Yazılar

Ian Parker, David Pavón-Cuéllar “Psikanaliz ve Devrim”

Psikanalist Ian Parker ile psikoloji ve felsefe profesörü David Pavón-Cuéllar’ın birlikte kaleme aldığı Psikanaliz ve Devrim: Özgürleşme Hareketleri İçin Eleştirel Psikoloji, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

Her ikisi de Marksist olan yazarların daha iyi bir dünya için hazırladığı manifesto, özellikle özgürlük mücadeleleri ve toplumsal değişim süreçlerinde psikanalizin eleştirel bir araç olabileceğini savunuyor. Psikanalizin örgütlü mücadeleye nasıl dahil olabileceğini, örgütlü mücadelenin psikanalizden ne gibi faydalar elde edebileceğini anlatan Psikanaliz ve Devrim, psikanalizin ne olduğunu ve nasıl geliştiğini; analiz edilen ve analizan arasındaki ilişkiyi; bilinçdışı kavramını ve tüm bunların hem bireysel hem de toplumsal yaşama etkilerini anlatıyor. Çalışma, başka bir dünyanın psikanaliz sayesinde kurulmasını mümkün görenler için önemli bir kaynak kitap niteliği taşıyor.

Giulia Calandra Buonaura “Peki Ama… Kim Bu Mozart?”

Dinozor Çocuk, çocukları sanatçılarla, sanat tarihiyle ve dünya tarihinin önemli isimleriyle tanıştıran serisinin Peki Ama… Kim Bu Mozart? adlı beşinci kitabını okurlarla buluşturdu!

Giulia Calandra Buonaura’nın yazdığı, Luca Poli’nin resimlediği Peki Ama… Kim Bu Mozart?, klasik müziğin gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri olan Wolfgang Amadeus Mozart’ın hayatını ve müziğini hem eğlenceli hem de bilgilendirici ve akıcı bir anlatımla ele alıyor. Mozart’ın sadece müziğini değil, kişiliğini, yaşam tarzını ve dönemini de yansıtan kitap, ölümsüz bestecinin çocukluğundan büyük başarılarına kadar hayatının pek çok dönüm noktasını anlatırken Mozart’ın sanatı, dehası ve karşılaştığı zorluklarla ilgili derin bir bakış da sunuyor. Peki Ama… Kim Bu Mozart?, özellikle müzik tarihine, klasik müziğe ve Mozart’a ilgi duyan çocukları bekliyor!

Hasan Kılıç “Devlet ve Borçla Yönetmek”

Akademisyen yazar Hasan Kılıç’ın Devlet ve Borçla Yönetmek: Türkiye’de Tabiiyet ve Şiddet başlıklı çalışması, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından başlayarak Türkiye’de tabiiyet ilişkisini, birbirini besleyen ve bir ağ şeklinde genişleyen borç ve güvenlik devleti kavramları üzerinden açıklayan kitap, yeni yönetim formunun yarattığı yeni öznellik biçimlerinin pratikte nasıl ortaya çıktığını tartışarak politik bir mücadele eksenine de işaret ediyor. Foucault’nun, bir toplumda iktidarın nasıl işlediğini anlamamıza yarayan tüm düzenek ya da yapılar anlamına gelen “dispositif” kavramından yola çıkan Devlet ve Borçla Yönetmek, yurttaşın nasıl hem borçlu hem de potansiyel tehdit olarak konumlandığını, borç ve güvenlik devleti dispositiflerinin pratik işleyişiyle açıklıyor.

Çetin Balanuye “Naturans III”

Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Çetin Balanuye’nin yeni kitabı Naturans III: Yeni Gündelik Yaşam, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı!

Naturans serisinin üçüncü ve son kitabında Spinoza’yı bir gündelik yaşam filozofu olarak yeniden ele alan Balanuye, büyük bölümü alışkanlıkla sürdürülen etkinliklerden oluşan, bireylerde tatminsizlik ve mutsuzluk yaratan gündelik yaşam pratiğinin nasıl dönüştürülebileceğine dair güçlü bir sav ortaya koyuyor. Naturans III: Yeni Gündelik Yaşam, yeni bir gündelik yaşam pratiğinin hem düşünülebilir hem de gerçekleştirilebilir olduğunu ileri sürüyor.

Ernst Bloch “Thomas Münzer – Devrimin Teoloğu”

Marksist filozof ve düşünür Ernst Bloch’un, Alman tarihinin en önemli figürlerinden, din adamı ve radikal reformcu Thomas Münzer’in yaşamının izini sürdüğü kitabı Thomas Münzer – Devrimin Teoloğu, Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

Alman Köylü Savaşları sırasında halkı sosyal adalet ve dini reform adına harekete geçiren Thomas Münzer’i devrimci teolojinin öncüsü olarak incelediği eserinde Bloch, Münzer’i yalnızca bir din reformcusu değil, aynı zamanda sosyal adalet ve eşitlik mücadelesi veren radikal bir düşünür olarak da yorumluyor. Thomas Münzer – Devrimin Teoloğu, Münzer’in teolojik görüşlerinin devrimci halk hareketleriyle nasıl birleştiğini ve toplumsal değişim talebini nasıl güçlendirdiğini ele alırken okurlara alışılmışın dışında bir biyografi sunuyor.

Mark Stoll “Kâr: Kapitalizmin Tarihine Ekolojik Bakış”

Tarihçi Mark Stoll’un teknik, teknoloji, ulaşım, enerji, iletişim, ticaret ve finans alanlarındaki bu gelişmelerin modern tüketim kapitalizmine nasıl yol açtığını irdelediği Kâr: Kapitalizmin Tarihine Ekolojik Bakış adlı çalışması, Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı. İnsanlığın, gezegenin kaynaklarından daha fazla kâr elde etmeye yönelik ezeli çabasının kapitalizm tarafından nasıl beslendiğini ortaya koyan kitabında Stoll, bunun çevre üzerindeki etkilerinin ve çevreye maliyetinin izlerini sürüyor. İlk insanlar arasında ortaya çıkmaya başlayan kapitalizm modelleriyle başlayan Kâr: Kapitalizmin Tarihine Ekolojik Bakış, kölelik, ticari tarım, ticaret, imparatorluk ve ekolojik değişim arasındaki trajik bağlantılara odaklanarak Eski Yunan ve Roma ticari kapitalizmini inceliyor.

Dean Rickles “Hayat Kısa”

İngiliz yazar, filozof ve öğretim görevlisi Dean Rickles’ın “Zamanın en büyük para birimi olduğu ve aldığımız her nefesin bizi kaçınılmaz sona yaklaştırdığı bir dünyada anlamlı bir hayat yaşamak mümkün mü?” sorusuna yanıt aradığı kitabı Hayat Kısa: Daha Anlamlı Bir Hayat İçin Kısa Bir Rehber; Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı!

Pandemi döneminde kaleme aldığı kitapta, genel kanının aksine sınırlamanın yaşamı zenginleştirdiğini savunan Rickles, sınırların ve kısıtlılıkların kişiyi seçim yapmaya yönlendirdiğini, bunun da hayatı daha anlamlı kıldığını oyunlara referans vererek anlatıyor. Kuralları, yasakları ve sonu olmayan bir oyundan keyif alınamayacağını anlatan yazar, insanın en büyük sonu olan ölümün gerçekliğinin aslında hayatı ve seçimlerimizi anlamlı kıldığına dikkat çekiyor. Hayat Kısa, ne kadar az vaktimizin kaldığını değil de hayatlarımızı anlamlandırmak için aslında hiç vaktimizin olmadığını bize göstererek her anın yaratıcı gücünü hatırlamamızı sağlıyor.

Elizabeth Day “Tepetaklak: Gençler İçin Hata Yapma Sanatı”

Ödüllü podcast serisi “How to Fail” ile milyonlarca dinleyiciye ulaşan, Sunday Times’ın çok satan yazarı Elizabeth Day’in “önünde sonunda yeterince iyi hissetmemiş gençler” için kaleme aldığı Tepetaklak: Gençler İçin Hata Yapma Sanatı, Dinozor Genç’ten çıktı!

Day’in, “başarısızlığı kabullenme ve kendinle barışma kitabı” Tepetaklak’ın yetişkin baskısından uyarlanarak basılan Tepetaklak: Gençler İçin Hata Yapma Sanatı, gençlere kendilerini yeniden harika bir insan olarak sevmenin anahtarını sunuyor.

Elizabeth Day’in, çok ilgi gören podcast’inden yola çıkarak yazdığı kitabı Tepetaklak, herkesin yeri geldiğinde bazı konularda başarısız olduğunu anlatırken ünlü isimlerin de başarısızlık hikâyelerine yer vererek okurlara yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Day’in, kitabının bu yetişkin baskısından uyarlanan rehber niteliğindeki gençlik kitabı Tepetaklak: Gençler İçin Hata Yapma Sanatı ise şimdi Ayrıntı Yayınları’nın ilk gençlik kitapları markası Dinozor Genç etiketiyle okurlarla buluşuyor. Kim Hankinson’ın illüstrasyonlarıyla daha da eğlenceli hale gelen kitabın çevirisi ise Seda Peker’in imzasını taşıyor.

Şeyda Taluk “Bu Filmde Ben de Vardım”

Türkiye’nin önde gelen, yönetmen ve yapımcılarından Ömer Vargı, tanıklıklarıyla Türkiye’de reklam filmciliği ve Türk sineması tarihinin 1970’lerden 2000’li yıllara uzanan bölümünü anlatıyor.

Türkiye’nin çok sevdiği hikayelerin kitlelere ulaşmasında önemli payı olan yapımcı ve yönetmen Ömer Vargı’nın yaşadıklarını, tanıklıklarını anlatan “Bu Filmde Bende Vardım” adlı otobiyografisi Humanist Kitap tarafından yayına hazırlandı. Sadece bir yönetmen ve yapımcı değil, aynı zamanda vizyoner ve yenilikçi bir girişimci olarak yasadıklarını kendine özgü nesnelliği ile aktaran Vargı, eşyazar Şeyda Taluk ile zorlukların nasıl fırsata dönüştüğünü, başarının ardındaki görünmeyen emeği ve hayatta iz bırakmanın ne anlama geldiğini okurlarla paylaşıyor.

Szilvia Molnar “Süt Lekesi”

Düşbaz Kitaplar, Szilvia Molnar’ın ilk romanı Süt Lekesi’ni okurlarla buluşturdu! Doğum sonrası ilk günlerde evden çalışarak çevirmenlik yaparken öte yandan annelik korkusuyla ve toplumun dayattığı normlarla mücadele eden bir kadını takip eden gerçekçi, çarpıcı ve bir o kadar duygusal roman, alışılmışın dışında bir anne olma hikâyesi sunuyor. Anneliğin konuşulmayan, konuşulmaya cesaret edilemeyen yanlarını içtenlikle ele alırken zorlukları açıkça ortaya koyan Süt Lekesi, o günlerin ne kadar zor ve kırılgan olabileceğini ve birini karanlıktan çıkarmak için sevginin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.