vermeyin!

Karnı ağrıdığında hemen ‘ağrı kesici’ vermeyin!

Karın ağrısı çocukluk döneminde en sık yaşanan sorunların başında geliyor. Genellikle idrar yolu enfeksiyonu, kabızlık ve ishal gibi sorunların belirtisi olsa da, bazen hayati tehlikeye neden olabilecek apandisitin de ilk sinyali olabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, bu nedenle çocuklarda gelişen karın ağrısının asla hafife alınmaması gerektiğine dikkat çekiyor!

Kalın bağırsağın ilk kısmında sonlanan ve oniki parmak bağırsağı olarak bilinen çıkıntıya ‘apandiks’ deniyor. Apandiks içinin lenf bezi, taşlaşmış dışkı, yabancı cisim ve parazit gibi etkenlere bağlı olarak tıkanması nedeniyle iltihap oluşuyor ve bu tabloya ‘apandisit’ deniyor. En sık 6-12 yaş aralığında görülen akut apandisit, çocuklarda ameliyat gerektiren karın ağrısı nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, çocuklarda gelişen apandisitte erken tanının son derece önemli olduğu uyarısında bulunarak, “Apandisitte tanının en önemli unsurunu hekimin karın muayenesi teşkil ediyor. Dolayısıyla ebeveynler karın ağrısı sorunu yaşayan çocuğa kesinlikle ağrı kesici vermemeli, bu şikayeti hafife almayıp mutlaka doktora başvurmalılar. Zira apandisit tanısında gecikme durumunda ciddi karın enfeksiyonu oluşabiliyor, sonrasında iyileşme süresi çok uzayabiliyor, çok daha kötüsü çocuğun hayatı tehlikeye girebiliyor” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Başak ErginelAğrı tüm karına yayılabiliyor

Apandisitin en tipik belirtisi, karın bölgesinde oluşan ağrı oluyor. Apandisit ağrısı önce göbek çevresinde başlıyor, daha sonra sağ alt karına yerleşiyor. Patlamış apandisitte ise ağrı tüm karın bölgesine yayılıyor. Doç. Dr. Başak Erginel, karın ağrısına iştahsızlık, bulantı, kusma ve ateş gibi yakınmaların da eşlik edebildiğini söylüyor.

Bacaklarını karnına çekiyorsa, dikkat!

Apandisiti kesin teşhis eden bir yöntem olmadığı için doktor muayenesi yaşamsal öneme sahip. Kan tahlilleri, ultrason, röntgen ve bazı durumlarda bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik tetkikler tanı konulmasına yardımcı oluyor. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, çocuk hastalarda apandisiti teşhis etmenin son derece zor olduğuna işaret ederek, “Akut apandisit varlığına rağmen çocukların yüzde 20’sinde apandisitin belirtisi olan beyaz küre sayısının normal değerlerde bulunması tanıyı zorlaştırıyor. Ayrıca küçük çocukların karın ağrılarını ifade edememeleri de teşhiste güçlük yaşanmasına neden oluyor. Dolayısıyla bacaklarını karnına çekip ağlama ve memeyi emmekte güçlük çekme gibi sorunlarda ebeveynler dikkatli olmalılar” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Başka hastalıklarla karışabiliyor

Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, apandisitin bağırsak enfeksiyonu, bağırsak düğümlenmesi ve yumurtanın dönmesi gibi başka hastalıklarla ortak belirtilere sahip olmasının da tanıyı zorlaştırdığını vurgulayarak, “Bu durum gereksiz ilaç kullanımına neden olabiliyor, hatta apandisitin patlaması ve enfeksiyonun karın bölgesine yayılması sonucunda çocukta ‘septik şok’ tablosuna yol açarak hayatı tehdit edebiliyor. Dolayısıyla karın ağrısında doğru tanı yaşamsal öneme sahip ” bilgisini veriyor.

Tedavisi cerrahi yöntem

Apandisit hastalığının tedavisi ise cerrahi yöntem oluyor. Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Başak Erginel, apandisit tablosunda açık veya kapalı yöntemle ‘apendektomi’ yapılabildiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “Bu yöntem onikiparmak bağırsağının köküne bir düğüm konularak apandiksin tamamen alınması işlemidir. Patlamış apandisitlerde apendektomi sonrası karın içi temizliğinin yapılmasının ardından karın içine bir dren de yerleştirilebiliyor, bu dren birkaç gün sonra çıkartılıyor. Ameliyat apandisit patlamadan önce yapılmışsa çocuğun hastanede bir gün kalması yeterli geliyor. Apandisitin patlamış olduğu durumlarda ise antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyulduğu için hastanede 3-4 gün kalması gerekebiliyor.” Apandisitin alınmış olmasının sonrasında herhangi bir soruna yol açmadığını belirten Doç. Dr. Başak Erginel, “Kapalı yapılan ameliyat sonrasında çocuklar iki ay kadar, açık ameliyatlarda ise altı aya kadar beden eğitiminden muaf oluyorlar.” diyor.