Orta kulak enfeksiyonu kış mevsiminde çocuklarda sık görülüyor!

Orta kulak enfeksiyonu kış mevsiminde çocuklarda sık görülüyor!

Kış mevsiminde havaların soğumasıyla birlikte artan enfeksiyon hastalıkları çocuklarda kulak ağrısının en yaygın nedeni olan ve tıp dilinde ‘otitis media’ olarak adlandırılan orta kulak enfeksiyonunu tetikleyebiliyor. Hemen her yaş grubunda görülse de bu enfeksiyon en sık 3 ay ile 3 yaş arasındaki çocuklarda ortaya çıkıyor. Öyle ki 3 yaşındaki çocukların yüzde 50-85’i en az bir kez orta kulak enfeksiyonu geçirmiş oluyor. Bu yaş grubundaki çocuklarda daha yaygın görülmesinin nedeni ise östaki borusunun kısa ve yatay olması, tam gelişmemiş bağışıklık sistemi ile alerji oluyor. Çoğunlukla bakteri kaynaklı gelişen orta kulak enfeksiyonu çocuklarda kendiliğinden geçebileceği gibi kötü bir seyir de izleyerek şiddetli ağrılara ve ciddi tablolara neden olabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker, çocuklarda orta kulak enfeksiyonlarında tedaviye mutlaka erken dönemde başlanması gerektiğine dikkat çekerek, “Zira enfeksiyon ilerlerse yol açtığı şiddetli kulak ağrısının yanı sıra kulak zarının delinmesi, işitme kaybı ile menenjite neden olabiliyor. Dolayısıyla çocuklarda kulak ağrısı, ateş, genel durum bozukluğu, kulak akıntısı gözlendiğinde hekime başvurmak çok önemlidir” diyor.

Dr. Berna Yayla Özker

Dr. Berna Yayla Özker

Kulağını sık sık çekiyorsa, dikkat!

Kulak zarının arkasında yer alan ve içinde seslerin duyulmasını sağlayan küçük kemiklerin titreştiği orta kulakta gelişen enfeksiyon, orta kulak enfeksiyonu olarak adlandırılıyor. Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu genellikle soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından aniden başlayan kulak ağrısıyla kendini belli ediyor. Ayrıca hastalığın şiddetine göre; yüksek ateş, kulaktan ses gelmesi, kulakta tıkanıklık veya akıntı, kulakla sık sık oynama veya kulağı çekme, işitme azlığı, huzursuzluk, sürekli ağlama, dengesizlik, iştahsızlık ile uykuya dalmakta güçlük çekme gibi belirtiler gelişebiliyor.

Pek çok etken neden olabiliyor!

Orta kulak enfeksiyonu pek çok farklı nedenden dolayı gelişebiliyor. Kış aylarında en sık görülen nedenin üst solunum yolları enfeksiyonu olduğunu belirten Dr. Berna Yayla Özker, enfeksiyonu tetikleyen etkenleri de şöyle sıralıyor: “Alerji, anne sütüyle beslenmeme, genetik yatkınlık, geniz eti büyümesi, reflü, emzik kullanma, biberon ile beslenme ve sigara dumanı maruziyeti enfeksiyonu tetikleyen faktörlerdir.”

Kulağına asla soğan suyu damlatmayın!

Dr. Berna Yayla Özker, ebeveynlerin kulak ağrısında hekime başvuruncaya dek ağrı kesici şurup ya da ağrı kesici etkisi olan kulak damlaları kullanabileceklerini belirtiyor. Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine, kulağa soğan suyu veya zeytinyağı damlatılmasının kulak ağrısında fayda sağlamadığı uyarısında bulunan Dr. Berna Yayla Özker, “Soğan suyu, sirke ya da zeytinyağı gibi yabancı maddelerin damlatılmaları yararlı olmadığı gibi dış kulak yolunda ve kulak zarında tahribata yol açabiliyor. Özellikle kulak zarı tahribatı ile orta kulak ve iç kulağa ulaşan bu maddeler işitme kaybı ve denge kaybına neden olabiliyor. Dolayısıyla kulağa damlatılmalarını asla önermiyoruz“ diyor.Acıbadem Altunizade Hastanesi

Antibiyotik tedavisi gerekebiliyor

Çocuklarda gelişen orta kulak enfeksiyonu genellikle hafif seyrediyor ve tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden geçiyor. Ancak yüksek ateş varsa veya belirtiler şiddetleniyorsa zaman kaybetmeden tedaviye başvurmak önem taşıyor. Dr. Berna Yayla Özker, orta kulak enfeksiyonunda, 6 aya kadar olan bebeklerde bağışıklık sistemi tam gelişmediği, aşılar tam tamamlanmadığı ve kafa kemikleri tam birleşmediği için enfeksiyonun beyine yayılma riski nedeniyle antibiyotik tedavisinin önerildiğine işaret ederek şöyle devam ediyor: “Ancak 6 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda kesin tanı konulmamışsa veya ciddi bulgular yoksa, 2 yaşından büyük çocuklarda da kesin tanı olsa bile bulgular şiddetli değilse, antibiyotik tedavisi için bekliyoruz. Tüm yaş gruplarında 3 günü geçen kulak ağrısı, ateş, genel durum bozukluğunda ise antibiyotik tedavisi öneriyoruz”

Enfeksiyon sık tekrarlıyorsa, dikkat!

Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Berna Yayla Özker, çocuklarda orta kulak enfeksiyonu sık tekrarlıyorsa altta yatan etkenin mutlaka tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. “Sık tekrarlayan enfeksiyonun nedeni, geniz eti büyümesi veya orta kulak ile burun boşluğu arasında bağlantı sağlayan östaki tüpünün yetersiz çalışması olabiliyor” diyen Dr. Berna Yayla Özker, bu tablolarda geniz eti ameliyatı ve kulaklara tüp uygulaması yöntemlerine başvurulduğunu belirtiyor.

Ellerinizi sık sık yıkayın

Çocuklarda orta kulak enfeksiyonunu önlemek için hijyen kurallarına uyulması büyük öneme sahip. Bu nedenle hem çocukların hem de çocuklar ile temas eden kişilerin ellerinin sık sık yıkanması gerekiyor. Ayrıca çocuğun sigara dumanına maruziyetinin önlenmesi, hasta kişilerden uzak tutulması, pnömokok aşısının yaptırılması ve bebekleri biberon ile oturur pozisyonda beslemek orta kulak enfeksiyonu riskini azaltan diğer etkenler arasında yer alıyor

Öfke normal hatta sağlıklı bir duygu ama!

Öfke normal hatta sağlıklı bir duygu ama!

Gün içerisinde kaç kere kendinizi ‘sesinizi yükseltmiş, çenenizi ve yumruklarınızı sıkmış, kaşlarınızı çatmış buluyorsunuz? Ya da kalp atışlarınız hızlanmış, sinirden aşırı terlemiş, başına ağrı saplanmış ve fiziksel olarak titrerken! Pek çok kişi ‘sayısız kere’ diyor şüphesiz; zira son yıllarda hızla yaygınlaşan, modern çağın yaygın endişesi haline dönüşen öfke sorunu 7’den 70’e herkesi etkisine almış durumda! Ancak dikkat! Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan atalarımızın “Keskin sirke, küpüne zarar” sözü misali; aşırı öfkenin kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığının yanı sıra, sosyal ilişkilerini ve kariyerini de tehdit ettiğini belirterek “Öfke aslında tamamen normal ve genellikle sağlıklı bir duygudur. Ancak öfkenin hayatımızın kontrolünü ele geçirmesine izin verdiğimizde yaptığımız her şeyi olumsuz etkiler. Sağlığımızı kaybetmemize neden olabilirken, sevdiklerimizle olan ilişkilerimiz zarar görür, çalışma hayatımızda sorunlara neden olabilir” diyor. Öfkeyle baş etmenin yollarını bulmanın çok önemli olduğunu, gerekirse uzman yardımı almaktan kaçınmamak gerektiğini vurgulayan Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan, öfkeyi kontrol etmenin 10 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan

Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan

Sebebini belirleyin

Öfkenizi tetikleyen unsurların farkına varın ve uzak durulması mümkün olan tetikleyici etkenlerle aranıza mesafe koyun. Eğer mesafe koymanız ya da hayatınızdan uzaklaştırmanız mümkün olmuyorsa, günlük yaşamda sık sık karşılaşmanız gerekiyorsa bazı öfke yönetimi tekniklerini uygulayabilirsiniz. Öfke kaynaklarının farkında olmak, gününüzü farklı şekilde yapılandırmaya ve tahammül sürenizi uzatmanıza yardımcı olabilir. Soğukkanlılığınızı koruyamadığınız için insanları veya dış koşulları suçlamamanız gerektiğini unutmayın.

Egzersiz yapın

Egzersiz yapmak yalnızca fiziksel sağlığınız için değil, aynı zamanda mental sağlığınız için de faydalıdır. Klinik Psikolog Gürdoğan “Öfke size bir enerji akışı sağlar. En iyi öfke yönetimi, kelimenin tam anlamıyla egzersiz yapmak ve fiziksel aktiviteye katılmaktır. İster hızlı bir yürüyüşe çıkın, ister spor salonuna gidin, egzersiz yapmak ekstra gerilimi yakabilir ve tahammül seviyenizi arttırabilir. Ayrıca egzersiz, zihninizi temizlemenize de olanak tanır. Uzun bir koşunun veya zorlu bir antrenmanın ardından, sizi neyin rahatsız ettiğine dair daha net bir bakış açısına sahip olduğunuzu fark edebilirsiniz” diyor.

Uyarı işaretlerinizi tanıyın

Öfkeniz arttığında hala uyarı işaretleri olması muhtemeldir. Bunları erken tanımak, öfkenizin kaynama noktasına ulaşmasını önlemek için harekete geçmenize yardımcı olabilir. Yaşadığınız öfkenin fiziksel uyarı işaretlerini düşünün. Belki kalbiniz daha hızlı atıyor ya da yüzünüz ısınıyor. Belki de yumruklarınızı sıkmaya başlarsınız. Ayrıca bazı bilişsel değişiklikleri de fark edebilirsiniz. Belki zihniniz yarışıyor ya da “kırmızı görmeye” başlıyorsunuz. Uyarı işaretlerinizi tanıyarak, anında harekete geçme ve daha büyük sorun yaratacak şeyleri yapmaktan veya söylemekten kendinizi alıkoyma fırsatına sahip olursunuz. Nasıl hissettiğinize dikkat etmeyi öğrenin; böylece uyarı işaretlerini tanıma konusunda daha iyi olursunuz.

Acıbadem Maslak Hastanesi

Mola verin

Kendinize bir mola verin. Başkalarından kendinizi soyutlayacağınız uygun zamanlar yaratın ve bu süreyi sessiz şekilde duygularınızı nötr hale getirmeye odaklayın. Hatta ister gece ister gündüz kendinize ayıracağınız bu zaman dilimini o kadar faydalı bulabilirsiniz ki, bunu günlük rutininize dahil etmek isteyebilirsiniz.

Meditasyon yapın

Yapılan bilimsel çalışmalara göre; meditasyonun öfke kontrolünü sağlamada ve insan duygularını kontrol etmede son derece faydalı olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan “Derin nefes egzersizleri gibi basit meditasyon teknikleriyle işe başlayabilirsiniz. Günlük yaşantınıza mutlaka nefes egzersizlerini ekleyin” diyor.

Kin tutmayın

Affetmek güçlü bir araçtır. Öfkenin ve diğer olumsuz duyguların olumlu duyguları gölgede bırakmasına izin verirseniz, kendinizi kendi kırgınlığınız veya adaletsizlik duygunuz tarafından yutulmuş halde bulabilirsiniz. Sizi kızdıran birini affetmek, hem durumdan ders çıkarmanıza hem de ilişkinizi güçlendirmenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenin

Günümüzde çok sayıda bilimsel çalışmanın, beslenme-öfke bağlantısının geçerliliğini desteklediğini belirten Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan şöyle konuşuyor: “Örneğin; trans yağ asitlerinden zengin bir beslenme, artan saldırganlıkla doğrudan bağlantılıyken, omega 3 eksikliği de sinirliliğe yol açabilen depresyonla ilişkilendirilmiştir. Avusturalya’da araştırmacıların üç aylık bir denemesinde ise; sağlıksız beslenen ve orta/ şiddetli depresyonla mücadele eden katılımcılar izlenmiş; Akdeniz diyetine yönelen kişilerin yüzde 32’sinin depresif belirtilerde tamamen gerileme yaşadığı, sağlıksız beslenen ancak genel grup terapisi alanlarda bu oranın yüzde 8 olduğu görülmüştür.”

Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan

Öz farkındalığınızı geliştirin

Öfkenin en yaygın öncülleri arasında; stres, kaygı, korku, depresyon, yorgunluk veya incinme yer alır. Özfarkındalık geliştirerek duygularımızı tanımayı ve etiketlemeyi öğrenebilirsek, bu farkındalık bize öfke duygularına en iyi nasıl tepki vereceğimizi belirlememiz için zaman verecektir. İnsanın öfke duygularına nasıl tepki vereceğini genellikle kendi ailesinden öğrendiğini belirten Klinik Psikolog Gürdoğan “Öğrenilen herhangi bir davranış unutulabilir ve duygusal zekadaki becerilerin geliştirilmesi öğretilebilir. Özfarkındalık için profesyonel bir destek almak etkili olabilmektedir” diyor.

Tepki vermeden önce 1 saniye durun ve!

Sizi sinirlendiren bir durumla karşılaştığınızda tepki vermeden önce bir saniye durun ve kendinize ‘sakin olmanız’ gerektiğini hatırlatın. Kendinizi sakinleştirmek için nefes alış-verişinize odaklanabilir veya sakinleştiğinizi hissedene kadar saymayı deneyebilirsiniz. Eğer öfkenizi bastıramıyorsanız konuşmanızı bir süre erteleyin.

Yeterli ve kaliteli uyuyun

Yapılan bilimsel çalışmalar; uyku yoksunluğu ile artan öfke ve saldırganlık gibi ruh hali değişiklikleri arasındaki bağlantıyı destekliyor. Klinik Psikolog Oğuzhan Gürdoğan; her gece yeterli miktarda ve kaliteli uykunun öfke ve saldırganlığı azalttığını belirtiyor. Kaliteli bir uyku için yatağınızı, televizyon izlemek ya da yemek yemek için değil uyku aracı olarak kullanmanız, uyku rutini oluşturmanız ve odanızın karanlık olmasına özen göstermeniz gerekiyor.

Sonbahar migreni nasıl tetikliyor

Sonbahar migreni nasıl tetikliyor

Dünyada en yaygın görülen hastalıklardan biri olan migren, genellikle başın bir yarısında gelişen şiddetli ve zonklayıcı tipte baş ağrısı olarak tanımlanıyor. Hayat kalitesini ciddi boyutlarda düşürebilen ve Türkiye’de 12 milyon kişiyi etkileyen migren hava değişiminden etkilenen bir hastalık. Özellikle sonbahar mevsiminde ısının düşmesi, azalan nem, barometrik basınç değişimi ile rüzgar gibi faktörler migreni tetikleyebiliyor. Yapılan pek çok çalışma, mevsimsel migren ataklarının sonbaharda diğer mevsimlere göre daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, migren ataklarını azaltmak için yıl boyunca tavsiye edilen önlemlerin yanı sıra sonbahara özgü bazı tedbirlerin de alınması gerektiğine dikkat çekerek, “Migren düzenli bir hayatı seviyor. Dolayısıyla diyet, egzersiz ve uyku döngülerinde alınacak olan önlemler migren ataklarında azalmayı sağlıyor. Ayrıca özellikle lodoslu havalarda mümkünse dışarıya çıkmamak, vücudu mikroplardan korumak ve D vitamini eksikliğine karşı önlem almak, alerjiye yatkınlık varsa tetikleyici etkenlerden kaçınmak sonbahar aylarında en çok dikkat edilmesi gereken önlemleri oluşturuyor” diyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Nebahat Bilici, sonbahar aylarında migren atıklarına karşı dikkat etmeniz gereken 6 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Nebahat Bilici

Dr. Nebahat Bilici

Hava raporunu yakından takip edin

Sonbaharda hava ısısının düşmeye başlaması, havadaki nemin azalması, barometrik basıncın değişmesi ve rüzgar gibi faktörler migren ataklarında tetikleyici rol oynuyor. Araştırmacılar, barometrik basınçtaki düşüşün beyindeki kan damarlarının genişlemesine yol açarak migren ataklarını artırdığını saptamış. Rüzgar, özellikle de lodos migren ataklarını, üzerinde taşıdığı çeşitli toz ve mineral partikülleri nedeniyle artırıyor. Dr. Nebahat Bilici, sıcaklık ve basınç değişikliklerine karşı duyarlıysanız hava tahminlerini yakından takip etmeniz gerektiğini belirterek, “Bu sayede lodoslu havalarda dışarıya çıkmayabilir veya mecbursanız lodos ile savrulan ve migren atağını tetikleyen partiküllerden korunmak için sokağa çıkarken maske takmak gibi önlemler alabilirsiniz” diyor.

Sonbahar alerjilerine karşı önlem alın

Sonbaharda bazı hastalar hem alerjiden hem de migrenden muzdarip olabiliyor. Yapılan bir çalışmada, alerjisi olan her iki hastadan 1’inde migren tespit edilmiş. Alerjenler yüksek miktarda olduklarında vücudumuzun ürettiği histamini (bağışıklık yanıtlarının düzenlenmesinde rol oynayan bir salgı ) artırıyor ve bu tablo da sinüslerde iltihap oluşturarak migreni tetikleyebiliyor. Alerjiye yatkınsanız alerjenlerden kaçınmayı veya hekiminiz tarafından tavsiye edilen alerji ilaçlarınızı düzenli kullanmayı ihmal etmeyin. Ayrıca sinüslerdeki iltihapların ilerlemesini önlemek ve sekonder migren ataklarını azaltmak için oda havasını temizleyen hepa flitre, anti alerjik yatak ve yastık kaplamaları kullanmanız oldukça yardımcı olacaktır.

Vücudunuzu mikroplardan koruyun

Sonbaharda soğuk algınlığına veya gribe yol açan virüsler üst solunum yollarında ve sinüslerde iltihaplanma ile tıkanıklık oluşturabiliyor. Bu etkenler de migreni tetikleyebiliyor. Dolayısıyla mikropları vücudunuzdan uzak tutmanız migren ataklarına karşı almanız gereken bir başka önemli tedbirlerden. Dr. Nebahat Bilici, “Gün boyunca ellerinizi yıkamak, el dezenfektanları kullanmak ve hasta insanlardan uzak durmak, soğuk algınlığı ile gribin tetiklediği sonbahar migrenini önlemeye yardımcı olacaktır” diyor.

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi

Hafta sonları uykusuz kalmayın

Migren ataklarından korunmak için sağlıklı uyku alışkanlıklarına öncelik vermeniz çok önemli. Ancak sonbaharda gün ışığı azalıyor ve bunun sonucunda uyku düzeni de değişiyor. Bu düzen bozulduğunda migren ataklarının sıklığı artıyor. Migren ataklarına karşı hafta sonları da dahil olmak üzere her gece 7-8 saat kaliteli uyumaya özen gösterin.

Beslenme alışkanlığınıza dikkat edin

Migreni tetikleyen gıda kaynaklı faktörlerden kaçınmak için ne yediğinizin ve içtiğinizin farkında olmanız büyük öneme sahip. Yemek günlüğü tutmanız ve gıdayla ilişkili olan migren tetikleyicilerini belirlemeniz, bilinçli seçimler yapmanıza yardımcı olabiliyor. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan kan şekerindeki düşüş de migren ataklarını tetikleyebildiği için ana ve ara öğünlerinizi atlamamaya da dikkat edin.

D vitamini seviyenize baktırın!

Havanın soğumaya başlaması ve gündüzlerin kısalması iç mekanlarda daha fazla zaman geçirmemize yol açıyor. Cildimiz güneşe maruz kalarak D vitamini üretiyor, dolayısıyla dışarıda fazla zaman geçirmediğimizde D vitamini seviyemiz düşüyor. Yapılan araştırmalara göre; D vitamini seviyesindeki düşüş migreni tetikleyebiliyor ve daha sık gelişmesine yol açabiliyor. Yeterli D vitamini sentezi için haftada en az üç kez yüzünüzü, kollarınızı ve bacaklarınızı güneş koruyucu sürmeden 15-30 dakika gün ışığına maruz bırakmayı ihmal etmeyin. D vitamininiz eksikse, doktorunuzun tavsiye ettiği miktarda D vitaminini ağız veya kas içi enjeksiyon yoluyla telafi edebilirsiniz.

Sezen Aksu’dan sürpriz

Sezen Aksu’dan sürpriz

Çankaya Köşkü’nde yaşananları beyazperdeye taşıyan “Son Akşam Yemeği” filminde Sezen Aksu sürprizi.

CineGenna Pictures’ın yapımcılığında Levent Onan’ın yönettiği “Son Akşam Yemeği” filminin müziklerinde Mustafa Yazıcıoğlu imzası bulunuyor. Engin Şenkan, Onur Tuna, Azra Aksu, Pelin Akil’in başrolleri paylaştığı, vizyon yolculuğunda ilk haftayı geride bırakan filmin; konusuyla olduğu kadar müzikleriyle de kurduğu etkileyici atmosferde izleyenleri, iki şarkısıyla filme dahil olan Sezen Aksu sürprizi karşılıyor.

Müziklerini Mustafa Yazıcıoğlu’nun yaptığı filmde, ünlü sanatçı Sezen Aksu’nun “Tenna” ve “Kutlama” isimli şarkıları da yer alıyor.

Viyana Noel Pazarı

Viyana Noel Pazarı

Viyana, Noel ziyareti için Avrupa’nın en iyi yerlerinden biridir. Zengin bir tarihe ve görülecek onlarca şeye sahip bu eşsiz şehir, yılsonu için mükemmel bir seyahat. Viyana meydanları peri masalı setlerine dönüşür. Şehrin ünlü kafelerinde, kahvelerinizi yudumlarken dışarda yağan karı seyretmek hem romantik hemde çok huzur verici. Viyana sokakları ve irili ufaklı tüm meydanları renkli stantlarla dolu. Hediyelik eşyalardan bir birinden lezzetli yemeklere kadar her şey var.

The Populist’in Eylül programı belli oldu

The Populist’in Eylül programı belli oldu

The Populist, kesintisiz müzik arayan misafirlerine yine birbirinden sürpriz performanslar vadediyor. The Populist sevilen DJ performanslarına yeni isimlerle kaldığı yerden devam ediyor.

Yapı Kredi bomontiada ve Galataport İstanbul’da yoğun ilgi gören DJ performansları bu ay da müzikseverlere dopdolu bir takvim sunuyor. Eylül ayında DJ Kenan Kocaaslan, Alp Özkal, Doğa Özer, Buraya Cünort ve Eray Düzgünsoy The Populist’in sevilen performansları arasında yer alıyor. Yepyeni isimlerle gerçek eğlence ve kesintisiz müzik eylül ayında da The Populist’te sizleri bekliyor.

Eylül Programı:

Yapı Kredi bomontiada The Populist

6 Eylül Çarşamba Süper Natürel – 70’s & 80’s Funk

8 Eylül Cuma Daddy E – Hip Hop-R&B

9 Eylül Cumartesi Ege&Erc Erb – Funk-Pop-Rock

10 Eylül Pazar Kenan Kocaaslan – Organic Grooves / %100 Plak

13 Eylül Çarşamba Hünkâr Jazz-Disco-Funk-Afro Beat

15 Eylül Cuma Gökhan Şen – Disco-Funk-Pop

16 Eylül Cumartesi Özgür Cankardeş – Past To Present

17 Eylül Pazar Cünort – Organic Grooves/ %100 Plak

20 Eylül Çarşamba Maya&Taner – Soul Disco-Afro Funk

22 Eylül Cuma Nadir Duman – Feel Good Songs

23 Eylül Cumartesi Levent Şen – Indie-Dance-Rock-Pop

24 Eylül Pazar Alp Özkal Eclectic Grooves/ %100 Plak

24 Eylül Pazar Doğa Özer Eclectic Grooves / %100 Plak

27 Eylül Çarşamba Eray Düzgünsoy – Jazzz-Funk

29 Eylül Cuma Burak Süsoy – Dance Zone

30 Eylül Cumartesi Flick U – Indie Dance-Rock-pop

1 Ekim Pazar Ras Memo & Da Frogg – Reggae / %100 Plak

Galataport İstanbul The Populist

9 Eylül Perşembe Ahmethan – Funk-Jazz-Electronic / %100 Plak

8 Eylül Cuma Aytun – Afro-Groove – Beats

9 Eylül Cumartesi Levent Şen – Indie-Dance – Rock -Pop

10 Eylül Pazar Ras Memo & Da Frogg – Reggae / %100 Plak

14 Eylül Perşembe Eray Düzgünsoy – Jazzz-Funk

15 Eylül Cuma Mürsel Aslan – Disco – Soul -Funk

16 Eylül Cumartesi Burak Süsoy – Dance Zone

17 Eylül Pazar Cihan Saldıran – Groovin / %100 Plak

21 Eylül Perşembe Sheb – Disco-Funk

22 Eylül Cuma Ege&Erc Erb – Funk-Pop-Rock

23 Eylül Cumartesi Da Frogg – Disco-R&B-Pop

23 Eylül Cumartesi Soul Grinders – Electronic Live Music

24 Eylül Pazar Beşer & Beşer 70’s-80’s-90’s / %100 Plak

28 Eylül Perşembe Maya&Taner – Soul Disco -Afro Funk

29 Eylül Cuma Nadir Duman – Feel Good Songs

30 Eylül Cumartesi Gökhan Şen – Disco-Funk-Pop

1 Ekim Pazar Soulbrother – Soul-Funk-Disco-Rock / %100 Plak

Academia’dan klasiklere yeni yorum

Academia’dan klasiklere yeni yorum

Academia, 2023-24 Sonbahar/Kış sezonunda minimalizmi yeniden yorumlayarak markanın klasiklerine yepyeni bir soluk getiriyor. Sıra dışı Academia ruhunun yeni siluetler, özgün form ve dokularla güncellendiği koleksiyon, fark yaratan tasarım anlayışıyla sezona iddialı bir giriş yapıyor.

Kadınının doğal cazibesi ve feminen tavrını yansıtırken tomboy görünümlerden de vazgeçmiyor ve stil kodlarını bir adım öteye taşıyarak yer yer cinsiyetsiz bir anlatım sergiliyor.

Sokak stilinin dinamik yüzünü temsil eden Tech Biker’da, militer dokunuşlar feminen tavırla,  haki tonları yıkamalı yüzeylerle buluşuyor. Antrasit yıkamalı denim trençkot ve yüksel bel denim pantolon takım, düzensiz cep kullanımıyla fark yaratan kargo pantolonlar, naylon ve koton karışımlı hibrit etek ve trikolar… Yenilikçi duruşuyla öne çıkan temanın renk paletinde haki ve grilerin yanı sıra yağ yeşili, lime ve beyaz var.

Koleksiyonun bir diğer teması Office Look, klasiklerin yeniden yorumlandığı modern bir yaklaşımla bireyselliğe alan açarak, Academia kadınının ofis stiline ve şehir görünümlerine uyarlayabileceği çok yönlü tasarımlar sunuyor.

Siyahın deri, kadife ve yünlü dokularla buluştuğu Rebel teması ise gündüz ve gece hayatına kusursuzca adapte edilebilen sofistike görünümlerle karşımızda.

Fatih Ürek’ten “Hepinizi uyuturum” tehditti

Fatih Ürek’ten “Hepinizi uyuturum” tehditti

Sahnelerin en eğlenceli ve sevilen isimlerinden Fatih Ürek Türkbükü Üzüm Kızı’nda dinleyicisiyle buluştu.

Sahneye ” Hoş geldin Yar yüreğime” şarkısıyla çıkan sanatçı ilk şarkısından sonra da hareketli şarkılarla programına devam etti.  Ürek ” Bu gece şarkılarıma eşlik etmezseniz yemin ederim Türk sanat musikisinin en ağır şarkılarını söyler gecenin sonuna kadar hepinizi uyuturum” diyerek Fatih Ürek yorumuyla dinlemeye alıştığımız şarkılarıyla programına devam etti. Tüm şarkılarını dinleyicisi ile birlikte seslendiren sanatçı yorumları ve danslarıyla konuklarına eşsiz bir gece yaşattı.

Mini saç bakım seti

Mini saç bakım seti

Haftalık saç bakım rutinini tek bir sette sunan yeni Olaplex Unbreakable Blondes Mini Kit, sarı, gri ve açık renk saçların canlılığını ve parlaklığını koruyor ve onarıyor.

Olaplex’in en yeni saç bakım seti Unbreakable Blondes Mini Kit, saçta oluşan hasarları onararak bağ güçlendirme teknolojisi, ultra canlı pigmentler ve hafif dokulu saç kremleri ile daha parlak, canlı, sağlıklı ve bakımlı bir görünüm sunuyor. Mini boy N°0 Intensive Bond Building Treatment, N°3 Hair Perfector, N°4P Blonde Enhancer Toning Shampoo ve N°8 Bond Intense Moisture Mask’ten oluşan saç bakım seti, her an ve her yerde hızlı, etkili ve pratik çözümler sunuyor. Fiyat: 1.190 TL

Restoran Modern kapılarını açtı

Restoran Modern kapılarını açtı

İstanbul Modern içinde konumlanan Restoran Modern kapılarını açtı.

Restoran Modern, İstanbul’un kültür, sanat ve tarihinden ilham alan çağdaş bir yemek deneyimi sunuyor. Misafirlerini, Türk mutfağına modern bir yorum getiren lezzetleri eşliğinde, Tarihi Yarım Ada’nın nefes kesen manzarasını sunan şık mekanında ağırlıyor. Mekan Pazartesi hariç her gün saat 12.00-00.00 arasında servis veriyor.

Restoran Modern’in Executive Chef’i Tuğçe Mirza Canik, mutfakta harikalar yaratıyor.

Restoran Modern öğle ve akşam yemekleri için, birbirinden küçük dokunuşlarla ayrışan iki ayrı menü sunuyor.

Öğle menüsünde taze baharatlı soğuk yoğurt çorbası, kabak çiçeği ve taze fasulye tempura, çıtır balık köftesi gibi başlangıçlar yer alırken, akşam saatlerinde siyah nohut ezmesi, dereotlu rezene, buttermilk karides, Ege otlu buğdaylı yoğurt ve muhammaradan oluşan 5’li meze seçkisi sunuluyor.

Başlangıçlarda Ege otlu mücver, morel mantarlı deniz tarağı, bonfile çiğ köfte tartare, çakı midye tava, mini haşlama içli köfte, ılık kuşkonmaz, acılı karides güveç ve ahtapot kokoreç gibi Türk mutfağının farklı tatlarını yaratıcı şekilde bir araya getiren seçenekler dikkat çekiyor. Bottarga, tarama, kapari karpuzu, balık rillete, isli uskumru ve sardalya turşusunu buluşturan Balık Pazarı Tabağı özgün bir deneyim olarak menüde yerini alıyor. Ana yemeklerde ise granyöz balığı buğulama, orman mantarlı şehriye, kuzu incik, dana kaburga, ördek yahnili yassı taze erişte ve mutancana gibi Türk mutfağının farklı dönem ve bölgelerine ait tarifler bir araya geliyor.