Jehan Barbur “Garam”

Jehan Barbur “Garam”

Var olmanın buruk sancısını mısralarına işleyen sanatçı Jehan Barbur’un son şiir kitabı “Garam”, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Yazdığı ve seslendirdiği şarkılarla sanatseverlerin beğenisini kazanan Jehan Barbur, kaleme aldığı yeni şiir kitabı “Garam” ile bir kez daha okurlarının yüreğine dokunuyor. “Garam” sanatçının şiir kitaplarına bir yenisi olarak eklenirken; dizelerdeki ritim, müzikten edebiyata okurlarını kuşatıyor.

Fırat Uzer “Geleceğe Bir Sen Bırak”

Fırat Uzer “Geleceğe Bir Sen Bırak”

Dönüşüm vaktinin geldiğini hatırlatan “Geleceğe Bir Sen Bırak”, Fırat Uzer’in kaleminden okurlarıyla buluşuyor. İnkılâp Kitabevi imzasıyla yayımlanan “Geleceğe Bir Sen Bırak”, derin bir nefesin ardından çıkılacak kişisel ve huzur dolu bir yolculuğa davet ediyor.

Aile danışmanı, sosyolog, motivasyon konuşmacısı ve fütürist Fırat Uzer, “Geleceğe Bir Sen Bırak” kitabıyla umut, mutluluk ve kendini dönüştürerek yeni bir hayata başlamaya yönelik sade ama duygu yüklü satırlarıyla dikkat çekiyor.

Güçlü bir şekilde alınan nefesin ardından değişime hazır hissedecek okurlarını, “Geleceğe Bir Sen Bırak” ile zevkli bir yolculuğa çıkaran Uzer; affetmenin bilinip bilinmediğini sorgularken; unutulan bir davranış olan teşekkür etmeyi bir kez daha gündeme getiriyor. Koşulsuz sevginin önemi üzerine durulan kitapta; hayat koşturmacasında savrulan duygular, incelikler, küçük ama mutlu eden sözler yeniden hatırlatılıyor.

Orhan Bahtiyar “Jale İnan-Bir Bilim Kadınının Romanı”

Orhan Bahtiyar “Jale İnan-Bir Bilim Kadınının Romanı”

Yoksulluk, savaş ve erkek egemen sisteme aldırmadan imkânsızlıklara karşı direnen bir bilim insanını konu alan “Jale İnan-Bir Bilim Kadınının Romanı”, Orhan Bahtiyar’ın usta kaleminden okurlarıyla buluşuyor.

İnkılâp Kitabevi tarafından yayımlanan kitap, Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Prof. Dr. Jale İnan’ın mücadele ve başarı dolu hayatını ele alıyor.

Biyografi türünün başarılı yazarlarından olan Orhan Bahtiyar’ın kaleme aldığı “Jale İnan-Bir Bilim Kadınının Romanı”, Prof. Dr. Jale İnan’ın başarı hikâyesini okurlarına sunuyor.

Ali Deniz Uslu “Filin Düşüşü”

Ali Deniz Uslu “Filin Düşüşü”

Gazeteci-yazar Ali Deniz Uslu’nun insanlık, sistem ve varoluş sorgularıyla işlediği yeni şiir kitabı, “Filin Düşüşü”, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Kaan Kayımoğlu’nun usta çizimlerinin eşlik ettiği “Filin Düşüşü”, modern dünyada sessiz çığlıklar atan okurlarıyla buluşmayı bekliyor.

Ali Deniz Uslu’nun yeni dünya düzeninde sömürü, yalan ve yozlaşmalar arasında sıkışan insanlara ayna tutan şiir kitabı “Filin Düşüşü”, modernitenin içinden bir nefes sunuyor. Alt katmanın felsefeyle dokunduğu “Filin Düşüşü” şiirleri, edebiyatseverleri isyan dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Ozan Bahar “Nasıl Mutlu Olurum?”

Ozan Bahar “Nasıl Mutlu Olurum?”

Mutlu olmak üzerine derinlemesine düşündüren “Nasıl Mutlu Olurum?” kitabı, Prof. Dr. Ozan Bahar’ın kaleminden okurlarıyla buluşuyor. Kişisel gelişim ile ilgili notlar düşen “Nasıl Mutlu Olurum?”, İnkılâp Kitabevi etiketiyle yayımlandı.

Prof. Dr. Ozan Bahar, insanlık tarihi boyunca sorgulanan “mutluluk” kavramını ele aldığı “Nasıl Mutlu Olurum?” kitabıyla okurlarının karşısına çıkıyor. Konuşmanın kolay, hayatın engebelerinden dolayı uygulamanın zor olduğu bir mevzuya değinilen kitapta; en çaresiz hissedilen anda dahi mutluluğu aramanın mümkün olduğu anlatılırken; zor şartların havasını dağıtacak mutlulukların da ipuçları paylaşılıyor.

Abdullah Erol Göksu “İthal Gelinler – İthal Damatlar”

Abdullah Erol Göksuİthal Gelinler – İthal Damatlar

Edebiyat ve düşünce dünyası, özellikle işçi göçleriyle gittiği Almanya’da şekillenen Abdullah Erol Göksu, “İthal Gelinler – İthal Damatlar” kitabında evlenerek gurbete gidenleri, yaptığı röportajlardan yola çıkarak anlatırken; bu teknikle oluşturulan ilk eser olma özelliğini taşıyor.

Abdullah Erol Göksu’nun kaleme aldığı “İthal Gelinler – İthal Damatlar”, evlenerek Almanya’ya göç eden gelin ve damatlarla yapılan röportajların hikâyeleştirilmesinden oluşuyor. Hasretin, çaresizliğin ve kültürel farklılıkların harmanlandığı bu kitap, kullandığı teknikle ilk olma özelliğini taşıyor. Yayımladığı “İthal Gelinler – İthal Damatlar” ile A. Erol Göksu, çok sayıda yeni esere ilham kaynağı olurken, okurları tarafından da beğeniyle karşılanıyor.

Sinan Bayraktaroğlu “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme”

Sinan Bayraktaroğlu “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme”

Yabancı dil öğretimine yeni ve sistematik bir soluk getirmeyi hedefleyen ve Prof. Dr. Sinan Bayraktaroğlu tarafından kaleme alınan “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme” kitabı, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Prof. Dr. Sinan Bayraktaroğlu’nun uzun yıllara dayanan bilgi birikimi ve deneyimiyle şekillenen “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme”, konu itibarıyla benzer olan kitaplardan isabetli tespit ve önerileriyle farklılaşıyor.

Kitapta; yabancı dil öğretimi için vazgeçilmezlerden olan “yabancı dil öğrenmeyi öğretme” ve “öğrenmeyi öğrenme” kavramları üzerinde duruluyor. Bu kavramlar pedagojik, sistemsel ve uygulama açısından derinlemesine incelenirken; hayata geçirilmeleri için hangi koşulların sağlanması gerektiği de ele alınıyor.

Ahmet Türkçapar, Berk Özler “Bariatrik Manifesto”

Ahmet Türkçapar, Berk Özler “Bariatrik Manifesto”

Prof. Dr. Ahmet Türkçapar ve Berk Özler’in kaleme aldığı; avcılık ve toplayıcılıkla yaşamını sürdüren ve fırsat bulduğu her an karnını tıka basa doyursa da fit kalmayı başaran insanoğlunun ne zaman ve nasıl kilo almaya başladığına kafa yoran “Bariatrik Manifesto”, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Prof. Dr. Ahmet Türkçapar ile Berk Özler’in hazırladığı “Bariatrik Manifesto”, dünya genelinde her geçen yıl biraz daha artan obeziteyi ve bariatrik cerrahiye olan ilgiyi ele alıyor. Çözüm olmanın ötesinde yaşam şeklini değiştirmede bir aşama olan mide ameliyatları ve cerrahî müdahalenin ardından uygulanacak beslenme şekliyle ilgili merak edilen her şey “Bariatrik Manifesto” kitabında yer alıyor.

Şişmanlığın evrimsel kökenlerine inilen “Bariatrik Manifesto”da, ilk insanlardan günümüze kadar değişen yaşam şartları ve beraberinde her koşula uyum sağlamaya çalışan bedenin bir portresi çiziliyor. İlk avcılık aletlerinin kullanılmasından tarım ve sanayi devrimine kadar yaşanan süreçte yenen şeylerin nasıl değiştiği de gözler önüne seriliyor. Kitabın en dikkat çeken noktası ise sürüngen beyin ile entelektüel beyin arasında yıllardır süren amansız bir çatışmadan bahsedilmesi oluyor.

Rachel Lynch “Yolun Son”

Rachel Lynch “Yolun Son”

Karanlık Oyun ve Derin Korku romanlarının yazarı Rachel Lynch’den etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız nefes kesen bir hikâye “Yolun Sonu”

Lowesdale Kontu, Wasdale Malikânesi’nin salonundaki kirişlerde asılı bulunduğunda, herkes, gittikçe yaşlanan aristokratın sonunda gençliğin ihtişamının peşinden koşmaktan bıkıp intihar ettiğini varsayar. Adli Tıp uzmanının cinayet belirtilerini fark etmesiyle de Dedektif Kelly Porter sırların ve yalanların hâkim olduğu bir dünyaya sürüklenir.

Bu arada iki genç yürüyüşçü kaybolur ve aramaya liderlik etmek Kelly’ye düşer. Ancak derine inildikçe, bu vakanın diğer çözülememiş kayıp vakalarıyla olan bağlantısı ortaya çıkar ve Kelly ile ekibi için zamana karşı bir yarış başlar.

Paul A. Offit “Kötü Tavsiye”

Paul A. OffitKötü Tavsiye”

Neden ünlüler, politikacılar ya da aktivistler sağlık konusunda güvenilir kaynak değildir? Rotavirüs aşısının mucidi yazar Paul A. Offit geçmişi araştırma olan bir tıp doktordur.

Offit, yeni kitabı Kötü Tavsiye’de ünlüler, politikacılar ve aktivistlerin sağlık konusunda verdiği tavsiyelerin ne kadar yanlış olduğunu ele alıyor. Doğru ya da yanlışı, neden bilime inanmanız gerektiğini anlatıyor.

Bilim kendi adına konuşmaz. Bilim insanları, kafa karıştırıcı olabilecek konulardaki içgörülerini halkın ihtiyaç duyduğu şekilde ifade edemezler. Ünlüler, taraftarlar, lobiciler ve arkalarındaki fon sağlayıcıları, bilim insanlarının basit yanıtlar verme konusundaki isteksizliklerinden yararlanıp medyayı yanıltan yanlış iddialarda bulunurlar ve bu sahte bilgi saldırısının ortasında insanların kafası kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğu konusunda daha da fazla karışır.