Yazılar

Ozan Bahar “Nasıl Mutlu Olurum?”

Ozan Bahar “Nasıl Mutlu Olurum?”

Mutlu olmak üzerine derinlemesine düşündüren “Nasıl Mutlu Olurum?” kitabı, Prof. Dr. Ozan Bahar’ın kaleminden okurlarıyla buluşuyor. Kişisel gelişim ile ilgili notlar düşen “Nasıl Mutlu Olurum?”, İnkılâp Kitabevi etiketiyle yayımlandı.

Prof. Dr. Ozan Bahar, insanlık tarihi boyunca sorgulanan “mutluluk” kavramını ele aldığı “Nasıl Mutlu Olurum?” kitabıyla okurlarının karşısına çıkıyor. Konuşmanın kolay, hayatın engebelerinden dolayı uygulamanın zor olduğu bir mevzuya değinilen kitapta; en çaresiz hissedilen anda dahi mutluluğu aramanın mümkün olduğu anlatılırken; zor şartların havasını dağıtacak mutlulukların da ipuçları paylaşılıyor.

Sinan Bayraktaroğlu “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme”

Sinan Bayraktaroğlu “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme”

Yabancı dil öğretimine yeni ve sistematik bir soluk getirmeyi hedefleyen ve Prof. Dr. Sinan Bayraktaroğlu tarafından kaleme alınan “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme” kitabı, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Prof. Dr. Sinan Bayraktaroğlu’nun uzun yıllara dayanan bilgi birikimi ve deneyimiyle şekillenen “Yabancı Dil Öğrenmeyi Öğretme ve Öğrenmeyi Öğrenme”, konu itibarıyla benzer olan kitaplardan isabetli tespit ve önerileriyle farklılaşıyor.

Kitapta; yabancı dil öğretimi için vazgeçilmezlerden olan “yabancı dil öğrenmeyi öğretme” ve “öğrenmeyi öğrenme” kavramları üzerinde duruluyor. Bu kavramlar pedagojik, sistemsel ve uygulama açısından derinlemesine incelenirken; hayata geçirilmeleri için hangi koşulların sağlanması gerektiği de ele alınıyor.

Ahmet Türkçapar, Berk Özler “Bariatrik Manifesto”

Ahmet Türkçapar, Berk Özler “Bariatrik Manifesto”

Prof. Dr. Ahmet Türkçapar ve Berk Özler’in kaleme aldığı; avcılık ve toplayıcılıkla yaşamını sürdüren ve fırsat bulduğu her an karnını tıka basa doyursa da fit kalmayı başaran insanoğlunun ne zaman ve nasıl kilo almaya başladığına kafa yoran “Bariatrik Manifesto”, İnkılâp Kitabevi imzasıyla raflardaki yerini aldı.

Prof. Dr. Ahmet Türkçapar ile Berk Özler’in hazırladığı “Bariatrik Manifesto”, dünya genelinde her geçen yıl biraz daha artan obeziteyi ve bariatrik cerrahiye olan ilgiyi ele alıyor. Çözüm olmanın ötesinde yaşam şeklini değiştirmede bir aşama olan mide ameliyatları ve cerrahî müdahalenin ardından uygulanacak beslenme şekliyle ilgili merak edilen her şey “Bariatrik Manifesto” kitabında yer alıyor.

Şişmanlığın evrimsel kökenlerine inilen “Bariatrik Manifesto”da, ilk insanlardan günümüze kadar değişen yaşam şartları ve beraberinde her koşula uyum sağlamaya çalışan bedenin bir portresi çiziliyor. İlk avcılık aletlerinin kullanılmasından tarım ve sanayi devrimine kadar yaşanan süreçte yenen şeylerin nasıl değiştiği de gözler önüne seriliyor. Kitabın en dikkat çeken noktası ise sürüngen beyin ile entelektüel beyin arasında yıllardır süren amansız bir çatışmadan bahsedilmesi oluyor.

Kaan Sabancı’dan üçüncü kitap

Kaan Sabancı’dan üçüncü kitap

İşadamı Ali Sabancı ve Vuslat Doğan Sabancı’nın küçük oğlu Kaaan Sabancı 3. kitabı “Ben bu saçmalığı bırakmam” ile şiir severler ile buluşuyor.

Genç yaşta hem hem şiir hemde müzik konusunda bir çok başarıya imza atan Kaan Sabancı, ” Alegorik Şiirler”  “Belki de Dönecektim”den sonra son kitabı “Ben bu saçmalığı bırakmam” şiir yolculuğuna devam ediyor.

Kaan Sabancı, müzik ve şiir, eğitim hayatının başlangıcından bu yana öncelikleri arasında olmuştur. Aldığı şan, piyano ve gitar eğitimi ile uluslararası yarışmalara da katılarak derece elde etmiştir. İtalya’da 2017 yılında yapılan Val Tidone’de 3.‘lük derecesi elde etmesi bunlardan biridir.

Rachel Lynch “Yolun Son”

Rachel Lynch “Yolun Son”

Karanlık Oyun ve Derin Korku romanlarının yazarı Rachel Lynch’den etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız nefes kesen bir hikâye “Yolun Sonu”

Lowesdale Kontu, Wasdale Malikânesi’nin salonundaki kirişlerde asılı bulunduğunda, herkes, gittikçe yaşlanan aristokratın sonunda gençliğin ihtişamının peşinden koşmaktan bıkıp intihar ettiğini varsayar. Adli Tıp uzmanının cinayet belirtilerini fark etmesiyle de Dedektif Kelly Porter sırların ve yalanların hâkim olduğu bir dünyaya sürüklenir.

Bu arada iki genç yürüyüşçü kaybolur ve aramaya liderlik etmek Kelly’ye düşer. Ancak derine inildikçe, bu vakanın diğer çözülememiş kayıp vakalarıyla olan bağlantısı ortaya çıkar ve Kelly ile ekibi için zamana karşı bir yarış başlar.

Paul A. Offit “Kötü Tavsiye”

Paul A. OffitKötü Tavsiye”

Neden ünlüler, politikacılar ya da aktivistler sağlık konusunda güvenilir kaynak değildir? Rotavirüs aşısının mucidi yazar Paul A. Offit geçmişi araştırma olan bir tıp doktordur.

Offit, yeni kitabı Kötü Tavsiye’de ünlüler, politikacılar ve aktivistlerin sağlık konusunda verdiği tavsiyelerin ne kadar yanlış olduğunu ele alıyor. Doğru ya da yanlışı, neden bilime inanmanız gerektiğini anlatıyor.

Bilim kendi adına konuşmaz. Bilim insanları, kafa karıştırıcı olabilecek konulardaki içgörülerini halkın ihtiyaç duyduğu şekilde ifade edemezler. Ünlüler, taraftarlar, lobiciler ve arkalarındaki fon sağlayıcıları, bilim insanlarının basit yanıtlar verme konusundaki isteksizliklerinden yararlanıp medyayı yanıltan yanlış iddialarda bulunurlar ve bu sahte bilgi saldırısının ortasında insanların kafası kendileri için neyin iyi neyin kötü olduğu konusunda daha da fazla karışır.

Sabine Städing “Kartopu Savaşı ve Cincüce Şakaları”

Sabine Städing “Kartopu Savaşı ve Cincüce Şakaları”

Petronella Elmapüresi serisinin üçüncü kitabı “Petronella Elmapüresi 3 / Kartopu Savaşı ve Cincüce Şakaları” The Kitap Yayınları etiketiyle minik okurlarıyla buluşuyor.

Ödüllü çizer SaBine Büchner’in çizimleriyle Lovely Books Leserpreis ve Leipziger Lesekompass ödüllerine sahip yazar Sabine Städing, yedi kitaplık Petronella Elmapüresi serisinin üçüncü kitabı “Kartopu Savaşı ve Cincüce Şakaları” ile devam ediyor.

Yılbaşı yaklaşırken herkesi bir heyecan sarıyor. Petronella hazırlıkları tamamlamaya çalışırken Pastakreması ikizleri özlemle yılın ilk karını bekliyor. Bu curcunanın içinde değirmen evinin yeni sakini cincüceyi kimse fark etmiyor. Cincüce kahramanlarımızın başına ne dertler açacak?

Attica Locke “Texsas Rapsodisi”

Attica Locke “Texsas Rapsodisi”

Attica Locke’un büyüleyici yeni romanı, modern suç kurgusunun tüm ayırt edici özelliklerini taşıyor: zarar görmüş evliliğe sahip alkolik kahraman; yabancılara karşı rütbesini gizleyen siyahi bir polis. Irksal gerilimlerin yaşandığı Texas’ta yasanın hangi tarafında olduğunu sorgulayan Mathews’in macerasını okuyacaksınız.

Yasa ve düzen söz konusu olduğunda, Doğu Teksas kendi kurallarına göre oynar ve Texas Korucusu olan Darren Mathews bu oyunu çok iyi biliyordur. Doğu Texas’ın küçük kasabası Lark’ta nehir yatağında kısa süre aralıklarla iki ceset bulunur. Kurbanlardan biri Chicago’lu siyah bir avukat, diğeri kasabadan beyaz bir kadındır.

Darren Mathews yıllar önce Texas’tan ayrılıp Chicago’ya taşınan siyah bir Texas kolluk kuvvetidir. Geçici olarak görevinden uzaklaştırılınca cinayetlerin ardından memleketine döner ve Texas’ta faaliyet gösteren ırkçı topluluk Aryan Kardeşliği’nin bu olaylarla bir ilgisi olduğuna karar verir. Soruşturmaya katılma yetkisi istediğinde ise yasaların kişiden kişiye göre değiştiği bir devletin tehlikelerine tanık olmak durumunda kalır.

Doğu Texas’ın eşsiz müziklerini, renklerini ve manzarasını yansıtan Texas Rapsodisi, Amerika’daki ırkçılık ve adalet çatışması üzerine yazılmış çarpıcı bir roman.

Arda Erel “Annemin Bilmediği Her Şey”

Arda Erel “Annemin Bilmediği Her Şey”

Arda Erel’in “Annemin Bilmediği Her Şey” romanı, hafızasını kaybeden bir adamın kendini bulma çabasını ele alırken, çevresinin söylediği yalanlarla da toplumun kutsallarına eleştiriler getiriyor.

İnkılâp Kitabevi imzasıyla okurlarıyla buluşan “Annemin Bilmediği Her Şey”, toplumun hiçe sayılan kesimlerinden ucuz iş gücü olarak kabul edilen mültecilerine kadar görülmeyen insanları yansıtıyor.

Toplumun dayattığı değerlere ve kişiyi kendisi olmaktan çıkaran bütün kutsallara başkaldıran “Annemin Bilmediği Her Şey” romanının alt metninde çok sayıda okuma yer alıyor. Arda Erel’in, çocukken tutmaya başladığı günlüklerle başlayan yazma serüveni “Annemin Bilmediği Her Şey”de bir sinema filminden aktarılan sahneler gibi akıcı bir üsluba dönüşüyor. Geçmişle hesaplaşmalar sunan romanda, hafızasını kaybetmesinden yararlanılan bir adamın istenildiği şekilde yeniden yaratılma çabası da ortaya koyuluyor.

Erdem Aksakal “Çok Çalışıyoruz”

Erdem Aksakal “Çok Çalışıyoruz”

Dr. Erdem Aksakal, Doğan Kitap’tan çıkan yeni kitabı “Hayalsiz yaşayan beyaz yakalılara kişisel özgürlük rehberi: Çok Çalışıyoruz”la yeni bir pencere açıyor.

Her beyaz yakalının hayatla, kendiyle ve gelecekle ilgili düşüncelerinden izler bulacak.

Kariyer yolculuğunda yükselmek, sakince emeklilik beklemek, kurumsal dünyadan kaçarak uzaklaşmak, yurt dışında çalışmak ve bir beyaz yakalı seyyah olmak… Yeni kitabı Çok Çalışıyoruz’la Erdem Aksakal, modern yaşamın “ezilenler”i olan beyaz yakalıların iç dünyasına, hayattan ve gelecekten beklentilerine dair bir pencere açıyor.