Yazılar

Kas kaybına uğramadan incelmenin ipuçları!

Kas kaybına uğramadan incelmenin ipuçları!

Fazla kilolarından kurtulmaya çalışanların çok sık başına gelir; yağdan değil kaslardan vermek! Zira kilo vermek için yapılan kalori kısıtlı diyetler yeterli protein içermiyorsa azaltılan enerji kaslardan karşılanıyor ki bu da kas kaybına yol açıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo verme hızı ayda 3-6 kg. arasında değişir. Kilo verme hedefini çok yüksek tutarak dengesiz ve çok kısıtlı beslenmek kas kaybına neden olur; bu da metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut direncinin ve performansının azalmasına, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlere, yaşam kalitesinin düşmesine yol açar.  Üstelik ‘yo-yo sendromu’ da kaçınılmazdır yani hızlı verilen kilolar hızla geri alınır. Bu nedenle doğru ve kalıcı kilo kaybı için mutlaka egzersizle desteklenen, kişiye özgü planlanmış beslenme programı uygulanması gerekir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı yağdan kilo vermenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Doğru beslenin

Her bireyin farklı metabolik yapıları ve yaşam şekli olduğundan öncelikle kişiye uygun ve sürdürülebilir beslenme şeklinin bulunması sağlıklı kilo kaybında kritik önem taşıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo kaybının hedefi yeterli protein tüketerek kas kütlesini koruyup yağdan vermektir. Yağ kaybı alınan kalorinin harcanan kaloriden daha olduğu dengeli diyetlerle mümkündür. Günlük alınan gıdaların porsiyon kontrolünü yapmak, açlık tokluk sinyallerine dikkat etmek, yemek seçimlerini daha sağlıklı gıdalardan yapmak önemlidir” diyor.

İyi karbonhidrat tüketin

Vücut yağ oranı yanlış karbonhidrat tüketimiyle artıyor. Fazla tüketilen şeker, şekerli içecekler, pasta, kek, bisküvi gibi hızlı kana geçip insülin salgısını hızlı artıran gıdalar, harcanandan fazla kalori alımı ve hareketsiz (sedanter) yaşam vücutta yağ oranını artırıyor. Yağ kaybının sağlanması için beslenmeden tamamen karbonhidratları çıkarmanın doğru olmadığını belirten Dyt. Fatma Turanlı şöyle konuşuyor: “İyi karbonhidratlar olarak sayılabilecek yulaf, bulgur, kinoa, karabuğday, çavdar ekmeği gibi gıdalar hem içerdikleri lif, vitamin ve mineraller açısından hem de tokluk hissini artırdıkları için diyet programlarında düşük porsiyonlarda yer almalıdır. Şeker ve şekerli içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır.”

Düzenli egzersiz yapın

Zayıflama sürecinde uygulanan diyetin mutlaka egzersizle desteklenmesi gerekiyor. Düzenli egzersiz kaybedilen kilonun daha çok yağdan verilmesine yardımcı olurken, insülin duyarlılığı ve metabolizma üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Kardiyo egzersizler yağ yakımı açısından önerilir, uygun ağırlık veya direnç egzersizleri de kas kütlesini artırmak için önemlidir. Günlük adım sayısının 5000 adım altında olmamasına, haftada 3 gün 45-50 dak. yürüyüş yapılmasına dikkat edilmelidir. Yapılacak egzersiz programları kişiye uygun olacak şekilde uzmanı tarafından planlanmalıdır. Yanlış yapılan egzersizler sorunlara, sakatlanmalara yol açabilir” diyor.

Bu besinlere sofranızda yer verin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, kilo vermek için mucize yaratan gıda veya içecek olmadığını, bazı besinlerin ise kilo vermeye yardımcı olabileceğini belirterek bu besinleri şöyle açıklıyor: “Yeşil çayda kateşinler, kafein, acı biberde kapsaisin, ananasta bromelin gibi bileşikler metabolizma hızını artırır. Tarçın krom içeriği ile insülin etkinliğini artırmaya yardımcı olur, tatlı yeme isteğini azaltır. Brokoli, kereviz, lahana gibi posa ve mineral vitamin içeriği yüksek sebzeler tokluk hissini artırmaları ve bağırsak çalışmasına yardımcı olmaları dolayısıyla günlük beslenme programına ilave edilmelidir.”

pausejournal

Yeterli ve düzenli uyuyun

Yetersiz uyku büyüme hormonu salınımını olumsuz etkilerken bu da protein sentezini ve dolayısıyla kas yapısını bozabiliyor. Vücudun günde 7-8 saat uykuya ihtiyacı olduğunu belirten Turanlı şöyle konuşuyor: “Yetersiz düzeyde uyku kortizol seviyesinde artışa neden olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda; kortizol düzeyi yüksekliği obezite, insülin direnci ve vücut yağ oranı artışıyla ilişkilendirilmiştir. Kaliteli uyku mutluluk ve dinlenmiş bir vücutla güne daha enerjik başlanmasını sağladığından bu da egzersiz yapma performansını artırır, iştahın kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.”

Mutlaka günde 10 bardak su için

Vücudumuzun en temel ihtiyacı olan suyun özellikle kış aylarında yeterince tüketilmediğini, kahve ve çay gibi içeceklerin ise kesinlikle suyun yerine geçmediğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Metabolizmanın düzenli çalışması, elektrolit dengesi, vücuttan toksin atılması ve kana geçen besin ögelerinin vücutta taşınması gibi önemli işlevleri olan su yeterli alınmadığında dehidratasyon denilen susuzluk meydana gelir. Dehidratasyon kişinin yorgun, performansı düşük ve stresli hissetmesine yol açar, hormonal işleyisi etkiler, dolaylı olarak da enerji harcanmasını yavaşlatır. Bu nedenle kilo vermek için 10 bardak su içilmesi temel koşuldur” diyor.

Kilo vermek isteyenler ‘Yo-yo sendromu’na dikkat!

Kilo vermek isteyenler ‘Yo-yo sendromu’na dikkat!

Fazla kilolarından kurtulmaya çalışanların çok sık başına gelir; yağdan değil kaslardan vermek! Zira kilo vermek için yapılan kalori kısıtlı diyetler yeterli protein içermiyorsa azaltılan enerji kaslardan karşılanıyor ki bu da kas kaybına yol açıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo verme hızı ayda 3-6 kg. arasında değişir. Kilo verme hedefini çok yüksek tutarak dengesiz ve çok kısıtlı beslenmek kas kaybına neden olur; bu da metabolizma hızının yavaşlamasına, vücut direncinin ve performansının azalmasına, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlere, yaşam kalitesinin düşmesine yol açar.  Üstelik ‘yo-yo sendromu’ da kaçınılmazdır yani hızlı verilen kilolar hızla geri alınır. Bu nedenle doğru ve kalıcı kilo kaybı için mutlaka egzersizle desteklenen, kişiye özgü planlanmış beslenme programı uygulanması gerekir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı yağdan kilo vermenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Doğru beslenin

Her bireyin farklı metabolik yapıları ve yaşam şekli olduğundan öncelikle kişiye uygun ve sürdürülebilir beslenme şeklinin bulunması sağlıklı kilo kaybında kritik önem taşıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Sağlıklı kilo kaybının hedefi yeterli protein tüketerek kas kütlesini koruyup yağdan vermektir. Yağ kaybı alınan kalorinin harcanan kaloriden daha olduğu dengeli diyetlerle mümkündür. Günlük alınan gıdaların porsiyon kontrolünü yapmak, açlık tokluk sinyallerine dikkat etmek, yemek seçimlerini daha sağlıklı gıdalardan yapmak önemlidir” diyor.

İyi karbonhidrat tüketin

Vücut yağ oranı yanlış karbonhidrat tüketimiyle artıyor. Fazla tüketilen şeker, şekerli içecekler, pasta, kek, bisküvi gibi hızlı kana geçip insülin salgısını hızlı artıran gıdalar, harcanandan fazla kalori alımı ve hareketsiz (sedanter) yaşam vücutta yağ oranını artırıyor. Yağ kaybının sağlanması için beslenmeden tamamen karbonhidratları çıkarmanın doğru olmadığını belirten Dyt. Fatma Turanlı şöyle konuşuyor: “İyi karbonhidratlar olarak sayılabilecek yulaf, bulgur, kinoa, karabuğday, çavdar ekmeği gibi gıdalar hem içerdikleri lif, vitamin ve mineraller açısından hem de tokluk hissini artırdıkları için diyet programlarında düşük porsiyonlarda yer almalıdır. Şeker ve şekerli içecek ve yiyeceklerden uzak durulmalıdır.”

Düzenli egzersiz yapın

Zayıflama sürecinde uygulanan diyetin mutlaka egzersizle desteklenmesi gerekiyor. Düzenli egzersiz kaybedilen kilonun daha çok yağdan verilmesine yardımcı olurken, insülin duyarlılığı ve metabolizma üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Kardiyo egzersizler yağ yakımı açısından önerilir, uygun ağırlık veya direnç egzersizleri de kas kütlesini artırmak için önemlidir. Günlük adım sayısının 5000 adım altında olmamasına, haftada 3 gün 45-50 dak. yürüyüş yapılmasına dikkat edilmelidir. Yapılacak egzersiz programları kişiye uygun olacak şekilde uzmanı tarafından planlanmalıdır. Yanlış yapılan egzersizler sorunlara, sakatlanmalara yol açabilir” diyor.

Bu besinlere sofranızda yer verin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, kilo vermek için mucize yaratan gıda veya içecek olmadığını, bazı besinlerin ise kilo vermeye yardımcı olabileceğini belirterek bu besinleri şöyle açıklıyor: “Yeşil çayda kateşinler, kafein, acı biberde kapsaisin, ananasta bromelin gibi bileşikler metabolizma hızını artırır. Tarçın krom içeriği ile insülin etkinliğini artırmaya yardımcı olur, tatlı yeme isteğini azaltır. Brokoli, kereviz, lahana gibi posa ve mineral vitamin içeriği yüksek sebzeler tokluk hissini artırmaları ve bağırsak çalışmasına yardımcı olmaları dolayısıyla günlük beslenme programına ilave edilmelidir.”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Yeterli ve düzenli uyuyun

Yetersiz uyku büyüme hormonu salınımını olumsuz etkilerken bu da protein sentezini ve dolayısıyla kas yapısını bozabiliyor. Vücudun günde 7-8 saat uykuya ihtiyacı olduğunu belirten Turanlı şöyle konuşuyor: “Yetersiz düzeyde uyku kortizol seviyesinde artışa neden olabilir. Yapılan bilimsel çalışmalarda; kortizol düzeyi yüksekliği obezite, insülin direnci ve vücut yağ oranı artışıyla ilişkilendirilmiştir. Kaliteli uyku mutluluk ve dinlenmiş bir vücutla güne daha enerjik başlanmasını sağladığından bu da egzersiz yapma performansını artırır, iştahın kontrol altına alınmasını kolaylaştırır.”

Mutlaka günde 10 bardak su için

Vücudumuzun en temel ihtiyacı olan suyun özellikle kış aylarında yeterince tüketilmediğini, kahve ve çay gibi içeceklerin ise kesinlikle suyun yerine geçmediğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Metabolizmanın düzenli çalışması, elektrolit dengesi, vücuttan toksin atılması ve kana geçen besin ögelerinin vücutta taşınması gibi önemli işlevleri olan su yeterli alınmadığında dehidratasyon denilen susuzluk meydana gelir. Dehidratasyon kişinin yorgun, performansı düşük ve stresli hissetmesine yol açar, hormonal işleyisi etkiler, dolaylı olarak da enerji harcanmasını yavaşlatır. Bu nedenle kilo vermek için 10 bardak su içilmesi temel koşuldur” diyor.

Yılbaşı sofralarına dikkat!

Yılbaşı sofralarına dikkat!

Yeni yıla sayılı günler kala yılbaşı akşamı için hazırlıklara başlandı bile. Hemen hepimizin planlarında öncelik ise genellikle soframızda yer alacak olan yemek ve içeceklerdeki çeşitlilik oluyor. Birçok kişiye göre bu sofralardaki yemek çeşidi ne kadar çok olursa gelecek yıl da o kadar bereketli geçiyor.  Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, ancak yılbaşı sofrasında bazen yemek ve içecek miktarının kontrolsüzce artabildiğine dikkat çekerek, “Yeni yılda en büyük beklentimiz çoğumuz için sağlık oluyor. Ancak gece geç saatlere kadar sofrada oturulması daha fazla yemek yemek anlamına geliyor. Buna bir de aşırı miktarda tüketilen içecekler de eklenince; ertesi gün mide ağrısı ve reflü gibi sindirim sorunlarının yanı sıra baş ağrısı ve halsizlik gelişebiliyor. Özellikle diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalığı gibi sağlık sorunları olan kişiler bu durumdan daha fazla etkileniyor, ani tansiyon ve şeker yükselmesiyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle yılbaşı sofrasında bazı beslenme kurallarına dikkat edilmesi yeni yıla sağlıklı başlanması için çok önemlidir” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, yılbaşı sofrasında dikkat etmeniz gerekenbeslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Yemeğe hafif bir çorba ile başlayın

Akşam yemeğine çorba ile başlamanız daha az ve yavaş yemenize yardımcı olacağı için olası mide şikayetlerinin de önüne geçiyor. Ayrıca daha düşük kalorili beslenmeniz de mümkün olabiliyor.

Zeytinyağlı sebze yemekleri şart

Sofralarımızın baş tacı olan zeytinyağlı sebze yemekleri, yılbaşı sofralarının da vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.  Yılbaşı akşamında masanızda birkaç çeşit zeytinyağlı sebze bulunması hem görsel tokluğa hem de midemizin kolay doymasına destek oluyor. Ayrıca pırasa, lahana ve kereviz gibi kış sebzelerinin içerdikleri posalar bağırsak sağlığımız üzerinde de önemli rol oynuyorlar.

Et yemeğinizi fırında pişirin

Sağlıklı bir yılbaşı için akşam yemeğini hazırlarken kullanacağınız pişirme yöntemine dikkat edin. Sofrada sunacağınız yiyecekleri hazırlarken; buharda, fırında veya ızgarada gibi pişirme yöntemlerini tercih etmeniz, yemeklerin kalori içeriklerini azaltmalarının yanı sıra daha rahat sindirim sağladıkları için mide rahatsızlıklarının oluşumunu da önlüyor. Tavuk ile hindi gibi et yemeklerini ve patatesleri fırında kızartmanız, sebzeleri tavada ızgara yaparak hazırlamanız, yemeklerin kalori içeriklerinin oldukça azalmalarını sağlayacaktır.

Sofraya çok aç oturmayın

Akşam çok fazla yemek yiyeceğinizi düşünerek tüm gün aç kalmamaya dikkat edin. Güne mutlaka hafif bir kahvaltıyla başlamanız, öğlen yemeğinde zeytinyağlı sebze veya salata tarzı yiyecekleri tüketmeniz çok önemli. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, “Çok aç karnına yemeğe oturduğunuz zaman, sofrada bolca yemeklerin olacağını da göz önüne alırsak, hızlıca fazla miktarda yemek yeme riskiyle karşılaşırsınız” diyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Yemeğin yanında mutlaka salata olsun

Tabağınızı hazırlarken sofradaki yiyeceklerden az miktarda alıp yanında salata tüketmeniz de önem taşıyor. Zira salata posa içeriğinin yüksek olması bağırsakların çalışmasına katkı sağlıyor. Kalori içeriği de düşük olan salata kilo alımını önlerken, içerdiği sindirilebilir ve sindirilemez posa etkisiyle tokluk hissinin daha hızlı oluşmasına destek verebiliyor. Bunların yanı sıra renkli sebzelerin içerdikleri antioksidan öğeler de günümüzde çok yaygın olan enfeksiyonlardan korunmada etkili oluyor.

Mayonez yerine yoğurt kullanın

Yemeklerin kalori ve yağ içeriklerini azaltmak için bazı değişiklikler yapmaya özen gösterin. Örneğin, hazırlayacağınız mezelerde ve salatalarda mayonez yerine yoğurdu tercih edebilirsiniz. Yoğurt hem lezzet hem de içerdiği mineral ve vitaminler ile son derece faydalı bir besin olmasının yanı sıra mayonezle kıyaslandığında daha düşük kalori içeriyor. Sofrada bulunduracağınız peynirlerin az yağlı olmasına da dikkat etmenizde fayda var.

Meyveli veya sütlü tatlı tercih edin

Şerbetli tatlılar ve yaş pastalar oldukça fazla kalori ile yağ içeriyor. Zaten fazlaca tüketilen yemeklerin üzerine bu tatlıları eklediğinizde, gece alacağınız kalori ve yağ miktarı yaklaşık 2 katına çıkıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, “Mutlaka tatlı tüketecekseniz, taze meyveli veya hafif sütlü tatlıları tercih etmeniz, kalori artışının daha düşük olmasını sağlayacaktır” diyor.

Kuruyemişler çok sağlıklı olsa da…

Kuruyemişler, içerdikleri protein, iyi yağlar ve mineraller ile çok kıymetli besinler arasında yer alıyor. Ancak çok sağlıklı besinler olsalar da tüketim miktarlarına dikkat edilmesi gerekiyor. Zira 100 gram kuruyemiş yaklaşık 500-700 kalori içeriyor.

Bol bol su için

Su vücudumuzun düzenli çalışması ve sindirimin sağlıklı olması için elzem bir içecek. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, her zaman olduğu gibi yılbaşı sofrasında da su içmeye özen göstermeniz gerektiğini belirterek, “Yeterli su içmeniz geceyi daha rahat geçirmenizi ve sabah daha iyi uyanmanızı sağlayacaktır. Ayrıca su kalori içermiyor ve tokluk hissinin oluşmasına da yardımcı oluyor.” diye konuşuyor.

Karnınız açken çok hızlı alkol tüketmeyin

Bol su içmek, alkolün yoğunluğunu ve alınan alkol miktarını azaltıyor. Şarabın bir kadehi ortalama 110-150 kalori arasında oluyor. Kalori içeriği çok yüksek olmadığı için tercih edilebilir. Kilo alma endişeniz varsa, alkollü içecek miktarını 2-3 kadehle sınırlandırmanız uygun olacaktır.       

 

Yaz çorbalarının gücünden faydalanma zamanı!

Yaz çorbalarının gücünden faydalanma zamanı!

Sofralarımızda genellikle kışın soğuk havalarında yer bulan çorbaların gücünden yaz aylarında da faydalanmak istemez misiniz? “Yazın çorba mı içilir!” dememek, kökeni yüzyıllar öncesine uzanan çorbanın gücünden, yaz sebzelerini de bolca kullanarak faydalanmak gerekiyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı “Çorba, hazırlanırken içine konulan çeşitli gıda maddeleri ile hem lezzetli hem de sağlığımıza faydalıdır. Bu nedenle beslenmemizde önemli bir yer tutar. Genellikle kışın soğuk havalarda tercih edilen çorbalar yaz sofralarında da soğuk hazırlanarak tüketilebilir. Üstelik serinlemek ve hafif bir gıda tüketmek için iyi bir seçenektir. Yaz sofralarında özellikle soğuk çorbalara yer verilmeli, öğle ve akşam yemeklerinde mutlaka tüketilmeye çalışılmalıdır” diyor. Çorbaların içerdikleri besin ögeleri ile oldukça faydalı bir yemek çeşidi olduğunu belirten Fatma Turanlı, yazın çorba ile gelen 6 faydayı sıraladı, yaz sıcaklarına karşı soğuk şekilde tüketebileceğiniz 5 sağlıklı çorbayı ve faydalarını anlattı…

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı

Kilo vermeye yardımcı oluyor

Yemeğe çorba ile başlamak doygunluğa kolay ulaşılmasını sağlayarak kilo alımını engelliyor. Yağlı ve karbonhidratlı yiyecekler yerine, besleyici değeri yüksek olan çorbalar tüketilen kalori oranını da azaltacağı için kilo vermeye yardımcı oluyor.

Uzun süre tok tutuyor

Kalori içeriği çok yüksek olmamakla birlikte, besin içeriği açısından oldukça zengin olan çorbalar; uzun süre tok tutarak gereksiz atıştırmalıkların önüne geçiyor.

Bağışıklığı güçlendiriyor

Çorbalar içerdikleri vitamin, mineral ve lifler ile bağışıklığın güçlenmesine ve hastalıklardan korunmaya katkı sağlıyor.

Bağırsakları çalıştırıyor

Sebzelerde bol miktarda bulunan lifler, bağırsakların düzenli çalışmasına fayda sağlıyor. Ayrıca çorbanın büyük kısmı sıvı olduğu için özellikle yaz aylarında vücudun su ihtiyacının karşılanmasında önemli ölçüde destek oluyor.

Vücut ısısını dengeliyor

Sıcak havalarda içilen çorba; yağlı ve karbonhidrattan zengin ağır yemekler yerine hafif bir seçenek olarak yerini alıyor. Kişinin daha rahat ve serin hissetmesine yardımcı oluyor.

Vücut direncini artırıyor

Bütün çorbalara ilave edilebilen karabiber, pul biber, zerdeçal, nane ve kekik gibi baharatlar ile sarımsak, maydanoz, dereotu vb. sebzeler; içerdikleri vitamin, mineral ve antioksidan bileşikler sayesinde çorbaların besin değerlerini daha kaliteli hale getiriyor. Kişinin vücut direncini artırıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

5 SOĞUK YAZ ÇORBASI VE FAYDALARI

Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Turanlı, yazın sıcak havalarında soğuk şekilde tüketebileceğiniz, hem serinletici hem sağlık deposu 5 yaz çorbasını ve faydalarını anlattı;

Soğuk domates çorbası

Domates, salatalık, soğan, yeşil biber, 1 dilim ekmek içi, sirke, sarımsak ve zeytinyağı konularak hazırlanan bu çorba tam bir antioksidan ve vitamin deposudur. Domates C vitamini, potasyum, demir, likopen, A vitamini, posa içeriği sayesinde kalp sağlığı, bağırsak sağlığı, cilt güzelliği, göz sağlığı için önemli katkılar sağlar. Sigaranın vücuda vereceği hasarları azaltmaya yardımcı olur. İçerdiği posa bağırsak çalışmasını kolaylaştırır. Ayrıca kanser oluşumunda rol oynayan serbest radikallerle savaşmaya antioksidan içeriği sayesinde destek olur.

Yoğurtlu soğuk çorba

Süzme yoğurt, nohut, buğday, zeytin yağı, nane kullanılarak hazırlanan çok pratik ve bir o kadar da faydalı olan bu çorba yaz sofrasının baş tacı olmayı hakeder. Yoğurt zengin

kalsiyum kaynağı olmasının yanında B vitaminleri, D vitamini, protein, iyot, A vitamini, E vitamini içerikleri sayesinde kemik sağlığı ve sinir sistemi çalışması için gereklidir. Fermante bir ürün olması nedeniyle de bağırsak mikrobiyotası üzerinde olumlu etkisi vardır, dolayısıyla bağırsak sağlığı ve bağışıklık sisteminin korunmasında önemli rol oynar.

Soğuk semizotu çorbası

Semizotu, soğan, pirinç ve sarımsağın; yoğurt ve yumurta terbiyesiyle pişirilerek hazırlanıp soğuk içilen bu çorba besin içeriği güçlü bir yaz çorbasıdır. Semizotu A vitamini, B

vitaminleri, C, E vitaminleri, beta karoten, potasyum, demir, magnezyum, çinko gibi vitamin ve mineralleri bol miktarda içeren harika bir yaz sebzesidir. Ayrıca iyi bir omega 3 kaynağıdır. Dolayısıyla bağışıklık sistemini güçlendirme, bağırsak çalışmasını düzenleme, kalp damar sağlığını koruma gibi vücut için önemli faydaları vardır. Ayrıca çok düşük kalori içerdiği için kilo vermeye yardımcı olur.

Soğuk pancar çorbası

Kırmızı pancar, yoğurt, sarımsak, zeytinyağı kullanılarak hazırlanan nefis bir yaz çorbasıdır. Pancar C vitamini, folat, fosfat, manganez, kalsiyum, potasyum gibi birçok vitamin ve mineral sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli rol oynar, beyin ve bilişsel fonksiyonların en elverişli şekilde yürütülmesine yardımcı olur. İçerdiği nitratın nitrik okside dönüşmesi damarlar üzerinde olumlu etki yaparak tansiyon düşmesine, fiziksel performansın artmasına yardımcı olur. Bağırsak sağlığı için çok önemli bir amino asit olan glutamin içeriği de yüksektir, lif açısından zengin bir yapısı vardır.

Soğuk bezelye çorbası

Bezelye, kuru soğan, taze nane, yoğurt, sarımsak, köri, karabiber ve tavuk suyu ile hazırlanan tam bir sağlık deposu olan güzel bir yaz çorba seçeneğidir. Bezelye iyi bir protein ve lif kaynağıdır. İçerdiği zengin folik asit sayesinde gebeliğe hazırlanan anne adayları için kıymetli bir sebzedir. Ayrıca C vitamini, polifenoller, alfa karoten içerikleri sayesinde de cildin güzelleşmesi, metabolizmanın hızlanması ve mide şikayetlerinin azalmasına yardımcı olur.