Yazılar

TM. Logan’dan Yeni Psikolojik Gerilim: “Kızım”

Dünya çapında milyonlarca okura ulaşan Anne ve Rüya Ev romanlarının yazarı T. M. Logan, yeni psikolojik gerilim romanı “Kızım” (Daughter) ile Türkçe okurlarla buluşuyor. Ayhan Semih Koç’un çevirisiyle yayımlanan eser, aile bağları, sırlar ve zamanla yarışan bir annenin hikâyesini nefes kesen bir tempoyla işliyor.

Romanın merkezinde, kızını üniversiteden almaya giden Lauren’in karşılaştığı şok edici gerçek var: Evie haftalardır ortadan kaybolmuştur. Londra’nın karanlık sokaklarında başlayan umutsuz arayış, Lauren’i geçmişin sırlarıyla yüzleşmeye ve “kimseye güvenme” kuralıyla örülü bir gerilim dünyasına sürüklüyor.

“Kızım”, aile içindeki görünmez sırların ve güvenin sınandığı, okuru her sayfasında yeni bir gerilime davet eden güçlü bir roman olarak raflardaki yerini aldı.

#TMLogan #KızımRomanı #PsikolojikGerilim #KitapHaberleri #YeniÇıkanKitaplar #AyhanSemihKoç #Edebiyat #OkumaÖnerisi #GerilimRomanı #KitapSeverler

Yasemin Meriç Kazdal “Maskeler ve Aynalar, Nemesis”

Klinik Psikolog Yasemin Meriç Kazdal’dan kendini tanıma ve savunma mekanizmaları üzerine çarpıcı bir kitap. Sakin Ebeveyn kitabının ardından insanın kendini anlama yolculuğuna dair vaka örnekleri ve Kazdal’ın yıllara varan profesyonel deneyimlerinin aktarıldığı Maskeler ve Aynalar, Nemesis Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı.
Kazdal, terapi odasında yıllarca gözlemlediği savunma mekanizmalarını “duygusal kalkanlar” olarak tanımlıyor ve bu kalkanların bizi hem koruyan hem de gelişimimizi engelleyen taraflarını hikâyelerle anlatıyor.

Gyles Brandreth “Mutluluğun 7 Formülü”

Tanınmış yazar Gyles Brandreth’in, kendi hayatından kesitlerle ve psikiyatrist Anthony Clare’den ilhamla mutluluğa dair ipuçları paylaştığı kitabı Mutluluğun 7 Formülü: Bir İyimserin Günlüğünden Notlar, Düşbaz Kitaplar’dan çıktı! Kitapta mutluluğun temel sırlarını basit, anlaşılır ve ilham verici bir dille sunan Brandreth, iyimser bakış açısının hayatımızdaki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Mutluluğun 7 Formülü, gündelik yaşamda uygulanabilecek önerileri, samimi anlatımı ve yol gösterici yaklaşımıyla daha dengeli, huzurlu ve umutlu bir hayat arayışında olan herkes için değerli bir rehber niteliğinde…

Ayrıntı Yayınları’nın renkli markası Düşbaz Kitaplar, Eylül 2025’te İngiliz yazar, televizyon sunucusu ve eski milletvekili Gyles Brandreth’in Mutluluğun 7 Formülü: Bir İyimserin Günlüğünden Notlar adlı kitabını Hilal Söğütlü’nün çevirisiyle okurlarla buluşturdu.

Jonah Lehrer “Karar Anı”

Bugün insanlık tarihinde ilk kez bu soruya cevap verebiliyoruz. Beynin içine bakıp insanların nasıl düşündüklerini görebiliyoruz: Kapalı kutu artık açılmıştır. Fakat kutudan akılcı varlıklar olmadığımız çıkmıştır. Zihin farklı alanlardan oluşan karmakarışık bir ağa benzer ve bu alanların çoğu duygu üretimi surecinin birer parçasıdır.

Duygular ile düşüncelerin birbirinden kopuk şeyler olarak görülmesi en temel sorunlardan biridir. Bu kitabın amacı bu yapay ikili karşıtlığı aşarak iki soruya cevap vermektir: “İnsan beyni nasıl karar alır?” ve “Bu kararları nasıl daha iyi hale getirebiliriz?”

Kevin J. Wetmore “Ölü Yiyiciler”

Dünya üzerindeki her kültürde, insan yiyen canavarlara dair anlatılara tanık oluruz. Grendel’den ortaçağda bir yamyam olan Sawney Bean’e; antik İran’daki gulyabanilerden Teksas Katliamı’na kadar, bu varlıkların insanları yediği her hikâye, evrensel ve bir o kadar da korkutucu nitelikler taşır. Bu kitapta Kevin J. Wetmore Jr., hortlaklar, yamyamlar, wendigolar ve insan etiyle ziyafet çekmeyi seven diğer varlıklar da dahil olmak üzere ölü yiyen canavarların tamamına yer veriyor. Mitolojiden başlayarak tarihe ve çağdaş popüler kültüre yönelen Wetmore, antik Yunan tanrılarının insanlarla beslenme hikâyelerinden, Tibet’teki gökyüzü cenazelerine; Zerdüştlükten modern toplumlardaki gerçek yamyamlık vakalarına kadar görünüşte insanlık dışı olan bu eylemleri inceleyerek Ölü Yiyiciler’de, ceset yiyenlerin bizlere insan doğası ve en derin korkularımıza dair pek çok şey öğretebileceğini ortaya koyuyor.

Adam Phillips “Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine”

Adam Phillips, insan hayatının her zaman farklı bakış açılarından betimlenebileceğine ve psikanalizin de bu yollardan sadece biri olduğuna inanan mütevazı bir psikanalist. Ona göre psikanaliz, insanların kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayan bir hikâye anlatma tarzı. Bir tür sohbet. İnsanlar kendi yaşamları hakkında kendilerine anlattıkları hikâye tükendiği ya da aşırı sancılı bir hâle geldiği için katılıyor bu sohbete…

Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine bizi, psikanaliz teorisinde ihmal edilmiş olan küçük ama son derece önemli konular hakkında ilginç sohbetlere davet eden denemelerden oluşan bir kitap. Endişe, risk, sükûnet, gıdıklanma, öpüşme, yalnızlık, yaratıcılık ve suçluluk duygusu arasındaki ilişki; sıkılma, fobi-teori benzerliği; bir metin değil de deneyim olarak rüya; inanç ve engeller gibi, herkesi ilgilendiren konularda çarpıcı saptamalarda bulunuyor Phillips: “İnsanlar yaşamlarının, olasılıklardan en çok korktukları dönemlerinde âşık olurlar.”

Chuck Palahniuk “Yargı Günü”

Chuck Palahniuk deyince akıllara ilk olarak tartışmasız Dövüş Kulübü geliyor; yazarın bu kült eserde yaptığı ve yapmaya çalıştığı şeyin çok daha kapsamlısını, çok daha başarılısını ve çok daha iyisini sorarsanız da bu hiç kuşkusuz Yargı Günü olacak.

Kendini beğenmiş, bunak siyasetçiler, artan genç erkek nüfus için kötü bir kader planlıyor. İşçi sınıfı erkekleri, soyluları gömmenin hayalini kuruyor. Üniversitelerdeki profesörler öğrencilere yalnızca kasvet ve buhran dolu bir gelecek vadeden teoriler öne sürüyor. Aylardır ülkenin dört bir yanında hareketlenmeye başlayan öfkeli adamlar, bu kişilere ve daha fazlasına karşı örgütleniyor, plan yapıyor ve başa geçmek için benzer düşüncelere sahip yoldaşlarla işe koyuluyor.

Bu adamlar sadece çok güvendikleri kişilere Yargı Günü’nün yaklaştığını haber veriyor. Yabancılarla konuşmuyorlar. Bir de bu uğurda hazırlanan, kılavuz niteliğindeki Yargı Günü adlı kitapta yer alan emirleri ezberliyorlar. Hesaplaşma günü için hazırlanıyorlar. Bir yandan da ölmeyi hak den kişilerin (profesörler, politikacılar, gazeteciler, akademisyenler vs.) bir listesini yapıyorlar.

Hasan Fidan “Amerika Nasıl Küresel Hegemon Güç Oldu?”

Uluslararası ilişkiler, Ortadoğu siyaseti ve hegemonya teorisi alanlarında çalışan araştırmacılar kadar, güncel küresel siyasete ilgi duyan okurlar için de değerli bir eser.

Hasan Fidan’ın Amerika Nasıl Küresel Hegemon Güç Oldu? ABD-Mısır İlişkileri başlıklı çalışması, Mısır’ın dış politikasındaki eksen değişimini ve bunun ABD’nin küresel hegemonya stratejisiyle olan bağını teorik ve tarihsel bir çerçevede ele alması bakımından önemli bir katkı sunuyor.

Fidan’ın çalışması, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa ettiği uluslararası sistemi tarihsel ve kuramsal düzeyde açıklamakta ve Almanya, Japonya, Avrupa, Brezilya, Şili gibi ülkelerden örnekler vermektedir. Çalışmada, teorik ve tarihsel düzeyde ABD’nin küresel hegemonyası açıklandıktan sonra Mısır’ın bu süreçteki konum ve örneklem olarak anlamı tarihsel ve kuramsal perspektiften açıklanmaktadır. Bu bağlamda yazar, tüm dengelimci bir metodu benimsemiştir.

David Lodge “Tebdili Mekân”

Ayrıntı Yayınları, ironik kalemiyle İngiliz edebiyatının en sevilen yazarlarından David Lodge’un eserlerini yayımlamayı sürdürüyor!

Lodge’un kültürel farklılıklar ve akademik yaşam üzerine kahkaha dolu bir hikâyeyi kaleme aldığı ödüllü romanı Tebdili Mekân, üniversiteler arası bir programla yer değiştiren iki akademisyenin, birbirlerinin dünyasında yaşadığı alışılmadık deneyimleri anlatıyor. Tebdili Mekân, mizahi üslubuyla okuru da oyuna katan, metinler arası göndermelerle örülü eğlenceli ve deneysel bir roman.

Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat “Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet”

İnsanlık tarihine yön veren en önemli olgulardan biri olan dinlerin ekonomik, siyasal ve toplumsal sömürü aracı olarak kullanılması son dönemlerde daha çok arttığı görülüyor. Din hakkında yayılan yanlış veya çarpıtılmış haberler, güncellikten ve bilimsellikten uzak yorumlarla birleşerek büyük bir bilgi kirliliğine neden oluyor. Aynı zamanda, bu alana atfedilen korkutmalar ve aşırı kısıtlamalar, insanları inançtan ürkütüp uzaklaştırarak, gerçekliği araştırmaktan soğutuyor. Bu derin çıkmaz karşısında, Dr. Hülya İskenderoğlu Bahat’ın hurafelere karşı hakikate ışık tutan “Müminizm: Kâmil İnsan Olmaya Davet” adlı eseri, Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.