Yazılar

Dirençli tansiyona dikkat!

Dirençli tansiyona dikkat!

Koroner arter hastalığından kalp krizine, anevrizmadan böbrek yetersizliğine, inmeden görme kaybına… Uzun yıllar hiçbir belirti vermediği için ‘sinsi hastalık’ olarak nitelendirilen hipertansiyon vücudumuzda geri dönüşümsüz hasara, dahası ölüme bile neden olabilen ciddi bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; hipertansiyon dünyada 1.5 milyondan fazla kişiyi etkiliyor ve her yıl yaklaşık 7 milyon kişi yüksek kan basıncının yol açtığı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde de 60 yaş üzerindeki her 2 kişiden 1’inin hipertansiyon hastası olduğu belirtiliyor. Hipertansiyon yaşam alışkanlıklarında yapılan düzenlemeler ve ilaç tedavisiyle çoğunlukla kontrol altına alınabiliyor. Ancak bazı hastalarda düzenli ve çoklu ilaç kullanımına rağmen kan basıncında hedeflenen düşüş sağlanamıyor. İlaç tedavisine dirençli olan bu tablolarda başvurulan ‘renal denervasyon’ yöntemiyle hastalarda yüz güldüren sonuçlar elde edilebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sezer, son yıllarda giderek yaygınlaşan renal denervasyon yöntemiyle, düzenli kullanılan çoklu ilaç tedavisine rağmen düşmeyen kan basıncının kontrol altına alınabildiğini belirterek, “Renal denervasyon yöntemi özellikle çoklu ilaç kullanılmasına rağmen tedaviden sonuç alınamayan dirençli hipertansiyonda veya herhangi bir nedenle tansiyon ilacı kullanamayan hastalarda uygulanıyor. Böbrek atardamarları etrafını saran sempatik sinir ağının tahrip edilerek hipertansiyona sebep olan ‘renin’ hormonu salgısının kontrol altına alınması için yakma esasına dayanan bu yöntemle günde 3-4 farklı ilaç kullanmak zorunda kalan hastaların ilaçları azaltılabiliyor veya tamamen kesilebiliyor. Yöntemin ardından kan basıncı değerlerinde altı ay içinde önemli bir düşüş sağlanabiliyor. Bu sayede hipertansiyona bağlı gelişebilecek ciddi sağlık sorunları önlenebiliyor ve hastaların yaşam kaliteleri yükseltilebiliyor” diyor.

Prof. Dr. Murat Sezer

Dirençli hipertansiyonda alternatif yöntem

Hipertansiyon, bir başka deyişle kan basıncının 140/90 mmHg üzerine çıkması, hastanın özel durumu ve olası ek sağlık problemleri de göz önüne alınarak hedef kan basıncı değerine (<120/80 mmHg) ulaşıncaya dek tek veya çoklu grup ilaç kombinasyonuyla tedavi ediliyor. Hastaların çoğunda kan basıncı kontrolü en az iki molekülün birleşmesiyle sağlanabiliyor. Ancak bazı hastalarda 3’lü ilaç kombinasyonuna rağmen tedavi hedeflerine ulaşılamıyor. En az dört farklı ilacın maksimum dozlarının kombinasyonuyla kontrol edilebilen tansiyon ‘dirençli hipertansiyon’ olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar; hastaların yaklaşık yüzde 13’ünde dirençli hipertansiyon olduğunu ortaya koyuyor. Bu tabloda başvurulan renal denervasyon yönteminde günümüzde oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sezer, “Kateter renal denervasyon ayrıca çoklu ilaç tedavisine toleransı olmayan veya bir ya da birden çok ilaç grubunu kullanmasına tıbbi yönden engeli olan hastaların yanı sıra ilaç uyumsuzluğu gösteren hastalarda da önemli bir alternatif tedavi yöntemidir” diyor.

Sempatik sinir ağı tahrip ediliyor

Kateter temelli renal denervasyon yönteminde; temel olarak radyofrekans dalgaları veya ultrason dalgaları kullanılıyor. Kasıktaki bir atardamardan girilerek gerçekleştirilen bu yöntemle böbrek damarlarının çevresini saran ve kan basıncının yükselmesine neden olan sempatik sinir ağları mekanik olarak kesiliyor. Radyofrekans dalgaları orta dereceli alternatif akımla oluşturduğu ısı enerjisiyle böbrek damarları çevresindeki sinir ağını kesintiye uğratıyor. Ultrason dalgaları kullanılan sistemde ise bir balon katater üzerine yerleştirilmiş ultrasonografik dalga kaynaklarından salınan enerjiyle böbrek damarlarının çevresindeki sinir ağı tahrip ediliyor. Böylelikle vücutta su ile tuz tutulmasına ve damarların kasılması ile büzüşmesine sebep olan renin hormonu ile sempatik sinir sisteminin haberleşmesi kesilerek kan basıncını yükselten mekanizmalar kontrol altına alınmış oluyor.

Acıbadem International Hastanesi

Kan basıncı kontrolünü sağlıyor!  

Renal denervasyon yönteminin kan basıncının kontrolüne sağladığı katkılara yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Yapılan çok sayıda çalışmaların sonuçlarına göre; geniş bir hipertansiyonlu hasta grubunun (Orta şiddetli hipertansiyonu olan hastalardan şiddetli veya dirençli hipertansiyonu olanlara dek) kan basıncı kontrolünde renal denervasyon yönteminden oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Yine bu çalışmalarda; kan basıncında sağlanan anlamlı düşüşün sürekli ve kalıcı olduğu tespit edilmiş.

Ciddi yan etki riski yok!

Renal denervasyon işlemi yaklaşık bir saat sürüyor ve genellikle derin sedasyon veya genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Murat Sezer, renal denervasyon yönteminin ciddi bir yan etki geliştirme ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu belirterek, “Hastalar işlemden 1 gün sonra hastaneden taburcu ediliyor ve günlük yaşamlarına dönebiliyorlar” diyor.

Hangi sorunlarda fayda sağlıyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sezer, renal denervasyon yönteminin hangi durumlarda uygulandığını şöyle sıralıyor:

  • Çoklu ilaç tedavisine rağmen dirençli hipertansiyonu olan hastalar
  • Çoklu ilaç tedavisini tolere edemeyen / uzun dönem kullanımı tolere edemeyecek olan veya çıkılması gereken dozlara toleransı olmayan hastalar
  • İlaç uyumu düşük hastalar
  • İlaç tedavisine ek tıbbi durum (hastalık) sebebiyle engeli olan veya özel durumları olan hastalar
  • Çok sıkı kan basıncı kontrolüne ihtiyacı olan ciddi kardiyovasküler riske sahip hastalar
  • İlaç kullanmak istemeyen / uzun süreli (hayat boyu) ilaç kullanımı reddeden hastalar

Benetton SS’24 koleksiyonu Milano’da

Benetton SS’24 koleksiyonu Milano’da

Andrea Incontri tarafından tasarlanan 2024 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, United Colors of Benetton’un benzersiz tarzını harmanlayarak renkli bir moda yolculuğuna Milano’da çıkarıyor.

Benetton’un imza çizgileri, pike ve jarse polo tişörtler gibi ikonik parçalar, bu sefer tığ işi veya simli ipliklerle zenginleştirilmiş çeşitli stillerde yeniden yorumlanıyor. Renk paletleri ve metalik detaylarla zenginleştirilen, vanize tekniğiyle vurgulanan figürler tarihi pin-up kazağının bir evrimini temsil ederken; klasik yelekler, hırkalar ve culotte pantolonlar yeni bir Benetton üniforması haline geliyor.

2024 İlkbahar- Yaz koleksiyonunun star parçalarını muz, yaban mersini, böğürtlen, çilek, papatya ve yıldız çiçeği baskıları oluşturuyor.  Pastel tonlarda yağlı boya ile boyanmış, baştan aşağıya veya üç boyutlu olarak sunulan tasarımlar, “tanınabilirliği” vurgulayarak “ikonik” ve “yeniden üretilebilir” kavramlarının bir sentezini ifade ediyor.

32 yıllık beste şimdi müzikseverlerle buluşuyor

32 yıllık beste şimdi müzikseverlerle buluşuyor

Yerelden evrensele bakış açısı ile Türkiye’de özgün müziğin öncü isimlerinden Servet Kocakaya, bir Attila İlhan şiiri olan “Ben Sana Mecburum” u yeni yorumuyla Bayhan Müzik etiketiyle yayınladı.

İki yıl önce yayınladığı “Hayat Dediğin” EP’sinin ardından üretim sürecine giren Kocakaya, imza attığı farklı şarkıları ve projelerini yayınlamaya devam edecek. Sanatçı ülkemizin en büyük şairlerinden Atilla İlhan’ın “Ben Sana Mecburum”unu kendisine besteleten duyguyu ve bunu otuz iki yıl sonra ortaya çıkışını; “Üniversite yıllarında, bu gezegenin kendine ait biricik bir dili olduğunu hissettiğimde, sanatsal her çalışmaya başka bir gözle bakmaya başlamıştım. Dünyanın neresinde olursanız olun, bir ezgiye, bir şiire veya bir romana aynı duygusal tepkileri verdiğimiz şey; bu gezegenin diliydi ve bunu hissedebilmiştim. Tam da bu zamanlarda tanıştım Attila İlhan ile. İnsanı kendisinin kaşifi haline getiren ne kadar dize varsa, Attila İlhan’ın ‘Ben Sana Mecburum’ şiirinde bir araya gelmiş, beni büyüledikçe büyülüyordu.

Asil Slang’dan  yeni şarkı “Gaci Get That”

Asil Slang’dan  yeni şarkı “Gaci Get That”

Asil Slang, yeni şarkısı Gaci Get That ile dinleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. 29 Eylül’de Sony Music Türkiye etiketiyle yayınlanacak şarkının sözü, bestesi Asil Slang, düzenlemesi ise Asil Slang ve Bury’e ait. Dinleyiciyi ilk anda yakalayacak “Gaci Get That” aynı zamanda kıpır kıpır yapısıyla da dansa davet edecek. Dinleyici kitlesinin hakim olduğu Asil Slang tarzının korunduğu şarkıda aynı zamanda Brezilian Funk tınılar da farklı ve özgün bir sentezi ortaya koyuyor.

29 Eylül’de Antalya’da Samet Porsuk yönetmenliğinde çekilen klibi ile birlikte aynı anda yayında olacak “Gaci Get That” şarkısı, yakın zamanda yayınlanacak yeni şarkılarının da habercisi olma özelliği taşıyor.

Cihan Mürtezaoğlu’nun yeni şarkısı “Bir Canım” yayında

Cihan Mürtezaoğlu’nun yeni şarkısı “Bir Canım” yayında

Alternatif müziğin önde gelen isimlerinden; söz yazarı, besteci ve aranjör kimlikleriyle de öne çıkan Cihan Mürtezaoğlu yepyeni single çalışmasıyla karşımızda. Cihan Mürtezaoğlu’nun yeni şarkısı “Bir Canım” Sony Music Türkiye etiketiyle müzikseverlerin beğenisine sunuluyor. Sözü, bestesi ve düzenlemesi Cihan Mürtezaoğlu’na ait olan şarkının mixi Cihan Mürtezaoğlu, masteringi ise Dinçer Demirci’ye ait. Ayrıca şarkıda kullanılan davul, bas gitar, elektrik gitar, perdesiz elektrik gitar, akustik Gitar ve synth Cihan Mürtezaoğlu imzası taşıyor.

Nissan’ın concept aracı

Nissan’ın concept aracı

Nissan Design Europe’da (NDE) tasarlanan yeni Nissan 20-23 Concept otomobil, stüdyonun Londra’da tanıtıldı.

Nissan Design Europe’un (NDE) Londra’daki 20. yıldönümünü kutlamak üzere Nissan Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı Makoto Uchida, Nissan Concept 20-23 adlı yepyeni sportif şehirli elektrikli konsept otomobili tanıtmak üzere NDE’yi ziyaret etti.

Nissan Concept 20-23, NDE’nin genç üyelerinin de bulunduğu bir ekip tarafından, çalıştıkları şehrin sokaklarında hiçbir kısıtlama olmaksızın kullanmak isteyecekleri bir otomobil fikrinden yola çıkılarak tasarlandı.

Bu küçük otomobil eğlencesinin modern yorumu, hem online yarış dünyasını hem de Nissan’ın Formula E varlığını yansıtıyor. Concept 20-23’ün temel 3 kapılı hatchback gövde tarzı, hava akışını otomobilin önünden uzağa, frenleri soğutmak için deliklerden geçiren ve ön tekerleklerin hemen arkasındaki havalandırma deliklerinden dışarı yönlendiren derin eteklerle ön ve arkada aşırı aerodinamik eklentilere sahip.

Otomobilin burnu, kaputun tepesine kadar açı yapan ve ön tarafa beklenmedik derecede temiz bir yüzey kazandıran düz bir düzlemden oluşuyor. İnce bir üst ve alt yarıdan oluşan ayırt edici görünümleriyle ön farların konumlandırılarak daire şeklinde tasarlanan burun, LED teknolojisi sayesinde keskin bir ışınla geliştirildi. Otomobilin dönüş sinyali de aynı yarım daire LED ünitesinin bir parçası olarak tasarlandı. Otomobilin burun tasarımı, Concept 20-23’ün ön kısmına, hava akışını yöneten karmaşık şekiller arasında samimi bir görünüm kazandırıyor.

Yandan bakıldığında otomobilin kaslı görünümü, düşük profilli lastiklere sahip büyük jantları örten genişletilmiş tekerlek kemerlerinden geliyor. Ön ve arka tekerlek kemerlerinin üst tarafında, tekerlek yuvasında hava direnci yaratabilecek basıncı azaltmak için havalandırmalı panjurlar kullanıldı.

Ahmet Güneştekin Palazzo Gradenigo’yu satın aldı

Ahmet Güneştekin Palazzo Gradenigo’yu satın aldı

Sanatçı Ahmet Güneştekin Venedik’in Santa Groce bölgesinde bulunan, Palazzo Gradenigo’yu satın aldı.

Asırlar boyu zamana tanıklık eden ve göz alıcı mimarisiyle her göreni hayran bırakan görkemli yapı Palazzo Gradenigo, usta sanatçı Ahmet Güneştekin tarafından satın alındı. Venedik Bienali’nin de gerçekleştiği başlıca sergi alanlarından da biri olan Palazzo Gradenigo, bundan böyle “Güneştekin Art Refinery” olarak sanata değer katacak.

Sıla, Bursalılarla buluştu

Sıla, Bursalılarla buluştu

Besteleriyle ve söylediği şarkılarla milyonların gönlünde taht kuran ünlü sanatçı Sıla, yaz turnesine Bursa’da devam etti.

Kerkisolfej Organizasyonun düzenlediği etkinlikte Bursa Kültürpark Açıkhava’da sahne alan Sıla, günler öncesinde tüm biletleri tüketerek sold out yapan hayranlarını “Kalksın Uyuyanlar” şarkısıyla selamladı. Bu sene en çok konser veren sanatçılar arasında ilk sırada yer alarak büyük bir başarıya imza atan Sıla, konser alanını dolduran binlerce hayranına unutulmaz bir gece daha yaşattı. Kendisini dinlemeye gelen müzikseverlerle birlikte şarkılarını söyleyen Sıla, “Şarkıları birlikte söyleyince güzel, iyi ki varsınız hepinize çok teşekkür ederim” dedi. Öte yandan 27 Eylül ve 28 Eylül’de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak olan Sıla, sevenlerinin yoğun isteği üzerine 1 Ekim ve 14 Ekim’e de tarih eklenerek biletleri satışa açıldı.

Sert rüzgarlı havalar kalp krizini tetikleyebilir!

Sert rüzgarlı havalar kalp krizini tetikleyebilir!

Yine bir yaz mevsimini daha geride bıraktık. Havalar hafiften serinlemeye, sert rüzgarlar kendini göstermeye ve ağaçlardan yapraklar dökülmeye başladı bile. Hava sıcaklıklarındaki düşüşler, gündüz ve akşam saatleri arasındaki sıcaklık farkının artışı, nem ile hava basıncı değişimleri, hava kirliliğindeki artış, sert rüzgarlar ve vücut direncinin düşmesiyle birlikte artan enfeksiyon hastalıkları, kalp damar hastalığı olan kişilerde kalp krizi veya kalp yetmezliği riskini artırıyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Gürkan, sonbahar mevsiminde aynı zamanda tanısı konulmamış veya herhangi bir semptomu olmayan kişilerde de kalp krizi riskinin gelişebileceğine dikkat çekerek, “Sonbahar mevsiminde gerek kalp hastalarının gerekse kardiyovasküler risk taşıyan özellikle hipertansiyon, diyabet veya obezite hastalarının soğuk ve sert rüzgarlı havalar ile enfeksiyon hastalıklarına karşı önlem almaları çok önemli. Ayrıca düzenli kullanılan ilaçların da sonbahar mevsimine göre ayarlanmaları için mutlaka hekime başvurulmalı” diyor.  Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Gürkan, kalp hastalarının sonbahar mevsiminde dikkat etmeleri gereken kuralları anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Doç. Dr. Ufuk Gürkan

Vücut ısınızı koruyacak şekilde giyinin

Sert rüzgarlı havalar göğüs bölgesinde ısı kaybını artıracağı için koroner spazm, dolayısıyla kalp krizi riskini yükseltebiliyor. Kalp sağlığınız için aşırı rüzgarlı havalarda mümkünse sokağa çıkmayın. Mecbursanız, göğüs bölgenizi koruyacak şekilde giyinmeyi alışkanlık edinin. Ayrıca sokağa çıkarken kıyafetlerinizin altına giyeceğiniz kalın termal çamaşırlar da vücut ısınızın sabit kalmasına yardımcı olacaktır.

Rüzgarlı havalarda kapalı mekanlarda spor yapın

Sonbahar mevsiminde de egzersizlerinize düzenli olarak devam etmeniz kalp sağlığınız için büyük öneme sahip. Haftanın en az dört günü yapacağınız 30 dakikalık tempolu yürüyüş, kalp krizi riskini azaltıyor. Ancak soğuk ve rüzgarlı havalarda yürüyüş için dış ortamları değil kapalı mekanları tercih etmeye özen gösterin.

Yürüyüş için sabah saatlerini tercih etmeyin

Sonbahar mevsiminde dikkat etmeniz gereken bir başka önemli nokta ise yürüyüş saatleriniz olmalı. Doç. Dr. Ufuk Gürkan, havaların soğuk olduğu günlerde sabah saatlerinde, özellikle rüzgarlı havalarda yapacağınız yürüyüşün kalp sağlığınızı olumsuz etkileyeceğini belirterek, “Bunun nedeni ise koroner damarların sabah saatlerinde elastikiyet özelliklerinin az olması ve bunun sonucunda kalbin yükünün artmasıdır. Dolayısıyla sabah erken saatlerde yapılan yürüyüşler, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi sorunları, dahası kalp krizini tetikleyebiliyor. Sabahları yürüyorsanız, kalp sağlığınız için düşük tempoyu tercih etmeli ve göğüs bölgesinde gelişen ağrı veya nefes darlığında yürüyüşünüzü sonlandırmalısınız. Sonbahar aylarında yürüyüş için en ideal zaman soğuğun kırıldığı öğle saatleridir” diyor.

Yemekten hemen sonra egzersiz yapmayın

Yemeğin ardından damarlardan mide ve bağırsak sistemine giden kan miktarı ile kalp hızı göreceli olarak artıyor. Bu fizyolojik bir durumdur. Ancak  kalp damar hastalığında koroner kan akımının az olması nedeniyle ağır yemek sonrasında yapılan egzersizler kalp krizi riskini artırabiliyor. Dolayısıyla kalp damar hastalıkları açısından yüksek riske sahipseniz, egzersizlerinizi çok hafif bir kahvaltıdan en az bir saat veya öğle ya da akşam yemeğinden en az 3-4 saat sonrasında yapmaya özen gösterin.

Ağır eşya taşımayın, dik yokuşlardan kaçının

Soğukla birlikte kalbin iş yükü arttığı için ilave zorlayıcı faaliyetler semptomları tetikleyebiliyor. Öyle ki yaz aylarında hiçbir şikayeti olmayan ve orta derece kalp damar tıkanıklığına sahip hastaların soğuğa maruz kaldıklarında nefes darlığı ile göğüs ağrısı gibi semptomları başlayabiliyor, bu tablo kalp krizine kadar ilerleyebiliyor. Bu nedenle soğuk havalarda gerekmedikçe ciddi efor gerektiren ağır eşya ve yük taşımak gibi faaliyetlerden kaçının, dik yokuşlu yolları kullanmamaya da özen gösterin.

Sonbahar mevsimine uygun beslenin

Düşen sıcaklıklarla birlikte vücudumuzun enerji ihtiyacı da artıyor. Doymamış yağdan ve karbonhidrattan zengin gıda alımı nedeniyle reflekslerimiz uyarılıyor ve daha kolay kilo almamıza yol açabiliyor. Kilo alımının hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarının gelişme riskini artırması nedeniyle diyet ve egzersiz faaliyetlerinizi sonbahar mevsimine uygun olacak şekilde devam ettirmeniz gerekiyor. Besin değeri açısından zengin, düşük kalorili meyve ve sebzeleri bolca barındıran öğünlerle beslenmeye önem verin. Karbonhidrattan görece fakir, proteinli gıdalarla dengelenmiş, doymamış yağ asitlerini içeren yiyeceklerin sofranızda bulunmasını da alışkanlık edinin.

Enfeksiyonlara karşı korunun!

Soğuk havalarla birlikte vücudumuzun direnci düşüyor ve grip ile Covid-19 gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskimiz artıyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ufuk Gürkan, bu enfeksiyonların da kalp krizi riskini ve kalp yetmezliği semptomlarını artırdığına işaret ederek, “2019 yılında başlayan Covid-19 enfeksiyonunun düşük yoğunlukla da olsa devam ettiği günümüzde; hijyen kuralları, maskeyle korunma, dezenfektan kullanımı gibi gribal enfeksiyonlarda korunma yöntemlerini uygulamanız ve hekiminizin görüşünü alarak uygun aşılarınızı yaptırmanız kalp ve damar sağlığınız için çok önemlidir” diyor.

Kardiyoloji

D vitaminini unutmayın

Yapılan çeşitli çalışmalarda, vücudumuzdaki D vitamini seviyesinin yaz mevsimine nazaran sonbahar ve kış aylarında azaldığı gösterilmiş.  Bilimsel araştırmalar, D vitamini eksikliğinin koroner kalp hastalığı riskini anlamlı olarak artırdığını gösteriyor.  Bu nedenle sonbahar aylarında gerek güneş ışınlarından faydalanarak gerekse gıdalarla D vitamini takviyesi yapmanız oldukça önem taşıyor.

Grip aşınızı yaptırın

Viral enfeksiyonlar özellikle de covid-19 enfeksiyonu, immün sistemi zayıf ve yaşlı hastalarda daha ağır bir tablo oluşturabiliyor, altta yatan kalp hastalığını alevlendirebiliyor. Özellikle diyabet, koroner kalp hastalıkları veya kalp yetersizliği gibi kronik immün sistemini zayıflatan bir hastalığınız varsa hekiminizin görüşünü alarak mevsimsel grip aşınızı yaptırmayı ihmal etmeyin.

Hava kirliliğine dikkat!

Sonbaharla birlikte araç yakıt ve ısınma amaçlı tüketilen hidrokarbon ürünlerine ait partiküller hava kirliliğini artırıyor. Artmış olan hava kirliliğinin kalp damar tıkanıklarını, hipertansif ataklar ile kalp yetersizliği ataklarını artırdığı bilimsel olarak kanıtlandı. Dolayısıyla ciddi kalp damar hastalığınız veya kalp yetersizliği sorununuz varsa bu havalardan kaçınmanız, mümkünse görece olarak daha temiz havaya sahip bölgelerde yaşamanız öneriliyor.

New York  Belediye Başkanına Türk lezzetleri ikram etti  

New York  Belediye Başkanına Türk lezzetleri ikram etti  

Özel bir davet için New York’a giden Develi Restoranların sahibi Nuri Develi, New York Belediye Başkanı Eric Adams’a Türk mutfağı lezzetlerini ikram etti.

New York’ta düzenlenen International Sustainability Leaders davetine eşi Tuba Develi ile birlikte katılan Nuri Develi, bu davette New York Belediye Başkanı Eric Adams ile ayak üstü sohbet etme imkanı buldu. Adams’a Türk mutfağı hakkında bilgi veren Nuri Develi, Develi restoran lezzetlerini bir arada olduğu mini bir paket hediye ederken, başkanı Türkiye’ye davet etmeyi de  ihmal etmedi.