Yazılar

Protezlerden cerrahi operasyonla kurtulun

Protezlerden cerrahi operasyonla kurtulun

Vücudun tüm yükünü çeken diz eklemi zamanla kişinin günlük yaşamını zorlaştıracak kadar aşınabiliyor. Şikayetleri fizik tedavi, ilaç ve enjeksiyon uygulamaları ile geçmeyen hastalar için çözüm genellikle diz protezi ameliyatı oluyor. Benzer şekilde kireçlenmeyle aşınmış ya da travma, tümör ve romatizma nedeniyle hasarlanmış kalça eklemi de kalça protezi ameliyatıyla tedavi edilebiliyor. Sağlık alanında her geçen gün önemli gelişmeler kaydeden robot teknolojilerinin günümüzde diz ve kalça protezi ameliyatlarında da etkin şekilde kullanılmasıyla cerrahide oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Diz ve kalça protezi gereken hastalar robotik sistemle gerçekleştirilen ortopedi ameliyatları sonrası hareket özgürlüklerine ve konforlu bir yaşama kavuşabiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Osman Tecimel, robotik cerrahiyle diz ve kalça protezi ameliyatları konusunda merak edilenler hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Osman Tecimel

Daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme

Diz ve kalça protezi takılması gereken hastaların en önemli şikayetleri ağrılar ve hareket kısıtlılığıdır. Kişi günlük yaşamı bu nedenle sürdüremez hale gelebilmektedir. Bazı hastalar uzun süre yatağa bağımlı olacaklarını ve iyileşme süreçlerinin çok fazla uzayacağını düşünerek ameliyatı sürekli erteleme eğiliminde olurlar. Son dönemlerde diz ve kalça protezi ameliyatlarında tercih edilen robotik kol destekli ortopedik cerrahi sistemi sayesinde hastalar son derece konforlu bir ameliyat ve iyileşme sürecinden geçmektedir. Özellikle diz ve kalça eklemi kireçlenmelerinde, eklemin kemik kemiğe sürtecek kadar kıkırdak kaybına uğradığı durumlarda yaş veya cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm hastalara robotik cerrahi uygulanabilir. Ameliyat süresini kısaltan bu teknoloji sayesinde hasta anesteziye de daha az maruz kalır. Taburculuk süresi hızlanır, daha az ağrı hissi yaşar ve ilaca gereksinimi de azalır. Kişi yabancılık çekmediği, vücuduyla birebir uyumlu ve daha uzun ömürlü bir ekleme kavuşur, yaşam kalitesi artar.

Memorial Ankara Hastanesi

Robotik kol kişiye özel protezin sıfıra yakın hata payıyla yerleşmesini sağlar

Protez cerrahisinde kireçlenmiş eklem yüzeyleri metalik implantlarla yeniden oluşturulur.  Robotik cerrahinin buradaki farkı hastaya takılacak olan protezin ameliyat öncesi kişiye özgü ve tam uyumlu olarak tasarlanabilmesidir. Ameliyat öncesi hastanın dizinin veya kalçasının tanımlanması için bir tomografi çekilir, sonuç üç boyutlu olarak değerlendirildikten sonra, hangi ölçülerde, genişlikte ve yükseklikte bir protez takılacağı bilgisayar ortamında denenir. Ameliyata hazırlıklı bir şekilde giren cerrah operasyonu robotik bir kol üzerinden, neredeyse sıfır hata payıyla gerçekleştirir. Robotik cerrahinin hassas dokunuş kabiliyeti sayesinde kemik ve yumuşak dokular daha az zarar görür.

Masa başı çalışanlar dikkat!

Masa başı çalışanlar dikkat!

Tam şu anda ekran karşısında ne iş yapıyorsanız hemen durun ve sadece 1 saniye o pozisyonda kendinizi gözlemleyin! Ne görüyorsunuz?

Bilgisayar ekranına odaklanmış, omuzlar önde, dirsek ve el bilekleri bükülü halde klavyede yazıyorsunuz! Ya da öne eğilmiş şekilde elinizdeki cep telefonuna bakıyorsunuz! Bu ve benzeri yanlışları her gün ve üstelik çoğunlukla hiç farkında olmadan yapıyoruz. İşte masa başı çalışanları tehdit eden hastalıklara karşı farkındalık oluşturabilmek için “19-24 Eylül Ofiste Sağlık Farkındalık Haftası” kapsamında açıklamalar yapan Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli hem tehlikeleri hem de 10 adımda korunma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Günümüzde hızla yaygınlaşan el, kol ve omuz ağrısı şikayetleri özellikle masa başı çalışanların daha sık kapısını çalıyor. Zira modern çağın hareketsiz (sedanter) yaşam tarzına bir de ofiste masa başında yanlış duruş pozisyonları eklendiğinde sorun çok daha ilerleyerek kabusa dönüşebiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli “Yoğun iş temposu, sosyal medya kullanımı, devamlı değişen gündem beynimize sürekli veri akışına neden oluyor. Çoğu kez su içmeyi, nefes almayı, hareket etmeyi unutuyoruz. Uzun saatler ekran karşısında hareketsiz kalıyoruz. Bu durum omuz, kol ve ellerimizi çok yıpratıyor üstelik farkında bile değiliz” diyor. Masa başı çalışanları tehdit eden hastalıklar ve önlem alma konusunda farkındalık yaratabilmek amacıyla 19-24 Eylül Ofiste Sağlık Farkındalık Haftası kapsamında hem kendiniz hem de arkadaşlarınız için basit ama etkili bir testle farkındalık oluşturabilir, sağlığınız için sadece 1 saniyede çok ciddi yol kat edebilirsiniz!

Prof. Dr. Arel Gereli

Ağrılar peşimizi bırakmıyor, çünkü!

Masa başında çalışırken yaptığımız bu hatalar nedeniyle ağrılar peşimizi bırakmazken Prof. Dr. Arel Gereli süreci şöyle özetliyor: “Bilgisayar veya cep telefonu karşısında kendimizi sabitlemek için omuzlarımız öne doğru, el ve dirseklerimiz bükülü vaziyette devamlı kasılı kalmak gerekiyor. Uzun süre bu şekilde kalan kaslar ve eklemler esnekliklerini yitiriyor. Kısa vadede kronik ağrıya sebep olurken yıllar içerisinde bu dokular ani yüklenmelere uyum sağlayamıyor. Sonuç olarak omuz ve dirsekte kas yırtıkları, ellerde eklem kıkırdağı kayıpları kaçınılmaz oluyor. Bunun yanısıra, bilgisayar başında yada cep telefonu kullanırken ellerimiz tekrarlayan hareketler yapar. Zaman içinde bu hareketler dokuları kalınlaştırarak yanındaki sinirin sıkışmasına ya da kanal içinde takılmasına neden olur. Saydığımız mekanizmalar zamanla karpal tünel sendromu, eklem kireçlenmeleri, tetik parmak, omuz kası yırtığı hastalıklarına ilerler. Cerrahi müdahale kaçınılmaz olur. Ama bazı basit önlemlerle bunların önüne geçmek mümkün.”

Acıbadem Altunizade Hastanesi

Farkındalıkla önlemek mümkün! 10 etkili önlem!

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli basit ama etkili 10 önlemi şöyle sıralıyor;

  1. Öncelikle masa başında çalışırken hangi pozisyonda durduğunuzun farkına varın. Dik durun, omuzlarınızı geriye alın. Dik durduğunuzda ekran, gözünüzün hizasında olmalıdır.
  2. Klavyede yazarken el ve dirseklerinizi aşırı bükük durumda uzun saatler tutmayın.
  3. Bilgisayar başında kısa molalar verin. Kontrolsüz kullanım; sinir sıkışması, omuz kası yırtığı, kireçlenme gibi hastalıkların yatkın bünyelerde daha erken görülmesine yol açıyor.
  4. 40 dakikada bir ellerinizi 3 dakika dinlendirin.
  5. Telefon elinizdeyken geçirdiğiniz sürenin farkında olun. Elinizde devamlı telefon tutmayın, kullanmadığınızda ellerinizi boş bırakın.
  6. Farkındalığınızı arttırmak için etrafınızdaki insanları uyarın, onları da bilinçlendirin. Zira farkındalık masabaşı çalışanlarda görülen el, kol ve omuz sorunlarında kurtarıcı oluyor.
  7. Ağrıların sebebi çoğu kez bu organlarımıza aşırı yüklenmeden kaynaklandığından, güçlendirme amacıyla ağırlık egzersizleri yapmaktan kaçının. Bilinçsizce yapılan ağırlık egzersizleri kas yırtığı gibi sakatlanmalara yol açabiliyor.
  8. Masabaşı çalışanlarda düzenli egzersiz yaparak ağrıları azaltmak mümkün. Ancak, egzersize ilk defa başlıyorsanız hafif tempoda başlayıp, zaman içerisinde artırın.
  9. Egzersiz/spor öncesi iyi ısınma, spor sırasında ise esneme temelli hareketlere ağırlık verilmesi masabaşı çalışanları sakatlanmalardan korur.
  10. Alacağınız tüm tedbirlere rağmen el, kol ve omuz ağrısı çekiyorsanız mutlaka bir uzman görüşü alın. Çünkü ilerleyen dönemlerde ağrıya hareket kaybı, uyuşma eşlik ettiğinde; ağrılar gece uykudan uyandırdığında cerrahi müdahale gerekebiliyor. Hekime başvurmayı geciktirmek, basit tedavi yöntemleriyle giderilebilecek bir sorunun çok daha ağırlaşmasına neden oluyor.

Her yıl 3,2 milyon kişi hareketsizliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor

Her yıl 3,2 milyon kişi hareketsizliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor

Yeteri kadar hareket etmemenin dünya genelindeki en yaygın dördüncü ölüm nedeni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nurzat Elmalı, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, yılda 3,2 milyon insan, yetersiz fiziksel aktivite ve fiziksel hareketsizliğe bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor” dedi.

Sağlık için hareketli bir yaşamın önemi her geçen gün daha çok anlaşılıyor. Uzmanlar, her geçen gün, başta yürüyüş olmak üzere düzenli spor ve fiziksel açıdan hareketli bir yaşamın birçok sağlık sorununun önüne geçtiğini gösteren çalışmalar ortaya koyuyor.

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurzat Elmalı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her yıl 3,2 milyon kişinin fiziksel hareket yetersizliğine bağlı sebepler nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Prof. Dr. Elmalı, yeteri kadar hareket etmemenin, dünya genelindeki en yaygın dördüncü ölüm nedeni olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Nurzat Elmalı

2 bin 500 adım bile yetiyor

Sağlıklı bir yaşam için günde sadece 2 bin 500 adım atmanın bile büyük sonuçlarının olduğunu ifade eden Prof. Dr. Elmalı şöyle konuştu: “Günde 10 bin adıma ulaşmak ortak bir fitness hedefi olarak kabul edilir. Ancak Polonya’da bulunan Lodz Tıp Üniversitesi’nden Prof. Dr. Maciej Banach ve ekibinin gerçekleştirdiği yeni bir çalışma, sağlığımıza fayda sağlamaya başlaması için her gün atmamız gereken adım sayısının önceden düşünülenden daha düşük olduğunu ve günde 4 bin adım gibi az bir sayıyla başlanabileceğini buldu. Avrupa Önleyici Kardiyoloji Dergisi’nde yayınlanan yaklaşık 227 bin kişilik analize göre, herhangi bir nedene bağlı ölümleri önemli ölçüde azaltmak için günde 4 bin adım kadar az bir adımın gerekli olduğu ortaya kondu. Hatta günde sadece 2 bin 500 adım atmanın bile kardiyovasküler hastalıklardan (kalp ve damar hastalıkları) ölme riskini azalttığını belirledi.”

Günde 4 bin adım ölüm riskini belirgin azaltıyor

Günde 4 bin adım üzerine atılan her 1000 adımın herhangi bir nedenden ölme riskinde yüzde 15 oranında azalttığını kaydeden Prof. Dr. Elmalı “Söz konusu çalışma aynı zamanda günde 500 adımlık artışın kalp damar hastalıklarından ölüm riskini yüzde 7 oranında azaltmaya neden olduğunu da gösterdi. Bu risk üzerindeki en büyük etki, günde 7 bin adımdan fazla yüründüğünde meydana geldi ve en fazla fayda yaklaşık 20 bin adımda meydana geldi. Bu çalışmada günde 20 bin adım atmanın sağlığa olan faydalarının artarak devam ettiğini gösterdiğini ancak henüz bir üst sınır belirlenmediği bulundu” ifadelerini kullandı.

“Ne kadar erken yaşta ve çok yürürseniz o kadar iyi”

Söz konusu araştırmanın bu alanda gerçekleştirilen ilk bilimsel çalışma olması açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Elmalı, “Yaklaşık 7 yıl boyunca devam eden bu araştırma ayrıca şu sonuçları da ortaya koyuyor: 60 yaş ve üstü yetişkinler günde 6 bin ila 10 bin adım arasında yürüdüklerinde erken ölüm riskinde yüzde 42 azalma görürken, 60 yaş altı kişiler günde 7 bin ila 13 bin adım arasında yürüdüklerinde riskte yüzde 49 azalma görülüyor. Dolayısıyla bu çalışma ‘Ne kadar erken yaşta yürümeye başlarsanız ve ne kadar çok yürürseniz o kadar iyi’ sonucunu ortaya koyuyor. Üstelik deneklerin erkek ya da kadın olmaları veya nerede yaşadıklarına dair değişen bir şey de tespit edilmemiş” şeklinde konuştu.

Masa başı çalışanlara spor uyarısı!

Masa başı çalışanlara spor uyarısı!

Sabah erken saatlerde masa başına geçip akşam mesai bitimine kadar saatlerce oturarak çalışmak… Masa başında çalışanların en büyük sorunu uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak oluyor. Hareketsizlik ise zor bir durum, zira aynı pozisyonu sürdürebilmek için kaslarımızı devamlı kasmamız gerekiyor. Bu durum da özellikle omuz, kol ve el bölgesinde çokça ağrılara neden oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, masa başında çalışanların omuz, kol ve ellerinde oluşan ağrıları spor yaparak hafifletebileceklerine dikkat çekerek, ”Ancak bilinçsiz yapılan spor faydadan çok, zarara yol açabiliyor. Örneğin, masa başında çalışanların kaslarını güçlendirmek için yaptıkları ağırlık ve direnç gibi egzersizler tendon, kas veya kapsül yırtıklarına yol açabiliyor. Dolayısıyla ağırlık ile direnç egzersizlerinden çok yürüyüş, koşu veya pilates gibi egzersizleri yapmakta fayda var” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Arel Gereli, 26 Eylül – 2 Ekim Ofiste Sağlık ve Farkındalık Haftası kapsamında, masa başında çalışanların spor yaparken sakatlanmamaları için önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Arel Gereli

Ani yüklenmelerden kaçının

Spor yaparken ani ve patlama tarzı yüklenmelerden kaçınmanız da dikkat etmeniz gereken bir başka önemli kuralı oluşturuyor. Prof. Dr. Arel Gereli, masa başında çalışanlarda duruşa bağlı olarak özellikle omuz ile kol bölgesi kaslarının boyunun kısaldığını belirterek,  “Spor sırasında bu kaslara yönelik ani yüklenmeler kasın boyunun aniden uzamasına ve zaten sertleşmiş olan kasın kemiğe yapışma yerinden kopmasına yol açabiliyor. Bu durumda cerrahi müdahale kaçınılmaz oluyor.” diyor.

Isınmadan spora başlamayın

Tüm spor aktivitelerinde yüklenmeye başlamadan önce en az 20 dakika ısınma hareketleri yapmak büyük önem taşıyor. Bu sayede kasların esnekliği korunuyor ve sakatlanma riski azalıyor. “Ancak ofis çalışanlarında yoğun iş temposunda spor yapmak sadece kısıtlı zamanlarda mümkün oluyor” diyen Prof. Dr. Arel Gereli, şöyle devam ediyor: “Bu nedenle çoğu kez ısınma kısmı atlanarak doğrudan spora başlanıyor. Yeterince ısınmayan kasa yapılan yüklenmeler de kramp, ağrı ve hatta kasın kopması ile sonuçlanabiliyor”

Güçlendirme değil esneklik hedefleyin

Masa başında çalışanların omuz ile kolları gün içerisinde uzun süre hareketsiz kalırken, eller ve el bileklerinde tekrarlayan hareketler yapılıyor. Bu durum omuz ile kol kaslarında spazm, el ve önkol kaslarında ise yorgunlukla sonuçlanıyor. “Unutmayın ki masa başında çalışan kişilerde görülen el, kol ve omuz ağrısının esas nedeni güçsüzlük değil, aşırı kullanımdır” uyarısında bulunan Prof. Dr. Arel Gereli, sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı kullanılan ve devamlı kasılan dokular sertleşerek esnekliklerini yitirirler. Bu dokuları güçlendirmek adına yük altına sokanlarda tendon, kas veya kapsül yırtıkları sıklıkla görülebiliyor. Bu nedenle masa başında çalışan kişilerin ağırlık ve direnç egzersizlerinden ziyade pilates, yürüyüş ve koşu gibi esneklik ile kan dolaşımını artıran egzersizlere ağırlık vermeleri son derece önemlidir.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Uzun süre aynı pozisyonda sabit kalmayın

Hareketli bir yaşam kas sağlığımız üzerinde kilit bir rol üstleniyor. Zira uzun saatler hareketsiz kalıp arkasından ağır yüklenmeler yapmak sakatlanma riskini artırıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, “40 dakikalık çalışma sonrası 5 dakika yürümek, oturduğumuz yerde omuzları geriye alarak esneme hareketleri yapmak, parmaklar, el bileği ile dirseklerimizi gererek esnetmek ağrıyı azaltırken, kasların yumuşaklığını da koruyor. Yumuşak kalan kaslar da sportif yüklenmelere daha iyi adapte oluyor” diyor.

Duruş pozisyonuna dikkat edin

Uzun süre omuzları öne alarak durmak kola giden sinirlerin omuz önünde sıkışmasına ve kürek kemiği çevresindeki kasların sertleşmesine yol açabiliyor. Dolayısıyla masa başında çalışırken dik pozisyonda ve omuzlarınızı geriye alarak durmalı, kollarınızı yumuşak bir zemine koyarak çalışmalısınız. Dik pozisyonda dururken gözünüz hangi hizada ise ekranın aynı seviyede olmasına da dikkat edin.