Yazılar

Aşureseverler bu uyarılara dikkat!

Bereketin, birliğin ve paylaşmanın güçlü bir simgesi olan aşure sağlığa da faydalı bir tatlı olarak kabul ediliyor. Ancak aşureyi gerek hazırlarken gerekse tüketirken bazı kurallara dikkat etmek gerekiyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan “Tahıllar, baklagiller, kuru meyveler ve kuruyemişler gibi çeşitli besin gruplarını bir araya getiren bu geleneksel tatlı; lif, protein, karbonhidrat, vitamin ve mineral açısından da oldukça kıymetlidir. Ancak şeker oranı ve içerisindeki besinler nedeniyle porsiyon kontrolü sağlanmadığında faydadan çok zarara dönüşebilir” diyor. Özellikle diyabet, insülin direnci ve sindirim sorunu olanlar ile kilo vermek isteyenlerin aşureyi uygun şartlarda hazırlamalarının ve tüketimde aşırıya kaçmamalarının çok önemli olduğunu vurgulayan Aksan, sağlıklı aşurenin 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan

  • Şeker oranına dikkat edin!

Aşurede kuru üzüm, dut, kuru kayısı ve kuru incir gibi doğal şeker kaynakları yoğun olduğundan ayrıca şeker eklemeyin. Kuru meyvelere rağmen tat yetersiz geliyorsa, çok az miktarda pişirmeye de uyumlu hurma özü veya pekmez eklenebilir. Bal gibi pişmeye uygun olmayan ürünlerin aşure kaynatmasından önce kullanılması önerilmez. Diyabeti olanlar kuru meyveleri de eklememeli ya da çok dikkatli tüketmelidir.

  • Tahıl ve bakliyat dengesini iyi ayarlayın

Nohut, buğday ve fasulye gibi besinler hem protein hem lif kaynağıdır. Ancak aşureyi karbonhidrat yüklü hale getirmemek için bu malzemeler dengeli konulmalıdır. 1 ölçü buğdaya karşılık 0,5 ölçü baklagil kullanımı idealdir. Aksi halde kan şekerini hızla yükseltebilir. Gluten alerjisi olanlar ve çölyak hastaları buğday yerine gluten içermeyen tahılları kullanabilir.

  • Kalori içeriğini doğru öğünde kullanın

Aşure sağlıklı bir tatlı da olsa yoğun kalori ve karbonhidrat içerdiğinden porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Küçük bir porsiyonu ara öğün alternatifi olabilir. Günde 1 küçük kase (yaklaşık 150-200 ml) sınırı aşılmamalıdır. Özellikle akşam saatlerinde tüketmek yerine günün erken saatlerinde metabolizmanın hızlı olduğu zamanlarda tercih edilmelidir.

  • Yağlı tohumlarda aşırıya kaçmayın

Ceviz, badem ve fındak gibi yağlı tohumlar omega-3 ve E vitamini açısından faydalıdır; ancak  yağ oranları ve kalori içerikleri yüksek olduğu için dikkatli kullanılmalıdır. Her kaseye 1 tatlı kaşığı kadar ilave etmek hem lezzet hem sağlık açısından yeterlidir. Kavrulmamış ve tuzsuz olanları tercih etmek kalp sağlığına koruyucu etkiyi artırır.

  • Alüminyum kaplar yerine cam ya da porselende ikram edin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan “Alüminyum, aşurenin içerisindeki asit ve nem ile reaksiyona girerek metalin yemeğe geçmesine neden olur. Özellikle yüksek sıcaklıklar besine ağır metal geçişine yol açarak sağlığa zarar verebilir. Bu sebeple aşure cam, porselen veya paslanmaz çelik gibi sağlıklı malzemelere konulmalıdır” diyor.

  • Yavaş ve kısık ateşte pişirin

Aşurenin yavaş ve kısık ateşte pişirilmesi hem malzemelerin besin değerinin korunmasını sağlar hem de besinlerin sindirimini kolaylaştırır. Hızlı ve yüksek ısıda pişirme tahılların ve baklagillerin sert kalmasına, bazı besin öğelerinin kaybına yol açabilir. Ayrıca sürekli karıştırmak yapışmayı önler ve daha homojen bir kıvam sağlar.

 

#pausesaglik #pausedergi #pausejournal #hanedancity #pausesanat #pausespor #pauseturizm #pausetv #pauseoto

Bu hatalar sindirim sistemini zorluyor, kolesterol ile tansiyonu yükseltiyor

Kurban Bayramı denildiğinde çoğumuzun aklına bolca tüketilen kırmızı etler, tatlılar ve sevdiklerimizle birlikte uzun zamanlar geçirdiğimiz yemek sofraları geliyor. Ancak bu günlerde sağlıklı beslenmeye özen göstermek, sağlığımızı korumak ve bayramı daha keyifli hale getirmek açısından oldukça önemli. Acıbadem Altunizade Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,Kırmızı etin iyi bir protein ve  demir kaynağı olduğunu biliyoruz. Ancak, aşırı ve dengesiz tüketiminin sindirim sistemini zorlayabileceğini ve özellikle kavurma gibi yağlı ve tuzlu pişirme yöntemleriyle hazırlanan etlerin kolesterol ile tansiyonu yükselteceğini ve kalp damar hastalıkları riskini artırabileceğini unutmamak gerekiyor. Bu sebeple, bayram sürecinde diğer besin gruplarıyla tabaklarımızda denge kurmak ve bağırsak sağlığımızı desteklemek önceliğimiz olmalı. Bayram sofralarında mutlaka bol yeşillikli salatalara, yoğurt gibi fermente gıdalara ve tam tahıllı ürünlere de yer vermemiz son derece önemli” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, Kurban Bayramı’nı sağlıklı geçirmemiz için 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan

Etin yanında mutlaka sebze olsun

Kırmızı etin yanında mutlaka posadan zengin sebzeler tüketerek kabızlığı önleyebilirsiniz. Zira, kırmızı etle birlikte lif açısından zengin sebzeleri tüketmek sindirimi kolaylaştırıyor ve vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ile mineralleri sağlıyor. Sebzeler ayrıca güçlü antioksidan içerikleriyle vücudun bağışıklığını da destekliyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, sebzelerin sadece çiğ halde tüketilecek salatalardan ibaret olmadığını belirterek, “Gaz ve şişkinliği önlemek için etin yanında sotelenmiş, fırında pişirilmiş veya haşlanmış sebzeleri tercih ederek çeşitliliği arttırabilirsiniz” diyor.

Sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin

Kırmızı eti haşlama, ızgara, fırında veya az yağda pişirme gibi yöntemlerle hazırlamak en sağlıklısı. Zira, kızartma ve çok yüksek sıcaklıklarda pişirme esnasında yüksek seviyelerde kanserojen maddeler oluşabiliyor. Ayrıca uzun vadede kalp damar sağlığına da bir tehdit oluşturuyor.

Kahvaltıda kavurma yemeyin

Sabah saatlerinde sindirim sistemimiz daha hassas olduğu ve yavaş çalıştığı için kahvaltıda kırmızı et tüketiminden kaçının. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,  bu nedenle sabah saatlerinde tüketilen etin hazımsızlık yapabileceğine işaret ederek, “Bayramda kahvaltıda kavurma tüketmemek, öğle veya akşam yemeklerine bırakmak sindirim sisteminizi rahatlatacaktır” bilgisini veriyor.

Eti doğru şekilde muhafaza edin

Gıda zehirlenmelerini önlemek için kırmızı eti doğru şekilde muhafaza etmeniz, buzdolabında uygun soğuklukta saklamanız ve iyice pişirmeniz çok önemli. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, kesimden hemen sonra et tüketmenin sindirimi oldukça zorlayacağını belirterek, şöyle devam ediyor: “Tüketeceğiniz eti en az 12 ila 24 saat arasında buzdolabında (4 °C ) dinlendirmeniz gerekiyor. Bu sayede etin kas liflerindeki sertliği azalacak ve et çok daha yumuşak ve lezzetli olacaktır.”

Yemeklerinizi küçük tabaklarda tüketin

Günlük et tüketiminde ideal miktar; kiloya, vücudun ihtiyacına, kronik hastalık durumuna hatta cinsiyete göre bile oldukça değişiyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu protein, demir ve diğer besin öğelerini yeterli alma konusunda ise günlük alım miktarları çok önemli. Ancak Kurban Bayramı gibi ölçülü davranamadığımız günlerde önerilen günlük doymuş yağ ve kolesterol alım miktarlarını aşabiliyoruz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,  “Bu sebeple et tüketimindeki porsiyonu doğru ayarlamak ve günün her öğününde yememek daha faydalı olacaktır. Porsiyon kontrolünü sağlamak için yemeğinizi küçük tabaklarda yemeğe dikkat edin. Tabağınızı az miktarda birçok çeşit üründen oluşturursanız hem kalori alımını dengelersiniz hem de sindirim problemlerinin önüne geçebilirsiniz” diye konuşuyor.

Pişirdikten sonra en az 5 – 10 dakika dinlendirin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan,  etlerin aceleye getirilmemesinin hem tadı hem de sağlığımız için önemli olduğunu belirterek, “Dinlendirmek, etin suyunun yeniden dağılmasını sağlıyor ve daha yumuşak, lezzetli bir kıvam oluşturuyor. Ayrıca sindirimi kolaylaştırıyor. Bu nedenle, eti pişirdikten sonra en az 5-10 dakika dinlendirmeyi alışkanlık edinin” diyor.

Baharatları rutine ekleyin, fazla tuzdan kaçının

Pişirme sonrasında ete ekleyeceğimiz kimyon ve nane gibi baharatlarla etin sindirimini destekleyebilirsiniz. Bu sayede gaz ve şişkinlik riski de  azalacaktır. Ayrıca kavurma gibi yemeklerde de sıkça kullanılan tuz konusunda dikkatli olmanız gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Beyza Erdoğan Aksan, aşırı tuz tüketiminin kan basıncını yükseltebileceği uyarısında bulunarak, “Günlük tuz alımında bir çay kaşığını geçmemek sağlığımız için kritik bir önemdedir” diyor.

Sakatat tüketiminiz ölçülü olsun

Kurban etinin yağlı kısımları ve sakatatlar (ciğer, böbrek gibi) yüksek kolesterol ile A vitamini içeriyorlar. Dolayısıyla bu tür etleri sınırlandırmak sağlığımız için çok önemli. Haftada bir kez tüketimleri porsiyon kontrolü açısından güvenli oluyor ve kalp sağlığımızı korumaya yardımcı oluyor.

Bol bol su içmeyi unutmayın

Bayram sürecinde et ağırlıklı beslenmek vücudun su ihtiyacını artabiliyor. Yeterli su tüketimi sindirimin düzenlenmesinde kilit rol oynuyor; su bağırsak hareketlerini hızlandırıyor ve kabızlığın önüne geçiyor. Ayrıca, yoğun yağ içeren et ürünleri ve şekerli yiyecekler tüketildiğinde vücuda alınan toksin miktarı artıyor. Su, bu toksinlerin atılmasına yardımcı olurken böbreklerin sağlıklı çalışmalarını da destekliyor. Bu nedenle bayram boyunca her gün kilo başına 30-35 ml su tüketmeyi ihmal etmeyin.

Sütlü tatlıları tercih edin

Bayramda artan şeker ve tatlı tüketimi kan şekerinin dengesini bozabiliyor. Tatlıyı sınırlı miktarda ve yemeklerden farklı zamanlarda porsiyon kontrolüyle ara öğün olarak tüketmek, bayram boyunca bir anda yoğun miktarda kalori alımını önlüyor ve kan şekeri dengesini destekliyor. Ayrıca bayram ziyaretlerinde sunulan şerbetli tatlılar kan şekerinde ani yükselmelere sebep olduğu için tercihinizi sütlü tatlılar ya da meyvelerden yana kullanmanızda fayda var. Yoğun kalorili şerbetli tatlıların ise porsiyonlarını küçülterek kan şekerindeki ani dalgalanmaları önleyebilirsiniz.